Kendi kendime yazıp oynuyorum burada
I'd rather be in outer space 🛸
Phantogram Three
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
untitled
noise dept.
$LAYYYTER
official daine visual archive
cherry valley forever
EXPECTATIONS
NASA
Fai_Ryy
KIROKAZE
occasionally subtle
Not today Justin
Cosimo Galluzzi

Origami Around

ellievsbear
Lint Roller? I Barely Know Her

tannertan36
Game of Thrones Daily
seen from United States
seen from Russia

seen from Malaysia

seen from Germany

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Netherlands
seen from Portugal

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from United States

seen from Türkiye
seen from Sweden
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from India

seen from Malaysia
@egeylcnky-blog
Kendi kendime yazıp oynuyorum burada
Yazılarımı inananlara duyuracağım diye en çok kullanılan etiketi aramaktan, arayıp bulamamaktan ve türlü etiketler uydurmaya çalışmaktan yorulup blogu vs kapatıp duruyorum.. Bir döngü içerisindeyim.. Yardımcı olun..
Biz saatin akrebi ile yelkovanı aynı rakamı gösterdiğinde 'sevgilim beni düşünüyor' diye sevinen masum tiplerdik.. Ne zaman bu kadar kirlendi bu dünya..
Yaratıcı fikirler neden insanın bolca boş zamanı varken aklına gelmez de türlü koşuşturmaca içindeyken gelir..
Türk televizyon tarihiyle hiç barışamadım.. Ne dizileri ile ne de filmleri ile.. Yıllarca zengin kız fakir oğlan ya da zengin oğlan fakir kız konulu diziler, "doğu dizisi" kavramının ortaya çıkmasına neden olan aynı konuda defalarca çekilmiş diziler, içi bomboş absürt komedi dizileri ve abartılı karakterleri.. Hele eski türk filmleri.. Çocukluğumun travmalarından sayabilirim izlediklerimi aklımda kalan.. Sırf o türk filmleri yüzünden heba oldu çocukluğum desem yeridir.. Her biri ayrı kahır edebiyatı.. Sırf o filmler yüzünden çocuk yaşımda yetim kalmaktan korktum, bir başıma.. Resmen nasıl içime işlediyse o filmler yüzünden doğuma giderken bile -Allah kimseye göstermesin- kötü bir şey olacak diye ödüm koptu son ana kadar.. Bir de kitaplar vardı okulda elden ele dolaşan.. Çocuk Kalbi, Kaşağı filan.. Okutmayın arkadaşım bunları o yaşta çocuklarınıza, biraz hassas bir kişiliği varsa çocuğun kayıp gidiyor bak direkt benden söylemesi.. Bırakın Çocuk çocukluğunu yaşasın, mutlu sonla biten, neşeli, cıvıl cıvıl, içinde hayvanların konuştuğu kitapları okusun çocuğunuz.. Çizgi film filan seyretsin.. Ya da hiçbir şey seyretmedim mümkünse büyüyene kadar en güzeli.. Büyüyünce kendi seçecek zaten okuyacağı kitabı, izleyeceği diziyi filmi filan.. Zamana bırakın, çocuğunuzu da sakının.. Benden, ilk ağızdan söylemesi..
Bazen diyorum ki bazı şeyler bitmeseydi; çocukluk gibi mesela ya da üniversite yılları, yorganın altında kitap okuduğumuz geceler, yağmurda ıslanmayı sevdiğimiz akşamlar.. aşık olduğumuz, umursamaz olduğumuz avarelik yılları.. hiç bitmeseydi ve hayatın anlamını bilseydik o zamanlar..
Hayatım boyunca şiirlerde anlatılan o kadınlara özendim, yıllar geçti, şimdi de eskiden olduğum kadına özeniyorum.. insan zamanın kıymetini hiç bilemiyor..
Içimde yeşermeye büyümeye çalışan bir umut var, tek korkum onun büyüdüğünü görememek onunla birlikte büyüyememek..
Güzel bir rüya görürken uyandığınızda rüyayı hayal ederek devam ettirme çabası.
Geçmişi düşündükçe bir gıdım bile ileri gidemiyorsun..
Içim yeterince karanlıkken bunları yaza yaza daha çok kararttım kendimi..
Keşke yıllar yıllar yıllar boyu öğrenci olsam da tek derdim dersi geçmek olsa.. hep söylerim insan hayatı sadece üniversite yıllarında yaşıyor..
Benden başka herkes mutluymuş gibi..
Dinozorların gerçeği kaldıramayıp buradan gitmelerini çok haklı buluyorum.
Neden geçmiyor?
Çok isyan edesim var, çekip gidesim var, geçmişimi kolundan tutup yanıma getiresim var, bu gencecik yaşımda ah gençliğim diye ağlayasım var..
Hiç geçmeyecek gibi, elim kolum bağlı çok çaresizmişim gibi, iyi olacak olan hiç olmayacak gibi, sonsuza kadar sürecek gibi umutsuzum..