Sosyal Girişimcilik Okulu
Y.y dedi ki koordinatörler de başvursun neler değişmiş görelim:) “Neden SGO'ya katılmak istiyorsun” sorusuna cevabımdır bu yazı. Bu yıl 3. dönemim olacak Sosyal Girişimcilik Okulu’nda, kıdemliyim yani artık:). İlk SGO’ya geldiğim gün Yavuz hocanın niye geldin sorusuna “özgüven sahibi olmak için” demiştim. Bilmeyenler için; SGO’da ne yapıyoruz? Yavuz hocamız girişimcilik, proje ve ekip yönetme, müzakere-münazara gibi dersler veriyor, bunun yanında da projeler yaptırıyor. Teorik ve pratik eğitim bir arada yani. Geçen sene Y.y’nin bize verdiği proje Eyüp’teki liselere gidip sunum yapmaktı. Liseli arkadaşlarımıza kitap okumanın öneminden bahsedecektik tabi en başta da Sosyal Girişimcilik Okulu’nu anlatacaktık. Üniversite 3. sınıftaydım ve hayatımda ilk defa bir proje yapıyordum. Evet, bence de utanılası bir şey. Sunum hazırlaması, kişilerden izin alması ve asıl önemlisi bizim cesaret etme sürecimiz oldukça uzun geçen bir süreçti. Tabi ki ilk defa bir ekibin içinde iş yapıyorduk, çatışmalar kaçınılmazdı:). Sunum öncesi yaptığımız provaların ses kayıtları var elimizde: sadece “Merhabalar arkadaşlar Elif Kurt ben. Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği 3. sınıf öğrencisiyim.” cümlesini söylemek için yarım saat çalıştığımızı hayal edin. Ettiniz mi? Sanırım nasıl bir süreç olduğunu daha fazla anlatmama gerek yok:) Dipnot: Yaptığım ilk sunumda hangi okulda okuduğumu söylemeyi unuttum:) Yaptığımız sunumların karşı tarafa ne derece etkisi olduğunu bilemeyeceğim ama kendimle alakalı inanılmaz değişikliklere sebep oldu. 60-70 kişinin karşısında yaptığım sunumlar özgüvenimi arttırdı, artık “insanlarla iletişim kuramıyorum ben, asosyalim” gibi cümleler kurmuyorum. Daha da önemlisi -ne proje yaptığımın bir önemi yok- hayatta ‘sınav geçmek’ dışında bir başarı elde ettim. Kış dönemini bitirdiğimizde 10 kişi kadardık. Bu bizim yaz döneminde neler yapacağımızı konuştuğumuz toplantıların ilki.
Peki bizim derdimiz ne?
“Türkiyenin en geniş kapsamlı en çok insana hizmet eden vakfını/derneğini/gençlik yapısını kurmak” (Y.y) Yaz döneminde 30’ar kişiden 4 sınıf açtık. Her sınıfın 2 mentörü oldu eski SGO’lulardan. Ben de mentörlerle Y.y ve İstev arasındaki koordinasyonu sağladım. (Bazen genel sekreter diyorlar bazen genel koordinatör:)) Yeni gelen arkadaşlarımızın yaptıkları projelerde koordinatörlük yaptık yani. Onlar proje yaparken biz de “koordine etmeyi” öğrendik. Yine yaptıklarımız karşı tarafa nasıl yansıdı bilemeyeceğim ama (nasıl da bilemeyeceğim ya her gün SGO’yla yatıp kalkar oldu bu insanlar:)) ben kendimle alakalı çok şey keşfettim bu süreçte. Detaycıymışım… bunu zaten biliyordum ama ben bile şaştım bu kadarına, çoğu zaman beynim patlayacak gibi oluyordu aklıma gelen sorulardan:) iş takibi yapabiliyormuşum ve ısrar edebiliyormuşum (Y.y bunların bir yetenek olduğunu söylüyor.) Ben asıl kendimde başka bir şeyi gördüm yazın. Farklı insanlar tanımaktan acayip mutlu oluyormuşum. Kendimi senelerdir asosyal diye nitelendiriyordum asıl insanlarla konuşmayınca bunalıma giriyormuşum, bunun yanında yetenek avcısıymışım. Sürekli insanların ne yetenekleri var bunları kovalıyorum ve bulduğum zamanki mutluluğumu ifade edebileceğim bir cümle yok:) Yaz dönemine girerken 10 kişiydik… Gördüğünüz kişiler şu anda ekipte olan arkadaşlarımızın, dostlarımızın bir kısmı. ‘Organize Deliler’-> bunu çok duyacaksınız. Hepsi için o kadar çok şey sayabilirim ki... Bir ekip düşünün gece gündüz dünyada neyi değiştirebiliriz, hangi sorunu çözebiliriz derdinde. Bu insanlar bir sorun gördüğünde ‘Başkası çözsün’ demiyor ‘ben yapayım, biz çözelim’ diyor.
Sosyal Girişimcilik Okulu’na ilk geldiğimde acayip depresif bir insandım. Şimdi SGO buna imkan bırakmıyor. Gece gündüz iş yapma derdindesiniz. Geceleri rüyanıza giriyor. Bir kişiyi gülümsetmenin sizi ne kadar mutlu ettiğini gördüğünüzde derdiniz falan kalmıyor zaten. Daha da güzeli burada ‘sizi olduğunuz gibi kabul eden, size değer veren, saygı duyan’ insanlar var. 18 Kasım 2014 Salı günü SGO’da 3. dönemim olacak. Liseye gidip nasıl sunum yapacağım derdinde olan Elif’in artık daha büyük hayalleri var. İyilik şirketi kurmak gibi (Bkz. Sosyal İşletme Kurmak-Muhammed Yunus) Yaptığımız her proje konusuyla alakalı ayrı ayrı dernekler kurmak gibi. Türkiye’de SGO tarzı bir eğitim sistemi gibi. Tüm dünyada iyiliği yaymak gibi. 8 Ekim 2013 günü Yavuz hocamın sorduğu “seni dünyadan çıkarsak ne değişir” sorusuna cevap verebilmek gibi. Hayallerimi gerçekleştirmek istiyorum. Bunun için SGO’ya katılmak istiyorum efendim.
















