canım, su cazip bulduğu yerden mutlaka sızacak. durduramazsın.
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
YOU ARE THE REASON
One Nice Bug Per Day
Cookie Run:Kingdom Official!
occasionally subtle

gracie abrams
hello vonnie
Show & Tell
h
EXPECTATIONS

shark vs the universe
$LAYYYTER
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Game Changer & Make Some Noise

titsay
noise dept.
art blog(derogatory)
Noah Kahan
d e v o n
Not today Justin
seen from India

seen from United States

seen from Hungary

seen from United States

seen from United States
seen from Indonesia

seen from Albania

seen from Türkiye
seen from Suriname
seen from Colombia

seen from Germany
seen from United States
seen from Canada

seen from Malaysia
seen from Uruguay

seen from Germany
seen from Mexico

seen from United States
seen from India

seen from Philippines
@elmadabenisevermi
canım, su cazip bulduğu yerden mutlaka sızacak. durduramazsın.
gün gelir binbir zorlukla inşa ettiğiniz duvarların içinden geçersiniz, gün gelir kalbinize saplanan bıçaklara bile acır gözle bakarsınız. gün gelir ki yapamam dediğiniz her şeyi bir bir yaparsınız da gıkınız çıkmaz. öyle.
oturmuşsun bi’ ağacın altına, sürekli bi’ şeyler anlatıyorsun. ağlıyorsun, susuyorsun, gülüyorsun. sürekli bi’ şeylerden bahsediyorsun. seni hiçbi’ zaman duymayacağından emin olduğun şeylere. sonra kalkıp diyorsun ki, ama siz beni anlamıyorsunuz.
bir kere ağladıysan üç kere gülecek; on yedi katlı binan yıkıldıysa on sekiz katlısını yapacaksın, elli beş kez düştüysen elli altıncı kez kalkacaksın. bazı savaşlar böyle kazanılır.
Yemin ederim mecazsız olarak kalbimin üstüne taşla yaşıyorum
Bu dünya bana neden gülmüyor bi bana mı gülmüyor bu aq dünyası
hızlanan ve puslanan bir zamanda, senin yavaş adımların ve tüm ayrıntıların.
(Robert Doisneau Photography)
şarkılarla savaşmak için, annemi üzmemek için, babamı duymamak için, seni özlediğimi kimseye söylememek için. güç dilendim, güç güç güç allahım. peki senin orada ne işin vardı, senin herkes içinde ne işin vardı. senin karşı tarafta. biraz üzüldüm, hiç kızmadım.
bana öğrettiğiniz her şey için teşekkür ederim. boynumdaki soyut ipe, kemiklerimi ağrıtan yüklere, şu masanın üzerindeki içi boş kağıtlara bile teşekkür ederim. beni ben yapan her şeye ne kadar küfür etsem az. teşekkür ederim.
by Kacie Tomita
Champs-Élysées, Paris, 1951 by Bert Hardy
Chantel Marie
o feci kazadan yara bile almadan. o feci yangından karlarını bile eritmeden. sen. nasıl. elini bile kesmeden durabildin. sen nasıl yanlışlıkla bile düşmedin. nasıl yanlışlıkla bile öpmedin kimsecikleri. yanlışlıkla bile ağlamadın mı? hiç mi? bana bak. oltası yok ki saat iki sularında yüzen balığın. ortası yok ki tam gecenin.