Aynılık cehennemini anlamak için Pluribus’un kurgusal dünyasına gitmeye gerek yok, akıllı telefonumuzun ekranını kaydırmamız yeterli. Bugünün sosyal medya algoritmaları, aslında ilkel bir kovan zihni simülasyonudur. Instagram’ın keşfet sekmesi veya TikTok akışı, bize kendi zihnimizin dijital yankısından başka bir şey sunmaz. Algoritma sadece hoşlandığımızı, onayladığımı ve benzediğimizi bize geri yansıtır. Sözü edilen yankı odalarında, ötekinin sesi kısılır, yalnızca kendi sesimizin izdüşümü kalır. Dijital kabilecilik, Pluribus’taki biyolojik birliğin provasıdır. Twitter’da (X) bir linç kampanyasına katılan binlerce insanın, o an bireysel muhakemelerini askıya alıp öfke dalgasıyla adeta kolektif bir bedenin uzantıları gibi hareket etmesi kovan zihninin ne kadar baştan çıkarıcı olduğunun kanıtıdır. Birey olmanın yükünden kurtulup, kalabalığın o sarhoş edici birliğinde erimek…
— Tuba Pırlant Yılmaz, "Aynılık Cehennemi: Pluribus ve Kovan Zihni, Varlık Dergisi, Şubat 2026, Sayı 1421, sayfa: 81.
















