
No title available

★

oozey mess
EXPECTATIONS
I'd rather be in outer space 🛸
𓃗

tannertan36

ellievsbear
we're not kids anymore.
Game of Thrones Daily
Today's Document
TVSTRANGERTHINGS
Cosmic Funnies
Misplaced Lens Cap

Product Placement
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

❣ Chile in a Photography ❣
tumblr dot com
h
todays bird
seen from India

seen from India
seen from Canada

seen from Türkiye

seen from United States
seen from Poland

seen from Türkiye
seen from United States

seen from India
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from India

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from United States

seen from Poland
@eyupcanalemdar
#NowPlaying Prenzlauerberg - Beirut
“Orwell’in yanlış tahmin ettiği kısım; kameralarımızı kendimiz alıyoruz ve en büyük korkumuz bizi kimsenin izlemiyor oluşu.”
Keith Lowell Jensen
Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül, tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı ilk fırsatta katlederiz. Sonra da ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız.
Kabuk Adam - Aslı Erdoğan
Tropiklerde, o gözden ırak adada ögrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı kara büyü ayinlerindeki gibi dönüşebilir. Çünkü insanın tam zıddı gene kendisidir.
Kabuk Adam - Aslı Erdoğan
"Koca yaşlı şişko dünya, gel anlaşalım seninle."
... 1 Mayıs'ı kutlamak için Fransa'nın dört bir yanından gelen Türk ve Kürt işçileri, eşleriyle çocuklarını da beraberlerinde getirmişlerdi. Pusetlerde oturan güzel bebekler en ön saftaydı. Kimi babalar küçük çocuklarını omuzlarında taşıyorlardı. Hepsi tertemiz bayramlık kılıklarındaydı. Kimilerinin üstünde yörenin folklorik giysileri vardı. Trotuarlardaki Fransız burjuvaları, Türklerle Kürtlerin davul zurna eşliğinde, oynaya oynaya ilerlemelerini alkışlıyorlardı. Türk solunun çeşitli grupları, ayrı ayrı pankartlar taşıyorlardı ama bir bayram havası içinde birleşmişlerdi. Türkçe yazılı pankartlarla Kürtçe yazılı pankartlar, Türkçe sloganlarla Kürtçe sloganlar, Tükçe türkülerle Kürtçe türküler birbirine karışıyordu. Ve güneydoğuda kan gövdeyi götürürken, Paris'te Türklerle Kürtler, kardeş kardeş yürüyorlardı...
Bir Dinozorun Gezileri / Paris - Mina Urgan
İnsanlar en nazlı ölçütlere göre sınıflandırılabilir: mizaçlarına göre; eğilimleri, düşleri ya da salgı bezlerine göre... Kravat değiştirilir gibi fikir değiştirilir. Zira her fikir, her ölçüt, dışarıdan, zamanın biçimlenişlerinden ve tesadüflerinden meydana gelir. Fakat kendimizden gelen, kendimiz olan bir şey vardır; görünmez, ama içsel olarak teyit edilebilir bir gerçeklik; her an kavranabilen ve hiçbir zaman kabullenmeye cesaret edilemeyen ancak tüketilmeden önce gündeme gelen uygunsuz ve ezeli bir mevcudiyet: Ölümdür bu, hakiki ölçüt odur. Bütün canlıların en mahrem boyutu olan ölüm, birbirine indirgenemeyen iki düzene ayırır insanlığı... Bu iki düzen arasındaki mesafe, bir akbabayla bir köstebek, bir yıldızla bir tükürük arasındakinden de fazladır. Ölüm duygusu olan insanla bu duyguya hiç sahip olmayan arasında, iletişimi mümkün olmayan iki dünyanın uçurumu açılır; bununla birlikte ikisi de ölür. Fakat biri ölümünden habersizdir, ötekiyse bunu bilir; sadece biri bir anda ölür, ötekiyse sürekli ölmektedir... Biri sanki ebediymiş gibi yaşar; öteki de devamlı olarak ebediyetini düşünür ve bunu her düşüncesinde inkar eder.
Çürümenin Kitabı - E. M. Cioran
İngilizce karar vermek; decide kelimesi, suicide gibi türevleri ile birlikte homicide kelimesinden türetilmişlerdir. Homicide’ın kökeni ise latince homicīda (man slayer)’dır. Homicide, kasıtlı veya kasıtsız bir şekilde adam öldürmek olarak çevrilebilir. Suicide ise kendini öldürmek, intihar etmektir. Decide, yani karar vermek ise; bir seçim yaptığınızda diğer tüm ihtimalleri öldürdüğünüz gerçeğini barındırır özünde.
Biliyor musunuz, Tanrının varlığı tartışılabilir ama kaderi inkar etmeye kimsenin gücü yetmez. Eğer olacakları kendimiz tayin edemiyorsak, her şey isteklerimizden ve hayallerimizden bağımsız, bildiği gibi vuku buluyor... deli nehir gibi kendi yolunu izliyor... nihayetinde hiç aklımıza gelmemiş yerlere varabiliyorsa... kader vardır. Hayatın bizden bu kadar bağımsız ama bizim adımıza ilerleme gücü her zaman korkutur. Kimi ruhlar mutlak kadere direnmenin asil hevesini kuşanırlar. Ama içine düştükleri adil bir savaş ya da kuralları kesin bir oyun değildir ki. O yüzden onların hüzünlü yenilgilerini sükunetle ve üzülerek seyrederim.
Şahbaz’ın Harikulade Yılı 1979 - Mine Söğüt
Karaduygun, kendi kafasına sığamayandır. Düşüncenin yüzyıllar içinde tamamlandığının bilinciyle zamanın kör kuyularına dalmayı göze alır. Dünyaya alışamaz, tahammül edemez, dünyevileşemez. Öç duygusu olmadan dehşete kapılır, iğrenmeden yadırgar, hamasete kanmaz, için için bağışlasa da aynı döngü tekrarlanmasın diye affedemez, sürekli anımsar, anımsadığı için uyuyamaz, uykusuzluk yüzünden unutamaz. Güzelliği bir lütuf gibi şükranla kabul eder, kötülük karşısında afallar, dengesini kaybeder, çünkü sevdiği her varlığı çok ama çok sever. Onunkisi kozmik bir kederdir. Hiçbir tapınağı yoktur ki canlılık kadar kutsal olsun.
Karaduygun, Sema Kaygusuz
#NowPlaying A Sunday Smile - Beirut
Cüzzamımızı haykırmadığımız ölçüde, asırlar tarafından biçimlendirilmiş zarif yapmacıklığa saygı gösterdiğimiz ölçüde ‘uygarlaşmış'ızdır… Her insan bir kıyamet imkanını barındırır, ama her insan kendi uçurumlarını düzleştirmeye girişir. Eğer herkes yalnızlığını kendi akışına bıraksaydı, Tanrı, mevcudiyeti her noktada kendimize karşı duyduğumuz o korkuya ve terbiyemize bağlı olan bu dünyayı yeniden yaratmak zorunda kalırdı. Kaos mu? Öğrenilen her şeyi reddetmektir, insanın kendisi olmasıdır.
Çürümenin Kitabı - E. M. Cioran
Sustunuz, Susmayınız, sadece boktan bir sabah, Bu sabah...