ben ölürken sen neredeydin. ben. ölürken. sen. neredeydin.
One Nice Bug Per Day
Alisa U Zemlji Chuda
NASA
Stranger Things
Cosmic Funnies

blake kathryn
Game of Thrones Daily
Lint Roller? I Barely Know Her
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
noise dept.

Discoholic 🪩
Sweet Seals For You, Always

No title available

Janaina Medeiros
$LAYYYTER
styofa doing anything
tumblr dot com
Show & Tell
Xuebing Du
RMH
seen from Germany
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States

seen from Italy

seen from United States

seen from Thailand
seen from Saudi Arabia
seen from Germany
seen from Australia

seen from Türkiye
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Malaysia

seen from France

seen from Pakistan

seen from Indonesia

seen from Germany

seen from United States

seen from United States
@fairytalex
ben ölürken sen neredeydin. ben. ölürken. sen. neredeydin.
bir daha gecenin üçünde, kan çanağı gözlerle onun fotoğraflarını ezberlemeye çalışma. zifir gecede zehir kusma. her ritimde ölümü anma.
“gerçekti, değil mi? sen ve ben. uzun zaman önceydi; ikimiz de henüz çocuktuk ama birbirimizi gerçekten sevdik, değil mi?”
Avuç içlerimiz bile kan kokarken sahiden bizim gibi kadınlara şiir mi okunur sandın? Bizim çiçeklerimizin toprağı bile külden.
küllerimden doğmak için önce seni yaktım
"bu sakinliğimi bu sessizliğimi tanıyorsun değil mi. kemiklerim kırılmış gibi hissediyorum. ama hiç söylemeyeceğim, biliyorsun değil mi."
canım acıyor. canım acıyor. canımı siktin. canımı acıttın. canım acıyor. canım acıyor. canım acıyor.
bu kadar çok duygu beni sana değil ölüme sürükler
bu gece yirmi birinci yüzyılın dayatmalarından kaçıp sana sığınmak isterdim
Ve belki birimiz öleceğiz, diğerimiz bunu hiç bir zaman bilmeyecek.
bir veda seni yere çakarsa, tesadüf ya elini uzatacak kimsen de olmazsa aklına düşür beni. aklından bile geçmesin yanında olacağım düşüncesi. seni anlarım anlamasına da, uzatmam elimi. sana olan öfkem merhametimi yendi.
sana inanmışlığım beni bana vurdurdu, göğsümdeki yaralar ondan. ben sana inanmışlığıma şiirler yazdım da, bilemedim bu inanmışlığın sonunun ölüm olacağını. bilemedim bir sevdaya takılıp düşeceğimi, ben inandım sadece. sana ve sana dair olan her şeye, körü körüne.
asuman, o evin önünden tam on beş kez geçmiş bir gecede. sevdiği adamın onu pencere kenarında bekleyeceğine inandırmış kendini. olmamış abi, ne ali o pencere kenarında beklemiş, ne de asuman o sokaktan geçmiş bir daha. her ümit tükenir er geç.
inançların seni yıktığında, tavanla bakıştığında, odandaki duvar bile sana sırt çevirdiğinde beni hatırla. bu seni iyileştirmediğim ilk yenilgin olacak. bu kez ağla, düşüncelerin ezsin seni biraz. beni anla.
Bitmek bilmeyen bir telaşın içinde yüzünü aramakla meşguldüm.
sana çok benzeyen ve sana çok benzediğinden sen olmayan herkesten gözlerimi kaçırıyorum. sarılıp ağlardım biraz daha çocuk olsam. ama masalar devrildi, defterler kapandı, kırıldı kalemler, dilimiz unutuldu sonra. gördüm ölüm bir bardak süt gibi baş ucumuzdaymış.
ben artık yokum ve sen ne olur hiç yaramazlık yapma. annen bile, göğsüne attığın taşları tutan o elini, alıp da koynunda ısıtmaz. sen ağzına geleni saymış, bir köşeye geçmişken, kalkıp da sana süt ısıtmaz. kimseyi yorma ve uslu bir adam ol. hiçbir kadın, senin gibi bir adamın gözünün yaşına bakmaz. seni çok rahat yataklarda uyuttum. sana gel derken bile ayakların olduğunu unutturdum. seni kendi kirpiklerimden korudum. ama kimse, kimse betonlara çulunu sermez. içeride gördüğün her şeyi unut ve yeniden başla. masal bitti. artık uçurumlardan, boynunu kırdığın bir kuşun kanadında geçemezsin. çok üzgünüm, yolun bundan sonrasını tek başına yürümen gerekiyor.