Anoreksiya
Kilolu olduğum zamanları özledim. Evet belki obezdim buna rağmen sürekli yiyordum ama mutluydum. Yemek yemekten mutlu oluyordum. O tatları almak benim için tarifi olmaz bir duyguydu. Peki şimdi ne oldu. Zayıfım. Ama neye göre? Kime göre? Evet eski halime göre zayıfım kabul. Ama yeteri kadar değil. Hiç bir zaman yeteri kadar zayıf olamadım. Hiç güzel bir fiziğe sahip olamadım ve bunun hiç olmamasından korkuyorum. Bütün arkadaşlarımın özenilesi fizikleri varken ben neden böyleyim? Neden ben bu kadar acı çekip bunlar için çaba sarfederken arkadaşlarım buna doğuştan sahip. Bende mutlu olmak istiyorum artık. Kafamdaki soru işaretlerinden kurtulmak istiyorum. Yediklerimin kalorisini hesaplamak istemiyorum. Yemek yiyince pişman olmak istemiyorum. Kriz geçirip öküz gibi yiyip daha sonra kusmak veya kendime zarar vermek istemiyorum. İstemiyorum bu hastalığı.
Pişmanlık nedir bilir misiniz siz? O son lokmanı aldığında yemek yerken durmuş olan beynin bir anda çalışmaya başlar. Yediklerini tokat gibi vurur suratına. Her kıvrımında acı hissedersin. O sırada miden de isyana başlar. Bu kadar yenir mi deyip deli gibi dönmeye başlar. İşte o anki çaresizlik… Neden yaptım bunu? Bok var da yemek yiyorum değil mi? Tamam yemeyeceğim bir daha. Kilo vericem. Bu sözleri söyledikten sonra hain bir krizin gelip her şeyi yakıp yıkması daha da mahvediyor işte sizi. Artık elinizden bir şey gelmiyor. Kendinizi cezalandırma yolları arıyorsunuz. Saçma sapan her şeyi düşünüyorsunuz ve uyguluyorsunuz. Saçma ama bu zevk veriyor. Çünkü bunu yapınca akıllanıp bir daha yapmayacağınızı düşünüyorsunuz. Ama maalesef ki bu böyle bir şey değil… Dünyadaki en illet hastalığa merhaba deyin.
MERHABA ANOREKSİYA















