(via thisisnot-pornography, thisisnot-pornography, eroticz)
One Nice Bug Per Day
YOU ARE THE REASON
ojovivo
Monterey Bay Aquarium
Sweet Seals For You, Always
Lint Roller? I Barely Know Her
No title available
Mike Driver
occasionally subtle

blake kathryn
Cosimo Galluzzi
Claire Keane

PR's Tumblrdome
art blog(derogatory)
Misplaced Lens Cap
Show & Tell
𓃗
No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
NASA
seen from Colombia
seen from United States

seen from Finland
seen from Russia
seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States

seen from Germany

seen from Malaysia
seen from United States

seen from France
seen from India

seen from United States

seen from United States

seen from Indonesia
seen from United States
seen from United States
seen from Jordan
@gavatadam
(via thisisnot-pornography, thisisnot-pornography, eroticz)
Angellica Good
LOVING FUCKING 🍆🍆🍆🍆💦💦💦💦💦
Oh yeah.
Want this honor Want warm sperm
I will proud if shemales fuck me I need to be a sissy
“my skype is ( sem.sem642 )
My yahoo mail is [email protected]
in my bed
AY BEBEGİM GÖTÜNÜMÜ TIKADILAR BENİMKİNİDE TIKIYORLAR O ZAMAN İKİMİZDE İBNEMİ OLUYORUZ
Mmm that warm feelin
AGZIMA BOŞALSANA HEPSİNİ YUTAYIM
ONU YALAMAK İSTERDİM
batter up
Domardan
Karımı siktirdim
Selam arkadaşlar. Ben 28 yasında 8 yıllık evli bir erkeğim,karımsa 26 yasında sarısın balıketi normalde turbanlı bir bayan. Ama aslında içinde bir orospu ruhu var. Çünkü bulunduğumuz ilden dışarı çıktığımızda açılır saçılır ve çok seksi olur. Bu olay bundan tam 4 sene önce başladı. Ben şimdi size ilk ilişkiyi anlatacağım. Benim aklımda bu fikirler hep vardı ama karıma açılamıyordum. Karımın telefon sapıklığına ilgisi vardı normal telden birilerini arar ve dalga geçerdi. Bende onun bu zaafından yararlanmak istedim.
Ona bir cep aldım ve bir gece bekarken yaptığı tel sapıklığını yapmasını istedim. Tabi karım gayet masumca dalga geçiyordu bir noya çağrı bırakıyor eğer ararlarsa yanlış oldu ama canım sıklıyor muhabbet etmek istiyorum diyor ve uzun uzun sohbetler ediyordu. Ben yavaş yavaş sex konularına girmesini sağladım o işi iyice abartıp telde sevişmeye başladı.
Benim işime geliyordu fakat ben gerçekten sevişmesini istiyorum. Bu sohbetler 6 ay kadar sürdü ve sonunda bir adam aradı ve eşimi ısrarları sonucu ikna etti ama çok uğraştı zavallı. Sonrada o uğraşmasının acısını karımı çatır çatır sikerek çıkardı.
Telde önce onlar konuşuyorlardı sonra bende katıldım hatta adam telden bana komut vererek karımı siktiriyordu. Bu uzun tel sohbetlerinden sonra karın sevişmemek şartıyla adamı evimize davet etti. Adamın geleceği gün karım çok heyecanlıydı ve heyecanı zaman yaklaştıkça artıyordu hatta son anlarda heyecandan titremeye başlamıştı.
Adan telefon edip tarif ettiğimiz yere geldiğini söyledi ben çıktım adamı almaya gittim. Onu alıp eve döndüm apartmana çıkarken çok dikkatli olmuştuk kimse görmesin diye çünkü yaşadığımız yer küçük bir yerdi. Karım kapıyı açıp adamı görünce adam görmeden yüzünü buruşturdu yani beğenmemişti ama sonraları çok beğenecekti. Adam karımı görür görmez etkilenmişti.
Karımın üzerinde kırmızı dar kumaş pantolon kırmızı göğüslerini ortaya çıkaran bady içindede kırmızı tanga sütyen vardı. Karım adamın önünden oturma odasına giderken altında tanga olduğu belli oluyor o geniş kalçaları harika sallanıyordu. Odaya geçtiğimizde karım adamın dudaklarına küçük bir buse vererek hoşgeldin dedi. Sonra oturduk biraz birbirimizi tanımak için sohbet falan ettik.
Sonra karım okey oynamayı teklif etti adamda boşuna olmamak sartı ile kabul etti. Üçümüz oynayacaktık fakat ben etkisiz eleman olacaktım. Onlardan oyun sonunda puanı düşük olan yüksek olanın isteğini yerine getirecekti. Oyuna başladık ve oyunu benimde çaktırmadan ettiğim yardımlarla tabiiki misafirimiz kazandı. İsteği karımın soyunmasıydı ama karım kabul etmedi.
Adamda "Bari sadece üstünü çıkar" dedi
karım "Hayır" dedi
adam "tamam o zaman öpeyim bari"
karım " olur ama yanaktan"
adam "bu kadarda olmaz ben kazandım nasıl istersem öyle öperim"
karım "tamam öyle olsun" Bu konuşmadan sonra adam yavaşça karıma yaklaşıp dudaklarını öpmeye başladı
ama artan bir hızla öyle emiyordu ki karımın dudaklarını anlatamam size. Karım inlemeye başlamıştı. Bende etkilenmiştim ilk defa başka bir erkek benim gözümün önünde karımın dudaklarını adeta yiyordu. Karım daha çok tahrik olmada adamdan ayrıldı ve ben size bir kahve yapayım dedi ama resmen dağılmıştı onu hiç böyle görmemiştim.
Siktirmiycekti ya kendini hemen uzaklaşmak istiyordu odadan o mutfağa gidince adama arkasından gitmesini söyledim. Bende peşlerinden gittim. Mutfakta karım kahve yapmaya çalışırken adam karıma arkadan sarılmış elleriyle de bir göğüslerini bir bacak arasını okşuyordu.
Karımda kaçmaya çalışıyordu.
karım "çek şeyini hissediyorum"
adam "neyimi"
karım "şeyini işte"
adam "neyimi"
karım "yaaaa şeyini"
adam "onu sana bu gece sokacam"
karım "olmaz"
adam "sokacam"
karım "sokamıycan"
adam " görüşürüz"
bu arada karım kahveleri yapmış ve tepsiye koymuştu sonra tepsiyi alıp tam ilerliyecekken adam ani ve hızlı bir hareketle karımın elinden tepsiyi alıp masaya bıraktı ve karıma öyle bir yapıştıki karımın dudaklarını emiyor elleriyle kalçalarını yoğuruyor
sikini de karımın kasıklarına bastırıyordu. Karım tabiiki yine inlemeye başlamıştı bir süre sonra tekrar adamın elinden kurtuldu ve kahvelerle odaya döndüler. Kahveleri içerken ben müzik kanalı açmıştım adam karımı dansa kaldırsın diye adamda anladı ve kahvesini içtikten sonra teklifi yaptı ve dans etmeye başladılar
ama ne dans adan karıma tekrar yumulmuştu dudakları karımın dudaklarını yiyor elleri kalçalarını sıkıyor sikinide karımın amaına baskı yapıyordu
karımsa inlemekten bi hal olmuştu. Adam az sonra karımı koltuğa doğru götürüp yatırmak istedi ama karım inat ediyordu yani hala siktirmemek için uğraşıyordu. Tam bu sırada adamın teli çaldı arayan karısıymış. Adan karıyla konuşurken karımda yatak odasına geçti az sonra geldiğinde bende adamda şaşırdık çünkü karım pantolonunu ve badysini çıkarıp bordo sıt ve göğüs dekolteli mini ve aynı zamanda önden derin yırtmaçlı elbisesi ile geldi.
Adam karımı öyle görünce gözlerini faltaşı gibi açmıştı. Hemen yanında yer vererek oturttu ve tekrar oturduğu yerden saldırdı karıma ama karım dans edelim dedi. Hemen dansa kalktılar adam az önceki gibi dans ediyordu fakat bu sefer elleri karımın mini elbisesinin eteğini yukarı sıyırmış çıplak kalçalarına deyiyor parmaklarıyla kalçalarının arasını okşuyordu tabii karımın inlemeleri yükselmişti. Bu arada elini arada ön tarafa kaydırıp amını okşuyordu.
Sonra oturdular ve koltukta devam ettiler adam bu sefer zorda olsa karımın bacaklarını açıp amını dillemeye başlamıştı ara ara. Karım bir ara lavaboya gitti.
ben "gelince ben seninkini gördüm sende benim kini görmek ister misin diye sor" dedim
adam "olur" dedi
karım gelincede bir iki dakika sonra sordu
karımda hemen adamın kemerine sarıldı ve açmaya çalıştı adamda yardımcı olmak için ayağa kalkıp karımın önünde dikildi karım adamın sikini dışarı çıkarınca çok etkilenmiş olacak ki
hemen ağzına alıp emmeye başladı.
Nasıl etkilenmesin ki benimki nin en az iki katı kalınlıktaydı ağzına zor giriyordu. Ama karımın bu kadar iştahlı ve bu kadar güzel yarak emeceğini ummazdım. Sonra koltukta bir süre öyle elbiselerle seviştiler.
ben "isterseniz yatak odasına geçin daha rahat olursunuz" dedim
karım " hayır bundan fazlası olmayacak" dedi
Ama bir süre sonra aldığı zevke dayanamayıp adamın elinden tutup yatak odasına götürdü.
Adam pantolonunu yolda cıkardı karımda yatağa yatarken eteği sıyrıldı kırmızı tangası ıslanmış amıda zevkten şişmişti adam karımın üstüne yattı ve karımın her yerini emmeye başladı tabii karım bacaklarını kapatmıştı hala direniyordu.
Ama adamda işini biliyordu karımı emerek zevke getirip yavaş yavaş bacaklarını arasına girmişti ve karımın üzerine abandı karım inlemesini arttırdı öyle sanıyorumki ikisininde kilotları olmasına rağmen adamın sikini kalınlığını ve sıcaklığını hissetmek karımı etkilemişti.
Az sonra adam karımın tangasını çıkarmaya çalıştı ama karım izin vermedi adamda emmeye devam etti göğüslerini kulak memelerini her yerini emiyor dudaklarını çektiği yer morarıyordu.
Ben hiç böyle morartmamıştım. Az sonra tekrar denedi ama nafile yine işine devam etti. Üçüncü denemede başardı o ara gözüm adamın sikine takıldı kilotuna sığmıyordu kilotun ucundan taşmıştı. Tekrar karımın üzerine abandı karım bu kaz yarrağın sıcaklığını direk amında hisseti ve daha fazla inledi.
Adam karımın göğüslerini emerken seri bir hareketle "buda sıktı" diyerek kilotunu çıkardı. Tekara karımın üzerine yattı ama bu sefer karım daha bir yüksek inledi. Adamın kalça hareketinden anladığım kadarıyla fırça atıyordu.
Sonra karımın kulağına eğilip "istiyormusun" dedi
karım "evet" diye inledi
adamda tek hamlede o koca yarrağını karımın ıslak amına soktu
ve sokacağımı söylemiştim dedi
ve karımı hızlı bir tempoyla sikmeye başladı karım öyle inliyordu ki komşular duyacak diye korkmaya başlamıştım artık. Az sonra yatağın gıcırtısından rahatsız olup tekrar oturma odasına geçtiler oysa o yatak daha önce hiç gıcırdamamıştı.
Karım odanın ortasına yatıp bacaklarını açabildiği kadar yanlara açtı bu arada ikisid e çırılçıplak olmuşlardı adam da hemen yerini alarak karımın güzel amına koca yarrağını yerleştirip sert vuruşlarla karımı sikmeye başladı ama öyle sert vuruyordu ki karım odanın ortasından kenardaki koltuklarım arasına kadar gidip sıkıştı.
Adam karımı sıkıştırınca daha sert vurmaya başladı şak şak sesleri odayı dolduruyordu. Karım tabi feryat figan inliyordu. Ben üçüncü masturbasyonumu yapıyordum. Sonra adam karımı koltuğa domalttı ve yine tek hamlede kökledi karımı bir sürede öyle sikti.
Adam karımı sabahın ilk ışıklarına kadar çeşit çeşit pozisyonlarda sikti. Sabah duş alıp çıktı ama bu gidiş dönüşü olan bir gidişti adam daha sonraları karımı defalarca sikti.....
Karısına Giden Yol Kocasından Geçti
İstanbul’un üstü açık ve sosyetesinin uğradığı bir AVM de başladı her şey, yaz tatili sonrası spor merkezinde ağırlıklar altında çalışırken rastladım Cengiz’e sarışın renkli gözlü fit sayılabilecek bir vücuda sahip birazda kibar biriydi,
spor merkezine yeni kayıt olmuş olmalıydı ki aletlerde yaşadığı acemilikler sebebiyle sürekli olarak hocalardan yardım isteyip hareketleri hatırlatmalarını bekliyordu,
malum hocalarda öncelikle kadın müşterilere hizmet vermeyi tercih ettikleri için bir kaç defa yapması gereken hareketi ben göstermiştim yardım için.Bu sayede tanışmış karşılaşmalar esnasında öncelikle selamlaşma ile devam eden samimiyet daha sonra spor merkezinin kafesinde karşılıklı olarak meyve suyu ikramı ile devam eder hale gelmişti.
Yaklaşık bir ay kadar bu şekilde selamlaşıp ufak tefek sohbetlerden sonra bir Cuma akşamı yine Cengiz ile spor merkezinde iken merdivenlerden inen Esmer 165 cm boylarında iri sayılacak memelere ve sütun gibi bacaklara sahip hatuna takılmıştı gözüm,
tam bir afetti merdivenlerden inerken etrafa bakıyor ve birini arıyor gibiydi, ben onu çaktırmadan keserken oda bizim tarafa doğru baktı
ve sonra yürümeye başladı direk bize doğru geliyordu ve geldi geldi geldi yan makinede antreman yapan Cengiz’in yanında durdu,
Cengiz yapmış olduğu hareketi yarım bırakarak ” Hayatım hoş geldin” dedi ve öptü bu esmer afeti, sonra bana dönüp eşim Ayça tanıştırayım dedi,
ben biraz önce hatunu baştan ayağa kesmenin verdiği mahcubiyetle elini sıkarak memnun oldum dedim .
Cengiz daha önceki sohbetlerimizde evli olduğunu söylemişti ama böyle bir afetle evli olduğunu belirtmemişti tabiki…
tanışma faslından sonra Cengiz ve Ayça birlikte programını almak için spor hocasına gittiler, giderken bir taraftan Ayça’nın yürüyüşünü ve poposunu seyrediyordum, kendisi gibi götü de muhteşemdi.
Neyse bunlar Ayça’nın programını aldılar ve Ayça spor hocasının eşliğinde antremanlarına başladı.
Artık daha bir samimiyetle Cengiz’e yaklaşıyor hareketlerine yardım ediyor ve spora geldiğimiz günleri ayarlayarak birlikte spor yapmaya çalışıyordum, bunda Ayça’nın muhteşem fiziğinin ve o fiziğin yarattığı çağrışımın etkisi çoktu açıkçası,
özellikle o hangi alette çalışıyorsa ona yakın aletlerde çalışmaya özen gösteriyor, kocası gibi ona da yardım ediyordum.
Cengiz ile devam eden sohbetimiz daha ilerlemiş özellikle soyunma odasında hatunlar üzerine de konuşmaya başlamıştık, yanlız soyunma odasında dikkatimi çeken şey
Cengiz’in soyunup giyinirken tamamen çıplak kalarak giyinmesi ve duşa gitmesi olmuştu, tamamen kılsız fakat fit bir vücuda sahipti yanımda çok rahat hareket ediyor eğilip kalkıyor ve tüm bunları yaparken ben bakıyor muyum diye çaktırmadan bana bakıyordu.
Spor sayesinde gelişen dostluğumuz iyice ilerlemişti, artık spor bitince hemen gitmiyor AVM deki cafelerde oturup birşeyler içiyor ve sohbet ediyorduk,
İzmir’den gelmişlerdi ve İstanbul’a yabancılardı, hem biraz ortam olsun hemde stres atmak amacıyla spora başlamışlardı. Cengiz ile muhabbetimiz artıkça eşi Ayça ile de iyiden iyiye samimiyetimiz artmış ve spor merkezinde hep yanında ve yardımcısı olmaya başlamıştım,
gelmediği zamanlar Cengiz’e soruyor merak ediyordum,
Cengiz’le soyunma odası sohbetlerimizde artık seks muhabbetleri de yapılmaya başlamış ve esmer hatunlardan çok hoşlandığımı belirtmiştim, özellikle Ayça gibi hatunlardan deyip karısını örnek bile göstermiştim utanmadan
ve oda farkındayım demişti ve gülümsemişti arkasından da sen neden soyunma odasında rahat davranmıyorsun diye sordu
nasıl dediğimde sürekli olarak havlu ile dolanıyorsun kendini rahat bırak erkek erkeğeyiz yiğidin malı meydanda olur dedi ve sırıtarak duşa gitti
söylediğinden ne anlam çıkarmam gerekir diye düşünürken, Cengiz duşa girmeden geri geldi ve çantasında birşey alıp ayrıca o beğendiğin Esmer hatuna ulaşman için bazı engelleri ikna etmen gerekir deyip tekrar gülümseyerek duşa yöneldi,
engel ne diye kara kara düşünerek duşa yöneldiğimde tüm kabinlerin dolu olduğunu gördüm,
en sondaki kabinin cam kapısında ise Cengiz’in havlusu asılıydı kendisi Fenerbahçe taraftarı olduğu için spor merkezinin havlusunu kullanmıyor ve Kendi havlusunu getiriyordu,
Cengizin kabinine doğru yöneldim ve kapısının kapalı olmadığını fark ettim ve artık ne olacaksa olsun diyerek içeriye daldım
Cengiz tamamen çıplak bir halde vücudunu sabunluyordu, içeri dalınca pardon kapı açık olunca boş zannetmiştim dedim, yüzüme baktı kısmen boş sayılır doldurmak istermisin dedi,
artık dönüşüm yoktu içeriye girmiştim neden olmasın dedim ve siyah camlı kapıyı kapattım.
Oldukça geniş bir duş yeriydi, siyah camlı olması içerinin görünmesini engelliyordu, kapıyı kapatır kapatmaz Cengiz iki adım atıp yanıma geldi ve şu havludan kurtul artık deyip
belimdeki havluyu çözdü şimdi ikimizde çırılçıplaktık baştan aşağı beni süzüyordu,
söylediği ilk laf ” dediğim gibi Ayça’ya ulaşmak için önce beni ikna etmelisin” oldu
arkasından bayılıyorum senin kıllı bedenine dedi elini uzattı ve sikimi tutup okşamaya başladı,
evet bu elimdeki şey beni ikna ederse Ayça’ya ulaşırsın deyip önümde eğildi ve elinde tuttuğu sikimi yalamaya başladı,
daha önce CD ve travesti beçermiştim ama aradan uzun zaman geçmişti ve şimdi bir erkek yarrağımı emiyordu
tüm duşlardan su aktığı için içerisi oldukça gürültülüydü,
rahat rahat ama çok fazla kısık sesle olmadan konuşuyordu,
şimdi Cengiz bir taraftan taşşaklarımı eliyle okşuyor diğer taraftan yarrağımı emiyordu,
emdikçe yarrağım kazık gibi oldu artık
bende Cengiz’in kafasından saçlarından tutup yalamasına yardımcı oluyor, hareketlerini kontrol ediyordum,
usta bir fahişe gibi yalıyor emiyor zevkten tavan yaptırıp boşalmamam için yeri geldiğinde geri çekiliyordu
6-7 dakika kadar bu şekilde yaladıktan sonra ayağa kalktı, hiç bir şey söylemeden ellerini duvara dayayıp bacaklarını iki yana iyice ayırıp götünü dışarıya doğru verdi
ve dönüp şimdi karşında Ayça varmış gibi davran hadi bakalım dedi,
eğilip tertemiz ve kılsız götünü öpmeye başladım,
artık dönüş yoktu Ayça’yı sikmek için kocasını sikecektim kalçalarını öpüp okşadım bir iki tokat attım ama ıslak olduğu için çok fazla ses çıkıyordu
sonra ellerimle kalçalarını iyice aralayıp tertemiz deliğini dillemeye başladım,
kısık sesle inliyordu Cengiz 1-2 dakika bu şekilde emdikten sonra yeter diye seslendi
hadi içime gir artık deyip duş jelinden eline sıkıp önce yarrağımı sonra deliğini sabunladı
sonra yarrağımı eliyle tutup deliğine dayayıp yavaş yavaş bastır hadi dedi,
bastırdıkça inliyordu
duş jelinin kayganlığından olsa gerek yarrağımın başını bir iki ittirmeyle götüne sokmuştum,
ikimizde derin derin nefes alıyorduk elini yarrağımdan çekti askıda duran havlulardan birini alıp ağzına koydu ve duvara dayanıp hadi şimdi kökle dedi
havluyla ağzını kapatıp ses çıkmasın istiyordu anlaşılan hadi deyince
son bir hamle ile yarrağımı götüne kökledim
iyiki havlu ile ağzını kapatmıştı çıkan ses boğuk fakat oldukça yüksekti,
götüne kökledikten sonra geri çeklip bir daha kökledim sabunlanmış yarrağım götüne rahat rahat girip çıkıyordu
ellerimle kalçalarını tutuyor yarrağımın götüne girişini seyrediyordum ikimizde zevkten inliyorduk,
niyetim Ayça’yı sikmekti ama akıbet kocasına dönmüştü
Cengiz de daha önce sikilmiş gibi hareket ediyor ve yediği yarrağın zevkini çıkarıyor inliyordu,
kısık sesle vur diye inliyordu vur hadi Ayça’ya vuruyormuş gibi vur diyordu,
o muhteşem emilmenin sonrasında daracık göte girmek iyiden iyiye azdırmıştı tabi birde spor salonunun duşunda bunları yaşamak iyice tahrik etmişti artık boşalıp biran önce rahatlamak istiyordum,
Cengize abanıp kulağına boşalmak üzeriyim dedim,
içime boşalt ama hepsini değil dedi,
bir iki defa götüne kökledikten sonra cengizin bedenine yapıştım yarrağımı köküne kadar sokmuş ve titremeler içinde akmaya başlamıştım muhteşem bir zevkti açıkçası
bu sırada Cengiz eliyle yarrağımı ve taşşaklarımı kavradı
ve yarrağımın dip kısmına baskı yapıp yaptığı baskı ile boşalmamı durdurmuştu,
eliyle sıktığı yarrağımı yavaşça götünden çıkartıp
önümde eğildi ve tekrar ağzına alıp emmeye başladı,
derin gırtlak yapıyor yarrağımı boğazına kadar sokuyor kalan spermlerimi yutmak istiyordu,
ben artık hiç bir şey yapmıyordum elleriyle kalçalarımdan kavrayıp ritmi tutturdu ve ağzından gidip gelmemi sağladı
rahatlayan yarrağım kalan spermleri ağzına boşaltmaya başlamıştı
son bir hamle ile gırtlağına kadar sokup tüm spermlerimi yutmaya başlamıştı bir eliyle taşşaklarımı diğer eliyle de kıllı göğsümü okşuyordu
tüm spermleri yutmuş yalaya yalaya yarrağımı sakinleştirmişti,
ayağa kalkıp harikaydı tadını çok sevdim deyip akan suyun altına çekti beni eline aldığı jelle tüm bedenimi sabunlayıp yıkadı,
tertemiz olmuştum yine, sonra taşşaklarıma bir öpücük kondurdu havlumu belime bağlayıp duş kabininden çıkartı beni
fakat kendisi içerde kalmıştı,
dışarıya çıkar çıkmaz masaj koltuklarına oturdum ve 2 saat içinde yaşadığım spor, sex ve sıcak suyun verdiği rehavetle dinlenmeye başladım
birkaç dakika sonra Cengiz de yanıma geldi ve yan koltuğa oturdu,
hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu
sonra bana doğru dönüp yaşadıklarımız için çok teşekkür ederim harikasın ama sana birşey diyeceğim
ben ilk seferde ikna olmam haberin olsun deyip
yanımdan ayrıldı ve soyunma kabinlerine gülerek ve şarkı söyleyerek gitti…
Cengizle yaşanan seksten sonra spor salonundan birlikte çıktık, çıktığımızda
Ayça kapının tam karşısındaki Türk Kahvecisinde kahvesini içiyordu, yanına gittik
Cengiz biraz önce derin gırtlak yaparak spermlerimi yuttuğu ağzıyla Ayça yı dudaklarından öptü yanına oturup bizde birer kahve söyledik,
Cengiz çok fazla neşeli davranıyor resmen bülbül gibi şakıyordu, bense suskun ve ağır bir şekilde ikisini seyrediyordum
Cengizin bu neşeli ve şakacı hali karşısında Ayça dayanamayıp Hayırdır bugün Cuma işten çıkmışsın ve arkasından spordan çıktın ama enerjin hiç bitmemiş diye sordu
Cengiz ise cevap olarak Hayatım yeni bir makinede antreman yaptım, arkasından da protein kürü yapınca enerjim bitmedi deyip imalı bir şekilde bana bakarak cevap verdi,
kahvemi içtikten sonra karı kocayı böyle cilveli bir ve neşeli bir halde bırakarak yanlarından ayrıldım.
Sonraki hafta bir gün ben spora gitmedim, bir gün Cengiz gelmedi ve Cuma günü tekrar spor merkezinde buluştuk
bu sefer Ayçada spor merkezindeydi,
sanki hiç bir şey olmamış gibi ikimizde sporumuzu yapıyor, ben fırsat buldukça Ayçayı süzüyor ve yardım ediyordum,
o kadar terlemiş olmasına rağmen hala kokusu başımı döndürüyor ve bedenindeki ter damlaları harika görünüyordu
ama özellikle o muhteşem götü ve iri sayılacak memelerindeydi gözlerim.
Ben Ayçaya yardım ettikçe Cengiz bana bakıyor ve gülümsüyordu,
sporu bitirip beraber içeceklerimizi içtikten sonra soyunma odasına yöneldik,
bu sefer farklı zamanlarda geldiğimiz için Cengizle soyunma dolaplarımız yan yana değildi,
ama buna rağmen yanımdan ayrılmıyor, soyunmamı seyrediyordu,
t-shirtümü arkasından şortumu çıkardığımda kısık sesle yine daha önce söylediği şeyi söyledi
Bayılıyorum senin kıllı bedenine
cevap vermedim arkasından havluya sarılıp külodumu çıkardım ve dayanamayıp yine laf attı
erkeğin malı meydan da olur diye bu lafın üzerine kendisine erkeğin malı meydanda değil
yuvasında olur diye cevap verdim,
gülümseyerek baktı ve yakında o çok arzuladığı yuvasında olacak merak etme dedi
ve beni bekle seninle duş almak istiyorum dedi.
Aslında hiç havamda değildim
ama Ayçaya ulaşana kadar o tatlı götüne koyana kadar bu herifin şimdilik isteklerini yerine getirecektim anlaşılan,
beraber soyunma dolabının yanına gittik,
fütursuzca soyunup yine tamamen çıplak kaldı havluyu sarınıp duşlara doğru yöneldik boş olan duşu kestirdikten sonra kimseninde olmadığını görerek
önce Cengiz arkasından ben aynı duşa girip cam kapıyı kapattık. Üzerimizdeki havluları çıkarıp suyu açtık ve önce Cengiz terli bedenimi duş jeliyle bir güzel yıkayıp temizledi
arkasından elime jeli vererek kendisini yıkamama mı sağladı,
ellerim götünü ve deliğini yıkarken gözlerini kapatıyor ve derin derin inliyordu,
temizlenme faslı bittikten sonra yine geçen sefer ki gibi önümde eğildi ve yarrağımı yalamaya başladı
muhteşem emiyor ve yalıyordu
kendisi bu işi gayet iyi biliyordu açıkçası,
dakikalarca yarrağımı taşşaklarımı kasıklarımı yalayıp durdu
bundan çok zevk aldığı belliydi, en sonunda ellerini ve dudaklarını yarrağımdan ayırıp yere elleri ve bacakları üzerinde domaldı bacaklarını ayırıp, poposunu havaya dikti ve hadi yalasana beni dedi tertemiz götü harika duruyordu açıkçası,
ellerimle hafifçe kalçalarını ayırıp muhteşem deliğini dillemeye başladım, dilledikçe zevke geliyordu,
ama benimde kasıklarım da zonkluyordu dillemeyi fazla uzatmayıp elime döktüğüm jelle yarrağımı sabunlayıp başını Cengizin götüne dayadım,
bu sefer onun deliğini sabunlama ihtiyacı duymamıştım,
bastırmaya başladım yarrağımı bastırdıkça Cengiz hafif hafif inliyor rahat girmesi için götünü hareket ettiriyordu
bastırdıkça yarrağımın başı götünü yarıp içine girdi ve bu sefer hiç beklemeden köküne kadar ittirdim,
Hayvansın sen diye söylendi Cengiz,
bende seni çabuk ikna edip Ayçayı sikmek için yapıyorum dedim,
ve arkasından Cengizin götünde git gele başladım, bu sefer ipler benim elimdeydi istediğim zaman köklüyor istediğim zaman duruyor sanki altımdaki Ayçaymış gibi Cengizin götünü sikiyordum,
o ise altımda domalmış bir halde yediği yarrağın keyfini sürüyordu, o tatlı götünü 4-5 dakika pompaladıktan sonra en sonunda son kez kökleyip içine akmaya başladım
ağzımada istiyorum diyordu ama bu sefer ağzına vermeyecektim, taşşaklarımdan süzülen tüm spermleri tatlı daracık götüne akıttım ve sakinleşene kadar içinden çıkarmadım,
yavaş yavaş yarrağımı içinden çıkardım ve duşun altında yıkanmaya başladım
Cengiz ayağa kalkıp yanıma geldi ve neden ağzıma vermedin diye sordu
canım istemedi Ayçayı sikeceğim zamanı söyle o zaman ağzına boşaltacağım dedim ve başka bir şey söylemeden yıkanıp duştan çıktım
arkasından Cengizi beklemeden giyinip dışarıya çıktım,
çıktığımda Ayça yine aynı kahvecide kahvesini içiyordu,
Cengizi sordu o saunaya girdi gelir birazdan deyip sohbete başladık,
kahvelerimizi içiyor şakalar espriler arka arkaya geliyor Cengizin yokluğunu hissetmiyorduk
bir süre sonra Cengiz yanımıza geldi,
bu sefer suratından düşen bin parçaydı hiç bir şey demeden yanımıza oturdu kahvesini söyledi,
ben yine çiftleri başbaşa bırakmak için kalktım ve yanlarından ayrıldım.
AVM de gezerken cep telefonuma Cengizden mesaj geldi, haftaya Cuma Ayçanın yaş günü senide davet edicem, o zaman istediğine kavuşursun diye,
tamam anlaştık diye cevap verdim,
arkasından bir mesaj daha ama p.tesi ve Çarşamba günleri spora gel ve bu gün vermediğin şeyi ağzıma ver lütfen diye,
tekrar Anlaştık diye cevap verdim ve gezinmeye devam ettim.
Cengizin istediği gibi P.tesi ve Çarşamba günleri daha istekli bir şekilde spora gidip arkasından duşta o çok sevdiği yarrağımı ağzına vererek onu isteği ile kavuşturdum.
Sıra benim isteğime kavuşmaya gelmişti. ve beklenen Cuma yani Ayçaya kavuşma anım gelmişti
Pazartesi ve Çarşamba günü spora gidip Cengiz’in çok sevdiği yarrağımı ağzına verdikten sonra Ayça’ya kavuşmama iki gün kalmıştı, madem doğum günüydü bir hediye almam gerekiyordu ama ne alacağımı bilmiyordum,
zevklerini öğrenmek için Cengiz’e mesaj attım
güllerden çok hoşlandığını belirtip maden özel bir doğum günü olacak sexi çamaşır hediye alabileceğimi söyledi,
bende bu tavsiye üzerine iş yerine kırmızı güllerden oluşan muhteşem bir demet gönderip kırmızı ve siyah ağırlıklı jartiyerli file çoraplı fazlasıyla sexi olduğunu düşündüğüm muhteşem bir kombine eşşek yükü ile para verip güzelce hediye paketi yaptırdıktan sonra ofisime geri döndüm.
Cuma günü göndermiş olduğum çiçeklerin iletildi mesajı geldikten 5 dakika sonra
Ayça beni arayarak teşekkürlerini ve akşam özellikle beklediğini belirtti, gelmez olurmuyum iş çıkışı özellikle geleceğimi ve esas hediyesini orda vereceğimi söyledim kendisine,
aramızda geçen konuşma aldığım hediyeyi giyeceğini düşünmek bile yarrağımın havalanmasını sebep olmuştu,
o gün bir türlü akşam olmak bilmedi
ama sonunda akşam 7.30 gibi iş yerinden çıkarak hediyesi ve aldığım Fransız şarabı ile birlikte evlerine doğru yola çıktım,
Akmerkez’ e çok yakın bir sitedeydi evleri, evlerine girdiğimde Ayça’nın tek parça tüm hatlarını ortaya çıkaran siyah ve dizüstünde biten bir elbise içinde ve tek parça elbiseyi tamamlayan file çoraplar ve topuklu ayakkabılar içinde görmek harikaydı açıkçası,
hediyemi ve şarabı Ayça’ya verip içeriye girdiğimde
davet edilen kızlı-erkekli 3 kişinin daha olduğunu gördüm,
tanışma faslından sonra Cengiz’in ikram ettiği şaraplarla birlikte sohbete başlamıştık,
iş yerlerinden arkadaşlarıydı ve ikisi nişanlı cift diğeri ise tek gelen Belgin isimli arkadaşlarıydı, şarapları içerken bir taraftan da Ayça ve Belgin sofrayı hazırlamak için mutfağa gidip geliyorlar ve her giriş çıkışlarında Ayça’yı baştan aşağı süzüp sallanan kalçalarını muhteşem bacaklarını seyrediyordum,
aslında arkadaşı Belgin de fena değildi ama ben buraya Ayça için gelmiştim ve bu akşam o hedefi tam 12 den vurmalıydım.
Oluşan muhteşem ziyafet sofrasının kraliçesi ve baş tacı tabiki Ayça’ydı, Cengiz masanın bir başına oturmuş Ayça ise diğer başa, nişanlı çift yan yana oturmuş ben ise Ayça’nın sağına yanıma ise Belgin oturmuştu.
Yemek esnasında şarap kadehleri hızla tükeniyor, yeni tanışan bizler daha samimi konuşmaya başlıyor ve rahat bir ortam oluşuyordu,
sofradan kısa süreliğine sigara içmek için müsade istedim ve Cengiz’in burda içebilirsin dediği cam balkonlu yerde elimde şarap kadehi ile sigara mı tüttürmeye başladım.
Cengiz sigara içeceğim yeri gösterirken uslu durmamış eliyle pantolonumun üzerinden yarrağımı okşayarak bu gece bu yarrağın gecesi olacak demişti,
zaten azgın halde olan yarrağım bu okşamayla iyice isyan eder başkaldırır hale gelmişti,
Cengiz beni cam balkonda yanlız bıraktıktan sonra sigaramın bitmesine yakın Belgin elinde kadehiyle yanıma geldi ve fazla sigaran varmı diyerek sigara istedi.
Sigara mı yeni bitirmiş olmama rağmen Belgine ikram ettiğim sigara ile bir sigara daha yaktım.
Beraber sigara ve şarap içip havadan sudan konuşuyorduk,
Belgin’in de fiziği fena değildi özellikle ince çoraplar bacaklarında güzel duruyordu ve en dikkat ettiğim şeylerden biri olan elleri de çok güzel ve bakımlıydı,
Belgini bir kenara yazmıştım daha sonra onunla da ilgilenecektim ama bu akşam sırada Ayça vardı, sigaraları bitirdikten sonra salona geçtiğimizde sofranın ortasında doğum günü pastasını gördük pasta kesme ve hediyeleri açma zamanı gelmişti ama tanımadığım insanların önünde benim hediyemi açması biraz garip olacaktı açıkçası ışıklar karartılıp mumlar yakıldıktan sonra
Ayça mumları üfleyip tebrikleri kabul etti
ve sıra hediyeleri açmaya gelmişti.
Tüm paketler ortada duruyor fakat benim hediye paketim ise yerinde yoktu,
anlaşılan Cengiz ortadan kaldırmış olmalıydı,
Ayça tüm hediyeleri açtı teşekkür etti ve dönüp senin hediyene baktım ama değiştirmem gerektiği için burda açmak istemedim dedi.
Pasta fazlından sonra koltuklara geçip kadehlerimizde ki şarapları tüketmeye devam ettik.
Bir süre sonra nişanlı çift eğlenceye dışarda devam edeceklerini söyleyerek evden ayrıldı, evde sadece ben cengiz belgin ve ayça kalmıştık,
Ayça müsade isteyerek yanımızdan ayrıldı,
Belgin ile Cengiz sofradakileri mutfağa taşıma işine koyuldular bense salonda tek başına oturup şarabımı içiyordum.
Kadehimdeki bitince götürmek için mutfağa yöneldiğimde Cengiz’in Belgini duvara dayayıp öptüğünü gördüm,
fazlasıyla ateşli bir öpüşme yaşıyorlardı ve beni fark etmemişlerdi bile bir taraftan öpüşürken diğer taraftan Cengiz Belginin bedenini okşuyor diğer taraftanda aşşağı yukarı sürtünüyordu,
ayak üstü oynaşan çiftleri rahatsız etmemek için ses çıkarmıyordum, öpüşmeler devam ederken Cengiz bu sefer belgini çevirip yüzüstü duvara dayadı ve eteğini sıyırıp külotlu çorabının üstünden götüne sürtünmeye başladı,
söylediğim gibi Belgin’in fiziği de fana görünmüyordu ama şimdi bu halde görünce bacaklarının sütun gibi düz ve uzun olduğu daha belli oluyordu.
Tahminim oydu ki Cengiz bu hatunu daha önceden sikmişti yoksa evde karısı ve ben varken içilen bir kaç kadeh şarabın etkisi ile bu kadar rahat ve fütursuz davranması söz konusu olmaz diye düşünüyordum
Onlar bu şekilde ayak üstü oynaşırken içerden Ayça’nın topuklarının sesi gelmeye başladı, hemen salona doğru yöneldim ve şarap arıyor gibi davranmaya başladım
Ayça salona girdi hediyen için çok teşekkür ederim çok zevklisin diğerlerinin yanında açmak istemedim bu kadar zevkli olduğunu düşünmemiştim dedi
teşekkür için yanağımdan öptü,
salondaki tekli koltukların birine oturdum kalbim küt küt atıyordu,
Ayça tam karşıma oturdu,
bu sırada Belgin ile Cengiz mutfaktan toparlanmış bir halde ellerinde şarap şişesi ile içeriye geldiler.
Karşımda oturan Ayça arada bacak bacak üstüne atarken fazlasıyla rahat davranıyor ve tüm derinliklerini gösterir şekilde bacağını ayırıp diğerinin üstüne atıyordu,
fark ettiğim şey şuydu benim aldığım sexi çamaşırları içine giymişti, içim içime sığmıyordu,
gecenin daha yeni başladığı belli oluyordu, tekrar sigara içmek için cam balkonlu odaya yöneldiğimde
arkamdan Belgin’in de geldiğini fark ettim, anlaşılan yine yanlız sigara içemeyecektim, Önce Belgine ikram edip arkasından ben sigara mı yaktım,
sigaramdan nefes alırken Belgin bana seni ne bu kadar etkiledi söyle bakalım dedi,
anlamsız anlamsız suratına bakarken elinde tuttuğu kadehle pantolonumu göstererek kahkaha attı,
kafamı eğdiğimde biraz önce Ayça’nın manzarasından dolayı yarrağımın kalkmış ve kumaş pantolondan belli olduğunu fark ettim,
hafif çakır keyif olmanın ve Belgin’in kahkahalarını verdiği cesaretle ” Biraz önce mutfakta duvara dayalı halde
Cengiz sana sürtürünürken gördüğüm bacakların” beni etkilemiş olmalı diye cevap verdim,
Belgin’in kahkahası birden kesildi ve bizi dikizleyen senmiydin dedi,
ben görülmediğimi zannetmiştim ama meğerse Belgin beni fark etmiş, evet bendim ve manzara harikaydı açıkçası, umarım yarım kalmamıştır dedim,
malesef yarım kaldı ve hevesimiz de kursağımızda kaldı açıkçası dedi, peki dedim
Ayça görseydi ne olurdu dediğimde
onlar birbirlerini rahat bırakıyorlar bu tür şeyleri dert etmezler ve Cengizle birlikte olduğumu biliyor dedi,
ayrıca Cengiz’i spor salonunda siktiğini de ben biliyorum senden gayet memnun kalmış özellikle kıllı göğsünden ve hemen sakinleşmeyen yarrağından memnun kalmış deyip,
sigarasını söndürüp içeri geçti.
Bir süre sonrada ben içeriye geçtim
salonda Cengiz oturuyor Ayça kafasını Cengiz’in kucağına koymuş uzanıyor Belgin ise ikili koltukta bacaklarını uzatmış elinde telefonunu kurcalıyordu.
Ayça’nın ayaklarını uzattığı tarafta ki koltuğa oturarak şarabımı içmeye başladım artık fileli çoraplı bacaklarını string külodunu ve baldırlarını çok rahat görüyordum,
manzara harikaydı açıkçası ortam tam çakır keyif insanların ortamı olmuş kimse kimseyi dert etmiyordu,
Cengizle sohbet ediyor Ayça’nın apış arasını seyrediyor bir taraftan da Belgine laf atıyordum,
Cengiz bir ara Belgine seslenerek hadi bana yardım et aperatif birşeyler getirelim dedi ve Belginle birlikte mutfağa gittiler,
Ayça şimdi yan yatmış bana bakıyordu,
Cengizin son aylarda neden neşeli olduğunu anladım bunun kaynağı sensin dedi ve ne yaptıysan iyiki yapmışsın tadımız geldi dedi gülümseyerek,
bende fazla birşey yapmadım belli bir hedefim var ve ona ulaşmak için kocana yardım edip, doğal davrandım sadece dedim
elindeki kadehi uzatıp hadi bana şarap doldur getir dedi.
Muftakta neyle karşılaşacağımı tahmin ediyordum bu ikisi yine birbirlerine yumulmuştur derken,
mtfağa girdiğimde Belgini’in tezgaha dayandığını külotlu çorabını ve külodunu dizlerine kadar sıyırdığını ve Cengizin diz çökerek Belginin amcığını dillediğini gördüm kafasını geriye atmış keyfini sürüyordu, içeriye adım attığımda beni fark etti ve hadi gel buraya dedi
Belgin, gel ve sende keyfini sür Cengiz beni görünce yalamayı kesmişti, Belginin yanına geldim elini uzatıp kemerimi çözüp fermuarımı açıp eliyle yarrağımı külodumdan dışarıya çıkardı
zaten sabahtan beri rahatlamak isteyen yarrağım hapisten kurtulunca kendine gelir gibi oldu,
hadi sende dayan tezgaha dedi ve dönüp Cengize hadi şimdi ikimizi de yala dedi,
Cengiz bu sefer önce benim yarrağımı yalamaya başladı bir eliylede Belginin amını parmaklıyordu,
beni bırakıp Belgini dilliyor eliylede yarrağımı okşuyordu ve bu işi çok zevkle yapıyordu,
ne kadar süre bu şekilde yaladı hatırlamıyorum
ama birden ” Ben içerde Şarap bekliyorum siz burda keyif sürüyorsunuz” diyen bir bağırmayla irkildik,
Ayça mutfağın kapısının önünde durmuş ve bizi o halde görmüştü, hemen toparlanmaya çalıştım
Cengiz ile Belgin rahat davranıyor acele etmeden üstlerini düzeltiyorlardı,
Salona geçtiğimizde Ayça fazlasıyla sinirli bir halde tekli koltuğa oturmuş bacak bacak üstüne atmış bir halde söyleniyordu,
birden Cengiz’e döndü ve arkadaşın bu gece cezalı doğum günü çocuğu benim ama onun ilgisini başka şeyler çekmiş dedi ve ayağa kalkıp içeriye gitti.
Ben suratım düşmüş koltuğa sığınmışken
Cengiz ile Belgin kahkahalarla halime gülüyordu ikili koltuğa oturdular gülmeleri sona erdi ve birşey olmamış gibi öpüşmeye başladılar,
artık yavaş yavaş üzerlerindeki kıyafetleride şehvetle çıkıyor ve tamamen çıplak kalmak için acele ediyorlardı.
İkiside çırılçıplak kaldığında Belgin’in muhteşeme yakın çıplak bedeni gözlerimin önündeydi, memeleri küçüktü ama bedeni bacakları götü harikaydı,
özellikle amının üzerinde şekilli kestiği kıllarına bayılmıştım, muftakta Cengiz Belgini yalamışken şimdi Cengiz koltukta oturuyor Belgin dizlerinin üzerinde Cengizin yarrağını emiyordu sırtı bana dönüktü ve götü harika görünüyordu.
Yaladı emdi, yaladı emdi ve sonunda ayağa kalkıp sırtını Cengize dönerek kucağına oturmaya başladı bir eliyle yarrağı tutuyor diğer taraftan eğilip amının dudaklarını yarrağa yaklaştırıyordu
yavaş yavaş eğildi yarrağın başı amında kayboldu biraz daha bastırdı ve en sonunda tek hareketle Cengizin yarrağını komple amına gömdü, birkez daha yükselip bastırdı ve zaten yalamaktan ıslanmış yarrak çok rahat bir şekilde Belginin amının derinliklerine girip çıkmaya başladı karşımda güzel sikişiyorlardı açıkçası,
hatun yaptığı işi biliyordu
Cengizde üstüne çıkmış bu kısrağın hakkını veriyordu açıkçası karşılarında bu sikişi seyretmek çok zevkliydi
ama benim taşşaklarım artık zonklamaya başlamıştı, ayağa kalktım Belginin gözlerinin içine baka baka tamamen çırılçıplak kalana kadar soyundum ve yanlarına gittim ve yarrağımı ağzıma vermek istedim,
sen cezalısın dedi almak istemedi yapacak tek şey saçlarından tutup zorla yarrağımı ağzına vermekti
ve bende öyle yaptım almak istemedi dudaklarını kaçırdı ama arkamdan gelen ” al o yarrağı ağzına” emriyle
uslu bir çocuk gibi ağzına alıp yalamaya başladı,
emri veren salona giren Ayçaydı
ve şimdi koltuğa oturmuş bizi seyrediyordu
Cengiz alttan Belginin amına koyuyor ben ise ağzına vermiş emdiyordum,
bir süre sonra Belgin pozisyon değiştirerek bu sefer yüzüstü Cengizin kucağına oturdu
şimdi harika götü tam karşımdaydı,
Ayça bu sefer arkadan hadi sik şu kaltağın götünü emrini verdi ama ben diz çöküp yalamaya başladım,
madem cezalıydım emirlere uymam gerekmiyordu
Cengiz bir taraftan Belgini sikerken ben ise göt deliğini dilliyordum, Belgin iyice çılgına dönmüştü hareketleri hızlanmış uçmaya yaklaşmıştı ama bu kadar çabuk olmazdı biraz acı çekmesi gerekiyordu,
ayağa kalkıp yarrağımı tükürükledim ve Belgin’in deliğine dayadım bastırdıkça acı çekiyordu
Cengiz belinden iyice kavramış biryere kaçamıyordu bastırdıkça daracık göt deliği yarılmaya ve yara yara sokmaya başladım.
Soktukça Belgin acıdan çığlık atıyor iki yarrağı yemenin acısını yaşıyordu,
bu sefer arkadan ” yeter yapmayın çok acıyor belli ” sesi yükseldi
ama artık durulmazdı ve yarrağımı o daracık göt deliğini yara yara soktum.
şimdi iki yarrakta Belginin içindeydinefes almakta zorlanıyordu
Cengiz altta olduğu için fazla hareket edemiyor ben girip çıkıyordum, soktukça çığlık atıyor yeter diye inliyordu ama artık durmak imkansızdı ben durduğum zaman Cengiz pompalıyor o durunca ben pompalıyordum,
sonunda Belgin haykırarak çığlık ata ata boşalmaya başladı aramızda kıvranıyordu,
keik fakat derin derin nefes alıyor bir taraftanda küfrediyordu, arkasından Cengiz Belgine iyice kökleyerek amına akmaya başladı,
sıra bana gelmişti bir iki defa daha Belginin götüne kökledikten sonra açılan yarrağımın ucundan döllerim
Belginin götünün derinliklerine akmaya başladı, Cengizi duşta ilk sfer siktiğim deki gibi tamamını akıtmayacaktım,
elimle yarrağımı kavrayıp köküne bastırdım ve akmayı kesip yarrağımı Belgin’in götünden çıkardım sonra koltuğa çıkıp Cengizin ağzına yaklaştırdım ve hadi em yarrağımı ibne dedim,
Cengiz Belginin götünden çıkmış yarrağımı büyük bir zevkle emmeye başladı, Belgin hala Cengizin üstündeydi saçlarından tutup kafasını çevirdim ve Cengizin ağzından çıkardığım yarrağımı bu sefer Belgine emdirmeye başladım,
şimdi bir Cengize bir Belgine emdiriyordum,
en sonunda Belginin ağzından çıkarp Cengizin ağzına verdim ve kalan döllerimi boğazından aşşağıya akıtmaya başaldım, bacaklarım titriyordu, yine hiç bir damlasını ziyan etmedi ve hepsini yuttu, Cengizin ağzından çıktıktan sonra
Ayçaya doğru dönüp işte kocan olacak ibnenin neşesini yerine getiren buydu deyip yarrağımı sallaya sallaya içeriye banyoya yöneldim….
Saf Kocam
Elimdeki paketlere inanmaz gözlerle bakıyordum. Karşı koltukta kızkardeşim de kucağındaki paketlerle aynı vaziyetteydi. Bakıştık. Yanımda oturan kocam da bir bana, bir kardeşime bakıyor, tepkilerimizi bekliyordu.
Bir elimle siyah jartiyer takımını, diğer elimle kırmızı, şeffaf beybidolü kaldırarak Lale’ye gösterdim. O da kocamın ona aldığı şık, önleri, yanları açık külotlu çorap paketini kaldırarak bana gösterdi.
-“Hasan? Bunları sen mi aldın bize? Sen mi seçtin?” diyebildim.
Şaşkındım. Çünkü ondan hiç beklemediğim bir şeydi bu seksi iç çamaşırlarını hediye olarak alması… Hadi ben neyse, baldızına da aynı şekilde seks oyuncağı gibi önü ardı açık külotlu çorap seçmesi? Yanında bir paket daha… Ateş kırmızısı incecik bir kombinezon… Kocam yutkundu. Kıvrandı.
-“Hadi söylesene canım… Sen mi seçtin diyorum sana?” diye üsteledim.
-“Ya, sen dediydin ya, doğum günümde hediye isterim diye… Ben de bi türlü hediye bulamadım. Mühendis beyle konuşurken ona danıştım ne alayım diye… Kredi kartını verdim, internetten bunları alıvermiş. Bugün kargo getirdi. Ne oldu, beğenmedn mi Gülüm?”
Evleneli üç sene olmuştu bu saftirik kocamla… Köyde ilk çıktığım oğlan kızlığımı bozup, ikincisi de patlak diye ortada bırakınca ne yapacağımı şaşırmıştım. Beni istemeye gelen Hasan’ın saflığını görünce, ailesine can havliyle he deyiverdim.
Biz kadınlar şeytanın kıç bacağıyızdır. Bir yolunu bulur, bu saf adama patlak lastiği yuttururum diye düşündüm, öyle de oldu. “Ah”larla, “Oy anam”larla, inlemelerle, uğraştıra uğraştıra, sonunda “acıdan” bağırarak amıma aldım kocamın sikini…
Zavallı saf kocam, gerdek gecesinin sabahı uyandığında çarşaftaki, donumdaki birkaç damla kanın benim kızlık zarımdan geldiğini zannetti. Gururdan kabararak, sevine sevine anasına götürdü çarşafı…
Bir iki gün parmağımdaki kesikle plasterle dolaştım ama, benim de içim rahat etti. Eh, siki de fena sayılmazdı kocamın, iri yarı bedeniyle orantılıydı… Hem saflığı, hem koca siki piyango olmuştu bana…
Fakat tek şikayetim, nerde, ne konuşulacağını, nasıl davranılacağını bilmeyen safın teki olmasıydı. Kaç kere markette kanatlı orkid istedi koca sesiyle, eczanede kaput… Rezil olduydum.
-“Kanatsız var bilader, olmaz mı?” diye dalga geçen kasiyere,
-“Olmaz… Hanım kanatlı istedi, kanatlı olacak, ona göre…” deyiverince yerin dibine geçtim o gün… Bir daha da beraber alışverişe gitmedim kocamla…
İpini nereye çeksem oraya gider, ben ne istesem yapmaya çalışırdı. Sırf o koca sikiyle altına yatırıp beni istediğim gibi düdüklemesinin hatırına katlanıyordum saflıklarına… Dağın eteğindeki maden şirketinde gece bekçiliği yapıyordu, başka iş gelmezdi elinden…
Şimdi de elin adamıyla, mühendis beyiyle beraber karısına ve baldızına seksi iç çamaşırları, jartiyerler, külotlu çoraplar, beybidoller alıvermişti. Hay Allah… Adam neler düşünmüştür kimbilir… Yanaklarımın kızardığını hissediyordum.
Kocamın yanına, onu almaya gittiğimde daha önce görmüştüm adamı… Yakışıklı, şeytan gibi bir şeydi. Kocam ve benimle konuşurken gözleri baştan aşağı süzmüştü beni… İçim bir hoş olmuştu o bakarken…
Yine şeytan dürttü. Kocama,
-“Eee? Ne kadar kabasın Hasan? Madem doğum günüm olduğunu söyledin, adamı davet etseydin ya…” dedim. Hemen atıldı,
-“İyi olur valla Gül… Adam evli bekar zavallı… Karısı Ankara’daymış. O burada bir başına… Benim de aklıma geldi ya, sana bir sorayım dedim önce… Kızarsın falan…”
Ödü patlardı ben kızarım diye… O cüssesiyle, koca sikiyle kılıbığın tekiydi saf kocam… Bir tek üstümde beni pompalarken sonlara doğru, boşalmaya yakın aslan kesilir, içimi yarardı gidip gelirken…
-“Niye kızayım canım?” dedim. Kızkardeşime göz atarak, “Baksana ne güzel hediyeler seçmiş bize… Hadi telefon aç da gelsin akşama… Nasıl olsa izinlisin, hem kafa çekersiniz erkek erkeğe, eğlendiririz adamcağızı… Hem baldızın da yalnız kalmaz, onun için de iyi olur.”
-“Ne iyi olur Gül… Dur ben telefon açıvereyim mühendis beye, akşam gelsin.”diyerek holdeki telefona koştu. Kardeşim oturduğu yerden eniştesini kollayarak alçak sesle,
-“Eh ablaa…” dedi. “Ne şeytanlık peşindesin yine kız orospu?”
Kardeşimdi, sırdaşımdı. Köyde beni ilk siken oğlanla işimizi görürken gözcülük yapardı basılmayalım diye… Ben korulukta, çimenlerin üstüne yatmış, sevgilim şalvarımı sıyırıp bacaklarımın arasında gidip gelirken kardeşim de az ilerde, başımızda beklerdi.
Gelen olursa haber verecek güya hesapta… Sırtını ağaca verir, eli şalvarının içinde bizi gözlerdi azgın orospu ya, olsun o kadar… Ne de olsa aynı fabrikanın malıydık. O benim, ben onun her şeyimizi bilirdik.
-“Dur kız, karışma…” dedim kardeşime, gülerek… “Eniştenin Mühendis beyini görsen, senin de dibin düşer şıllık… Baksana neler almış bize… Sana ayrı, bana ayrı… Bir gelsin de hele… Bakalım, hangimize düşerse…” O da güldü,
-“Utanmadan akşam gelsin seni becersin diye kocana çağırttırıyosun herifi bir de… Yakışıklı mı adam kız abla?”
-“Off… Dalyan gibi adam Lale… Ne seni siken kırıklara, ne boşandığın iktidarsız kocana benzer. Akşam içki içer enişten, iki dublede kafayı bulur… Bu arada herifi yoklarız bakalım kısmette varsa… Bize beğendiği bu hediyeleri giyeriz tamam mı?”
-“Tamam abla da… Benden yana sorun yok, ne istersen yaparım. Ama eniştem var?”
-“Merak etme sen… İkimiz bir olur, eniştenin ağzından girer, burnundan çıkarız. Bizi böyle görünce dayanacak erkek olmaz kızım… Sen eniştene yavşarsın, dibi düşer. O baldızıyla uğraşırken ben mühendise yazılırım. Ama mühendis önce beni sikecek, ona göre… Benden önce herifin altına yatarsan gebertirim seni…”
Biz fısır fısır konuşurken kocam girdi içeriye… Ellerini iki yana açtı, kırılmış bir sesle,
-“Mühendis bey gelemem, zahmet veremem diyo. Bi de sen arasan ya Gülüm… Zahmet olmaz deyiversene…”
Pek severdi mühendisi… Koruyup kollarmış şirketin içinde kocamı… Bir iki beladan da sıyırıvermiş. Tamam diyerek hole gittim, telefonun tekrar arama tuşuna basıp kıymetli mühendisimize telefon açtım. Anında açıp cevap verdi,
-“Ya, gelemem dedim ya Hasan…” dedi tok erkek sesiyle… Numarayı görünce kocam tekrar aradı zannetti herhalde…
-“Benim Murat bey…” dedim sesimi ballandırarak, işveli işveli… “Siz gelmem deyince kocam aramamı söyledi. Belki ben ararsam gelmeye razı olurmuşsunuz…”
-“Ya, zahmet vermeseydik Gül hanım…” dedi.
-“Zahmet ne demek Murat bey? Başımın üstünde yeriniz var. Gelmezseniz darılırız valla…” dedim. Başım da laf mı, amımın üstünde yerin var yakışıklı piç… Sonra da sesimi alçaltarak ilave ettim, “Hem o kadar bizi düşünmüşsünüz, hediye beğenmişsiniz bize…”
Durakladı. Fısıltıya dönüşen, boğuklaşan, mahremleşen sesimden onu nasıl istediğimi anlatabilmiş miydim acaba? O da aynı tonda cevapladı beni,
“Yaa… Kocan söyledi mi benim seçtiğimi? Tembihlemiştim oysa söyleme diye… Neyse… Beğendin mi bari?”
Sizli bizli konuşmayı bırakmış, sen diye hitap ediyordu artık… Telefonda bir nefes koyuverdim, kulağına nefesimi üflemiş gibi,
“Çok, çok beğendim. Kızkardeşim de beğendi. Epey zevkliymişsin… Bedenlerimizi de iyi tahmin etmişsin, tam uyanlarını almışsın”
Sustum. Bir an sessizlik oldu. Bahse girerim gözünün önünde benim bedenim vardı zamparanın… Mutlaka benim için aldığı jartiyeri giydiriyordu bedenime hayalinde… Birbirimizin nefes alış verişlerimizi duyuyorduk sadece… Kasıklarım yanmaya başlamıştı ki, sonunda konuştu,
-“Gelirim Gül… Ama bir şartla…”
-“Neymiş şartın?”
-“Sap gibi, kocanla erkek erkeğe oturup içmek sıkıntılı… Ne sohbeti yaparım ki onunla? Ama sen de, kızkardeşin de yanımızda içerseniz gelirim.” Sesi bile okşar, siker gibiydi adamın… İçim gıcıklandı. Ben kocamı içirip sarhoş etmeyi planlarken, o da bizi içirmeyi düşünüyordu. Güldüm,
-“Tamam. Peki…” dedim. İlave ettim, üstüne basa basa, tane tane konuştum, “Yeter ki sen gel. İçeriz, ne istersen yaparız. Hem…” Sustum.
-“Hem? Söylesene… Hem ne?” Bir solukta söyleyiverdim diyeceğimi,
-“Senin seçtiğin hediyeleri giyer bakarız belki kızkardeşimle… Üstümüze olmuş mu, yakışmış mı? Zevk sahibisin, bize fikir verirsin.”
Cevabını beklemeden telefonu kapatıverdim. İçim kıpır kıpır olmuştu bir anda… Adam benim ne azgın orospu olduğumu, ne yarak delisi olduğumu anlamıştır artık… Anlamaması için kocam gibi aptal olması lazımdı.
İçeriye gittim. Kocamla Lale koltukta dip dibe oturmuşlar, Lale’nin açtığı paketten çıkan dantel tanga külodu inceliyorlardı birlikte… Ben içeri girince Lale, eniştesinin kucağındaki elini hızla çekti gibi geldi bana… Yüzü kızarmıştı şeytanın…
Baktım, kocamın siki de kabarmış, salatalık gibi olmuş pantolonun altında… Oynaşıyorlardı, daha doğrusu şıllık kardeşim kocamla oynaşıyordu herhalde… Kaç zamandır erkeksizdi zavallı, sikilmiyordu. Eniştesine yavşama işine şimdiden başlamıştı. Görmezden geldim, aldırmadım. Akşamın heyecanı basmıştı beni,
-“Tamam Hasan. Akşam Murat gelecek. Hadi Lale, biz hazırlık yapmaya başlayalım. Enişten de gidip akşama içecek bir şeyler, rakı falan alıversin…” dedim.
Hazırlık yapmaya başladık. Birkaç meze, yemek, salata filan… Masayı kurduk. Sonra yemek saatine yakın yatak odasına gidip kendimiz hazırlandık. Nişanlıyken Hasan’ı delirtmek için aldırdığım, o zamandan beri giymeye fırsat bulamadığım açık saçık giysileri çıkardım. Kasabada giyilcek şeyler değildi hepsi de… Bazen akşamları Hasan’a giyerdim azdırmak için, daha güzel siksin diye…
İkimiz de soyunduk ne varsa çıplacık kaldık. Göçmen güzeli sarışın annenin kızlarıydık. Bembeyaz tenimiz, sarı uzun saçlarımızla, yuvarlacık bedenlerimizle afet gibiydik. Benim üçgen kurabiye gibi, kaymak gibi kılsızdı. Lale’ninki sikilmeyeli bakımsız kalmış, kıllanmıştı biraz… Fırçaladım,
-“Ne bu halin kızım? Enişten kaymak sever. Git banyoya, şunları temizle gel… İkisi de amcığın kıllı diye seni sikmezlerse görürsün sen..”
O banyoya koştururken ben içime külot giymeden beyaz, daracık bir tayt giydim. Üstüme askılı, dekolte bir bluz… Lale ile aynı bedendik, ona da epeyce kısa, mini bir etek, memelerini meydana çıkaran daracık bir gömlek seçtim…
Banyoda işi bitip gelince o da çabucak giyindi. Biraz abartılı bir makyaj yaptık. Onca dekolteye, mini eteğe rağmen, yine de yaşadığımız köy irisi kasaba alışkanlığı, başımızda kırmızı ipek eşarplar…
Yabancı erkek gelecek ya… “Bizim gelin bizden kaçar, başını örter götünü açar” deyimindeki gibi… Benim dar beyaz tayt külotsuz amımı yumruk gibi meydana çıkarmış. Lale’nin güzel, peynir gibi bacaklar siyah mini eteğiyle kontrast oluşturmuş, olduğu gibi meydanda… Ama başımız kapalı…
Kocamla beraber gelen mühendisi bu vaziyette karşıladık. Kapıda kalakaldılar bizi o vaziyette görünce… Hayranlıkla bakıyorlardı. Kikirdeyerek içeri aldık ikisini de… Murat’ın elinden getirdiği viski şişesini aldım. Mühendiste binbir iltifat…
-“Bu ne güzellik hanımlar? Manken gibi olmuşsunuz ikiniz de… Harikasınız…” deyip duruyordu ikide bir…
-“Evin içindeyiz Murat bey…” dedim. “Dışarıya giydiğimiz gibi manto, uzun etekle oturacak halimiz yok ya… Hem bugün doğum günüm benim, biraz süslenelim, eğlenelim dedik kızkardeşimle…”
Masaya oturduk. Erkeklere hizmet ediyorduk iki kardeş… Başımızda aynı renk kırmızı eşarp, altımızda mini etekle, taytla kırıta kırıta mutfağa gidip geliyor, içkilerini dolduruyor, onlarla beraber yiyip içiyorduk.
Erkeklerin keyfi yerindeydi. Hangimizin memesine, hangimizin kıçına başına bakacaklarını şaşırmış gibilerdi. Sonunda pastayı getirdik sehpaya… Kırmızı rujlu dolgun dudaklarımı o şeklinde yapıp mumları üflerken mühendisi kesiyordum bir yandan da… Ağzı açık dudaklarıma, mumları üflemek için sehpaya eğilince ucuna kadar ortaya çıkan koca memelerime bakıp duruyor, yalanıyordu.
Viskiler içildi. Başlar dönmeye, çakırkeyif olmaya başladık hepimiz… Müzik setinde çalıp duran müzik güzeldi. Ben Hasan’ı kaldırdım dans etmesi için, dürtmeden aklına gelmezdi böyle şeyler…
Bizi gören Murat da kibarca Lale’yi elinden tutup dansa kaldırdı. Dördümüz dans etmeye, geniş salonun içinde dönmeye başladık. Murat ile Lale birbirlerine iyice sarıldılar. Kasıkları yapışık gibi, dans edip duruyorlardı. Gözüm sık sık onlara kayıyordu. Bense kocamı zor idare ediyordum. Dediğim gibi içkiyle arası iyi olmayan Hasan çabuk kafayı bulmuştu.
Bir sonraki parçada eş değiştirdik. Ben Murat ile dans etmeye başladım. Kalkmış erkekliği bu kez benim taytıma dokunuyordu hareket ettikçe… Bayılıyordum. Kollarının arasında içmesem bile zevkten sarhoş olurdum eminim. Ateş bastı, başımdaki eşarbı çıkarıp attım. Saçlarım dağılmış, yüzüm yanaklarım yanıyordu.
-“Kardeşimi beğendin mi?” diye sordum kulağına fısıldayarak… Belime daha sıkı sarılıp kendine çekti,
-“Çok beğendim… Harika…” dedi boynuma nefesini bırakırken… İnledim, ben de ona sarıldım.
-“İster misin onu?” dedim.
-“Evet… Çok…” Kasıklarımı sertliğine bastırdım,
-“Ama onu istiyorsan, önce ben varım. Beni sikmen lazım…” diyerek belimi saran elini tuttum, taytımın üzerinden geniş kalçalarımı okşattırdım. Baldızıyla sarmaş dolaş dönüp duran kocamdan tarafa baktı biraz tedirgin…
-“Kocan?” dedi, sanki çok umursuyor gibi…
-“Aldırma sen ona…” dedim. “Onun aklı baldızında şimdi… Sen içinden ne geliyorsa yap… Sikmek istiyorsan sik… Beni de… Kardeşimi de… Bak külot giymedim altıma… Senin için… Elle bak…”
Kulağımın içinde inleyerek pençelerini kalçalarıma geçirdi, kendine çekti beni… Güya dans ediyordu, taş gibi olmuş sikini kabarmış amıma sürtmekten başka bir şey yapmıyordu oysa…
Başımı çevirip bizimkilere baktım. Lale de benden farksızdı. Eniştesine sımsıkı sarılmış, boynunda asılı gibi duruyordu. Hareket edip döndükçe geniş kalçaları iki top gibi kıvrılıyor, mini eteği savruluyordu.
Yorulunca oturduk, sohbet etmeye başladık. Sarhoş olan kocamın dili peltekleşmeye başlamıştı. Sohbet üçümüz arasında dönüyordu. Orospu kardeşim bacaklarını aralamış, kendini mühendise pazarlamaya başlamıştı bile… Tanga külodunu ben de görebiliyordum. Adamın azması doğaldı.
-“Ben üstümü değiştireyim” diyerek kalktım, yatak odasına gittim.
Soyunup kırmızı beybidolü, dantel jartiyeri, dantelli jartiyer çorabını giydim. Rujumu tazeleyip tekrar içeriye gittiğimde kızkardeşim iki erkeğin arasında kalmıştı. Murat çorabın üzerinden bacaklarına ve eteğin altına dalmış karıştırıp duruyor, eniştesi de bluzu zorlayan memelerini okşuyordu.
-“Oo… Kolay gelsin. Bakıyorum malı götürüyorsunuz” dedim gülerek… Yanlarına oturdum.
Kızkardeşimle uğraşmaya öylesine dalmışlardı ki, beni gözleri görmemişti sanırım. Biraz buruldum doğrusu… Gözleri zevkten kayan, inleyip duran Lale daha fazla dayanamadı iki erkeğin arasında okşanıp koklanmaya… Kendini ellerinden kurtardı, kalkıp mutfağa gitti. Ardından da Murat…
Ne yapmaya gittikleri o denli belliydi ki… Arkalarından kıskançlıkla baktım. Yarı sarhoş bana sarılmaya çalışan kocama, yarı açık gözlerine baktım. Eğilip dudaklarını öptüm. Eline viski kadehini tutuşturup,
-“Ben de gidip buz getireyim kocacım” dedim, kalktım, mutfağa yöneldim. Mutfak kapısına sessizce yanaşıp içeriye baktım. Benimkiler işe başlamışlardı bile… Kendimi göstermeden yaramazları izlemeye başladım.
Kızkardeşim elinde su bardağıyla tezgaha dönük duruyordu. Mühendis de arkasına geçmiş, önünü onun diri kalçalarına dayamıştı. Elleri bluzun üstünden altından memelerini yoğuruyor, boynunu öpüyor, yalıyordu durmadan… Kardeşim iyice zevke geldi, başını arkaya attı, inleyerek,
-”Hadi Murat, durma, sik beni…” dedi.
Murat kendine çevirdi kardeşimi… Omuzlarından tutup önünde çömeltti. Pantolonun kemerini açıp indirdi, taş gibi sertleşmiş sikini ağzına dayadı. Lale çılgınca öpüp yalamaya başladı mühendisin aletini… Yalıyor, emiyor, kalçalarından tutup kendine çekiyor, alabildiğince ağzına sokmaya çalışıyordu.
Sonunda Murat dayanamadı, sikini azgın kardeşimin ağzından kurtarıp ayağa kaldırdı. Çevirip mutfak tezgahına domalttı kızı… Eteğin altından bacaklarını okşaya okşaya altındaki tanga külodu sıyırdı, çıkardı. Arkadan ıslak amına bir hamlede geçirdi sikini…
-“Ohhh…” diye inledi kızkardeşim… “Özlemişim bunu… Devam et…”
Çılgınca sikiyordu kardeşimi… Durmadan pompalıyor, taşakları amına şak şak sesler çıkararak vuruyordu. Durup kendine çevirdi, bacaklarını aralayıp ayakta sikmeye başladı. Bluzun altından memelerini avuçluyor, yalayıp yutuyordu kardeşimi…
Ben onlara bakarken bir yandan da amımı avuçluyordum. Islanmıştım, sularım akıyordu. Yakışıklı mühendisin dar kalçaları kızkardeşimin bacaklarının arasında ileri geri çalışırken öyle güzel görüntü veriyordu ki… Canlı porno izliyordum.
Murat sonunda Lale’nin amına fışkırtarak boşaldı. Lale de boynuna sarılıp kendinden geçti. Gözleri kaymış, bayılacak hale gelmişti orgazm olurken… Murat ayak bileklerine kaymış pantolonunu yukarıya çekip toplanırken ben de yanlarına gittim. Gülerek Murat’ın fermuarını yukarıya çekerken dudaklarını öptüm,
-“Yaramazlar sizi…” dedim. “Beni sikmeden kızkardeşime boşalmak var mı? Nasıl anlaştık seninle?”
Murat bana sarıldı sımsıkı, kendine yapıştırdı, vahşice dudaklarımı öptü. Zorlukla kurtuldum elinden,
“Hadi sen içeriye git, Lale de hediyelerimizi giysin, yanınıza geliriz.”
Murat içeriye gitti. Ben de kardeşimin mini eteğini kaldırıp çıplak kıçına bir tokat attım,
-“Orospu kardeşim benim… Murat’ın yarağını benden önce yedin, muradına erdin. Hadi şu külodunu al yerden de gidip giyin. Bir an önce ben de sikilmek istiyorum.” diyerek yatak odasına gönderdim kızı… Holdeki aynada kendime çeki düzen verip erkeklerin yanına gittim.
Koltukta oturmuş konuşuyorlardı. Beni görünce gözleri parladı ikisinin de… Hediye gelen alev kırmızısı beybidol, siyah şeffaf tanga külot, sütyen, jartiyer ve çoraplar… Önce Murat, sonra ona bakarak kocam kadeh kaldırdı şerefime… Yanlarına gittim,
-“Nasıl? Güzel olmuş muyum Hasanım?” dedim. Elini sikine atmış, bastırmaya çalışıyordu kocam… Kekeledi,
-“Çok, çok güzel olmuşsun Gül…” dedi.
Boynundan tutup kendime çektim. O da sıktığım parfümün kokusunu ciğerlerine çekti. Murat’ın yanımızda olduğunu, bana sikecek gibi baktığını görmüyordu bile… Alkolün verdiği sarhoşluk bir yandan… Karısını yarı çıplak görmek bir yandan… Murat ise gözlerini ayırmıyordu benden…
-“Çıkarayım mı bunları Hasan? Beni çıplak görmek ister misin?” dedim işveli işveli… İyice tahrik olmuştu, homurdanarak,
-“Çıkar…” dedi. “Ben çıkarayım istersen…”
-“Murat da çıkarsın mı kocacım?”
-“Çıkarsın…” dedi kıvranarak… Ben de karşılarında kıvıra kıvıra beybidolü çıkardım yavaş hareketlerle… Sonra kocama,
-“Hadi kocacım… Sen sütyenimi çıkar. Murat da külodumu çıkarsın.”
Eğildim. Kocam titreyen elleriyle sütyenimin kopçasını açtı. Dudaklarından öptüm, sonra başını kendime çekip burnunu memelerimin arasına gömdüm. Çıplak memelerimi avuçlayıp sıktı, uçlarını yaladı. Zevkle inledim,
-“Ohhh… Çok güzel Hasan… Mmmm… Şimdi de sıra Murat’da… O da külodumu çıkaracak…” diyerek Murat’a döndüm.
Murat’ın önüne geçtim. Ellerim belimde, bekledim. Murat okşaya okşaya tanga külodumun iki yanından tutup çıkardı, bacaklarımdan aşağıya sıyırdı. Omuzlarına tutunup dizlerimi kaldırdım. Külodumu çıkarmasına yardım ettim.
Yeni traş ettiğim, kılsız amcığım gözlerinin, burnunun dibindeydi. Gözleri parlayarak amıma, kabarmış dudaklarına bakıyordu. Kocamın yanında hem de… Öyle tahrik olmuştum ki… Suyum akıyordu. Saçlarını parmaklarımın arasına geçirip kendime çektim. İnleyerek,
-“Öp onu Murat… Yala…” dedim. Kocama döndüm, “Hasanım, mühendis bey amımı yalasın mı aşkım? İzin veriyor musun?”
-“Ohhh… Yalasın… Amını yalasın Gül… Abim o benim… Her yerini yalasın…”
-“Hadi sen de memelerimi yala aşkım…”
İki erkek de emirlerimi yerine getirdi. Murat başını kasıklarıma götürüp amcığımın çevresine öpücükler kondururken, kocam da oturduğu yerden kalkıp memelerime yumuldu.
Aynı anda her yerimden zevk alıyordum. İnlemeye başladım. Murat dilini am dudaklarımın arasına kaydırdı. Islak ve sıcak dil klitorisimi yalamaya başladığında kendimden geçtim.
Az sonra Lale geldi yanımıza… Üstünde memelerini sımsıkı saran, meydanda bırakan siyah askılı bir bluz… Belinde minicik tülden bir etek… İçinde hediye gelen önü arkası yanları açık külotlu çorap… Ayağında yüksek topuklu lame ev terlikleri…
Kırıta kırıta geldi yanımıza… Murat yan gözle kızkardeşimi izlerken bir yandan da benimle, amımı yalamakla meşgüldü. Kocam memelerimi yalamayı bırakmış, açık ağızla baldızına bakıp kalmıştı. Alık alık, fakat şehvetle bakıyordu.
Yabancı bir erkek yanıbaşında karısının amcığını yalarken kocamın gözü baldızından başkasını görmüyordu. Kardeşim buğulu bir sesle,
-“Enişte? Çok mu açık giymişim?” Hasan kekeledi,
-“Çok…” Yutkundu. “Çok açık… Giymişsin…”
-“Ama eniştee… Bugün ablamın doğum günü yaa…”
Dudaklarını büzmüş, lolita gibi şımarık bir edayla tül eteğini kaldırmış, eniştemin burnuna dayamıştı külotlu çorabın önünde bembeyaz parlayan amcığını… Kocamın elini tuttu, amına götürdü, avuçlattırdı,
-“Eniştecim… Beni ister misin? Baldızını siker misin eniştem? Bak, amım nasıl sulanmış, elle elle…”
Kocam bir baldızının amına, bir bana bakıyordu. Mühendisinin yanıbaşında amını yaladığı karısına… Orospu kardeşim kocamın başını tutup kendi amına çevirdi, kendine çekti. Burnunu ıslak amına dayadı. Kocam kendinden geçmişti adeta… Gözleri yarı kapanmıştı zevkten… Eli kabarmış önünden ayrılmıyordu. Kardeşimin amını yalarken eli sikinde, okşayıp duruyordu.
Lale kocamı bırakıp odanın ortasına geldi. Bizim duymadığımız bir müziğin ritmine uyar gibi sallanarak yavaş hareketlerle striptiz yapıyordu adeta…
Daracık bluzunu sıyırıp başından çıkardı attı… Tül eteği sıyırdı, ayaklarından silkeleyerek attı. Üstünde sadece özel külotlu çorap ve topuklu terlikler kalmıştı. Gözleri kapalı vaziyette, elleriyle bedenini, uçları kabarmış iri memelerini okşayıp durdu, kıvrandı ayakta… Sonra da gelip eniştesinin elini tuttu, kaldırıp ortaya çekti.
-“Gel enişte… Beni istiyorsan al… Dayancak halim kalmadı artık… Hadi sik beni…”
Yere, tüylü halının üzerine uzandı sırt üstü… Çoraplı bacaklarını ayırdı. Önü açık külotlu çorabın ortasında beyaz teni ve merkezde pembecik dudaklarını açmış ıslak amı meydandaydı. Bacaklarını aralayıp davetkar bir şekilde bacak içlerini okşaya okşaya eniştesini bekledi.
Kocam kendinden geçmiş, hipnotize olmuş gibiydi. Gözü o ıslak pembelikteydi. Lale yerde kıvranıp inleyince kendine geldi. Hızla üstünde ne varsa fıydırtıp attı. Bacaklarının arasında o ezberlediğim kalın siki dimdik duruyordu.
Diz çöküp kızkardeşimin ikiye ayrılmış, sikilmeyi bekleyen bacaklarının arasında yerini aldı ve bir anda o koca sikini hoyratça kardeşimin amına gömdü.
-“Aahhh…” diye inleyerek boynuna sarıldı eniştesinin… “Eniştee… Canım yandı… Sikin çok büyükmüş… İçimi yardın… Amım yarıldı eniştem… Offff…”
Onların sikişmesini görünce ben de kendime geldim. Önünde diz çöktüm, Murat’ın sikini ağzıma aldım. Somura somura yalamaya emmeye başladım. Saçlarımı tutuyor, kendine çekiyor, ağzımı sikip duruyordu.
-“Yeter, bırak yarrağımı emmeyi, bitirdin beni orospu…” diyerek saçımdan çekti, kaldırdı beni… Koltuğun üzerinde domalttı.
Kocamın yanında orospu diye aşağılaması öyle tahrik etmişti ki beni… Kalçamı geriye atarak heyecanla bekledim erkeğimi… Bacaklarımı tutup biraz ayırdı. Ben sikini beklerken dili geldi önce… Islak dili istekle, şehvetle bekleyen am dudaklarımın arasında dolaştı. Yukarıya çıktı, minik deliğimin kenarlarını, büzüğümü yaladı. Zevkten kıvranıyor, inliyordum. Öyle zevk veriyordu ki…
Odanın içinde benim ve Lale’nin şehvetli inlemelerimiz, erkeklerin boğuk nefes alışverişleri duyuluyordu. Kocam her zaman sevişmeye başlar başlamaz koca sikini amıma kökleyip zevk almaya başlar, ben ancak kalın yarak içimde gidip gelmeye başladıktan sonra ıslanırdım.
Oysa bu gece katıksız zevk denizinde yüzüyordum. Amımda, göt deliğimde dolaşan sikicimin dili, ıslak parmakları öldürüyordu beni… Sonra kalktı, dilinin yerine sikini geçirdi. Başıyla sular fışkıran amımı okşayıp sürttü önce, sonra da bir anda amıma kökledi. Belimden tutup hırsla gidip gelmeye başladı. Zevk suyum bacak içlerimden süzülüyor, jartiyer çorabımı ıslatıyordu. Başımı koltuğun koluna koymuş, dizlerim koltuğun üzerinde sikilip duruyordum.
Kocam da baldızını, benim azgın kardeşimi sikiyordu yerde, halının üzerinde… Koca yarak sürekli amına girip çıkıyordu kızın, sürekli orgazm halindeydi… Kolları bacakları kocamın altında kukla gibi sallanıp duruyor, zevkten ölecek hale geliyordu. Eniştesi tüm sarhoşluğuna rağmen hayvani içgüdülerinin emirlerini yerine getiriyor, dişisini döllemek için çalışıyordu.
Murat amımdan çıkardı sikini, arkama sokmaya çalıştı. Girmedi, inledim, bağırdım. Her nasılsa kocam o hengamenin içinde sesimi duymuş,
-“Yapma mühendis bey, karımı götünden sikme… Hem günah, hem canı yanar…” diye seslendi. Bu kez ben tersledim kocamı,
-“Karışma sen aptal herif… Bırak, ne yapmak istiyorsa yapsın…” diye hırladım.
Her zamanki gibi fırçamı yiyince tırstı koca hayvan… Önüne döndü, kardeşimi pompalamaya devam etti sanki hiçbir şey olmamış gibi…
Bir zaman göt deliğimle uğraştı mühendis… Yaladı, emdi, ıslattı… Sikini tükürükleyip kayganlaştırdı iyice, öyle sokabildi götümün deliğine… Dişimi sıkıp acının geçmesini bekledim. Biraz gidip geldi, hevesini aldı, sonra da tekrar amıma döndü.
Zevkten deliriyordum. Biraz sonra ben sikini tutup zevkten deliği iyice açılan arkama soktum. Ön, arka derken ben birkaç kez orgazm oldum. Sonunda o da çıkarıp ağzıma soktu sikini, spermlerini boşalttı, yutturdu.
Kendime geldiğimde kocam sırt üstü yere devrilmiş, kollar bacaklar iki yanda, sızmış yatıyordu. Siki inmiş, ölgün ölgün yatıyordu bacaklarının arasında… Kızkardeşim bize bakıyordu amını avuçlayarak… Murat kalkıp yanına gitti. Sikini kardeşimin ağzına verdi. Az sonra yine aynı sertliği bulmuştu siki… Bana döndü,
-“Bana bal getirsene Gül…” dedi.
Kalktım, gidip mutfaktan bal kavanozunu getirdim. Ne yapacak diye merak ederek uzattım. Elimi öperek kavanozu aldı, açıp kardeşimin göğüslerine, karnına, amına akıttı. Eğilip amını yalamaya, balları eme yalaya temizlemeye başladı.
Lale kıvranıp duruyordu altında… Amını bitirip yukarıya çıktı balları yalaya yalaya… En son memelerindeki balları yalarken sikini amına gömdü. Bir yandan eğilip yalıyor, bir yandan amını pompalıyordu.
Kızkardeşim yine yükselmeye başladı sikilirken… Bacaklarını beline doluyor, altında çırpınıp duruyordu. Sonunda boşaldı kardeşim… Aygır herif önündeki taş gibi sikiyle bana yöneldi bu kez… Kaldırıp kucağına aldı. Yavaş yavaş indirip amıma girdi. Kucağında hoplata hoplata ayakta sikmeye başladı.
Duvara yasladı sikti, kaldırdı, odanın içinde gezdire gezdire kucağında sikti, diğer duvara dayadı, sikmeye devam etti. Kollarımı boynuna sarmış, zevkten geberiyordum. En son yere, kocamın yanına uzandı. İyice kabarıp damarları parmak gibi olmuş sikinin üzerine yerleştim, oturup kalkmaya başladım.
Mühendisin sikinin üzerinde çırpınıp dururken kocama çarptım bir iki kez… Gözlerini açtı. Başını kaldırıp bize baktı. Ben ara vermeden devam ediyordum. Elini kaldırıp çoraplı bacağımı okşadı gülerek… Zıpladıkça sallanan, hoplayan memelerimi tutmaya çalıştı.
Murat da yatmaktan sıkılmış olmalı ki, kalktı, sikini içimden çıkarmadan yere yatırdı, pompalamaya başladı. Kocam kolunu başımın altına koymuş, omuzlarımı sararak destek olmaya çalışıyordu sikilen karısına…
Bir yandan Murat amcığımı pompalayıp dururken, bir yandan da kocamın memelerimi okşayan elleri bitirdi beni… Haykıra haykıra boşalmaya başladım. Arkamdan Murat da geldi. Titreyerek, kasılarak orgazm olurken kocam da eğilmiş memelerimi yalıyor, uçlarını kemiriyordu. İkisi birden delirttiler beni… Bıraktıklarında yerde, deney kurbağası gibi kaslarım zevkten seyirip duruyordu.
Biz ölü gibi yatarken Murat kalkıp toparlandı. Tüm gece kanırta kanırta siktiği biz iki kardeşi, azgın orospuyu öptü. Giyinip çıktı. Yatağa nasıl gittiğimizi hatırlamıyorum.
Telefon çalıp beni uyandırdığında vakit öğleye yaklaşmıştı. Üzerimizde ne çorap, ne çamaşır kalmış… Üçümüz de çırılçıplak, yatakta sızıp kalmışız. Kocam ortada, biz iki yanda yatıyoruz. Murat, nasıl olduğumuzu soruyordu. Telefonun sesini hoparlöre aldım. Lale de başını kaldırmış, eniştesinin sikini okşaya okşaya bizi dinliyordu,
-“Nasıl olabiliriz Murat?” dedim. “Sikilmiş, yorgun, bitkin… Aygır herif… Bizi mahvettin dün gece… İkimizi de acımadan sikip attın.”
-“Suç bende değil bebeğim… Sizde… Orospu gibi giyinip beni tahrik etmeyecektiniz. Hak ettiğiniz gibi siktim sizi… Sesinden anladığım kadarıyla pek şikayetçi değilsin gibi?”
Mmmm… Yattığım yerde gerindim. Dün gece yaşadıklarım, aldığım korkunç zevkler gelmişti aklıma… Bu arada kocam da uyanmış, masum masum bizi dinliyordu. Dayanamadım, eğilip dudağından öptüm kocacığımı…
“Şikayetçi değilim canım. Çok mutluyum. En kısa zamanda gel, yine becer bizi… Bak, kocam da yanımızda şu anda, bizi dinliyor. Geldiğinde ikiniz birden sikeceksiniz beni… Canım aranızda tost olmak istiyor. Tamam mı?”
Hem ona, hem kocama soruyordum bu soruyu… Kocam sanki tost olmanın ne olduğunu anlamış gibi başını sallayarak onaylarken Murat da telefonda,
-“Tamam Gülüm, tamam… Sen nasıl istersen öyle sikerim seni… Kocanın yanında, kocanla beraber… Seksi kadın… Seni de Lale… İkinizi de seviyorum. İkinizi üst üste koyup öyle sikicem. Akşama bekleyin beni…” dedi.
Telefonu kapattım. Baktım bizimkiler oynaşıp duruyorlar. Ben Murat ile telefonda konuşurken, Lale kocamın sikini okşaya yalaya kaldırmayı başarmış, dikilitaş gibi havaya dikmişti. Benimse karnım acıkmış, açlıktan ölüyordum.
Kahvaltı hazırlamak için yataktan çırılçıplak kalkıp mutfağa giderken kızkardeşim çoktan eniştesinin kalkmış sikinin üstüne oturmuş, yaylanmaya başlamıştı bile…