AçĹlan ve yÄąrtÄąlan ayakkabÄąlarÄąmÄą tamir için bugĂźn akĹam saatlerinde ayakkabÄącÄąya gittim.MaksadÄąm ayakkabÄąlarÄą tamire bÄąrakÄąp pazara geçmekti. GittiÄim ayakkabÄącÄą, derme çatma bir kulĂźbede iĹini yapmaya çalÄąĹan ufak çapta bi tamirciydi. Bilenler bilir; Antalya ĂallÄąâda ki Opetin yanÄąndaki parkta iĹini yapan bir ayakkabÄącÄą bu bahsettiÄim. -ââSelamun Aleykum ââ diyip kulĂźbede oturan ihtiyar bir amca ve oÄluyla el sÄąkÄąĹÄąp selamlaĹtÄąm. ihtiyar amcadan bahsedeyim biraz; 70 yaĹÄąnÄą deviren, saçlarÄą beyazlamÄąĹ, ellleri titreyen(Parkinson nedeniyle sanÄąrÄąm) bastonlu bir amca kendisi. BahsettiÄim amca ben gelince ayaÄa kalkÄąp kulĂźbeden dÄąĹarÄą çĹktÄą, oÄluna ayakkabÄąlardaki sorunlarÄą anlattÄąm. Ben bunlarÄą anlatÄąrken gĂśzlerini Ăźzerime dikti ve çÜzĂźlmesini istediÄim bir bilmece soruyormuĹçasÄąna sĂśylediÄim her sĂśzĂź bĂźyĂźk bir ilgiyle takip etti. Daha sonra nasÄąl tamir edeceÄini kÄąsa ve anlamÄą açĹk birkaç kelimeyle cevap verdi. OÄlundan bahsedeyim biraz, çelimsiz, kÄąsa boylu, son derece soluk yĂźzlĂź bir adamdÄą, bir deri bir kemik kalmÄąĹtÄą ama daha gençti kendisi. Ne zamana hazÄąr olabileceklerini sordum. Acelem varsa istediÄim bir çiftini hemen Ĺimdi, acelesi yoksa tĂźmĂźnĂź yarÄąna hazÄąr edebileceÄini sĂśyledi. YarÄąn akĹam bu saatlerde gelir alÄąrÄąm diye anlaĹtÄąm adamla. Tam çĹkÄąyordum ki, ihtiyar amca; -ââBeyefendi sizden bir Ĺey rica edebilir miyim ?ââ diye seslendi Bende: - ââBuyur amcaââ dedim ihtiyar amca:- ââBugĂźn hiç iĹ yapamadÄąk, rica etsem Ăźcretinin bir kÄąsmÄąnÄą bÄąrakabilir misiniz?ââ diye sordu. O an, gerçekten kahroldum beyler. Ăcretinin ne kadar olduÄunu sordum,4 ayakkabÄą için 15 lira istedi.Bende pazardan alÄąĹveriĹ yapmak için ayÄąrdÄąÄÄąm 10 lirayÄą çĹkardÄąm, -ââĂcreti, ayakkabÄąlarÄą teslim alÄąrken Ăśdemeyi dĂźĹĂźndĂźÄĂźm için yanÄąma para almadÄąm, 10 lirayla da pazara gidecektim amca.ââ Dedim. Pazardan alacaÄÄąm 3 liralÄąk çÜkelekti beyler, oÄluna bakarak; 7 lirasÄąnÄą Ĺimdi versem, geri kalanÄąnÄą da yarÄąn getirsem olur mu ? dedim Adam elini cebine soktu 1 lira çĹktÄą beyler... BabasÄąna dĂśnĂźp sende var mÄą diye sordu. BabasÄąda; ''Bendede yok oÄlum'' dedi.. BaĹlarÄą eÄikti beyler.. Adam 10 lirayÄą alÄąp, Ĺurdan bozdurayÄąm ben hemen gelirim dedi. O an baĹÄąmdan aĹaÄÄą kaynar sular dĂśkĂźldĂź , ne yapacaÄÄąmÄą ne diyeceÄimi bilemedim.. Birkaç adÄąm atmadan seslendim adama, -Abi, pazar yarÄąnda var nasÄąl olsa, yarÄąn giderim para sizde kalsÄąn, yarÄąn da geri kalanÄąnÄą getiririm dedim. BabasÄą olmaz Ăśyle Ĺey,ayÄąp olur dediyse de, ben Ăźsteledim. HayÄąrlÄą iĹler, kolay gelsin diyip oradan ayrÄąldÄąm ve eve doÄru yĂźrĂźmeye baĹladÄąm. DĂśnĂźĹte evin yolu bitmedi, gĂśzĂźm yaĹardÄą baba ve oÄulun hallerine.. NasÄąl yardÄąm edebileceÄimi dĂźĹĂźndĂźm aklÄąma bir Ĺey gelmedi beyler.Bende Ăźniversite ĂśÄrenciyim neticesinde, ailemin durumuda çok iyi deÄil. AklÄąma buraya baĹlÄąk açarsam, belki birileri bu ayakkabÄącÄą abimizi ĂśÄrenir, bir iĹi varsa ona yaptÄąrÄąr, en azÄąndan az da olsa bi katkÄąm olur diye dĂźĹĂźndĂźm. Biraz uzun oldu ama yaĹadÄąÄÄąm olayÄą size aktarmak istedim. AyakkabÄącÄą abimiz bahsettiÄim gibi Antalya- ĂallÄąâda ki Opetin hemen yanÄąnda ki dolmuĹlarÄąn geçtiÄi havuzlu parkÄąn yanÄąnda ufak bir kulĂźbede.