The Stonewall Inn

oozey mess
he wasn't even looking at me and he found me
Fai_Ryy

shark vs the universe
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
icyghini twinkie
cherry valley forever
No title available
𓃗

roma★

Andulka

ellievsbear
Lint Roller? I Barely Know Her
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
RMH
almost home
Show & Tell
🪼
occasionally subtle
seen from Portugal

seen from Malaysia
seen from France
seen from Russia
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States
seen from Jamaica
seen from Spain

seen from Brazil
seen from Argentina

seen from Morocco

seen from Guyana
seen from Dominican Republic
@googl07
KARIMI BAŞKASIYLA HAYAL EDERKEN GERÇEK OLDU
fark ettim artık karımla sevişirken onun başka bir adamla seviştiğini hayal ediyor ve daha fazla tahrik oluyordum. İsimlerimizin önemi yok hikaye sitelerinde benzerlerini okuyup yaklaşık 2 yıldır hayalini kurduğum fantezim geçen hafta gerçekleşince bunu sizlerle paylaşmak istedim. Eşimle tanışıp 2 yıl arkadaşlık ettikten sonra nişanlandık ve ben askere gittim.4 yıl önce askerden döndüğümde önce emekli olup köye yerleşmek isteyen babamın işlettiği dükkanın işletmesini devraldım üç ay sonrada evlendik evlendiğimizde henüz ben 22 karım ise 19 yaşındaydı.
Bu arada size karımın o zamanki fiziğini tarif etmek istiyorum 163 boyunda 55 kilo civarında dalgalı sarı saçlı kar beyazı tenli çok güzel bir kadın olan karım beni hem evde hem de yatakta çok mutlu ediyordu
anlaşamadığımız hemen hemen hiçbir şey yoktu. Evliliğimizin ikinci yılında karım hamile kaldı hamileliği biraz problemli olduğundan doktorun uyarısı ile doğumdan sonraki döneme kadar yaklaşık 8 ay ilişkiye giremedik ve ne olduysa o dönemde oldu.
Bu sürede sürekli internetten porno sitelerde filmler izliyor erotik hikaye sitelerine giriyordum. Okuduğum hikayelerde nedenini bilemiyorum ama özellikle karısının başkasıyla sevişmelerini anlatanların hikayeleri hoşuma gidiyordu kıskanç bir adam olmama rağmen artık bende karımın başka adamlarla seviştiğini hayal eder olmuştum.
Doğum sonrası tekrar sevişmeye başladığımızda bu fantazilerin kafamdan gitmediğini Daha önce fiziğini tarif ettiğim ve şu anda 23 yaşında olan karım doğum sonrası 60 kilo civarında olmuştu ancak bu 5-6 kilo fazlası sadece irileşmesine rağmen kızımız emmediği için sarkmayıp dimdik duran büyük bir portakal şeklindeki göğüslerine ve irileşip çıkıklaşan yuvarlak hatlı kalçalarına yansımıştı.
Dar bir kazak giydiğinde kazağı yırtacakmış gibi duran göğüslerine ve özellikle dar etek yada pantolon giydiğinde yuvarlak yanakları belli olan çıkık kalçalarına sokakta erkeklerin dönüp dönüp imrenerek bakması hoşuma gidiyor beni adeta çıldırtıyordu. Eskiden giyimine dikkat etmesi için uyarırken artık dar pantolon yada kısa ve dar etekler giymesi için onu teşvik ediyordum.
Yaklaşık bir sene karıma hissettirmeden bu hayalleri kurduktan sonra bu fantezimi sevişirken onunla paylaşmaya başladım ilk önceleri bana aşırı tepki gösteren karımda zamanla buna alıştı ve sevişirken bana başka isimlerle hatta benim söylediğim tanıdığımız kişilerin isimleriyle hitap etmeye başladı.
Bir süre sonra artık ikimizde bu fantaziye ayak uydurup porno izliyor birbirimizi pornodakilerin yerine koyup sevişiyorduk.
Karım pornoları izledikçe bazı tabularını da yıkmaya başlamıştı önceleri istemese de artık kalçalarını minik arka deliğini yalamama zorlanmasına rağmen arada beni eritip bitiren iri kalçalarının arasındaki minik götünden sikmeme ve pek istemese de ağzına boşalmama izin veriyordu.
Zamanla buda yetmez olunca internette kamerayı açıp yüzümüzü göstermeden başkaları izlerken sevişmeye başladık kamera aracılığıyla da olsa karımın izlenmesi arzulanması ve bazı erkeklerin onu izlerken 31 çekmesi beni deli ediyordu.
İlk ve tek erkeği ben olduğumdan karıma bundan fazlasını teklif etmeye cesaretim yoktu zaten laf arasında ağzını aradığımda gerçek hayatta asla bir yabancıyla birlikte olmayacağını kesin bir dille söylemişti.
İşlettiğim dükkanda bitişik komşum olan 40 yaşlarında Vedat adında dul bir abimiz var olsun arada bir onunla yemeğe çıkıp bir iki kadeh içeriz. Bir akşam içkinin dozunu kaçırmıştık o esna da konu sexe kadınlara geldi alkolün etkisi ile Vedat kendisinin sikinin biraz büyük olduğunu ayrıca boşalmasının çok uzun sürdüğünü bu yüzden eski karısının arada başkalarıyla sevişmesine müsaade ettiğini anlattı
bende epey alkollüydüm ve o rahatlıkla ona hayallerimi anlatıverdim.
Sarhoşluğun verdiği cesaretle konuştukça açıldık ve Vedatın karımı sikebilmesi için planlar kurmaya başladık çünkü hayalim karımın benim haberim olmadığını zannedip başkasıyla sikişmesi benim de onu izlememdi.
Karım fantazilerin de rahattı ama gerçek hayatta bunu yapmayacağını bırak kendisini ben istesem bile itiraz edeceğini biliyordum gerçi karım Vedat ile iyi tanışıyordu ve Vedat sen ortam yarat gerisini bana bırak diyordu ama ben ihtimal vermiyordum.
O gece eve gittiğimde yatakta sevişirken karıma şimdi ben Vedatım deyince o her zaman ki fantazilerimiz gibi düşünüp bana Vedat diye hitap etmeye başladı.
Takip eden birkaç gece boyunca sürekli bana Vedat demesini istediğimde karım bana en sonunda neden hep onun adını söylememi istiyorsun diye sordu bende ona Vedatın siki çok büyükmüş ve uzun süre boşalamıyormuş dedim.
Artık sevişirken sürekli karıma Vedat kocaman sikiyle seni uçuruyor kendisi boşalmadan seni defalarca boşaltıyor gibi şeyler söylüyordum sezeryanla doğum yaptığı için hala dar olan amını uzun uzun yalıyor zevke gelip içine girmemi istediğinde ona iyice yalamazsam Vedatın kini alamazsın diyordum karımın da bu söylediklerimden hoşlandığı belli oluyordu.
Karım hergün dükkana yanıma uğrardı artık o geldiğinde Vedatta yanımıza geliyordu bir süre sonra samimiyetleri iyice artmıştı bende bilerek bahaneler uydurup onları yanlız bırakıyordum.
Bir süre böyle devam ettikten sonra bir gün Vedat bana karımın kıvama geldiğini işin an meselesi olduğunu söylediğinde hem heyecanlanmış hem de inanamamıştım.
Birkaç gün önce öğlen vakti karım altında kalçalarının yuvarlak hatlarını gösteren daracık bir kot üstünde ise dik göğüslerini sergileyen dar bir kazak olduğu halde dükkana yanıma geldi hemen arkasından Vedatta yanımıza geldi. Bir süre sohbet ettikten sonra Vedatın işaretiyle sanki bir işim çıkmış gibi dükkanı çocuklara emanet edip akşam üzeri dönerim diyerek çıktım ve hızlı şekilde çaktırmadan Vedatın dükkanına girip asma kattaki bürosuna çıkıp saklandım.
Vedat dükkanı duvarla ikiye bölmüş arka tarafı depo olarak kullanıyordu bu depoda malzemeler dışında öğlen yemeklerini yediğimiz bir masa ve ara sıra uzandığımız birde çekyat vardı.
Asma kattaki büro hem depoyu hem dükkanı üstten görebiliyordu ama camları yansıtmalı camlardan olduğu için büronun içi gözükmüyordu. Bir süre bekledikten sonra önce Vedat dükkana geldi ve çırağına bir şeyler söyleyip gönderdi beş dakika sonrada karım içeri girdi on dakika kadar konuştular daha sonra karım ayağa kalkıp depoya geçti bir süre sonra Vedat ta kalktı dükkanın kapısını kilitleyip kapalı yazısını astı ve arka depoya geçti.
Vedat depoya girince çekyatta oturan karımın yanına oturup kolunu boynuna attı ve onun dudağından öpmeye başladı onları üç dört metre yukarıdan kuşbaşı izliyor camlardan birini araladığım için seslerini de duyabiliyordum heyecanı her halinden belli olan karım dur yapma falan diyerek Vedatı itiyordu ama onun durmaya niyeti yoktu.
Karım birden Vedatı itip kalkarak kapıya doğru yürümeye başlayınca bu iş olmayacak galiba diye hayal kırıklığına uğramıştım ki Vedat ta yürüyen karıma arkasından sarıldı ve onun boynunu öpüp kulak memelerini emmeye başladı daha önce Vedata karımın en çok haz aldığı noktaların başında kulak memelerinin geldiğini söylemiştim.
Hala kararsızlıkla itiraz edip kurtulmaya çalışan karım kulak memeleri emildikçe yumuşadı yine itiraz ediyordu ama artık istemem yan cebime koy itirazlarıydı bunlar nitekim bir süre sonra kafasını arkaya çevirince dudakları Vedatla buluştu ve öpüşmeye başladılar.
Karıma arkasından sımsıkı sarılmış olan Vedat onun kıvama geldiğini anlayınca öpüşmeyi bırakmadan doladığı kollarını gevşetip bir elini kazağının altına sokup memelerini diğer elini ise fermuarını açıp içine sokarak kilodunun üzerinden amını okşamaya başladı. Üç metre yukarıdan izlediğim karımın memelerini ve amını okşayan ellerden zevke geldiği belliydi çünkü artık dilleri birbirlerinin ağzında deli gibi öpüşüyorlardı.
Vedat el çabukluğuyla karımın pantolonunu çözüp ayaklarının dibine düşürdükten sonra karımın kalçasına yaslanıp elini de kilodunun içine sokup amını okşarken tekrar kulak memelerini emmeye başladı.
Kısa sürede amı okşanıp kulak memeleri emilen karım zevke gelip Vedatın önünde diz çöküp çabuk hareketlerle pantolonunu çözüp kiloduyla birlikte sıyırdı ve serbest kalan sikini ağzına alıp ilk kez yabancı bir adamın sikini bir azgın gibi yalamaya başladı karım yaladıkça iyice kalkan Vedatın siki çok devasa olmasa da söylediği gibi normalden büyüktü.
Önünde diz çökmüş karım sikini yalarken Vedat üstündekileri çıkarıp çırılçıplak kalmıştı ve karımı ayağa kaldırıp üstündeki kazakla sütyenini çıkararak onun serbest kalan diri memelerini öpüp emmeye başladı. Karım ilk kez yabancı bir adamın önünde sadece kiloduyla kalmış sevişirken ben değişik duygularla izlemeye devam ediyordum.
Vedat memelerini uzun uzun emdikten sonra karım elleriyle masaya tutunup önünde hafifçe domalınca Vedat arkasında eğilerek onun kilodunu çıkarıp bacaklarını öperek ayaklarına kadar sıyırdı ve tekrar bacaklarını öpüp yalayarak yukarı çıkıp nefis kalçalarının yuvarlak yanaklarının her noktasını yalayıp emmeye başladı.
Vedat bir süre sonra öpüp emerek kıpkırmızı yaptığı kalçaları bırakıp karımı ayakları yere sarkacak şekilde masaya sırtüstü yatırıp bacaklarını omzuna aldıktan sonra onun amını yalamaya başladı. Vedat memelerini okşayıp sıkarak amını diliyle sikerken karım kafasını iki tarafa sallayarak inliyor Vedatın kafasını boynuna doladığı bacaklarıyla amına bastırıyordu.
Karımın bugüne kadar benden başka hiçbir erkeğin görmediği noktaları Vedat tarafından keşfedilirken bende mest olmuş iki üç metre yukarıdan kuşbakışı izliyordum. Vedat uzun süre yaladıktan sonra karımın yalvarırcasına hadi artık demesiyle onu ayakları yere sarkacak şekilde masanın kenarına oturttu ve iri sikini onun daracık amına yaslayıp girmeye başladı.
Ben hayatında gördüğü ikinci fakat gayet büyük siki alırken karımın zorlanacağını tahmin etmiştim ama iyice ıslanmış olmalı ki sadece birkez tiz bir çığlık attıktan sonra bacaklarını Vedatın beline dolayıp onun içine iyice yerleşmesini sağladı.
Karımın bu güne kadar sadece bana ait olan amı bir başkası tarafından hem de benim isteğimle sikilirken ve karım inleyerek ikinci gerdeğini yaşarken aldığım zevkten pantolonumun içinde boşalmıştım bile.
Vedat memelerini öperek amının içinde hızlı hızlı gidip gelirken karım çığlıklar atıyor yeni erkeğinin beline doladığı bacaklarını sıkıyor boynunu öpüyor elleriyle de onun kalçalarını tutmuş içine doğru bastırıyordu. Bir süre sonra Vedat masada oturan karımı içinden çıkmadan kucağına alıp çekyata yatırdı ve belindeki bacaklarını omzuna alıp onu adeta ikiye katladıktan sonra kollarını iki yanına dayayıp adeta üstünde şınav çeker gibi sikmeye başladı.
Artık birkaç kez orgazma ulaştığı belli olan karımın inlemeleri çığlıklara dönmüştü ancak Vedat ne boşalıyor nede yoruluyordu karımı altından kaldırıp ona sırtından sarıldıktan sonra ikisi çekyata yan vaziyette uzandı ve karımın bir bacağını kaldırıp sikini arkadan amına sokup sikmeye devam etti.
Şimdi karım önünde kendi arkasında çekyatta yan vaziyette yatarken Vedat bir kolunu onun boynuna dolamış memelerini sıkıyor arkaya kendisine doğru çevirdiği dudaklarını öpüyor diğer eliyle üstteki bacağını kaldırmış arkadan girdiği amını hızlı hızlı sikiyor karımın çığlık seviyesi her dakika artıyordu.
Ben bile onları izlerken ikinciye boşalmıştım karım ise kaçıncıya boşalmış belli değil yorgunluktan çığlıklarını bile zor atarken Vedat benim şaşkın bakışlarım altında neredeyse yirmi dakikadır karımı sürekli sikiyordu ama hala boşalmamıştı.
Vedat karımı çekyatın üstünde köpek pozisyonuna getirip arkadan amına yerleştikten sonra arkadan doladığı elleriyle memelerini sıkıp okşayarak sikerken karım kafasını çekyata gömüp iyice domalmış artık sesi çıkmıyor sadece Vedatın her vuruşunda çıkan şaklamalar duyuluyordu.
Vedat bir süre daha siktikten sonra sikini amından çıkarıp karımın kalçalarının arasındaki yarığın üzerine koyup iri yuvarlak yanaklarını elleriyle bastırıp arasında gidip gelerek ve garip sesler çıkararak sırtına boşalmaya başladı.
Boşalmanın ardından ikisi de özellikle kar beyazı teninin her yanı kıpkırmızı olan karım pestili çıkmış vaziyette çekyata uzanıp birer sigara yaktılar. Sigaraları bitip bir süre dinlendikten sonra kalkıp giyindiler ve karım çıkıp eve gidince bende aşağıya Vedatın yanına indim.
Yaklaşık yarım saat sikişmesine rağmen boşalmamasına hayret etmiştim uzun sürüyor dediğinde doğrusu bu kadarını beklemiyordum sorduğumda bunun bir hastalık sayılabileceğini söyledi bir süre sohbet ettikten sonra dükkana döndüm artık muradıma ermiştim ve gerçeği söylemek gerekirse mutluydum.
Artık sıra ikinci fantazime yani karımın benimle aynı odada gözümün önünde sikilmesine gelmişti gece evde yatınca karıma sarılıp sevişmek istediğimde bana karşılık vermeyip yorgunum deyince ona Vedat anlattı seni çok yormuş dediğimde irkilip önce kekelemeye sonra ağlamaya başladı.
Karıma sarılıp onları izlediğimi söylemeden her şeyi bildiğimi kızmadığımı aksine hoşuma gittiğini ama bir şey isteyeceğimi söylediğimde ağlamayı kesip yüzüme bakmaya başladı önce hoşuna gitti mi diye sordum kızararak evet dedi bende o zaman birde gözümün önünde ben izlerken sevişin dedim oda sen istedikten sonra dedi ve sarılıp uyuduk.
Ertesi gün karım dükkana gelmedi bende Vedat la konuştuktan sonra karımı arayıp akşam birlikte yemeğe geleceğimizi söylediğimde tamam dedi.
Akşam dükkanları kapatıp Vedatla beraber eve geldiğimizde karım sofrayı hazırlamıştı yemekte normal bir misafirlik gibi havadan sudan sohbet ettik ancak karımın gerginliği hissediliyordu. Alkolle birlikte yenilen yemekten sonra karım masayı toplayıp bir iki meze getirdi ve içmeye devam ettik bizim kadar içmese de karımda bize eşlik ediyordu kadehler arttıkça karımda rahatladı ortam gayet güzeldi ama kızımız henüz yanımızda olduğu için havadan sudan konuşmalara devam ediyorduk.
Bir süre sonra karım kızımı odasına uyutmaya götürdü yanımıza döndüğünde hem kafa hemde fizik olarak hazır olduğu belliydi çünkü üstünü değişmiş iri sütbeyazı kalçalarının yarısına kadar gelen sütyensiz iri göğüslerini cömertçe sergileyen askılı siyah bir gecelik giymiş dalgalı sarı saçlarını salmış nefis görünüyordu.
Onu böyle görünce ikimizde bir ooo çektik karım gülümseyerek kendi etrafında dönmeye başlayıp geceliğinin etekleri havalanınca manzara nefisti çünki altına amını zor gizleyen minik bir tanga giymiş tanganın arkadaki incecik kısmı kalçalarının arasına girmiş iki nefis yuvarlak yanakları sergiliyordu.
Dönmeyi bırakan karım kadehini alıp bizim kadehlerimize tokuşturduktan sonra fondip yaptıktan sonra yanıma gelip dudaklarımı uzun uzun öptü ve Vedatın elinden tutup yatak odasına doğru götürdü. Karım çekingen bir insan sayılmazdı ama bu kadar rahat hareket etmesi aldığı alkolün etkisiyleydi bende ayağa kalkıp peşlerinden yatak odasına gidip onları izlemeye başladım odaya girdiğinde karım Vedatı sırtüstü yatağa yatırıp üstüne uzanınca birbirlerine sarılıp okşayarak öpüşmeye başladılar.
Karım öperek göğsüne inip önce üstündekileri sonrada pantolonunu çıkarıp daha sonrada her yerini öpmeye devam ederek kilodunu çıkarınca çırılçıplak kalıp sırtüstü yatan Vedat dizlerinin üstünde duran karımı kafasının üstüne oturtup üstündeki geceliği çıkarmadan kafasını altına sokarak kilodunun dışındaki her noktayı yalamaya başladı bu sırada ellerini de onun geceliğinin içine sokmuş memelerini sıkıyor okşuyordu.
Bir süre sonra karım bacaklarının arasına eğilip sikini ağzına alıp yalamaya başlayınca 69 pozisyonunu aldılar karımın beline toplanan geceliğinin altından tangasını kenara sıyırıp kalçalarını sıkarak amını yalamaya başlayan Vedatın karımın dibine kadar ağzına sokup çıkardığı siki yavaş yavaş kalkıp iri halini aldı.
Birbirlerini uzun uzun yaladıktan sonra karım doğrulup minik tangasını çıkararak sırt üstü yatan Vedatın sikini amına hizalayıp ağır ağır oturarak içine aldı ve iyice oturduktan sonra onun sikinin üzerinde ata biner gibi inip kalkmaya başladı.
Manzara nefisti karımın her iniş kalkışında geceliği havalanıyor Vedatın iri sikinin amına giriş çıkışı gözümün önüne geliyordu.
Kısa süre sonra karım kasılarak boşaldı ama Vedat için henüz erkendi onu üstünden kaldırıp yatağın başucuna götürüp yüzü duvara gelecek şekilde dizlerinin üstünde durmasını sağlayıp ellerini duvara yasladı ve arkasına yanaşıp sikini amına soktuktan sonra ellerini arkadan onun geceliğinin içine sokup memelerini okşayıp sıkarak kulak memelerini emerek sikmeye başladı bu sırada karımın çığlıkları da odayı çınlatmaya başlamıştı.
Vedat bu şekilde uzun süre siktikten sonra karımı yatağın üstünde köpek pozisyonuna getirip arkasından amına girdi ve kalçalarına her vuruşunda çıkan şaklamalarla sikmeye devam etti. Artık karımın çığlıkları odanın dışına taşar olmuştu kalkıp kapıyı kapattıktan sonra onun önünde durup patlamak üzere olan sikimi ağzına uzatınca karım sikimi saldırırcasına ağzına alıp yalayıp emmeye başladı öyle tahrik olmuştum ki kısa sürede patladım ve onun ağzına boşaldım.
Vedat biraz daha devam ettikten sonra karımı yatağa sırtüstü yatırıp amına girdiğinde en az iki üç kez boşalmış olan karım bacaklarını onun kalçalarına dolamış doladığı elleriyle sırtını tırnaklıyor çığlıklar atmaya devam ediyordu.
Vedat uzunca süre bu pozisyonda siktikten sonra içinden çıkıp göbeğine oturduktan sikini karımın diri memelerinin arasına koyarak elleriyle memelerini sıkıştırdı ve yüzüne doğru git gel yapmaya başladı.
Vedat göğüslerinin arasında git gel yaparken karımda kafasını kaldırmış yüzüne her yaklaştığında onun sikinin kafasına dilini sürüp yalıyorduki Vedat yüzüne doğru boşalmaya başladı karımda onun sikini ağzına iyice alıp son damlasına kadar boşalttı.
Biraz dinlenip sırayla duş aldıktan sonra tekrar salona geçip içki içip muhabbete devam ettikten sonra bu kez koltuğun üzerinde tekrar sevişmeye başladılar Vedat oturur vaziyetteyken yüzü kendine dönük şekilde kucağına aldığı karımı sikerken memelerini emiyor kalçalarını mıncıklıyordu karımın vücudunun her noktası kıpkırmızı olmuştu.
Bir sürede böyle devam ettikten sonra onu içinden çıkmadan kucağına alıp tekrar yatak odasına götürüp yatağın üzerine sırtüstü yatırdıktan sonra bacaklarını omzuna alıp sikmeye devam etti.
Vedat karımın kulağına arkadan da istiyorum olur mu deyince bana her seferinde nazlanan karım hemen onun altından kalkıp yatağın üzerinde köpek pozisyonuna gelip kafasını yatağa gömerek iyice domaldı. Vedat karımın arkasına yaklaşıp kalçalarını ve minik arka deliğini uzun uzun yaladıktan sonra iri sikini yaslayıp göt deliğini zorlamaya başladığında benimkini alırken bile zorlanan karım acı çekiyor yatağı ısırıyor ama itiraz etmiyordu.
Vedat bir süre uğraşmasına rağmen ancak kafasının yarısını sokmuştu sikini çıkarıp benden krem istedi ona hemen bir krem uzatınca sikini iyice kremleyip tekrar yüklemeye başladı biraz uğraştıktan sonra zorlada olsa iyice yerleşti ve gidip gelmeye başladı sikmeye devam ettikçe karımda artık alışmıştı.
Vedat bir eliyle amını parmaklayarak götünden hızlı hızlı sikmeye devam ederken karım iyice alışmış zevk çığlıklarına geri dönmüştü ki Vedat durup bana dönerek hadi birde tost yapalım deyip sırtüstü yatağa uzanınca karım itiraz etmeden onun sikinin üzerine oturdu Vedat ta onu dudaklarından öperek sikmeye devam etti.
Karımın arkasına geçip iyice genişlemiş olan arka deliğine kolayca girdim ilk başta acemilikten olsa zorlansak ta bir süre sonra üçümüzde tempoyu ayarladık karım aşağı indiğinde Vedatın sikine iyice oturuyor yukarı kalktığında benim sikimi dibine kadar alıyor bu esnada inanılmaz çığlıklar atıyordu dayanamadım ve şiddetli şekilde boşalıp arkasından çıkıp yatağın kenarına oturdum.
Vedat inanılmaz bir şekilde hala devam ediyordu karımı ayağa kaldırıp onu arama yapan polis gibi ellerini açıp duvara yasladı kendisi de arkasına geçip arkadan amına girdikten sonra kafasını arkaya kendisine doğru çevirerek dudaklarına yapıştı ve doladığı elleriyle memelerini sıkarak sikmeye başladı.
Uzun süre böyle siktikten sonra karımın içinden çıkan Vedat onu omuzlarından tutarak kendine çevirip önünde eğilmesini sağlayınca perişan haldeki karım görevini anladı ve onun sikini elleriyle kavrayıp kafasını ağzına alıp yalamaya başladı. Bir süre sonra Vedat boşalmaya başlayınca karımın ağzı ve yüzü onun dölleriyle dolmuştu.
Birer duş daha aldıktan sonra Vedatı uğurladık ben fantezilerimi gerçekleştirmiş olmanın mutluluğuyla karım ise defalarca boşalmanın keyfi ve yorgunluğuyla birbirimize sarılıp uyuduk...
iddia
Biz eşim Gül ile Almanya’da yaşıyoruz. Kendi halinde, mütevazi insanlarız. Eşim dışarıda bir hayli kapalı, bir o kadar da güzel bir kadın… İnce belli, geniş kalçalı, dikkat çekici bir güzelliği var.
Çok seviyorum eşimi…
İkimiz de burada doğduk, genciz, 30 yaşındayız. Almanların arasında yaşamanın verdiği rahatlıkla, çoğu konuda daha esnek hareket edebiliyoruz. Gül, ailesinden aldığı yetişme tarzı, biraz etraftaki yoğun akraba ilişkileri, çevre baskısıyla diyebilirim, dışarıda örtülü kapalı gezmesine rağmen, evin içinde çok rahattır.
Benimse karımın tam tersi, pek o taraklarda bezim olmadığından daha havai, daha eğlenceye düşkün, yemeyi içmeyi, gezmeyi seven biriyim. Tanıştığımız günden beri hiç sıkmam karımı, hatta açılması, daha rahat davranması için teşvik ederim.
Hani, deyimin tam anlamıyla dışarıda hanımefendi, yatakta tam bir fahişe diyebilirim onun için…
Evin kapısından içeriye girer girmez o ağırbaşlı Gül gider, yerini sikişken bir orospu alır. Yatakta yapmadığını bırakmaz bana… Öyle seksi seven, sevişmekten hoşlanan bir kadın ki… Dostlar başına…
Kapı komşumuz olan Hans, karısını uzun yıllar önce bir kazada kaybetmiş, elli altmış yaşlarında bir Alman… İleri yaşına rağmen gençliğinde çok spor yaptığından dinç görünümlü, atletik yapılı biri…
Karşılıklı oturduğumuz Hans ile aramda hem komşuluk, hem de yaş farkımıza rağmen bir arkadaşlık ilişkisi var. Yalnız başına yaşamasını izlemek üzer beni, her gördüğümde davet ederim.
Ona bizim geleneksel yemeklerimizden ikram eder, uzun uzun sohbet ederiz.
Tabi, bu yemeklerde rakı ikramı da rutin bir olay… Bizim rakılar, Hans’ın biraları derken, çok güzel sohbetlerimiz olur. Gül de bize sofrayı hazırlar, fırsattan istifade, kendi bayan arkadaşlarına kaçar, o da kafasına göre takılır.
Karımın evde olmadığı böyle bir akşam rakı kadehlerini yuvarlayıp, konuşur gülüşürken konu sekse geldi. Açık fikirli, hoş sohbet, neşeli bir adamdı, rahatlıkla konuşuyorduk.
Fıkralar, dedikodular, semtimizdeki kadınlar vesaire…
“Hans… Bir şey sormak istiyorum izin verirsen…” dedim.
“Ne istersen sorabilirsin arkadaşım…” dedi.
“Karın öleli yıllar oldu, evlenmedin de… Evine kadın girip çıkmıyor gördüğüm kadarıyla… Kadınsız nasıl yaşıyorsun, çok merak ediyorum.”
Şakayla karışık, gülerek sormuştum bu soruyu, ama gerçekten merak ediyordum. Bu dinç görünümlü adam seks yapmayı bırakmış olamazdı. Bir kahkaha patlattı. Eliyle mastürbasyon işaret yaparak yanıt verdi,
“Ne yapıcam dostum, elimle idare ediyorum.”
“Yahu Hans, elle nereye kadar gider? Böyle olur mu hiç? Orospulara filan gitmiyor musun gerçekten?”
“Ben orospularla yapamam, asla… İtici geliyor bana… Ben evli kadınlardan ve özellikle değişik, özellikleri olan kadınlardan hoşlanırım.”
“Değişik derken… Nasıl yani?”
“Bak, açık açık anlatayım mı? Zaten konuyu sen açtın, sonra kızmak, gücenmek yok…”
“Yok canım, niye kızayım? Aramızda teklif mi var? Neyse doğrusu söyle işte Hans… Nasıl değişik kadınlarmış onlar? Merak ettirdin, anlat şunu…”
“Mesela, örnek vereyim, en başta senin karın…” Bunu duyunca yutkundum şöyle bir…
“Gül mü? Benim karım Gül?” Yüzüne baktım, çok ciddi duruyordu, şaka yapmıyordu Hans… Ne diyordu bu herif? Anlatmaya başladı. Uzun uzun karımı bana anlattı.
“Gül’ü çok güzel ve seksi buluyorum arkadaşım. Bebek gibi güzel bir yüzü var. Hem bebek gibi masum, hem aşırı seksi… İpek örtülerle başını örtüyor, tamam, okey… Fakat genelde dar ve uzun etek giyiyor. Böyle giyinince de kalçaları, uzun bacakları bütün güzelliğiyle ortaya çıkıyor. Anlarsın işte, sen de erkeksin.”
“Yani… Ne diyebilirim. Karım işte…” Yutkundum. Herif doğru söylüyordu. Benden daha iyi gözlem yapmıştı, karımın güzelliklerini çok güzel anlatıyordu.
“Evet, senin karın… Bir de o güzel kalçalarıyla manken gibi bir yürümesi, bir süzülmesi var, harika dostum… O uzun eteğin altına giydiği file çoraplar, ince parlak çoraplar da ayak bileklerinden görünmüyor mu? Her erkeği deli eder senin karın…
Bizim Alman kadınları gibi her yerini açık saçık göstermiyor. Paketin içinde neler olduğunu merak ettiriyor. İşte senin karın gibi özel ve güzel bir kadınla beraber olmak isterdim.”
Kızmayacağıma söz vermeme rağmen yine de için için kızıp öfkelenmiştim doğrusu… Fakat konuyu benim açmam nedeniyle, hatta anlatması için üstelediğimden bir cevap veremedim önce… Sonra gülmeye başlayarak işi şakaya vurdum, takıldım, dalga geçtim Hans’la…
“Hans, bizde bir söz vardır. Yaş yetmiş, işi bitmiş deriz. Sen beraber olmak istesen de, hatta karım gel yapalım dese bile karımı yapamazsın ki… Senin alet çoktan emekliye ayrılmıştır, çalışmaz. Çalışsa da karımla başa çıkamazsın yatakta…”
“Dostum… Eğer karın bana bir kerecik *verirse, sen de seyredersin nasıl yaptığımı… Yeter ki siz bana o fırsatı verin dostum… Senin güzel karının hakkını öyle güzel veririm ki…”
“Karım sana verirse… Benim fıstık gibi karım sana vermez ki Hans… Bu yaşta… Ne komik adamsın yahu…” Hala gülüyordum bunu söylerken… Gencecik karım bu herife verecekmiş. Bak hele sen…
“Tamam o zaman… İddiaya var mısın?”
“Yapma Hans… Kaybedersin. Benim karım sana vermez.”
“Korkuyorsan iddiaya girmeyelim. Anlayışla karşılarım.”
“Ne korkacağım canım… Peki… Kabul… Ama kaybedeceksin bak, şimdiden söyleyeyim…”
O akşam Hans evine gitti. Ben ortalığı toplayana kadar karım arkadaşlarından geldi, yattık. Yatakta karımla sevişirken aklıma Hans ile girdiğimiz iddia geldi. Elimde olmadan Hans’ın bu yatakta karımla seviştiğini düşündüm.
İddiayı kaybetmeyi düşünmemiştim bile o ana kadar… Fakat karımın üstünde gidip gelirken yaşlı Alman papazın karımı siktiğini düşünmek nedense tahrik etti beni… Daha bir ateşlendim, sertleştim, Gül’ü bağırtarak siktim.
“Ne bu kocacığım? Her zamankinden daha ateşliydin bu gece…” dedi karım yanımda soluk soluğa yatarken…
“Özlemişim seni sikmeyi aşkım…” diyerek sarıldım karıma… Ne Hans’la girdiğimiz iddiadan bahsettim, ne de Hans’ın onu sikme hayalinin beni tahrik ettiğini söyledim.
Birkaç gün sonra bir akşam işten gelmiş, yemek yiyorduk. Karım elindeki çatalı bırakıp bana baktı, yanakları kırmızılaşmış…
“Biliyor musun aşkım? Komşumuz Hans bana hediye almış. Bugün öğleden sonra getirip verdi.”
Neredeyse ağzımdaki lokmayı püskürtüyordum. Şaşkın bir yüz ifadesiyle karıma baktım,
“Ne hediyesi? Nerden çıkmış bu?”
“Ne bileyim ben… Hem de pahalı bir yüzük almış. Öyle kibar, öyle sevimli bir hali vardı ki… Almasam kabalık olurdu, mecburen kabul ettim.”
“Sen de hiç sevmezsin zaten, yüzükmüş takıymış… Adamın üstüne atladın değil mi pahalı yüzüğü görünce…”
Neyse, alt tarafı yüzük almış karıma… Rahatladım biraz… Hiç olmazsa iddiaya girdik diye yatırıp sikmemiş Gül’ü…
“Ay ne yapayım, çok güzeldi valla… Dayanamadım, aldım. Ben de teşekkür etmek için onu Cumartesi akşamı bize yemeğe davet ettim.”
Off… Vay kart papaz vay… Hemen harekete geçmiş, karımı tavlama çalışmasına başlamıştı demek…Yüzüktü, ardından yemekti derken…
“Eyvahlar olsun…” dedim sesli olarak… Bu kez karım şaşırdı,
“Hayrola? Neden öyle dedin aşkım?”
Önce söylemek istemedim. Fakat karım çok üsteleyince anlatmak zorunda kaldım. Hans ile konuşmalarımızı, Gül hakkında düşündüklerini, onunla girdiğimiz iddiayı, her şeyi…
“Geri zekalı…” dedi karım kızarak… “Beni siksin diye elin Almanıyla iddiaya mı girdin yani?”
“Yahu ne olacak? Adam gelmiş altmış yaşına… Bu yaşta seni sikecek hali yok ya ihtiyarın… Öylesine tamam dedim. Ne kızıyorsun bu kadar karıcığım?”
“Sen asıl ihtiyar kurtlardan kork.” dedi karım…
“Aşkım, abartma bu kadar… Ben bile işten yorgun argın geldiğimde tekliyorum bazen, kalkmıyor benimki, sikemiyorum seni… Bu adam, bu yaşta nasıl kaldıracak da seni sikecek?”
“Tamam canım… Madem sen böyle uygun gördün, kocam olarak sana itaat etmek zorundayım. Öyle olsun.”
Gece yatağa yattığımızda soyunup sokuldu bana… Elini sikime atıp okşamaya başladı. Dudaklarımı öptü.
“Anlat bakayım şunu iyice… Neler konuştunuz adamla?”
“Ya, anlatacak bir şey yok… İşte, Hans seni çok güzel, çok seksi buluyormuş. Kalçalarına, bacaklarına, giydiğin çoraplara hasta oluyormuş.”
Hans’ın karımın güzelliklerini anlatmasını hatırladıkça mı sertleşti sikim, karımın okşamalarının etkisiyle mi bilmiyorum, taş gibi olmuştu parmaklarının arasında…
“Başka, başka? Anlatsana… Bu kadarla ikna etmemiştir seni iddiaya girmen için…”
“Ya, Gül… Öyle bir anlattı ki seni… Adam öyle incelemiş ki seni… O anlatırken bile sikim kalktı yeminle… Saçını, başını, yüzünün güzelliğini, senin seksiliğini, yolda yürürken kırıtmalarını, kalçalarının sallanmasını…”
“Demek tahrik oldun ha?” Bunu söylerken sırt üstü yatağa uzanmış, beni de üstüne çekmeye çalışıyordu karım… “Gel şöyle bakayım… Bacaklarımın arasına gir de, öyle devam et… Sikini de sok içime… Ohhh… Böyle… Mmmhhh…”
“Ohhh… Gül… Amcığın sırılsıklam olmuş bebeğim…”
“Senin sayende pezevenk kocam… Öyle anlattın ki, beni de azdırdın. Şimdi beni sikmeden kurtulamazsın. Devam et… Anlat…”
“Orospulardan hoşlanmıyormuş. Senin gibi güzel ev kadınlarından, değişik güzelliklere sahip kadınlardan hoşlanırmış. Senin gibilerle sikişmeyi severmiş.”
“Mmmm… Benim gibilerle sikişirmiş ha? Ohhh… Hadi sen de sik beni kocacığım… Sik… Ahhh… Hans’ın siktiği gibi sik beni…”
Cumartesi günü mesai vardı fabrikada, akşam yemek saati eve geldim. Kapıyı açan karım aşırı süslenmişti.
Diz hizasında daracık bir etek, içindeki sütyenin belli olduğu ince kumaştan beyaz gömlek, başında parlak altın rengi bir eşarp, uzun güzel bacaklarını süsleyen ince siyah çoraplar, yüksek topuklu ayakkabılar, biraz şuh bir makyaj… Benim diyen erkeğin aklını alacak, egzotik, tahrik edici bir parfüm kokusu…
İçeriye girerken gözlerim parlayarak, karımı baştan aşağıya süzdüm şöyle bir,
“Hayrola Gül? Ne bu güzellik, bu neyin hazırlığı böyle? Düğün falan mı vardı bu akşam yoksa?”
“Unuttun mu canım? Bugün cumartesi… Misafirimiz var bugün…”
“Hay Allah, doğru ya… Unutmuştum ben onu… Eee? Bu vaziyet ne?”
“Senin ihtiyarı biraz azdıralım diye düşündüm de…” demez mi karım?
“Bana bak, sakın yüz verme herife…”
“Madem sen başlattın, ben de bitireyim bari dedim. Dalgamızı geçeriz işte, cumartesi akşamı neşeli geçer.”
“Neşeli geçeceği kesin…” dedim hayranlıkla karımı süzerek… “Eğlenceye hazır gibisin sen de…” Beline sarılıp öpmek istedim, bırakmadı, kaçtı içeriye,
“Şimdi misafirimiz gelir, makyajımı bozma…” diyerek kahkahalar atıyordu.
Dediği gibi biraz sonra zil çaldı, bir elinde bir buket çiçek, diğerinde bir koli Alman birası, Hans gelmişti. O da kapı açıldığında hayranlıkla kalakaldı. Çiçekleri koklayarak alan ve tokalaşmak için elini uzatan Gül’ün elini uzun süre tutup bırakmadı.
Kuş sütü eksik masaya oturduğunda gözlerini karımdan alamıyordu bir türlü… Gül de sanki özellikle adamı kudurtmak için yapıyormuşçasına, dar etekli kalçalarını sallaya sallaya mutfağa gidip geliyordu sürekli…
Hans’a özel itina gösteriyor, tabağını düzenliyor, suyunu dolduruyor, birasını bardağına koyuyordu. Yüzünde masum, fakat seksi bir gülümsemeyle adama bir geyşa gibi hizmet ediyordu karım… Yemeklerimizi yedik, bizim rakılar açıldı, kadehler yuvarlandı.
“Aşkım, Hans bira getirmiş bak, sen de bize katıl, bu akşam sen de bira iç bizimle…” diyerek, ısrar kıyamet, karımı da bizimle içmeye razı ettim.
“Peki, hatırınız için içeyim bari…” dedi karım, ona da bira açtık. Aslında içki kullanması çok nadirdir, sayılıdır.
“Bu gecenin şerefine yalnız… Başka zaman içmem biliyorsun. Hans’ın şerefine, bana hediye düşünecek kibarlığına içiyorum.”
Ortam şenlendi, Gül bira kadehini kulbundan tutmuş, gerçek bir alman gibi bizimle tokuşturuyor, gülüşüp konuşuyordu. İkinci bira da bitti, bizim rakılar da öyle… Neşeli sohbet iyice koyulaştı. Hans karıma hayran hayran bakarak,
“Bu akşam daha bir güzelsin Gül…” dedi. Benim yanımda ona bu sözleri söyleten içtiği rakının verdiği çakır keyifliğin cesaretiydi belki…”Harikasın bu akşam… Nefesim kesiliyor sana bakarken…”
“Teşekkür ederim Hans…” dedi karım… Sonra bir bana baktı, bir Hans’a… Gülerek,
“Bak Hans… Benim hakkında ne düşündüğünü biliyorum.” dedi. Cilveli cilveli kikirdiyordu karım… Yatır sik pezevengin karısını…
“Öyle mi? Demek kocan söyledi sana… Peki iddiamızdan haberin var mı?”
“Tabi ki var… Bizim aramızda saklı gizli yok. Ama ben kocamdan başkasına vermedim hiç… Kocamla çok mutluyum. Yani iddiayı kaybedeceksin sanırım.”
Karım da içtiği biraların etkisine girmişti. Normalde böyle bir cümleyi kessen söyleyemezdi benim hanım hanımcık Gül’üm… Hans da güldü,
“Biz iddiaya girdik kocanla… Seni razı edersem, söz verdi, ikimiz sevişirken kızmayacak. Hatta kocanın bizi seyretmesine de izin vereceğim ki, benim aletin emekli olmadığını kendi gözleriyle görsün.”
Karım bakışlarını bana çevirdi. Yanakları kızarmıştı. Yoksa… Gül de benim gibi tahrik mi oldu ne? Hayra alamet değildi bu bakışlar…
Bir yandan karımdan emindim, böyle bir şeye izin vermezdi. Bir yandan da içime korku girmeye, için için korkmaya başlamıştım. Yabancı bir erkeğin benim yanımda karımı sikerken izleme hayali beni uçuruyordu adeta… Pantolonumun içinde sertleştiğimi hissettim.
“Gül, kocanla iddiaya girdim. Şimdi de seninle bir iddiaya girmek istiyorum kabul edersen…” Hans gülmeyi bırakmış, biraz ciddileşmişti,
“Neymiş o Hans?” diye sordu karım…
“Kocamla mutluyum diyorsun ya… Kocan da bana senin alet emekli olmuştur diyor. Ben de diyorum ki… Bu gece kocanla ben, aletlerimizi yarıştıralım.”
Karımla göz göze geldik, bir an anlamsızca bakıştık. Olay nereye gidiyordu böyle, anlayamıyordum.
Benim emekli diye dalga geçtiğim ihtiyar bir hayli hızlı çıkmıştı. Genç bir Kazanova kadar atik ve cesur davranıyordu. Hiç benden korkmadan karımı etkilemeye çalışıyordu sürekli…
“A… Aletlerimizi mi?” diye sordum salak salak…
“Aletlerimizi, evet… Siklerimizi… Çıkaralım ortaya… İkisini yarıştıralım. Hangimizinki büyükse o kazanacak” Gül’e baktı gülerek, “Sen de kazanan kimse, hemen burada ona vereceksin. Tamam mı?”
Gül bana, ben ona bakıyordum. Şaşkın şaşkın bakıştık. Karım bana Türkçe olarak sordu,
“Ne diyorsun aşkım?” Rahatsızca kıpırdandım yerimde, yutkundum,
“Olabilir… Ama sen de istersen…”
“Ya bununki büyük çıkarsa? Ben senin sikinden başkasını görmedim ki…”
“Sanmıyorum. Bu ihtiyarda benimkinden büyük yarak olamaz.”
“Ya büyükse diyorum ben…”
“O zaman ona verirsin aşkım, ne diyeyim…”
Gözlerimin içine bakıyordu karım… Merakla… Yanakları kızarmış, kırmızı rujlu, köfte gibi körpe dudakları aralanmış… İçtiği biralar mı kızartıyordu yanaklarını? Yoksa masada konuşulan acayip sohbetin etkisi mi? Olacakların beklentisi mi?
“Peki, kıskanmayacak mısın beni? Kızmayacak mısın bana kocacığım?”
“Gül… Asıl sen kızma ama… Ben yavaş yavaş bir hoş olmaya başladım.”
“Ya… Tuhaf ama… Ben de korkuyla karışık, bir tuhafım. Kalbim ağzımdan çıkacak şimdi… Gerçekten emin misin? Razı mısın bunu yapmamıza?”
“Hadi aşkım… Yapalım şunu… Otuz yaşında delikanlıyım ben… Nasıl olsa benim yarak bu ihtiyardan daha büyüktür. Heyecanlandığımızla kalırız, Hans gittikten sonra darbeli matkap gibi sikerim seni… Sabaha kadar, durmadan sikerim seni bebeğim… Off… Öyle çok azdım ki şu anda…”
“Gittikten sonra olmuyor canım… İddia böyle… Hemen, burada sikeceksin beni… Hans bizi seyrederken…”
Gözleri parlıyordu bunu söylerken… Heyecandan kuruyan dudaklarını yaladı sonra… Öyle sikilesi görünüyordu ki karım…
“Sikerim amına koyayım… Onun önünde sikerim seni… Daha güzel olur. Seni nasıl siktiğimi yabancı biri de görsün. Otuzbir çeksin bize baka baka… Senin nasıl sikimi yediğini seyrettirelim bu Alman'a… Ohhh… Gül… Çok azdım ben yaa…”
Hans meraklı gözlerle anlayamadığı konuşmalarımızı izliyor, yüzümüzün mimiklerinden, hareketlerimizden bir anlam çıkarmaya çalışıyordu. Bizim alçak sesle konuşmalarımızdan, arada kendi isminin geçmesinden sanırım bizim kararımızı anlamış olmalıydı,
“Eee…? Ne diyorsunuz arkadaşlar?” diye sordu heyecanlı heyecanlı…
“Tamam Hans…” dedi karım… “Kabul ediyorum. Sen kocamla girdin iddiaya, ben de giriyorum. Kocama güveniyorum çünkü…” Hans’ın yüzü aydınlandı,
“Ne güzel… Erkeğine güvenmek iyi bir şey… Peki, benimki büyük çıkarsa itiraz etmeden bana vereceksin değil mi? Mızıkçılık yok… Hemen, burada sikeceğim seni, tamam mı?”
“Hayır, mızıkçılık yok. Hanginizin büyük çıkarsa… O beni alacak.” dedi kıpkırmızı olmuş yanaklarına ellerini bastırarak…
Kesinlikle gerdek gecemizde bile yaşamamıştır bu heyecanı, çünkü ben de öyle hissediyordum. Sesim çatallanarak, boğuk boğuk şaka yapmaya çalıştım,
“Oh, ne güzel karıcığım…” dedim. “Sen her türlü kazanacaksın yani… Kim kazanırsa kazansın, bu gece yarak yiyeceksin…” Benim sikimin büyük olduğundan o kadar emindim ki, rahat rahat konuşabiliyordum.
“Terbiyesiz…” dedi karım, kırmızı yanaklarıyla utangaç utangaç gülümsedi. “Fakat Hans… Bak, bu olay bu gece burada kalacak, bize söz vereceksin.”
“Ne demek Gul…” diyerek atıldı Hans… Çok hevesli görünüyordu. “Sizden başka kimsem yok ki benim… Kime anlatacağım?”
Sonunda üçümüz beraber telaşla masanın üstünde ne varsa topladık, mutfağa taşıdık. Biz iki erkek karımın karşısına geçtik yan yana, soyunmaya başladık. Telaşlı hareketlerle üstümüzde ne varsa çıkarıp attık. Salonun ortasında külotlarımızla kaldık kısa sürede…
Ben yabancı bir erkeğin yanında soyunmaktan çekiniyordum biraz… Hans ise adetleri olduğundan çıplaklığa alışıktı. Hiç duraklamadan külodunu sıyırınca, bana da donumu çıkarmaktan başka çare bırakmadı.
Hans tipik Alman vücuduyla çırılçıplak dikildi ortada… Kılsız fakat kaslı bedeninde sadece kasıklarında ve koltuk altlarında bir hayli uzamış sarılı kızıllı kıllar vardı.
Bacaklarının arasındaki siki, sanki kına yakmış gibi görünen uzun kılların arasında aşağıya doğru uzanıyor, biraz kalınca gövdesi ve sünnetsiz başındaki kabuğuyla ilginç ve doğal bir görüntü sunuyordu.
Dediğim gibi, atletik yapısı, üçgen vücudu, zamanında çok spor yapmaktan gelişmiş kaslarıyla benim bira göbeğimi ve orta Asyalı tıknazlığımı sollayıp geçiyordu ihtiyar…
Benim sikim olayın heyecanıyla anında kalkmıştı. Standart boy aletim bir ibre gibi yukarıyı gösteriyordu. Siyah kıllarla kaplı tıknaz bedenimde, her banyoda taşaklarıma, götümün deliğine kadar traş edip temizlemeye çalıştığım kasık bölgem, sanki saçkıran olmuş da dökülmüş gibi iğrenç görünüyordu onun doğallığının yanında…
Hans yarı inik sikiyle biraz oynadı, karıma bakarak okşadı, ucundan tutup çekiştirdi, boydan boya sıvazladı. Sonunda onun siki de taş gibi oldu. Ucundaki kabuk sıyrılmış, sikinin mor başı yumruk gibi ortaya çıkmıştı.
O ana kadar merakla, gülümseyerek biz erkekleri izleyen karım, içeriden benim metreyi bulup gelmişti.
“Eyvahlar olsun…” diyerek elindeki metreyle yanımıza yaklaştı. Gözünü Hans’ın kıvırcık kasık kıllarının arasında yükselen yarağına, kıllı taşaklarına dikmişti. Benimkini ezbere biliyordu zaten…
“Aşkım… Sanırım kaybetmek üzeresin… Ne olacak şimdi?”
“Hassiktiirr…” dedim dişlerimin arasından, üzülmüş gibi yaparak… “Yine de bir ölç bakayım sen… Net sonuç alalım.”
Üzülmüş gibi yapıyordum, aslında içten içe seviniyordum. Olayın nerelere varacağının dehşetli merakı ve heyecanından içim içime sığmıyordu. Karımın önünde iki çırılçıplak soyunmuş erkek, yarakları kaldırmış, sikimizi ölçmesini bekliyorduk. Netice şimdiden belliydi aslında…
Karım heyecandan titreyen elleriyle metreyi önce benim sikime tuttu. Metrenin sıfır yazan noktasını kasıklarıma dayayıp eliyle alttan tuttu, metrenin hizasına yerleştirdi sikimi… Sıcacıktı sikimi kavrayan parmakları… İçim ürperdi, zevkle inledim. Ohhh…
“Onyedi santim…” dedi karım heyecanlı bir sesle… Yana döndü. Hans’ın yüzüne baktı kızararak… Piç herif… Suratında kocaman bir sırıtışla, kasıklarındaki kalkmış yarağıyla bekliyordu karımı… Kollarını iki yana açtı,
“Buyur Gül…” dedi. “Hazırım…”
“Tamam…” dedi karım… Hans’ın önüne yaklaştı. Bana yaptığı işlemi aynen Alman’a da uyguladı. Sünnetsiz, fakat sertleşince kabuğu sıyrılmış sikini eliyle tutup metrenin üstüne yerleştirdi. Ardından titreyen sesiyle rakamı söyledi,
“Yirmidört santim…”
“Ohhaa…” dedim elimde olmayarak… Gerçi, ölçmeye de gerek yoktu ya… Bakınca belli oluyordu zaten büyüklüğü… Hem uzundu benimkinden, hem de biraz kalıncaydı. Benimki daha inceydi ondan…
“Gul… İddiayı ben kazandım. Şimdi bana vermek zorundasın. Ama yine de zorlamak istemiyorum seni… Bu işler gönül rızasıyla olur, karşılıklı olur. Eğer sen de istiyorsan olur… Ne diyorsun, gönlünce karar ver… Senin kararın ne?”
Karım yüzüme baktı. Bakışlarımı kaçırdım. Heyecandan ölecek gibiydim. Ne diyecekti, ne karar verecekti acaba? Bir yandan bu saçma olay burada kalsın istiyordum, daha ileriye gitmesin, işler büyümesin diyordum.
Ama diğer yandan, biraz daha ağır basıyordu bu, karımın Hans ile sevişmesini deli gibi istiyordum. Hem de benim yanımda… Ben onları izlerken…
“Ne diyorsun aşkım?” dedi karım titreyen sesiyle… “Son bir şey söyle bana… Heyecandan başım dönüyor. Düşmek üzereyim. Sarhoş gibiyim.”
Yutkundum, gözlerimi karımın soran gözlerinden kaçırdım. Bu defa Hans’ın kıllı yarağı takıldı gözüme… Biraz sonra karımın amcığına girecekti bu kocaman sikiş makinası… Narin amını hoyratça sikecekti karımın…
“Sana bıraktım canım…” dedim zor duyulur bir sesle… “Karar senin… Ne istersen yapabilirsin. Ben hiç bir şekilde karışmıyorum.”
“Düşündüm Hans…” dedi karım ona dönerek… “Sanırım kocam da karşı çıkmıyor buna… Zaten, o istemese olaylar kesinlikle buraya kadar gelmezdi.”
“Ee? Ne diyorsun peki?”
”Madem iddiayı kaybettim… Peki… Yapalım o zaman… Hem… Ben de istiyorum.”
Gözlerim parlayarak baktım ikisine… İşler yoluna girmişti sonunda… Hans zaten çırılçıplak ortada duruyordu. Taş gibi olmuş, kabuklu yarağıyla karımı sikmeye hazırdı. Karıma yaklaşarak titreyen elini tuttu,
“Hadi, başlayalım…” dedi.
Karımdan neredeyse elli santim uzun olan iri yarı Hans eğilerek karımı öptü önce… Öpüştüler. Sonra belinden tuttu, oyuncak bebek gibi kaldırarak masanın üzerine oturttu.
Eğilerek yerdeki pantolonun cebinden bir inci kolye çıkarttı ve karımın boynuna taktı. Hazırlıklı gelmişti pezevenk… Karımı tavlamak için planlar yapmıştı demek ki…
Karımı öpmeye başladı. Gül de ona karşılık veriyordu. Adamın boynuna sarılıp kendine çekti öpüşürken, sırt üstü masaya bıraktı kendini… Uzun boylu Hans üzerine eğilip öpmeye devam ediyordu.
Öpmeyi bırakıp masanın kenarından sarkan ince siyah çoraplı bacaklarını okşadı karımın… Diz hizasındaki etek biraz yukarıya, kalçalarına doğru sıyrılmıştı. Kaygan çorapları okşaya okşaya eteğin altına girdi elleri…
Offf… Gül’ün uzun ince bacaklarını saran külotlu çorabı değildi. Karım özel günlerde giydiği dantelli silikonlu jartiyer çoraplarını giymişti bu gece… Benim en sevdiğim, beni en çok delirten jartiyer çorabı…
“Oh, Gul… Gul…” diye inledi Hans… "Harikasın bebeğim… Nefissin… Çıtır çıtır görünüyorsun. Seni yemek istiyorum ben…”
O ihtiraslı Almanca konuşmasının arasında karımın ismini noktasız olarak “Gul” diye telaffuz etmesi ayrı bir tahrik konusuydu. Bunu duymak bile sikimi kaldırmaya yeterdi aslında…
Etek sıyrılınca çorabın dantelleri göründü, sonra da çıplak eti… Güneş görmeyen bembeyaz bacaklarıyla jartiyer çorabın dantelleri nefis bir tezat yaratıyor, kışkırtıcı bir görünüm sunuyordu.
Hans yukarıya doğru iyice sıyırdığı eteğin altından bacaklarının çıplaklığını, çorabın ince dokusunu dudaklarıyla okşamaya başlamıştı şimdi… Yukarılara çıktıkça karımın ateşi de çıkıyordu.
“Ohhh… Hans…” diyerek adamın o yaşta hiç dökülmemiş, gür beyaz saçlarını parmaklarıyla okşuyor, çekiştiriyordu.
Zevk alıyordu karım… Kocasının yanında yabancı bir erkek tarafından en gizli yerlerinin okşanmasından, öpülüp koklanmasından zevk alıyordu. Jartiyer çoraplarının bitim yerindeki beyaz teni, kasıklarını örten siyah transparan tanga ile son buluyordu.
O tanga külodunun siyah şeffaflığının altındaki bembeyaz hazinesi öyle iştah açıcı görünüyordu ki… Ve salgılamaya başladığı zevk sularıyla amının dudakları hizasının ıslanmış olması da büsbütün sik kaldırıcıydı.
Hans’ın dudakları şimdi o ıslaklığın üzerinde geziniyordu. Elleri bacaklarını, çoraplarını okşarken dudakları da karımın amcığında keşif gezisine çıkmıştı. Tangayı kenara çekip dudaklarını çıplak tene yapıştırdı Hans… Sonra da dilini çıkarıp çalışmaya başladı. İşte karım o anda delirdi,
“Ohhh… Hans… Harika…” diyerek inliyor, başını sağa sola çevirip dudaklarını ısırıyordu.
Bir ara göz göze geldik. Şehvet dolu, göz kapakları yarıya inmiş buğulu gözleriyle baktı bana…
“Aşkım…” diye inledi. Elim sikimdeydi. Taş kesilen sikimde… Zonklamaya başlamıştı, kan dolmuştu sikim…
“Canım…” dedim kuruyan dudaklarımın arasından zorlukla… “Sen de harikasın… Çok seksisin…”
“Öyle mi?” dedi çarpılmış bir yüz ifadesiyle gülümsemeye çalışırken…
“Evet bir tanem… Çok seksi, harika, nefis bir varlıksın sen… Çok güzel görünüyorsun şu anda…”
Hemen yanlarındaydım. Elimi uzatıp elini tuttum. Parmaklarıyla parmaklarımı sıktı. Ateş gibi yanıyordu eli, tutup dudaklarına götürdü, öptü tek tek… Orta parmağımı alıp dudaklarının arasına soktu, emzik gibi emdi parmağımı…
“Ohhh… Karıcığım…” diye zevkle inledim. Diğer elimle gömleğinin üstünden memelerini okşadım, sıktım.
“Ahhh… Harikaa… Hans… Bırak artık öpmeyi… Seni istiyorum…” diye inledi.
Hans emri yerine getirdi hemen…Kalçasından tutup masanın kenarına, sikinin hizasına getirdi karımın vücudunu… Tanga külodun incecik ağını kenara sıyırmış, hedefe kilitlenmişti. Sertleşince kabuğu sıyrılıp mor başı ortaya çıkmış sünnetsiz sikini tutup karımın amına ortaladı, başını aşağı yukarı sürttürdü.
“Ohhhhh…” dedi karım parmağımı emerken… “Hadi… Sok şunu…”
Hans iyice ıslanan amında sikinin başını gezdirip ıslattıktan sonra başını soktu yavaşça… Sonra da karımı delirten aynı yavaşlıkla, milim milim mızrağını dibine kadar soktu. Artık o koca şey köküne kadar karımın amındaydı.
Hans, erkekliği karımın amındayken, ellerini uzattı, karımın üzerindeki gömleğin iki yakasından tuttu. Ben Gül’ün iri memelerini okşayan elimi çekmek zorunda kaldım. Hışımla iki yana ayırdı, ince gömleği cart diye yırtıverdi. Sütyenin üstünden memelerini okşuyordu.
“Ohhh…” diye inledi karım… “Çıkar onu da Hans… Sütyenimi de çıkar… Ellerini hissedeyim…”
Gözleri zevkten kapanmış, şehvetle inliyordu karım… Hans sütyeni de koparıp çıkardı. Karımın iri memelerini koca elleriyle avuçlayıp yoğurmaya başladı. Bir yandan bacaklarının arasında gidip geliyordu bunu yaparken… Biraz ileri geri, biraz sola sağa sallıyordu kalçalarını… Sanırım böyle yaparak karımın vajinasının her milimetresini okşayabiliyordu.
Yirmidört santimlik, karımın kendi elleriyle ölçüsünü aldığı kalın yarak bir görünüyor, bir kayboluyordu karımın am dudakları arasında… Her gömülüp çıkışında da karımın amından salgılanan zevk sularını beyaz krem gibi gövdesine bulayarak, artan renksiz sıvıları göt deliğine süzülerek karımın yanı sıra, beni de delirtiyordu ihtiyar aygırın koca yarağı…
Hans gerçekten bu işi biliyordu. Seks konusunda, kadını mutlu etme konusunda çok şey bildiği öylesine belli oluyordu ki… Karımı da mutlu ediyor, altında kıvrım kıvrım kıvrandırıyor, inim inim inletiyordu.
Sürekli kasılıyordu karım… Çoraplı bacaklarını adamın beline sarmış, kendine çekiyor, sanki daha da olsa hepsini amına alacakmış gibi görünüyordu. Dakikalarca sürdü bu… Transa girmiş gibi gözlerimi onlardan ayıramıyor, zevkle izliyordum ikisini…
“Geliyorum Gul…” dedi sonunda Hans… “Boşalmak üzereyim. Çıkayım mı içinden?”
“Hayır… Sakın… Ben de geliyorum. Erkeğim… Ohh… Beni de boşalt son defa… Aaahhh… İçime boşal… Bırakma… Lütfen… Ne olur…”
Karımın jartiyer çoraplı bacaklarını omuzlarına alan Hans son bir kez kökledi yarağını… Dibine kadar… Kökledi… Karımın gözleri kaydı bir anda…
“Aaahhhh…” diye bir feryat kopardı… Dişleri birbirine kenetlenmiş, dudakları bir çizgi halini almış, inme inmiş gibi kaldı Gül… Sadece bacaklarının içleri seyiriyordu. Kasıklarının titrediğini, bütün kaslarının kasıldığını görebiliyordum.
Hans kıllı taşaklarında ne kadar sperm varsa karıcığımın kaymak gibi tertemiz traşlı amının diplerine boşalttı yükünü… Ikınarak, kaktırarak, rahmini delip geçmek istercesine bastırarak boşaldı. İkisi de maraton koşmuş gibi nefes nefese kalmış, ter içindeki bedenleri parlıyordu.
Sonunda sikini karımın amından çıkardı Hans… Sadece biraz inmişti sertliği, hala benimkinden büyük görünüyordu boşalmış haliyle… Ucunda karımın amına boşalttığı döllerden bir kaç damla sızıyordu hala…
“Hayatımda ilk defa bu kadar güzel bir am siktim.” dedi gülümseyerek… ”Harikaydı. Teşekkür ederim ikinize de… Bana bu amcığı sikmem için izin vererek dünyaları verdiniz.”
Karımsa hala bitkin bir şekilde yemek masasının üzerinde yatıyordu. Hans’ın serbest bıraktığı çoraplı bacakları masanın kenarından aşağıya sarkmıştı… Dirseğinin üstünde doğrularak,
“Ben de sana teşekkür ederim Hans…” dedi. Bana baktı o sikilmiş, hırpalanmış yüz ifadesiyle, darmadağın olmuş eşarbından sarkan saçlarıyla…
“Ben de sana minnettarım. Beni mest ettin. Kocam bu kadar uzun dayanamıyordu hiç… Erken boşalıyor, her zaman beni tatmin edemiyordu. Senin sayende iliklerime kadar doydum.”
“Nasıl yani?” dedim hayretler içinde kalarak… “Seni her siktiğimde boşaldın sen Gül… Hiçbir zaman seni boşaltmadan bırakmadım.” Güldü,
“Ah, aptal kocam benim…” dedi. “Siz erkekler gerçek orgazmla sahtesini ayıramıyorsunuz. Ne yapayım, evliliğimizin devamı için, mutluluğumuz için bazen orgazm numarası yapıyordum. Sen sırtını dönüp uyurken, ben de kendimi parmaklıyordum boşalmak için…”
“Vay amına koduğumun orospusu vay…” dedim başımı iki yana sallayarak…
“O kadar büyütme canım… Her evlilikte oluyormuş böyle şeyler… Hans’ın sayesinde ilk defa sikilmenin tadına vardım. Kalın ve uzun yarak nasıl zevk veriyormuş, yaşayarak öğrendim.”
İnleyerek doğruldu masanın üzerinden, yere kaydı, ayaklarının üzerine bastı. Hans’a sarıldı sımsıkı, dudaklarına yapıştı. Hans da karımın dudaklarına yumulmuş, vantuz gibi emiyordu.
Az önce boşalan yarağının tekrar sertleşmeye başladığını iki çıplak bedenin arasından görebiliyordum. Hemen önümde karımın yaşlı bir Alman ayısıyla, bir aygırla öpüşmesini izlerken, söyledikleriyle geçirdiğim şoku atlatmaya çalışıyordum bir yandan da…
Öpüşüp birbirlerini okşarlarken Hans’ın sertleşmeye başlayan siki bedenine dayandıkça, karımın da meme uçları tekrar kabarmaya başlamıştı. Hans da kaçırmadı bunu, o sertleşen meme uçlarına dayandı, bebek gibi emmeye başladı.
Herif o küçümsediğim yaşından umulmayan bir performansla sevişiyor, karımı amansızca sikiyordu. Karım da ona karşılık veriyor, derin Fransız öpücükleriyle adamı iyice delirtiyordu. Alman dilini karımın ağzına sokarak emmesini sağlıyor, sanki oral seks yapar gibi, bir emzik gibi emdiriyordu. Sonunda bana döndü Hans,
“Dostum… Bir türlü doyamıyorum. Bak nasıl sikimi kaldırdı karın, taş gibi oldum… İzin verirsen karını bir kez daha sikmek istiyorum.” Başımı iki yana salladım,
“Ne istersen yapabilirsin” dedim kırgın bir sesle… “Sen benden daha iyi sikiyormuşsun zaten… İstediğin gibi geçir… İster amını sik, ister götüne koy.”
“Gel erkeğim…” dedi karım, adamın elinden tutup yatak odasına doğru götürdü. Ben de arkalarından takip ettim. Sikim çatlayacak gibi şişmiş durumdaydı. Bir yolunu bulup boşaltmam lazımdı.
Hans bizim ikiz yatağa uzandı hiç çekinmeden… Mekanın sahibi gibi davranıyordu orospu çocuğu… Yarağını havaya dikmişti. Karımsa üzerindeki jartiyer çoraplarından sonra tek giysi olan eteğini beline toplayıp yatağa çıktı. Almanın yarağının üzerine yavaşça hizalayıp oturmaya başladı.
“Ohhh… İçimi yardı aşkım… Çok güzel…”
Kalçalarını döndürerek, kımıldanarak alçaldı, alçaldı. Dudaklarını ısırıyordu koca alet amına gömülürken…
Köküne kadar aldı sonunda… Karımın tertemiz kaymak amcığı, Hans’ın uzun kıllar sarmış kasıklarıyla birleşti. Ellerini göğsüne dayadı, oturup kalkmaya başladı sonra…
“Ahhh… Harika… Kocacığımm… Sikinin kılları gıdıklıyor. Amımı gıdıklıyor kılları… Klitorisimi okşuyor. Çok güzelll… Ohhhh… Çok güzel sikiyor beni… İyi ki iddiaya girmişsin bu aygırla…”
Yavaş yavaş başladığı işine hızlanarak devam etti. Kasıkları birbirine vuruyor, şaklama sesleri kırbaç gibi yankılanıyordu odada..
Bu kez geç geldi Hans… Belki yarım saat boyunca yatakta feryat figan sikiştiler. Ben yanlarında uzanıp otuzbir çektim. Her pozisyonu denediler, yoruldukça değiştirdiler. Sonunda olay bittiğinde yanıma serilip kaldılar nefes nefese… Karım hayatından memnundu.
Ben de onların sikişme sürecinde iki kere boşalmıştım. Karım yanımda feryat figan sikilirken, ben de onların çığlıkları, zevk inlemeleriyle kendimden geçmiş, mastürbasyonun en zevklisini, en kralını yapmıştım.
Hans bir süre dinlendikten sonra kalktı, giysilerini salondan alıp giyinmiş olarak yanımıza geldi. Biz hala yatakta uzanıyorduk.
“Çok teşekkür ederim arkadaşlar…” diyerek vedalaştı bizimle, çıkıp evine gitti. Misafirimizi kapıya kadar geçirecek halimiz kalmamıştı bizim… Adam karıma fena geçirmişti. Ben de iki kere döllerimi attırmaktan bitmiştim.
“Bana bak Gül… Bu ilk ve sondu. Bundan sonra sadece bana siktireceksin, tamam mı?” diye ültimatom çektim.
“Olur olur… Tamam…” diyerek pek de umursamayan bir tavırla kalktı, başındaki eşarbı çıkardı yorgun argın, çırılçıplak, banyonun yolunu tuttu.
Ben de yatakta uzanmış, yaşadıklarımı içime sindirmeye çalışıyordum.
Aradan birkaç gün geçti. Bir akşam işten geldiğimde karım kapıyı açtı,
“Misafirimiz var kocacığım…” dedi şeytanca gülümseyerek…
Hans içeride koltuğa yayılmış, gülümseyerek bana bakıyordu. Karım masanın üstünde duran şık hediye paketini gösterdi bana,
“Bak aşkım… Hans hediye getirmiş bana…” dedi.
Paketi açtı, seksi iç çamaşırları vardı paketin içinde… Tek tek tutup o string külotları, köpük gibi dantel tangaları havaya kaldırdı, bana da gösterdi.
“Ama sadece hediye… Bu mesele o gün kapandı. Tamam mı Hans?” dedi adama… O da gülümseyerek onayladı. Karımın saçları ıslaktı, yeni banyo yapmış gibi duruyordu. İçime kurt düştü ama yüzüne vurmadım.
Ertesi hafta işten erken çıktım, eve geldim. Karım görünmüyordu ortalıklarda… Tam telefon açıp nerede olduğunu soracaktım ki, inlemeleri duydum. Hassiktir… Yatak odasından geliyordu inlemeler… Eyvah…
Sessizce, ayak uçlarıma basarak yaklaştım. Karım duvara yaslanmış, eteğini yukarıya kaldırmıştı. Bacaklarını ikiye ayırmış, önünde diz çökmüş vaziyetteki Hans’a amcığını yalatıyordu. Yine zevkten gözleri kapanmış, şehvetle inleyip duruyordu. Bir elini memesine götürmüş, avuçlayıp ucunu okşarken, diğer eliyle adamın beyaz saçlarını karıştırıyordu.
Başındaki krem başörtüsü, iri memelerini saran siyah sütyeni, baldırlarına kadar uzanan ince siyah çoraplarıyla çok seksi görünüyordu karım… Kapının yanında gizlice durup içeriye baktım. Dakikalarca karımın am yalattırmasını izledim sikimi okşayarak…
Hans sonunda kalktı, karımın belinden tutup havaya kaldırdı. Siyah çoraplı uzun bacaklarını beline doladı. Pantolonun fermuarını açıp koca sikini karımın amcığına geçirdi bir hamlede… Esnete esnete, kalçalarını duvara vurdura vurdura, ayakta sikmeye başladı Gül’ü…
“Ahhh… Yavaş Hans… Yavaş erkeğim… Yardın gene beni…” dedi karım…
Kollarını erkeğin boynuna dolayan karım, sırtı duvara dayanmış vaziyette minik çığlıklar atarak sikişiyordu adamla…
Yapacak bir şeyim yoktu. Yabancı bir erkekle sevişmesine izin vererek en başta ben hata yapmıştım. Karım artık yabancı bir sikin tadını almıştı. Artık ne kadar kızsam, köpürsem, ona bu lezzeti bıraktıramazdım. Zaten bunu denemem bile karıma karşı büyük haksızlık olurdu.
Ben de bir şey demedim, karşı çıkmadım zaten… Onları izleyerek otuzbir çekmeye devam ettim. Bu da ayrı bir zevkti doğrusu… Karımı başka bir erkek sikerken izlemek de fena bir olay değildi. Canlı porno izler gibiydim karımın Alman yarağıyla sikişmesini izlerken…
“Götünü de sikmek istiyorum Gul…” diye inledi Hans… “Götünü de sikicem senin… Sikimi de yalattırıcam… İzin ver bana…”
“Bir kere boşalt beni böyle… Sonra bakarız Hans… Hadi, sik beni… Kocam neredeyse gelir… Sik… Bir an önce boşalt beni… Uçur…”
Karımın inlemelerine daha fazla dayanamadım. Oracıkta boşalmaya başladım. Dudaklarımı ısırıyor, inlemelerimi duymasınlar diye çabalıyordum. Hoş, onların da pek duyacak hali yoktu ya… Zaten görseler de umursamayacaktı ikisi de… Pezevengin tekiydim onlar için… Karısının sikilmesinden zevk alan bir pezevenk…
Sikimi külodun içine sokup ayrıldım evden… Aşıkları bir süre daha rahat rahat sikişip zevk almaları için evde yalnız bıraktım. Avare avare caddelerde dolaştım.
Bir boşboğazlık yapmam, bir boş iddiaya girmem nelere yol açmıştı…
Yapılacak bir şey yok. Bu yola girdik, böyle devam edecek anlaşılan…
DERVİŞİN S/ÖZÜ
"Bir çiçek de benim için..."
Sivas katliamı gerçekleşeli bir iki ay olmuştu ve yaz bitmiş, sonbahar, soğuk ve yağmurlu yüzünü göstermeye başlamıştı.
Biz de, kızlı erkekli sekiz kişilik bir arkadaş grubu, işsiz güçsüz, sabahtan akşama kadar Kocamustafapaşa'daki bir öğrenci kahvesinde vakit öldürmekten başka bir şey yapmıyorduk. Şimdi size sözünü edeceğim o yaşlı ve yapayalnız kadını da ilk kez o kahvehanenin penceresinden görmüştük.
Yaşlı kadın her akşam, aynı saatte, elindeki toprak ve çiçek dolu poşetlerle, kahvehanenin önünden gelip geçerdi. Öyle ki, bir zaman sonra, poşetler dolusu toprağı ve çiçeği nereye ve neden götürdüğünü merak eder olmuştuk. Hem de aralıksız, her akşam!..
90lı yıllar hepimizin dibe vurduğu zamanlardı. Ülkece huzursuz, mutsuz, kaygılı ve kederli günlerden geçiyorduk ama gene de hayatımızdaki olumsuzluklara rağmen, umudumuzu ayakta tutmaya çalışıyorduk.
Hele de Sivas Katliamı...
Çoluk çocuk, yazar çizer, kadın erkek, insanların göz göre göre yakılmaları hepimizi derinden sarsmıştı, hepimiz canımızın bir parçasını Madımak Oteli'nin külleri arasında bırakmıştık. Aradan haftalar geçse de, içimiz halen cayır cayır yangın yeriydi. Diğer yandan, bizim son günlerde uğraştığımız tek konu, elindeki çiçek ve toprak dolu poşetlerle, nereye gittiği belli olmayan yaşlı ve yapayalnız kadındı.
Kahvehane masasında, her kafadan başka bir hikâye çıkıyordu.
Kimine göre, kadın belediyeye ait bahçelerden çiçekleri çalıp kendi bahçesine götürüyor, kimine göreyse, ölmeden önce, kendisi için bir mezar yeri satın almış, şimdiden o mezar yerini çiçeklerle süslüyordu.
Gene bir akşam, arkadaşların hepsi dağılmış ve ben masada yalnız kalmıştım. Eve gitmek istemiyordum. Bir sigara daha yakıp camdan dışarıya bakmaya başladım. O sırada, yolun sonunda ve aynı saatte, yine o kadın göründü. Elleri kolları, her akşam olduğu gibi, çiçeklerle doluydu.
Sigaramı söndürüp dışarı çıktım. Kafaya koymuştum, kadının o çiçeklerle ne yaptığını öğrenmeliydim.
Arkasından koşup yetiştim ve "Teyzecim yardım edeyim mi?'' diye sordum.
Başını kaldırıp yüzüme baktı. Kaşları çatıldı.
''Neden?'' diye sordu.
''Neden mi?.. Şey...Poşetleriniz ağır...Eviniz de uzaktır sizin... Hadi, izin verin de, yardım edeyim.''.
''Senin meselen o değil, ben anladım çocuk. Söyle bakalım, neden bana yardım etmek istiyorsun?'' diye tekrarladı.
Kaçarım yoktu.
Cesaretimi toplayıp ''Ya teyze, vallahi kötü bir niyetim yok... Off...Tamam ya, doğruyu söyleyeceğim...Biz..Yani ben ve arkadaşlarım, her akşam seni böyle çiçeklerle falan görüyoruz ya...Meraktan deli olduk. Allah aşkına, sen bu kadar çiçeği ne yapıyorsun, nereye götürüp getiriyorsun?" diye soruverdim.
Cevap vermedi. Poşetleri uzattı.
''Gel peşimden!'' diyerek önümden yürümeye başladı.
O önde, ben arkada, bir süre, Samatya'nın yokuşlarını indik, çıktık ve en sonunda harabe ahşap bir evin önünde durduk.
Öksürerek cebinden anahtarını çıkarıp, kapıyı açtı ve ağır adımlarla içeri girdi. Nee "Buyur gel" ne de başka bir şey... Ne yapayım, ben de peşinden...
Heyecanıma engel olamıyordum. Nihayet neler olup bittiğini öğrenecektim.
O önde, ben arkasında, tahta merdivenlerin sonunda bir küçük salona çıktık. Salonda, yerde kırmızı, desenli bir kilim ve kapının karşısında çok eskilerden kalma bir koltuk vardı. Duvarlar boy boy Hz. Ali'nin, Pir Sultan'ın ve ozanların resim ve fotoğraflarıyla kaplıydı.
Durdu, başını öne eğdi, derin bir nefes aldı ve sonra dönüp bana baktı.
Yaşlı kadının gözlerinde tarifsiz bir keder vardı.
İnsanın etine usul usul batan bir bıçağın verdiği acıya benzer bir kederdi bu...
Hiçbir şey konuşmadan yürümeye devam ettik.
Kapıları kapalı odalardan bir tanesinin önünde durdu, ben de durdum. Belli belirsiz bir duaya başladı ve sanki kapıyı incitmeden korkar gibi, yavaşça kapıyı açtı. Kapı aralandıkça, benim de kalbim yerinden fırlayacak gibi oluyordu.
Ne... İçeride ne var???
İçeri girdi ve geriye dönüp, elimdeki poşetleri aldı. "Gel çocuk, içeri gel."
Ürkek adımlarla odaya girdim ve gördüklerim karşısında kalakaldım. Çünkü, küçücük odanın içinde, her yerde ama her yerde, bir sürü irili ufaklı onlarca saksı vardı ve hepsi çiçeklerle doluydu. Hayatımda ilk defa bu kadar çok ve rengarenk çiçeği bir arada görüyordum..
''Yirmi dokuz...'' dedi ve başını öne eğdi.
''Yirmi dokuz?... Öz... Özür dilerim ama ben tam anla...yamadım?'' diye kekeledim.
''Zamanım az kaldı ve benim beş çiçeğe daha ihtiyacım var çocuk. Otuz dörde tamamlamalıyım...Sivas'ta yakılan her bir can için bir çiçek...''
Çiçeklere baktım.
Her çiçekte, Madımak'ta yitirdiğimiz bir canımızın yüzü vardı. Belkıs...Muammer... Serpil... Nesimi... Carina... Serkan... Koray... Metin... Gülender... Hasret..."
Daha fazla kendimi tutamayıp, saksıların önünde, yere çöküp, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Kadın yanıma gelip bana sarıldı.
Samatya'da bir sonbahar akşamı...
Bilmediğim bir evde, hiç tanımadığım bir kadınla, el ele tutuşmuş, çiçeklere bakıp ağlıyoruz. Arada bir de yapraklara dokunuyoruz.
Bu kimin eli teyzem...
Bu hangi çocuğun yanağı, gözü, burnu, kaşı, saçı..
Teyzem söyle n'olur, bu yaprak, Nesimi'nin sazı mıdır, Hasret'İn nefesi midir yoksa Huriye'nin tokası mıdır...
Samatya bir sonbahar akşamı...
Aylardan efkâr, yıllardan acı...
''Peki, neden otuz dört dedin güzel teyzem? Biz o yangında otuz üç canımızı kaybetmedik mi, neden otuz dört?'' diye sordum.
Yorgundu.
Yorgun ve umutsuz.
Nefes alıp verdikçe, göğsünü yarıp geçen hırıltıyı duyabiliyordum.
Yutkundu.
Birkaç kez konuşmak istedi ama yapamadı. En sonunda 'Doğru dersin oğlum, otuz üç... Ama bir tanesi de benim için... Ben de onlarla yandım, ben de onlarla beraber kül oldum'' dedi.
Hiçbir şey diyemedim.
Saatlerce öylece sustuk ve içimizde büyüyen acıyla birlikte, çiçeklere baktık.
Ayrılık vakti gelmişti.
Yaşlı ve yapayalnız kadına veda ederken, elini öptüm.
''Senden bir ricam var can teyzem... Çiçeklerine bir çiçek de benim için ekle olur mu? Otuz beşinci de benim için olsun...Ben de yandım... Ben de küle döndüm.'' dedim.
Gözlerinin ucundaki yaş elime damladı.
"Olur çocuk, elbette olur, başım gözüm üstüne."
***
Kazara elimi kolumu bir yere çarpıp yaksam, "Canım acıdı'"demeye utanırım. Çünkü can acısı bambaşka bir şey. Bunu ben 2 Temmuz 1993'te öğrendim.
***
Özünüze rast gelesiniz.
Sevgiyle.
t a m e r d u r s u n
#tamerdursun
#SivasKatliamınıUnutma #madımak #Katliam #semah #alevi #can #kızılbaş #MadımakOteli #ikitemmuz #yandık #hasretle #sevgiyle #otuzaltı #ozanlarımız #aziznesin #pirsultan #sivas
Follow this blog for more hot rods and kustoms
Chatten Gelen Fantezi
Selam ben kaan 32 yaşında bekar istanbulda yaşayan özel bir şirkette yöneticilik yapan neşeli ve espirili biriyimdir nete sık girerim bundan 6 ay önce yine nette gezinirken özelime pentım nikli biri geldi ve sohbet etmeye başladık
isminin erol oldugunu mimar oldugunu 7 yıllık evli ve bir kızı oldugunu söyledi eşini çok sevdigini ve çok mesut bir yaşantısı oldugunu söyledi sohbet ilerledikce erol içinde yaşamak tatmak istedigi fantaziler oldugundan bahsetti neler örneğin dedigimde cinsel yaşantıma degişiklik fantazi katmak istiyorum dedi eşimle sevişmeden önce porno film seyrederiz sonra sex yaparız dedi
filmdeki gurup sahnelerinin çok ilgisini çektigini ve gurup sex yapmak istedigini söyledi bir gece hem film seyrediyorduk hemde sevişiyorduk eşime gurup çok hoş aramızda biri daha olsa istermiydin dedim
eşim önce pek tepki vermedi ama sonra ağır başlı oldugumu anlayınca ben istemem tanımadıgımız birini nasıl aramıza alıp sevişiriz hem sen benim başka bir erkek tarafından sikilmemi ister misin dediginde
yani neden olmasın ya aramızda bir bayan olsa sen bir şey der misin demiş
eşi yani ne biliyim hiç düşünmedim demiş
daha sonra erol boşver ya ben seni memnun edemiyormuyum diye konuyu kapatmış
erol ise bu fantaziyi yaşamak istedigini söyledi
bende iyide eşin istemeyince nasıl yapacaksın bunu dedim
erol ben bir formül buldum ama bunu güvenebilecegim biri olmalı dedi
o gece geç oldugu için yarın akşam yine görüşelim deyip ayrıldık
yarın akşam nette yine buluştuk erol planını açıkladı bana kaan önce senle tanışalım bir yerde oturup konuşalım dedi hafta sonu için bir yer tespit ettik
tellerimizi alıp ayrıldık
cumartesi dedigimiz yerde buluştuk tanıştık bana dürüst ve güvenilir birisin planımı uygulayalımmı ne dersin dedi
bende tamam dedim erol 30 eşi ise 28 yaşında oldugunu söyledi kaan sen benim okul arkadaşım olacaksın ve il dışından istanbul da bir iş için geliyorsun beni telefonla aradın bende seni misafir edecem dedi
aramızda planı netleştirdik
erol bana okulu ile bilgiler verdi eşi sorunca bilmem için ben yarın evde olacam sen beni cepten arayacaksın senle konuştuktan sonra eşime seni anlatacam
okul arkadaşım bir iş gelmiş onu alacam misafirimiz olacak diye sonra ben seni almaya geldigimde birkez daha konuşuruz dedi ve ayrıldık
yarın gün dedigi saatte aradım
telefonda çok içten bir şekilde konuştuk
bana kaan bana yerini söyle gelip seni alacam dedi
sonra kapattık
yarım saat sonra geldi kaan bu plan olacak dedi
eşim misafirimiz geliyor diye hazırlık yapıyor dedi
yine konuştuk ve eve gittik eşi karşıladı önce tanıştık oturduk sonra yemege geçtik erolla çok eskiden tanışıyormuş gibi şakalaşıyorduk erolda arada bana takılıyordu kaan sen hala bekarsın ha sende evlensene oglum ya evlilik çok güzel diyordu
çıktıgın biri varmı diye sordu bende hayır dedim oooo sende ne bu oglumya rahipler gibi ne yapıyorsun ben bekar olsam hergece başka hatunla çıkar hayatımı yaşarım dedi
eşide erol kaanı rahat bırak ya sıkıştırma dedi
erol yoo biz kaanla çok iyi anlaşırdık onunla çok takıldık çok maceramız vardır dedi
ikimizde okuldayken bayan alıp aynı odada sevişirdik dedi eşi gülümseyerek o derecemi dedi
aynen kaanla çok maceramız vardır dedi eşi mutfaga gidince kaan ben sana sen yorgunsundur sen istersen istirahat et derim sende tamam iyi olur dersin dedi gerisini ben ayarlarım dedi
yemekleri yedik salona geçtik sonra hem sohbet edip hemde nescafe içerken erol bana kaan sen yol yorgunusundur nescafeler bitince sana yatak açsın sende dinlen dedi
bende iyi olur valla dinlenirim dedim
bayan nescafesi bitince yatak odalarının karşısındaki odaya bana yatak açtı sonra gelip kaan yerin hazır istersen geçebilirsin dedi
bende kalkıp odaya geçtim ve yataga uzandım
yattıgımda saat 11 gibiydi 12 gibi erol bir şeye ihtiyacın varmı bahanesi ile odaya geldi 1 saat sonra gibi su içme bahanesi ile salona gel dedi
ben cd ye bir film koyup eşimle sevişmeye başlayacam
sende kapıda durup bizi seyret sonra ben seni çagıracam dedi ve gitti
saat 1 gibi kalkıp salona dogru yürüdüm ikiside çırılçıplak halının üzerinde sevişiyordu
tv de porno film devam ediyordu
kapıda onları seyretmeye başladım erol beni farketti ve sesini çıkarmadı biraz sonra eşi beni farketti ve hemen telaşla toparlanmaya başladı
erol kaan gelsene sende katıl bize nede olsa bekarsın ihtiyacın vardır dedi
eşi hayır ben odama gidiyorum dedi
ben sizi rahatsız ettim ben odama gidiyorum siz devam edin dedim
15 dakikda sonra erol geldi yanıma ve bana gel dedi
salona geçtigimizde eşi yerde oturuyor omuzlarına battaniye almıştı
üzerimde atlet ve boksırla koltuga oturdum erol eşinin yanında gidip üzerindeki battaniyeyi alıp onu öpmeye okşamaya başladı
eşide karşılık veriyordu ama utangaç bir tavrı vardı
oturdugum yerden erol kolumdan tutup hadi sende katıl dedi
beni çekti bende yere inmiştim ellerimle eşinin bacaklarından başladım okşamaya eşi sırt üstü yere yatmış erol eşinin baş ucunda diz üstü çökmüş
sikini eşinin agzına vermiş yalatıyordu
ben ayak ucundan dilimle yalayarak yukarı dogru çıkmaya başladım bacak arasına girip elimle amını iki yana ayırıp dilimle içinde geziniyordum eşi çıldıracak gibi çıglıklar atıyordu
erol aniden kalkarak ben tuvalete gidiyorum dedi
ikimiz kaldık ben bacak arasından çıkıp gögüslerine dogru yalayarak geldim sonra dudak dudaga öpüşmeye başladık
çok ateşli ve hırslı sevişiyordu
boynunu kulak memelerini yalıyordum hadi gir içime dedi bacak arasına girip sikimi amının azgına biraz sürttükten sonra yavaşca içine dogru sokmaya başladım ve hızlanmaya başladım saçlarımdan okşuyor tırnakları ile sırtımı tırmalıyordu
sarsılarak boşaldı sonra dizlerinin üzerinde domalttım kalçalarından tutup alttan yine amına girdim ve hızlı hızlı girip çıkıyordum bu arada erol odaya geldi
koltuga oturdu eliyle sikini okşuyor bir yandan da bizi seyrediyordu daha sonra eşinin önünde diz çöktü ve sikini eşinin agzına verdi
ben girip çıkıyordum erol bana kaan amından çıkıp arkasından gir dedi eşi erola bakıp hayır kaanınki çok büyük canım yanar dedi
sonra erol önünden kalkıp bana kaan sen öne geç dedi
ben önünde diz çöktüm eşi eliyle sikimi tutup yutarcasına yalarken erolda eşinin arkasından girmeye çalışıyordu
ara sıra arkaya dönüp yavaş canım yanıyor diyordu
sonra erol tamamen girdi ve yavaş yavaş girip çıktıktan sonra bana kaan hadi gel ben yolu açtım sende gir dedi
sonra bende kalçalarından tutup sikimi göt deliginin agzına getirdim içeri girmeye çalışıyorum eşi geri dönüp kaan seninki çok büyük yavaş sok ne olur dedi
yavaş yavaş içine girdim ve girip çıkmaya başladım
bu arada erol eşinin agzına boşaldı
sonra ben arkasından çıktım ve yere yattım eşi yanımda diz çöküp vucudumu yalamaya başladı
eliyle sikimi tutup üzerime oturdu ve oturup kalkmaya başladı belinden tutup içinden çıkmadan kalkıp onu masanın üzerine yatırdım ben ayakta o kalçası masanın kenarında girip çıkmaya devam ettim
elleriyle masının kenarlarından tutup başını saga sola cevirip offff harikaaa mükemmel diye bagırıyordu
sonra ikimizde boşaldık kalkıp banyoya gitti biz erolla koltuklarda oturup sigara içerken eşi yine üzerinde sütyen ve kilotla odaya geldi erolun yanına oturdu oda sigara yaktı ben banyoya gittim suyu ayarlayıp duş alacagım sırada eşi banyoya geldi
şampuanı bulabildinmi diye sordu
bende evet gelsene yanıma dedim içeri girdi
üzerindekileri çıkardı ben duşun altındayken önümde diz çöküp sikimi yalamaya başladı
yukardan sular akerken bende hem onu hemde beni sabunla köpürttüm daha sonra onu ayakta domalttım elleriyle musluklardan tutup kalçalarını bana döndü ve arkasından girdim
girip çıktıkca muslukları kıracak gibi tutuyordu bu sırada erol içeri girdi oooo harikasınız dedi
eşinin önünde ayakta durdu ben eşini arkadan sikerken eşide onun sikini yalıyordu
sonra içinden çıkıp yere yattım eşi üzerime gelip sikimi tutup götünden içeri soktu tamamen üzerine oturup bana yaslandı erolda önünde durup sikini amından soktu ikimiz aynı andan karısını sikiyorduk
eşi çılgıklar atıp harika diye çılgık atıyordu
erol hızlı hızlı girip çıkmaya başladı ben geliyorum deyip boşaldı
bu kez benim üzerimde oturup kalkmaya başladı ayaga kaldırdım çamaşır makinasının üzerine domalttım
alttan amından girip çıkmaya başladım ellerimlede gögüslerini sıkıyordum çıglık çıglıga ikimizde boşaldık
sonra duşlarımızı alıp yattık sabah hep birlikte kalkıp kahvaltı yaptık
ben kendi işime erol bürosuna eşide çalıştıgı bankaya gitti
telefonla erolla konuşuyoruz çok kısa bir zamanda yine bir program yapacaz…..
Çocukluk Arkadaşım ve Karım 5
Elimde sefanın siki önünde diz çökmüş tam boşaltmak üzereyken karımın seksi bir halde içeri gitmesiyle sefa ne yapacağını bilememisti. -Burada rahat edemezsiniz hadi yatak odasına gelin orada eğlencenize kaldığınız yerden devam edersiniz dedi. Sefa anlamsızca yüzüme bakıyordu.
-Hadi gel anlasilan Ebru bizi izlemek istiyor yatak odamıza geçelim diyerek ayağa kalktım. Ebru önde sefa hemen arkasinda en arkada ben tek sıra halinde yatak odasına geçtik. Karim köşedeki tekli koltuğa oturdu.
Bizde sefayla yatağın ucunda dikiliyorduk. Yatağın üzerindeki bütün oyuncaklar makyaj masasının üzerine özenle sıralanmıştı. Sefanın gözü oyuncaklara takildi
-Onlar ebruyla benim oyuncaklarim karimla sevisirken kullanıyoruz bazen senin yerine geçip beni Ebru sikiyor bazende bu oyuncaklar sayesinde ebruyu iki deliğinden ben sıkıyorum dedim.
Sefa sarhosluktan mi şaşkınlıktan mi bilmiyorum ama hala konuşmuyor boş boş yüzüme saga sola bakıyordu.
O esnada Ebru seslendi -Sefa rahat ol lütfen ben burada yokmuşum gibi davranın eski günlerdeki gibi kocami sik bende sizi izlemek istiyorum.
Sefayı kolundan tutup yatağa yatirdim. Heyecandan inmiş sikini avuclayip biraz oksadim sonra aşağılara inerek kasiklarini yumurtalarını öpüp yaladim. Sonrada sikini tekrar agzima aldim. Ben agzima aldığımda Sefa gözlerini kapatmıştı. İnmiş siki de kisa sürede agzimda büyümeye başladı.
Benim için harika bir duyguydu. Yani basimda koltukta karim oturuyor bizi izliyor ve ben eski sevgilim enişteme sakso cekiyordum.
Özellikle karima doğru domalmis kalcalarimi ona doğru çıkarmıştım. Tahmin ettiğim gibi dayanamadi.
Ebru da gelip benim kalcalarimi olabildiğine acti ve Got deligimi yalamaya başladı. Müthiş zevk almıştım bu durumdan. Ebru beni yaladikca bende erkegimi olabildiğince yaliyordum.
Ebru deligimi erkegime hazırladıktan sonra kalkıp üzerinde sırtım sefaya gelecek şekilde sikini tutup Got deligime dayadım ve üzerine yavaşça oturmaya basladim.
Önceden zorla yarısına kadar alabildiğim bu siki şimdi köküne kadar alabilmistim.
Ben kendimi geriye atıp üzerinde oturup kalkmaya basladim. Ebru da önüme gelip sikimi ağzına aldı.
Ebru sikimi yaliyor bir yandan da sefanın yumurtalariyla oynayıp hafif hafif sıkıyordu.
Bazende bilerek sefanın sikini içimden cikartiyordum. Ciktigi zamanda da hemen Ebru sefanın sikini tutup birkaç yaliyor sonra tekrar Got deligime sokuyordu.
Bu durumda sefa da artık açılmış şaşkınlığını üzerinden atmis ohh harikasınız siz diye inliyordu.
Biraz bu pozisyonda kaldıktan sonra üzerinden kalktım. Ben kalkar kalkmak Ebru yapıştı hemen sefanın sikine sanki uzun yıllar hiç görmemiş gibi yalayıp yutuyordu.
Sefada ellerini başının altina koymuş ebrunun verdiği zevki mutlulukla izliyordu. Bende boşta kaldığım için ebrunun arkasına gectim. Amcigini ve Got Deliğini yaladim.
Bir süre sonra doğrulup sikimi sokmak istedim ama
-Yapma cem istemiyorum yeter senin bamyani yediğim asıl gerçek bi penis yemek istiyorum diyerek beni engelledi.
Sonrada kalkıp tek hamlede sefanın kucağına oturup amcigina soktu. Sefanın üzerine yatınca sefa da ebrunun kalcalarini tutup avucluyor üzerinde hareket ettiriyordu.
Bende bu defa arkasına geçip hem ebruyu hemde sefayı yalamak istedim ama bu defa da Ebru kafamı eliyle itekleyerek
-Rahat birak beni git koltuğa otur ben demeden kalkma ordan rahat rahat tadını çıkarmak istiyorum dedi. Bir köle gibi dediğini yapıp oturdum koltuğa karımın nasıl sikildigini izlemeye basladim.
Aslında o anda farkettim ki karim tarafından aşağılanmak benimde çok hoşuma gitmişti.
Her kıvrımini ezbere bildiğim sefanın siki karımın bacakları arasında bir görünüp bir kayboluyordu. Karim sefaya
-Ohh enişte godoş kocamin anlattığı kadar varmış sikin harika birsey bu daha çok istiyorum hadi nolur hasret kaldım böyle yarak yemeyeli yıllar oldu
-Sen iste ben sana her zaman veririm askim. Bu salağın annesine de bacısına da sana da yeter bu
-Ohh demek kaynanami da sıkıyorsun öyle mi ne güzel en çok ben istiyorum bunu çok güzel birsey karnımda hissediyorum bunu
-Evet bununla ilk gördüğümüzden bu zamana anasına hastaydım. Selmayla da sırf annesini sikmek için evlendim.
Selma da biliyor annesini siktigimi ama ses çıkartamiyor Bu konuşmalar karşısında sok olmuştum. O çok sevdiğim ilk erkeğim sefanın ağzından bunlari duymak gercekten kötü anlamda etkilemişti beni demek annemde bana bundan dolayı uzak davraniyordu.
Belliki sefa beni siktigini söylemişti anneme. Ben bunları düşünürken ebrunun sesiyle kendime geldim.
-Kalk oradan straponu tak sende arkadan gir bana ikinizin arasinda kalmak ezilmek istiyorum.
Hemen dediğini yapıp masanın üzerindeki straponu belime takip ebrunun arkasına gectim. Kremi döküp biraz yedirdikten sonra sefa kıpırdamadan beklemeye başladı.
Bende takmanın başını ebrunun Got deliğine dayayıp bastırmaya basladim. Amciginda başka bir yarak olduğu için hiçte kolay girmedi ama ebrunun çığlıkları arasında yarısına kadar soktum.
Yavas yavaş sefayla birlikte ritim tutturup karımı sikmeye başladık.
Ebrunun çığlıkları odanın içinde yankilaniyordu. Biraz devam ettikten sonra ebrunun talimatıyla ben tekrar yerime oturdum.
Bu defa ebruyu misyoner pozisyona alıp öyle sikmeye başladı. Ebru defalarca kez orgazm olmuştu sefanın altında.
Bu çocuğun işte bu özelliğini çok seviyordum. Kendini kontrol edebiliyor uzun süre bosalmiyordu.
Sonrasında sefa ebruyu domaltip gotune girmeye başladı.
Ama bu defa acımasızca sikiyordu. Ebru altında çığlıklar atiyor orgazm titremelerine giriyor ama sefanın umrunda olmuyordu.
Biliyordum ki sefa bu şekilde yapmaya başladığında bosalmasi yakındı. Dedigim gibide oldu
-Ebru boşalmak üzereyim nerene boşalayim bebegim -Amcigima bosal askim nolur çok istiyorum yaksın içimi bende tekrar gelmek üzereyim dediğinde hemen gotunden çıkıp tek hamlede amcigina soktu.
Kısa sürede de kalcalarini sıka sıka bogurerek bosaldi. Sefa yatağa devrildiginde hala tam inmeyen siki ebrunun sivilariyla Yana yatmis parlıyordu.
Ebru kafasını kaldırıp bana baktı -Ağzın sulandi dimi pezevenk kocam gel hadi amcigimi yala da erkeğinin spermlerini temizle bakalim demesiyle
Hemen yerimden fırlayıp ebrunun bacaklarının arasına girip afiyetle yalamaya basladim.
Ben yalarken Ebru da sefa da beni izliyor arada da opusuyorlardi. Sonrasında da sefa seslendi -Kanka benim sikimi de temizler misin
Ebruyu bitirdikten sonra da sefanın sikini yalayıp temizledim. Çok hoşuma gitmişti bu durum.
Biraz dinlendikten sonra Ebru straponu alıp beline bağladı. Bana önünde domalmami söyledi. Sefa bu defa kenardan bizi izliyordu. Takmayı kremlemeden sadece tükürük yardımıyla icime soktu.
Çok acımıştı ama çokta hoşuma gitmişti. İlk basta ne kadar bağırsam da sonrasında inlemelerim zevkten artmıştı. Bu gece ilkleri yaşıyordum hep. İlk defa sefanın gözü önünde sikiliyordum.
Sonrasında ebrunun sefaya
-Askim sende arkama geçer misin beni sikmeni istiyorum demesiyle sefa önce kalkıp sikini agzima uzattı.
Arkamda karim beni sikerken önde sefanın sikini karim için hazirliyordum.
-İyi yala cem güzelce kaldir ki hepsini sokmak istiyorum karına Bende dediğini aynen yapıyordum.
Alabildiğim kadar agzima alıyordum. Benim için muhteşem bir zevkti bu. Biraz yaladiktan sonra sefa ebrunun arkasına gecti. Ebru o anda hiç hareket etmiyordu.
Merak ediyordum arkada neler olduğunu dönüp baktığımda. Sefa ebrunun arkasına geçmiş goguslerinden tutup dudaklarına yapismis sehvetli bir şekilde opusuyorlardi.
Bir müddet sonra ebrunun ahh sesini duydum. Sonrasında da
-Kocam arkadasin götüme giriyor Off çok kalın çok güzel bu delirtiyor diyordu.
Daha sonrasında da ebruda arkamda hareket etmeye başladı. O kadar muhteşemdi ki bu durumda asıl yönlendiren sefaydi.
Sefa karımı hızlı sıktığı zaman Ebru da beni hızlı hızlı sikiyordu. Bu duruma ben daha fazla dayanamadım ilk boşalan ben oldum. Benim bosalmamla birlikte kalcalarimda bi acı hissettim.
Dönüp baktığımda ebrunun elinde kirbac kalcalarima vurmuştu.
Ama Biraz sert vurduğu için baya acımıştı. Birkaç daha kirbac yememle o gruptan ayrıldım. Yine köşeme çektiler beni. Ebruyla yeni sikicisini izlemeye basladim. Ebru da bu duruma fazla dayanamayıp bosaldi. Sonrasında benide yanına çağırarak.
Ebruyla ikimiz sefanın önünde minnetimizi göstermek için diz çöküp birlikte sakso çektik.
Ebru kocaman siki ağzına alırken bende yumurtalarını yaliyordum. Ben agzima aldığım zamanda da Ebru yumurtalariyla ilgileniyordu.
Bazende kenarından baştan aşağı ikimiz birlikte yaliyorduk. Zamanla Ebruyla ikimiz sefayı bosaltmasini başardık.. İlk salvo ebrunun yüzüne geldi.
Sonrasında Ebru sikin başını ağzına alarak hepsini ağzına boşalttı. Bu duruma çok üzülmüştüm. Bende tadına bakmak istiyordum. Ama Ebru beni anlamış olacak ki yüzümden tutup dudaklarıma yapıştı ve ağzında biriktirdiği spermlerin yarısını agzima boşalttı.
Hemen yuttum sonrada ebruyla biraz opustuk. Yüzündeki spermleride yalayarak temizledim.
Sonrasında ucumuzde yatağa yigildik kaldık. Ebruda sefa da bu durumu yaşattığım için bana sonsuz teşekkür ettiler. Sabaha kadar genelde benim izlememle Ebru ve sefa birkaç defa daha sevistiler.
Sefa annemi nasıl siktigini anlattı. Selma ablamın nasıl yakaladığını sonrasında neler yaşandığını anlattı.
Devam Edicek ...
Ablaya Dikiz
Annemler seyahate gittikleri icin, 2 yıllık evli olan ablamda kaliyodum, ablam 2 yıllık evli ve enistem ondan 12 yas buyuk varlıklı bir kisiydi, yeni yeni cinsel durtulerim uyanmaya baslamis masturbasyon yapmaya baslamistim,
buyuk bir beğeni aliyor ama sikimden meni gelmiyodu, meni gelmemesine karsilik aldigim beğeni buyuktu, bir aksam yatakta tekrar sikimle oynayip o zevki yasamak isterken ablamlarin odasindan ablamin sesleri gelmeye basladi, ablam inliyor garipce sesler çikariyodu, ne oldugunu merak ederek yavasca odasinin kapisina yaklastim.Ablam bacaklari iki yana acik yatiyor ve enistem onun organini yaliyordu yaladikça ablam cigliklar atiyodu,
enistem ablamin üzerine dogru gelerek sikini ablamin amina soktu ablam cok beğeni aliyodu, bunu devinim ve cigliklarindan soyledigi sozlerden anlamak mumkundu, ablamin dolgun memeleri ve kalin bacaklari enistem tarafindan emiliyor sikiliyodu. Çok beğeni almaya baslamistim ahh ablamin uzerinde ben olsam diye dusunmeye basladim bu dusunce beni cok heyecanlandirdi,
ne olurdu ablami birazda ben zevkten inletsem diye gecti aklimdan, kendimi yatagimda buldum artik hayalimde ablami sikerek masturbasyon yapmaya baslamistim,Ertesi gun kaltigimda heycanla aksam olmasini bekliyo aksam tekrar bole bi olaya raslamak istiyodum, aksam olunca ben yatacam deyip 9 da yataga girdim, onlar yatmiyodu bir turlu yatmalarini ve baslamalarini istiyodum ,
fazlasıyla bi saat sonra yattilar, konusma sesleri geliyodu ablam enistemi opuyor gibi sesler cikariyo enistem yorgunum her aksamda olmazki diyodu, ablam buna sinirleniyo istiyorum o vakit bana birini getir yaniyom diyodu, enistem yarin aksam simdi yorgunum beni biak diyosada ablam israr ediyodu.
Enistemin hayir yapma dedigini duydumda ablamin nedir bu varligi yoklugu belli degil bunlami beni doyuracaksin dediginde enistemin sikinin kalkmamis oldugunu anladim ve ahhh abla ben geleyimmi diye gecirdim icimden, Enistem ablama bir sartla sikerim seni dedi arkadanda vericen bana, ablam olmaz ben seni onumle doyururum demesine karsilik enistem israr etti basladiklarini anladigim an kalkarak yavasca aralik olan kapilarinin yanina gittim, onlar beni gormuyor ama ben ablamin makyaj aynasindan onlari rahatlikla izleyebiliyodum.
Enistemin sikini ole bi yaliyoduki sanki ablamin benim sikimi yaladigini dusundum o an, enistem ablami iterek yatirdi ve yalamaya basladi memelerini disliyo, baldirlarini sikiyodu, ablam tekrar kendini kaybetmistiki enistem ablamin icine soktu, ablam inliyo enistem biraz sonra gotunu sikecem bak ne zevkalacaksin diyodu,
ve biraz sonra ablami aksi cevirdi enistem, dizlerinin ustune elleriyle destek yaparak duruyodu, enistem ablamin arkasina gecti ve sikini butarak ablamin arkasina dayadi ve ole bir yuklendiki ablamin sesini tum mahalle duymustur.Ablami umuzundan tutmus dusmesinede ruhsat vermiyodu ablam aman yandim oluyom diye bagriyo hatta agliyodu enistem sikmeye devam ediyo, bakalim gotunun uzerine oturabilecekmisin,
her aksam sikilmek isteyecekmisin diyerek ablami sikiyodu, saclasrtini cekiyo omuzlarini disliyodu ablam kafi birak oluyom desede enistem devam ediyodu, biraz sonra enistem beğeni alarak bosaldim dediginde ablam kalkti yataga bakarak kan bu kan ne arkami parcaldin dedi ve yataktan kalktigi anda ben yerime gectim, enistem ablami kötü sikmisti, ertesi gun ablamin oturmakta zorluk cekmesinden ve yuruyememesinden anladim bunu.
Dul Komşumuza Jigololuk Hizmetim
Selamlar, size anlatacağım hikaye Liseden beri devam etmekte. Adım Demir, yaşıtlarıma göre hep uzun boylu ve kalıplı oldum. 1.92 boyunda, basketbol oynayan bir gencim. Yakışıklı sayılabilcek bir tipim var, kızlarla da aram gayet iyi.
Özelliklede Lisenin ilk yıllarında oldukça çapkın bir ergen oldum, sinemada sevgililerimle hayvanlar gibi yiyişip öpüşmemize rağmen, kızlar daha ileri gitmediler. Ben de hiçbirini zorlamadım.
Üst katımızda, orta yaşlı, taş gibi kalçaları olan, gerçekten her erkeğin başını döndürebilecek bir dul yaşıyordu, ismi Nurhan. Nurhan abla 40 yaşlarında olmasına rağmen, vücudu gerçekten etkileyiciydi.
Ben de etkileniyordum tabiki, ama asla saygısızlık etmiyordum, zar zor olsada o göğüslerinden ve kalçalarından bakışlarımı alıyordum. Tam bir Sexy Mature yani.
Bir yaz günü, Nurhan ablayla markette karşılaştık, alışveriş yapmıştı. Eve kadar poşetleri taşımasına yardım ettim, kapısının önünde bıraktım. Elime biraz para sıkıştırıp, yanaklarımı öptü ve teşekkür etti. Sonra alt kata, evimize indim.
Zili çaldım, annemler evde yoktu. Nasıl da sıkışmıştım, ama anahtarım yoktu ve annemleri bekleyecek halde de değildim. Nurhan ablaya çıktım, durumu anlattım, WC'yi kullanmak için müsade istedim. Beni içeri buyur etti. Kendisi de duşa girmek için hazırlanıyormuş, banyodaki WC'yi kullanabileceğimi söyledi…
Banyoya girer girmez gözüme ilk çarpan, duşakabinin hemen yanında duran çamaşır makinesinin üzerindeki dantelli kırmızı Tanga-Sütyen takımıydı.
İşerken tangasını elime alıp bakmaya başlamıştım. Nurhan ablayı o iç çamaşırlarıyla düşününce, benim ufaklıkta hareketlenme olmuştu.
Neyse ben işimi halledip çıktım banyodan. Nurhan ablaya seslenerek teşekkür ettim ve gitmek için dış kapıya yöneldim.
Nurhan Abla içerden geldi, "İstersen annenler gelene kadar salonda bekle, kapıda kalma." dedi.
Ben rahatsız etmek istemediğimi söyleyerek çıkmak için ısrar etsemde, "Hadi ama utanma, geç içeriye!" diyerek beni salona bildiğiniz sürükledi. Bende fazla karşı koymadım, oturdum kanepeye.
Nurhan Abla mutfağa gidip çay koydu. "Nurhan abla ben seni meşgul etmeyeyim, işin varsa yap, ben gideyim." dedim.
"Aaa nereye Bak çay da koydum, kendi evinmiş gibi otur. Ben duşa girecem zaten, 10-15 dakikaya çıkarım." dedi.
"Tamam Nurhan abla." dedim, ama nedense çok utanıyordum. Bana Televizyonu da açtı ve o güzel kalçalarını kıvırta kıvırta banyoya girdi.
O duştayken ben Televizyon seyrettim.
Arada bir bizim evi arıyordum, annem geldi mi diye. Neyse 15-20 dakika sonra Nurhan Abla duştan çıktı, pembe bornozu içinde tam bir seks tanrıçası gibiydi.
"Yaa Demir, hava çok sıcak, yanında bornozla otursam olur mu, senin için sakıncası var mı" diye sordu.
"Tabi otur abla, burası senin evin, ben artık gideyim…" dedim.
Aslında aklımdan bin türlü şeytanlıklar geçiyordu, ama sonuçta benden kaç yaş büyüktü.
"Yok tatlım saçmalama, otur, bornozumdan rahatsız olduysan üzerimi giyinebilirim." dedi.
"Yok Nurhan abla, ne rahatsızlığı…" dedim.
"Peki!" deyip geçti karşıma oturdu. Ben kaçamak bakışlarla, bornozundan kısmen görünen bacaklarına ve göğüslerine bakıyordum, dayanamıyordum çünkü.
Yarağım kazık gibi olmuştu ve patlamak üzereydi. Şeytan diyordu ki, çıkar üstünden bornozunu, şuracıkta bağırta bağırta becer. Saldırmamak için zor tutuyordum kendimi…
Muhabbet etmeye başladık, okul falan filan derken konu kızlara ve kızlarla ilişkilerime geldi. Biraz muhabbet ettikten sonra ben artık rahat bırakmıştım kendimi, ne var ne yok anlatıyordum.
Nurhan abla, "Demir biliyor musun, yanlızlık çok zor…" diye konuşmaya başlayınca, ben anlamıştım artık olayın nereye gideceğini. Bende hafiften yavşamaya başladım,
"Anlıyorum Nurhan abla, üstelik dulsun, yalnızlık senin için çok daha zor olmalı…" dediğimde artık ok yaydan çıkmıştı resmen.
Nurhan abla, "Ahhh ah, onu gel bana sor" diyerek derin bir nefes aldı, bacak bacak üstüne attı. Bornozu kasıklarına kadar sıyrılmıştı, benim baldırlarına baktığımı farkettiği halde bornozunu örtmemişti.
Ben artık iyice kendimden geçtim ve acaba biraz daha fazlasını görebilirmiyim diye umutlanıyordum…
Çayları doldurmak için hafifçe öne eğildiğinde göğüsleri nerdeyse tamamen görünecekti.
Bakışlarımın göğüslerine odaklandığını farkedip, "Bak Demir, bir dul kadın için en zor şey erkeksizliktir. Anlıyormusun
Seninle açık konuşmamı ister misin" dedi.
Ben sadece kafamı sallayabildim. "Bak hayatım, ergenlikte olduğunu biliyorum. Bu döneminde ne kadar azgın olduğunu da biliyorum. Bu kadar yürekli bir şekilde söylememin nedeni, ne kadar zor durumda olduğumu anlaman için.
İstersen burdan çıkıp gidebilirsin, ama lütfen burda konuştuklarımız burda kalsın. Ben cinsel arzularımı tatmin edecek bir erkek arıyorum. Eminim sen de kızlar hakkında böyle düşünüyorsun.
Eğer istersen birbirimizi tatmin edebiliriz. Burada olan burada kalır, sen yine kızlarla çıkmana devam edersin Yeterince açık konuştum mu" dedi.
Bu kadar açık sözlü olması o kadar şaşırttı ki beni, resmen şoktaydım, ellerim ayaklarım titriyordu heyecandan,
"Nurhan abla deliriyorum senin için" diyebildim sadece.
"Bunu bildiğim için özellikle bu şekilde açık sözlü konuşuyorum. Hiçbir şey için zorlamıyorum seni, sadece aradığım benim cinsel arzularımı tatmin edebilecek bir erkek.
Bunu bir Jigolo ile de yapabilirim, ama anla işte, güven meselesi çok önemli. Hem Jigoloya vereceğim parayı sana veririm Anlaştık mı yakışıklım" dedi.
Ben apışıp kalmıştım, hiçbir şey diyemiyordum, sadece kafamı salladım. Ayağa kalktı, önüme dikilip bornozunun kuşağını açtı.
"Nasıl, beğendin mi" diye sormasıyla, benim o kılsız amına elimi atmam bir oldu.
"Bundan sonra bu ellediğin am hep senin, nezaman istersen gelip sikebilirsin" dedi.
Ayağa kalkıp, bir elimi de göğüslerine atarak dudaklarına yapıştım, öpüşmeye başladık. Öpüşerek yatakodasına doğru gidiyorduk.
Yatağa uzandık, elim amında, dudaklarını öpmeye devam ediyordum. Yavaş yavaş boynunu emmeye başladığımda, amı vıcık vıcık sulanmıştı. Kulağının arkasını öpüp yalamaya başlayınca amının suları iyice artmıştı. Diğer elim tüm vücudunu geziyordu.
Ben de çırılçıplak soyundum. Artık tamamen üstündeydim. Dilimle yavaş yavaş göğüslerine doğru inmeye başladım, göğüslerinin sertleşmiş uçlarını emiyor, ısırıyordum.
Her ısırışımda kasılıyor, zevkten gözleri kayıyordu. Hiç konuşmuyorduk, sadece Nurhan ablanın inlemeleri duyuluyordu. Bir parmağımı amına soktum, amını parmaklarken göğüslerini emiyordum. Göbeğini de yalayarak artık amına indim.
Amına gelince artık kaybettim kendimi, dilimi dudaklarının arasında dolaştırıyordum, dil darbeleri atıyordum. Nurhan abla zevkten çıdırmış gibi başını bir sağa bir sola atıyordu.
Gözlerinin içine bakarak yapıyordum bunu, gözleri kaymıştı. Arada bir amından parmağımı çıkarıp, amını keşfetmeye çalışıyordum. Amının üst kısmını okşuyor, klitorisini ağzıma alıp emiyordum.
Bu onu kısa sürede orgazm edip boşaltmıştı. Amından akan suları yalayıp yutuyordum, garip bir tadı vardı. Nurhan abla delirmiş gibi hırlayarak doğruldu ve beni yatağa sırtüstü yatırıp yarağıma sarıldı.
Sikimin ucundaki sıvıyı yayarak, yarağımı ağzına aldı. Öyle bir yalıyordu ki,
"Çok özlemişimmmm…" diyerek yarağıma bildiğiniz saldırıyordu. Arada bir çıkarıp sıvazlıyordu.
Gözlerimin içine baka baka yaladıkça ben de kendimden geçiyordum. Taşaklarımı okşarken ağzıyla sikimde ileri geri yapıyordu. Ben artık biran önce amını sikmek için sabırsızlanıyordum. Nurhan abla bu isteğimi anlamış olcak ki, hemen yatağa sırtüstü uzandı,
bacaklarını kendine doğru çekti ve "Hadi!" dedi.
Amı kabak gibi ortadaydı. Yarağımı tuttum, amının girişine doğru hizaladım ve sürtmeye başladım.
Nurhan ablanın, "Sokk erkeğim, koy amıma sikicim, doyur beni" laflarını duydukça müthiş tahrik oluyordum.
Birazcık daha yalvarmasını istiyordum, yarağımı sokmadan amının dudakları arasında sürtüyordum.
O da, "Sokkk Sok hadi" diye bağırıyordu…
Birden yüklendim ve dibine kadar kökledim. Köklememle birlikte çığlık atması bir oldu. Yıllardır tanıdığım Nurhan abla gitmiş, yerine resmen azgın bir fahişe gelmiş gibiydi.
Hızlı hızlı sokup çıkarmaya başladım, bir elimle göğsünü yoğururken, diğer elimle de boğazını tutuyordum.
"Hızlı sik! Hızlı! Hızlı!" diye bağırışlarıyla birlikte ikinci orgazmını yaşıyordu.
Ama bu sefer boşalırken felaket titriyor ve altımda kurbanlık koyun gibi kıvranıyordu. Bir an telaşlandım, üzerinden çekildim ve sarsıntıları geçene kadar bekledim.
Nurhan ablanın sarsıntıları bittiğinde yığıldı kaldı artık. Ben daha boşalmamıştım ve boşalmak istiyordum. Nurhan abla sakinleşince yan döndü ve beni arkasına çekti, kaşık pozisyonuna geçtik.
Arkadan tekrar o kılsız şeftalisine gömdüm yarağımı. Kulağının arkasına dil darbeleri atarken, ellerimle de göğüslerini yoğuruyordum. Hızlı hızlı pompalamaya başladım tekrar, durmuyordum, delirmiş gibi sikiyordum Nurhan ablayı.
En sonunda artık dayanamadım, amının derinliklerine bıraktım döllerimi.
İkimiz de yorulmuştuk, arkasından sarılmıştım ve hareketsiz yatıyorduk. Döllerim Nurhan ablanın amından çıkıyordu yavaş yavaş ve taşaklarıma akıyordu.
Sikim amında küçülüp çıkınca Nurhan abla döndü ve dudaklarımdan öptü,
"Harikaydın aşkım Sana bir süprizim daha var, ama ne biraz dinlenelim." dedi.
"Tamam" dedim. Üzerine sabahlık gibi birşey giydi, ben de külodumu giyip salona gittik.
Sigarasını aldı bir tane yaktı ve "Sen içiyor musun" dedi.
"Evet içiyorum!" dedim, bir sigara da ben yaktım.
Sigaralarımızı içerken, elleri vücudumdaydı, her yerimi okşuyordu. Süprizini merak ediyordum, fakat ne olduğunu sormadım.
Sigaralarımız bittikten sonra yarı kalkık sikime yumularak emmeye başladı. Yarağımın tekrar kazık gibi dikelmesi uzun sürmedi…
Bir süre öpüştükten sonra, "Sürprizimi merak ediyorsun değil mi" diyerek önüme domaldı
ve "Götümü sikmek istermisin erkeğim" dedi.
Domalık vaziyetteyken o götünün güzelliğini görünce dayanmadım, "İstemezmiyim!" diyerek yumuldum götüne. Göt deliğini yalıyordum, hemde hiç iğrenmeden.
Farklı bir duyguydu, am yalamaktan daha farklıydı. Nurhan abla busefer daha farklı inliyordu.
Nurhan ablaya, "İlk mi" diye sordum.
"Hayır, rahat ol, götten yemeye alışığım ben" diye cevap alınca,
sikimi bolca tükürükleyip yavaşça götünün deliğine dayadım ve ittirmeye başladım. Gerçektende hemen almıştı içine. Sikimi götüne iyice kanırtıp içinde biraz bekledikten sonra, ileri geri yapmaya başladım.
İlk tecrübem olmasına rağmen, oldukça iyi gidiyordum. Anladığım kadarıyla Nurhan abla da benden çok memnundu. Kalçalarına şaplak atarak, hızlıca sikiyordum götünü.
Arada bir tempomu değiştiriyor yavaşlıyordum, sonra tekrar hızlanıyordum…
Nurhan abla da elini amına atmış, amını parmaklıyordu. Götü bana daha çok zevk vermişti nedense.
Amından daha dar olduğundan olsa gerek daha götünü sikmek çok zevk veriyordu. Kalçalarına şaplak ata ata, 10-15 dakika daha götünü siktikten sonra boşalmak üzereydim. Sikimi çıkarıp beline ve sırtına fışkırarak boşalmaya başladım.
Ama nasıl boşalıyordum, böğürüyordum resmen. Nurhan abla hemen döndü,
"Sürprizim hoşuna gitti mi erkeğim" diyerek ucundan halen döl gelen sikimi ağzına aldı, iştahla yalıyordu.
"Bitirdin beni Nurhan abla" diye inliyordum.
Sikim ağzında iyice indikten sonra, yatağa yığıldım. Nurhan kalkıp duşa girdi, ben uzanmış sigara içiyordum. Duşunu alıp bornozuyla geldi yanıma yattı.
Dudaklarımı öpüp beni duşa gönderdi. Ben de duşumu yaptım, belimde havluyla geldim. Dudaklarına bir öpücük kondurup yanına yattım. Beni övüyordu…
"Demir, şunu bilmeni istiyorum ki, seninle kesinlikle duygusal bir şeyler yaşamamalıyız, birlikte olduk bitti. Burdan çıkıp gittikten sonra herşey aramızda kalacak.
Ancak aramızda kaldığı sürece tekrar birlikte olabiliriz" dedi. "Tamam Nurhan abla!" dedim.
Ben duştayken hazırlamış olduğu parayı uzatarak, "Lütfen bunu kabul et!" dedi. Almak istemedim,
"Nurhan abla, gerçekten bugün hayatımın en güzel gününü geçirttin bana, ama bu parayı kabul etmek istemiyorum, ben Jigolo değilim"" dediysemde ısrar etmeye devam ediyordu.
En sonunda ısrarlarına dayanmadım, aldım parayı. Üstümü giyinip, eve indim. Annem çoktan gelmiş, bana hesap soruyordu. Arkadaşlarla dışarda olduğumuzu söyledim,
odama girdim hemen. Yatağa uzanmış, az önce Nurhan ablayla sikişmemizi ve aldığım parayı düşünüyordum…
Nurhan ablayla haftada bir sikişmeye başladık, her birlikte oluşumuzda bana para veriyordu.
Resmen Jigolosu olmuştum kadının, ama halimden oldukça memnundum.
Gidiyorum istediğim gibi sikiyorum Nurhan ablayı, sonra aldığım parayı kızlarla yiyordum.
Açıkçası herkese bu şans vurmaz, ama şans bana güldü ve iyi değerleniriyorum ....
Kaynanamı Doya Doya Sikiyorum! (Kerem 25 Y., İstanbul)
Merhabalar, ben İstanbul Ataşehir'den Kerem. Size kaynanamı nasıl becerdiğimi anlatmak istiyorum. Bundan 4 yıl önce üniversitede Meltem ile tanıştım. Ben üçüncü sınıftım, o ise birinci sınıftı, ortak bir iki dersimiz vardı. Zamanla ben Meltem'den etkilendim ve çıkmaya başladık. Bir yıl kadar sonra bir gün Meltem annesiyle tanıştırmak için beni evlerine davet etti. Meltem'in annesi ile babası 8 yıl önce boşanmışlar, bu yüzden sadece annesi ile tanışacaktım.
Evlerine gittiğimde, kendi annem gibi şişman, yaşlı bir anne beklerken, henüz 38 yaşında, sarışın, muhteşem bir fiziğe sahip, müstakbel kayınvalidem Pınar teyze ile tanıştım. Meltem'in güzelliği annesinden geliyordu, belli. Bu ziyaretten sonra beni sevmiş olacak ki, annesi sık sık davet etmeye başladı. Bazen de Meltem evde yalnızken beni çağırıyordu rahatça sevişmek için...
Bir gün Pınar teyze beni aradı ve konuşmak istediğini söyledi. Ben de, "Tamam, akşam Meltem'le gelirim!" dedim. Pınar teyze, "Olmaz, yalnız konuşmamız lazım, hemen gelebilir misin?" dedi. "Olur..." dedim, ama çok merak etmiştim ne konuşacak diye. O dönem çalışmıyordum, Meltem de okuldaydı. Hemen gittim. Pınar teyze beni içeri aldı, çok güzel gözüküyordu ve güzel bir kokusu vardı. Çay falan demlemişti. Ben heyecanla ve endişeyle ne konuşacağımızı merak ediyordum. Bana, "Kerem, Meltem'le ciddi bir ilişki düşünüyor musun?" dedi. Ben de, "Tabii ki Pınar teyze, kısmet olursa evlenmeyi planlıyorum ileride!" dedim. "Peki cinsel birliktelik yaşadınız mı?" dedi. Ben şok olmuştum. "Hayır!" diyebildim kekeleyerek. "Doğru söyle!" dedi. "Yemin ederim!" dedim. "Ama geçen hafta ben sizi gördüm!" dedi. Donup kaldım, "Nasıl, nerede?" diyebildim. "Burada, Meltem'in odasında! O gün işim erken bitti, geldiğimde sizi Meltem'in odasında birlikte gördüm, yarı çıplaktınız!" dedi.
Doğru söylüyordu. Ne diyeceğimi bilemedim başta, "Pınar teyze özür dilerim, ama biz birlikte olmadık, yemin ederim sana, istersen Meltem'e de sorabilirsin!" dedim. "Neden yarı çıplaktınız o zaman?" dedi. "Yani birbirimize dokunduk sadece, ama bir birleşme olmadı, yemin ederim!" dedim. "Bak Kerem, sen kızımdan 4 yaş büyüksün, kızım bazı şeylere hazır olmayabilir. Daha onun için erken böyle şeyler, belki senin için de..." dedi, sonra bana yan yan baktı. "Biliyorum Pınar teyze! Onu incitecek bir şey yapmam, emin ol!" dedim. "Yani sakın ola zorlama onu. Bizim boşandığımız dönem zorlu bir süreçten geçti. O yüzden bazı konularda hassas olabilir. Seni de anlıyorum, hormonların bazı şeyleri istiyor olabilir, ama lütfen dikkatli ol!" dedi. "Olurum Pınar teyze, sen merak etme!" dedim. "Biz seni ailecek sevdik, her türlü sorununda, probleminde bana açılabilirsin!" dedi. "Olur, tabii ki!" dedim. "Hormonlarının seni yönlendirdiği dönemlerde Meltem'i zorlama olur mu? Cinsel bir birliktelik yaşamak istediğinde, bu işi yapan temiz bir kadın tanıyorum, istersen ona yönlendirebilirim seni!" dedi.
Çok şaşırmıştım, "Nasıl yani Pınar teyze?" dedim. "Bayağı işte, eskortluk yapan bir tanıdığım var. Onunla tanıştırabilirim seni istersen!" dedi. Kesin benim sadakatimi test ediyor diye düşündüm, "Olur mu öyle şey Pınar teyze, evlenene kadar kendime hakim olurum ben!" dedim. "Tamam, sen yine de düşünürsün oğlum, sonuçta erkeksin, bu da bir ihtiyaç!" dedi. O gün öyle ayrıldım ordan, böyle bir konuşmadan Meltem'in haberi yoktu ve olmamalıydı da.
Aradan bir hafta kadar geçtikten sonra yine beni akşam yemeğine davet ettiler. Gittim. Yemekten sonra Meltem bir ara tuvalete girince, Pınar teyze bana, "Teklifimi düşündün mü?" dedi. "Ne teklifi?" diyerek geçiştirmeye çalıştım. "İşte biliyorsun, haftaya Meltem yok, babasının yanına gidiyor İzmir'e!" dedi. "İlla beni biriyle birlikte olmaya zorluyorsun Pınar teyze!" dedim gülerek. "Oğlum ben seni aileden biri gibi görüyorum ve seni de düşünüyorum. Meltem'in problemli olduğunu biliyorum, sana da yardımcı olmak istiyorum!" dedi. O sırada Meltem geldi konuyu kapattık.
Bu teklif geri çevirilir mi, çevirilmez mi diye düşünerek geçirdim iki günü. En sonunda Pınar teyzenin doğru söylediğini kabul etmek zorunda kaldım. Meltem bu konuda ileri gitmeme izin vermediği gibi, çok da kıskançtı. Yaklaşık bir senedir cinsel birliktelik yaşamamıştım bu yüzden ve durumum iyi değildi.
Sabah yatağımda, Pınar teyzeyi arayıp aramamayı düşünürken telefonun çaldı. Bir baktım Pınar teyze arıyordu. İnternet bankacılığı ile ilgili bir şeyler sordu, anlattım. Bir şeyler yapıp konuyu açmam gerekiyordu. Pınar teyze kelimeleri ağzımda gevelemeye başladığımı farkedince, "Teklifimle ilgili bir karar verdin mi?" dedi. "Pınar teyze yanlış anlamazsın umarım... Sanırım anlattıklarında haklısın. Meltem bu konuda hassas ve aynı zamanda da kıskanç. İki yıla yakındır bir birliktelik yaşamadım..." diye yalan söyledim. Oysa ki Meltem'le çıkarken iki kere eski bir kız arkadaşımla birlikte olmuştum. Ben öyle deyince, Pınar teyze, "Yapma yaaaa!" dedi uzatarak ve halime acır gibi, sonra da, "Tamam o zaman, ben ayarlıyorum o kadını, sen canını sıkma!" dedi, benim başka bir şey dememe fırsat vermeden kapadı telefonu.
Ben şaşkınlığı üzerimden atamadan 10 dakika sonra telefonum tekrar çaldı. Pınar teyze, "Ayarladım, bu gün öğleden sonra ne yapıyorsun?" diye sordu. Saate baktım 11:30'du. Hemen duş alsam, etek traşı falan yarım saat sürerdi. En fazla bir saate hazır olurdum. "Saat 13:00 gibi müsait olurum Pınar teyze!" dedim. "Tamam, sen 13:30'da bizim evde ol" dedi ve telefonu kapattı. Bizim evde mi demişti, ben mi yanlış duymuştum? Elin eskortuyla kendi evinde mi buluşturacaktı beni anlamadım. Belki de oradan gönderecekti beni diye düşündüm.
Banyoya girip iyice temizlendim, güzelce giyindim, parfüm sürdüm ve yola düştüm. Saat 13:15'te oradaydım. Kapıyı Pınar teyze açtı. Yine çok güzeldi bu gün. Altında siyah bir tayt, üzerinde kalçasını kapatmayan sarı bir tişört vardı. "Oooo erkencisin!" dedi. "Yollar fazla kalabalık değildi..." dedim. İçeri davet etti. "Bu hanımefendi buraya mı gelecek Pınar teyze?" dedim. "Aaa evet, biraz sonra burada olur!" dedi. Şaşırmıştım, ama başka da bir şey soramadım. Saat 13:30 oldu kimse gelmedi. 13:45 oldu, halen kimse yok. Pınar teyze de sürekli bir şeylerle uğraşıyordu. En son saat 14:00 olunca, "Gecikti sanırım bu bayan?" diyebildim. "Dur bir arayayım Şule'yi!" dedi telefonunu aldı öbür odaya gitti. Telefonda kouşurken duyabiliyordum, "Nerde kaldın?" falan diyordu.
Telefon görüşmesini bitirip yanıma geldi ve "Gelecekmiş yarım saate kalmadan!" dedi. Sabırsızlıkla beklemeye başladım. Ama saat 14:30 oldu ve halen kimse gelmeyince, "Pınar teyze ben umudu kestim, gelmeyecek bu hatun!" dedim. Öbür odaya gitti tekrar aradı. İçeriden bu sefer sesi daha yüksek geliyordu, "Neden, ne oldu?" falan diye soruyordu. Bir aksilik olduğunu anladım. İçeri gelince, "Gelmeyecek değil mi?" dedim. "Yaa kusura bakma Keremciğim. Acil bir işi çıkmış, gelemeyecekmiş, tüh yaaa!" dedi.
Moralim gerçekten bozulmuştu. Bunu anlamış olacak ki, "Ya üzüldün değil mi Kerem, o kadar da hazırlandın!" dedi. "Evet ama ne yapalım... Neyse ben kalkayım o zaman!" diyebildim umutsuzca. "Dur bir dakika, sana bir söz verdim, tutacağım. Benim yüzümden bu duruma düştün, lütfen biraz daha oturur musun?" dedi. Başka birini arayacak herhalde diye düşünerek, "İyi peki!" dedim, içimden de (Bu kadar hazırlık boşa gitmesin!) diye geçirdim. Pınar teyze yine öbür odaya gitti. Ama bu sefer kapıyı kapatmıştı, birşey duyamıyordum.
Televizyondaki programa dalmıştım ki, birden gözlerimin önünü karardı. Birisi gözlerimi eşarp gibi birşeyle bağlıyordu. "Ne oluyor?" dememe kalmadan, "Şşşşttt!" diye bir ses omuzlarıma yüklendi, sonra kulağıma, "Kendini sal, seni rahatlatacak kadın geldi!" dedi ve beni sırtüstü yatırdı. Pınar teyzeydi bu konuşan. Ne zaman gelmişti diğer kadın, dışkapının sesini bile duymamıştım. Sonra yüzüme yumuşak birşey yaklaştı, burnuma ve ağzıma sürtünüyordu. Bu sürtünmeden dolayı gözümdeki eşarp açılmıştı. Aman Tanrım! Jartiyerli ve tangalı bir göt yüzüme sürtünüyordu. Dilimi göte ve küloda sürtmeye başladım. Bu arada kadın iyice yüzüme oturmuştu, pantolonumun kemerini ve fermuarımı çözüyordu. Pantolonumu boxerımla birlikte sıyırdı. Yarağım istemdışı olarak sertleşmişti. Kadın yüzüme amını bastırırken biryandan da yarağımı emmeye başladı. O kadar güzel bir duyguydu ki, sanki iliklerimi çekiyordu.
Zevk sarhoşu bir şekilde kafamı bacak arasından çıkarıp yarağıma bu güzel muameleyi yapan kadına baktığımda hayatımın en büyük şokunu geçirdim: Pınar teyzeydi bana sakso çeken kadın. "Pınar teyzeee!" diyebildim. Pınar teyze, "Şşşşşttt... Rahat ol, kendini bana bırak!" dedi ve yarağımı tekrar ağzına aldı. "Olmaz Pınar teyze!" diyerek kendimi çektim ve doğruldum, kotuğa oturdum. "Ne oldu Kerem?" dedi. "Olmaz yapamam!" dedim. "Neden? İhtiyacın vardı işte, ben de ihtiyacını gideriyorum!" dedi. "Ben böyle düşünmemiştim!" dedim. "Ne olmuş yani, ayarladığım orospu gelseydi rahat rahat sikecektin onu ama!" dedi. "Ama sen benim kayınvalidem sayılırsın!" dedim. "Bana bak!" dedi kızgın bir sesle, "Senin ihtiyacın oluyor da benim olamaz mı, ne kadar egoistsin!" dedi bağırarak.
Bana bağırırken şöyle bir süzdüm Pınar teyzeyi, en son becerdiğim kızdan çok çok daha güzeldi. Muhteşem bir kalça, göğüsler dik, siyah bir jartiyer, üzerinde dantelli bir sütyen içinde bir afetti Pınar teyze. Bunları düşünürken inen aletim tekrar dikeldi. "Tamam, pes!" dedim. Bana tekrar yaklaştı, bacaklarımın arasına diz çöktü ve "Farzet ki ben Şule'yim!" dedi. "Hmmm... Neden gelmedi Şule peki?" dedim yarağımı tekrar ağzına alırken. Bir iki yalamadan sonra yarağımı ağzından çıkardı ve "Şule diye biri yoktu zaten!" dedi ve gözlerimin içine bakarak yarağımı tekrar emmeye devam etti. Müstakbel kayınvalidemin kurnazlığı karşısında şaşırmıştım, "Neden böyle bir oyuna giriştin?" diye sordum. "Benim de 8 yıldır kimseyle birlikte olduğum yok, birbirimize yardımcı oluyoruz diye düşün!" dedi ve yarağıma tükürerek emmeye devam etti. Müthiş zevk alıyordum.
Sonra yarağımı emmeyi bırakıp ayağa kalktı, külodunu çıkardı, yarağımı sıvazlayarak kucağıma çıktı ve hızlıca yarağımın üzerine oturdu, iki hamlede yerleştirdi amının içine. Sımsıcak, ıslak ve dardı deliği. Köküne kadar girince derinden bir 'Ooaaawww!' çekti ve oturup kalkmaya başladı. Yavaş yavaş oturup kalkmaları hızlandıkça hızlanıyordu. Ama çok fazla sürmeden ikimiz de aynı anda inleyerek boşaldık. Döllerim amına fışkırırken birbirimize kenetlenmiştik. Birkaç dakika o şekilde kaldık, yarağım amının içinde halen kalp gibi atıyordu...
Kucağımdan inip tekrar yarağımı yalamaya başladı. Amdan sikişmiştik, fakat benim aklım götünde kalmıştı. Kalkıp önümde domalttım müstakbel kayınvalidemi. Tıpkı benim gibi o da her yerini temizlemişti, amında ve götünde kıl tüy birşey yoktu, kaymak gibiydi. Götünün yanaklarını ayırıp göt deliğini koklayıp öptüm. Mis gibi kokuyordu. Yalamaya başladım. Göt deliğine dilimi sokabildiğim kadar sokup çıkarıyordum. "Ohhh Keremmm, harikasınnnn! Ohhhh, çokkk güzelll, mmmhhh!" diye inliyordu. Sonra doğrulup yarağımı göt deliğine dayadım. "Ohhh, evet, götüme gir erkeğimmm, ohhh!" dedi. Yavaşça götünün içine kaydırdım tükürüklediğim sikimi. Göt deliği amından çok daha da dardı. Tamamı içine girince bu sefer ben, "Ohhhh, Pınar teyzeee, göt deliğin çok güzel!" dedim. "Pınar teyze değil, Pınar de bana artık erkeğimmmm, sik beni götümden, kadının yap!" diye inlemeye başladı ben yavaş yavaş götüne girip çıkarken.
Az sonra hareketlerimi hızlandırdım. Göt deliği alışmıştı iyice. Götünden tamamen çıkıp tekrar köküne kadar giriyordum. Durmadan da tükürüklüyordum. "Ohh Pınarrr... Muhteşemsin, hiç böyle harika bir göt sikmemiştim!" dedim. Biraz önce amına boşaldığım için ikinciyi boşalmam uzun sürecekti. Rahat bir yarım saat siktim götünü. Boşalacağımı anlayınca, "Gelmek üzereyim Pınar!" dedim. Hemen önümden çekildi ve bana döndü, yarağımı ağzına aldı tekrar. İğrenmemesine şaşırmıştım, demek ki bu kadar azmıştı. Sikimi emiyordu yine. "Geliyorum!" dedim uyarma amaçlı, ama emmeye devam etti, gözlerini kapatıp açarak ağzına boşalmama onay verdi. Az sonra öyle bir boşaldım ki, hayatımda hiç böyle boşaldığımı hatırlamıyorum. Döllerim ağzının kenarından taştı...
Sonra birlikte banyoya girdik, duş alıp çıktık. Beni duvara dayadı ve "Sabaha kadar beni sikmeni istiyorum Kerem. Şuley'i sikmek için neler planladıysan kafanda, aynısını bende uygulayabilirsin, herşey serbest erkeğim!" dedi, önüme çömelip yarağımı emmeye başladı. Ben bunu duyunca iyice aşka geldim, kazık gibi olmuştu yarağım tekrar. Ayağa kaldırıp, ben ayaktayken kucağıma aldım Pınar teyzeyi ve sikime oturttum. O da ensemden tutunup sikimin üzerinde zıplamaya başladı. "Seni her pozisyonda sikeceğim Pınar!" dedim. "Sik aslanım, orospun yap beni!" dedi. Kucağımda biraz daha zıplattıktan sonra salonun ortasındaki masaya domalttım, götüne girdim tekrar. Pınar teyzenin inlemeleri artmıştı. Ben arkadan götüne koydukça memeleri ileri geri sallanıyordu. Terlemiştik. Ben vurdukça 'Şap, şap, şap!' ses çıkıyordu götünden.
Sonra tekrar kucakladım ve mutfağa götürüp mutfak tezgahına oturttum. Amını uzun uzun yaladıktan sonra amına girdim bu sefer yine. Biraz öyle amını siktikten sonra, tezgahtan indirdim. Dönderip tezgaha domalatacakken, "Hadi beni yakala!" diyerek mutfaktan kaçtı, kayboldu. "Nereye kaçtın bebeğim?" diye peşinden gittim. Odalara bakarken Meltem'in odasında buldum, Meltem'in yatağında domalmış beni bekliyordu. Hemen geçtim arkasına ve götüne yerleştirdim. Sevgilimin yatağında annesini sikiyordum. Meltem görse ikimizi de affetmezdi ömür boyu.
O kadar sert sikmeye başladım ki, artık çığlık atmaya başladı Pınar teyze. Bir amına, bir götüne sokuyordum. Az sonra "Geliyorum!" diye uyardım yine. "İçime boşal Kerem, hepsini içime istiyorum!" dedi inleyerek. Ellerini belinde kelepçe yapıp yüzünü yatağa dayamasını sağladım. Göt deliğine kökleye kökleye saçından çekerek içine akıttım bütün döllerimi tekrar. Çok yorulmuştuk, bir süre ara verip dinlendik. Ama o gece üç posta daha siktim müstakbel kayınvalidemi.
Bu olaydan sonra artık iki günde bir gidip Pınar teyzeyi sikmeye başladım. Meltem okulda olduğu her gün, gidip annesini amından götünden sikiyordum. Daha sonra Meltem'le evlendik. Evlenmemize rağmen kayınvalidemle sikişmekten vazgeçemedim. Onun götünden vazgeçemiyorum bir türlü. O da her fırsatta kendine çaktırmak istiyor, sık sık bize geliyor. Her fırsatını bulduğumda kaynanamı sikiyorum. Zaten Meltem'in cinsel korkuları var, fazla sikip daha da korkutmak istemiyorum onu. Ne de olsa anasını doya doya sikiyorum :)
[Kerem]
Çok güzel iğne yaparım
196 boy, 85 kilo, açık kumralım. Pek kaslı değilsem de vücut yapım güzeldir. Kadınlara pek ilgim yok.
tıp fakültesinden mezun olduğumda, zorunlu hizmet için tayinim şu anda ismini vermek istemediğim bir batı anadolu kasabasına çıktı. bu durum benim de işime geliyordu, burası hem dinlenebileceğim, hem de TUS’ a rahatça hazırlanabileceğim bir yerdi, nitekim öyle de oldu.
Göreve başladığımda yaz mevsimiydi. İnsanlar genelde ağaçtan düşme vb sorunlarla geliyordu. Zaten yoğun olunan bir dönemdi, tek hemşire de iki hafta sonra doğum iznine ayrılınca işler hepten yoğunlaştı; ancak pek ciddi bir vaka gelmiyordu. Ben muayene yaptığım yerin üst katında kaldığım için bu yoğunluk beni pek zorlamıyordu.
Derken bir akşam üzeri, on yedi yaşındaki bir çocuk ağrı şikayetiyle geldi.
Utku, bir yetmiş – bir yetmiş beş boylarında, esmer ve zayıf bir çocuktu. Aslında kasabaya ilk geldiğim günlerde kendisini sokakta görmüş ve beğenmiştim; ancak eşcinsel olduğuna pek ihtimal vermiyordum zira Utku maço tavırlı, erkeksi bir tipti. Onu daha da erkeksi gösteren kirli sakalları vardı, yaz mevsimi olduğu için sakallarını uzatabiliyordu.
İnce bacakları ve mavi parmak arası terlikleri beni kışkırtmıştı. Taşaklarımın karıncalandığını hissettim.
Utku’ ya kas gevşetici ve ağrı kesici iğne yapılması gerekiyordu; ancak hemşire izinde olduğu için iğneleri de ben yapıyordum. Kendisine ben ilacı hazırlarken yatağa yüz üstü uzanıp kalçasını açmasını söyledim.
İğneyi hazırlayıp yanına gittiğimde Utku şortunu tamamen indirmiş beni bekliyordu.
İşte o an aklımdan başımdan gitti sandım. Utku’ nun tertemiz, yumuşacık, çok güzel bir götü vardı. İğneyi yapmak için elim götüne değip de sıcaklığını hissedince sikim hafifçe sertleşti. (İri denebilecek bir aletim var)
İlaç yakan bir ilaç olmamasına rağmen Utku yüksek bir sesle “Ah!” diye bağırdı.
Ben de kendisini “geçmiş olsun” deyip evine yolladım.
Ertesi akşam, saat yedi-sekiz sularında evimin kapısı çalındı. Hava sıcak olduğundan o sırada kısa bir şort ve bir tişört giymekteydim.
Kapıyı açtığımda karşımda Utku’ yu buldum. Şikayetinin tekrarlandığını söylüyor ve bir iğne daha yapıp yapamayacağımı soruyordu.
“Tamam,” deyip içeri aldım.
Koltuğun üzerinde eşyalar olduğu için içeriye, benim yatağıma uzanmasını söyledim.
“Ayıp olmaz mı doktor abi” diye sordu, ben de bir sorun olmayacağını ve bana ismimle (Bahadır) hitap edebileceğini söyledim.
İlacını hazırlayıp döndüğümde, tekrar şortunu tamamen indirmiş bir şekilde karşımdaydı. O güzel götü gördüğümde kokuyu alan benim alet bu defa tam yol dikildi.
Ben yine de oğlana bir şey belli etmemeye çalışıyorum.
İğneyi yaptıktan sonra üstünü giyebileceğini söylediğimde “Acıyor” dedi.
“Lan” dedim “ne kadar tatlı canınız var, altı üstü kas gevşetici.”
Fakat o “Acıyor,” diye tekrar etti ve elimi tuttuğu gibi deliğinin üstüne koydu.
Ben şaşkınlıkla “Oğlum napıyorsun” diyebildim sadece. O ise fısıldayarak “Bahadır abi, lütfen” dedi.
Tamam, dedim, günah benden gitti. Yatağa oturmamla Utku’ nun kucağıma oturması bir oldu. Üzerindeki tişörtü de çıkardı ve çırçıplak kaldı.
Ben götünü mıncıklayarak onu öpmeye başladım, o da acemi öpüşlerle bana karşılık veriyordu.
daha önce hiçbir şey yapmadığını daha sonra öğrendim.
Arada boynunu öpmem onu daha da azdırıyordu, dudaklarım boynuna değer değmez zevkten bağırmaya başlıyordu. Bu arada elim sürekli yumuşacık götündeydi.
Benim tişörtümü çıkardı ve göğüslerimi öperek aşağa inmeye başladı. Karnımı öperken elleri vücudumda geziniyor ve “Çok güzel, çok güzel” diye mırıldanıyordu.
Şortumu indirince gayri ihtiyari bir “oha” çıkıverdi ağzından. “büyükmüş.”
ben de güldüm ve neredeyse tek hamlede ağzına sokuverdim. başını tutup ileri geri yapıyor ve biraz önce dilimin dolaştığı o körpe ağzını sikiyordum. birkaç dakika geçmiş olmasına rağmen boşalmadım,
utku da nefes almakta zorlanıyordu. ben de saksoyu yarıda kestim bu yüzden.
ufak tefek bir şey olduğu için kaldırmakta zorlanmıyordum. kaldırdığım gibi yatağa tekrar getirdim ve domaltıp deliğini yalamaya başladım. sabun kokusundan anladığıma göre yıkayıp gelmişti,
besbelli her şeyi planlamıştı orospu… dilim deliğine girdikçe bağırıyor ve götünü sallıyordu, ben arada şaplak attıkça zevke geliyordu. biraz sonra deliği yumuşamış, zevkle açılıp kapanmaya başlamıştım.
“Daha önce yedin mi” diye sorduğumda “Hayır,” dedi ama sert olmamı istiyormuş.
Ben sokmaya kalktığımda kaçmaya çalıştıysa da omuzlarından yakaladığım gibi ittirmeye başladım. Debeleniyor, gitmek istiyordu. Benim bırakmaya niyetim yoktu; ama sikim de dar deliğine bir türlü girmiyordu.
Baktım böyle olmayacak, ben oturdum ve ona da sikimin üstüne oturmasını söyledim.
Hırsından ağlıyordu. Böyle bir on beş dakika kadar uğraştık ve güç bela sikimin üzerine oturabildi.
“Ulan,” dedim. “Şimdi sıçtım ağzına senin”.
Götünden kavradığım gibi yere yüzüstü yatırdım ve ben de üzerine uzandım. şimdi belimi her kaldırıp indirdiğimde bütün ağırlığımla utku’ nun üzerine yükleniyor ve oğlanı altımda eziyordum. çıkan şap şap sesleri, utku’ nun inlemelerine ve “daha hızlı” diye bağırışlarına karışıyor ve beni kudurtuyordu.
ben de sikerken uzanıp onu öpüyordum. bir on dakika kadar sonra boşaldım, ama abazalıktan olsa gerek bu bana yetmemiş ve sikim inmemişti.
hiç ara vermeden utku’ yu tuttuğum gibi kaldırdım ve duvara dayayıp onu ayakta sikmeye başladım.
bu arada vahşice yüzünü yalıyordum, utku ise artık zevkten delirmiş gibiydi. boşalmış olduğum için bu kez onu yarım saat kadar siktim. boşalmama yakın içinden çıktım ve zevkten titreyerek suratına attırdım. onun o erkeksi suratından süzülen döllerim beni yeniden azdırmıştı, ama ben de biraz yorulmuştum.
iş bitince utku beni öptü ve teşekkür etti. yüzünü yıkamak istediğini söyledi, ben de dinlenmek üzere oturma odasına geçtim ve koltuğa uzandım. beş dakika sonra, utku geri geldi.
“abi, her şeyi yaptık ama bunu da yapmazsam gece gözüme uyku girmez,” dedi ve ayaklarımı öpmeye başladı.
45 numara ayaklarımı yalıyor, öpüyor yüzüne sürüyordu. Bu sırada ben de onun sikine dikkat ettim, bunca olaya rağmen kalkmamıştı. aslında iri taşakları ve büyük bir siki olduğu belliydi.
orada kaldığım süre boyunca utkuyu bol bol siktim. oğlanın en büyük fantezisi ayak yalamak ve ben işerken sikimi tutmaktı. ancak ne yaptımsa sikini kaldırmayı beceremedim,
kendisi otuz bir çekerken falan kaldırabildiğini oysa benim yanımda utandığını söylüyordu. ömrümde gördüğüm en güzel oğlanlardan biriydi.
şu anda istanbul’ da bir üniversite hastahanesinde asistanım, utku istanbul’ a her gelişinde mutlaka bana uğrar, iğnesini vurulur
ANNEM İSTEDİ TEYZEMİ SİKTİM 5 Aralık 2014 admin Leave a comment erhaba ben Can. 19 yaşındayım. 1.87 boyunda 76 kilo kumral yeşil gözlü bir gencim. Annem Deniz 48 yaşında 1.67 boyunda 61-62 kilo kumral kızıl saçlı bir kadın. Teyzem Derya 44 yaşında 1.71 boyunda 60 kilo civarı kumral sarı saçlı bir kadın. Annem ve teyzem 15 senedir aralıksız spor yaparlar. Dip diri vücutları ile bir gören bir daha görmek ister. Babam ben küçükken yurt dışına çalışmaya gitmiş. Bir daha haber vermemiş. O günden sonra annemle bende teyzem’lerin oturduğu 2 katlı apartmana taşındık. Apartman 2 katlı her katta 1 daire var. Alt katta teyzem’ler üst katta biz oturuyoruz. Bizim üst katımız ise teras. Bizim hiçbir gelirimiz yok. Annem çalışmak istese de eniştem ben size bakarım diyerek annemin çalışmasını istememiş yemeklerimizi hep beraber yeriz. Annem ve teyzem evin içinde benden yada eniştemden çekinmez ve rahat kıyafetler giyer yemeklere gecelik yada sabahlıkla gelebilirler. Eniştemin kira getirisi olan birkaç evi ve dükkanı bunun yanında çalıştırdığı 2 mağazası var. Eniştem benim için babadan öte durumda. Kendisi kısır olduğu için çocukları yok. Beni bu yüzden kendi çocukları gibi görüyor bir dediğimi iki etmiyorlar. Yaklaşık 4 ay önce eniştemin sağlık sorunları baş gösterdi ve testisleri tamamen alındı. Psikolojik olarak çöküş yaşasa da bizlerin yardımıyla hızlıca toparladı. Eniştem ve teyzemin odası tam benim odamın alt katında. Önceden duyduğum sevişme ve teyzemin inleme seslerini artık duymuyordum.
Bir cumartesi günü öğleden sonra saat 3 gibi eve geldiğimde annem evde beni bekliyordu. Ne olduğunu sorduğumda benimle konuşmak istediğini söyledi. Üzerimi değiştirip rahat bir şort giyip geldim. Karşısına oturdum. Annem lafı önce biraz uzatsa da konuya girdi ve konuşmamızı aktarıyorum. Dün akşam sen yattıktan sonra teyzen ve eniştenle biraz sohbet ettik eee? Biliyorsun ameliyattan sonra eniştenin erkekliği öldü ama teyzenin kadınlığı yerinde. Akşam bu konuyu konuştuk ve enişten teyzene bir yatak arkadaşı bulmak istedi. Kendisinin hastalığı yüzünden teyzenin sıkıntı çekmesini istemiyormuş. Ben ne yapabilirim. Dün akşam bu arkadaşın kim olabileceğine dair 2 saatten fazla konuştuk ve çok kişiyi değerlendirdik. Sonuç olarak en uygun kişinin sen olduğuna karar verdik. Nasıl yani. Benden teyzemin yatak arkadaşı olmamı mı istiyorsunuz. Evet. Enişten ve teyzenin seni ne kadar sevdiği malum. Onların sayesinde bu kadar rahat bir hayat yaşıyoruz. Bunun karşılığını verme zamanı geldi. Bunu mutlaka yapmalısın. Buna mecburuz. Beni anlıyorsun değil mi. Hem sende bundan faydalanır ve doyumsuz zevkler yaşarsın. Bunu senin içinde istiyorum. Bak bana 10 senedir baban yok. Erkeksizlikten kurudum artık. Kardeşimin aynı duruma düşmesini istemiyorum. Anlıyorum ama çok şaşırttınız beni. Yapacak bir şey yok tatlım. Teyzene aşık olmak zorunda değilsin. Sadece işini görmen yeterli olur. Ama Deryayı ne kadar memnun edersen onlarında bizi o kadar memnun edeceğinin farkındasındır. Lütfen bunu biraz düşün ve bana kararını bildir. Peki. Ben odama geçiyorum biraz düşünmem gerekiyor. Güzel cevabını bekliyorum.
Ben bu konuşmadan sonra odama geçtim. Yatağımın üzerine uzandım ve gözlerimi kapatıp düşünmeye başladım. Teyzemin vücudu ve ona sahip olma hissi gözümün önüne geldiğinde sikimin çoktan çadır kurduğunu fark ettim. Benim dikkatimi çekmese de teyzemin ve annemin her erkeğin sikmek isteyeceği vücut ölçüsüne sahip birer kadın olduklarını fark ettim. Artık kararımı vermiştim. Odamdan çıkıp annemin yanına gittiğimde 1.5 saat kadar zaman geçtiğini fark ettim. Bana çok kısa gibi gelmişti. Anneme kararımı söylediğimde buna çok sevindi. Saat 7 gibi akşam yemeğini yemek için yine alt kata indik. Apartmanın kapısı kapalı ve sadece 2 daire yani teyzemler ve biz oturduğumuz için apartmanın içinde donsuz bile dolaşabiliyoruz. Annemde pek farkı olmayan geceliğiyle yemeğe indi. Aşarı indiğimizde teyzemde de benzer bir gecelik vardı. Biz gelince eniştemde masaya geldi. Her zaman olduğu gibi masanın etrafına oturup yemeğe başladık. Yemeğin sonlarına doğru annem teyzeme dönerek Derya dün akşam konuştuğumuz konu var ya Can’la onu konuştum. Kabul etti dedi. Bunu duyunca ben biraz utanır gibi olsam da teyzem çok sevinmiş gibi duruyordu. Eniştem sırtımı sıvazlayarak aslan yeğenim bu yaşa kadar boşuna arkanda durmamışım. Bizi kırmayacağını biliyordum dedi. Bu laftan sonra ben biraz rahatlamıştım. Teyzem anneme dönerek desene bu gece gerdek gecem olacak diyerek kahkaha attı.
Annem ve eniştemde kahkaha patlattı. Ben yine utanır gibi oldum hafif gülümsedim. Yemekten kalkınca teyzem masayı toplamak istediğinde annem teyzeme ne o kız sen yorma kendini birazdan fazla mesai yapacaksın zaten ben toplarım bunları diyerek koltuğa oturttu. Teyzem de iyi abla sen öyle diyorsan öyle olsun dedi. Biz otururken annemde masayı toplayıp yanımıza geldi. Eniştem bana dönerek Can hazır mısın bakalım diye sordu. Ben yine biraz utanır gibi evet enişte dedim. Teyzemde yerinden kalkarak hadi bize şans dileyin o zaman dedi ve beni elimden tutup yatak odasına götürdü. Eniştemin yatağında teyzemi sikecektim ve annem ile eniştem içeride bizim sikişmemizi bekliyorlardı. İlginç bir durumdaydım. Odaya girince teyzem kapıyı kapatıp ışıkları yaktı. Bana hazır mısın bakalım Can dedi. Ben hazırım teyze diyerek yatağın üzerine duvara dayanıp ayaklarımı uzatır şekilde oturdum. Teyzem karşımda geceliğini çıkardı ve südyeninin arkasındaki tokayı açtı. Göğüsleri ortaya çıktığında bir kez daha aşık oldum. Külodunu çıkardığında en fazla 2 gün önce kesilmiş olan kılları ve amcığı muhteşem gözüküyordu. Teyzeme beni soymak ister misin diye sordum. Tabi ki isterim dedi ve elimi tutup ayağa kaldırdı. Üzerimdeki tshortu çekip çıkardı. Ardından şortumu çıkartırken içimde boxer olmadığını fark etti. Kıllarımı da 10 gün önce kesmiştim ve tekrar çıkmaya başlamışlardı. Göğsümden ittirerek beni yatağa yatırdı ve sikimi ağzına almaya başladı. Muhteşem yalıyor taşaklarıma üflüyor beni çıldırtıyordu. Bende çok geçmeden boşalıcam dedim ve ağzına boşalmaya başladım. Akan tüm dölleri mi ağzında topladıktan sonra Bana dönüp hepsini yuttu. Daha sonra üzerime doğru çıkıp dudaklarıma yapıştı. Kendi dölümü akıttığım dil benim ağzımın içine girip çıkıyordu. Biraz öpüşmeden sonra ben biraz aşarı inip memelerinin tanelerine bir kaç ısırık attım ve amcığına indim. Bir bacağını yana açıp diğerini omzuma kaldırdım. Bu sayede amcığının tüm detaylarına hakim oldum. 10 dakika kadar yaladıktan sonra teyzem sarsılmaya başladı. Boşaldığını anlamıştım. Kafamı amcığına bastırarak sonuna kadar boşaldı. Amcığın dan akan şelaleyi içmesem de yüzümü yıkadı. Sikimi tekrar ağzına verip harekete geçirdikten sonra hemen amcığına sürtmeye başladım. Hadi aşkım sok onu içime diye inlemeye başladı ve dayanamadım sonuna kadar kökledim. Git gel yaptıkça zevk çığlıkları atıyordu. Bir ara gözüm kapıya takıldığında kapının altından gölgeler gözüküyordu. Eniştem ve annemin bizi dinlediğini anladım ve daha sert sokmaya başladım. Teyzem sadece inlemekle kalmayıp bağıra bağıra hadi can çok iyisin böyle devam et diye tempo tutuyordu. Biraz önce ağzına boşaldığım için zor boşalacağımı biliyordum. 15 dakika amcığına git gel yaptıktan sonra boşalacağımı fark ettim. Teyzeme nereye boşalayım diye sorduğumda göbeğini işaret etti. Çıkarıp göbeğine doğru tüm dölleri mi akıttım. Teyzem süpersin be can uzun zamandır böyle bir yarrak yememiştim dedi. Teyzeme dönerek sana artık teyze demek istemiyorum dedim. Bana bundan sonra istediğini diyebilirsin, İstersen aşkım istersen karıcım istersen orospum de. Sana her şey serbest dedi. Bende teyzemi azdırmak için peki o zaman orospum benim dedim ve kahkaha attık.
karıcım istersen bırakalım yada seni götünden sikebilirim hangisini istersin diye sordum. teyzem hemen köpek pozisyonu alarak götüm seni bekliyor dedi. krem ister misin diye sordum. gerek yok öyle şeylere dünkü çocuk değiliz dedi. peki o zaman dedim ve götüne dayadım. Göt deliğinden içeri doğru sikimi ittirdikçe dünkü çocuk değiliz diyen teyzem yavaş demeye başladı. O yavaş dedikçe ben hızlanmaya başladım ve bir anda sonuna kadar girdim. Ahh yırttın götümü diye biraz bağırsa da git gel yapmaya başlayınca acı zevke dönüştü ve inlemeler başladı. Kapıda ki gölgeler hala orada duruyordu. Bunu görünce teyzemi daha fazla inletmeye başladım. 2 kez boşaldığım için zor boşalacağı mı biliyordum. 20 dakika kadar git gel yaptıkdan sonra bu sefer hiç haber vermeden teyzemin götüne boşaldım. Sikim küçülünce içinden çıkmamla döllerin dışarı doğru süzülmesi bir oldu. Yatağa uzandım. Teyzem yanımda her tarafı döllü şekilde duruyordu. Nasıl karıcım beğendin mi diye sordum. Bayıldım bundan sonra sürekli istiyorum dedi. Peki sen nasıl istersen karıcım dedim ve dudaklarına bir öpücük kondurdum. Bu hareketimden sonra kapının önündeki gölgeler kayboldu.
Kalkıp giyinecekken teyzem elimden tutup ne giyineceksin canım gel içeri yabancımı var dedi. Peki diyip teyzem önde ben arkada salona geçtik. Annem ve eniştem sohbet ediyor gibiydi. Bizi görünce eniştem ooo balayı çiftimizde gelmiş. Nasıl güzelmiydi diye sordu. Teyzem muhteşemdi. Sikmedik deliğimi bırakmadı dedi. Annemde ya işte teyzesi benim oğlum böyle siker dedi ve güldü. Bana dönerek hadi can yukarı çıkalım artık. sen bir duş al hem teyzende duş alsın dedi. Ben tamam anne diyerek yatak odasından çamaşırlarımı alıp kapıya geldim. kapıdan çıkarken teyzemin dudağına bir öpücük kondurdum. annem görünce enişteme dönüp enişte bunlar daha doymamış baksana dedi Eniştemde doyarlar kızım acele yok yavaş yavaş dedi ve güldüler. annem önde ben arkasında üst kata çıkıyorduk. annemin geceliği kalçalarını zor kapattığı için önümde muhteşem bir şov vardı. Eve girince duşa girdim ve kurulanıp yine çıplak çıktım. Annem salonda oturuyordu. beni görünce ne o iyi alıştın galiba çıplak gezmeye. Ne yapayım bundan rahatımı var sıcak yaz gününde. haklısın bişey demedim. sana bir soru soracağım. sor tabi. Biz teyzemle sevişirken siz naptınız? napıcaz ayol oturduk salonda. teyzemin seslerini duydunuzmu. duyduk tabi kadını inlete inlete bir hal bıraktın. eniştem bozuldumu? yok canım ne bozulacak kendi istedi zaten. peki o zaman son bir şey sorucam? buyur. Ben teyzemi sikerken bir ara kapıda gölgeler gördüm. O sizmiydiniz? Gördün demek. Benden kaçmaz. Bir ara dayanamayıp kapıya gelip dinledik. Birazda anahtar deliğinden izledik. biraz önce öyle demiyordun. görmedin sanmıştım ne yapayım merak ettik işte dedi ve biraz güldü. tamam ya bir şey demedim. ben yatmaya gidiyorum. git tabi yoruldun bu gece iyice dinlen. iyi geceler sanada ve gidip yattım.
Tags : Annem istedi teyzemi siktim, Teyzem annemden beni istedi , Teyzem annemden beni istedi erotik hikaye, Teyzem annemden beni istedi sikiş sex, Teyzem annemden beni istedi seks hikayeleri
tagged with Annem istedi teyzemi siktim, Teyzem annemden beni istedi, Teyzem annemden beni istedi erotik hikaye, Teyzem annemden beni istedi seks hikayeleri, Teyzem annemden beni istedi sikiş sex Aile içi Sex Hikayeleri Ensest Sex Hikayeleri Erotik Sex Hikayesi Fantazi Sex Hikayesi Gerçek Sex Hikayeleri Porno Hikayeleri Sex Hikayeleri Türbanlı Sex Hikayeleri Yaşanmış Sex Hikayeleri Yeni Sex Hikayeleri  BİR CEVAP YAZIN E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir
İsim * 
E-posta * 
İnternet sitesi 
Yorum 
  KATEGORİLER
Aile içi Sex Hikayeleri Aldatan Es Hikayeleri Araçlarda Sex Hikayeleri Atesli Sex Hikayeleri Azdırıcı Sex Hikayeleri Bakire Sex Hikayeleri Dul Hikayeleri Ensest Sex Hikayeleri Erotik Sex Hikayesi Fantazi Sex Hikayesi Gay Sex Hikayeleri Gerçek Sex Hikayeleri Grup Sex Hikayeleri Hayvanlarla Sex Hikayeleri is yerinde sex hikayesi Kısa Sex Hikayeleri Lezbiyen Sex Hikayeleri Liseli Sex Hikayeleri Porno Hikayeleri Sesli Sex Hikayesi Sex Hikayeleri Tecavuz Hikayeleri Türbanlı Sex Hikayeleri Universiteli Sex Hikayeleri Yaşanmış Sex Hikayeleri Yeni Sex Hikayeleri SON YAZILAR
Ablamın kocası oldum Halamı Zorla Siktim Güzel Teyzemi Sikerken Çığlık Atıyordu Kocamla zevkle sex yaparken birden oldu Tatile gittiğimde zorla siktiler beni hikayesi Nenfonman hastasıyım sikilmeden duramıyorum Kuzenimle Sevişirken Annem yakaladı Orospu oldum çıktım Sevgilim Daracık Gotumu Genişletti Kız Kardeşim çok iyi sakso çekiyor Ablasını sikerken kardeşi izle Çok azmıştım komşu oğluna verdim Ormanda Sabah Koşusu Yaparken Sınıf arkadaşımı evinde götten siktim Kocama Vermediğim götümü başkaları sikiyor  Sex Hikayeleri, Sex Hikayesi  
kocamın yanında sikiştim
sexhikaye okurları benim adım hayriye. Daha önceleri, yani evlenmeden önceleri de sex hikayeleri okurdum. Özellikle karısını siktirenlerin, kocasını aldıp başka erkeklerle sikişen kadınların hikayelerine hayret eder, bunu nasıl yaptıklarına inanamazdım. Ama şimdi inanmayı bırakın, bunu birebir yaşıyorum. Kocam gayet yakışıklı ve bana son derece düşkün bir erkektir. Beni başka bir erkekle, hele ki kankası Burak’la paylaşacağı asla aklıma gelmezdi.Haftasonu gece evde kocamla oturmuş film seyrederken kocamın kankası Burak arayıp, bize oturmaya geleceğini söyledi. Burak arasıra gelir, kocamla içki içer, hatta ben de onlara eşlik ederim, sohbet ederdik. Ama bu sefer beni sikmeye geldiğini, ne kocam, ne de ben bilmeden, “Buyur gel!” dedik. Burak saat 23:00 civarı geldi, elinde bir şişe votka ve bir poşet dolusu bira vardı. İçeriye geçip sohbet ederken, konu Burağın bekarlığına gelmişti. Burak, bir erkeğin bekar olmasının çok zor olduğunu söyleyip dert yanarken, bir yandan da içkilerimizi içiyorduk. Mevsim yaz olduğundan Burakta şort ve üzerinde tişört vardı. Benim de üzerimde askılı tişört, altımda ise eşofman vardı, tanga giymeyi çok sevdiğim için içimde de tanga vardı.Sohbet içkiler eşliğinde ilerlemiş, saat 02:00 civarına gelmişti. Biz kocamla yatıp uyumayı planlarken, gecenin yeni başlayacağını nereden bilebilirdik ki. Kocama, “Tüm vücudum çok ağrıyor, biraz sırtımı ve belimi ovarmısın?” dedim. Kocam da, “Yapamam, zaten işten yorgun argın geliyorum, keşke bana da biri masaj yapsa sevaba girer!” dedi. Burak hemen kocama, “Uzan kanka, yapayım ayıp ediyorsun!” dedi. Kocam hiç ikiletmeden, “Tamam kanka, çok iyi olur!” dedi ve uzandı. Burak kocama masaj yaparken, “Yenge, kocanın masajını bitireyim sana da yapacağım!” dedi. Ben de, “Gerek yok Burakçığım, zaten kocama yaparken yorulacaksın!” dedim. O da, “Yok valla, yorulmam, istersen sana da yaparım yenge!” diye ısrar edince, “Olur!” dedim…Sıra bana gelmiş, yere uzanmıştım. Kocam da kendinden geçip koltuğa uzandı. Burak bacaklarımı yavaş yavaş ovarken, kocam da içkinin ve masajın etkisiyle iyice mayışmış, hatta hafiften horlamaya başlamıştı bile. Burak ayak bileklerimden yavaş yavaş yukarıya çıkıyor, popomun yanaklarına doğru parmaklarını değdiriyordu. Parmaklarının popoma değmesi benim de çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkarmadım. Ben sessiz kaldıkça Burak işi iyice ilerletmiş, hesapta masaj yapıyor, ama resmen popomu okşuyordu. Bir an amımın ıslandığını hissettim. O kadar hoşuma gitmişti ki, resmen kendimi ona bırakmış, sadece kocamın uyanıp uyanmayacağına bakıyordum…Burak, “Biraz da omuzlarına yapayım yenge!” diyerek popomun üstüne oturup omuzlarımı ovarken, sikini arkamda hissediyordum ve zevkten nerdeyse boşalacak duruma gelmiştim. Ben sesimi çıkarmadıkça Burak da sikini resmen bastırır duruma gelmişti. Omuzlarımı ovan ellerinin titrediğini hissedebiliyordum. Tekrardan üstümden inip, belimi ve popomu ovalamaya başlamıştı. Benim sesimi çıkarmadığımı görünce, elini yavaş yavaş eşofmanımdan içeri sokmaya başlamış, resmen beni becermek istediğinin sinyalini vermişti. Benim hayatta böyle birşey yapacağım aklımın ucundan bile geçmezken, o anda resmen Burağın beni sikmesini istiyordum.Burağın eli bu arada eşofmanımın içinde tangamı kenara çekerek, parmağıyla götümün deliğini okşuyordu. Daha fazla dayanamamış olacak ki, eşofmanımı aşağıya çekip, tangalı götümü görünce, “Ooof hayriye, çok tatlısın!” dedi. Ben okadar heyecanlıydım ki, hiç sesimi bile çıkarmıyordum. Birden tangamı da aşağıya çekip, popomu öpmeye, hatta yalamaya başladı. O kadar hoşuma gitmişti ki, Burağa, “Kocam uyanmadan sen de indir şortunu!” dedim. Burak şortunu indirdiğinde hayatımda hiç görmediğim bir şeyle karşılaşmıştım, yarrağı resmen bileğim kadardı. Heyecandan kalbim çıkacak gibi atıyor, bir yandan da kocamı gözetliyordum. Kocam yanımızda horlaya horlaya uyurken, ben doğrulup Burağın yarağını yalamaya ve emmeye başladım…Burağa biraz sakso çektikten sonra tekrar yüz üstü yattım ve “Hadi gir içime!” dedim. Burağın amıma girmesini beklerken, amımın suları resmen bacağıma doğru akıyordu. İlk defa bukadar sulandığımı hatırlıyorum. Burak o koca sikini yavaş yavaş amıma sürterken kendimden geçecek gibi oluyordum. En sonunda o koca yarrağını içime doğru ittirmeye başlamıştı. Yarrağı okadar büyüktü ki, amımı resmen zorluyordu. Burak gidip gelmelere başladığında, ben de kocamın uyanmasından korktuğumdan bağırmamak için dudaklarımı ısırıyordum…Daha sonra beni sırtüstü çevirip bacaklarımı açarak amıma sokarken, bir yandan da göğüslerimi yalıyordu. Burak beni okadar güzel sikiyordu ki, tırnaklarımı sırtına geçirip kendime doğru bastırıyordum. Kocamın bir an uyanması bizim sonumuz olabilirdi, ama o an hiçbir şey umrumuzda değildi. Burak amımı biraz daha siktikten sonra dayanamayıp içime öyle bir boşalmıştı ki, resmen dölleri içimi doldurmuş, amımdan dışarı taşıyordu. Burak boşalmıştı, ama ben daha tatmin olamamıştım… Burağı elinden tutup yatakodasına götürdüm. Zevkten adeta çıldırmıştım, Burağın o döllü yarrağını ağzıma alıp kaldırırken, bir yandan da taşşaklarını okşuyordum. Burağın o koca sikini demir gibi yaptıktan sonra, burak beni domalttı ve götüme sokmaya çalıştı. Fakat daha önce götüm hiç sikilmediği için Burağın yarrağı birtürlü girmiyordu. Biraz kremleyip yağlayınca, Burak ta yavaş yavaş götüme sokmaya başlamıştı. Yarrağı okadar büyüktü ki resmen götümü delerek ilerliyordu. Çok acıyordu, ama aldığım zevki anlatmam mümkün değil…Biraz alıştırarak siktikten sonra götüm iyice rahatlamıştı, taşşaklarını vura vura sikmeye başlamış, beni adeta uçuruyordu. Daha sonra yarrağını götümden çıkarıp amıma soktu. Daha fazla dayanamayıp boşaldım. Ama canım öyle sikilmek istiyordu ki, Burağın altından hiç kalkmadan kalçalarımı oynatmaya devam ediyordum. Burak ta o koca yarrağını bir amıma bir götüme sokuyor, beni çılgınlar gibi sikiyordu. Sonunda bana dönmemi söyleyip, suratıma öyle bir boşaldı ki, bütün ağzım yüzüm döl olmuştu. “Kocan uyanmadan bu işi burda bitirelim canım!” deyip üstünü giyindi ve beni yatakta öylece bırakıp evine gitti…Ama ben yarım kalmış, ikinciyi de istiyordum. Gidip kocamı kaldırdım, yatağımıza kadar getirip, “Sik beni kocacığım!” dedim. Kocam da, “Az önce Burak seni sikti ya, yetmedi mi aşkım?” dedi. Ben dona kalmış, konuşamıyordum. Gülerek, “Korkmana gerek yok aşkım, kızmadım, hatta çok sevindim!” dedi. Ben halen şoktaydım, ağzımı bıçak açmıyordu. Sessizliği yine kocam bozdu ve “Ben uyumuyordum canım, Burakla sikişmeni istediğim için uyuyor rolü yaptım aşkım!” dedi gülerek. Bir an rahatlayıp ben de kocam güldüm ve “Madem öyle, niye sen de aramıza gelmedin ki?” diye sordum. “Sizi yalnız bırakmak istedim canım! Rahat rahat sikişin diye!” dedi. “Eee, ne olacak şimdi?” dedim. “Burağı arasıra çağırır kendini siktirirsin aşkım!” diyerek, dudağıma bir öpücük kondurup, beni çook sevdiğini söyledi ve amıma girmeye başladı. Ve beni daha önce hiç sikmediği gibi heycanla sikti…Arasıra Burağı çağırıp kendimi siktiriyorum. Kocam gelince de kocama kendimi siktirirken yaptıklarımızı anlatıyorum. Kocamın eskisine göre daha çok zevk aldığını beni sikmesinden bile anlıyorum. Şimdi gecelerimiz ve seks hayatımız da daha renkli ve zevkli geçiyor. Bu durumda en önemli şey, üçüncü kişinin ağzı sıkı sağlam biri olması. Kocamı çoook seviyorum, ama başka biriyle şikişmek kocamla sikişmekten çooooooook daha zevkli! Anlayışlı kocam seni çok seviyorum!