Eşim bugün yeni bir iş görüşmesine gitti, görüşme çok olumlu geçmiş. Patron sizin yetenekte bir asistanım olmasını çok arzu ederim demiş. Maaşı siz belirleyin demiş.
Sweet Seals For You, Always
Game of Thrones Daily
RMH

bliss lane

Product Placement
Xuebing Du
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Monterey Bay Aquarium
h

Andulka
art blog(derogatory)
The Stonewall Inn
d e v o n
Interview Vampire Daily

Origami Around
official daine visual archive
No title available
𓃗
occasionally subtle
ojovivo
seen from Türkiye

seen from Canada

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Philippines
seen from Iraq
seen from Brazil

seen from Malaysia

seen from Italy
seen from France
seen from Brazil
seen from Panama
seen from Netherlands
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Uzbekistan
seen from Türkiye

seen from India
@haki07-64
Eşim bugün yeni bir iş görüşmesine gitti, görüşme çok olumlu geçmiş. Patron sizin yetenekte bir asistanım olmasını çok arzu ederim demiş. Maaşı siz belirleyin demiş.
çocugumun babası
bir kaç iş başvurusu yapmış otobüs parası vermemek için yol yürümüş yorgunluktan ayaklarım şu toplamıştı kriz nedeniyle iş yerim kapanmış oldukça zorlanıyorduk Allah'tan ev alabilmiştir yaklaşık bir yıl sonra kredi borcumuz bitecekti eve vardıgımda site kapısında eşim ile karşılaştık üç yıldır evliyiz ben yirmi iki eşim yirmi beş yaşındayız dün akşam oldukça moralimiz bozulmuştu eşimin annesi artık yeter bir torun istiyoruz demiş akşam boyunca laf sokuşturulan durmuştu.
Körün mu yorduk ama olmamıştı işte doktorada gitmemiştir eşim koluma girmiş sevgiyle kucaklamış yanagıma küçük bir buse kon durmuştu asansöre doğru yürüdük asansöre girince uzun uzun öpüştük daire mize gelmiş kapıyı açtım ayakkabılarımızı çıkardık lavobaya ellerimi yıkayıp mutfağa geçtim peşimden de eşim gelmiş yemek hazırlıyor bir yandan da günün nasıl geçtigini anlatıyordum elimde sabırlı olmalısın kriz var iş bulmak kolay değil diye beni teskin ediyordu yemek hazırlanmış yemeği yedik ben duşa girdim eşim gelir diye bekledim ama gelmemişti görülüyordu haftada bir kaç gün mesaiye kalıyordu bu aralar pek birlikte olmaktan kaçınıyor bende üstüne gitmiyor normal karşılıyordum. Yatak odasına girdiğimde balkonda sigara içiyordu yanına dikildim bana bakıp ya elif sana söylemeden bişi yaptım ben dedi ne yaptın dedim benim çok sevdiğim bir asker arkadaşım vardı sanada bahsetmiştim ondan faruk dedi eee dedim buraya geliyormuş onu bize davet ettim bir iki gün bizde kal dedim deyince ne var bunda senin arkadaşın saygı duyarım sorun değil dedim öpüp teşekkür etti gidip yattı.
Cumartesileri yarım gün çalışıyordu eşim sabah uyandıgımda eşim gitmişti yatagımdan çıktım duş alırken eşimin akşamki ilgisizligine kızdım begenmiyormuydu artık beni aynanın karşısında biraz vakit geçirdim yoo harikaydım zor bir dönem geçiriyorduk eşim çok yoruluyordu yıllarca bende çalışmıştım iş yorgunluğunu bilirdim aynada gülümsedim harikasın kız zilli diye güldüm yatak odasına geçtim telefonuma bildirim gelmişti açtım eşimdi. Akşam söylemeyi unuttum faruk bu gün gelecek onu otobüs terminali'nden almamız gerek istersen terminalde buluşalım faruk alır biraz dolaşırız sonrada eve geçeriz diye yazmıştı kaçta orda olalım diye yazdım onikide dedi kapattım saat onu geçiyordu üzerimi giydim hafif makyaj yaptım. Anca giderdim trafik falan sıkışırsa orda beni beklemesinler dedim. Sitenin önünden minibüse bindim kalabalık değildi kısa sürede terminale varmıştım daha çok zaman vardı biraz etrafta dolaştım yorulmuştum terminal çıkışını gören bir kafe vardı oraya doğru yürüdüm kafenin camında beni izlemekte olan bir çift gözle göz göze geldik başımı eğip dışarda bir kenara oturdum bir kafe söyledim. Telefonumu çantamdan çıkardım masaya koyarken içerde beni izleyen adam karşımdaki masaya oturmuştu tekrar göz göze geldim boyu borcu ile kırklı yaşlarda geniş omuzlu şakakları kırlaşmış oldukça yakışıklı biriydi heleki şakaklarındaki kırlık ona ayrı bir hava katmıştı yönümü başka tarafa çevirdim kafamı içmeye devam ettim saate baktıgımda saat onbiri geçiyordu.
Saatler geçmek bilyordu karşımdaki adamla tekrar göz göze geldik bakışı tüm vücudumu harekete geçirmiş tüm bedenimi ateş basmıştı bacak aram ıslanmıştı kendi kendime noluyor sana kızım sen evli barklı kocasını seven bir kadınsın çok ayıp diye kendimi ayıplamıştım sate baktım tekrar ön ikiye iyice yaklaşmıştı eşim gelmek üzeredir dedim o anda karşıdaki adamın telefonu çaldı bana bakarak telefonda kısa bir konuşma yaptı kafede oturuyorum deyip kapattı. Benim telefonumda çaldı eşimdi arayan aşkım nerdesin deyince aşkım kafede seni bekliyorum dedim tamam deyip kapattı.
İki üç dakika sonra eşimi gördüm el sallarken karşımdaki adamda el sallıyordu birbirimize baktık eşim merdivenden çıkıp yanıma geldi elini belime doğru sarıp adamdan tarafa doğru çekiştirip tertip hoş geldin deyip bir birlerine sarıldılar eşim bana dönüp aşkım can tertibim faruk diye tanıştırdı sarılıp dudagımın kenarından öptü neşeli konuşkan biriydi eşim fatura dönüp açmısın deyince faruk yok inince bişiler atıştırdım dedi ikisi yan yana yürüyor beni unutmuş gibilerdi eşim yanında çocuk gibi kalmıştı minyon yapılı biriydi faruk ise adam azmanıydı faruk birden geriye bakıp lafa daldık yengeyi unuttuk dedi ben yanlarına varınca beni aralarına alıp ilk faruk kolunu belime doladı diğer taraftanda eşim kolunu belime doladı bir süre öyle yürüdük AVM ye gittik saatlerce gezdik dolaştık askerlik anılarına dalmışlardı çok nadir olarak kısa evet hayır gibi katılsamda pek ilgisiz davrandım akşam üstü olmaya başlamıştı eşim terim içermiyiz dedi faruk bana doğru bakıp yenge ne derse o olur dedi bende eşimin misafirisin siz belirleyin dedim eşim içiyoruz tertip dedi ama bir şartla içkiler benden yiyecekler senden pişirmek tek yengeden dedi gülerek bişiler alıp çıktık poşetlerle minibüse bindik sitenin önünde indik. Dairemize girdik tekrar hoş geldin deyip ben mutfağa geçtim elimde yanıma gelmişti birlikte yemekler mezeler hazırlıyordukki arkamı dönünce farugu kapıda bizi izlerken gördüm ona doğru dönüp özür dilerim seni salonda unuttuk gel buraya otur yalnız canın sıkılmasın dedim istersen bize katıla bilirsin deyince gülerek ben yumurta bile kıramam geçerim yok dedi gösterdigim sandalyeye oturdu ne zaman dönsem gözleri bendeydi hem rahatsızlık Duysamda beğenilmek arzulamak degişik bir duyguydu bir ara ocağa bir kahve koydum kahve olunca götürüp verdim eşime seslenip tertip harika bir eşin var kıymetini bil dedi gözlerime bakarak elimde benim eşim bir tanedir dedi ben eşimle nasıl aynı zamanda askerlik yaptınız galiba yaş farkınız var dedim ben uzun süre okul nedeniyle uzun süre tecil ettirmiştir dedi yaşı kırk içmiş onuda söyledi.
Gülerek evlilik deyince biraz yüzü asılmıştı ayrıldık bir oğlum var annem ile yaşıyor yakın zamanda onuda getireceğim burda bir iş kurmayı düşünüyorum dedi eşim birden tertip elifde iş arıyor iş kurarsan personelin hazır dedi eğitimini sordu kuracagı iş benim mesleki tecrübeler yakın sayılırdı kısa bir sohbetten sonra konu kapanmıştı eşimin kulagına eğilip yemekler hemen hemen hazır sen masayı Kuran'a kadar ben bir duş alayım deyip yanlarından ayrıldım ebeveyn banyosuna girdim.
Banyodan çıkmış saçlarımı fırçalamıştım salona döndügümde masa kurulmuştu eksikleri de ben tamamladım masaya davet ettim onları yemek başlamış eşim ile faruk neşe içindelerdi anlamıylrdum eşim için faruk bir idolü ama benim kafamda faruk ile ilgili şüpheler vardı ısınmamış hep bir uzak durmak vardı açıkça sevmemiştim faruk eeşimi her laf sonucunda onu aşagılıyordu eşimde şakayla karışık geçiştiriyordu. yemekten sonra masayı eşimle birlikte kaldırdık mezeleri ve içecekleri getirdim içiyorlar gülüşüyorlardı. Banada bir bira içmek için baskı yapmışlardı bir bira içmiştim sonrada yorgun ve uykum olduğunu söyleyip müsade isteyip yatak odamıza geçmiştim masayı kaldırmak için ugraşmayın sabah ben hallederim deyip ayrıldım yanlarından gece eşimin yatağa gelmesiyle uyandım ayakta duracak hali yoktu yatağa yatırdım üzerini çıkardım sevişmiş istemiştim ama hiçte karşılık verecek durumda değildi seslice ön günü geçti yeter artık bende kadınım benimde isteklerim var deyip hışımla yatağa yatmıştım bir süre sonra uyumuşum.
Sabah gergin ve yorgun olarak uyandım kalkıp duşumu aldım üzerime pijamalarımı geçirdim kocam horlayarak uyuyordu bir süre onu izledim odadan çıkıp salona geçtim masayı topladım mutfağa taşıdım bulaşıkları makinaya attım salona geçtim salon leş gibi içki kokuyordu pencereleri açıp havalandırdım mutfağa geçtim ççay suyunu koydum kahvaltıyı mutfakta yaparız diye düşündüm ekmekleri kestim kızarttım yumurta zeytin peynir derken omlet davalarını çıkardım önlemleri de masaya koyunca masa zenginleşmişti aylardır iç medigim sigara isteği gelmişti kocam içmezdi salona döndüm koltuğun üzerindeki sigara paketini gördüm elime aldıgımda üzerine sonradan yazılmış bir yazıyı okudum hiç haketmeyenler yemiş seni yazıyordu kalp çizilmiştir kalbin yarısından itibaren kırıktı hiç bişi anlamamıştım bir sigara aldım mutfak balkonuna geçtim sigarayı yaktım bir süre sonra seni bu kadar öfkelendiren şey nedir dedi başımı çevirdim faruk tüm hiç bişi dedim görmedim seni dedim. Sadece gülümsedi yanından geçtim kocamı uyandırmaya gittim uyandırıp duş almasını istedim seni bekliyor misafirin dedim kalktı duşa girdi bende mutfağa geçip önler lerin pişmesi bi sagladım masaya koyarken seslendim hım harika bir kahvaltı dedi.
Kahvaltıdan sonra birlikte kalktık dışarı çıktık gezerken artık benim misafirimsiniz dedi baya bir süre dolaştık artık eve dönelim ben çok yoruldum deyince gözlerime bakıp daha yeni başlıyoruz dedi.bir yerden geçtik canlı müzik vardı oraya girdik yine içkiler gelmiş eşim ile ikisi içiyor nadiren de olsa kısa cevaplarla katılmaya çalışıyordum yine ısrar ile bir kadeh şarap içmiştim eşimle aralarında konuşurken sabah erkenden iş yerine bakmaya çıkacagını konuşuyorlardı beraber çıkarız tertip demişlerdi gece yarısını geçmişti eşimin kulagına çok yoruldum artık gidelim dedim tamam tatlım gidelim dedi. Taksi çevirdik eve gittik faruk odasına geçti bizde odamıza geçtik eşim duş alıp geliyorum dedi bende yatağa uzanmıştım öylece uyumuş kalmışım sabah uyandıgımda eşim işe gitmişti genel banyoya girdim kümesi doldurdum bir süre küvette vakit geçirdim banyo acıktırmıştı banyodan çıkarken üzerime bornova almış önümü bile baglamamıştım mutfakta çay suyunu koymuş dün sabah yediğim omlet çok güzeldi alt dolaptan omlet tavası için egilmiştimki birden arkamdaki sese dönmek istemekle başımı tezgaha bastırmış kımıldayamıyordum born pozun eteğini toplayıp elinin biriyle amımı avuçlamasıyla tüm vücudumu ateş basmıştı bbir an bolluğundan yararlanıp başımı kaldırmıştımki faruk tüm okkalı bir tokat atmamla ondan gelen tokat daha şiddetliydi mutfak tezgahına yapışıp kaldım arkamdan amıma baskı yapan şeyi hissettm Emlek sanki ikiye yarılmıştım çıglık atmıçtım bir eliyle agzımı sıkıca tutmuştu bir kaç gidip gelmesinden sonra vücudum yaragına alışmış bende ıslanmamla rahat hareket eder olmuştu boyu uzun olduğu için aysklarım yerden kesilmiş askıda gibiydim canım yansada her şeyimle teslim olmuş sadece zevk inlemelerim duyuluyordu öyle sertti ki her vuruşunda tezgahın üzerinde gidip geliyordum durmuyor bitmiyordu öyle doldurmuştu ki içimi sanki amım onunla birlikte dışarı çıkıyordubir süre sonra hırlıyarak üzerime yıgıldı kaldı tüm döllerini amıma doldurmuştu boynuma öpücük kondurup banyoda temizlen yatak odasında seni bekliyorum dedi. Öylece mutfak tezgahının üzerinde serilip kalmıştım yavaşça, doğrulup banyoya girdim beynim durmuştu düşünemiyorum duşumu aldım kırozetin üzerine oturdum nolmuş bu böyle ama belkide ilk defa orgamzı yaşamıştım harika bişeydi.
Banyodan çıktım bornova üstüme aldım önümü bagladımyatak odasının kapısını araladım karşımdaki kkoltukta oturuyordu yaragı direk gibi göbeginde baskı yapıyordu sanki birkaç dakika önce hırsını almamış gibiydi elini uzatmış tutmamı istiyordu yanına yaklaşman lâ bileğinden tutup kucagına çekmişti elleriyle born pozun kuşagını çözünce bornoz düşmüştü ayağa kalkmasıyla yatağa doğru it ekleyip sırt üstü yatağa uzandım gözlerimi kapattım bir anda memelerinden sıcak nefesini hissetmekle canım yanmıştı uçlarını dişliyordu bakire kızlar gibisin diye hırladı tüm vücudumu ateş basmıştı tatlı bir titreme sarmıştı tüm vücudumu yalayarak amıma inmesiyle sömür maya başladı amımdaki bir noktayı bulmuş orda yogunlaşmasıula çıglık çıglıga kalmıştım birden beni kucaklayıp ters çevirmesiyle gözlerimi açınca yaragıyla burun buruna gelmekle bende karşılık verir olmuştum taş gibiydi artık gırtlagıma Kuçik dilimden aşagı iner olmuştu artık kendi İrademi kaybetmiştim komutlarını yerine getiriyordum. Olduğu yerde dönmüş kocanmı benmi dedi fısıltıyla sen dedim duymadım dedi bagır dedi sensin dedi bacaklarımı ikiye ayırmış yaragını amıma dokunduruyordu ama girmiyordu yeter artık sık beni diye fısıldadım duymadım diye hırladı sık beni diye bagırdım bir anda yüklenmesi yle en derinlerine yırtarak girdi hayvan diye çıglık attım. Üstünde küfürler ediyordu bende altından orospu çocugu diye küfrediyorum artık sevişmekten çok hırsla sanki kavga ediyorduk tırnaklarımla tüm vücudumu yaralamış omuzlarını ısırmaktan diş izlerim ile perişan etmiştim orgamz olmaya başlamam lazım bilincimi kaybetmiş çırpınıyor çıglık atıyordum birden yatagın içinde domaltmış arkamdan şiddetli vuruşlarıyla kendime gelmiştim bir süre sonra tekrar titremeye başlamamla yatağa yüz üstü boş çuval gibi sevilmiştir bacaklarım üzerine oturmuş hala devam ediyordu kulagıma eğilip bebelerini gönderiyorum iyi bak onlara dedi bişi anlamamıştım üzerime yıgılıp kalmıştı nefes almakta zorlanıyordum bir süre sonra gözlerimi açmakta zorlanırken ebeveyn banyosundan şu sesi geliyordu. Korkunç rüyaların arasında gidip geldim uyanmıştım evde ses soluk yoktu yavaşça yataktan kalktım oda savaş alanı gibiydi döl ve ter kokusu insanı rahatsız edecek durumdaydı banyoya girdim vücudumun bazı yerleri sızlıyor yer yer morarmıştı odaları gezdim yoktu evi düzenledim temizledim havalandırdım saate baktıgımda dördü geçiyordu hızla mutfağa gittim akşam yemeği hazırladım masayı kurarken eşim gelmişti öpmek isteyince başımı çevirmiştir öpemedi yemek boyunca bişiler konuştu ama hiç birini duymadım bile her sorusunu geçiştirdim yüzüne bakmakta utanıyordum eşim tv izlerken yorgunum deyip gidip yatmıştım sabaha karşı hıçkırarak ağlarken kendime geldim yataktan kalktım duş aldım mutfak balkonuna oturdum dünki sigarayı aradım almamıştı paketi alıp balkonda sigaramı yaktım saatlerce dünü düşündüm gelmezdi artık hevesini almıştı kapıdan çıkasıya unuturdu.saat yediyi geçe kalktım çay koydum kahvaltı hazırladım onca zamandır kahvaltı hazırlamamıştımmasaya koyarken eşim uyanmıştı kahvaltı hazırladım dedim sevinmişti yanagımdan öptü gözlerime bakıp mutlumusun dedi bu nerden çıktı dedim hiç öylesine sordum dedi faruk nereye gitti dedim işleri için gitti ev almış altınada iş yeri yapacakmış eğer istersen yanında çalışmak istermisin dedi o istermi dedim bence ister seni sevdi dedi sanki bişiler vurguluyordu.
Bir süre sonra aşagı indi servisi gelince binip gittikalktım balkona çıktım bir sigara daha yaktım öyle durumdaydımki durup dururken aglıyordum hemde nasıl hıçkırarak bu ağlama pişmanlıkmıydı gelse onun olurmuyum hiç düşünmeden evet olurdum peki neydi bu birden kapı zili çaldı gözlerimi kuruladımkapıyı aralamamla faruk içeri girdi hızla boynuna sarıldım öpücüklere boğuyorum kokluyor boynunu kulagını yalıyordum. Aglıyor göz yaşlarım sicim gibi akıyordukapıyı ayagıyla kapatmış ben kucagında olduğum halde salona koltuğun üzerine dizlerim üzerine oturmuştu pijamamı belimden çekip çıkarmasıyla arkamdan kalçalarımı ayırııp alttan yukarı dogru yalamaya başlamasıyla kendimden geçer olmuştum sen benim herşeyimsin beni bırakma diye yavarır olmuştum sen benim herşeyimsin diyordum amımda baskıyı hissetmekle içindeydi sertçe sikmeye başlamıştı arka deliğinde bir baskı hissetmekle kendimi kasmıştım anladımki baş parmagıydı arka deliğimi de baş parmagıyla sikiyordu farklı bir heyacandı daha önce kocam bile istememişti harika duygular içindeydim amımda bir boşluk hissetmekle arka deliğime yüklenmesiyle arkam yırtılmıştı elimle engel olmaya çalışsamda çok güçlüydü ikinci yüklenmesiyle kasık kıllarını kalçamda hissetmiştim bagırsamda ağlasanda durmuyordubayılacak durumdaydım arkamdan çıkmış tekrar amıma girmiş bir oh çekmiştim bunu defalarca tekrarlamıştı amımla arkamı birlikte silmişti hırlıyarak döllerini amıma doldurmuştu koltuğa yanıma oturmuştu benide bacagının üzerine yatırmıştı saçlarımı okşuyordu menemen tutup yüzüne bakmamı istedi .
Biliyormusun üç yıldır seni düşünüyorum dedi nasıl yani dedim kalktı cüzdanını getirdi içinden bir fotoğraf çıkardı gelinlikli fotoğrafımdı gözlerine baktım dü gününe gelemedim ama kocan bu fotografını gönderdi bana kafede seni görünce tanımıştım dedi kocamla yaşadıklarımız her şeyi biliyordu balayında kocamın çektigi çıplak fotoğraflarım vardı telefonunda kocam biliyormu şimdi yaptıklarımızı dedim biliyor bundan sonra öncelikle benim karımsın arabada üzülmesin diye bişiler yaparsın dedi çocuklarımı doguracaksın dedi şaşkınlıkla dinliyordum kendime gelmem uzun sürdü. Bir süre sonra böyle olmaz ara ara kocamın anne babası geliyor bu eve dedim merak etme herşeyi düşündüm ben dedi nasıl dedim onların gelemeyeceği bir yerde yaşayacagız dedi gözlerine bakıp kocam ile senin aranda ne var dedim kocanı askerdeyken sıkıyorsun ara ara gelir yanıma sikerdim sonra yanına gelirdi seninle benim için evlendi farklı düşünüyorduk aslında ama sen itiraz edersin diye çekindik nasıl dedim ilk geçeni ben yaşamak istemiştim dedi kabul etmezdim dedim yanına oturdum dudaklarına yapıştım çekinmeden utanmadan doyasıya seviştim akşam kocam gelmişti kocamın yanına değilde farugu yanına oturmuştum faruk ile oynaşarak yemeğimizi yedik yatak odasına geçtik kocam salonda kaldısabaha kadar seviştik şimdi hamileyim
Bitti....
Eşim yabancı dil kursunda Amerikalı öğretnenlerin onunla çok yakın ilgilendiklerini söyledi. İyiki bu kursa yazılmışım diyor.
.😈.
Eşimin iş yerindeki güvenlikçi eşimi cezalandırmış yine, eşim sen karışma aramızda oyun oynuyoruz dedi.
Gözlerimin önünde oluyor her şey… ama her şey bir anda başlamadı.
Akşam yemeğini yeni bitirmiştik. Karım mutfakta bulaşıkları topluyordu, ben de salonda televizyonu açmıştım. Kapı çaldı. Üç adam. Birini tanıyordum, diğer ikisini ilk defa görüyordum. Karım kapıyı açtı. Gözleri parladı. “Gelmişsiniz…” dedi, sesi yumuşak, neredeyse sevgiliye söylenen bir tonda. İçeri aldı. “Geçin, oturun. Sizi çok özledim.”
Adamlar salona girdi. Karım hemen birinin yanına oturdu, elini dizine koydu, parmaklarını yavaşça uyluğunda gezdirdi. “Seni özledim” diye fısıldadı, sesi alçak ama net. Adam gülümsedi, elini karımın beline sardı. Karım başını omzuna yasladı, burnunu boynuna sürdü. “Bugün bütün gün seni düşündüm… akşama kadar amım sızladı.” Diğer ikisine de baktı, gözleri dolu dolu. “Sizleri de… hepinizi istiyorum. Sizi seviyorum.”
İçki açıldı. Karım birinin kucağına oturdu. Bacaklarını iki yana açıp yerleşti, kalçalarını hafifçe ileri geri oynattı. Yüzünü adamın boynuna gömdü, dudaklarını kulağına değdirdi. “Seni seviyorum… sikini düşünerek ıslandım bugün. Çok ıslandım. Bakmak ister misin?” Adamın eli eteğinin altına girdi. Karım hafifçe inledi, bana baktı. Gözlerinde utanç yoktu. Sadece o tanıdık, azgın bakış. “Kocam izliyor… ama olsun. Seni seviyorum.”
Diğer adam yaklaştı. Karım elini uzattı, onun da elini tuttu, parmaklarını öptü. “Sen de… seni de seviyorum. İkinizi birden istiyorum. Üçünüzü de.” Etekini sıyırdı, külotunu yavaşça indirdi. Islak kumaş bacaklarına yapışmıştı. “Bakın… ne kadar ıslakım sizin için.” Parmaklarını amına götürdü, yavaşça iki parmağını içeri soktu, ıslak sesler çıkardı. Sonra o parmaklarını ilk adamın dudağına sürdü. “Tadına bak… senin için. Seni seviyorum.”
Ben koltuğun ucundaydım. Ellerim dizlerimde. Hiçbir şey söylemedim. Sadece izledim.
Karım ayağa kalktı, iki adamı da çekerek kanepenin önüne götürdü. “Sevişelim” dedi, sesi alçak ve istekli. “Sizi seviyorum… sikin beni. İkinizi de istiyorum. Üçünüzü de.” Biri arkadan sarıldı, memelerini elledi, meme başlarını parmaklarıyla sıkıp çevirdi. Karım başını geriye attı, uzun bir inilti çıkardı. “Ahh… ellerin… çok seviyorum ellerini üzerimde. Daha sık… ısır istersen.” Diğer adam önüne geçti, sikini çıkardı. Karım hemen diz çöktü. Yere dizlerinin üzerine çöktü, bakışlarını yukarı kaldırdı. “Seni seviyorum” diye mırıldandı, sonra dilini yavaşça sikin başına sürdü, salyasını yaydı. Ağzını açtı, yavaşça yuttu. Gözleri yukarı kaydı, adama bakarak emdi. Yanakları çöktü, boğazına kadar aldı. “Mmm… tadın… çok seviyorum. Daha derine… boğazıma kadar.” Tükürükleri çenesinden süzülürken emmeye devam etti, bir eliyle taşaklarını okşadı, diğer eliyle de kendi memesini sıktı.
Adam arkadan girince karımın inlemesi boğuk çıktı. Sikini yavaşça, santim santim içeri soktu. Karımın amı onu yutarken ıslak, şapırtılı sesler duyuldu. “İçerideyim… ahh ne kadar doluyum. Seni seviyorum… daha derin. Her yerimi doldur.” Belini geriye itti, her vuruşu karşıladı. Adam yavaş başlayıp hızlandı. Kalçalar şapır şapır çarpıyordu. Karım her darbede inliyor, “Ahh… ahh… daha sert… seni seviyorum, daha sert sik beni” diye bağırıyordu. İkinci adam da yaklaştı. Karım ağzını ondan ayırmadan eliyle tuttu, sonra ağzını ona da açtı. “Sizleri seviyorum… ikinizi de… doldurun beni. Ağzımı da, amımı da.” İki siki birden emmeye çalıştı, salyaları her yere bulaştı. Gözleri yaşardı ama bırakmadı.
Vücutları birbirine karıştı. Karım iki adamın arasında, inliyor, öpüyor, “seviyorum sizi” diye tekrarlıyordu. Biri boşalınca karımın içine aktı. Sıcak döl karımın bacaklarından süzülmeye başladı. Karım hemen diğerine döndü, dudaklarını onun boynuna bastırdı, ısırdı. “Sen de… sen de boşal içime. Seni seviyorum. Dölünü istiyorum. Her damlasını.” Bacaklarını daha fazla açtı, adamı içeri aldı. Adam sert sert vururken karımın memeleri savruluyordu. Karım bir eliyle kendi klitorisini ovuşturuyor, diğer eliyle de adamın kalçasına tutunuyordu. “Geliyorum… ahh geliyorum… sizinle geliyorum… seviyorum sizi…” Vücudu gerildi, titredi, uzun bir iniltiyle boşaldı. Amı kasılarak adamın sikini sıktı.
Üçüncü adam da beklememişti. Karımı yan çevirdiler. Biri hâlâ içindeyken diğeri ağzına girdi. Karım iki deliğini birden doldurmuş halde inliyordu. “İkinizi de… ahh ikinizi de seviyorum. Daha sert… boğazıma kadar, amımın dibine kadar.” Adamlar ritim tuttu. Biri önden, biri arkadan. Karımın vücudu her iki yönden sarsılıyordu. Ter damlaları boynundan memelerine süzülüyordu. “Daha… daha fazla… sevişin benimle… sizi seviyorum… sikin beni parçalayın…” diye yalvarıyordu.
Bir süre sonra karımı sırtüstü yatırdılar. Bacaklarını omuzlarına aldılar. Biri amına, diğeri de ağzına girdi. Üçüncü adam da memelerini emiyor, ısırıyor, dilini meme başlarında gezdiriyordu. Karım boğuk boğuk inliyordu. “Sizi seviyorum… hepinizi… dölünüzü istiyorum… içime, ağzıma, her yere…” Adamlar sırayla boşaldı. Biri amına, biri boğazına, biri de memelerinin üzerine. Karım dölleri yaladı, parmaklarıyla topladı, ağzına götürdü. “Tadınız… çok seviyorum tadınızı.”
Ben hâlâ yerimdeydim. Gözlerim kapanmıyordu. Karım gözlerimin önünde, gelen erkeklere sevgilisi gibi davranıyor, seviyorum diye fısıldıyor, erotik sözlerle yalvarıyor, saatlerce sevişiyordu. Vücudu ter içinde, bacakları titreyen, amı ve ağzı dölle dolu bir halde… ve ben… hiçbir şey yapmadan, sadece bakarak, her kelimesini, her inlemesini, her hareketini, her damlasını yutuyordum.
Patronumla Karım
Karısıyla birlikte, çocuklarını büyütüp evlendirmiş, büyükçe bir Villa'da yaşayan, 55 yaşlarındaki çiftin evdeki işlerini yapıyorduk. Ben tamirat ve bahçe işleriyle uğraşırken, karım da evin temizliği, alışverişi, faturaları ve randevuları gibi işleriyle meşgul oluyordu. Son 3-4 seneye kadar sahibi oldukları firmayı işletmiş, daha sonra başkasına devredip emekliliklerini yaşayan bu çift, bize karşı da para yönünden çok bonkör ve samimiydiler. Bizlere işçileri gibi değil de, evin birer sakinleri gibi davranıyorlardı.
Çocukları yanlarına bayramdan bayrama uğradıkları için, onlara olan hasretlerini sanırım bizde gideriyor gibiydiler. Ben ve karım işsiz olduğumuz için, ek kazanç olarak onların yanında gayet iyi durumdaydık. Günde birkaç saat uğrar, işim varsa işimi yapar, yoksa bir istekleri olup olmadığını öğrenip giderdim. Bazen de birlikte evde yada bahçede oturur sohbet ederdik. Karım haftada bir genel temizliğe gelir, veya randevuları oldukları zaman uğrardı, bir de akşamları bahçede otururken.
Binali beyin karısı Döndü hanım, aksatmadan Dinsel ibadetini yapan, iyilik sever, sürekli olarak, "Hastayım." diyen, ununu eleyip eleğini asmış biriydi. Gezmeyle eğlenmeyle, işle güçle işi olmaz, evde Dinsel kitaplarla vakit geçirir, bazen komşularını ziyarete ve doktora gitme dışında evden dışarı çıkmazdı.
Binali bey ise, derneklere, kahvelere ve dost sohbetlerine meraklı eski bir işadamı olması dolayısıyla, girişken biriydi. Yaşlı olmasına rağmen, yaşına inat, bakımlı, kendine önem veren, sağlığına dikkat eden, giyimi kuşamı düzgündü. Şakacı, samimi, açık sözlüydü. Başbaşa kaldığımız zamanlar, sürekli olarak kadınlardan ve gençlik zamanlarında beraber olduğu kadınlardan bahseder, hatta onlarla nasıl ilişkiye girdiğini, neler yaptığını anlatır dururdu. Bir kadın görse hemen sulanır, onu röntgen çeker gibi incelerdi. Karısından da sürekli olarak, yıllardır sex yapmadığı için dert yanardı. Binali beyle arada bir çapkınlık yapmaya giderdik. Ama para karşılığı olduğu için, bir de karşısındaki kadınların aceleci davranmalarından dolayı, "Zevk vermiyor üstadım! Şöyle etine buduna dolgun, ateşli, canım istedikçe sikebileceğim birini bulsam, para hiçte önemli değil!" derdi.
Bazen, (aslında herzaman) dikkatimi çeken şey, benim karıma da sürekli olarak bakmasıydı. Karıma bakışlarından, aklından neler geçtiğini okur gibiydim adeta. Yaşına güvenerekten, bazen sanki evladına der gibi, karıma, "Kızım ne kadar genç ve güzelsin, keşke ben de senin yaşlarında olsaydım, bundan önce ben evlenirdim seninle!" diye takılırdı. Asıl amacı karımın ilgisini kendi üzerine çekmekti. Bazen ben dışarda çalışırken, Döndü hanım da dışarıda olduğu zamanlar, karım temizlik yapıyorsa sürekli olarak içeride olur, onu izler, laf atardı. Ben çaktırmadan onları izlerdim. Karım eğilip doğrulurken, dik dik bakar, "Yardım edeyim!" der, bazen de konuşurlardı. Ama ne konuştuklarını duyamazdım.
Yine birgün orada çalıştıktan sonra, güneş batmak üzere iken bahçede beraber oturmuş, hem biralarımızı yudumluyor, hemde konuşuyorduk. Tabii ki, konu her zamanki gibi kadınlar ve onun seks sorunlarıydı. Zaman ilerledikçe zevki de artıyordu. Bana, "Sen benim gibi değilsin, şanslısın, balık gibi karın var yanında, evire çevire sikersin!" diyordu şakaya getirip te. Aslında ben bahçede çalışırken, yukarıda benim karıyı sikse, ben görsem bile baştan şaşırırdım, ama sanırım birşey diyemezdim. Hem kazancımız iyiydi, hemde sanırım bu benim de hoşuma giderdi. Karımı başka bir erkek domaltıp, bağırta bağırta sikerken ve benim karı da bundan zevk alırken görmek benim de hoşuma giderdi. Ama yine de açık açık (Git benim karıyı sik!) diyemezdim. Hem karımın ondan hoşlanmadığını biliyordum. Binali beyin hem yaşı, hemde kilosu ve sulu tavırları hoşuna gitmiyordu karımın.
Binali beyin bana sık sık söylediği, "Karını evire çevire sikersin!" lafına, ben ne diyecektim ki? Ortam bozulmasın diye, "Ee herhalde yani, yoksa karım siki başka yerde ararsa ne olacak?" diye cevap veriyordum. Bu tür konuşmalarımız daha da sıklaşmıştı. Nedense her defasında hiç vakit geçirmeden konuyu karıma getiriyordu. Bir keresinde yine, "Çok şanslı bir erkeksin! Senden başka onu siken oldu mu hiç? Biliyor musun?" diye sordu. Ben de, "Hiç görmedim ve bana hiç böyle bir şey söylemedi. Ama şüpheleniyorum. Birkaç defa kendim teklif ettim, birini alalım, o seni sikerken ben de seyredeyim, sonra onunla beraber seni sikeriz diye. Bazen evet dedi, bazen de hayır dedi. Aslında kabul etse, böyle bir şey benim de hoşuma gider!" diye ağzımdan kaçırıverdim.
Binali bey de bunu hiç kaçırmadı, "Demek bunu denemek istedin ha?" dedi. Ben de anlattım, "Karımla bir defa Swinger Club gibi bir yere gitmiştik. Bizden başka 2 çift daha vardı, herkes aynı yerde çırılçıplak sevişip sikişiyordu. O kadar zevkliydi ki. Yanımızdaki şişman kadının kocasının gözleri sürekli olarak karımın kalçalarındaydı!" dedim. En sonunda da Binali bey diyeceğini dedi, "Valla bak açık konuşayım, senin karı acaip derecede hoşuma gidiyor, gel beni sik dese, hiç arkadaşımın yada yanımda çalışan işçimin karısı, yok kızım yaşında falan demem, çatır çatır sikerim! Madem sen de zevk alıyorsun karının başkaları tarafından sikilmesinden, ne yap yap karınla benim aramı yap! Sonunda ne isterseniz isteyin benden. Bende bitmeyecek para var, ben yesem yesem ne kadarını yiyeceğim? Arada bir canım çektikçe buluşuruz sizin evde, sen ister oturur seyredersin, ister çıkarsın dışarı, ben karını bir güzel sikerim, paranızı da bırakırım, sonra evime giderim. Karı yine senin karın olsun! Hiçbirşey olmamış gibi gizlice böyle geçinip gideriz!" dedi.
Eve geldiğimde yine karımla oturmuş konuşuyorduk. Karım zaten hergün, Binali beyin nasıl baktığını, nasıl etrafında pervane olduğunu hep anlatırdı. Ama iyi para kazandığımızdan dolayı ve bunun ikimizin de hoşuna gitmesinden dolayı sesimizi çıkarmazdık. Bugün Binali beyin bana dediklerini birbir karıma anlattım. Karım da başta, "Ondan hoşlanmıyorum! Senin de bana bulduğun erkeğe bak!" falan dedi. Ama sonunda yola getirdim. "Ne olacak kızım, doya doya amını götünü yalatırsın! Zaten o yaşta adam nasıl sikecek seni? Sokamaz bile!" diyerek karımı ikna ettim.
Karıma, "Ama aceleci olma, önceleri açık saçık konuş, rahat ol, sana laf atmasına izin ver falan. Sonra ellemesine izin verirsin. Her şeyi zamana bırak, iyice kudursun! Zaten ondan en fazla parayı, seni yatağa atıncaya kadar götürürüz. Sonra sen onun sikini falan elle, sonra onun seni yalamasına, öpmesine izin ver. Derken en son sikini falan yalarsın. Olay had safhaya dayanınca, artık kendini ona bırak! Bırak istediği gibi siksin seni! Zevk almasan da zevk alıyormuş gibi davran, çıldırt onu! Sikini yala, ağzına akıttır döllerini yut. Bırak seni götten falan siksin! Laflarınla çıldırt, deli et onu, sana öyle bir tutulsun ki, senden asla bıkmasın! Her seferinde başka bir fantazi dene..." dedim.
Aradan 3 gün geçmiş, yine Binali beyin evinde akşama kadar çalışmıştım. Akşam da Binali beyle başbaşa bahçede oturmuş, hem bira içiyor hem konuşuyorduk. Döndü hanım oğlunun yanına gitmişti. Biram bitince, "Ben artık kalkayım, evde karımın canı sıkılır!" dedim. Binali bey hemen, "Onu da çağır gelsin, o da içsin bizimle!" dedi. Ben de, "Tamam çağırayım, ama bak bu akşam karımı kandırdın kandırdın! Ben ona bahsettim, ama naz ediyor! Her şey senin elinde artık! Biraz kalbini kazan, gönlünü et, sonra kendiliğinden oturur senin kucağına merak etme!" dedim. "Tamam, ara gelsin hemen!" dedi. Karımı arayıp, "Üzerine güzel birşeyler giyip gel, altına da bikinini giy, bu gece hem içeceğiz hem yüzeceğiz! Bak bikini giymeyi unutma, sonra çıplak sokarız seni havuza!" dedim. Binali beyinde çok hoşuna gitmişti, "Ya bak şimdiden sikim kalktı!" dedi.
15 dakika sonra karım üzerinde göğüslerinin yarısını açıkta bırakan siyah atlet türü bir şey, altında ise siyah bir mini etek ile yanımıza geldi. İkimiz de sanki bir prenses geliyormuş edasıyla ayağa kalkıp karımı karşıladık, baş köşeye oturttuk. Karım da gülerek, "Bu nasıl bir karşılama böyle, ne oluyor size?" dedi. Ben de ikimizin adına, "Eee, burda senden değerli, senden sexy, senden güzel kimse var mı karıcığım?" dedim. Binali bey de kendi laflarıyla beni destekledi. Sonra bana, "Karına da bir bira aç, soğuk olsun!" dedi. Ben de, "Karım sadece Viski içer!" deyince, "Evde yok, o zaman alıp gelmek sana düşer!" dedi. Mecburen almaya gitmek zorunda kaldım. Giderken de aralarındaki işi kolay pişirebilmeleri için, "Ben yokken yaramazlık yapmayın, geldiğimde sizi yatak odasında aramayayım haa!" diyerek, karımı kendi ellerimle Binali beyin ellerine teslim etmiş oldum.
Geldiğimde Binali beyle karım karşılıklı değil de, yanyana oturuyorlar, gülüşüyorlardı. Sanırım işlem tamamdı. Karımın içkisini koydum, mutfaktan da buzu getirip servis yaptım ve ben de karşılarına oturdum. Sanki benim değil de, Binali beyin karısıydı. Aslında bu portre hoşuma gitmişti ve bana zevk veriyordu. Yıllardır bu tür bir manzarayı hayal ediyordum hep. İçkiydi, sohbetti derken, kafalarımız Çakırkeyf olunca, ortam da iyice ateşlenmişti. Artık Binali beyin elleri karımın bacaklarında, kalçalarında, bazende iki bacağının arasında geziyordu.
Ben ortamı daha da ateşlendirmek için, "Şimdi de havuza girme zamanı! Beyler bayanlar hadi bakalım, herkes soyunsun!" dedim. Karım da bize uymuş, "Çıplak mı gireceğiz? Hani bana bikinini giy gel dediniz ya! Boşuna mı giydim yani?" dedi. Binali bey de, "İstersen çıplak gir güzeller güzeli, gözümüz gönlümüz açılsın!" dedi. Karım beni kastederek, "Ay beni çıplak görenler de keşke senin ettiğin güzel lafları edip, değerimi bilse!" dedi. Binali bey de karıma, "Sen merak etme, ben senin değerini her zaman bilirim! Senin gibi kadını bulmuş, ağzının tadını bilmiyor! Valla ben olsam yataktan çıkmam seninle!" dedi.
Karım yüzü Binali beye dönük şekilde üstünü çıkardı, sonra ona arkasını dönüp, birazda eğilip, altındaki eteği çıkardı. Bikinisinin içindeki karpuz götü tam Binali beyin karşısında duruyordu. Karım, "Ee, siz soyunmuyor musunuz?" diye sorunca, ben, "Valla bende mayo yok, isterseniz külotumla girerim!" dedim. Binali bey de bana, "Ne olacak canım, biz de çıplak gireriz, sanki bendekinden sende yok mu?" dedi. Karım lafa atıldı, gülerek, "Sizde var, ama bende yok ondan!" dedi. Bu sefer Binali bey ondan aşağı kalmadı, "Güzelim sende yoksa da, sanki seninde yemediğin şey mi? İlk defa mı yarak göreceksin, ne var bunda?" dedi ve ikimiz de çırılçıplak soyunduk.
Binali bey karıma, "Seni ben kendi ellerimle soyacağım, bu şerefi benden esirgeme güzelim!" dedi. Karım başta şasırdı. Ben de, "Ee hadi soysun, yoksa ikimiz birden soyar, tecavüz ederiz!" deyince, Binali bey, "Yoo bende öyle şey olmaz, yavaş yavaş, okşayarak, zevkini çıkararak yaparım!" dedi. Kendi elleriyle soydu karımı. Hep beraber havuzda çırılçıplak yüzüyor, eğleniyor, oynaşıyorduk. Yüzmekten yorulunca havuzdan çıktık. Biraz oturup dinlendik. Binali bey hiç kimsenin beklemediği bir anda ayağa kalktı, elini sanki dansa kaldırır gibi karıma uzatarak, "Hadi bebeğim biz yukarıya odamıza çıkalım, beni dünyanın en mutlu insanı olmaktan alıkoyma!" dedi. Karım şaşırmış, dili tutulmuş gibi bir ona, bir benim yüzüme bakıyordu. Binali bey anlamış, "Çekinme güzelim, ben kocanla konuştum, bundan sonra senin iki kocan olacak, senin her istediğini yerine getireceğim, para içinde yüzeceksin! Önce benim karım, sonra da kendi kocanın karısısın!" dedi.
Karıma kafamla işaret verince, birlikte yukarıya çıktılar. Onlardan az sonra da ben sessizce yukarı çıktım. Odaya girdiklerinde ikisi de zaten çırılçıplak olduklarından, hemen Binali bey karıma sarılmış, dudaklarından deli gibi öpüyordu. Kapı açık olduğundan, ben de koridordan gizlice seyrediyordum onları. Karım Binali beyin önünde çöktü, sikini yalıyordu. Binali beyin siki zevkten kazık gibi olmuştu. Sonra karımın elinden tutarak yatağa götürdü. Karımı yatağın kenarına oturttu ve bacaklarını ayırıp amını yalamaya başladı. Karımın en çok hoşlandığı şeydi bu. Daha sonra ikisi birden yatağın üzerine uzanıp, öpüşüp yalaşmaya başladılar.
Binali bey bazen karımın kalçalarını okşuyor, bazen göğüslerini yalayıp sıkıyor, sürekli de iltifat ediyor, "Aman Tanrım, ne güzel kalçalar! Birazdan bunların arasına girip, seni götten sikeceğimi hayal bile edemiyorum karıcığım!" diyordu. Ve nihayet karımın bacaklarını ayırdı, sikini amına dayayıp soktu. Karım altında sürekli inliyordu. Binali bey pompalamaya başlamıştı bile. "Yavrum, harikasin bebeğim!" dedikçe, karım da, "Sik beni erkeğim, ben bu şekilde sikilmeyi çok özledim, beni sike doyur, dibine kadar sok ne olursun!" diye adeta yalvarıyordu. 10 dakikaya yakın o şekilde amından sikti. Bazen de karım bacaklarını Binali beyin omuzlarına attı. Bir ara pozisyon değiştirdiler, Binali bey sırtüstü yattı. Karım yine sikini yaladı, sonra da sikinin üzerine, yüzü ona dönük şekilde oturdu. Sikinin üzerinde oturup kalkıyor, bir yandan da azgın orospular gibi, "Sik beni, sik beni erkeğim!" diye inliyordu.
Karım amından sikilmekten sanırım çok memnun kalmıştı. Üstünden inip domaldı, şimdi de götten yiyecekti. Binali bey de hemen karımın göt deliğini parmaklamaya başladı. Başta acırdı, ama karım alışkındı götten yemeye. Ben de çok siktim karımın götünü. Bana söylemese de, sanırım benimle evlenmeden önce de götten siktirmiş olmalıydı. Ve nihayet Binali bey karımın arkasına sokuldu, sikini göt deliğine bastırmaya başladı. Girdiğini, karımın, "Ayyy!" diye bağırmasından anlamıştım. Binali bey bir müddet yavaşca sokup çıkardı, daha sonra hızlandı. Ara sıra da karımın kalçalarını okşuyor ve tokatlıyordu. Binali bey götten fazla dayanamadı, 4-5 dakika sonra sikini çıkardı ve karımın ağzına verip boşaldı. Karımın ağzı yüzü döl içinde kalmasına rağmen, sikini yalamaya bir süre daha devam etti.
O sırada ben sessizce aşağı indim. Sonunda hayalime kavuşmuş, karımı bir başkasıyla sikişirken seyretmiştim. Az sonra ikisi birden aşağıya yanıma geldiler. Binali beyin elinde çek defteriyle kalemi vardı. Sigara uzattım, "Nasıldı?" diye sordum. Binali bey, "Harika, muhteşem bir kadın! Hayatımda böyle bir şey görmedim ben!" dedi ve yüklü meblağda bir çek yazıp verdi. Karım ise, "Tam bir erkek! Beni öyle bir doyurdu ki, insanın böyle bir kocası olması çok büyük bir şans!" dedi. Yani, alan memnun, veren memnundu. Tabii ki, ben de!
Türbanlı Karım Merve – 6
Adam koltukta zevkten bayılmış halde koltuğunda otururken, karım hızlıca güvenlikten ayrıldı. Koşar adımlarla uzaklaştı. Öyle hızlı gidiyordu ki, ona yetişememiştim. Hemen aradım fakat telefonu açmadı. Israrla aramalarım sonucunda cevap verdi. Sesi titriyordu. Bağırarak
“Ne var?”
“Canım noldu?”
“Ne mi oldu? Görmedin mi?”
“Nerdesin sen?” cevap vermeyince
“Nerdesin aşkım?” diye yineledim sorumu.
“Lavabodayım.”
Aynada kendine bakarak bişeyler söyleniyordu. Gözlerine çektiği siyah sürme dağılmıştı gözyaşlarından dolayı. Elindeki peçeteyle yüzünü temizlemeye çalışıyordu.
“Allah’ın belası ayı zor kurtuldum elinden.” Konuşamıyordum, daha doğrusu ne söyleyeceğimi bilmiyordum.
“Başka bişey olmadı değil mi?” kızgın gözlerle bana bakarak
“Gördün işte herşeyi, başka bişey olmadı ama çok zorladı.”
“Anlatsana bana tam olarak ne oldu içerde?”
“Kendime geleyim konuşuruz.”
Medet sürekli bir bahaneyle yanımıza geldi sabaha kadar. Benle konuşmak bahanesiyle Merve’mi görmeye geliyordu sürekli olarak. Karım telefonuna gelen mesajı bana gösterdi. “Merve yanıma gelsene yeni çay demledim. Ama yalnız gel…” diye yazıyordu.
“Gitme.” Dedim. Yarım bıraktığı işi bitirmek istiyordu. Merve’m beni dinleyerek o gece bir daha güvenliğe gitmedi. Karımın yanına gitmemesi medeti delirtmişti. Mesaj üstüne mesaj atıyordu. İşler iyice sarpa sarmaya başlamıştı. Karıma “bi daha yazma bana yoksa Serkan’a söylicem.” Diye mesaj at dedim. Bunu duyan karım,
“Emin misin?”
“Evet eminim.” Açıkçası karımın başka bir adamla beraber olma düşüncesine bozulmuştum.
“İyi düşün, bişey olursa sonra beni suçlama.” dedi. Haklıydı ya işten çıkartılacaktık ya da bu oyuna devam edecektik. Bir karar vermem gerekti.
“Dediğimi yap sen.” Karım dediğimi yaparak medete mesaj yolladı. Medetin ne mesaj yollayacağını tahmin ediyordum ama bir tane bile mesaj yollamadı. Ne o gün nede sonraki iki gün boyunca. Hatta öyle ki birden uzaklaşıverdi bizden. Ve beklenen sonuç karım ve ben işten çıkarıldık. Hazıra dağ dayanmazmış derler ya doğruymuş. Elimizdeki birikim çalışmadığımız için buz gibi çabucak eriyordu. Zorlanmaya başlamıştık ki, bacanak sayesinde geçici olarak iş buldum. En azından bir iş bulana kadar idare edecektim.
İşe başladığımın ikinci haftasıydı, çalışmayan karım çocuklarla ilgileniyordu. Akşam bacanaklara yemeğe davetliydik. Karım çocukları alıp gündüzden gidecek, bende işten sonra doğruca oraya geçecektim. İşten biraz erken çıkınca önce eve uğramak istedim çünkü bacanağın işten çıkmasına daha vardı. İki kadının dırdırını çekmek istemiyordum. Eve varınca ilk olarak güzelce bir duş aldım. Üzerimi değiştirmek için yatak odasına gittim. Gardıroptan giymek için kıyafetlerimi alırken, lüks bir giyim markasının torbasını gördüm. Buradan alışveriş yaptığımız hatırlamıyordum. Merakla içine baktığımda üzerinde hala etiketleri duran kıyafetleri gördüm. Karımındı bunlar ama ne zaman ve hangi parayla almıştı? Medet!!! Yoksa Merve’m onunla görüşüyor muydu? Aklıma kötü şeyler gelmeye başlamıştı doğrusu. Benim haberim olarak Medet’in karımı elleyip okşaması başka, benden habersiz karımla görüşmesi başkaydı. Öncelikle emin olmam gerekiyordu bazı şeylerden. Bunun için sakin olmalı ve bir plan yapmalıydım. Sonrasına duruma göre bakacaktım. Giyindikten sonra bacanaklara geçtim hemen. Karıma bişey söylemeyecektim. Zaman geçirmeden bacanaklara gittim. Karım beni görünce “Eve mi uğradın?” diye sordu. Sesinde bir endişe vardı. “Erken çıkınca banyo yapayım dedim. Sen naptın canım?” diye sorarak konuyu kapattım.
O günden sonra karımı sıkı takibe aldım. İşteyken arıyordum, bir bahaneyle telefonuna bakıyordum ama nafile herhangi şüpheli bişey yoktu. Karım sürekli olarak ya evde oluyor ya da arada bir annesini ziyarete gidiyordu. Yatakta vücudunu falan inceliyordum, bir morluk gibi bişeyler arıyordum açıkçası. Şüpheli bir durum yoktu. Hatta bir ara kendime bile kızdım böyle düşündüğüm için. Ama o yeni elbiseler aklıma geldikçe kızgınlığım geçiyordu. Bu arada o yeni kıyafetleri bir daha görmedim. Elbiseleri meselesinin üzerine gitmemem de rahatlatmıştı karımı.
Sabah işten çıkarken karım bugün yine ablasına gideceğini söyledi. Kaynanam da gelecekmiş. Yine dedikodu yapacaklar diye aklımdan geçirdim. Saat 11:00 gibi telefonum çaldı arayan kaynanamdı. Havadan sudan sohbetten sonra karımı ve çocukları sordu. Birden beynimde şimşekler çaktı. Eğer Merve’m annesiyle beraber ablasının yanındaysa, neden bana onu soruyordu? Renk vermeden konuşmaya devam ettim. Nerde olduğunu sorduğumda, verdiği cevaptan kızlarıyla olmadığını şimdi hatırlamadığım bir yerin adını söyledi. Artık kaynanamın söylediklerini duymuyordum. Karım yalan söylemişti bana. Telefonu kapattım ve olduğum yere çöktüm. Ardından bir sigara yaktım. Ne düşüneceğimi bilmiyordum.
Daha sigaram bitmeden iş yerinden izin aldım. İş yerinden de bi arkadaşın arabasını da ödünç aldığım gibi soluğu baldızın evinde aldım. Arabayı eve uzak bir yere park edip beklemeye başladım. Merve’mi aradım. Telefon uzun uzun çaldı, tam kapatacakken oğlan açtı telefonu. İçimden bir ohhh çektim derinden. Yanılmıştım karım ablasıyla beraberdi. Annesini sorduğumda içerde olduğunu söyledi. Merve’min sesini duydum. Neden aradığımı sorunca ne cevap vereceğimi bilemedim. Annesinin beni aradığını söylemeli miydim? Söylesem bişeyden şüphelenir miydi?
“Öylesine aradım ama aslında canım sıkkın, evin taksiti geldi ya…”
“Valla bende onu düşünüyordum kara kara. Napıcaz Serkan? hadi yatırdık taksiti ayın sonunu nasıl getiricez? Bende iş bakıyom ama kimseden haber yok.”
“Neyse olmadı babamlara sorarım biraz destek atsınlar.” Kaynanamı sorduğumda yolda olduğunu nerdeyse gelmek üzere olduğunu söyledi. Telefonu kapattıktan sonra Merve’mden şüphelendiğim için biraz kızdım kendime. Yeniden sigara yaktım. Her ne kadar kendime kızsam da madem buraya kadar geldim biraz daha bekleye karar verdim. İçimdeki şüpheyi iyice öldürmek istiyordum. Yarım saat kadar oyalandım arabanın içinde. Kaynanamsa hala ortalıklarda görünmemişti. Gözüm sürekli evdeyken, apartmanın kapısında karım göründü. Yalnızdı ve geçen gün gördüğüm yeni kıyafetleri giymişti. Nabzım heyecandan yükselmeye başlamıştı. Yoksa korktuğum başıma mı geliyordu. Karım çevresini kolaçan edip hızlı adımlarla benim aksi istikametime doğru yürümeye başladı. Fazla yürümedi, birkaç apartman mesafesi yürüyüp tanıdık bir arabaya biniverdi. Bu siyah renkli lüks olmayan araba elbette Medet’indi. Hemen çalıştırdım arabayı. Belli bir mesafeden takip etmeye başladım.
“Lan Merve, nerden çıktı şimdi bu iş?” diye söyleniyordum. Bu ilk buluşmaları mıydı? Seks yapmışlar mıydı? Bir sürü cevapsız soru vardı kafamda. Uzaktan ama gözden kaybetmeden takip ediyordum. Başka bir semtte bir kafeye oturdular. Onları arabanın içinde oturup izledim. Medet resmen Merve’min sevgilisi gibiydi çünkü çok yakındılar. Yemeklerini yedikten sonra kafeden fazla uzakta olmayan bir apartmana girdiler. Ben sadece arkalarından baka kaldım. Medet Merve’mi sikecekti ve ben hiçbir şey yapamıyordum. On beş dakika sonra aradığımda karım sanki kız kardeşindeymiş gibi konuşuyordu. Evde başka kadınların olduğu fazla müsait olmadığından falan bahsediyordu. Yalancı orospu… bana yalanlar söylerken belki de gülüşüp dalga geçiyorlardı. Telefonun kapanmasıyla bitmişti Merve’m Medet’in yarağını yemişti.
Karımın bu adamla biraz oynaşıp, yolması için oynadığımız oyunun sonunda karım artık Medet'indi.
Saatlerce bekledim girdikleri apartmanın önünde. Öğlen girdikleri evden saat dörtte çıktılar. Güzel Merve’m arabaya binerken halinden oldukça memnun görünüyordu. Ya Medet… Mutluluktan olsa gerek yüzünde iğrenç bir sırıtış vardı. Zafer kazanmış komutan edasıyla kalın kıllı kollarıyla Merve’min ince beline sarılmıştı. Arabaya binip gözden kaybolduklarında bugün içtiğim otuzuncu sigarayı yakıverdim.
Eve geldiğimde karım evdeydi. Hiçbirşey olmamış gibi normaldi. Bense ne yapacağımı bilmiyordum açıkçası. Durgun halim karımın dikkatini çekmiş neler olduğunu sorduğun da “yok bişey” diye cevap vermiştim. Boynuzlanmıştım. Karım Merve ayı diye dalga geçtiğimiz, sadece donumu görür dediği bir adam tarafından sikilmişti. Çocuklar yattıktan sonra karımla konuşmayı düşünüyordum. Gündüz olanları bildiğimi söyleyecektim. Salona giren karım,
“Aşkım… Sana sürprizim var.” Diyerek elindeki zarfı bana uzattı.
“Bu ne?”
“Al, açsana hadi.” Zarfı alıp açınca gıcır gıcır bir tomar para gördüm.
“Bu ne? Nerden buldun?”
“Annem verdi. Eliniz rahatlayınca ödersiniz dedi.” yalancı demek istedim. Medet’in altına yatmış, kendini siktirmişti. Zarftan çıkarttığım paraya baktım, sanırım evin iki aylık taksiti kadar vardı. Ne yapacaktım şimdi ben?
Yaramaz kız
😈
Esim iş yerinden malzeme çıkarırken güvenlikcı yakalamış.
Eşim iş yerinde yaramazlık yapmış
Güvenlikçi eşimi geç olunca eve kadar bırakmış sağ olsun.
100 gönderi!
👉 WATCH ALL MY VIDEOS HERE
👉 Find my hot stuff here
Eğer bir kadın altımda böyle inleyip konuşuyorsa hamile kalmak istiyordur.
Oh my god …oh my … Oh! I don’t think I can take it, dad!
Sokarımmm
😈
İş yerindeki güvenlikçı karıma her zaman herbkonuda yardımcı oluyormuş, ne kadar iyi insanlar var
Welcome to the team, do you like to cum?
Büroya gelirsen yapacağım bu işte güzellik
😈
Eşim bugün iş yerinde denetleme var. Bölge müdürü geldi eve geç gelecwğim dedi.
So darn scrumptious!!! YUM‼️ xoxo
Oruspum acıkınca
😈