“Bütün şiirleri seninle okuduğumu sanmıştım; meğer bazı dizeleri ben ezberlemişim, sen hiç duymamışsın.”

@theartofmadeline

No title available
EXPECTATIONS
cherry valley forever

Jar Jar Binks Fan Club
Claire Keane
Keni

blake kathryn
𓃗
Misplaced Lens Cap
occasionally subtle

shark vs the universe

#extradirty

ellievsbear
Fai_Ryy

No title available
Today's Document

roma★
$LAYYYTER
he wasn't even looking at me and he found me

seen from Vietnam
seen from Saudi Arabia
seen from Israel

seen from United States
seen from Canada

seen from United States
seen from United States

seen from Chile
seen from United States
seen from United States
seen from Italy
seen from South Africa
seen from Canada
seen from United Kingdom
seen from Vietnam

seen from United States
seen from Türkiye

seen from Indonesia

seen from United States

seen from United States
@hivronrojger
“Bütün şiirleri seninle okuduğumu sanmıştım; meğer bazı dizeleri ben ezberlemişim, sen hiç duymamışsın.”
"Araram, araram da bulamam seni ciğerim... Çıktım dağlar başına, basmadık taş, çalmadık çalı bırakmadım, uçurumlara adını haykırdım, bir bir gezdim. Kurda kuşa soraram, esen yele, yatan gölgeye soraram, gene de bulamam seni. Çarıklarım yollarda parçalandı, tabanlarım yarıldı da durmadım. Çıktım yola geldim; ne evim kaldı oturayım ne yuvam vardır barınayım. Yurdum senin izindir. Avuçlarıma toprağı alır koklaram belki kokusu sinmiştir diye. Koynumda saklaram o son giydiğin çefini. Eksilmesin diye koklamaya korkaram, rüzgar estikçe yüzüme bastıraram. Bağrıma bastım soğuk taşları, gözüme döktüm kanlı yaşları. Emanete sahıp çıkamadım, utancımdan toprağa bataram, yerin dibine girerem. Araram, araram da bulamam seni..."
+ Kelimelerin kokusu olur mu hiç! Dokunabilir miydi bir insanın ruhuna? Uyandırabilir miydi geceyi veyahut insanı? Belki de Ayı’ı, Güneş’i? Yıkabilir miydi Ziggurat’ı tek nefesiyle? Hançer gibi saplanır mıydı bir yüreğe hem de gecenin gözleri önünde?
-Koklayabilmek için hissetmek,dokunabilmek için anlamak, yıkabilmek için inanmak, uyandırmak için yüreğe ulaşması gerekir. Yüreğe ulaşınca elbette ki hançer gibi saplanır. Böylece, mukaddes ruhunun kokusu ortaya çıkar. Ne güzel demiş Mevlana; aramakla bulunmaz o, ama bulanlar ancak arayanlardır…
En derin özlem ve hasretlerle…
Ne de zordur dönülmeyen seferler, 3287 gün. Takvimler 9 diyor, gözlerim suskun bir vuslatta, Hızır da gelmedi zaten. "Sen rahat ol ve sıcak tut kendini" diye fısıldamıştın ya o gün deftere... Takvimdeki dokuz kadar duymadım sesini ama silinmedi ki bir an olsun kulaklarımdan o sesin. Korksun benden de, bu amansız ayrılıktan da zamanın bizzat kendisi! Ama umudum diri bir senin yolundadır gözlerim, bir senin vuslatına hayran.
Tozlu raflara son dokunuşumdu, evet bu sondu.
Gençliğimi bir meşale gibi yakıp yollarını aydınlatırken, uğruna kendi gökyüzümü kararttığım bu dünyada, savaşlarda kazandığım her zafer, 'o olsaydı böyle olmazdı' diyen tek cümleyle küle döndü. Vazgeçtiklerimi hiç hesap etmedim, yeter ki geride kalanlar eksik kalmasın diye. Galibiyetlerim artık birer yenilgi; Ağırlığı göğsümde, cevabı ise dudaklarımda mühürlü bir yara bu. Oysa ben, tek başıma koca bir dünyanın yükünü omuzlayacak kadar dimdik durmuştum; şimdi ise dilimin arkasında dilsiz bir ağıt."
Lila, sana papatyalar getirdim. Henüz “sevmiyor” demediler. Güllere yalan söyledim, Kuşlara senden selam. Toprağa gömdüm kırılan umutlarımı, Tuhaf, büyümediler. Yıldızları saydım bu gece. Ayrılıktan daha çabuk bittiler. Lila güneşe yalan söyledim. Bulutlara senden selam Çıkardım kırılan umutlarımı Onlarla yaşadım. Sana verdiğim papatyalar “Sevmiyor” dedi.
Uyu artık*
“Şimdi, ne kin var ne öfke, ne de değişimin korkusu. Sadece susadım, neye susamış olduğumu bilmeden. Hayatın nehirleri, nerelere gittiniz? Hava, havaya ihtiyacım var. Seni böyle sessizce ürperten neyi gördün karanlıkta? Kör bir adamın gözlerine sahibim sadece, güneşe gözlerini dikip bakan. Düşenlerin bir daha kalkamadığı yerde düşeceğim.”
-Arı Kovanının Ruhu
“Hangi dağ efkârlıysa oradayız, perişan edilen her şey bizimdir.”
-Giderayak, Ahmet Telli
“Sana kızgın, sana dargın, alınmış da değilim. Bütün kahrım kendime... Ömrümüz çelimsiz, kısa, çabamız korkunç ama, neyleyim…”
-Ahmed Arif, Leylim Leylim
Seçim eşittir demokrasiymiş, sevsinler sizin yalanınızı. Demokrasi sokaktadır kardeşim, direniştedir.