no hate in my heart just pain
Noah Kahan
No title available
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr

Product Placement
todays bird
Cookie Run:Kingdom Official!
No title available

bliss lane
Cosmic Funnies
No title available
cherry valley forever
KIROKAZE

Jar Jar Binks Fan Club

blake kathryn
ojovivo
Mike Driver

Love Begins

shark vs the universe
untitled
hello vonnie
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Saudi Arabia
seen from United States
seen from Bangladesh

seen from Poland
seen from Poland
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from France

seen from Türkiye
seen from United Kingdom
seen from Germany
seen from United States
seen from Ecuador
seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States
@holyquen-blog
no hate in my heart just pain
Hayatı kitaplarla sorguladığım günden beri mutsuzum.
Sonra tövbe ettim, ediz candır
pardon edizin e sini küçük yazmışım Ediz candır……….
Edizin e sini küçük yazmış olduğumu dile getirirken bile küçük yazmışım aq
ya kdndjdndkndkdmdkndn
fdgdfhgdhfhagashdharrhdtrhdfrhethtejhtjuykuıolıpiş.ğpklrykset
Çünkü o Ediz çağıran taam mı? Ksksksks
Dksmdmksmdmdd la dmsmfömflöfsödöçfşdçf
amklajsdşlauoefıyhasjişfııaephgdjşaklskdşfahfyoşıudıoıeyfioasjousytiap
Amskkskdjwjjdjjdwjskxksmxndjejsywkwlekckjc
hassiktirrr
böyle işin amk ya naled olsun
Sikeyim ya
Wtf
Abi o ha cidden O HA AQ
wowowowowowow
Siktir lan
Çocuklara ne oluyor? - Alo, polis amca… - Efendim kızım. - Annemi öldürdüm! * Deniyor ki: “Çocuklarımıza ne oluyor?” * Saçları dökülüyor. Uykudan sıçrayarak uyanıyorlar. Mide spazmı geçiriyorlar. Bazıları kabız, bazıları ishal. Kimi ha bire yiyor. Kimi yemeden içmeden kesiliyor. Hafıza kaybı yaşıyorlar. Sebepsiz yere başları dönüyor. Korkuyorlar. Elleri titriyor. Hırçınlaşıyorlar, aniden parlıyorlar. Dokun, ağlıyorlar. Altını ıslatan var. Regl dönemleri sapıyor. * Henüz 10-11 yaşındalar. * Sınav sayısını azaltacaklarına, güya reform yaptılar, sınavı artırdılar… Manyağa çevirdiler çocuklarımızı. * Anneler zaten kafayı yedi… - Çalış. - Çalıştım. - Daha çalış. 24 saat kavga. * 1975’te 150 tane dershane vardı bu memlekette… Şu anda 5 bin. * Netice? El álemin çocukları Disneyland’a gidiyor… Bizimkiler psikiyatra. * Onun için, bırakın vatana millete ailesine hayırlı olmasını filan… Kafanıza sıkmadığına dua edin.
(via
dereyeceledeme
)
Ya bu postu arıyodum kaç gündur…
(via sevilicekerkek)
Sabah kalkıp okula gitmek veya dersleri dinlemek istemiyorum. Eve gelip ders çalışmak istemiyorum. Bunu tembelliğe bağlamak istiyorum ama tatil olsun tüm gün gezeyim de demiyorum. Yemek yemek bile istemiyorum. Film açmaya kalkışsam en fazla 10 dk bakıyorum sıkılıp kapatıyorum. İnsanların olduğu ortamlarda bulunmaktan rahatsız oluyor onlardan kaçıyorum. Bomboş bir günümde gitmek istediğim bir yer var mı diye düşünürken kendimi hep yatağımda buluyorum. En çok kullandığım kelime bıktım oluyor. Aynı şarkıları dinlemekten sıkılıyor yeni şarkılar dinlemek istemiyorum. Kafayı yedim sanırım.
dünyanın en güzel yazılarından,
Bir eczanede çalışıyordum,bir gün içeri bir çocuk girdi.Güler yüzlü,etrafına neşe saçan,düzgün görünümlü bir gençti. "Regli ağrısı için ilaç alacaktım ne önerirsiniz?" dedi. "Majezik öneririm ben,vereyim mi?" dedim dalgaya alarak. "Olur" dedi,bir paket majezik alıp gitti. Bir daha ki ay yine geldi aynı çocuk,"Majezik alabilir miyim ?" diye sordu,yine bir paket majezik alıp gitti. Bu çocuk her ay gelip,bir kutu majezik alıp giderdi. Bir keresinde merak edip sordum,"Neden her ay gelip,regli sancısı için bir ilaç alıyorsun?" dedim,anlattı. Bir kız arkadaşı varmış,çocukken tecavüze uğramış ve o günden beri psikolojik sorunlar yaşıyormuş. Bu oğlanda ona destek olmak için herşeyi yapıyormuş. Her ay regli olduğu zaman,ona "Regli destek paketi" adıyla bir pakette Majezik,sevdiği çikolatalar ve üzerine kendi elleriyle yazdığı onu ne kadar sevdiğini anlatan bir şiir yazılı sıcak su torbası veriyormuş. Aylar ayları kovaladı,bir gün yine aynı zamanlarda bu genç girdi içeri. Fakat farklı bir durum vardı. Bu sefer suratı asık,mosmor halkalar vardı gözlerinin altında. "Bir majezik" dedi,ilacı aldı,parayı ödedi ve gitti. Ne olduğunu soramadım bile. Ertesi ay tekrar geldi,daha berbat durumdaydı. "bir maje..." cümlesini bitiremeden bayıldı. Ayıldığında,ne olduğunu soracaktım ki telaşlandı "Saat kaç,gitmem lazım ne zamandır yatıyorum? Sevgilim paketimi bekler,çabuk majezik ver" diye heyecanlı bir şekilde konuşmaya başladı. Sakinleştirip konuşturdum oğlanı sonunda. İki ay önce paketini götürdüğü gün,kız arkadaşı intihar etmiş. Kızın cenazinden sonra paketi,mezarının yanına bırakmış oğlan. Ertesi gün mezarı ziyarete geldiğinde paket orada yokmuş. "Demek ki hala ihtiyacı var bu pakete," dedi ve ağlamaya başladı. Gözlerime dolan gözyaşlarımı var gücümle tuttum ve dedim ki,"Hadi kalk,vakit kaybetme. Kız arkadaşın paketini bekler". Başını salladı,ilacı aldı paketine koydu ve ağlayarak uzaklaştı. O gittikten sonra,dükkanın kapısını kapattığımı ve akşama kadar ağladığımı bilirim ben. O dükkandan taşınalı seneler oldu,geçen o mahalleye düştü yolum. Sordum soruşturdum buldum o çocuğu. Evine gittim,kocaman adam olmuş. Bir kızı vardı yanında dünyalar tatlısı bir kız. Adı Senem Deniz. Eski günlerden açıldı konu,"Hala gidiyor musun?" dedim. Kızını "Kızım sen biraz içeri git bakalım,büyüklerin bir konuşsun" dedi. Kız,"Tamam babacığım" diyerek odasına gitti. Kızın duymadığından emin olduktan sonra başladı ağlamaya "2-3 sene önce bırakmıştım . Rüyama girdi abi,acı çekiyorum dedi bana. Artık sevmiyor musun dedi bana abi. Nasıl gitmeyeyim? Demek ki alıyor abi. Demek ki acı çekiyor abi" dedi. Kızın ismi,Senem vefat eden kız arkadaşının,Deniz ise eğer çocukları olursa diye seçtikleri isimmiş. Kızı yetimhaneden almış,o günden beri hiç hayatında bir kadın girmemiş. Kızı da içeri göndermesinin sebebi,babasının ağladığını görmesin,babasını güçsüz bilmesin diyeymiş. "Sevdiğimi koruyamadım,bu kızı koruyacağım abi" dedi bana. "Sen,sen güçsüz değilsin oğlum. Sen bu dünyada tanıdığım en güçlü adamsın. Korursun içini ferah tut" dedim,sarıldım. Tir tir titriyerek ağladı.Koskoca adam titreye titreye ağladı. Kim bilir kızı görmesin diye ne zamandır içinde tutuyordu. Saatlerce ağlamıştır belki de ,bilmiyorum. O gece oturdum düşündüm. Yaşadıklarını,o kızın yaşadıklarını düşündüm. Ölüm,ölene kolay,kalana zor be abi. Ölen ölüp gidiyorda,kalan sürünüyor be. Hayatınızdaki, sizin mutluluğunuz için çabalayan insanları,ölümünüzle sınamayın. Hayatta herşeyden umudunuzu kessenizde,sizi sevenler,sizin sevdikleriniz için tutunun. Hiçbir şey vazgeçmek için sebep değil. Hiçbir şey.
Düşmemek için hiç atladın mı, söyle.
Mesela okullarda internet olsaydı. Herkes istediğini okusaydı müzik isteyen müzik yazar olmak isteyen yazarlık resim çizen resim okusaydı daha ne kadar hayal varsa artık. Erken bitseydi okulumuz inan ben akşama kadar kalırdım okulda. Hatta öğrencilere ayırmadan belli bir burs verilseydi her ay.Müzik serbest olsaydı dinleseydik istediğimiz zaman. Kıyafetin tarzın kimse kimseye karışmasaydı ya. Sahili olan bir şehir olsaydı burası. İsteyen çift anadal yapsaydı. Ne bileyim insan olmayı da öğrenseydik. Daha çok kafe yerine daha çok kütüphane olsaydı bu şehirde. İlla sanat edebiyat sevmeyen insanlar olacaksa da onlar da ilgilerini çeken dallarda okusalardı. Özgür olsaydık. Keşke biraz kendimize zaman tanısaydık. İnanın daha az kötü insan olurdu dünyada.Dünyaya gelmişiz ve el birliğiyle birbirimize zarar vermişiz yazık
Ölmeyecekmişiz gibi yaşarken acı çekiyoruz.
İtiraf ediyorum... Bundan 2 yıl önceydi. Tumblr’da güzel bir kız vardı güzel şeyler paylaşıyor diye takip etmeye başladım. Bir süre sonra kıza anonimden sürekli aşk sözleri yağar oldu bir anonim ciddi şekilde kıza aşık olmuştu. İşin kötü yanı bende kızdan hoşlanıyordum. Ama o anonim ile yarışmam mümkün değildi çok güzel şeyler yazıyordu. Aklıma bir cin fikirlik geldi ve çocuğun yazdığı tüm anonimleri beğenmeye başladım. Kızın benim yazdığımı düşünmesini sağlamak için. Haftalarca bu böyle sürdü. Bir sabah mesaj kutum da “Biliyorum sensin o.. Artık kendini gizlemene gerek yok burdan konuşabiliriz” yazıyordu. Sonun da amacıma ulaşmıştım. Lakin evet benim desem anonim yazmaya devam ediceğinden yalanım ortaya çıkabilirdi. Bu yüzden “hoşuma gidiyorsun hoşuma gidiyor sen bilmeden seni sevmek varsın bil ben yine seni öyle safça severim” dedim. Ve ondan sonraki günler hem anonimin yazdıklarını beğeniyor hemde kızla mesajlaşıyordum. Gel zaman git zaman kız benle ilgili güzel şeyler paylaşmaya başladı. Bu yalanımı ortaya çıkarabilirdi. Anonim kıza birşey bunla ilgili birşey yazarsa ben olmadığımı anlıyabilirdi. Ama öyle olmadı anonim olan çocuk çok delikanlı biri çıktı ve bana mesaj attı “Selam dostum 1 aydır anonimde onunla konuşuyorum. Ama bugün fark ettim ki seni seviyor. Sevginin nasıl birşey olduğunu bilirim. Bir daha yazmayacağıma söz veriyorum..” Bu tabi benim içime oturdu. Ne kızdan vaz geçeibiliyor nede gerçeği söylüyebiliyordum. Çocuğa cevap yazmamayı tercih ettim ve kızla konuşmaya devam ettim. Uzun bi süre konuşmaya devam ettim fakat artık bu vicdan azabıyla daha fazla yaşıyamıyordum rüyalarıma giriyordu cocuk... Giderek kızdan uzaklaşmaya başladım. Çok seviyordum ne vaz geçebiliyordum nede artık ona yaklaşabiliyordum. Bunun farkına varan kız artık seninle yüzyüze konuşmak istiyorum dedi seni görmeden aylarca konuştuk ama şimdi birşey var ve bunu yüzyüze konuşmadan halledemiyeceğiz dedi ve elime bir fırsat geçti herşeyi düzeltmek için güzel bir fırsat. Ve kendi kendimde “Sen sis-reyis’in sana yakışmaz” dedim ve çocuğa mesaj attım. Burda cizdiğim imajdan dolayı dalga gececeğimi düşüneceğinden telefon numarasını istedim ve sesli konuşmaya karar verdim ciddi olduğumu anlaması için. Durumu anlattım “aylardır sen diye benle konuştu” dedim ve tahmin ediceğiniz gibi çocuk cok sinirlendi ağlamaklı bir sesle “şimdi bunu bana niye söylüyorsun” dedi. “Çok pişmanım ama bunu telafi etmek istiyorum “ dedim. sesini yükselterek “NEYİ NASIL TELAFİ EDİCEKSİN.” dedi ve suratıma kapattı. Defalarca aradım fakat ulaşamadım. sonunda bir mesaj yazdım. Ve fikrimi anlattım. Pişman olduğumu daha önce beni hiç görmediğini ve buluşmak istediğini yazdım ve adresi ekledim. Sonunada git ve mutlu ol... 2 koca yıl geçti ve bugun beni aradı 1 yaşında yakışıklı bir erkek çocuğu seni görmek istiyor diye mesaj aldım.. Benim adımı vermişler. Buluştuğuklarında cocuk herşeyi anlatmış zaten o günden sonra kızla hiç konuşmamıştık. Kızda sonunda beni affetmiş tam bugun ufaklığı görmeye gidecektim ki Annemin “YİNE BİLGİSAYARIN BAŞINADA UYUYA KALMIŞSIN. NE ANLIYON O MAVİ SİTEDEN Bİ ÇÖZEBİLSEM. KALK YERİNE YAT” sesiyle uyandım. Ne rüyaydı be film gibi ahahhaha
Sis Reyis is back !
şoktadayım gene fdsbjkhfjdfd
Ulan bende oha oha diyip okumaya devam ettim sonuç ŞOK
Yıkıldım…
:/ üzdün
Yapmayın ya
Güzel bitebilirdi :/
Tutun kollarımdan düşerim şimdi ;(((
Sevdiğin bi şiiri yazar misin ?
Durakta üç kişiAdam kadın ve çocuk
Adamın elleri ceplerindeKadın çocuğun elini tutmuş
Adam hüzünlüHüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
Kadın güzelGüzel anılar gibi güzel
ÇocukGüzel anılar gibi hüzünlüHüzünlü şarkılar gibi güzel
Ben bir akrebim ve onun teninden başkası bana katran.
İÇİNDE BİR SEN 40. BÖLÜM: “KATRAN” (via binnurnigiz)