Bundan 7 sene önce 2016 yılında Tumblr’a onun acısıyla gelmiştim. Bugün 7 sene sonra doğum gününde yine onun acısıyla buradayım ancak bu defa başka.Ölmüş.Ne kadar zor söylemesi, ölmüş.Memleketim Hatay depreminde ailesiyle birlikte enkaz altında ölmüş. Hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor dedikleri bu olsa gerek.Kulaklarım uğulduyor, kafamın içinde her gün benimle konuşuyor benimle görüyor her yeri düşünebiliyor musunuz benimle yiyor benimle uyuyor benimle yaşıyor.Nasıl anlatılır bu yaşadıklarım bilmiyorum bilemiyorum.Yüzü gözümün önünden silinmiyor.Öyle apansız yanımda beliriyor, işte bakın sanki şu yatağa benimle uzanıyor sanki şu yastığımın eşiğinde oturmuş soluk alıyor ve beni izliyor. Deliriyorum. Aklımı ölesiye kaçırıyorum ve kimse farkına bile varmıyor. İkimizin tek ortak noktası bu kaldı işte değil mi ? Bizi hiçkimse görmüyor benim atan kalbimi ve senin artık atmayanınkini. Aramızdaki bu farkı kıskanıyorum biliyor musun? Artık huzurlu olduğunu biliyorum bak işte nasıl da gülümsüyorsun bana. Oysa benim ne ruhum ne kalbim azabından sıyrılmıyor. Kendimi bildim bileli her gün yalnızca erdiğin huzura varıp buralardan göçmek istediğimi iyi biliyorsun,şimdilerde çok daha fazla anlarsın biliyorum…Gençliğimin ilk aşkı ilk nefes aldıranımdın. Bu hayatta anne babamdan dahi göremediğim sevgiyi bana sen tattırdın.Sanırım bu hayatta beni gerçekten sevdiğine beni bir zamanlar fazlaca inandırdın. Oysa senden sonra sanki beni sevmek dünyada bir sana düşmüş de onu da kendinle birlikte alıp götürmüşsün gibi geliyor bana.Bu hissi sen bıraktın bana. Sevmenin ve sevilmenin verdiği cüreti kalbime bedenime ruhuma sen aşıladın. Şimdiyse hepsini yanında götürdün.Bana ise bu dünyanın keşmekeş kahrı kaldı…Bu hisle başa çıkamıyorum, eğer beni görüyor bunları okuyorsan rüyalarıma gel yalvarırım nolursun olur mu ? Daha fazla dayanamıyorum…

















