Bir savaşın ortasında, kameralarla adeta bir film gibi izlenen ölümler var.
Oysa hayat; evrensel acıların ortasında, yalnızca güvende olduğunda ya da bugünün kıyametinde bazı artistlerin ve ahlak vaizlerinin yaptığı gibi; muhteşem villalarda, güzel kadınlar, dalkavuk dostlar, süper limuzinler ve pahalı köpekler arasında yaşandığında güzel değildir.
Belki de hayat, herkesin yaptığı gibi bütün imkânlara ve zevklere sahip olduktan sonra değil; her türlü utançtan arınmış bir vicdanla, gerekirse kuru bir tahta üzerinde ölürken daha anlamlıdır.
Çünkü yolsuz da yaşanır, elektriksiz de, hatta hijyensiz bile…
Ama temiz ruhlar olmadan yaşanmaz.


















