Bu bir veda
hoşçakal Huyam
Cosimo Galluzzi
dirt enthusiast
No title available

Love Begins
Stranger Things

Discoholic 🪩
$LAYYYTER
Mike Driver
Keni
KIROKAZE
AnasAbdin
todays bird
hello vonnie

Janaina Medeiros

oozey mess

shark vs the universe
styofa doing anything
Claire Keane
macklin celebrini has autism
YOU ARE THE REASON
seen from United States
seen from Japan
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Italy

seen from United Kingdom

seen from T1
seen from Germany
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Estonia
seen from Nepal
seen from Nepal

seen from Germany

seen from United Kingdom
seen from United States
@huyamolsun
Bu bir veda
hoşçakal Huyam
Şair afedersiniz çizer son partta beni çizmiş adeta.
Son kareye tikkat
Bu kadar inanacak ne vardı
Bu kadar ümit edecek ne vardı Bu kadar rüya görecek Bu kadar düşlerle dans edecek Bu kadar içimde gökkuşakları açtıracak ne vardı Ne vardı bu kadar allak bullak olacak Ne vardı?
Gönül ferahlığı
Sanıyorum bu gece rüyamda uçağı kaçırdığımı görmem (son 3 günün aksine!) Çünkü başımı yastığa gönül ferahlığı ile koyuyorum. Sebebi ise dost muhabbetidir. Dostlarınızla, arkadaşlarınızla, değer verdiklerinizle, kardeşlerinizle, yav işte ne bileyim konuşun sevdiklerinizle. Muhabbet edin en koyusundan. İddia ediyorum şöyle rahaat 1 haftalık yorgunluğunuzu alır. E ne de olsa en büyük yorgunluğumuz gönül yorgunluğu değil mi? Bu da ancak dostun gönül ferahlatan muhabbetiyle rahatlar.. Hayırlı geceler dilerim efenim ^.^
Zihnimdeki en güzel kelimeleri seçiyor ve seni yazmaya başlıyorum
Kalemim kırılıyor
Kağıdım yırtılıyor
Gözlerim yanmaya başlıyor
Ruhum yaralanıyor
Acı çekiyorum
Susmayı deniyorum.
Ama demiştik ya: susmak en büyük çığlıktır.
Sessizliğimle haykırıyorum seni.
Bir menekşe aşık olamayacak kadar güzeldir.
Filler ağlar mı?
Dün çok ağladım. Uzun zamandır bu kadar ağlamamıştım. Her şeyi, ama aklıma hayalime gelebilecek her şeyi düşünerek ağladım. Yüreğimi paramparça edinceye kadar ağladım. 'Bir şiirlik canım kalıncaya kadar' ağladım. Filler kadar hüzünlüydüm. Filler ağlar mı bilmiyorum. Ama eğer ağlıyor olsalardı ancak benim kadar ağlarlardı.
Çöl mutluluktur.
Kaybediş
Pusulamı kaybettim
Bu kaybediş lâl eyledi beni
Tam açacağım ağzımı bir iki kelam edeceğim dosta
Geliyor mâni oluyor.
Neyleyeyim de açayım ruhumu sana bilmem dost..
Pusulamı kaybettim
Yolumu da kaybettim
Ben ki âsâsına dayanan Hz. Süleyman gibi kalemine dayanmışım.
Bilmem ne zaman kemirir de kurt öldüğüm anlaşılır...
Karanlığıma nûr ol
Nârıma bir katre ol
Ol ki
Ruhumu bıçaklayan bu kalleş yaradan kurtulabileyim
Seni azaltıyorum.. Üzgünüm
Bir ihtimal dediğim şeyin artık ne kadar uzakta, ne kadar hayal, ne kadar imkansız, ne kadar kabul edilemez olduğunu görebiliyorum.
Ve garip bir şekilde bu acıtmadı.
Farkındayım onu bu hale, bu konuma ben getirdim.
Bu yüzden belki de acıtmaması.
Ben yaptım ben oynadım ben rol verdim ve şimdi ben bozuyorum.
Başrolü oynamış olsa da her şeyin farkında olan bir tek bendim.
Kendine biçilmiş rolden habersizdi.
Bir dejavu hissettim.
Pişman mıyım? Değilim.
Olsun.. Bir kere daha zihnimde gökkuşakları görmek güzeldi.
Bana kalan ise 'oyun bitti' demek.
Bitti..
Buzla kaplanmış içimi babamın bana sarılışı gibi sıcak gülüşünle ısıtmak güzeldi.
Ve yine bir tek benim bildiğim bir teşekkürle haberin olmadan veda ediyorum sana.
Ne kadar gerçekçi bilmem. Kendimi kandırmam da hali hazırda söz konusu.
Ama bunu yapmalıyım. Ara ara veda etmeliyim sana.
Sigarayı bırakmak gibi düşün.
Yavaaaş yavaş azaltmak.
Üzgünüm azaltıyorum seni..
Zihnimden, yüreğimden, gözümden, kulağımdan...
Azaltıyorum seni..
Düş kapanı
Bir zamanlar derdim ki 'şu gök kubbe altında nedir ki imkansız olan..'
Şimdi ise..
Hiç bir zaman
Kesinlikle hiç bir zaman gerçekleşmeyecek bir düşüm var.
Odalar dolusu düş kapanım olsa bile..
En iyisi mi urduca öğreneyim ben.
Şiirseme sebebi
Uzun zamandır böyle şiirsememiştim. Sebebi seni görmüş olmam değil. Çünkü seni görmedim. Sanıyorum sebebi bir anlık da olsa seni görme ihtimalimin ortaya çıkmış olması. Seni görmedim. Ama bir an için sanki görecektim. Ihtimal vardı. Ama seni görmedim. Ve ben bu akşam çok şiirsedim..
Biraz tefekkür
Öyle cümleler kuruyoruz ki bazen muhatabımızın en derin yaralarına tuz basmış oluyoruz.
Öğrenemiyoruz bir türlü şu dili terbiye etmeyi.
Halbuki eskiler nefis terbiyesine dilden başlamazlar mıydı?
Sarf ettiğimiz kelimelerle karşımızdakini kırmak düşer mi bize ?
B kadar kolay mı karşımızdakini bir-iki kötü sıfatla yadırgayıp sonra sırtını dönmek ?
Neden gönülleri hoş tutmak yerine kırıcı olmaya odaklanmışız ?
Bu kibir, bu kendini beğenmişlik nereden gelmiş yerleşmiş içimize ?
Hep söylediğim gibi bir yudum tefekkür..
ve unutmayalım gönlü hoş tutmayanın gönlü hoş tutulmaz..
Bi tecrübe sabittir (BUNU YAZAN KIZ AÇLIKTAN ÖLDÜ!!)
Malumunuz üzere efenim memleketin genelinde sınav dönemi başlamış bulunmaktadır. Ben deniz ise bu sınav haftasını nasıl en verimli şekilde atlatırım düşünceleriyle boğulurken yemeğin uykuyla ilintili olduğu konusunda bir yazıya denk geldim. Ve bakalım işe yarıyor mu, işe yarıyorsa milletimize -ki burada kastedilen öğrenci milletidir- bir faydamız dokunsun diye deney yaptım. 1. Gün: sabah kahvaltı yapıldı öğlen yemek yenildi akşam yemek yenildi= günün genelinde bir ders çalışmama hali, bir uyuşukluk vs vs gözlendi. 2. Gün: sabah kahvaltı yapılmadı öğlen ve akşam yenildi= yemek yedikten sonra verimin azaldığı, rehavetin çöktüğü gözlendi. 3. Gün: sabah, öğlen yenilmedi. Akşama doğru yemek yenildi= en verimli ders çalışma günü olduğuna karar verildi. Akşama kadar 'şu şu kitapları makaleleri okuyana kadar, notları yazana kadar yemek yok' vb. telkinlerle idare edildi. Mantıkçıların diliyle şartlı bileşik önerme yapıldı ve sonuç gayet verimliydi. Son olarak şunu da belirtmek isterim ki yemek yememenin uykuyu engellediğine tam olarak emin olamasam da gün boyu mideden gelen seslerin engellediğine eminim. Tüm öğrenci milletine başarılar diliyor ve ders çalışmaya gidiyorum.
Babam beni böyle severdi
Babamın beni 'güzel kızım' diye sevdiğini hiç hatırlamıyorum
O beni 'akıllı kızım' diye severdi hep.
Çirkinsin demezdi ki..
Ama güzelsin de demezdi.
İşte bundan benim çirkinliğim.