"her şeye karşı hüzünlü bir kayıtsızlık hissediyorum"
*yazışmalar, maupassant'dan flaubert'e 5 temmuz 1878
-iyi geceler.

shark vs the universe
Today's Document

roma★

JBB: An Artblog!

#extradirty
sheepfilms
Not today Justin
will byers stan first human second
tumblr dot com
Cosmic Funnies

Janaina Medeiros
$LAYYYTER
I'd rather be in outer space 🛸
Alisa U Zemlji Chuda

No title available

No title available

⁂
DEAR READER
AnasAbdin
No title available

seen from Taiwan

seen from Portugal
seen from United States

seen from United States
seen from Taiwan

seen from United Kingdom

seen from Norway
seen from Kazakhstan
seen from Taiwan

seen from France

seen from Netherlands
seen from Mauritius
seen from Portugal

seen from United Kingdom

seen from Taiwan

seen from Greece
seen from France

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
@ilesya
"her şeye karşı hüzünlü bir kayıtsızlık hissediyorum"
*yazışmalar, maupassant'dan flaubert'e 5 temmuz 1878
-iyi geceler.
@tozluveolagan @atestenbacak @minastrit11 @sevmemaslinda @black-circle @cavalleriavolante @clearfriendsportsbiscuit @555efal @ahbutimar @bengovdeminkiracisi @desaparecimentos @baharalerjisi @milyonlarzamoraninibekliyor @schlimazell @sibeliyon-blog @serdoezdin @anil-26 @omurhanimlaguz @eskicininkalbi @asafagagagfag @av-oktaycakir @thendlale0 @legendarysciencenaturewinner @saccovanzetti @nefretkusuyorum @aylinimm @foggygiantbailiffherring @heyyavhe @sedanursthingsblog @ozguruhez
Ray-Ban Sunglasses
antidepresanımı içmeyi unuttum sabah.. allahım ölü gibiyim. bir de migren geldi üzerine.. bu nasıl bi gün böyle. lütfen akşam olsun. hemen olsun.😣
erkek arkadaşınla aynı mahallede oturmak ne büyük lüksmüş yaa.. hadi çık gel bi göreyim diyorsun 5 dkya kapının önünde oluveriyor. canım sıkıldı hadi yürüyüş yapalım diyorsun hop dışarıdasın yürüyüş muhabbet..
ne güzelmiş!
çok afedersiniz bok gibi bir gündü.
bombok.
kafamı gömecek kum arıyorum.😠
babamı kaybedeli üç buçuk ay oldu. kaybedeli diyorum ama öyle de denemez aslında. hani öldü demek yerine kaybettik deriz ya hep, ölüm soğuk bir kelime ya; galiba ondan. babamı geçen yılların hesabını tutmayı bırakacak kadar uzun zaman önce kaybettim. üç buçuk ay önce ise öldü. (sanırım doğrusu bu.) ÖLDÜ!
o öldüğünde her şey geçecek sandım. öyle olmadı. bütün hayatım babamdan kaçarak, korkarak geçti. rüyalarımda bile ondan kaçıyor yine de yakalanıyordum. bazen kapıyı açtığımda karşımda buluyordum,(korku) bazen de eve polisler geliyordu.(korku) ya da bir kavganın ortasında yüz birden babamın yüzü oluveriyordu.(korku) kaçamıyordum.(korku) babamdan kurtulamıyordum. dedim ya; o öldüğünde her şey geçer, kabuslar biter, korkular biter sanıyordum. oysa o içime yerleşmiş. en derinime. ölünce bile kurtulmak mümkün değil.
rüyamda bi arkadaşım whatsapptan film tavsiye ediyordu. filmi mutlaka izleyeceğimi söyledim ama filmi izleyemeden uyandım. hemen gugıl amcadan filmi arattım. o isimde bir film hiç çekilmemiş. keşke çekilse.
filmin adı: BAHT
arkadaşlar terfi ettim.🙈
hadi bana bi alkış
Yoksul ölülerin havalı mezartaşları yoktu. Onların mezartaşları ekmeği anımsatan küçük tahtalardı...
Amerika'da Alabalık Avı, Richard Brautigan...
hayatım hep düşmek ve kalkmak sonra yeniden düşmek ve sonra yeniden kalkmakla geçti. buna bağışıklık kazandım sanırım. ama bazen şunu da düşünüyorum ve kendime çok üzülüyorum yaa😔 bazı insanlar hiç düşmüyor. düşmeyi geçtim ayağı taşa bile takılmıyor. bir derdi yok. sorumlulukları yok. hiç yıkılmamış. kaygıları yok.(bu bile büyük lüks)
bütün hayatını hiç çalışmadan geçiren insanlar var bu dünyada.
ne zaman bir şirkette yükselişe geçsem; ya o şirket batar, ya yönetim el değiştirir, ya da bi felaket olur.. yani illa ki bir şey olur ve işler boka sarar. bu da tanrının bana otur oturduğun yerde sen kim kariyer yapmak kim deme şekli sanırsam. peki. kocaman bir PEKİ.
hani kötü bir kabus görürüz de uyanınca bile etkisi sürer, gün boyu içine bir sıkıntı çöreklenir, gün uzar da uzar ya, işte öyleyim günlerdir.
bazen gün ortasında öylece olduğum yerde kalakalıp "benim babam öldü değil mi, babam öldü? o ağrı geçti mi şimdi?" diye sorup, kendi kendime onaylatıyorum.
ağlamakla uyanmak arasında bir yerdeyim. günler geçsin gitsin. geçsin gitsin. uyuyunca geçmiyor.
bir insanın anne ve babasına en çok ihtiyaç duyduğu dönem çocukluk ve ilk gençlik sanırım. sonrasında bir şekilde yolunu buluyor. o yolu bulabilme sürecinde anne baba desteğine ihtiyaç duyuyor. bende sanırım bu yüzden babamın 10 yaşımdayken bavulunu alıp evden çıkıp gitmesini aşamıyorum. aşamadım bir türlü. 36 yaşımdayım, günde üç tane antidepresan alıyorum ve babamı geçen hafta kaybettim,
elinde bavul, o gidişi aşamıyorum.
babamı morgdan çıkardım.
geçen hafta.
üzerine toprak attılar.
elinde bavul, o gidişi aşamıyorum.
insanlara başın sağ olsun denmemeli bu bana çok kaba geliyor. belki sabır ve güç dilenebilir. mekanı cennet olsun denilebilir. ama baş sağ olsun.. bilemiyorum.. kaba.. baş sağ olsun da, niye?
birinci dereceden bir yakını vefat ettiğinde normal bir çalışanın izin hakkı 3 gün. memur ise 7 gün. memur daha çok üzülüyor sanırım. tuhaf.
ben babama kavuştum diye ağladım iki gün önce babamı toprağa verirken. çok tuhaf ve anlaşılabilir şey değil bu söylediğim, biliyorum. babamla yıllardır ayrıydık. anneler babalar ayrılınca bazen çocuklarla da ayrılıyorlar. keşke öyle olmasa.
üzüntümde sevincimde çaresizliğimde başarılı olduğumda başarısız olduğumda mezun olduğumda iş bulduğumda işsiz kaldığımda babam hiç yanımda olmadı. şimdi ise evime en yakın mezarlıkta yatıyor. ona kavuştum. garip bir biçimde evet, babama kavuştum.
sanırım babamın yokluğu yıllar önce aştığım bir durumdu. bu kadar metanetli oluşumu başka türlü açıklayamıyorum. babama öfke duymuyorum. ilk gençlik yıllarımda ve zaman zaman başıma dertler açtığında öfkelendiğim oldu. fakat yıllar içinde onu anladım, ona hak verdim. bizim hikayemizde herkes bir bedel ödedi. ve sanırım en ağırını o ödedi.
babam yıllar boyu kendisini de bizi de çok yordu. yorulduk. sanıyorum artık dinlenme vakti geldi, hepimiz için. bu yüzden hafifledim.
hasret çekmek bir ciğeri bitirebilirmiş bunu babamla gördüm. aynı hasretle yanına düşeceğim bir gün bunu da biliyorum. fakat dayanacağım. çünkü ben babamdan güçlüyüm. duygu hep sen çok güçlüsün derdi bana. çok kere onun omzunda ağladım ben güçlü değilim diye. o gün babamın ölüsünü tek başıma sırtlandığımda anladım, ben gerçekten güçlü bir kadınmışım. yine de bu kadar güçlü bir kadın olmak ister miydim, bilmiyorum.
bir evlat olarak anneme sorsan dünyanın en iyi evladıyım. ama babama sorulsa en kötü evlat. haklılık payı var. umarım beni affedebilmiştir. koşulların biraz olsun farklı olabilmesini isterdim bizim hikayemizde. olmadı. ben yazgı diyerek kendimi avutmayı seçiyorum. çünkü başka türlüsü yüreğime yük.
daha evvel anneannemi de toprağa verdim. onun ölüsünü yıkadım. sonra kalktım helva yapıp dağıttım. onun ölümü de çok sarsmıştı beni ama anne, baba, kardeş, evlat bunların kaybı bir başkaymış. bedeniniz ruhunuz o kaybı hissediyor ve tepki veriyor, bu çok tuhaf. bunu bu şekilde yaşamak öğrenmek istemezdim.
umarım babam beni affedebilmiştir. bundan gayrısı hesap gününe..
yattığı yer onu incitmesin. rabbim mekanını cennet eylesin.⚘