Ağlarsam ayıp olur mu?
Ağlamak asla ayıp değildir,sersem.Niye ki?
Bilmem,henüz alışamadım,içimdeki kafes bomboş kaldı sanki...
Misplaced Lens Cap
No title available
KIROKAZE
Jules of Nature
Cosmic Funnies

No title available

Discoholic 🪩
h

Origami Around

#extradirty
hello vonnie
trying on a metaphor
Cosimo Galluzzi

@theartofmadeline
todays bird
No title available
Monterey Bay Aquarium
Not today Justin
Today's Document
🪼

seen from Malaysia

seen from Iraq
seen from T1
seen from Spain

seen from Brazil

seen from Germany
seen from Jamaica
seen from Jamaica

seen from United States
seen from Ireland

seen from India
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
@izmaritilekibrit
Ağlarsam ayıp olur mu?
Ağlamak asla ayıp değildir,sersem.Niye ki?
Bilmem,henüz alışamadım,içimdeki kafes bomboş kaldı sanki...
Sence bir şans daha vermelimiyim portuga?
İnsanlar asla değişmez Zeze.
Ama o...
O'da Zeze,o'da
Gizlenmek zevklidir,bulunmamak felaket.
Kendiniz olun.Fazlası olmaya çalışırsanız,bir hiç olursunuz.
Bazen yalnızca nefretten söz edilir ama bu dünyada hayal edemeyeceğin kadar çok sevgi var.
"Acıyor mu?''
"Yokluğun kadar değil.''
Ve hiç kimse sana kal demediği için gittiğinde, tebrikler; artık sonsuza dek sürgündesin.Kurşun hedefe odaklıdır.Şarapnel patlar, parçaları adam seçmez herkese saplanır.
Bir ilaç veriyorlar bana seni unutmam için.
Delirmiş olmalılar...
''Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum''
"Sevgilim, o kadar gece ki neredeyse sabah..."
''Ne yapsam, ne tutsam, nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.''
Atillâ İlhan'ın dizeleri can çekişiyordu çocuğun dudaklarında.Hazan parmağını kıpırdamaya çalışan dudakların üstüne koydu."Acıyor mu?'' diye fısıldadı Hazar'ın yüzünü okşayarak.
"Yokluğun kadar değil,'' diye fısıldadı çocuk gözlerini kapatmadan önce.
Aklından geçen son cümleler hiçbir zaman Hazan'a okuyamadığı "Hoşça Kal'' şiiriydi Sözünü tuttu,şiiri okudu ancak onu öpemedi,öpemedi.
Gözlerini kapattı, koştu müzikten adam, müziğin içinden Tilki'sine koştu.
''Ya beni unutursan?"
''Hiçbir şey seni bana unutturamaz."
''Söz mü?''
''Söz veriyorum acıbal seni hiçbir zaman unutmayacağım''
Ukde en çok unutulmaktan korkardı ve
Eflah onu unuttu...
''Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu kimse benim kadar değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki herşey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil"
"O gün...
Ölüm bir son değil,dedin bana.
Ölüm bir son sevgilim...
Kandırma kendini.
Güneş bir gün yalnızca senin için doğacak.
Ben üşüyeceğim,sense hiç ısınamayacaksın.''
İzmarit ile kibrit...