trying on a metaphor

Kiana Khansmith

祝日 / Permanent Vacation

#extradirty
No title available
Jules of Nature

⁂
I'd rather be in outer space 🛸

ellievsbear
almost home
dirt enthusiast
$LAYYYTER
Three Goblin Art
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Discoholic 🪩
Misplaced Lens Cap
Mike Driver
No title available
ojovivo
KIROKAZE

seen from United States
seen from Poland

seen from Brazil

seen from Germany
seen from Austria

seen from Türkiye
seen from France
seen from Brazil

seen from Italy
seen from Saudi Arabia
seen from Brazil
seen from United States
seen from Netherlands
seen from Sweden
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Brazil

seen from Germany
@jessymissbond
İnsanları sevmeme ve onlara tekrar yaklaşmama da imkân yoktu; çünkü en inandığım, en güvendiğim insanda aldanmıştım. Başkalarına emniyet edebilir miydim?
Kürk Mantolu Madonna
“Kimse bir gün gözlerimi sevmeyecek, biliyorum. Kimse bir gün kimseyi sevmeyecek, korkuyorum.”
sevgilim...
Tamam mesafeler aşka engel değil ama,ben burda ağlasam senin yanakların ıslanır mı orda ?
Cemal Süreyya (via senibiliyom)
it’s back
"Belki de ben bugün ilk defa her şeyin sonundayım. Gene bir yığın günler geçip gidecek ve ben kendime, işte bu gün ilk defa her şeyin sonundayım mı diyeceğim? Korkuyorum. Korkuyorum. Korkuyorum."
'Sen sadece kendin olarak kal..Diğer insanlar senin hakkında ne düşünüyorsa; bu onların düşüncesi ve senin ile hiç ilgisi yok...Sen sadece kendin ol, diğer insanlar için dünyaya gelmedin, kendi yaşamını yaşamak için buradasın...' -Osho
Her zaman olmak isteyip de olamadığımız yer, özgürlüğün ve mutluluğun başkentiydi. Kuşlar gökyüzünün, bizler ise yer yüzünün tutsaklarıydık. Her zaman uçmak bize, konmak ise kuşlara özgürlük gibi geldi.
Öyle çabuk geçiyor ki günler, hele sen bir bak hayatına. Daha dün doğmuşuz sanki, yeni okula başlamışız, yeni sevmişiz. Öyle çabuk geçiyor ki günler, yarın bitecek sanki, yarın ölecek gibiyiz. Daha doymamışız yaşamasına, günlerimiz dün bir bugün iki, sakın bir şey bırakma yarına, yarın yok ki! -Özdemir Asaf
Bazı lüks restaurantlar vardır... Bazı lüks oteller... Orada parayı yediğiniz yemeğe değil, güya aldığınız hizmete ödersiniz. orada masa örtüleri pahalıdır. Orada garsonların aylıkları yüksektir. Oradaki porselenler, çatal kaşık takımları ithaldir. Sıradan vatandaş mönüden bir şey anlamaz. Çoğu zaman yabancı dil bilmekte kafi değildir. Ve yemekler lezzetli değildir. Oraya gidenler bunu umursamaz. Umursayamaz. Farkedemezler çünkü. Mide ile işkembe arasında fark vardır çünkü. Oralar midenin değil, komplekslerin tatmin yeridir. Bazı lüks restaurantlar dedim. Hepsi değil tabii... *** Bazı lüks insanlar vardır. Etiket kokarlar. Gözlükleri pahalıdır. Çakmakları ve saatleri de... Uzaktan baktığınız da -eğer hareket etmiyorlarsa- saygıdeğer insan görüntüsü verirler. Ama en ufak hareketlerinde veya konuşmalarında bir mızrağın boşu boşuna çuvala sokulmak istendiğini farkedersiniz. Birşeyler akar, birşeyler dökülür. Tablo bozulur. Manzara sırıtır. Tamdeminde yerinde olmayan birşeyler vardır. O pahalı gözlüklerin, saatlerin, gömleklerin ve kıyafetlerin mağaza vitrinlerindeki cansız mankenlerde bile daha sıcak, daha anlamlı durduğunu düşünürsünüz. Şıklığı aksesuarlar sağlıyorsa, içindekinin şık olmadığı gerçeği ortaya çıkar. İşin kötüsü onlar bunu farkedemezler. Oldu zannederler. Oldum zannederler. Bazı lüks insanlar vardır. Etiket kokarlar. Hepsi değil tabii... *** Bazı evler vardır. Geniş evler... Gösterişli evler... Zengin evler... Eşyaları topluca alınmıştır. Dekoratörlere danışılmıştır. O eşyalar kıyafetler gibidir. Modaya ve mevsime göre değişirler. Eşyalar eskime asaletini yaşayamazlar. O eşyalar yaşamazlar O eşyaları yaşayan da yoktur. Bazı evler vardır. Lüks oteller gibidir. Akşama tarhana pişiren, çorbanın yanına süpriz hazırlayan anne yoktur. Akşama evdekiler için üç- beş birşeyler almanın telaşı ve gayreti içinde eve dönen baba yoktur. Akşam babasını gözleyen çocuk veya çocuklar ve akşam yemeğini mutluluğa dönüştürecek aile duyguları yoktur. Bazı lüks evler vardır; lüks oteller gibidir. Hepsi değil tabii... *** Bazı lüks evler, bazı lüks restoranlar ve bazı lüks insanlar vardır. Bu üçgenin derininde yaşanan ortak kader mutsuzluktur. Çaresini bir türlü bulamazlar. Bir türlü satın alamazlar. Ve farkında oldukları ama çaktırmadıkları tek şey de budur: Mutsuzluk...
Biz yine Hayat’la dizboyu yürüyelim, Değil mi ki ölüm var, azıcık gülümseyelim.. -Ahmet Erhan
Yıllar sonra öğrendim ki ; Bağırıp çağırmaya gerek yok ! Sesini duymak isteyene, bir fısıltın yeter . .
Blue - Broken (1/2)