Cosmic Funnies
Monterey Bay Aquarium

Origami Around

roma★
NASA

ellievsbear
𓃗

Love Begins

izzy's playlists!
Interview Vampire Daily
I'd rather be in outer space 🛸
Sade Olutola
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr

if i look back, i am lost
No title available
No title available
Claire Keane

Andulka
Show & Tell

blake kathryn
seen from Germany
seen from India
seen from Uruguay
seen from Türkiye
seen from Colombia

seen from Germany

seen from Italy
seen from Belarus
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from Spain

seen from Algeria
seen from Morocco

seen from France
seen from United States

seen from Uruguay

seen from Germany
seen from Vietnam
seen from China
seen from United States
@jex2iste
bura hala duruyo mu ya? @jexistediyorum da takılıyodum ben herkes buradaymış oysa kfhchcfddhvg
uzun süre sonra kalbim kırıldı hissettim yani hala varmış. aaa seviniyim mi üzüleyim mi bilemedim..
"kavuştuğumuzda ayrılmıştık, bu kesindi."
diyalog - rudolf bonvie, 1973
aldatılmak korkusuyla yaşamak, aldatılmaktan daha yorucu biliyorsunuz dimi?
kimse bu hisse değmez.
ya bu düşünceyi kafanızdan silmenize yardım eder, ya da hayatınızdan çıkar.
ama eğer korkmakta haklıysanız, sizi rahatlatacak laflar ile aldatır ve büyük ihtimalle haberiniz olmaz.
ve hep kuruntu yaptığınızı düşünmeye başlarsınız.
gerçekten aldatıldığınızı öğrendiğinizde bu sefer kendinize olan güvenininizi de kaybedeceksiniz.
çünkü bu kadar güvensizliğin içinde bile güvendiniz :)
Yaş kaç ki?
kaç lazım?
“Elbette seni inciteceğim. Elbette beni inciteceksin. Elbette birbirimizi inciteceğiz. Ama bu varoluşun mutlak koşuludur. Bahar olmak, kışın riskini kabul etmek demektir. Var olmak, var olmama riskini kabul etmektir.” Diyor Exupéry. Her şey zıddı ile kaim. Aşk, hüzne en yakın.
iyi olmak yetmiyormuş.
BURASI BENİM TEMİZ ÇÖPLÜĞÜM!
metro da yazıldı.
sustuk sevgilim.
bile bile susuyorsun.
göre göre kayıyor ellerimizden hislerimiz.
tüm yaşananlardan sonra ayrı kalmaya bu denli alışıyor olmamız mükemmel sonun habercisi.
yalnızca canımız çektikçe birbirimize gelen iki insan olduk.
bensiz oluyorsa, bizsiz oluyorsa.
bu ilişkinin iniş çıkışlarına, benim derdimi dert edinmene gerek kalmıyor cancağzım.
eskiden ne hırçın ne hırslı bir kızdım bilsen,
seviyorsam sonuna kadar koşardım karşılık beklemeden.
“sevmeyenenin ayıbı olsun kübra!” diye diye sevginin hakkını verme çabası ile gururla çırpınırdım.
ama az biraz büyüdüm be sevgilim.
duruldum. zamana bırakmayı, sessizliği sever oldum.
anladım ben, tek başıma çırpınışlarımın iş görmeyeceğini.
zorla güzellik olmuyor,
senin benimle mutlu olabilmen için beni istemen gerekir.
benim sevgimin sana ilaç olması gerekir ki her gün bıkmadan usanmadan biz olabilelim.
gününü güzelleştiren şerbet isem kana kana içtiğin her gün benden bıkmana yaklaşmış olduk.
sonunu bile bile yürüdüğüm bu yolda bu günleri düşünürken mutluluklarını gölgelediğim için üzgünüm sevgilim.
belki de ilişkinin ömrünü kabullenip mutlu olmaya bakmalıydım.
yapamadım.
ne mutlu olabildim, ne sevdiceğin..
https://youtu.be/xcV1PFqFa6Q
gerçekten. )
İnsanların duvarları vardır. Bu duvarları yıkmak istemeniz bencilliktir çünkü o duvarları yıktıktan sonra aşmanız gereken bir engel kalmaz. Ve insanlar engelsiz yolları sevmez.
bağlıca da sonbahar??
fazla yakınlığın getirdiği uzaklığa ne demeli?
hep mi uzaktan güzel?
öbür yandan da “yeni olanın yenilmezliği” durumu;
burada saygı mı devreye giriyordu?
bitmiş heyecanı yaşanmışlıkların, yapılan fedakarlıkların değerini bilme onuru ile mi ört pas ediyoruz..?
ne diyoruz tüm bunlara!?
insan olmanın doyumsuzluğu mu..
yoksa kalp yetmezliği mi?