kalbimizin orta yerinde bir güvercin, güvercinin kursağında bir kurşun!
- oyy tahir abêm..
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

Love Begins

Product Placement
Xuebing Du
Show & Tell
Lint Roller? I Barely Know Her
Monterey Bay Aquarium

Origami Around

★

blake kathryn
hello vonnie

titsay

if i look back, i am lost
occasionally subtle
No title available

No title available
No title available

Kiana Khansmith
DEAR READER

Kaledo Art
seen from Italy
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from South Korea
seen from United States
seen from Canada
seen from Brazil

seen from United States
seen from T1

seen from Australia
seen from Hong Kong SAR China

seen from Australia

seen from Ireland
seen from Ireland

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@jiyaneknu
kalbimizin orta yerinde bir güvercin, güvercinin kursağında bir kurşun!
- oyy tahir abêm..
thomas lerooy / düşüncenin ağırlığı
istemeden varım ve istemeden öleceğim. olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum.
bu ülkede çok mutsuzum. insanlar, hayvanlar sürekli vahşice öldürülüyor, meslekler iki paralık edildi, insanlar aç, herkes kavga ediyor, herkes gergin, sokaklar tehlikeli, sabahları nefessiz uyanıyorum.. laf olsun diye değil, vallahi. bu ülkede çok mutsuzum.
"bu denizli kuşlu dünyada / bir tek acılar mıdır payımıza düşen? "
Albert Camus dancing.
ku bişev xeyala te himêz dikim
sibê bêhna gulan ji nivînan tê..
hayatının tek ideali faşist şeflik olan kel; ırz düşmanı, tecavüzcü, faşist kuzucuğuna hafifletici sebep bulmuş.
faşist kel iş başında
hayatta kalmakla yaşamayı becermek aynı şeyler değiller
bir soğuk yel eser, üşür ölüm bile..
ebru timtik
soldaki annenin kızına sosyal medyada hakaret edildi diye ülkenin bütün sosyal mecraları yasaklanma noktasına geldi!
sağdaki annenin kızına 20 gün boyunca tecavüz edildi ve evlâdı intihar etti. katil uzman çavuş bugün aramıza salındı ve özgür..
ülkenin özeti..
" ama gözler gerçeği göremez ki, yüreğiyle aramalı insan.. "
Milliyetçilik klasik anlamda bir “ideoloji” değildir, onun bir “büyük anlatısı” yoktur, dolayısıyla büyük ideologları yoktur. Söz gelimi, bir ideoloji olarak Marksizmin veya liberalizmin genel hatlarını, modelini veren, onun kanonu olan belli başlı eserlerini saymak istersek hemen bir on tane sayabiliriz ve bu eserler dünyanın bütün dillerine çevrilmiştir veya çevrilebilir, çünkü bir “dünya görüşü” sunar.
Ancak, aynı şeyi milliyetçilik için söyleyemeyiz, milliyetçilik, tanımı gereği, ulus-devletle sınırlıdır ve tarihi de ulus-devletten daha eski değildir. Milliyetçiliğin bir kanonu yoktur. Dolayısıyla, her biri kendi ulus-devlet sınırları içinde, kendi özgüllüğü içinde, yani kendi yağında ya da kanında kavrularak varlığını sürdürür. Başka bir deyişle, bir milliyetçiyle konuşurken ona evrensel argümanlar sunamazsınız, çünkü o dilden anlamaz, konuştuğu dil öyle bir dil değildir. Yani, geri zekâlı olmasa da sizi anlamaz.
Mesela, yaşam hakkının insanın en temel hakkı olduğunu, onun evrensel haklarının en başında geldiğini ve kayıtsız şartsız ve devredilemez bir şekilde o insana ait olduğunu, hatta idam hükmü giymişse bile celladına karşı, devlete karşı canını koruma hakkına yasal ve meşru bir şekilde ve sonuna kadar sahip olduğunu anlatın. Sizi anlamayacaktır. Anlayabilmesi için milliyetçi olmaması gerekir. Yani bu bir paradoks. Evet, milliyetçiler genellikle geri zekâlıdır, doğru, ama geri zekâlı olmasa da sizi anlamaz.
Milliyetçilik evrensel bir akla, aklın yolunun birliğine inanmaz, çünkü evrensel bir insana inanmaz (bir milliyete inanır) ve akla araçsal yaklaşır, işi düştükçe ve işine geldiği gibi kullanır onu. Milliyetçilik akla itibar etmez, o daha çok duygularla (sansasyonlarla) çalışır (mesela, “yerli ve milli” ise elektronik bir kelepçe bile sevinçle karşılanır). Milliyetçiliğin klasik anlamda bir ideoloji olmamasının bir diğer nedeni de budur. Aynı zamanda milliyetçilerin genelde “geri zekâlı” olmasının da nedenidir bu. Çünkü onlar genelde “duygularıyla” hareket eder. Ve kendi aklıyla düşünemeyen, kendi duygularıyla da hissedemez. Akıl her zaman akılsal bir şekilde var olmaz.
günaydın, işe geldim
belki yakınları birgün döner diye kapıda bekleyen binlerce annemiz var..
bugün günlerden cumartesi anneleri..
" ölümün doğum anında kök saldığını ve insanın ömür boyu bu kökü sulayıp yetiştirmekle yükümlü olduğunu düşünüyordu.. "
hayatının tek ideali faşist şeflik olan kel; ırz düşmanı, tecavüzcü, faşist kuzucuğuna hafifletici sebep bulmuş.