Dosyanın incelenmesinde; davacı erkek tarafından, dilekçeler teatisi aşamasında usulünce ileri sürülmeyen ve dayanılmayan, kadının sadakatsiz olduğu vakıası, mirasçılar tarafından öne sürülemeyeceğine göre, davalı kadına kusur olarak yüklenemez.
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
d e v o n
Jules of Nature
No title available

祝日 / Permanent Vacation
Monterey Bay Aquarium
No title available
art blog(derogatory)
DEAR READER
styofa doing anything
Cosimo Galluzzi
YOU ARE THE REASON
One Nice Bug Per Day
No title available

blake kathryn

#extradirty
Alisa U Zemlji Chuda

Janaina Medeiros

No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
seen from United States

seen from Germany
seen from United States

seen from Singapore

seen from South Korea
seen from India

seen from United States

seen from Ireland
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Greece

seen from Germany

seen from Indonesia

seen from Malaysia
seen from Canada
seen from Canada

seen from United States
@kararmatik
Dosyanın incelenmesinde; davacı erkek tarafından, dilekçeler teatisi aşamasında usulünce ileri sürülmeyen ve dayanılmayan, kadının sadakatsiz olduğu vakıası, mirasçılar tarafından öne sürülemeyeceğine göre, davalı kadına kusur olarak yüklenemez.
Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerle davalı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği, küçük düşürücü söz ve davranışlarda bulunarak davacı kadını aşağıladığı anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde erkeğin istinaf talebinin kusur belirlemesine yönelik talebi uyarınca kısmen kusur düzeltilmesi yapıldığı halde, kararın hüküm kısmında erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır.
Sanığın işyerinde yapılan aramada ele geçirilen oynanmış kuponlar ve ekran görüntülerinin, delil olarak dosyada saklanması yerine, müsaderesine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Davacı erkek boşanma kararı verilmesinden sonra ancak boşanma ile ilgili hüküm kesinleşmeden önce vefat etmiştir. Bu halde evlilik ölümle kendiliğinden sona ermiş, boşanma davası konusuz kalmıştır.
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır.
Somut olayda, mahkemece hafta tatili alacağı yönünden; -yine davacının hafta tatili kullanmaksızın çalışmasına devam ettiği, ispat yükünün davacıda bulunduğu, bu hususta da tanık beyanlarına itibar etmek gerektiği, usulüne uygun denetime açık ek bilirkişi raporuna itibar edilmiş- gerekçesi ile ek raporun hükme esas
Olaydan hemen sonra mağdura yaptırılan teşhis işleminde mağdurun sanığı tam ve kesin olarak teşhis ettiği, sanığın savunmasında olay günü ... de bulunan ... şantiyesinde çalıştığını beyan etmesi üzerine anılan şantiye yetkilisi ... ile yapılan görüşmede sanığın uzaktan akrabası olduğunu, şantiyede çalışmadığını beyan
ÖZET
Olaydan hemen sonra mağdura yaptırılan teşhis işleminde mağdurun sanığı tam ve kesin olarak teşhis ettiği, sanığın savunmasında olay günü ...'de bulunan ... şantiyesinde çalıştığını beyan etmesi üzerine anılan şantiye yetkilisi ... ile yapılan görüşmede sanığın uzaktan akrabası olduğunu, şantiyede çalışmadığını beyan ettiği, mağdurun alınan doktor raporunda olay anlatımı ile uyumlu şekilde yaralanmasının olduğunun anlaşılması karşısında; yağma suçunun sübut bulduğu gözetilmeden mağdurun sanığı suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilip delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraat kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
TTK nun 547. maddesinde -Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin
ÖZET
TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.
İst. Anadolu 28 Asliye Hukuk Mahkemesinde şirket hakkında 22.06.2015 tarihinde dava açılıp 17.10.2017 tarihinde karara bağlanarak alacağa hükmedildiği, dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde dava konusu şirketin 14/12/2016 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye kararının 07/02/2017 tarihinde tescil edildiği, 30/10/2017 tarihinde tasfiyenin sonlandığının tescil edildiği ve sicil kaydının terkin edildiği,21.11.2017 tarihinde şirket hakkın da İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ilama dayalı icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.
TTK'nın 547. Maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, Davacının tasfiyenin sonlandırılmasından evvel davadışı terkin edilen şirket hakkında açılan dava neticesinde hükmedilen alacağın tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle ihya istemekte hukuki yararı mevcuttur.
Sözleşmede senedi doğrular şekilde aynı miktar borç ikrar edilmiş, davaya konu senedin bu borç için verildiği, ödenmediği takdirde senedin tahsil kabiliyeti kazanacağı da sözleşmede kararlaştırılmıştır.
ÖZET
Dava; kambiyo senedinin cebir tehdit ve hile ile meydana getirilmesi iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece her iki tarafında da senet sebebini " talil ettiği" gerekçesi ile ispat yükünün yer değiştirmediğini kabul etmiştir.
Senette bulunan malen kaydı hakkında davacı yan talil etmemiştir. Davacı yanın iddiası senedin cebir ve tehdit ile senedin düzenlettirdiği yönündedir. Senet metnini talil eden taraf davalı yandır. Bu nedenle somut olayda ispat külfeti alacaklı olduğunu iddia eden taraftadır.
Davalı/alacaklı yan senede doğrudan atıf yapılan sözleşmeyi de delil olarak göstermiştir. Davacı yan sözleşmedeki imzasını inkar etmiş olmakla birlikte aldırılan Adli Tıp Raporunda imzanın davacının eli ürünü olduğu kanıtlanmıştır.
Sözleşmede senedi doğrular şekilde aynı miktar borç ikrar edilmiş, davaya konu senedin bu borç için verildiği, ödenmediği takdirde senedin tahsil kabiliyeti kazanacağı da sözleşmede kararlaştırılmıştır.
Gerek ceza soruşturması sonucuna, gerek dinlenen tanık anlatımlarına ve gerekse dosyada toplanan tüm delillere göre sözleşme ve sözleşmenin atıf yaptığı senedin cebir şiddet ve tehdit ile kazanıldığı kanıtlanamamış olmakla, sözleşmede bir borç ikrarı da mevcut olmakla davanın bu gerekçe ile reddi gerektiğinden, gerekçesi değiştirilen kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu gereğince faaliyet izni kaldırılarak yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve Fonun İflas talebi üzerine aynı kanun gereğince iflasına karar verilen müflis bankadan olan alacak talebinin kayıt ve kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Dava, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu gereğince faaliyet izni kaldırılarak yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve Fonun İflas talebi üzerine aynı kanun gereğince iflasına karar verilen müflis bankadan olan alacak talebinin kayıt ve kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
MUHDESATIN TESPİTİ * HUKUKİ YARAR
ÖZET
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır.
Tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir.
Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir.
Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir.
Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir.
Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.