Rest in peace you beautiful creature
No title available

oozey mess
Misplaced Lens Cap
🩵 avery cochrane 🩵
No title available

No title available
h
Doug Jones
art blog(derogatory)
The Bowery Presents
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Noah Kahan
Cosimo Galluzzi
Cosmic Funnies

titsay
official daine visual archive

Jar Jar Binks Fan Club

izzy's playlists!
Sweet Seals For You, Always

Kiana Khansmith
seen from United States

seen from Canada

seen from United States

seen from Germany

seen from Canada
seen from Malaysia
seen from Jordan
seen from Ukraine
seen from Bangladesh
seen from Bangladesh

seen from Malaysia
seen from Singapore
seen from Uganda

seen from United States

seen from Germany
seen from Netherlands
seen from Switzerland
seen from South Korea
seen from Lebanon
seen from United States
@kirkiki-blog
Rest in peace you beautiful creature
4.
Yine çok özledim ben.
Senin yerin öyle bir yer ki bende, yokluğun varlığımı koparıyor.
Çığlıklarım midemin üstünde bir yere gömülüyor.
Korkularım karnımda burkuluyor.
Bazen bazı şeyler o kadar korkunç gider ki en doğrusu uzaklaşmaktır. İşte öyle bir anda gerçekleşmişti bu küçük gezi. Çok da uzaklara gitmemiştik, Yunanistan ve Makedonya'ya. Kafa dağıtmaktansa toplamakla ilgiliydi benim için. Ve döndüğümde toparladığım kafayla düzgün kararlar aldığım için çoğu şey yoluna girmişti. Şimdi yine bazı şeyler o kadar korkunç gidiyor ki uzaklaşmam gerek. Bu yüzden o haftasonu kaçamağını iple çekiyorum. Ama bu sefer sıkıntılar benim alacağım kararlarla alakalı ya da düzelebilcek gibi değil. Ve korkuyorum.
78
Zaman hala o korkunç göreceliliğini yapmaya devam ediyor. Birlikteyken günler Jüpiter günü hızıyla geçerken ayrı olduklarımızda İstanbul’a değil de Merkür’e yerleşmişim gibi geliyor.
Huzurlu, yeşile ve maviye doyduğumuz Karadeniz gezimizin özeti.
The bright side of Moscow.
The dark side of Moscow.
“son bir kez” kalıbı beni hüzünlendiriyor. biliyorum ki, yarından sonra çok daha güzel zamanlar için çok daha güzel yerlerde olacağız. belki bu sefer herkese güneş vururken biz gölgede kalmayacağız. belki de en çok biz ısınacağız. aslında “belki de” değil, biliyorum. olacak. beni hüzünlendiren “ya olmazsa”lar değil aslında. bahçeli’deki o munis evde ya da öveçler’in ortasındaki hijyen yuvasında geçirdiğimiz o zamanlar.. yani sabahlara kadar oynadığımız 101’ler, hunharca yemek yiyip izlediğimiz reality showlar ve filmler, yaşadığımız o kafalar, kutladığımız christmaslar, ankara’nın en soğuk gecelerinde yaptığımız balkon sohbetleri ve bir hışımla yapıp hunharca yediğimiz tatlılar.. aslında mesele sadece, o zamanların bu şehirde kalacak olması. evet ortak bir hayal için hepimiz kocaman adımlar attık ve sonuçlanmasını bekliyoruz ama bu şehir bizi bu kadar güzel yapmışken onu bir daha dönmek istemeyecekcesine terk ediyoruz.
bu zamanlar çok özlenecek. bundan sonra çok daha güzel anılara sahip olsak da çok özlenecek. ve bunun beni korkutuyor olması çok saçma. nostaljinin anın büyüsünden baskın gelmesi beni huzursuz kılıyor.
bu şehirden gidecek olmamız beni çok üzüyor, ama kalsak da bir o kadar üzülürüm.
nabacan işte, hayat.
- son bir kez: seğmenler ‘15
Sorry not sorry
You are so good. So good, you’re always feeling so much. And sometimes it feels like you’re gonna bust wide open from all the feeling, don’t it? People like you are the best in the world, but you sure do suffer for it.