Evet yanlış duymadınız. "Şımartalım" diyorum. Şımarıklık toplum tarafından istenmeyen, dışlanan bir özelliktir. Çünkü şımarık insanlar son derece çekilmez olurlar. Ama benim burda kasdettiğim şımartma olayı o kişiyi pohpohlamak, olmadığı gibi göstermek değil. Ben "olumlama" yapmaktan bahsediyorum. Bizler nefes aldığımız sürece hep bir yerlere varmaya çalışırız. Hayat bize bunu öğretmiştir. Doğarız; bizden konuşmamız, yürümemiz, koşmamız beklenir, okul çağına geliriz; yazmamız, okumamız, hatta " büyük adam" olmamız beklenir, evlenmemiz beklenir, çocuk yapmamız beklenir, onlara iyi bakmamız beklenir ve sonunda ölmemiz beklenir. Toplum hep bekler. Her zaman başkalarının hayatlarına yorum yapar acımasızca. Beklentilerin dışında davranırsan, o acımasız yorumlara hedef olursun. Kim ne kadar bu durumu, kimin ne dediğini takmadığını söylesede bu durum kişi üzerinde baskı yapar. Toplumsal normlar bize ne yapacağımızı söyler ve biz bu baskı altında bu kurallara uyarız. Farklı olursak dışlanırız çünkü. İnsanların yorumlarından sıkılır, boğuluruz. Fakat farkında olmadan bizlerde yorum yaparız onların hayatlarına. Hehh! Tamda bu noktaya değinmek istiyorum. Kimin ne yaşadığını, içinde ne fırtınalar koptuğunu bilemeyiz. Bizlerin yaptığı en ufak yorum -ki bu yorum aslında bizim umrumuzda dahi değildir, anlık bir şekilde yapar ve unuturuz- kişiyi depresyona dahi sokabilir. Peki bunun bize ne faydası olur? Haydi durumu somutlaştıralım: Sen gittin ve senden daha kilolu bir arkadaşına, herkesin ortasında tamda zayıf noktasından; kilolarından vurdun. O anda senin için önemli olmayan herhangi bir cümlenin o kişinin hayatında travmaya sebep olabileceğini düşündün mü? Hayır tabiki de. Sen söyledin, o anda güldün ve senin için bitti. Ama karşındaki insan kırıldı ve artık sana hep kalbini kıran kişi olarak bakacak. Peki tekrar soruyorum: Bunun sana faydası ne? Kendimizi herşeyin üstünde görüyoruz. Herşeyin en iyisini biz biliyoruz. Biz mükemmeliz(!) Gerçekten öylemiyiz? Bu soruyu kendine sormanı istiyorum. Mükemmel misin? Peki mükemmel olmak zorunda mısın? Bu mümkün mü? Ben söylüyorum: Hayır değil! Mükemmel olamazsın. Olma da.. Herkesin doğrusu yanlışı kendine. Senin kendi doğrun ne kadar doğru, ölç. Kendi doğrunun arkasında elbette dur. Ama başkasınınkini de sorgulama. İlla yorum yapmak istiyorsan, bu yorum neden kişinin kötü yanları olsun ki? İyi yanlarına değin. "Olumlama" yap! Hayatın saçma koşuşturması içerisinde biz insanlar yoruluyoruz. Enerjimiz tükeniyor ve arada bir enerji toplamamız gerekiyor. İşte bu ruhumuzun enerjisine motivasyon diyoruz. Peki bu motivasyonu bize kim sağlayacak? Tabiiki sevdiklerimiz, yanımızda olanlar. Eşin, dostun, akraban, annen, baban.. Düşün ki sınavın var, çalışıyorsun. Annen odana girdi ve sana ne sonuç alırsan al yanında olacağını, ama zaten başaracağına inandığını ve senin özenle çalışmanı takdir ettiğini söyledi. Annen bunları söylerken birşey kaybetti mi? Hayır. Odadan çıktı ve unuttu bile. Ama sen kendinle gurur duydun, yapabileceğine inandın ve daha verimli çalıştın. Bak senin hayatına nasıl katkı sağladı. Peki annen sana ' ne kadar çalışırsan çalış, senden bişey olmaz, bu kadar çalışcaksında nolcak sanki' gibi, yine onu etkilemeyecek ama senin isteğini, hevesini kıracak bir cümle kursa? Demek istediğim şu: İnsanların güzel yanlarını görelim, çıkartalım ve onlara bunu söyleyelim. Hem herşeye eleştirel bakmak bir süre sonra sizide yoracaktır. Etrafında kim varsa, gün içerisinde kiminle konuşuyorsan ona güzel şeyler söyle. Şımart yahu ne kaybedersin! Hem o insanı mutlu edeceksin, hem aynı şekilde sana dönecek, kendini iyi hissedeceksin. Tabii sana insanların olmayan özelliklerini varmış gibi göster demiyorum. Zaten olanın farkındalığını yarat diyorum. Kısacası güzel bakalım, güzelini görelim ve güzel olanı söyleyelim. İnanın hayat daha çekilesi bir hal alacak. Dene, denemekten zarar çıkmaz dimi? #şımart #sevdiklerini