Çünkü ben
ne zaman bir şey istesem
Bana verilen
Koca bi saçmalık
Not today Justin

titsay

izzy's playlists!
Claire Keane

Love Begins
Lint Roller? I Barely Know Her

Origami Around

@theartofmadeline

if i look back, i am lost
tumblr dot com
The Bright Sessions
sheepfilms

ellievsbear
The Bowery Presents
🩵 avery cochrane 🩵
No title available
NASA

roma★
The Stonewall Inn

Discoholic 🪩
seen from Philippines

seen from China
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from China

seen from United States

seen from Türkiye
seen from Spain

seen from Belgium

seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from Brazil

seen from Malaysia

seen from Japan

seen from Australia
seen from France

seen from United States

seen from Germany

seen from Brazil
@kusursuzkristal
Çünkü ben
ne zaman bir şey istesem
Bana verilen
Koca bi saçmalık
my depression: hey im back
me, too lazy to deal with her: make yourself at home
Eğer pişman olsaydım bu farklı bir hikaye olurdu
Kiss my name
Kiss my name!
you know what’s more freeing than killing yourself? running away to a small town and getting a job as a waitress. buying a cheap car and sticking a bed in the back and driving southwest. adopting a cat. learning a new instrument. moving apartments. visiting a friend in another city. chopping all your hair off.
you can kill your current life without dying. you can kill this version of you and make a new one.
maybe I’m just a bipolar sucker for rebirth but sometimes that thought is all that keeps me alive
pulling a wholesome gone girl > actually killing yourself
“Love is too weak a word for what I feel.”
-Annie Hall (1977)
Unfortunately I just have little idoiot bastard syndrome and it makes me say dumb things
Mis gibi pazar bence.
Sabah sabah evimden bi saat uzağa gidip orda yöneticimin de yöneticisini görmek. Yöneticilerin anası koca yürekli kadın. Tam bir devil wears prada.
Tırıs tırıs onun uzağındaki masaya geçtim. Biriyle sohbet ediyordu. Zaten ofiste de çok göz kontağı kurmaz benimle.
Şimdi düşününce... hahaha bu pazar mis gibi mi yoksa franz kafka olarak mı uyandım?
Hiyerarşi, emperyalizm, taytıyla kahve dükkanında onlayn olup foto çeken kızlarımız, no makeup paparazzilere yakalanan yöneticilerimiz, aylardır gidilmeye çalışılan film ve nasip olan bugün.
Ha bi de otobüste görüp aynı durakta indiğim ve birlikte karşıdan karşıya geçtiğim çocuğa aşık olmam saçmalığı var. Beraber yürüdük benim için arabaları durdurdu hashshdgashjfkf avmde de aynı yere gitseydik şey derdim gel bi kahve ısmarlayayım yiğidim.....
Bu tarz şeyler yaşandı işte günün ilk yarısında. Uzun zamandır ciğerlerim temiz kalmış olmasaydı yakardık bi tane. Tam havaları.
Sevgiler
Edit: 5 dk sonra çıkarken yöneticiye yakalandık iyi mi hahahah öpüştük falan durduk yere gereksiz bi şekilde ksksk kurtuluş yok mu sizden vicdansızlar
i literally cannot vibe with mentally stable people
in your 20’s find a balance between hustle & rest. you don’t need to have a love life or a soulmate figured out. go travel the world. battle your demons. set up a business, find people who value your heart & yours will attract. don’t live in the past, you have so much more to see
Spor öncesi ve sonrası yine bir salon asansörü selfiiesi klasiği.
Bişi dicem hakkaten ben yemek yemeyi çok severken ve kilo vermeyi de çok isterken gıdım ve yanaklarım bu denklemin neresinde kalıyor?
Dayanamıyorum ya; bence biz bunu haketmedik.
Benzer işler?
Yalnızlık zor abiler
Kahve kahve nereye kadar, gel sana bitki çayı ısmarlayayım. Kahve çarpıntı yapaaaar, selülit yapaaar. İçme boşver. Diyen sevgili yöneticim.
Seni o kadar iyi anlıyorum ki. Uyuyamadığım her dakika için kafeine tövbeler ettiğim dizeler yazacağım.
Mahallemizin müezzininin alarmı ertelediği dakikalarda ben çoktan üstünü giyinmiş, kirpiklerime maskara sürüyor olacağım.
Selülitten bahsettiğinde girdiğim tripten yaptığım bacak antrenmanları ayesinde çıkmıştım ama çarpıntı dediğin şey geçmedi. Yarın seninle ayrıca görüşeceğim sayın yönetici.
Sen demesen böyle olmayacaktı. Annemin uydurduğu yüzde bir ihtimalli şeyler de o dedikten sonra istisnasız gerçekleşir zaten.
Neyse. Bohemian Rapsody nin ön gösterimine gidemediğim için ağıt yakıp uyuyacağım.
Hayat bir antisosyal için çok zor. Hele de overdose olmuş ise.
İyi geceler.
Tam aradığım insanlarla asla karşılaşmadım. Aradığını bulan var mıdır? Yoksa bulduğuyla yetinenlerden miyiz?
Arkadaşlıklarım hep bulduklarımla mutlu olmayı öğrenmem sayesinde güçlendi. Sanki birer evlilik gibiydi. Uzun süren dostluklarım özellikle. Aile gibi. Doğal seleksiyonla başına gelmiş gibi. Yollarımızı ayırdıklarımız çok oldu ama şuan sahip olduklarımı bırakamayacak kadar azaldım.
Yeteri kadar arkadaş sahibiymişim gibi hissetmemeye başladım. Sanki onlar da internet arkadaşlığı gibiler. Kırk yılda bir görüşme ayarlayabildiğin, kötü anında mesajlarıyla yanında olan ama asla fiziksel olarak hissedemediğin. Uzun zamandır hepimizin farklı süreçlerden geçmesinden yana yakıla bahsediyoruz. Ben her zaman bir adım önde oldum(ne kadar önde denirse işte) farklı yolları seçtik denebilir. Ben dönemeci erken döndüm. Hepsinden önce üniversitedeydim. Hepsinden önce iş buldum. Hepsinden önce bütün bunların acısını çektim teker teker. Ve asla yakınamadım. Çünkü üniversitede acılı dönemlerden geçerken onlar kazanamadıkları için yeniden hazırlanıyorlardı. Onlar daha kötü durumdalardı değil mi? Ben işe girdiğimde bazısı mezun olmaya bazısı yüksek lisans kabulu alamayışına üzülüyordu. Onların daha zor durumları vardı iş yerinde ne kadar kötü bir gün geçirdiğimden bahsedemezdim. Şimdi hepimiz farklı fazlardan geçtik ve birbirimizin sorunlarına hakim olmayı, hepimizin hayatına dair bir çok fikirde bulunmayı tamamen öğrenmiş durumdayız. Ama o kadar çok farklı kararlar ve hayatlar yaşıyoruz ki birbirimizin hayatına yetişemiyoruz ve asla görüşemiyoruz.
Ve ben bu dört gün süren tatilde ailemle vakit geçirmek zorunda kaldığımı fark ettim. Çünkü gerçekten sosyal çevrem yoktu ve aslında antisosyal olduğumu düşünmeye başladım. Benden iki kat daha fazla yaşamış ellili yaşlardaki ebeveynim benimle iyi anlaşabilmek ya da dışarıda gerçekten aradığım vakti geçirebilirmiş gibi onların bu yetersizliğinden hayal kırıklığı ve üzüntü hissettiğimi farkettim. Hatta öfke. O kadar garip duygular yaşıyorum ki bugün saat üçü geçiyor ve ben kahvaltıyı yaptığım bir saat dışında yatak ve yorganımdan ayrılmadım.
Daha başka milyonlarca kendime dair arıza sayabilirim çünkü bu yaşında hala kendine sevgi beslemeyi öğrenememiş bir ruh hastasıyım ve bunu bugün çok pişman olacağımı bile bile anneme ödetiyorum. Çünkü sinirimi kusabileceğim tek zaman dilimi onun bana ulaşmaya çalıştığı anlardan ibaret.
Kendimle yoğun bir şekilde mücadele ettiğim bir dönemin başındayım. Yine, yeniden. İlk değil ama her seferinde daha az canımı yakıyor diyemeyeceğim. Her seferinde bir öncekinden daha çok acıtıyor. Çünkü bir öncekinde bir daha olmayacak sanıyorsunuz. Buna inanıyorsunuz. Bir daha gerçekleştiğinde kendinizi hayal kırıklığına uğratmıi oluyorsunuz.
Gülünç, acınası bir kısır döngü.
İçimden geldiği gibi döktüm buraya. Çünkü samimiyetime örtü olabilecek hiçbir şey bulamadığım şuanda. Bulabilseydim belki ağlamayı kesebilirdim.
Her neyse.
İyi pazarlar.