Doğa ve kendi şanssızlığı tarafından biçimi bozulduktan sonra pes eden birçok kişi tanırız ama şanssızlığı onu zafere, kendisinin de bir keresinde söylediği gibi, zihinsel zafere götüren pek az insan vardır. Yavaş yavaş Koller’de, zaman içinde daya ziyade ve en sonunda sadece düşünmeye olan ilginin saptanabileceği bir insanı inceleme imkanı buldum. Bu tür bir insanla uzun süre vakit geçirmenin doğal olarak imkansız olduğunu söylemeliyim. Bu tür bir insana yaklaşabilir ama onunla temas kurduğumuz anda itiliriz. Bu tür bir insan bize tahammül edemez ve bizi iter. Böylece, sadece düşünmekle meşgul ve hakikaten sadece düşüncelerinden yola çıkarak var olan bu insanların gitgide, düşüncelerini düşünecekleri, pekiştirecekleri ve düşünceleri dışındaki her şeyi göz ardı edecekleri, bunu da bu tutku tarafından bastırılana, boğulana ve yok edilene dek yapacakları bir mutlak inzivaya çekilmeleri gerçeği kendiliğinden açıklanmış olur. Koller böyle ölümcül bir süreci örnek olacak şekilde uyguladı. En sonunda içindeki her şey sadece düşünce ve tahammülsüzlük oldu.