KARIMI SADECE ARKADAN SİKTİRİYORUM ÖNDEN BOŞALMAMAK VE KONDOM ŞARTIYLA UYAR İLGİLENEN TEK ERKEK VEYA ÇİFTLER REBLOG YAPSIN TAKİBE ALALIM.
tumblr dot com
todays bird
taylor price
d e v o n

Product Placement
YOU ARE THE REASON
RMH
dirt enthusiast

roma★
he wasn't even looking at me and he found me

No title available

titsay
occasionally subtle
Lint Roller? I Barely Know Her
Keni
KIROKAZE
hello vonnie
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

shark vs the universe
TVSTRANGERTHINGS

seen from Germany
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Netherlands
seen from T1
seen from United States

seen from United States
seen from T1
seen from United States
seen from Brazil

seen from Germany

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@mavi-ejder-40
KARIMI SADECE ARKADAN SİKTİRİYORUM ÖNDEN BOŞALMAMAK VE KONDOM ŞARTIYLA UYAR İLGİLENEN TEK ERKEK VEYA ÇİFTLER REBLOG YAPSIN TAKİBE ALALIM.
Kocam arkadaşı ile beni Sikti
7 Mart 2015 Cumartesi Kocam Arkadaşı İle Sikti Beni Merhaba sex tutkunları. Bizim hikayemiz iki yıllık evlilikten sonra kocamın porno koleksiyonunu keşfetmemle başladı. Her yeni evli çift gibi normal bir seks yaşantımız vardı. İkimiz de genciz, hormonlarımız tavan yapmış, durmadan sevişiyoruz. Ben o ilk gece, gerdek gecesi sıkıntısını atlattıktan sonra hiçbir çekincem, korkum kalmamış vaziyette, kocamın biraz aşırı isteklerine yetişmeye çalışıyordum. Kocamın her sevişme talebinde, biraz mırın kırın ettikten sonra okşamalarına, sırnaşmalarına dayanamıyor, arkasından gelecek zevkleri bildiğimden fazla itiraz etmeden bacaklarımı aralayıveriyordum.
İlk aylar günde iki, günde bir derken iki günde bire, üç günde bire düşen sevişmelerimiz yine de zevk veriyordu bana, kocam zevkten bayıltıyordu her seferinde beni… İki yılın sonunda artık sevişmek için hafta sonlarını bekler olmuştuk kendiliğinden… Kocama sorduğumda yorgunum, stres, şu, bu diye geçiştiriyordu. Ben de kabullenmiştim bu durumumuzu…
Bir gün büyük temizlik yaparken gardrobun üzerine toz almak için çıktım. Kocamın kullandığı bölümde, kullanılmayan kışlık giysilerin arkasına gizlenmiş gibi duran bir kutu dikkatimi çekti, indirip baktım. Bir sürü CD vardı kutunun içinde… Merakla rastgele birini aldım, dizüstü bilgisayara takıp baktığımda film olduğunu gördüm. İngilizce filmin başında masum ev kadını olan başroldeki kadın kahraman, filmin sonlarında grup sekse dalıyor, çırılçıplak koca koca penisli erkeklerle sevişiyordu durmadan… Önceden haberi olmayan kocası da tesadüfen durumu öğrenince aralarına katılıyordu.
Önce kocamın bunları izlediğini öğrenmenin şaşkınlığı, sonra da “yoksa evlendiğim adam bir seks sapığı mı” diye endişeler içerisinde, şaşkınlıkla filmi izlerken giderek tahrik olduğumu, ıslandığımı, önünü alamadığım bir şehvete kapıldığımı fark ettim. Yatağın üzerinde uzanmış ekrandaki sahnelerden gözümü alamıyordum. Elim eteğimin altından önüme gitti istemsizce… Külodumun üzerinden amımı okşarken az sonra parmaklarım içime daldı. Filmdeki kadın iki erkeğin arasında tost yapılırken ben de kendimle oynamaya başladım. Kadın feryat figan boşalırken ben de nefes nefese orgazm oldum.
İşim bitince ıslak parmaklarımı çıkarıp eteğime kuruladım. Kutudaki diğer CD’lere baktım, hepsinin de aynı şekilde porno olduğunu gördüm. Hepsi seçmece erkekler, kadınlar birbirlerine veryansın ediyorlar her filmde, kıyasıya sevişiyorlardı.
Tamam, kocamdan öğrendiğim, bana yapmasını, zevk almasını öğrettiği şeyler elbette var ama, bu filmlerde gördüklerim aklımı başımdan aldı. Ağzım açık kalıyordu her filmi seyrettiğimde… Sapık kocamın hayli geniş bir beğeni yelpazesi vardı. Zencisi, beyazı, genci, orta yaşlısı, her türlü kadın, her türlü erkek rol alıyordu filmlerde… İkili, üçlü, kalabalık gruplar, masturbasyon sahneleri, sado mazo öyküler, fetişler…
Ben birini takıp diğerini çıkarırken akşam olmuş, kocam işten gelmişti. Bana seslendiğinde yatak odasına gelmesini söyledim. Meraklı bakışlarla kapıdan içeriye girdiğinde ben yatağın ortasında çırılçıplak, yarı uzanmış vaziyette oturuyordum. Etrafımda yatağın üzerine saçılmış CD’ler, laptopun ekranında oynayan bir porno film… Gördüğü manzara buydu. Tepkimi ölçmek ister gibi yüzüme baktı. Ben de ifadesiz bir yüzle ona baktım. sex hikayeleri
“Sonunda buldun mu hazineyi?” dedi kısaca… Ekranda oynayan filmin sesini kıstım biraz, inlemeler, çığlıklar azaldı.
“Buldum. Ama neden tin tin gardroplara gizlediğini, sakladığını anlayamadım. Gerçekten, neden sakladın bunları benden?” Yatağın üzerine oturup bana baktı,
“Ne bileyim, bana kızmandan,beni sapık diye yaftalamandan korktum işte… Kızmadın mı peki?”
“Önce kızmıştım evet… Ama birkaç tanesini izleyince fikrim değişti.” Eğilip dudaklarıma bir öpücük kondurdu kocam,
“Demek fikrin değişti? Hoşuna gitti mi peki?”
Ben de onun öpücüklerine karşılık vermeye başladım. Dudaklarına yumuldum, kucağına uzanıverdim hemen… Üzerime eğilip öpmeye başladı beni… Hala filmden gelen sesler duyulabiliyordu odanın içinde… Elini bacaklarımın arasına atıp zevkten kabarmış amımı avuçladı. İnledim.
“Amın ıslanmış, su içinde kalmışsın karıcım…” dedi dudaklarımı yerken…
“Evet… Saatlerdir senin sapık filmlerini izliyorum… Senin yüzünden azdım. Senin bu adi porno filmlerin yüzünden… Deli ettin beni… Gelişini iple çektim.” diye yanıtlarken elimi kalkmış sikine attım, pantolonun üzerinden sıkıp okşadım. Kocam,
“Benim adi pornolarıma bayılmış gibisin aşkım…” derken ben elimi çoktan fermuarının içine sokmuş, sertleşmiş sikini dışarıya almıştım bile… Başımı kucağına eğip başını ağzıma aldım, yalamaya, emmeye başladım.
“Evet pis sapık… Senin adi pornolarına bayıldım. Hadi onlar gibi yap sen de… Sik beni… O kadınların dediği gibi… Fuck me…” dedim bir yandan yalamaya devam ederken…
Orada film koptu. Ne zaman soyundu kocam, ne zaman birbirimize daldık, hatırlamıyorum. Bilgisayardaki filmde sikişenleri seyrede seyrede biz de sikiştik. Evire çevire sikti kocam… Filmde ne yapıyorlarsa bana aynısını uyguladı, filmden kopya çekti beni sikerken… Öyle bir gece yaşadık ki, ilk balayı aylarımızda bile yaşamamıştık böylesini…
Karım porno filmlerimi bulmasın diye saklamıştım gerçekten de… Fakat bulup da kızmadığını görünce bayram yaptım. Ona da bayram yaptırdım tabi… Harika, seksi karım, o gece filmlerdeki porno yıldızlarına taş çıkartır bir performans sergiledi bana… Ne emmesi kaldı, ne gömmesi… Önden arkadan ağızdan sikmediğim yerini bırakmadım.
O günden sonra da pornolar sevişmelerimizin ana aksesuarı oldu. Soyunup yatağa giriyor, bir süre filmi izledikten sonra biz de birbirimize giriyorduk. Filmdeki sevişenlerin görüntüleri, inlemeleri bizi alabildiğine tahrik ediyor, havaya sokuyordu.
“Neden daha önce yapmadık bunu kocacım” diyordu her sevişmeden sonra… “Öyle tahrik oluyorum ki bunları izlerken… Sanki biz sevişirken onlar da yanımızda sevişiyorlar. Grup seks yapıyor gibi hissediyorum kendimi…”
“Sen de grup seks yaptığımızı düşün karıcım… Bak şu zencinin yarağına bak… Nasıl da sokuyor kadına… Düşünsene, o yarak sana girse ne yaparsın? Nasıl bağırtır seni herif…” Ekrana bakıyordu karım,
“Aman istemem aşkım… Baksana kolum kadar var kara şey… Amıma girse yarar geçer beni bu yarak… Offf… Bu incecik kadın bu koca yarrağı nasıl alıyor amına böyle?” Karımın içinde gidip gelirken bir yandan da konuşuyordum,
“Merak etme, alırsın sen de… O kadından neyin eksik? Amcığını doldurur bu yarak… Zevkten geberirsin…” Karım bacaklarını belime dolamış sikimin zevkini çıkarırken gözünü ekrandan ayırmıyordu,
“Ohhh… Gebertir valla… Ama sen yanımda olmalısın. Zorlamaya kalktığında, canımı yaktığında engel olursun, di mi kocacım?” Hızlandım karımın amında, sikimi saplarcasına sokup çıkarırken,
“Bak sen şu terbiyesize… Elin zencisiyle sikişmek istiyorsun ha? Hem de benim yanımda?” Kikir kikir güldü karım,
“Ama ne güzel olurdu aşkım… Senin yanında yabancı erkeğin sikini yemek… Ohhh… Sikin büyüdü içimde, hissediyorum. Sen de zevk alıyorsun değil mi? Karını sikseler yanı başında… Hatta sen de bu zenciyle beraber siksen beni… Oohhhh…”
“İnanmıyorum sana ya… Ağzına alıp yalamazdın ilk evlendiğimizde… Şu haline bak… Azgın orospunun teki oldun başıma… Beni de pezevenk yaptın çıktın.”
“Evet… Evet aşkım… Azgın orospu oldum senin yüzünden… Sikişmeyi sen öğrettin bana… Orospuluğu da senin pornoların öğretti… Ohhh… Sik beni… O erkeklerle beraber sik kocacım… Pezevenk kocam… Dümbük kocam… Aranıza yatırın, beraber sikin beni… Her yerime sokun… Ohhh… Onlar siksin, sen seyret beni… Aşkımmm… Erkeğimmm… Hızlan… Hızlan… Aaahh… Geliyorummm….”
Bazen öyle azıyorduk ki, kapıdan içeri girer girmez sevişmeye başlıyorduk. Film seyretmeye bile zaman bulamadan seks yapıyorduk. İşte o anlarda birbirimizi azdırmak için olmadık şeyler söylüyor, olmadık fantezilerin hayalini kuruyorduk. Hep başkaları, etrafımızdaki başka erkekler, kadınlar vardı bu fantezilerde…
“Ev sahibi sikiyor seni karıcım…” diyordum karımı sikerken… “Hasan bey koca sikini sokuyor sana… Kirayı almayacakmış güzel sikişirsen…”
“Ohhh… Siksin kocacım… Ev sahibi siksin beni… Merak etme… Çok güzel muamele yaparım ben ona… Üste para bile verir bana… Hadi geçir sikini Hasanım… Oh, çok büyükmüş senin sikin… Kocamın sikinden daha büyükmüş. Ah ne güzel sikiyormuşsun sen… Harika… Ohhh… Sen beni sikerken, kocam da sizin evde, senin karını sikiyor… Ne güzell… Ooohhh…”
Bir başkasında işyerinde beraber çalıştığımız, evimize gidip gelen Metin abiyi alıyorduk yatağa… Bizden yaşlıydı ama kendine bakıyordu. Yakışıklıydı. Spor salonlarına gidiyordu hep, üçgen vücutlu, sırım gibi bir şeydi… Karım altıma yatarken onun ismiyle hitap ediyordu bana,
“Hadi Metin abi… Sik arkadaşının karısını… Amına koy… Kocam senin kadar güzel sikemiyor beni… Hadi o gelmeden sik beni Metin abi… Ooohhh…”
“Ulan orospu… Ulan kahpe… Demek Metin abi ha? Al ulan sana Metin abinin yarağı…”
“Evet o kocacım… Yakışıklı arkadaşın senin… Sporcu arkadaşın… Yakışıklı Metin abin… O siksin beni… Söyle ona… Sikini geçirsin bana… Çok güzelmiş siki… Harikaymış… Ohhhh…”
Kökleye kökleye, bağırta bağırta, vurdurarak sokuyordum amına sikimi… Bir yandan da hınçla bağırıyordum.
“Ohh… Al bakalım yarak nasıl olurmuş gör… Sikilmek ne demekmiş anla… Kocan böyle sikemez seni yavrum benim… Bebeğimm…” diye diye sikiyordum karımı… Çılgınlar gibi boşalıyorduk.
Kocamla bambaşka bir seks yaşantımız olmuştu o pornolar sayesinde… Doymaz, bıkmaz olmuştuk seks yapmaktan… Orgazmdan orgazma sürüklenmeye bayılıyordum. Müptelası olmuştum.
Bir Pazar günü AVM alışverişinden dönmüştük. Her zaman olduğu gibi mini etekle dekoltelerle mağazaları dolaşmıştım bütün gün… Erkeklerin bana sikecek gibi bakmalarına deli oluyordu kocam… Utanmazlar, ben ne kadar mini eteğimi çekiştirsem, kapamaya çalışsam da, gözlerini degajemden, mini eteğimin açıkta bıraktığı ince çoraplı bacaklarımdan ayırmıyorlardı kocam yanımda olduğu halde…
Kocam da özellikle biraz aramızda mesafe bırakıyordu. Ben yalnız başıma gezinirken, mağazalardaki rafların arasında erkeklerin yiyecek gibi bana bakışlarını birebir izliyordu uzaktan…
Öyle ki, eve geldiğimizde ikimiz de dolmuş vaziyetteydik. Elimizdeki poşetleri olduğu gibi yere bırakıp birbirimize sarıldık. Çılgınca öpüşüyorduk. Kocamın elleri mini eteğimin altına dalmış, külodumu, amcığımı mıncıklayıp duruyor, dudaklarımı öpüp ısırırken,
“Azgın karı… Elin adamlarına göstermediğin yerin kalmadı. Teşhirci fahişe… Hem onların sikini kaldırdın, hem benim… Şu amcığına bak, nasıl sulanmış… Şimdi bir güzel yatırıp sikeyim seni de gör gününü orospu…” diye inleyip duruyordu.
“Ohhh… Sik… Hadi sik beni aşkım… Nasıl da bakıyorlardı karına? Sikecek gibi bakıyorlardı… Oohhh… Yaraklarını kaldırdım di mi kocacım? Beni sikmek için kalktı o yaraklar… Bana geçirmek için… Hadi onların yerine sen geçir bana… Yatır beni… Sik beni…”
Tam kendimi yere bırakıp kocamı üstüme çekmek üzereydim ki telefonu çaldı. Açmak istemedi önce… Kırmızı görmüş boğa gibi bana saldırmakla meşguldü. Fakat çalmaya devam edince küfürler savurarak elini cebine atıp telefonunu çıkardı. Ben aldırmadan önünde diz çökmüş, fermuarını açıp taş gibi sikini dışarıya çıkarmış, yalamaya başlamıştım bile…
“Efendim Metin abi?” deyince işyerindeki arkadaşının aradığını anladım. Ara sıra uğrar, bir iki sohbet ederdik, bazen yemeğe kalırdı Metin abisi…
Kocamın eli saçlarımın arasında gezinirken başımı kasıklarına çekiyor, sikini ağzıma sokmaya çalışıyor, bir yandan da telefonda cevap yetiştiriyordu. Zevkten inlemelerini Metin abisi duymasın diye de çabalıyordu zavallı… Sikini ağzımdan çıkarıp fısıltıyla,
“Gelmesin aşkım… Bahane uydur şuna… İşimiz var bizim… Sevişmek istiyorum ben…” dedim. Sanki ben bunu söylememişim gibi devam ediyordu konuşma,
“Tamam abi… Müsaitiz abi… Ne demek canım? Biz de dışarıdan geldik şimdi… Hemen mi? Gel tabi canım… Bekliyoruz… Biraları almayı unutma gelirken abi…”
Telefonu kapatıp beni ayağa kaldırdı. Sarılarak elini önüme daldırdı tekrar… Külotlu çorabın üzerinden amımı yoğurmaya başladı. Huysuz çocuklar gibi çemkirdim kocama… Dudaklarımı büzerek sinirle fırça attım,
“Bırak allasen… Ben gelmesin, işimiz var diyorum, sen davet ediyorsun adamı… Tam azmışım, sevişelim diye deli oluyorum, senin yaptığına bak…” Büzdüğüm dudaklarıma yumuldu kocam,
“Kızma hemen karıcım… Yakınlardaymış. Hemen gelmeyecek olsa bir posta atardım sana ama… Neyse… Geceye bırakırız biz de sikişmeyi…” Kollarından kurtulmaya çalıştım.
“Rüyanda görürsün sen…” dedim. “Bana koca lazım, o da şimdi lazım… Ateşimi söndürecektik ne güzel… Gece falan istemiyorum işte… Sen git Metin abinle seviş…” Memelerimi avuçlarken,
“Deli karı… Azgın şey… Ben niye sikişeyim Metin abiyle… Sen sikiş… Ateşini o söndürsün senin… Hazır senin kızgınlığın üstündeyken, amcığın yarak diye yanarken siksin seni… Hep sevişirken hayalini kuruyorduk ya, fırsat bu fırsat işte… Gelir gelmez sikiş onunla… Benim yanımda… Ben varken…”
Pantolonun önünden çıkardığım siki şimdi çoraplı bacaklarıma sürtünüyordu. Taş gibi sertliğini hissedebiliyordum.
“Manyak şey… Sapık… Onlar fanteziydi. Gerçek değildi ki…” dedim.
“Neden olmasın… Hadi sikiş onunla… Tam filmlerdeki gibi… Benim yanımda siksin seni… Ohhh… Sikini geçirsin güzel amcığına senin… Hadi karıcım, olmaz deme hemen…”
“Bırak dedim sana… Ne geniş adamsın sen yaa… Pezevenk koca… Sen hayal kurmaya devam et… Bırak beni de bir iki meze falan hazırlayayım. Madem sikmiyorsun beni…”
Zorla elinden kurtuldum. Gerçi Metin abinin hemen gelecek olması yüzünden bırakmıştı kocam ama perişan vaziyetteydi. Önünden çıkmış, havaya dikilmiş sikini eliyle tutup içeri sokmaya çalışıyordu homurdanarak… Ben mutfağa giderken kapı çalınıyordu zaten… Metin abi gelmişti.
Karım mutfağa giderken ben de derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştım. Sonra da kapıyı açtım, Metin abiyi karşıladım. Ellerindeki poşetlerin bir kısmını aldım. Her zamanki gibi eli kolu dolu gelmişti. Buz gibi biralar, cipsler, çikolatalar, karım için kaliteli bir kırmızı şarap… Beraber mutfağa yürürken,
“Abi ne zahmet ettin yaa… Hep böyle yapıyorsun. Bir sürü şey almışsın yine…” dedim.
“Ne zahmeti canım? Benim de canım sıkıldı, size uğrayayım dedim. Rahatsız ederim diye korkuyordum ama, sen ille de gel deyince…”
Karımı görünce şöyle bir duraladı. Baktım, az önceki yaramazlığımız yüzünden karım biraz dağınık görünüyordu. Beyaz ince bluzunun üstten iki düğmesi açılmış, içindeki kırmızı sütyenin dantelleri, irice göğüslerinin çatalı görünüyordu. Açılmış bluzuyla, altındaki mini eteği, siyah çorapları, yüksek topuklu lame terlikleriyle öyle seksi bir hali vardı ki…
Eh, az önce tüm ateşimize rağmen yarım kalan seks oyunumuzla yataktan yeni çıkmış, yeni sikilmiş gibi görünüyordu güzel karım… Öpüşmekten dudakları şişip kızarmış, saçı başı dağılmış… O da elini uzatıp bira poşetini alırken,
“Hoş geldin Metin abi…” diye seslendi cilveli bir tavırla… “Ben de bir iki yiyecek şey hazırlayayım demiştim. Şu biraları dolaba koyayım, kalanlar ısınmasın” diyerek döndü, buzdolabının kapağını açtı.
Elindeki bira şişelerini buzdolabına yerleştirmeye başladı. Alt raflara şişe koymak için eğildiğinde diri kalçalarını geren mini eteği biraz daha yukarıya sıyrılmış, daha da mini hale gelmişti. Bacakları neredeyse baldırlarına kadar görünür olmuştu. Kıpırdanıp hareket ettikçe o muhteşem kalçaları sanki yatakta sevişir gibi görünüyordu gözüme…
Yutkundum. Gözlerimi karımın dolaba domalmış, uzun bacaklarını ortaya koymuş görüntüsünden ayıramıyordum. Sanki bilerek yapıyor, az önce yarım bıraktığım zevki yüzünden intikam alır gibi davranıyordu orospu karım… Silkinip kendime gelmeye çalıştım. Baktım, Metin abi de benden farksız vaziyetteydi. O da hareketsiz kalmış, vurulmuş tavşan gibi karıma bakıyordu. Ben öksürünce kendini topladı, bana baktı,
“Gel Metin abi, biz içeriye geçelim. Gül bir şeyler hazırlar getirir.”
Salona gidip oturduk. Televizyonda spor programı vardı, onu açtık. İzlemeye başladık. Karım mutfakla salon arasında gidip geliyor, bira, çerez, meyve falan getiriyordu. Önümüzdeki sehpayı donattı. Bizim ısrarımızla o da oturup kendine şarap doldurdu. Hep beraber yemeye, içmeye başladık.
Sık sık karımla göz göze geliyorduk. Koltukta oturduğu yerde eteklerini toplamaya, frikik vermemeye çalışıyordu her normal kadın gibi… Bacaklarını bitiştiriyor, yan oturuyor, eteğini çekiştiriyordu. Biz iki bira, karım iki kadeh şarap içtikten sonra ortam iyice ısındı. Muhabbet koyulaştı. Karımın kahkahalarının dozu arttı. Metin abi sürekli fıkralar anlatıyor, hepimizi güldürüyordu.
Biralarımız bitince karım mutfaktan bira getirmek için gittiğinde ben de yardım edeyim diyerek arkasından gittim. Buzdolabına eğilip bira alırken arkasından pantolonumun önünü şişirmiş, sertleşmiş sikimi dayadım karımın götüne…
“Ne yapıyorsun, bırak…” dedi karım dolabı kapatırken… Ben boynunu öpücüklere boğarken huylanıp kaçınmaya çalıştı karım,
“Asıl sen ne yapıyorsun karıcım? Eteğini kapatıp duruyorsun. Madem mini etek giydin, bırak kendi haline, eteğin açılıversin. Adamcağız bacak görsün biraz… Külot görsün. Güzellik görsün. Kaç senedir dul zavallı adam… Özlemiştir ev ortamında çıplak kadın görmeyi, göt bacak dikizlemeyi… Göstersene biraz adama, sevaptır…”
“Manyak sapık… Aptal… Olur mu öyle şey? Bırak beni, huylandırıp durma… Azdıracaksın beni de kendin gibi…”
“Az öyleyse… Adam yanı başımızda işte… Her sikiştiğimizde bunun hayalini kurmadık mı?… Biraz açılıp saçılıver, biraz gösteriver, ne olur? Karımın güzelliklerini görsün Metin abimiz… Bütün gün elin adamlarına gösterip durdun, abime de göster… Yabancı değil ya…” Kulak memelerini yalıyor, dişlerimin arasında ısırıyordum hafif hafif…
“Sonra da siksin beni öyle mi? Bırak beni pezevenk… Asıl yabancı olmadığı için gösteremem ona… Yüz yüze bakıcaz onunla… Hep sikmek ister sonra… Bırak…”
Zorla, balık gibi kıvranıp kollarımın cenderesinden sıyırdı, kurtuldu elimden, içeriye gitti. Ben de biraz bekleyip olayın heyecanıyla taş gibi olmuş sikimin sertliğinin inmesini bekledim.
Şu pezevenk kocam delirtecekti beni… Neler söylüyordu böyle? Tövbe tövbe… Tamam fantezi yapıyorduk ama, şimdiye kadar hep yatakta kalmıştı kurguladıklarımız… Sikişmemiz bittikten sonra anmıyorduk bile… Bu gece nedense işi iyice ilerletmeye çalışıyordu adam… Azgınlık başına vurmuştu herhalde…
Yalnız laf aramızda, ben de etkilenmiyor değildim olaydan… Zaten yarım kalan sevişmemiz yüzünden ateşim başıma vurmuş vaziyetteydi. Bir de içtiğim şarap yüzünden olmalı, başım dönmeye, içim yanmaya başlamıştı. Kasıklarımda karıncalar yürüyordu sanki… Alevden bir lav eriyik halinde damarlarımda geziniyor, aç bedenimi ateşe atıyordu.
Salona gittiğimde Metin abi kalkıp elimden bira şişelerini aldı. Alırken parmaklarımız birbirine temas etti bir an, ürperdim. Neden böyle olduğunu anlayamıyordum. İçerde kocam götüme sikini dayadığında böyle bir şey hissetmemiştim oysa… Şimdi yabancı bir erkeğin eli elime temas etti diye hazla ürperiyordum, içim eriyordu zevkten…
Yerimize oturup devam ettik. Ben biraz tedirgindim. Fakat şarap kadehini dolduran Metin abinin uzattığı bardağı onunla beraber fondip yapınca neşem yerine geldi tekrar… Kocam da gelip bize katıldı. Muhabbet kaldığı yerden aynı şekilde sürüyordu.
Artık kendimi kasmayı bırakmıştım. Tam kocamın istediği gibi rahatlamış, gülüyor, konuşuyor, bacaklarımı gözlerden saklamaya çalışmıyordum. Eteğim iyice sıyrılmıştı. Ara ara Metin abinin bakışlarını yakalıyordum. Dikkatsizce sıyrılan eteğimde, bacaklarımda dolaşıyordu o bildik, sikici erkek bakışları…
İçim bir hoş olmaya başlamıştı. Sıcak basmıştı. Bluzumun düğmeleri zaten açıktı, birini daha açtım parmaklarımla oynarken… Sütyenim iyice açığa çıktı. Metin abinin bakışları mıknatıs gibi oraya döndü konuşmanın ortasında…
Ben iyice tahrik oldum, mayıştım. Yayıldım. Kocamın gözleri de aynı şekilde açılıp saçılan karısının üzerinde dolaşıyordu istekle, şehvetle… Onun “güzelliklerini gösteriver” diyen sesi kulaklarımda çınladıkça ben biraz daha açıyordum kendimi… İki erkeği hayran hayran kendime baktırmak hoşuma gidiyordu. Sadistçe oynuyordum onlarla…
Sonunda yere oturup kağıt oynayalım dedik. Sehpanın üzeri dolmuş, oynayacak yer kalmamıştı çünkü… Ben kağıt destesini getirdim. İki erkeğin yanına oturup kartları dağıttım, kağıt oynamaya başladık.
Gırgır şamata oyun sürerken ben artık iyice dikkatsiz olmuştum. Bacaklarımı ayırıyor, şarap kadehine uzanırken memelerimi açıyor, iki erkeği delirtmek için elimden ne gelirse yapıyordum. Sanırım külotlu çorabın üzerinden kırmızı külodumu bile görüyordu adamlar…
Metin abi de, kocam da gözlerini benden ayıramıyorlardı. Çoğu kez bana bakmaktan hata yapıyorlar, ellerindeki kağıtları şaşırıyorlar, kahkahalar patlıyordu bir anda… Sonunda iyice yoruldum. Ayağa kalktım. İki erkek oturdukları yerden bana bakıyorlardı. Elimi alnıma götürdüm,
“Beyler, müsaadenizle… Ben biraz çarpıldım galiba… Siz devam edin, ben şu koltuğa uzanayım biraz… Sen yabancı değilsin Metin abi…” diyerek üçlü koltuğa gittim, sırt üstü uzandım.
Gerçekten başım dönüyordu. Bacaklarımı uzatıp gözlerimi kapattım. Altımda mini eteğim olması önemli değildi, zaten görecekleri kadar görmüşlerdi ne varsa…
Karım koltuğa uzandığında bacakları iyice açılmıştı. Harika görünüyordu. Nefes alıp verirken inip kalkan göğüsleri, düğmeleri sütyene kadar açılmış bluzuyla, sıyrılan mini eteğiyle, uzun, çoraplı bacaklarıyla ölümüne seksi görünüyordu karıcığım…
Baktım, Metin abi benden çekiniyor bir yandan, hemen önündeki seksi manzarayı kaçırmak istemiyor bir yandan… Oturduğu yerde elini önüne bastırıp kıpırdanıp duruyor, yan yan kaçamak bakışlarla sereserpe yatan karımı dikizlemeye çalışıyor… Adeta işkence gibi… Onu biraz rahatlatmaya karar verdim. Ayağa kalktım,
“Bu biralar çişimi getirdi yaa… Ben gidip bir rahatlayayım Metin abi, sen devam et…” diyerek yalpalaya yalpalaya çıktım salondan… Ben yokken olacakları fena merak ediyordum. Banyoya gidip musluğu açtım. Hemen geriye dönüp salon kapısının yanında mevzilendim.
Metin abi sırtı kapıya dönük, gözü karımda, çarpılmış vaziyetteydi. Bir ara kapıya dönüp baktı, suyun sesini duyunca işediğimi düşünüp rahatladı, tekrar karıma döndü… Eli sikinin üstünde, kalkan sertliğini oğuşturup duruyordu. Yavaşça ayağa kalktı, karımın uzandığı koltuğun yanına gitti. Fısıltıyla karıma seslendi,
“Gül… Gül…” diye, eliyle omzundan tuttu. Karımdan ses çıkmadı. Gözleri kapalıydı hala… “Gülüm… Canım… Aşkımm…”
Metin abi elini karımın bacağına götürdü, tüy gibi, hafifçe bacaklarında dolaştırdı elini… Uzandığı yerde arkasını dönen karımın kalçaları olduğu gibi Metin abinin gözlerinin önündeydi şimdi… Uzun uzun okşadı karımın bacaklarını… Elini eteğinin üzerinde, kalçalarında, incecik belinde, omuzlarında dolaştırdı. Karım uykusunda hoşnutlukla, inler gibi sesler çıkarıyordu her yeri okşandıkça… Zevk alıyordu.
Baktım, normal işeme süresini geçiriyorum, gidip suyu kapattım. Banyodan geldiğimi haber veren ayak sesleriyle yürüdüm, salona girdim. Metin abi benim sesimi duyunca hemen karımı okşamayı bırakmış, yere oturuvermişti. Yüzünün kızarıklığı, önünün kabarıklığı geçmemişti ama… Sanırım adrenalin tavan yapmıştı Metin abide…
Biraz daha sohbet ettik. Biz konuşurken karım uykusunda döndü, sırtüstü uzandı. Bacağının biri dizden yukarıya kıvrılmış, diğerini uzatmıştı. Mini eteği kasıklarına kadar sıvanmıştı bu durumda… Külotlu çorabın danteli, içindeki kırmızı tangası görünüyordu incecik siyah çoraptan…
Yutkundum. Öyle güzeldi ki karımın görüntüsü… Üstelik bunu sadece ben değil, yanımda yabancı bir erkek de benimle beraber izliyordu. Görmezden geldim. Uzun bir süre Metin abinin de manzarayı izleyip sindirmesine, adamın iyice azmasına izin verdim. Sonra kalkıp,
“Hay Allah, şarap çarptı galiba Gülümü… Ben şunu kaldırıp yatırayım Metin abi…” diyerek karımı kaldırdım. “Hadi aşkım, burada uyuma, yatağımıza gidelim…” dedim.
Mırıldanarak kalkan karımın eteği beline çıkmış, kırmızı tanga külodu bile görünüyordu ayaktayken… Metin abinin istekli bakışları üzerimizdeyken çekiştirip düzeltmeye çalıştım becerebildiğim kadarıyla, sonra da koluna girip yatak odasına götürdüm. Bluz, etek, külotlu çorap, tanga ne varsa üzerindekileri çıkardım. Çırılçıplak vücuduna şeffaf minicik fantezi geceliklerinden birini geçirip yatağa uzattım.
Doğrulup peri kızı gibi yatakta yatan karıma baktım bir an… Bembeyaz, çıplak vücudunu örten minik tül gecelikle öyle güzel, öyle seksi görünüyordu ki… Dayanamadım. Eğilip bacaklarını araladım, karıcığımın kaymak gibi, kutu gibi amını yalamaya başladım.
Ben amının dudaklarını somurdukça, sertleşen klitorisini emdikçe karım sesli sesli inlemeye başladı. Zevk alıyordu karım… Göz kapakları yarım açılıp bana baktı şehvetle… Aldığı zevk nedeniyle uykusu biraz açılmış gibiydi… Bacaklarının arasına girdim. Sikimi pantolondan çıkarıp iyice ıslanmış, su içinde kalmış amına sürtmeye başladım. Elini uzatıp sikimi okşadı.
“İstiyor musun?” dedim fısıltıyla… “Yarağımı geçireyim mi amcığına?” Kedi gibi gerindi karım,
“Evet… İstiyorum… Çok istiyorum hem de… Hadi sok onu bana…” dedi inleyerek…
“Hadi gel aşkım…. Kalk, içeriye gidelim… Metin abiyi de delirt bu kılığınla… Üçlü seks yapalım… İkimiz aramıza alıp sikelim seni… Zevk verelim sana…” Sikimi yavaş yavaş sokuyordum amına… Zevkle inledi,
“Hayır…” dedi. “Sapık şey… Sadece sen… Sen sik beni…”
Hayır demesine rağmen amı su içindeydi, zevk suları amından taşmaya, götüne süzülmeye başlamıştı. İyice içine girdim, bir iki gidip geldikten sonra çıkardım sikimi… Zevkle inleyen karımı öylece, bacakları ikiye ayrık, kıvranırken bıraktım. Sikimi pantolondan içeri sokup salona döndüm.
Beni bekleyen Metin abiyle içmeye devam ettim. Arada kalkıp içeriye gidiyor, karımın amını yalayıp geri dönüyordum. Bir sonraki gidişimde yine sikimi çıkarıp amına sokuyor, tekrar çıkarıyor, aynı şekilde karımdan içeriye gelmesini istiyordum.
“Hayır, hayır, hayır…” diye inliyordu ben üstünde tüm ağırlığımla çıplak bedenini ezerken… Bacaklarını belime dolamaya, benim çıkmama izin vermemeye çalıştı ama başaramadı.
“Madem benim istediğimi yapmıyorsun, ben de seni sikmicem… Kal öyle sulu amcığınla… Yarak diye kıvran…” Yine kalkıp çıktım, içeriye gittim.
Metin abi merakla bana bakıyordu. Önümdeki kabarıklık saklanamaz haldeydi. Sanki ne yaptığımı anlamış gibi gülümseyerek bakıyordu bana…
“Hayrola? Gül uyumamış galiba arkadaşım…” dedi önümü işaret ederek… ”Ah siz gençler… Aklınız fikriniz sekste… Hiç fırsat kaçırmıyorsunuz. Ne mutlu size…”
Önce pantolonun önüne baktım, ıslanmıştı. Sonra Metin abinin yüzüne baktım düşünceli bir tavırla… Bir kısa an kararsızca bocaladım. Sonra,
“Metin abi… Gel bak, sana ne göstericem…” diyerek içeriye çağırdım adamı…
Yatak odamıza doğru giderken Metin abi merakla peşimden geliyordu. Ben kapıda durunca o da durdu. İçeriyi gösterdim başımla… Uzanıp baktı.
Karım yatakta sereserpe uzanmış, kırmızı gece lambasının ışığında, üzerinde tül mini gecelikle yatıyordu. Bacakları aralıktı. Az önce sikimi çıkarıp kalktığım şekilde kalmıştı. Memeleri inip kalkıyordu derin nefeslerle… Bir eli memesini avuçlamış, kabarık ucunu parmaklarıyla kavramıştı. Diğer elinin parmakları da önünde, amcığının üzerindeydi. Fısıldadım,
“Nasıl? Güzel değil mi?” dedim adama… Offf… Çırılçıplak karımı yabancı bir erkeğe gösteriyor, fikrini soruyordum. Heyecandan ölmek üzereydim. Metin abi yutkundu, konuşabilmek için bir nefes aldı,
“Deli misin? Böyle güzel, böyle seksi kadın görmedim ben… Senin karın bir harika arkadaşım… Çok şanslı köpeksin sen…”
“Evet Metin abi… Çok şanslıyım. Böyle güzel, seksi, hep yarak isteyen, istekli bir karım var benim… Sen de görüyorsun işte…” Durdum, heyecanla karımın güzelliklerini seyreden adama baktım, “Sen de onu istiyorsun değil mi? Sikmek istiyorsun karımı…” Bana dönüp bir şeyler söyleyecekti, engel oldum “Ben yokken karımın bacaklarını, her yerini okşadın salonda, gördüm. Her zaman gözün benim karımın üstünde… Benim için problem değil abi, aksine heyecan verici, tahrik edici… Aslında karım da içten içe seni istiyor, ama bunu kabul etmiyor bir türlü…”
“Deme ya… Ulan arkadaş, hastayım senin karına… Ne otuzbir çektim senin karın için bilemezsin. Ah, bir sikebilsem senin gösterip de vermeyen orospu karını… Dünyalar benim olurdu. Nasıl yapalım peki? Karını nasıl razı edeceksin? Yoksa tecavüzü düşünmeye başladım ben…”
“Sen burada sessizce, hazır kıta bekle… Hiç sesini çıkarma… Ta ki ben seslenene kadar…” diyerek içeriye girdim.
Yatağın yanında durup karıma baktım. Bakarken üzerimde ne varsa çıkarıp attım, çırılçıplak kaldım. Karımın üzerine eğilip her yerini öpüp yalamaya başladım. Karım yine inlemeye başlamıştı gözleri kapalı… Huşu içinde, tüm bedeninde dolaşan ellerimin verdiği zevkin tadına bakıyordu.
Ellerimle karımın her yerini dolaştım. Sonunda dudaklarımı kasıklarına gömüp amını yalamaya başladım. Ellerini saçlarımın arasında dolaştırıyor, beni kendine çekiyordu. Ben de ağzımı kocaman açmış, kutu gibi amcığının dudaklarını ağzımın içine doldurmaya, emmeye çalışıyordum. Dilimle sikiyordum karımı… Karım zevkten kalçalarını indirip kaldırıyor, yatağı dövüyordu kalçalarıyla… İncecik geceliği yırtıp attım, çırılçıplak bıraktım karımı…
Başımı kapıya çevirdiğimde Metin abi de soyunmuş, adem baba vaziyetinde sikini eliyle sıvazlayarak bizi izliyordu. Loş kırmızı ışıkta, elinde benimkinden uzun, koca sikiyle bir şeytan gibi göründü gözüme… Karımı sikmeye hazırlanan bir şeytan… Onun deli gibi bakan gözlerinin önünde karımın bacaklarını araladım, sertleşmiş sikimi karımın amına soktum bir hamlede…
“Aahhh…” diye inleyerek sarıldı bana karım… Birkaç kez gidip geldim. Karım altımda kendini kaybetmiş gibiydi. Yarağımı yedikçe kıvranıyor, inliyor, bağırıyordu,
“Ohhh… Çok güzel… Sik beni kocacım… Geçir amıma… Sik… Sik… Doyur beni…”
İyice zevke gelmiş, geri dönülemez noktalara ulaşmıştı karım… Bir anda çıktım içinden, kalktım. Metin abiye elimle gelmesini işaret ettim. Karım amcığı bir anda boş kalınca hoşnutsuzlukla homurdanmış, gözlerini açmıştı nedenini öğrenmek için…
Önce bana baktı, sonra çırılçıplak yanımda dikilen Metin abiye… İkimiz de önümüzdeki dimdik erkeklik organlarımızla ona bakıyoruz, heyecan içinde… Ellerini kasıklarına götürüp ıslak amını, bacaklarının içlerini okşarken hırsla homurdandı,
”İlle de siktireceksin beni ha? Peki… İstediğin gibi olsun benim pezevenk kocacım… Gel Metin abi… Sik şu pezevengin karısını… Amına koy karısının… Çok istiyor sikilmemi… Ben de… Ben de istiyorum. Dayanamıyorum artık… Biriniz gelip sikin beni… Bekletmeyin…”
Metin abi benim yer vermemle, karımın yalvarırcasına istemesine dayanamamış, bir anda karımın üstüne atlamıştı… Kolay mı? Yarı yaşında, kızı yaşında, piliç gibi, güzel, gencecik bir kadın… Metin abi 45 yaşında, karım 23… Çırılçıplak… Bacakları aralanmış, içine yarak girsin diye bekliyor yatakta… Amı su içinde, pırıl pırıl parlıyor ışıkta… Eğilip önce o sulu amcığı hırsla, hırpalayarak yalamaya başladı. Ben de yanlarında izliyorum elim sikimde… Bir yandan yalıyor, bir yandan homurdanıyordu sürekli… Söyledikleri beni iyice azdırıyordu,
“Oh güzel amcıklım benim… Oh azgın fahişem… Ne tatlı amcığın varmış senin… Deli ettin beni be kadın… Öldürdün sen beni… Yavrum benim… Amcığının sularını içerim senin… Amına koyarım ben senin aşkım… Demek Metin abini istiyorsun ha… Seni sikmemi istiyorsun ha… Merak etme yavru kuşum… Metin abin seni şimdi sikicek… Bu güzel amcığına koyacak senin… Hem de kocanın yanında… Kocanla beraber, kocanın yatağında sikicem seni… Ohhh… Bebeğim benim… Taşbebeğim…”
Somura somura karımın amcığını yalayan Metin abi en sonunda doğrulup taş kesilmiş koca yarağını karımın sırılsıklam amına geçiriverdi. Karım benim boşalttığım amcığına giren kalın yabancı erkek yarağının verdiği zevkle sımsıkı sarılmıştı Metin abiye… İyice ikiye ayırdığı bacaklarını erkeğin belinde kavuşturmuş, amındaki sikin daha da girmesini istercesine kendine çekiyordu.
Zevkle sikişiyorlardı ikisi… Ben de yanlarına yaklaşıp karımı okşamaya, memelerini sıkıştırmaya başladım. Metin abi pozisyon değiştirmek için sikini karımın amından çıkarınca bu kez ben karımı üstüme çektim. Bir anda sikimi içine alan karım sikimin üstünde deli gibi inip kalkmaya başlamıştı.
Karım memelerini benim göğsüme sürtüne sürtüne sikimi alırken Metin abi de arkasından yaklaşmış, karımın kalçalarını ısırıyor, minik deliğini yalıyordu. Bugüne kadar benim delemediğim incisini, göt deliğini… Karım amının içinde bir yarak, göt deliğinde yabancı erkeğin dili, çıldırmaya başlamıştı.
Biliyordum ki o yalanan göt deliği az sonra Metin abinin sikini alacaktı içine, mecburdu buna… Nitekim beklediğim gibi, yalaya yalaya göt deliğini su gibi tükürük içinde bırakan Metin abi doğruldu. Karımın belini tutup sikini o emilmiş, ıslanmış, kaygan göt deliğine dayadı. Yukarıdan bir tükürük bırakıp sikini de ıslattıktan sonra zorlamaya başladı.
Karım ilk anlarda acıyla bağırdı bir süre… Fakat aldığı zevkin de etkisiyle, benim alttan karıcığımın kalçalarını ikiye ayırmamın da yardımıyla kalın siki santim santim arkasına aldı. Karımın acı çığlıkları zevk çığlıklarına dönüştü.
İki erkek önden arkadan pompalıyorduk karımı… Ben sokuyordum, Metin abi çıkarıyordu. O sikini sokarken ben çıkarıyordum. Senkronize bir şekilde sikiyorduk Gül’ü… Sonunda hepimiz zevkle boşaldık.
Yatağa uzanıp kaldık. Karım ortamızdaydı. İlk defa grup seks olayı yaşamıştık. İnanılmaz bir zevk almıştım. Diğerlerine baktığımda onların da benden farksız olduğunu gördüm. Sarsılmış, yıpranmış, yorgun bedenlerimizle bir süre dinlendik. Karım iki elini iki yana uzatıp sikimizi tuttu,
”Delisiniz siz…” dedi gülümseyerek… “Beni de delirttiniz. Zevkten öldürdünüz iki yandan… “
Okşaya okşaya kaldırdı ikimizinkini de… Tekrar giriştik. Sabaha kadar sürdü sevişmelerimiz…
Artık karım ikinci bir erkeğe hayır demeyi, karşı çıkmayı bıraktı. Zevkini aldı çünkü… Çok seviyor grup seksi… Her canımız çektiğinde Metin abiyi çağırıyoruz evimize, iki erkek karımı doyasıya sikiyoruz, sike doyuruyoruz. full programlar
Hayatımızdan memnunuz. Tek sorunumuz kaldı, Metin abiye karım gibi seksi, ateşli bir kadın bulup evlendirmek… O zaman dörtlü grup zevkini tadabiliriz. Bekliyoruz, arıyoruz.
Karısını siktirmek isteyen ózelime gelsin her türlü sikerim evli dul türbanlı evliler 3.cü arayan her türlü fantaziye açığım sikiciniz geldi asla pişman olmazsınız özelime bekliyorum 30 yas 188 boy 85 kilo 19 cm sexste sınır tanımam
“içki için
sarhoş olun
küfredin
sevişirken gürültü yapın
çığlık atın
kimyasallardan uzak durun
muslukları açın
gece uyumayın
sebepsiz öpüşün
ağlayın
ağlatmayın
yalan söylemeyin
başkaldırın
isyan edin
mum yakın
şarabı şişeden
sigarayı filtresizinden için
jim morrison dinleyin
olmadı tom waits
kedileri okşayın
birbirinizi okşayın
beraber duş alın
evde çıplak gezin
insanları takmayın
tadını çıkarın.”
Tatilde Kocamı Aldattım
25 yaşında 5 yıllık evli bir kadınım. Eşimle aynı yaştayız. Mükemmel bir evliliğimiz var, mutluyum, anlayışlı, her isteğimi yerine getiren bir kocam var. Ama tek sorunumuz cinselliğe bakış açımız… Kocam tam anlamıyla azgın bir erkek…
Bense, onun kadar sekse meraklı değilim. Yetiştiriliş tarzım, seksi umacı gibi gösteren ailem, kendimi bakire olarak kocama saklayıp her şeyden kendimi soyutlamam, her şey bir araya geldi, neredeyse frijit bir kadın oldum çıktım.
Yıldırım aşkına tutulup birbirimizi sevdik, flört dönemini kısa tutup evlendik. Birbirimizi yeteri kadar tanıyamadan… Sadece, ben ona ilk erkeğim olduğunu anlattım, o da buluğ çağından beri seks yaptığından bahsetti. Sayısız kız ve kadınla yatmış, ama tanıştıktan sonra sadece ben varmışım. Her şeyi bana o öğretecekmiş. Seviştiği hiçbir kadın benim kadar güzel, seksi, gösterişli değilmiş.
Gerdek gecesinden başlayarak öğretmeye başladı da… İlk defa bir erkeği çırılçıplak gördüm, kalkmış bir erkekliğe ilk kez yakından bakıp dokundum, bacaklarımın arasına ilk kez bir yabancı el, bir erkek organı değdi… Zifaf korkumu anlayışlı, sevecen kocamın yardımıyla atlatabildim, tüm gece uğraştıktan sonra, sabaha karşı bekaretimi verdim.
Sonrası da hep böyle devam etti. Sürekli kocam istedi, ben verdim. Sadece içki içtiğim nadir günlerde bazen azıp ilk hareketi ben yaptım. Tek kadeh bile beni sarhoş etmeye yeter, rahatlar, gülmeye başlarım. İkinci kadehte hareketlerimi kontrol edemem, o seksi görev gibi gören kadın gider, kocama azgın bir fahişe olurum, sonra da sızar kalırım. Sabah başımın ağrısıyla, bacaklarımın arasında kocamın kurumuş dölleriyle, yanımda mutlu mesut yatan kocamla uyanırım.
Bir ay önce tatile gittik.
Güzel bir tatil köyüydü. Geniş bir arazinin içinde yayılmış bungalow tipi, içleri çok güzel dekore edilmiş müstakil evlerden oluşmuştu. Her şey harikaydı, gülüyor, eğleniyorduk. Gündüzleri ortadaki büyük yüzme havuzuna, geceleri köyün içindeki diskoya gidiyorduk. Günlerimiz harika geçiyordu.
Üçüncü günün sonunda havuz başında eğlenceler düzenleyen animatör gençle samimi olduk. Adı Hakan’dı ve hep bizimle takılmaya başlamıştı. Kocamla kafaları uyuyor, ben de onlara katılıyordum.
Kısa sürede Hakan’ın asıl amacının bana asılmak olduğunu anladım. Hareketleri, bana bakışları değişikti. Tamam yakışıklı çocuktu, güçlü kuvvetli, gösterişli kasları, sportmen vücuduyla güzel bir erkekti. Ama kocam varken ona yüz veremezdim. Kocama birkaç kez ima ederek anlatmaya çalıştım. Gece yatağımızda benimle sevişirken,
-“Kadir…” dedim. “Şu Hakan… Gözü hep üzerimde… Yiyecek gibi bakıyor. Havuzda iki parça bez var üstümde, onları da gözleriyle soyuyor. Çekiniyorum…” falan dedim. Aldırmadı bile… Güldü…
-“Sikecek gibi mi bakıyor? Aldırma aşkım… Dediğin gibi, yanında ben varım. Öyle güzelsin ki, hele o minik bikinilerini giydiğinde öyle seksi oluyorsun ki, zavallı Hakan da her erkek gibi sana bakmadan yapamıyor. Boş ver… Sana bakan diğer erkeklerin yanında o da benim güzel, seksi karıma biraz bakıversin… Bence sakıncası yok… Biz tatilimizin tadını çıkaralım.” diyerek sevişmeye devam etti.
Ne geniş kocam vardı benim… Kendine o kadar güveniyordu ki, kıskanmak kelimesini bilmiyordu bile… Kocam her zamanki gibi misyoner pozisyonunda üstümde gidip gelirken, bu kadar rahatlığın iyi bir şey olup olmadığını sorgulayarak yattım altında…
Bir parça kıskansa daha mı hoşuma gidecekti? Kısıtlasa, her şeyime karışsa, kızsa… Karar veremedim bir türlü… Boş verdim ben de… Dikkatimi içime girip çıkan kocamın erkekliğine verdim, bir parça zevk duymaya çalıştım.
Ertesi gün tatilimiz yine aynı şekilde devam etti. Yine havuz başı… Yine her boş anında yanımızda biten Hakan… Kocamın olmadığı anlarda onun beni yer gibi bakışları… Bir yandan çekiniyordum, pek yüz vermiyordum, bir yandan da böylesine beğenilmekten, istenilmekten gizli gizli bir mutluluk duyuyor, içim bir hoş oluyordu. Bir yanımda kocam, diğer yanımda Hakan… Bana hayran iki erkeğin arasında kendimi prenses gibi hissediyordum.
Beşinci gün akşamı diskoya gittik. Harika bir ortam vardı. İnsanın kanını kaynatan canlı, gürültülü bir müzik, etrafta dünyaya aldırmaksızın dans edenler, öpüşenler, sevişenler…
Sütyensiz, dik memelerimi ortaya seren kısacık, askılı bir tişört, altımda mini etek, ayaklarımda yüksek topuklu sandaletler vardı. Yanımda müziğe uygun kıpırdayıp duran kocamla ayakta dikilip etrafı seyrediyorduk.
Hakan elinde kokteyl kadehleriyle yanımızda bitti. İçkiye dayanıksız olduğumu bildiğimden pek içmek istemiyordum. Ama hem Hakan’ın, hem kocamın ısrarlarını kıramadım, getirdiği kadehi aldım, içmeye başladık. İşte yine aynı şey oluyordu. Birkaç yudum sonra alkol damarlarımda dolaşmaya başladı. Benim de o evli, ağırbaşlı, ev kadını maskem bir anda çıt diye kırıldı, içimdeki kadın ortaya çıkıverdi.
Birinci kadehlerimiz bittiğinde Hakan hemen gidip ikincileri getirdi. Ben de onlara katılmaya, olduğum yerde kıpırdayıp dans etmeye başladım. İkinci kadehlerimizi fondip yapıp kocamla kendimizi dans pistine attık. Loş ışığın altında yanıp sönen, dönüp duran ışıklar, gümbür gümbür çalan hareketli müzikler…
Biraz sonra Hakan yanımıza geldi, yanımızda dans etmeye başladı. İki erkekle beraber dans ediyordum. Oryantal müzik başladı. En sevdiğim müzik… Kıvrılıyor, bükülüyor, uzun saçlarımı, mini eteğimi savurarak, müziğin ritmini içimde duyarak dans ediyordum. Hakan ve kocam da karşımda alkışlarıyla tempo tutuyorlardı. İkisinin de gözleri benim her yerimde dolaşıyor, bense onların arzulu bakışlarının altında bir profesyonel dansöz gibi kıvırıyordum.
Müzik bitti, masamıza döndük. Hakan tekrar içki getirdi. Ben artık kendimi iyice koyvermiştim. Bir dikişte onu da içtim. Olduğum yerde devam eden çılgın dans müziğinin etkisinde masada oturan erkeklerin önünde dans ediyordum. Öyle coşmuştum ki, oturduğum koltuğun üzerine bile çıktığımı hatırlıyorum. İkisi de, hatta etraftaki erkekler de aşağıdan beni izliyorlardı. Savrulan minicik eteğimin altına giydiğim tanga külodu bile görüyorlardı eminim…
Ve alkolün verdiği cesaretle buna aldırmıyordum bile… Hatta hoşuma gidiyordu bana öyle bakmaları… Kocam da beni durdurmak, aşağıya indirmek için hiçbir hareket yapmıyordu. Sanırım bana bakmaları kocamın da hoşuna gidiyordu. Bir süre sonra yoruldum. Hareketli dans, fazla kaçırdığım alkol iyice etkilemiş, ayakta duramıyordum. Başım dönüyordu. Gülüyor, saçma sapan konuşuyordum. Kocam koluma girdi,
-“Hadi gidelim hayatım, sen iyice oldun. Hakan bana yardım eder misin, karımı odamıza çıkaralım…” dedi.
İki yanıma geçip kollarımı boyunlarına attılar, beni kaldırıp diskodan çıkardılar. Aslında onların da benden farkları yoktu, onlar da iyi içmişlerdi. Kahkahalarla gülüyorlar, konuşuyorlar, dengelerini zor sağlıyorlardı. Ama ne de olsa erkek olduklarından içkiye daha dayanıklıydılar. Diskodan çıktık. Odamıza kadar olan yol boyunca kocamın eli sırtımda, Hakan’ın eli ise belimde, kalçalarımdaydı. Ben yürüdükçe elini kalçalarımda okşarcasına oynatıyordu. Öyle sarhoştum ki, tepki veremiyordum, o da okşamalarına devam ediyordu.
Odamıza geldik, kapıyı açtılar, içeri girdik hep birlikte… Beni yatağın yanına kadar getirdiler. Önce oturdum, sonra başım dönünce sırt üstü attım kendimi… Altımdaki mini etek sıyrılmış,küloduma kadar meydandaydı, biliyordum fakat aldırmıyordum. Bu kafayla, gecenin bu saatinde etek düzeltmekle uğraşacak halim yoktu hiç…
Hakan da ayakta, hemen önümde duruyor bana bakıyordu. Sanırım tanga külodumun manzarası hoşuna gitmiş olmalıydı, gözlerini ayıramıyordu benden… Kocam yandaki koltuğa oturmuş, mini buzdolabından içecek bir şeyler aranıyordu sarhoş sarhoş… Hakan bana bakmayı bırakıp isteksizce iyi geceler diledi. Kapıya yönelmişti ki kocam elinde içki şişesiyle seslendi,
-“Nereye Hakancım? Gel birer içki daha alalım dostum, cila olur…” diye davet etti.
O da üstüne atladı, teklifi hemen kabul etti. Beni izlemeye doyamamıştı anlaşılan… Daha ilk içkilerini içerken kocam esnemeye başlamıştı. Bu arada Hakan’ın telefonu çaldı. Balkona çıkıp bir süre konuştu. Konuşurken bile gözleri benim üzerimden ayrılmıyordu, görüyordum. Hakan balkondayken kocam içkisini bitirmiş, koltukta kaykılıp horlamaya başlamıştı. Konuşmasını bitiren Hakan kocamın yanına geldi,
-“Kadir abi…” diye seslendi, horlayarak uyuklayan kocamı dürttü birkaç kez, uyandırmaya çalıştı.
Kocam hala uyumaya devam ediyordu. Onu bıraktı, benim yanıma geldi. Ben kolumu bile kaldıramıyordum, kısık gözlerimin arasından etrafımda fıldır fıldır dönen odada olup bitenleri izlemeye çalışmakla yetiniyordum sadece… Yanıma oturdu. Uzun uzun beni seyretti. Her zamankinden farklı, boğuk bir sesle,
-“Bukeett…” diye seslendi bana… Başımı hafif kaldırıp aynı tonda, peltek peltek yanıtladım, gülüyordum bir yandan,
-“Efendiimm..”
-“Sen niye bir içki daha içmiyorsun Buket?” Elimi tutmuş okşuyordu bunu sorarken…
-“Çok sarhoş oldum Hakancım…” dedim. “İçki istemiyorum artık…”
-“Canım, daha çok soda var bunun içinde… Bak, bu hapı da içine atıyorum. Bu ilaç baş dönmesine, sarhoşluğa birebirdir, etkilerini azaltır…”
-“Azaltır mı? Heyy, güzelmiş. Ver bari içeyim…” dedim, kolumu zorla kaldırıp kadehi aldım elinden, sırtımı yatağın başlığına dayayıp yudum yudum içtim.
O da benimle beraber kendi içkisini yudumlarken havadan sudan konuşup duruyordu. Bu arada benden taraftaki elini de dizime atmıştı. Sonra o konuşmaya devam ederken, dizimdeki eli çok yavaş hareketlerle bacağımı okşamaya, hafif hafif yukarılara doğru ilerlemeye başladı. Umursamadım. Zaten bir şey yapacak, karşı koyacak halim de, niyetim de yoktu.
Biraz sonra okşamaların dozu arttı, bacağımdaki el yine okşaya okşaya eteğimin altına girdi. Adeta bir yılanın süzülmesi gibi ilerliyordu bacaklarımda… Hoşuma da gidiyordu okşaması… Kedi gibi gerindim uzandığım yerde… İçimde bir şeyler akmaya, kaynamaya başladı. Bacaklarımın arasında okşayarak ilerleyen eli şimdi küloduma ulaşmış, kadınlığımı okşuyordu tanga külodumun üzerinden… Yarım ağızla itiraz ederek doğrulmaya çalıştım,
-“Aaa… Ne yapıyorsun Hakan?” dedim peltek peltek…
-“Şşşş… Sakin ol canım… Seni sikmek istiyorum sadece…” diyerek omuzlarımdan tutup geriye bastırdı beni… Direkt olarak sikmekten bahsetmesi komiğime gitmişti. Kızacak yerde gülerek,
-“Terbiyesiz…” dedim. Elimi eteğimin altında kıpırdayıp duran elinin üstüne koydum. “Ahh… Hakan… Hakan… Çok terbiyesizsin, biliyor musun? Hem terbiyesiz, hem yakışıklısın… Sana, heykel gibi vücuduna, kaslarına, mayonu kabartan erkekliğine baktıkça bakasım geliyor… Bitiyorum Hakan… Yağlarım eriyor… Islanıyorum…”
Sarhoşluğun verdiği cesaretle kelimeler istemsizce ağzımdan dökülüyordu. İçimden geçirdiğim, kendime bile söylemediğim şeyleri dile getiriyor, duygularımı, hayranlığımı itiraf ediyordum ona…
-“Ben de sana hayranım aşkım… Bu güzel, biçimli vücuduna, gülüşüne, seksiliğine… Hastayım sana… Seni ilk gördüğüm anda da, her gördüğümde de sikim kalkıyor… Seni sevmek, okşamak, sikmek için deliriyorum… Ohhh… Çok güzelsin yavrum… O gün bu gün… Şimdi seni sikmek üzereyim… İsteğim oldu… Kocanın yanında sikicem seni… Onun gözlerinin önünde… Her yerini sikicem… Bu gece benimsin… Benim kadınımsın… Benim…”
Elimi tutup kucağına koydu. Pantolonunun altında sertleşmiş, kazık gibi olmuş aletini tutturdu bana…
-“Şuna baksana… Nasıl istiyor seni… Amına girmek için sabırsızlanıyor yarağım… Ohhhh… Bebeğim benim… Canımm…”
Cevap verecek halim bile kalmamıştı. Onun böyle kaba, müstehcen, amlı, sikli, yaraklı kelimeler kullanarak konuşması da ayrı delirtiyordu beni… Tahrik oluyordum… Kocamdan pek duymadığım, konuşmasına izin vermediğim, susturduğum sözcüklerdi bunlar… Kendimi bıraktım ben de…
Beni seven, okşayan eline karşı koyacak gücüm yoktu. Tam tersine, karşı koymak şöyle dursun, daha da ilerlesin, okşasın, sevsin istiyordum. Kanım kaynıyordu. Kadınlığımı okşayan el iyice cüretini arttırmış, külodumu çekip çıkarıvermişti. Parmaklarını içime sokmuştu. Islanmaya başlayan amımın dudaklarını, klitorisimi okşuyordu parmaklarıyla…
Kocama bakmayı akıl edebildim o durumdayken… Hala koltuğun üzerinde kaykılmış horlayıp duruyordu. Top atılsa duyacak hali yoktu… Sonra, bir şeyin farkına vardım.
Kasıklarımda bir yanma başlamıştı. Alev alev yanıyordu cinsel organım, etrafı, içleri kaşınıyordu… Sanki vücudumun bütün kanı oramda toplanmıştı. Adeta tüm kanımın damarlarımda oraya doğru ilerlediğini hissedebiliyordum.
-“Ne… Ne oluyor bana böyle?” diye sormaya çalıştım.
Cevap bile vermedi bana… Eteğimi belime kadar sıvamış, başını kasıklarıma eğmiş, tüm dikkatini orama vermişti. Dirseklerimin üzerinde doğrulmuş, ne yaptığını anlamaya çalışıyordum sarhoş kafayla… Dudaklarını yapıştırdı orama… Dilini çıkarmış, bir köpek yavrusu gibi yalıyor, dudaklarıyla somuruyordu.
-“Mmmm…” diye inledim. “Ohhh… Hakan… Ne yapıyorsun sen?” dedim fısıltıyla… Yalamayı bırakıp bana baktı başını kaldırıp,
-“Amcığını yalıyorum canım… Güzel amcığını… İstemiyorsan bırakayım… Ne diyorsun? Bırakayım mı?”
-“Yoo… Hayır… Sakın bırakma… Çok güzel… Devam et…” diye atıldım hemen… “Yalaman hoşuma gidiyor, oramın ateşini alıyor sanki… Ne oluyor bana böyle Hakan? Oram yanıyor sanki… Ne yaptın bana sen? Yoksa… Koyduğun hap…” Gülümsedi,
-“Sadece içkine ilaç koydum güzelim… Azdırıcı… Bu gece seni sikmem için yalvaracaksın bana… Sikimi sokmam için, amından götünden sikmem için… Sikimi yalayabilmek için bana yalvaracaksın…”
-“Yoo… Hayır… Asla yapmam, yapamam senin dediklerini… Ben… Ben evli bir kadınım… Kocamın yanında nasıl yaparsın bunu bana Hakan?” diye itiraz ettim gücümün kalan son kırıntılarıyla…
Beni bıraktı, ayağa kalkıp üzerindeki pantolon ve gömleği hızla çıkarıp atıverdi. Sadece slip küloduyla kaldı. Külodun önünde kocaman bir kabarıklık vardı. Sonra külodunu da indirip çıkardı. Havuzda mayosu ıslandığında kabarıklığını gördüğüm ve hep merak ettiğim aleti fırlayıverdi dışarıya… Kocamınkiyle aynı boyutta, biraz kalınca bir erkekliği vardı, taş gibi olmuş, yukarıya doğru kalkmış haldeydi.
Bana yaklaştı, yattığım yerden saçımı tutup canımı yakarak kendine çekti. Kasıklarına, erkekliğine yaklaştırdı dudaklarımı… Ne istediğini biliyordum. Çaresiz dilimi çıkarıp ucunu yaladım yavaşça…
-“Bu gece kocan benim tatlım… Yala onu…” dedi sert bir sesle… “Yala ve em…”
Sikinin başını ağzıma soktu haşince… Çaresizce dudaklarımı açıp içeriye kabul ettim. Saçımdan asılarak sikini sokup çıkarmaya başladı ağzıma… Diğer elini de uzatıp tişörtümün dekoltesinden soktu, sütyensiz göğüslerimin üzerinde dolaştırmaya, sıkıp avuçlamaya başladı. İnledim. Hoşuma gidiyordu onu yalamak…
Kasıklarının erkek kokusu afrodizyak gibi daha çok tahrik ediyor, delirtiyordu beni… Sanki içkime koyduğu ilaç yetmezmiş gibi… Elimi kasıklarıma apış arama götürdüm. Orada yanan ateşi parmaklarımla okşayıp söndürmeye çalıştım. Ne mümkün… Yanıyordum alev alev… İnce parmaklarım yangını söndürmekte yetersiz kalıyordu… Bir de göğüslerimi avuçlayıp duran el daha da arttırıyordu ateşimi…
Sonra ağzımdaki cinsel organını çıkarıverdi, onu tutan elimden kurtarıp geri çekildi. Aletini emmekten yalamaktan ıslanmış dudaklarıma yumuldu. Hırsla karşılık verdim dudaklarına… Nefessiz bırakıncaya kadar öptü beni… Sonra dudaklarıma da bırakıp beni yatağa itti, kendisi doğrulup geri çekildi. Yatağın yanında ayakta beni izliyordu ıslak aletini okşayarak…
Elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi kalakaldım. Kasıklarımdaki o yanma, vajinamdaki şişkinlik, kaşıntı hissi hala devam ettiği gibi sanki şiddeti daha da artıyordu. İki elimi de apış arama götürdüm, sıkıyor, okşuyor, yatağın içinde bacaklarım sımsıkı kapalı kıvranıyordum.
Başımı yana çevirdiğimde birden gözüm kocama ilişti… Korktuğum başıma gelmişti… Gözleri açıktı… Bana bakıyordu… Yanıbaşında çırılçıplak bir erkekle beraber yatakta yatan karısına… Dünya başıma yıkıldı sanki… Utandım, yerin dibine geçtim…
-“Oh, Kadir…” diyebildim.
Bu arada Hakan üzerime eğilmiş, üzerimde ne varsa bir bir çıkarıp atıyordu. Kısa sürede ben de çırılçıplak kaldım, yatakta kıvranır haldeydim… Duramıyor, içimde yükselen seks isteğini durduramıyordum. Kocamın ifadesiz bakışları parlamaya başladı sanki…
Anlayamıyordum… Olan biteni kavrayamıyordum… Neler oluyordu bana böyle? Her zamanki alkol azgınlığı değildi bu… İçime bir şey girmesi, bir erkeklik organının girip beni çılgınca becermesi için deliriyordum adeta… İçimdeki kaşıntıyı, yangını ancak böyle giderebilirdim… Öyle geliyordu bana… Kocama yalvardım, elimi uzatıp çağırdım,
-“Kadir… Kocam… Yanıma gel… Yatağa… Seni istiyorum… Hemen…” Oysa sarhoş, kolunu kaldıramayacak vaziyette, koltukta beni, bizi izlemekle yetiniyordu. Peltek peltek, tipik sarhoş konuşmasıyla, dilini ağzının içinde zor döndürerek cevap verdi bana,
-“Karıjımm… Harika görünüyorsun… İkiniz de öyle… Sanki pornolardaki sikişen artistler gibisiniz… Hadi sevişin… Ben sizi seyredeyim…”
Pantolonunu indirmiş, yarı sertleşen aletini eliyle sıvazlayarak bize bakıyordu bunu söylerken… Kulaklarıma inanamıyordum. Neler söylüyordu bu adam? Hakan atılıp söze karıştı,
-“Kadir abiden sana hayır yok… Benim seni sikmemi istiyor… Öyle değil mi Kadir abi? Karını becermemi ister misin? Şimdi, şurada, gözünün önünde… Sikeyim mi güzel karını? Seksi karını?” Kocam başını salladı onaylayarak,
-“Evet… Karımı sik Hakan… Becer onu… Sik kaltağı… Amına koy karımın… Seksin ne olduğunu öğrensin… İsteyip de alamamak neymiş öğrensin… Yalvarmayı öğrensin…” Hakan bana döndü bu kez,
-“Sen ne diyorsun aşkım? Sikilmek istiyorsun değil mi? Oh, yavrum benim… Nasıl da kıvranıyorsun seks için, sikilmek için… Amcığından sular akıyor… Deli gibi sikilmek istiyorsun, biliyorum… Şu anda kim gelse sikilmeye razı vaziyettesin… Defalarca denedim bu hapı… Etkilerini çok iyi biliyorum. Sabaha kadar siksem doymayacaksın artık… Durmadan sevişmek istiyorsun şu anda… Ama hayır… Yalvar bana… Sikmem için yalvar… Amına koymam için, yarağımı amına sokmam için yalvar… Yoksa düzmem seni… Sikmem…”
Doğru söylüyordu… Öyle bir istekle kıvranıyordum, öyle bir çılgınca sevişme arzusu, sikilme isteği sarmıştı ki bedenimi… Bacaklarımı sımsıkı kapayıp amımı kıstırıyor, kollarımı kendime sarıp içimdeki kahredici isteği gidermek istiyordum. Ama nafile… Dediğini yapmaktan başka çarem yoktu… Kısık sesle istediğini yaptım,
-“Lütfen… Hakan…” diye kekeledim. Elini kulağına götürdü, gülerek,
-“Efendim? Duyamadım tatlım… Yüksek sesle söyle… Ben de, kocan da duyamıyoruz… Ne istiyorsun benden?” Artık sabrımın sonuna gelmiştim. Dayanamıyordum. Ne isterse yapmaya hazırdım. Yeter ki …
-“Piç herif… Seni istiyorum…” diye bağırdım. “Sik beni… Alçak… Ne istediğimi biliyorsun… Orospu çocuğu… O hapı atarken bu duruma düşeceğimi biliyordun. Becer beni artık…Sik… Ne istersen yaparım… Gel artık… ”
Bacaklarımı olabildiğince ikiye ayırdım. Elimle kadınlığımın dudaklarından tutup açtım. İçinden sular akan pembe çiçeğimi ona gösterdim. Umutsuzca yalvardım. Onun sözcükleriyle…
-“Lütfenn… Seni istiyorum… O şeyini sok içime… Sikini… Yarrağını sok… Yalvarıyorum…” Gözlerimden yaş gelmeye başlamıştı, bayağı ağlıyordum istemsizce…
-“Peki aşkım… Madem çok istiyorsun sikmemi… İstediğini vereyim ben de… Öyle değil mi Kadir abi? Bak nasıl ağlıyor karıcığın… Sikmemi istiyor benden… Sikmem için yalvarıyor bana…” Elini uzatıp yanaklarımdan akan gözyaşlarımı sildi, “Canım benim… Kıyamam sana… Nasıl da ağlıyor, şuna bak Kadir abi…”
-“Hadi artık Hakan… Sen de yalvartma artık… İstediğini ver karıma… Bak ben de bekliyorum… Sik artık şunu…”
Sonunda dediğini yaptırmış, sikilmek için yalvartmıştı beni… Gözyaşlarımdan ıslanan yanağımı okşayan elini tutup avuçlarını öptüm, kendime çektim umutsuzca… Gülümseyerek geldi, bacaklarımı aralayıp arasına girdi. Sertleşmiş sikini tutup kadınlığıma sürttürdü,
-“Ohhhh…” diye inledim kıvranarak… Gerisinin gelmesini bekledim. Gelmedi… Sikini su içinde kalmış, ıslak yarığım boyunca ileri geri sürtüyor, klitorisimi sikiyle okşuyor, delirtiyordu beni… Sikinin bu ilk teması bile yetmişti bana… İlk kasılmalarımı yaşadım. Daha içime girmeden orgazm oluyordum.
Amımdan sular fışkırıyordu adeta… Tişörtümü alıp bacak arama sürdü, ıslaklığını aldı. Amımın sularıyla ıslanmış tişörtümü burnuna götürüp kokladı. Sonra yavaş hareketlerle aletini kadınlığımın girişine nişanladı, başını dayadı. Dışı kuruyan kadınlığıma zorla sokmaya başladı. Acıyla inledim. Aldırmadı bile… Dudaklarını ikiye ayırıp sokmaya devam etti. İçimden gelen zevk suları tekrar akmaya, amımı kayganlaştırmaya başlamıştı hemen…
Yarıya kadar soktu, geriye çıkardı. Tekrar soktu. Bu kez bir hamlede dibime kadar girmişti aleti… Boynuna sarıldım sımsıkı… Kendime çektim… öyle bir zevk alıyordum ki…
-“Ahhh… Çok güzel…” diye inledim. Öylece kaldı içimde… Hareket etmiyordu… “Hadii… Devam et… Sik beni Hakan…” dedim.
Başını ellerimle tutmuş, dudaklarına çılgınca öpücükler konduruyordum. Gidip gelmesini istiyordum içimde ama o hareketsiz duruyordu. Bu kez ben kalçalarımı kaldırıp indirmeye, sert aletin vajinamda gidip gelmesini sağlamaya başladım. Delirmiştim adeta… Deli kuvveti gelmişti bana…
Bacaklarımı beline dolayıp yana devrildim, erkeğimi sırt üstü yatırıp üzerine çıktım bir anda… Şimdi üstünlük bendeydi… İstediğim gibi hareket edebilirdim. O içimi kavuran istekle, inip kalkmaya başladım. Dizlerimin üzerinde yükseliyor, başı dışarıya çıkana kadar durmuyordum. Sonra hızla oturuyor, içimi yaran erkeklik organı dibime kadar dayanıyor, kasıklarımız birbirine yapışıyordu.
Bir makine gibi devamlı tekrarlıyordum bu hareketi… Kasıklarındaki kılların klitorisime sürtünmesi öldürüyordu zevkten… Tekrar boşaldım o zevkle… Hakan’da ise tık yoktu. Boşalmamıştı. Dimdik penisi içimde, emrime hazır bir asker gibiydi…
Boşalmam bitince beni yana devirdi. Kalktı, belimi tutup domalttı yatağın üzerinde… Arkamdan girdi bu kez… Dakikalarca arkamda gidip geldi. Zevk sularım bacaklarımdan yatağa süzülüyordu. Elimi araya sokup parmağımı klitorisime götürdüm. Başım yastıkta, domalmış vaziyette, parmaklarımla klitorisimi okşayıp sıkarken Hakan da, yeni kocam da piston gibi gidip geliyordu içimde…
İyice hızlandırdı hareketlerini… Ben yine yükselmeye, orgazma yaklaşmıştım ki aniden çıkıverdi içimden… Böğürüyordu adeta, belimde, sırtımda sıcak dölleri hissettim yağmur gibi… Boşalıyordu… Tam orgazma yaklaştığım anda aniden içimden çıkması delirtmişti beni…
Yatağa attım kendimi… Parmaklarımla kendimi okşamaya, klitorisimi hırpalamaya devam ettim. Beni heyecanla izleyen iki erkeğin önünde, yatakta kıvrana kıvrana kendimi tatmin ediyordum. Bağıra bağıra boşalmaya başladım az sonra… Dakikalarca kasıldım, titredim, inledim…
Kasılmalarım bittiğinde çarmıha gerilmiş gibi kollarım, bacaklarım açık kala kaldım… Bitmiştim… Kollarım tutmuyordu… Nefes nefese, soluk almaya çalışıyordum. Göğsüm körük gibi inip kalkıyordu. Ter içindeydim. Sırtımda Hakan’ın dölleri vardı, yattığım yerde ıslaklığını hissediyordum. Hakan elimden tuttu, kaldırıp koluma girdi, banyoya götürdü beni… Duşun altına soktu, bir güzel yıkadı, çıkarıp kuruladı. Tekrar yatağa getirip yatırdı. Gidip kendisi duşun altına girdi.
Benimse parmağımı kıpırdatacak halim yoktu. Sırt üstü serilip kalmıştım yatakta… Birden bacaklarımın arasında bir temas hissettim. Zorla gözlerimi açıp baktım. Kocamdı. İnledim,
-“Yoo… Hayır…” dedim.
Kadir bana aldırmıyordu bile… Teni ıslaktı, su damlacıkları süzülüyordu. O da duşa girmiş, sarhoşluğunu atmış gibiydi. Bu kez kocam bacaklarımı araladı, kalkmış aletini içime soktu. O tanıdık zevk ateşi anında tüm vücudumu sardı yine…
Kendime inanamıyordum. Az önce boşalmıştım. On dakika olmamıştı daha… Ama içime giren kocamın sikini iştahla, sevişmeye yeni başlamış gibi alıyordum içime… Bacaklarımı ayırıp içimde yükselen şehvetin kollarına bıraktım kendimi… Gözlerim kapalı, kocamın içimde gidip gelen sikini hissetmeye çalışıyordum. Dudaklarıma temas eden bir sıcaklıkla gözlerimi açtım. Duştan çıkan Hakan yanımıza gelmiş, belindeki havluyu eliyle tutup tekrar sertleşmiş sikini dudaklarıma sürüyordu.
-“Aç ağzını… Yarrağımı ağzına al… Yala canım…” dedi.
Dediğini yaptım hemen… Ağzımı kocaman açtım, sikini dudaklarımın arasından kaydırıverdi. Dudaklarımı kapatıp ağzıma alabildiğim kadarını somurmaya başladım. Dilimle de ağzımın içindeki kısmını okşuyor, emiyordum. Kocam da içimde gidip gelirken gözlerini benden ayırmıyor, karısını paylaştığı adamın sikini nasıl yaladığıma bakıyordu. Zevk aldığı belliydi, bizi izledikçe içimde gidip gelen sikinin daha da büyüdüğünü hissediyordum.
Kendime, yaptıklarıma, yaşadıklarıma inanamıyordum. Bir rüyada, bir porno filmde gibi hissediyordum kendimi… Kocam bacaklarımın arasında, içimde gidip geliyor, ben elin adamının sikini ağzıma almış her tarafını yalayıp emiyordum. Bir elimle de alttan sarkan torbalarını okşuyordum sürekli…
Sikini bana emdiren Hakan’ın eli memelerimde dolaşıyor, okşuyor, uçlarını sıkıyordu. Kocamsa ayak bileklerimi tek eliyle tutup bacaklarımı havaya kaldırmış, iyice daralan kadınlığımda gidip gelirken, zevk sularımda ıslattığı parmağıyla arka deliğimi okşuyordu.
O seks yapmayı görev gibi gören kadın mazide kalmıştı. Onun yerine azgın bir fahişe gelmişti. Azgın… Doyumsuz… Her yerimden, her deliğimden ayrı zevk alıyordum. Sürekli… Durmaksızın… Zevkten delirmek üzereydim.
Önce Hakan’ın ağzımın içinde emerek, dilimle okşayarak emdiğim siki kasılmaya, ayı gibi homurdanmaya, boşalmaya başladı. Saçlarımdan tutup sikini dibine kadar ağzıma soktu. Midem bulanıyor, öğürmek, sikini çıkarmak istiyordum. Ama bırakmadı. Aksine bastırıyor, bademciklerime kadar sokuyordu aletini… Sıcak spermlerinin boğazımdan aşağıya kaydığını hissettim. Hiç bitmeyecek gibiydi boşalması… Sanki az önce boşalan o değildi…
Kocam da hiç durmadan içimde gidip geliyordu, hızlanmaya başlamıştı… Hakan’ın orgazm iniltileri onu da ateşlemiş, o da kasılmaya başlamıştı. Gerilen vücudunu, daha da büyüyen aletinin amımda gidip gelmelerini hissediyordum… Hakan’ın ağzımın içine boşalması bitmeden o da amıma boşalmaya başladı. Aynı anda, iki erkek birden spermlerini akıtıyordu içime… Biri ağzıma, biri amıma…
Bu da beni ateşledi… Tekrar orgazm olmaya, kocamın sikini amımla sağmaya başladım. Üçümüz birden boşalıyorduk. Odanın içini inlemeler, zevk feryatları kaplamıştı… Müthiş bir koro halinde, devinip duran, kasılan, şehvet ateşiyle yanan çırılçıplak bedenlerimizle yatağın üzerinde birbirimize karıştık sonunda…
Ateşimize otel odasının kliması bile yetersiz kalmış, ter içindeydik hepimiz… Nefes nefeseydik. Hala yattığımız yerde kasılıp duruyor, kim, neremize denk gelirse birbirimizi okşuyorduk. Kollarımız, bacaklarımız birbirine dolanmıştı.
Dakikalarca bu durumda yattık. Sonra kocam kalktı. İkimizin de elimizden tutup bizi kaldırdı, banyoya girdik hep beraber… İki erkek, bir kadın tepemizden akan ılık suyun altında birbirimize sarıldık… Ben ortalarında, kocamın dudaklarını öperken, Hakan arkamda boynumu, omuzlarımı öpüyordu.
Suyun dinlendirici etkisiyle kendine gelen bedenlerimiz birbirine yapışmış gibiydi. Erkeklerimin tekrar kıpırdanmaya başlayan aletlerinin temasını, vücudumda dolaştıklarını hissediyordum. Biri önden, diğeri arkamdan, bacaklarımın arasına girmişti.
Hakan banyo rafına uzanıp duş şampuanını aldı, avucuna bolca döktü, bedenimin her yerini köpükler içinde bıraktı. Kocam da ön tarafımda aynı şeyi yaptı. Gözlerimi kapattım. Kendimi onların vücutlarının kaygan temasının, köpüklü ellerinin tüm vücudumda dolaşmasının verdiği zevke bıraktım. Kedi gibi mırıldanıyor, zevkten inliyordum aralarında…
Döndüm, ikisine birden sarıldım. Ortada değildim şimdi, onlardan biriydim, birbirine sarılmış, köpükler içinde üç bedenden oluşmuş tek bir varlık gibiydik. Zevk içinde birbirimize sarılıyor, okşuyor, öpüşüyorduk. Dudaklarımız, dillerimiz birbirini okşuyordu.
Erkeklerim bana sarılıp okşadıkları gibi birbirlerini de okşuyorlardı. Kocam kulaklarımı, dudaklarımı öpücük yağmuruna tutarken, eli Hakan’ın gelişmiş kaslarında dolaşıyor, göğsünü okşayarak aşağıya inip dimdik havaya dikilmiş aletini sıvazlıyor, oradan bana geçiyor, okşayarak kasılan karnımdan yukarıya, memelerime kadar çıkıyor, memelerimi avuçlayıp beni zevkten inletiyordu. Ardından aynı şeyi Hakan da kocama ve bana uyguluyordu. Katıksız, saf bir şehvet duygusu kaplamıştı üçümüzü de…
Hakan okşamayı bırakıp güçlü kollarıyla beni havaya kaldırdı. Kaygan sikini altımdan amıma sürtmeye başladı. Bacaklarımı beline, kollarımı boynuna sarıp işini kolaylaştırmaya çalıştım. Yavaş yavaş aşağıya indirdi, çengel gibi beni erkekliğine astı adeta… Sikinin hepsi içimdeydi. Boynuna sarıldım sımsıkı…
O arada kocam da arkamda ikimize birden sarılmış durumdaydı. Onun da kalkmış sikini arka deliğimde hissettim. Hakan’ın kalçalarımı kavrayan elleri onları ikiye ayırmış, minik deliğimi kocamın girişine hazır hale getirmişti. Kocam duş şampuanının köpükleriyle kayganlaşan aletinin başını deliğime sürtüyor, beni delirtiyordu.
Hiç yapmadığım bir şeydi bu… Kocama değil götümü siktirmek, sözünü bile ettirmemiştim. Şimdiyse, deliğimin kenarlarında dolaşıp duran, okşayan kocamın aletinin verdiği zevk, Hakan’ın amımdaki sertliğinin verdiği zevke karışmış durumdaydı. Merakla bekliyordum başıma gelecekleri…
Kocam yüklenip bastırdı, kaygan sikinin başını yine köpükle kayganlaşmış minik deliğime soktu. Dudaklarımı ısırıp inledim… Hakan’ın dudaklarına kapandım. Pek beklediğim gibi acımamıştı. Sanırım köpüklerin etkisi…
Başı giren alet artık pek zorlukla karşılaşmadan yavaş yavaş girdi, girdi, sonunda kocamın kasıklarını kaba etlerimde hissettim. İki deliğim de dolmuştu şimdi… İçimdeki aletler sanki birbirlerine sürtünüyorlardı. Dudaklarımı ısırdım… Biraz acı… Çokça zevk…
Önde Hakan belini oynattı, kalçalarımı indirip kaldırdı, içimde gidip geldi, durdu. Bu kez kocam arkamda, götümde gidip geldi birkaç kez, o da durdu. İnanamıyordum. Aldığım zevk bitirmişti beni… Hem önümden, hem arkamdan becerilmek… Bayılmıştım buna… Hayatımda tatmadığım zevkleri tadıyordum.
Ardından kocalarım bir makine ritminde çalışmaya başladı. Biri giriyor, diğeri çıkıyor, arkamdaki boşaltırken, önümdeki dolduruyordu zevk bölgemi… Dayanamıyordum, öylesine bir zevk alıyordum ki… İnlemeye, feryat etmeye başladım. Hakan hemen dudaklarıma yapıştı, sesimi boğdu. Şimdi onun ağzının içinde boğuk boğuk inliyordum.
Bir süre sonra yoruldular, dinlenmek için durdular. Bu kez Hakan’ın boynuna asıldım, kalçamı indirip kaldırmaya başladım. İçimde hareketsiz duran taş gibi erkeklik organları içimde, alçalıp yükseliyor, aynı anda deliklerime girip, aynı anda çıkıyorlardı. Bu da zorluyordu beni… Bacak aram patlayacak gibi geriliyor, zorlanıyordum.
Sonra onlar harekete geçti, tekrar pompalamaya başladılar. Banyonun içinde vücutlarımızın çarpışmasıyla çıkan sesler, üçümüzün zevk inlemeleri yankılanıyor, bu sesler bizi daha çok baştan çıkarıyordu. Kocam bir süre sonra arkamdan çıktı,
-“Çocuklar, ben çok yoruldum…” dedi. Hakan içimden çıkmadan,
-“Sen şurda yere yat Kadir abi…” dedi. “Biz sana gelelim…”
Kocam duşun altından çıktı, sırt üstü banyonun fayanslarının üzerine sırtüstü uzandı. Siki dimdik havadaydı. Hakan beni kucakladı, kocamın yanına gittik. Arzudan titreyerek kocamın üzerine çıktım, sikini bir hamlede amıma aldım. Birkaç kez oturup kalktım.
Hakan arkamdan yanaştı, butlarımı ikiye ayırdı. Arka deliğimi iyice açıp sikini dayadı. Bu kez yer değiştirmiş oldular. Biraz daha kalın olan Hakan’ın sikini zorlanarak alabildim arkama… Yine dolmuştum. Yine harekete başladık. Zevk makineleri önümde, arkamda çalışmaya başladılar.
Zevkten çıldırıyordum. Taş gibi aletlerin içimde kayarak ilerlemeleri, girip çıkarken içerilerimi okşamaları, içimde çarpışmaları, iki deliğimin arasındaki etleri ezmeleri delirtiyordu beni… Sonunda kaçınılmaz sonuç… Orgazm… Katıksız zevk… Küçük ölüm…
Gözlerim kaydı, titremeler, kasılmalar başladı… Ben kasılırken içimdeki aletleri de ezmeye başladım. Girip çıkmakta zorlanıyorlardı. Kocam alttan bağırmaya başladı,
-“Ohhhh… Aşkımm… Amcığın delirtiyor beni… Geliyorum…”
Hakan da arkamda biteviye hareket halindeydi. Belimi tutan parmakları kasılıyor, kalçalarının hareketi artıyor, içimde gidip gelen siki daha çok girip çıkıyordu. Yine aynı anda boşalıyorduk, üçümüz birden… Kocam altımda amımın içine, Hakan arkamda deliğimin içine döllerini boşalttılar bağıra bağıra…
Boşalmamız bittiğinde halsiz kalmıştık. Her iki deliğime de boşalan erkeklerimin bıraktığı döller bacaklarımdan aşağıya süzülüyordu. Sırayla duşun altına girip çıktık, kurulanan gidip kendini yatağa attı…
Pestilimiz çıkmıştı akşamdan beri… Sabahın ilk ışıkları perdelerden süzülmeye başlamıştı. İki erkeğim iki yanımda, birer bacaklarını üstüme atmışlar, ellerini memelerimin üzerine koymuşlardı. Defalarca boşalmanın verdiği tatlı yorgunluk, huzur içinde kendimizi uykunun kollarına bıraktık.
.
Öğleden sonraydı uyandığımda… İkisi de yoktu yanımda… Kalktım, duş aldım, bikinimi giyip dışarıya çıktım. Tahmin ettiğim gibi iki ortak havuz başında şezlonglara oturmuşlar sohbet ediyorlardı. Neşeleri yerindeydi ikisinin de… Gülüyor, kahkahalar atıyorlardı.
Beni görünce kalktılar, ikisi de yanıma gelip yanaklarımdan, dudağımdan öptüler, sevgiyle sarıldılar. Orada kaldığımız üç gün boyunca ayrılmadık birbirimizden… Geceleri aynı yatağı paylaştık. Sabahlara kadar seviştik…
Tatil bittiğinde evimize döndük. Kocamla o tatilde yaşadıklarımızdan, Hakan’dan söz açmadık bir daha… Yaşadığımız her şey o tatil köyünde kaldı. Ama aramızdaki ilişki de mükemmel bir hale geldi.
Onun tam istediği kıvamda, seksi seven, isteyen, hiçbir şeye hayır demeyen bir kadın olup çıktım. Sevişmek için birimizden birinin istemesi, bir bakışımız yetiyor, birbirimizin kollarına atılıveriyor, saatlerce sevişiyoruz. Ne alkolün rehavetine, ne azdırıcı ilaca gereksinimimiz var…
Mutluyuz… Her ne kadar itiraf etmesek, konuşmasak da ikimiz de biliyoruz ki, mutluluğumuzu Hakan’a borçluyuz.
Uzun ama güzel
Güzel ve zevkliydi..
Tatilde Aile Dostumuzla Grup Yaptık
Öncelikle belirteyim ki kocamla sevişerek evlendik. Metin yakışıklı, sportmen, beni çok seven bir adam… Adeta tapar bana… Ben de onun her isteğini yapmaya, ayak uydurmaya çalışırım. Evlendiğimizin beşinci seneleri falandı. Artık her şey, seks dahil tekdüze olmuş, seksi görev olarak yapmaya başlamıştık. Toplam beş dakikayı aşmazdı. Buna bir çözüm bulmamız gerektiğini söylediğinde, “Nasıl yani?” dedim. Tecrübeli olan oydu. Evlenmeden önce ilişkileri olmuştu, biliyordum, anlatmıştı bana… Bense ne gördüysem kocamdan görmüş, öğrenmiştim. Gözü açılmadık bakireydim evlendiğimizde… Seks konusunda da tutucu sayılabilecek kadar sabit fikirliydim. ”Porno filmler getireyim, birlikte izleyelim” dedi. Önceleri utanarak, başka erkeklerin orasını görmenin günah olacağını söyleyerek reddettim. Sonra baktım olmayacak, işler günden güne kötüye gidiyor, çaresiz kabul ettim. İşte o günden sonra hareketlendi seks yaşamımız… Eve filmler getiriyor, yatağımızın karşısına koyduğu televizyonda sevişme sahnelerini, son derece seksi porno yıldızlarının yaptıklarını izledikçe ben de açıldım. Filmi izlerken ikimiz de azıyor, birbirimize saldırıyorduk. Hele hele grup seks konulu filmlerde, nereye, hangisine bakacağımı şaşırıyordum. İki üç erkeğin arasında kalan, hepsini de memnun eden kadınları, bir erkeği paylaşan bir kaç kadının sevişme sahnelerini gördükçe öyle iştahlanıyordum ki… Benim böyle filmlerden daha çok etkilendiğimi fark eden Metin’in getirdiği filmlerde de hep böyle sahneler oluyordu. Bir gece yine konulu bir film getirmişti. Alt yazılı filmde iki karı koca birbirlerine giriyorlar, kimin eli kimin cebinde belli olmadan harika sahnelerle grup seks yapıyorlardı. Her zaman olduğu gibi yine çok azmış, sularım sellerim akmıştı. Yine de kocama, “Hadi ya, ne saçma şeyler yazıyorlar. İnsan karısını başka erkekle paylaşır mı? Ya da tam tersi, kocasını başka kadınla?” diye fikrimi belirttim. Metin bacaklarımın arasında klitorisimi yalıyordu bunu söylediğimde… Islanmış ağzıyla başını kaldırıp bana baktı, “Neden olmasın Gül… Seks yaşamları monotonlaşmışsa, evliliklerini kurtarabilmek için pekala yapabilir, değişik arayışlara girebilir insanlar…” “Sen de saçmaladın. Ne yani? Benim yabancı bir erkekle sevişmem evliliğimizi nasıl kurtaracakmış? “ “Neden olmasın? Birbirimizi sevdikten sonra… Hep evde yemek yemekten bıkıp dışarıda restoranda yediğimiz zaman nasıl mutlu oluyorsun, hatırlasana… Bu da öyle bir şey işte…” “Saçmalama Metin.. Hiç böyle bir şey olur mu?” diyerek kızdım. Münakaşa ettik. Sevişmeyi yarım bıraktık o sinirle… Metin salona gidip koltukta yattı beni yatakta yalnız bırakıp… Ertesi gün o işe gitti, ben evin işlerini bitirip öğleden sonra can sıkıntısından akşamki filmi açtım. Tekrar izlemeye başladım. Filmin kahramanı karı koca yolda arabalarına aldıkları seks düşkünü çiftle samimi olup grup seks olayına giriyorlar, film boyunca her fırsatta sevişip duruyorlardı. İlk yarım saatin sonunda öyle azmıştım ki, film bitene kadar kendimi okşaya okşaya, gözüm ekrandaki iki kadın iki erkeğin birbirlerine girdiği sevişme sahnelerinde, iki kez orgazm yaşadım. Akşam üzeri kocam her zamanki işten dönüş saatinde kapıyı açtığında karşısında beni gördü. Elimde boynuna kırmızı kurdele bağladığım bir şarap şişesi, çırılçıplak karşısında dikiliyordum. Beni o vaziyette görünce gözleri fal taşı gibi açıldı. Onun da elinde bir demet çiçek vardı, özür dilemek için… Hiç konuşmadan sımsıkı sarıldı bana, elimdeki şişeyle beraber kucaklayıp yatağa attı. Soyunup sarıldığında ben de kumandanın düğmesine basıp akşamki filmi açtım. Aç karnımıza, dudaklarımızı meze yapıp şarap şişesini bitirdik. Dayanamayıp birbirimize girdiğimizde, filmdeki iki karı koca çiftin yanı sıra bizim de inlemelerimiz yatak odamızda yankılanıyordu. O geceden sonra artık kocama karşı çıkmadım bu konularda… Tam bir uyum sağlamıştık. Ve gördüm ki haklıydı. Seks hayatımız şenlenmiş, ilk günlerin canlılığına kavuşmuştuk. Film izlerken sevişiyorduk hep… Filmdeki zenci erkeklerin koca siklerini gördükçe Metin, “Oh, karıcım, şuna baksana… Nasıl kocaman… Çağırayım mı bu herifi? O koca yarrağını soksun sana…” diye beni kışkırtıyor, ben de koca memeli, iki üç zencinin arasında, heriflerin kol gibi koca yaraklarına bana mısın demeyen kadınları gösterip, “Ben de sana bu orospuları ayarlayayım. İkisinin arasında iflahın kesilir. Senin iliklerini kurutur bunlar…” diyordum. Konulu filmlerde sevişen çiftlerin hepsi de seçmece, kocaman aletleri olan vücutçu erkekler, sürekli sevişip duran afet gibi kadınlar oluyor, birbirimize ekrandaki çiftle beraber sevişmenin nasıl olacağını anlatırken zıvanadan çıkıyorduk. Sabahlara kadar sevişiyorduk. Tabi, bu fantazilerimiz izlediğimiz filmlerle sınırlı kalıyordu hep. Ta ki o muhteşem yaz tatilimize kadar… Evlilik yıldönümümüz yaklaşmıştı. Hem kutlamak, hem de bir haftalık bir tatil için bir otelde balayı yapalım diye araştırma yaparken, çok iyi görüştüğümüz, birlikte turlara, gezmelere gittiğimiz arkadaşlarımız olan Nevin ve Erdallar bize geçen yaz gittikleri oteli tavsiye ettiler. Otelin sahibi indirim yapabilirmiş falan… Derken öyle oldu ki, bahsettikleri otelde dördümüz için bir haftalığına yer ayırttık ve birlikte gittik. Oteldeki ilk gecemizde yıl dönümümüzü kutladık. Her şey dahil olunca içkiler su gibi aktı, çılgınca eğlendik, gülüp dans ettik. Otel yönetimi de bize ikram olarak şampanya yolladı. Pastalar kesildi, şampanyalar içildi. Her şey çok güzeldi. Canlı müzik vardı, kalkıp dans etmeye başladık. Bir ara Metin’le biz yorulup oturduk. Nevin ve Erdal dans etmeye devam ediyorlardı. Bir ara yanımıza geldiler. “Hadi ne oturuyorsunuz, kalkın miskinler…” diyen Erdal elimden tutup beni kaldırırken, Nevin de kahkahalar atarak kocamı piste sürüklüyordu. Şen şakrak, neşe içinde dans etmeye başladık. Erdal çok iyiydi bu konuda… Bana sarılıyor, elimden tutup etrafımda döndürüyor, dans pistinin her tarafında döne döne adeta beni kollarında uçuruyordu. Başım zaten içkiden dönüyordu, bir de dansın hareketliliği iyice çarptı. Bir ara sendeledim, Erdal kolunu belime sardı, düşmemem için kendine çekti. Sımsıkı sarılmıştı. Göğüslerim onun göğüslerinde eziliyordu. Dans etmeye devam ediyorduk ama bedenlerimiz birbirine yapışmıştı adeta… Başımın dönmesi geçmeyince omuzuna koydum başımı… Vücudunun her hareketini vücudumda hissediyordum. Bacağını iki bacağımın arasına sokmuş, dönüp duruyorduk pistte… Bacağının kasıklarıma, kadınlığıma yaptığı baskıyı hissettim. İçimden bir şeyler akmaya başladı. Ayakta sevişiyor gibiydik. Kendimi geri çekemiyor, aksine zevk girdabı beni daha çok kendine çekiyordu. Kısık gözlerle başımı kaldırıp Erdal’ın yüzüne baktım. O da bana bakıyordu. Müthiş bir istek vardı gözlerinde… Hani etrafta kimse olmasa… Yalnız olsak… Elimi önüne daldırıp önümde hissettiğim kabarıklığın nasıl bir şey olduğunu görsem… Öpsem, yalasam… Beni oracıkta yatırıp… Offf… Başımı çevirdim, kocamı aradım gözlerimle… Biraz ileride, kalabalığın arasında Nevin’e sarılmış dans ediyorlardı. Onlar da bizim kadar olmasalar da yine de bayağı samimi bir şekilde, kahkahalarla dans ediyorlardı. Sonunda müzik durdu, dans bitti. Benim hala başım dönüyor, Erdal belimden tutup destek oluyordu. Metin ve Nevin yanımıza geldiler. Kocam beni Erdal’ın kollarından devraldı. İçkiyi fazla kaçırdığım konusunda bir şeyler gevelemeye çalıştım. Üçü de benim halime gülüyorlardı. Kocam iki fincan şekersiz kahve içirdi ayılmam için… Hep beraber odalarımıza çekildik. Duşa girip çıktığımda iyice kendime gelmiştim. Banyodan çıktığım gibi çırılçıplak kendimi yatağa attım. Kocam da yanıma uzandı. Parmaklarının ucunu memelerimde, karnımda, kasıklarımda gezdirirken sordu, “Neydi o öyle? Erdal’la bayağı yakındınız dans ederken?” dedi. “Sen asıl kendine bak. Nevin’in içine düşecektin.” diye tersledim ben de… “Ne yapayım karıcım, alkollüsün diye herif sana öyle sarılıyordu ki… Nevin maraza çıkarmasın diyerek ben de sizi görmeyeceği arka köşelerde sarılıp dans etmek zorunda kaldım.” “Pek zorunda kalmamış gibiydin ama, tam aksini gördüm ben…” “Sanki sen öyle değildin aşkım… İki ahtapot gibi sarılmıştınız birbirinize… Nasıl, hoşuna gitti mi Erdal’ın kollarında olmak?” “Saçmalama allasen…” dedim ama aklıma o anlar gelince yine ateşlendim. Zaten Metin’in üçgenimde dolaşıp duran parmakları da delirtmişti beni… Kocama sarılıp geceyi müthiş bir sevişmeyle noktaladık. Gözlerimi kapatıp Erdal’ın bacak aramda dolaşan bacağını, bedenimi saran kollarını, bana arzuyla sikecek gibi gözlerini hayal ettim kocam beni sikerken… Biliyordum ki kocamın aklında da Nevin vardı üstümde gidip geldiği anlarda… Ertesi gün havuz başında güneşlenirken Metin’in canı denize girmek istedi, yarım saatliğine sahile indi. Nevin de gecenin yorgunluğuyla yattığı yerde uyuklayıp duruyordu. Güneş kremini ön taraflarıma, bacaklarıma sürdüm. Arkama süremiyordum. Erdal elimden aldı, uzanmamı istedi. Nevin’e baktım, geniş hasır şapkayı yüzüne örtmüş, derin derin uykuya dalmıştı. Benim karısına baktığımı görünce kısık bir sesle, “Uyuyor…” dedi. “Gece çok yoruldu” “Ya, evet… Öyle çok dans ettik ki, yorulması normaldir.” Kremli eli omuzlarımda, sırtımda, belimde dolaştıkça ürperiyordum. “Eh, hem danstan yoruldu, hem de gece odada yoruldu” Sesindeki imayı fark etmiştim tabi, elimde olmadan kıkırdayıverdim. Onlar da bizim gibi ateşli bir gece geçirmişlerdi anlaşılan… “Nevin’in boynundaki morluktan anladım zaten, epey mücadele etmişsiniz dün gece…” dedim şakayla… Erdal da güldü, “Belli oluyor mu Gül? Ya, sevişirken kendimizi kaybediyoruz bazen…” Durdu, sonra ekledi, “Akşam epey tahrik olmuştum. Yatağa girdiğimizde de…” Cevap vermedim. Neden tahrik olduğunu biliyorduk ikimiz de… Cüretkar ve utanmaz parmakları vücudumun her yerinde dolaştıkça içim geçti. Etrafta insanlar olmasa, karısı yanımızda uyumasa oracıkta yatıp bacaklarımı açmak için dayanılmaz bir istek duydum… Kremlemeyi geçmiş, masaja dönüşmüştü olay… Bacak aralarımda dolaşıyordu parmakları… Hoşnutlukla inledim. Parmakları daha rahat hareket etsin diye istemsizce araladım bacaklarımı… “Çok güzelsin Gül…” dedi boğuklaşmış, kısık sesiyle. “Bikininin ağ kısmı epey ıslandı, biliyor musun? Zevk suların akıyor…” “Senin yüzünden…” dedim ben de aynı kısık sesle… ”İstersen krem sürmeyi bırak, yoksa boşalmaya başlıcam, etrafa rezil olacağız.” “Ön tarafını da kremlemeden bırakmam, yanarsın yoksa… Yüzünü döner misin?” dedi. İster istemez sırt üstü yattım. Bu kez de kremi göğüslerime, karnıma, bacaklarıma sürmeye başladı. Mayosunun önündeki kabarıklık gözüme takıldı. Bayağı kalın görünüyordu, çadır gibi olmuştu mayosunun önü… Tam o sırada Metin geldi. Elindeki havluyu yanımdaki şezlonga serip uzandı. “Siz ne yaptınız çocuklar?” diye sordu gayet rahat bir tavırla… Şaşırıp kalan Erdal’ın kremli elleri bacaklarımdaydı o sırada… “Erdal güneş kremi sürüyordu hayatım, sen olmayınca iş ona kaldı” dedim. “Ee, arkadaş arkadaşa yardımcı olacak tabi… Öyle değil mi Erdal?” “Tabi canım… Elbette… Ne demek…” diye bir şeyler geveledi Erdal. “Zaten bitirmiştik. Hadi, ben de havuza gireyim bari, piştim sıcaktan…” diyerek kendini havuza attı. Mayosunun önündeki kabarıklığı Metin’e göstermemeye çalışıyordu suya girerken… Metin onun yüzmesini izlerken bana, “Epey sportmen çocukmuş Erdal da… Nasıl, beğendin mi aşkım? Şu kaslarına baksana, spor yapıyor herhalde…” Yüzüne baktım, “Ben niye beğeneyim canım? Nevin beğenmiş zaten…” “Aşkım, yarım saattir senin vücudunu okşarcasına kremleyip duruyor. Sen de beğenmiş gibiydin. Kendinizden geçmiştiniz. Etrafı gözünüz görmüyordu. Nevin yanınızda uyurken… Nerdeyse sikişecek gibiydiniz…” “Terbiyesiz herif… Ne yaptın peki? Bizi mi izledin sen de o her tarafımı ellerken? Hoşuna mı gitti beni okşaması?” “Evet karıcım… Çok hoşuma gitti. Tahrik oldum. Baksana şuna…” Önünü gösterdi. Kocamın da mayosunun önü kabarmıştı. Zaten ıslanmış durumdaydım. Bir de kocamı öyle görünce… “Mmm… İştah açıcı görünüyor” dedim dudaklarımla yalanarak… “Hadi gel, odamıza gidelim…” “Dur biraz karıcım, hazır uyurken, kocası da ortalıkta yokken şu Nevin’in vücudunu seyredeyim biraz…” Baktım, Nevin biraz ilerimizdeki şezlongta hala uyuyordu. Hasır şapka yüzünü örtmüş, düzenli nefeslerle bikinisinin üstü inip kalkıyordu. Meme uçlarının kabarıklığı kumaştan belli oluyordu. Düzgün, beyaz vücudu kaymak gibiydi. Yüksek koruyucu faktörlü güneş sütüyle parıl parıl parlıyordu teni… Bir dizini kaldırmış vaziyette, avuç kadar minicik bikinisinin altı yumruk gibi kabarmış kadınlığını zor örtüyordu. Yerimden kalkıp belime pareoyu bağlamadan önce bikini altımın ağındaki ıslaklığı kocama gösterdim, “Nasıl ıslanmış görüyor musun? Sevgili arkadaşın okşaya okşaya ne hale getirdi beni… Hadi sapık herif, çabuk kalk, odaya gel. Elin uyuyan çıplak karısını seyredeceğine gel, bu hazır azmış vaziyetteki kendi karını becer. Güzel güzel bu ıslak amın hakkını ver. Sik beni… Yoksa…” “Yoksa?” Elinden tutup kaldırdım, “Yoksa, ben de gider Erdal’la beraber yüzmeye başlarım. Bu azgınlıkla, ıslanmış amcıkla sonu nerde biter bilmem… Sen de oturur burada Nevin’e baka baka mastürbasyon yaparsın” Neredeyse koştururcasına kaldığımız odanın yolunu tuttuk. Daha odaya girer girmez kocamın üstüne atladım. Birbirimizi vahşice öperken titreyen ellerimizle üstümüzdeki mayoları soyduk bir yandan da… Çırılçıplak kalınca kocamın üstüne çıktım. Havaya dikilmiş sikinin üstüne oturuverdim bir anda… Havuz kenarında Erdal’ın okşamasıyla ıslanmaya başlayan kadınlığım, kocamın sikini kolaylıkla içine aldı, yağ gibi kaydı. İkimiz de öyle tahrik olmuştuk ki, çok kısa sürdü sevişmemiz… On dakika sonra sarsılmaya başladım. Kocam içime sıcak döllerini püskürtürken ben kasıla kasıla orgazm oldum. Kendimi yatağa, kocamın yanına attım. Sırtüstü yatıp kaldık. “Off…” dedim. “Fırtına gibiydi… Ne olduğunu anlamadım bile…” Metin yan dönüp okşamaya başladı beni… “Evet, fırtına gibiydi ve ben senin neden tahrik olduğunu çok iyi biliyorum” dedi. “Nedenmiş?” “Erdal’ın okşamalarından, neden olacak? Dün geceki dans ederken sarılmaları, bugün güneş kremi sürerken mıncıklayıp durması… Kabul et artık. Hoşuna gidiyor başka bir erkekle sevişme fikri… Tahrik oluyorsun. Gel yapalım şu grup seks işini… En azından bir kez deneyelim. Hazır ortam bu kadar müsaitken…” “Senin amacın da Nevin’i becermek değil mi? Arkadaşının karısını sikebilmek için mi ısrar ediyorsun bu kadar?” “Nevin şart değil aşkım… Tamam, senin kadar olmasa da, Nevin de taş gibi, güzel, seksi kadın… Ama benim amacım değişiklik olsun, denemiş olalım, dörtlü grup seks yapalım. Baksana, az önce kasırga gibiydin, hayali bile yetti. Düşünsene gerçekten grup seks yaptığını… Erdal’la seviştiğini… Benim yanımda… Hepimiz beraber…” “Peki sen hazmedebilecek misin sonradan? Düzenimiz bozulmasın yok yere? Beni boşamaya falan kalkmayasın?” ”Yapma karıcım bu nasıl laf ? Ben monotonlaşan seks yaşantımızı renklendirmeye çalışıyorum. Biliyorsun sevişme süremiz neredeyse üç dakikaya inmişti. Sen benim biricik ve sevgili karımsın…” Giyinip dışarı çıktık. Eğlendik, yüzdük, yemek yedik, akşam dans, eğlence derken gece odamıza çıktık. O gece ilk kez fantezi kurarak sevişmeye başladık. Ve gerçekten de çok uzun süredir ilk defa bu kadar ateşli ve uzun oldu sevişmemiz… Kocam bana, “Kapat gözlerini… Şimdi seni Erdal sikiyor… İçinde Erdal’ın siki gidip geliyor… Yanınızda da ben Nevin’e geçirdim, onun karısını sikiyorum. Ohhh… Hem Nevin’in amına koyuyorum, hem Erdal’ın seni nasıl siktiğini izliyorum…” dedikçe ben kendimden geçiyor ve artık unutmaya başladığım iniltiler ve çığlıklar dökülüyordu dudaklarımdan… Yaklaşık iki saat boyunca durup dinlenmeksizin seviştik. Sevişmemiz bitince, “Gördün mü bak? Ne kadar farklı oldu? Bir de gerçeğini yapsak kim bilir nasıl olur?” dedi yine… “Nasıl olacak peki? Bakalım onlar da isterler mi? diye sordum merakla ve istekle… “Pek zorluk çıkaracaklarını sanmıyorum. Erdal seni okşarken ne hale geldiğini gördüm gözlerimle… Karısı da dans ederken sarılmama hiç ses çıkarmamıştı. Yine de sen bir Nevin’in ağzını ara, ben de Erdal’ın..” dedi. Ertesi gün sabah kahvaltısından sonra çarşıya çıktık. Biz iki kadın her zamanki gibi dükkanların önünde fazlaca takılmaya başlayınca erkekler sıkıldı ve bir kafede birer bira içmek için ayrılıp bizi yalnız bıraktılar. Biz mağazaları dolaşıyorduk. İç çamaşırı satan bir dükkandan bir iki string külot, transparan fantezi gecelik, jartiyer, çorap falan aldım. Nevin aldıklarıma bakıp güldü, “Desene bu bir hafta boyunca Metin’i mahvetmeye kararlısın” dedi. “Ee, tatile geldik hayatım. Tadını çıkarmak lazım. Kocam bu tatilde pek dinlenmeye fırsat bulamayacak” dedim muzip muzip… Yüzüme baktı, gülümseyerek, “Geçen geceki dans gibi mi?” dedi. Baktım, biliyordu ve pek kızmış görünmüyordu. Yine de, “Şey, alkolü fazla kaçırdım biliyorsun. Biraz dağıttım galiba…” dedim. Tekrar güldü, “Canını sıkma Gül. Kocamla yaptığın o samimi dans bana yaradı o gece… Sabaha kadar canımı çıkardı Erdal… Şuna baksana…” diyerek omuzlarına saldığı saçlarını kenara çekip boynundaki ısırık izini gösterdi. “Sert seksten hoşlanıyorsunuz galiba… Sen de o gece Metin’le kucak kucağaydın. Nerdeyse ortalık yerde işi pişirecek gibiydiniz” dedim ben de… Uzanıp elimi okşadı, “Senin de dediğin gibi Gül, tatile geldik. Eğlenmeye… Tadını çıkaralım hepimiz… Sonra… Dün havuzun başında içim geçmiş biraz… Ama kocam seni kremlerken uyanıktım. Keyfinizi kaçırmamak için uyuyormuş gibi yaptım gidene kadar… Benim kocamı da, kendininkini de azdırdın iyice… Daha doğrusu hepimizi… Siz gittikten sonra biz de odaya çıktık. Erdal yine haşat etti beni…” “Yani… Konuştuklarımızı duydun mu peki?” Şuh, isterik bir kahkaha attı Nevin, “Evet canım… Hepsini… Erdal’ın söylediklerini… Kocanın benim hakkımda konuşmasını…” Durdu, gözkapakları yarıya inmiş kısık gözlerle, yarı aralık etli dudaklarıyla yüzüme baktı. Yüzündeki şehvet ifadesi görülmeye değerdi. Elimi tuttu, “Hadi gel, erkekleri de alalım, şöyle tenha bir yer bulalım kendimize… Tatil yapmaya geldik, tatilimizin tadını çıkaralım…” Kocalarımızın oturduğu kafeye gittik elimizde paketlerle… Bira içiyorlardı. Birer tane de biz içtik. Kocama baktım sorar gibi, başıyla tamam işareti yaptı. Evet, erkekler de konuşmuştu. İçim bir hoş oldu, heyecanlandım. Birer bira daha içtik. Biralar biter bitmez arabaya binip yola çıktık. Yolda arabayı kullanan Metin’e “Aşkım, hava çok sıcak, hadi bizi değişik bir yere, güzel bir deniz kenarına götür, serinleyelim.” dedim. Bir an önce olaylar başlasın istiyordum. Kocam, “İyi ama, denize girmeyi planlamamıştık karıcım, mayolarımız yok.” Şımarık bir tavırla yanağından öptüm, “Olsun aşkım, sizin üstünüzde şortlarınız var, bizim çamaşırlarımız… Tenha bir koy bulalım yeter…” Koyları dolaşmaya başladık. Hafta içi olduğundan pek kalabalık değildi. Yarım saatın içinde tam istediğimiz gibi bir yer bulduk. Tepede yolun kenarında arabayı bırakıp elimizde çantalarla aşağıya inmeye başladık. Nevin ile Erdal önden gidiyorlardı, biz Metin’le arkada kalmıştık. Elimi tutup taşlık patikada aşağıya inmeme yardımcı oluyordu. “Ne yaptınız, Erdal’la konuştunuz mu?” dedim kısık sesle… “Evet aşkım… Anladığım kadarıyla adam senin için deli oluyor. Seni sikebilmek için her şeye razı… Peki ya siz? Nevin’le konuştun mu?” “Konuştuk. Her şeyin farkında, biliyor. Buraya gelmemizi de o istedi zaten… İstediğin şey biraz sonra gerçekleşecek. Memnun musun?” “Olmaz olur muyum? Göreceksin, çok güzel olacak.” Kıvrıla kıvrıla inen daracık, taşlı patika yol, bizi nefis, tertemiz bir deniz kenarına götürdü. Çalıların bittiği yerde kayalar başlıyordu, sonra da deniz… Denize girilebilecek ufak bir alan vardı sadece… Böyle bomboş olmasının nedeni de buydu herhalde… Havluları karşılıklı ikişer ikişer yere serdik. Adam kesseler kimse duymazdı. Kuş ve dalga seslerinden başka bir şey duyulmuyordu. Kocalarımız tişörtlerini çıkarınca şortlarıyla kaldılar. Biz kadınlar da önce tereddütle birbirimize baktık, sonra tişört ve eteklerimizi çıkardık. Benim içimde çamaşır olarak şeffaf siyah bir tanga takım vardı. Memelerimin kabarmış uçları, amımın üstünde çizgi şeklinde bıraktığım ince tüy şeridi transparan çamaşırın altında görünüyordu, meydandaydı. Nevin’deyse iri göğüslerini zor kapatan bir beyaz sütyen, altında minicik bir string külot… Önü dudakların arasında kaybolmuştu, arkada ise bir ip sadece… Kocamın hayran olduğu taş gibi güzel kalçaları meydandaydı. Stringin ipi arkasındaki minik deliğini bile zor kapatıyordu. Cesaretini takdir ettim doğrusu… Erkekler havluların üzerine sırt üstü uzanmışlar, bizim soyunmamızı izliyorlardı. İkisi de heyecanlıydı, şortlarının önündeki kabarıklığı saklamak için pek gayret sarf etmiyorlardı, gözleri üstümüzdeydi. Benim gözüm Erdal’ın geniş göğsüne, kaslı kollarına takılıyordu sürekli… Bacakları kaslı ve gergindi. Yutkundum. O bedeni okşamak, altında ezilmek için müthiş bir istek duydum içimde… Erdal yattığı yerden, “Ya, kızlar, isterseniz üstünüzü de çıkarın, nasıl olsa burada biz bizeyiz. Öyle değil mi Metin? Ne dersin?” “Tabi canım… Üstsüz güneşlenin… Yabancı yok ya… İstediğiniz gibi davranın, rahat edin.” Nevin’le birbirimize bakıp gülümsedik. Yabancı yoktu ama, bizi sikmek için kıvranan birbirimizin kocaları vardı. Ve her yerimizi, her noktamızı görmek için deli oluyorlardı. Üstlerimizi çıkardık. Benim ufak bir kavunu andıran diri yuvarlaklarım, Nevin’in benden daha büyükçe iri memeleri meydandaydı şimdi… Ben de öyle heyecanlıydım ki… İlk defa kocamdan başka bir erkek, çıplak memelerimi detaylarıyla görüyordu. Kocam Nevin’e, “Nevin’cim, gel seni kremleyeyim, güneş yakmasın, çok beyaz tenin var senin…” dedi. Kocasına döndü, “Dün sen Gül’ü kremlemiştin Erdal, bugün ben de Nevin’e süreyim, ne dersin?” “Tabi dostum, neden olmasın…” diyerek izin verdi kocası… Nevin gülerek Metin’in yanına uzandı. Çıplak göğüslerinin uçları mermi gibi olmuş, arzuyla titreşiyorlardı. Ben de eğilip ikinci güneş kremini aldım poşetin içinden, gidip Erdal’ın önünde dikildim. Elimdeki güneş kremini gösterip, “O zaman benim krem sürücüm de sen oluyorsun Erdal…” dedim neşeyle… Erdal yanındaki boş havluyu eliyle gösterip, “Evet, hanımefendi. Buyurmaz mısınız? İtinayla yağlama, kremleme yapılır” diyerek şakalaştı benimle… Ben de onun yanına uzandım. Ellerine bolca krem döktü, yanımda diz çöktü. Ben heyecandan titreyerek onun ellerinin, parmaklarının temasını bekliyordum. Fazla bekletmedi, göğüslerimden başlayıp kremi yedire yedire, okşaya okşaya sürmeye başladı. Kremlemek lafın gelişi, adeta pençelerini atmış, resmen göğüslerimi okşuyordu. Dirseklerime dayanmış yatıyordum önünde… Başımı arkaya attım. Göğüslerimi okşayan kaygan parmakları uçlarında dolaşmaya, hafif sıkmaya başlayınca zevkten belli belirsiz inceden bir inilti koptu ağzımdan… “Ohhh… Erdal… Çok güzel sürüyorsun..” Şehvet yangını başlamıştı, kasıklarımın yandığını, ıslandığımı hissediyordum. Göğsümü bitirdi, karnımı okşadı, bacaklarıma geldi. Bacaklarımı hafif araladım. Tanga külodumun önündeki ağ kısmı zevk sularımdan ıslanmış, güneşin altında parlıyordu ve Erdal da görüyordu bunu… Kafamı bizimkilere çevirdim o arada… Kocam Nevin’in arkasındaydı. Bacaklarını aralayıp arasına, havluya oturtmuştu Nevin’i… Bir yandan koltuk altından geçirdiği kremli elleriyle kadının göğüslerini avuçlamış okşarken, bir yandan da omuzlarını öpüyor, Nevin de eliyle string külodun ipinin yanından kadınlığını avuçlamış, gözleri kapalı, kendini okşuyordu. Beni kremlemeye dalmış, gözü benden başkasını görmeyen Erdal’a bizimkileri işaret ettim. Çok güzel manzaraydı karşımızdaki… İştah açıcıydı… Güzeller güzeli Nevin, yakışıklı kocamın kolları arasında kendinden geçmiş vaziyetteydi. Erdal da manzarayı görünce hem cesaretlendi, hem de hırslandı. Beni arkaya sırtüstü yatırıp memelerime kapaklandı. Somururcasına emiyor, yalıyordu. Ellerimi saçlarına götürdüm, avuçlayıp kendime çektim. Daha da hırslandı, birini avuçlarken, diğerini somuruyordu. Dayanamadım, kendimi onun dudaklarına bırakıp “Ohhh… Erdal… Harika…” diye inledim. Memelerime doyunca onlarla uğraşmayı bırakıp yukarıya çıktı. Dudaklarıma yumuldu. Vahşice öpüşüyorduk. Kendimizden geçmiştik. Kocamla Nevin de bizden görüp sevişmeye başlamışlardı. Hemen yanı başımda sevgili kocam bir başka kadının, arkadaşının karısının üstündeki tek giysi olan string külodu koparıp attı. Eliyle amını avuçlarken o da Nevin’e yumuldu. Şehvetle, ateşli ateşli öpüşüyorlardı. Nevin’in eli kocamın şortunun içine daldı. Taş kesilmiş sikini avuçlayıp dışarıya çıkardı. Kocam onun amını avuçlarken, o da kocamın sikini sıvazlayıp duruyordu. Erdal altımdaki külodu bacaklarımdan sıyırmaya başlamıştı. Benim külodumu, kendi şortunu telaş içinde çıkarıp attığında ikimiz de çırılçıplak vaziyetteydik. Bacaklarımı aralayıp başını amıma gömdü. Şehvetle yanan amımı yalamaya başladı. Saçlarından tutup kendime çektim. Artık zevkten bağırmaya başlamıştım. İlk kez kocamdan başka bir erkeğin, Erdal’ın amımı, klitorisimi yalayan dilinin verdiği zevk bir yandan, hemen yanımda kocamın bir başka kadınla sevişmesini izlemenin verdiği zevk bir yandan… Sevişirken, kocamla birbirimizi yalarken, beni sikerken televizyon izlemeye benzemiyordu bu… Canlı canlı sevişiyorlardı karşımda… Ve bambaşka, çıldırtıcı bir deneyimdi bu… Kocamla Nevin öpüşmeyi bıraktılar. Benim zevk feryatlarımın etkisiyle onlar da iyice azmışlar, hareketleri sertleşmişti. Hırsla yere yatırdı Nevin’i… Bacaklarını aralayıp taş kesilmiş sikini kadının ıslak amına gömdü bir hamlede… Nevin acı bir feryat kopardı. Sesi denizde, arkamızdaki yola çıkan tepelerde yankılandı. “Ahhh… Metinn… Canımı yaktın… Oohhh… Sikin canımı yaktı” Erdal da amımı yalamayı bırakıp başını bizimkilere çevirdi, ne oluyor gibisinden karısına baktı. Hızla, acıtarak karısının amına giren ve girip çıkmaya başlayan alet şimdi zevk vermeye başlamış olmalı ki, kaltak bacaklarını kocamın beline dolamış, boynunu, omuzlarını ısıra ısıra inliyordu. Erdal’ın kolunu tutup yere yatmasını istedim. Ben geri kalmıştım. Nevin’in aldığı zevki ben de almalıydım. Yere yatan Erdal’ın şortunu çıkarıp attım. Sikinin üstüne yükselip elimle başını tuttum, amıma nişanladım. Dudaklarımı ısırarak yavaş yavaş sikinin üstüne oturdum. Ellerimi göğsüne dayayıp destek alırken oturup kalkmaya başladım. Erdal aşağıdan memelerimi avuçlayıp sıkarken, alttan kalçalarını indirip kaldırıyordu. Siki Metin’in sikiyle aynı boydaydı hemen hemen… Fakat daha kalındı. Adeta amımı ikiye yarıyor, geriyordu girip çıkarken… Kocam Nevin’in ayaklarını tutup pergel gibi bacaklarını ikiye ayırmış, bıçak saplarcasına yarağını kadının amına sokup çıkarıyordu. Nevin zevkten haykırıyor, kocam sikini gömdükçe memeleri ileri geri sallanıp duruyordu. Kocam sikini çıkardı, tutup Nevin’i bize doğru domalttı. Belinden tutup arkasından sokup çıkarmaya başladı. Ben de Erdal’ın sikinin üstünden kalktım, havluyu alıp onların yanına götürdüm. Aynı Nevin gibi domaldım onlara doğru… Erdal da ne istediğimi anladı hemen, gelip kalın sikini arkamdan amıma geçirdi. Belimden pençeleriyle tutup arkamda gidip gelmeye başladı. Torbaları alttan klitorisime çarpıyordu yapış yapış, beni delirtiyordu zevkten… Nevin’le yüzyüze sikiliyorduk. Kocam onun arkasında Nevin’i sikerken, Nevin’in kocası da beni sikiyordu karşılıklı… Nevin’in zevkten kasılan yüzü, aralık duran etli, dolgun dudakları öyle güzeldi ki… Dayanamayıp dudaklarından öptüm. Şaşırdı önce… Sonra o da bana katıldı. Erkeklerimiz bizi domaltmış sikerken, biz de kız kıza öpüşmeye başladık. İnlemeler, feryatlar koyun içinde yankılanıyordu. Kocam daha fazla dayanamadı, haykırarak boşalmaya başladı. Öyle uzun sürdü ki boşalması… Onun ilk defa bu kadar boşaldığına şahit oluyordum. Onu Nevin takip etti. Hemen arkasından onların feryatları Erdal’ı gaza getirdi herhalde, belimi acıtan parmakları kasıldı, kendine çekti, kalın yarağını amıma kökledi dibine kadar… Hayvani bir böğürtüyle boşalırken sıcak dölleri içime, derinliklerime akmaya başladı. image O sıcaklığı hisseder hissetmez ben de zıvanadan çıktım. Kasılmaya, orgazm olmaya başladım. Kendimizi kasmıyorduk hiç… Birileri duyacak, rezil olacağız korkumuz yoktu… İstediğimiz gibi yüksek sesle inliyor, bağırıyorduk. Zevk feryatları kulaklarımızda çınlıyordu. Sonunda bitti. Ortalığı sessizlik kapladı. Kimimiz havluya, kimimiz yerdeki çimenlerin üzerine serilip kaldık. Dört tane çıplak beden, yorgun argın kalakaldık. Aradan ne kadar geçti bilmiyorum. Aramızda ilk çırılçıplak kalkıp koşarak kendini denize atan Nevin oldu. Onu erkekler takip etti. Önlerinde mızraklarını sallaya sallaya koşturdular. En son ben kalkıp denize atladım. Soğuk deniz suyu seks yapmaktan ve güneşin sıcağından erimiş bedenlerimizi kendine getirdi. Canlandık. Hepimiz anadan doğma, iki çift Adem ve Havva gibi uzun bir süre denize girdik, serinledik, yüzdük. Okuldan kırmış yaramaz çocuklar gibi neşe içindeydik. Suyun içinde herkes tuttuğuna sarılıyor, öpüşüyorduk. Kah kocamın kollarındaydım, kah Metin’in… Kocam bir beni kucaklayıp sertleşen sikini sokuyordu, biraz sonra Nevin’i sikiyordu denizin içinde… Kocam beni bırakınca kendi karısıyla öpüşüp sevişen Erdal’ın kollarına yüzüyordum. Nevin’i çekip kocama yollarken, Erdal’ın kucağına ben yerleşiyor, doyamadığım kalın sikinin tadına bakıyordum. Sonunda yorulduk. Çıkıp biraz dinlendik, kurulandık. Erkekler şortlarını, biz kadınlar da ıslak çamaşırlarımızı bırakıp çıplak bedenimize etek ve tişörtlerimizi giydik, dönüş yoluna çıktık. Dönüşte arabayı kocam kullanıyordu. Nevin onun yanına oturdu, biz de Erdal’la arkaya geçtik. Kocam araç kullandığı için onlar önde bir şey yapamıyorlardı ama, biz arkada Erdal’la daha samimiydik. Kucağına oturmuş vaziyette, öpüşüp durduk yol boyunca… Eli eteğimin içinde, külotsuz amımı okşuyordu beni öperken… Yine sertleşen aleti kalçama batıyordu. Kocam da tam boştaki elini uzatmış, Nevin’in bacaklarını okşarken Nevin bir feryat kopardı. Kocasıyla geri çekilme yoluyla korunuyorlarmış. Bugün öyle heyecan yaşamıştık ki, önlem falan aklından gitmiş, benim kocam da gürül gürül içine boşalmıştı. Adeta ağlayacak gibi dudaklarını büzmüştü, ya hamile kalırsam endişesi sarmıştı. Erdal karısını teselli etti ben kollarındayken, “Üzme kendini aşkım. Seviştikten sonra hemen arkasından çırılçıplak denize, tuzlu suya girdin, bir şey olmaz belki… Şimdi giderken eczaneye de uğrarız, bunun sevişme sonrası hapı falan var, merak etme sen…” Ben de ona katıldım, “Kocan doğru söylüyor hayatım. Bunu kendine dert edip tatilimizi zehir etme… Yaşayacaklarımızı bir düşünsene… Hem bundan sonra Metin de prezervatif falan alır, korunur, işi garantiye alırız. Her şeyin çaresi var. Hadi somurtmayı bırak da sevgiline yanaş… Baksana bize… Ne kadar mutluyuz…” Metin de Nevin’in elini tutup cesaret verdi, “Gül doğru söylüyor canım… Prezervatif alırım, korunuruz. Bundan sonraki sevişmelerimizde kafamızda soru işareti olmasın. Daha önümüzde kaç gün var. Üstelik eve dönünce de sürdürürüz bu işi, burada kalacak hali yok ya bunun…” dedi. Otele uğradık, yemek servisi bitmişti. Dışarıya çıkıp hem yemek yiyelim, hem gezelim dedik. Bu arada eczaneye uğradık. Eczacıya derdimizi anlattık. O da hem ilişki sonrası için bir hap, hem Metin için prezervatif, bir iki koruyucu sprey falan verdi. Yolda yürürken Metin elini Nevin’in omzuna attı, Nevin de kocamın beline sarıldı. Hem yürüyorlar, hem arada bir durup öpüşüyorlardı. Erdal da benim yanımdaydı, onları gösterip, “Şunlara bak, sanki liseli aşıklar gibi…” dedi. O da bana sarıldı, dudaklarımdan öptü. Mutlulukla beline sarıldım. Bir restorana girdik. Geç saat olduğundan kimseler yoktu. Bir iki garson falan vardı. Yemeklerimizin yanında birer kadeh rakı şarap falan içtik. Rahatsız eden olmadığından, sevişmemiz konusunun etrafında uzun uzadıya konuşup sohbet ettik. Hepimizin de ilkiydi bu… İlk eş değiştirme olayını yaşamıştık ve hepimiz de çok mutluyduk. Açık havada sevişmeye bayılmıştık ama otelde yumuşak geniş yataklarda daha rahat ve güzel olacaktı. “Keşke daha önce yaşasaydık bu mutluluğu…” dedi Erdal… Ben de ona katıldım, “Evet ya… Sahi neden yapmadık bunu?” “Haklısınız ama hiç ortam olmadı ki…” dedi Nevin. Erdal itiraz etti, “Aslında, valla ne yalan söyleyeyim, benim Gül’de gözüm vardı hep… Nasıl becerebilirim diye hep hayal kurdum ama cesaret edemedim. Ne zaman evde bir araya gelsek, Gül çay falan verirken gözüm hep memelerine kayardı. - Hele mini etek giydiği zaman, ne yapar eder, mutlaka karşısına otururdum. Hiç fark etmediniz mi?” dedi. “Tamam aşkım, ara sıra bacaklarıma baktığını gördüm” dedim. “Ama tesadüftür falan diye umursamadım. Böyle istediğini bilmiyordum hiç… Keşke bilseydim…” diye kıkırdadım. “Vay kaltak vay… Niye bana söylemedin Erdal’ın dikizlediğini?” diye kızar gibi yaptı kocam. Yanımda oturuyordu, dönüp dudaklarından öptüm, “Sana güven mi olur kocacım? Adamla kavga falan edersin bakıyor diye… Hem sadece bakıyordu, yemedi ya… Aslında hoşuma da gitmiyor değildi yani…” Kocam güldü, “O zaman yemedi ama, sonunda bugün sikti, becerdi işte…” Nevin atıldı bu defa, “Metin, sen de az dikizlemedin beni… Nerdeyse bakışlarınla yiyordun beni, fark etmedim zannetme… Hele geçen yaz plajda nasıl bakıyordun, gözlerinle çırılçıplak soydun zannettim.” Kocam masanın üstünden elini uzatıp Nevin’in elini tuttu, dudaklarına götürüp öptü, “Soydum tabi sevgilim. O bikinilerle öyle seksi oluyordun ki… Altındakileri görmek için, onlara sahip olmak için neler vermezdim. Ama en sonunda ben de muradıma erdim. Ve inan çok nefisti. Hayallerimdekinden daha güzeldi. Sana dokunmak, o güzel memelerini mıncıklamak, içine girmek, orgazm olurken o müthiş titremen…. Benim için ömre bedeldi hepsi…” Nevin kalkıp kocama uzandı, dudaklarından kısa ama şehvetlice öptü. Erdal söze girdi, gözleri benim üstümdeydi, “Çocuklar, siz öpüşüp koklaştıkça, eskilerden konuşup durdukça, benim canım yine istemeye başladı. Hadi bir an önce gidelim artık otele de odamıza kapanıp tekrar sikişelim…” Elimi uzatıp alttan şortunun önünü yokladım. Doğru söylüyordu. Önündeki canavar uyanmış,baş kaldırmıştı. Parmaklarımla şöyle bir tutup sıktım, “Mmmm… Gerçekten istiyor bu… Hadi gidelim artık…” - Kalktık, hesabı ödeyip otelin yolunu tuttuk. Yolda bir büfeden bir iki viski, çerez falan da aldık, otele girdik. Erdal’ların odası nispeten daha arkada, rahat edebileceğimiz bir yerdeydi, onların odasına girdik hep birlikte… Odaya girer girmez Erdal’la birbirimize sarıldık. Ayakta öpüşüyorduk. Azmıştım iyice… Sevgilimin etli dudaklarını daha bir iştahla, ihtirasla öpmeye başladım. O da tüm hünerini gösteriyor, dudaklarımı içiyordu. Ellerimi boynuna doladım. Ayak uçlarımda yükselip göğsümü onun göğsüne yaslarken dilimi ağzının içine soktum. O da dilimi emmeye başladı. Bir iki dakika sonra onun dili benim ağzımdaydı ve o emiyordu dilimi… Siki kazık gibi olmuş, şortunun önünden kasıklarıma batıyordu. Sertliği hissedince ellerimi boynundan çekip şortuna indirdim. O da benim memelerimi avuçladı giysimin üzerinden ve biraz kuvvetlice sıktı. Ağzının içinde acıyla inleyip biraz kendimi çektim ama öpüşmeyi bırakmadım. Hem canım yanmıştı, hem tahrik olmuştum. Elimi şortunun içine soktum ve sertliğini kavradım. O da badimi yukarıya sıyırıp memelerimi avuçladı. Can acıtacak kadar değil ama yine de sıkıp sıkıp bırakıyordu. Resmen ayakta kendimizden geçmiştik. Öbür tarafta neler olduğunu görmüyordum, hatta onların varlığını bile unutmuştum. Müthiş sevişiyordu Erdal… Beni zevkten delirtiyor, inletiyordu… Tam anlamıyla sikici bir erkekti. Aynı anda her yerime dalıyordu ve her yerimden zevk alıyordum. Dudaklarımdan kulak memelerime geçti, oradan boynuma… Boynumu emmeye başladı. Aklıma Nevin’in boynundaki morluk geldi. Beni de morartacaktı bu azgın… Umursamadım. Boynumla omzumun birleştiği hassas noktayı, atardamarımın üstünü emmeye başladığında ürperdim, kollarının arasında zevkten titredim. “Ohhh… Sevgilim…Çok güzel… Sakın bırakma beni… Harikasın… Sakın bırakma…” Elini eteğimin altına götürdü, çıplak bacaklarımı okşayıp yukarıya çıktı. Amımı avuçladı. Öyle ıslanmıştı ki… Elini çekip parmağındaki ıslak sularımı diliyle yaladı. Sonra parmak tekrar yerine, eteğimin altına döndü. Kalçalarımı sıktı, tekrar amımı avuçladı. Suları akan amımın içine orta parmağını gömdüğünde irkildim, şehvetle sarsıldım. Başparmağıyla klitorisime baskı yaparken orta parmağı vajinamın içlerini karıştırıyor, zevkten delirtiyordu beni… Kulağına, “Ohhh… Sevgilim… Geliyorum… Sakın bozma… Devam et erkeğim… Ohhhh…” diye fısıldadım şuh bir sesle… Kollarının arasında kasıla kasıla boşalmaya başladım. İnanılmaz bir şeydi bu… Daha siki içime girmeden, sadece parmağıyla, kapının arkasında ayakta orgazma ulaştırmıştı beni… Bir parmağı kasılan amımın içinde, diğer eli memelerimi sıkarken ben sımsıkı sarılmış vaziyette, düşmemek için çaba harcayarak dakikalarca boşaldım. Durmadan inliyordum, “Ohhh… Harikasın aşkım… İnanamıyorum… Böyle bir şey yaşamadım hiç… Ahhh…” Sonunda duruldum. Kollarının arasından bırakmadı beni… Birlikte kenardaki koltuğa gittik. Erdal koltuğa otururken beni de kucağına çekti. Boynuna sarıldım. İkimiz de giyiniktik ama benim etek ve badi yukarıya sıvanmıştı. Memelerim ve ıslak amım meydandaydı. Erdalın şortu da inik vaziyetteydi. Üstümüzü topladık. - O zaman etrafımıza bakmak, bizimkileri izlemek aklımıza geldi. Biz ayakta yiyişip kendimizden geçmişken, onların ikisi de çırılçıplak soyumuşlardı. Kocam Nevin’i yatağın hemen ucuna yatırmış, kendisi de önünde diz çökmüş, bacaklarını ayırıp başını kasıklarına gömmüştü. Nevin göründüğü kadarıyla halinden çok memnundu. Metin yaladıkça yalıyor, dilini içerilere sokup karıştırıyor, çıkarıp klitorisini somuruyordu. Nevin şehvetle kıvranıp başını sağa sola sallıyor ve inliyordu. Eli kocamın saçlarında okşayıp kendine çekiyor, amına bastırıyordu. Erdal altımda kıpırdanmaya başladı ama ben bastırıp izin vermedim, oturmasını işaret ettim. Huşu içinde önümüzdeki güzel manzarayı, karşımızda sevişip duran eşlerimizi izliyorduk. Ben az önce mükemmel bir orgazm yaşamıştım ama sevgilim henüz boşalmamıştı ve altımda hissettiğim sertlikten onun zor durumda olduğunu anlayabiliyordum. Kucağından kalktım, şortunu çıkarıp attım ve önünde diz çöküp Erdal’ın damar damar kabarmış, sertleşmiş sikini elime alıp yalamaya, emmeye başladım. - Ben Erdal’ın sikine oral seks uygularken hemen bir metre önümüzde kocam da onun karısını yalayıp duruyordu. Erdal zevkten gözleri yarı kapalı oralın keyfini çıkarıyordu. Aynı anda bana saksafon çektirirken, kulaklarında karısının zevk inlemeleri, bacaklarını ikiye ayırmış karısının amının yabancı bir erkek tarafından nasıl yalandığını izliyordu. Koltuk yatağın hemen yanındaydı ve ikimiz de sevişirken, rahat rahat yanımızda sevişen eşlerimizi tüm detaylarıyla görebiliyorduk. Kocamın dili bir yukarıya, bir aşağıya inmeye başlamıştı. Hem amını, hem alttaki minik deliği yalıyordu. Sonra da bütün enerjisini göt deliğine vermeye başladı. Erdal homurdandı, “Boşuna uğraşma arkadaşım, karım analdan hoşlanmaz asla…” Ben Nevin’in tepki vermesini beklerken o kocasını haksız çıkardı. Ayaklarını yere koyup kalçalarını havaya kaldırdı. Şimdi arka deliği iyice açılmış, kocamın gözlerine ve diline hazır konuma girmişti. Kocam tüm hünerini gösteriyor, göt deliğinin etrafında dolaşan diliyle Nevin’i kıvrandırıp duruyordu. Erdal karıcığının bu kadar istekli bir şekilde göt deliğini yalatması karşısında şaşırmıştı. Hele Metin parmağını am sularında ıslatıp deliğe dayadığında büsbütün afalladı… “Vay orospu vay…” derken sesinde bir kıskançlık hissettim. “Bana parmaklamak, yalatmak bir yana, dokundurmazdı bile…” Sikini ağzımdan çıkarıp, “Boş ver onları… Eskiyi boş ver… Artık yeni bir hayatımız var, yeni zevklerimiz… Sen kendi zevkine bak aşkım…” dedim. Tekrar emmeye devam ettim. Dilimle boydan boya yalıyor, taşaklarını, yumurtalarını bile okşayıp emiyordum. Erdal altımda kıvranırken kocama seslendi, “Oğlum soyunsana sen de… Böyle giyinikken nasıl sikeceksin karımı?” Elimdeki aletini sıkıp bıraktım boş ver dercesine… Biz kendi zevkimize bakalım. Gerçi ben de giyiniktim ama… O kadar yalamama rağmen boşalmıyordu yeni erkeğim… Kocam bize bakıp başını salladı hak verircesine… Kalkıp bir çırpıda soyundu. Nevin’i kucaklayıp tuvalet aynasının üstüne oturttu. Bacaklarını aralayıp arasına girdi. Erdal’a da “Bana akıl verene kadar sen de karımı soy… Baksana hala giyinik duruyor o da…” dedi bir yandan… Nevin titreyerek kocamı bekliyordu. Bacaklarını ikiye ayıran Metin bir hamlede Nevin’in ağzını açmış bekleyen ıslak kadınlığına daldı. Yarağının tamamını bir defada köküne kadar gömdü. - “Aaahhh…” diye bir çığlık kopardı Nevin… Dudaklarını ısırıyordu. Kocam aldırmadan, acımadan pompalamaya başladı Nevin’i… Tuvalet aynası sarsılıyordu gidip gelişlerinin sertliğinden… İkisi de zevkle inliyorlardı. Bu güzel manzarayı izlerken Erdal’ın avuçlarımın arasındaki sanki sikinin daha da büyüdüğünü hissettim. Metin bir süre bu şekilde siktikten sonra Nevin’i indirip aynaya doğru domalır pozisyona getirdi. Nevin ellerini dayayıp arkasını kocama döndü. Kocam tekrar pompalamaya başladı. Her ileri vurduğunda kasıkları Nevin’in kalçalarına yapışıyor, başı aynaya çarpıyordu. Nevin durmadan inleyip duruyordu. Sonunda Erdal da dayanamadı, gözlerini karısından ve onu acımasızca siken kocamdan ayırmadan beni soymaya çalıştı. Beceremiyordu gözleri onlardayken… Ben kalkıp üzerimde ne varsa bir çırpıda fora ettim. Çırılçıplak kaldım. Sonra da arkam Erdal’a dönük bir şekilde o güzel, kalın sikinin üstüne yerleştim. Şimdi ikimiz de gözümüzü eşlerimizden ayırmadan sevişebiliyorduk. Ben Erdal’ın sikinin üstünde hoplayıp dururken o da alttan kalçalarını indirip kaldırıyor, sikini amımın içinde oynatıyordu. Elleri belimde, göğüslerimde dolaşıyor, memelerimi, ulaşabildiği her yerimi okşuyor, sıkıp sıkıp bırakıyordu. Ayaklarım yere basıyordu ve inip kalkarken bacaklarım, vajinal kaslarım son derece kasıldığından kalın siki amımın içinde adeta eziliyordu. Bu arada kocam da sikini Nevin’in amından çıkarmıştı. Bacaklarından süzülen zevk sularını alıp parmağıyla arka deliğine sürmeye başladı. Nevin’in arka deliği ıslanmış, parlamaya başlamıştı. Metin önce bir parmağını, sonra ikinciyi kayganlaşan arka deliğine soktu. İki parmak da biraz sonra çok rahat hareket etmeye başlamıştı arkasında… Kocamın amacını hepimiz anlamış bulunuyorduk artık… Nevin’in kocasına el sürdürmediği arka deliğine girecekti. Nevin ağzı zevkten açılmış, heyecanla, ürpererek minik deliğine girecek aleti bekliyordu. Kocam öyle güzel alıştırmıştı ki Nevin’in arkasını… Sikini dayadığında pek fazla ürkmedi Nevin, kaçınmadı. Kocam sikinin başını hafifçe ve dikkatlice minik deliğe yerleştirdi, hafif hafif bastırarak zorlamaya başladı. İlk hareketi gerçekten özenli ve can yakmamaya çalışır biçimdeydi. O anda zevk almaktan çok, Nevin’in ürkmemesi, canının yanmaması için özen gösteriyordu. Kocamı takdir ettim. Beğeniyle onun arkadaşının karısına ilk anal seksini yaşatmasını izliyordum. Erdal da benimle beraber… Hareket etmeyi bırakmıştık. Kalın siki sertliğini kaybetmeden içimde duruyordu, tüm dikkatimizi bizimkilere vermiştik. Kocamın siki Nevin’in arkasını zorlamış, başı yavaşça girmişti. Aynadan Nevin’in kasılan yüzünü de görebiliyordum. Dudaklarını ısırıyordu. Belli ki canı biraz yanıyor ama dayanmaya çalışıyordu. Bir an aynadan göz göze geldik. Ona cesaret vermek için rahat olmasını, her şeyin yolunda olduğunu, bundan sonrasının sorun olmayacağını anlatır bir işaret yaptım. Kocamın sikinin başı kaybolmuştu gözden… Nevin’in belinden kavrayıp bir hamle daha yaptı, bir kısmı daha girdi. Son hamlede sikinin tamamı Nevin’in götüne gömüldü. Bir inleme kopardı Nevin… Başımı çevirip merakla Erdal’ın yüzüne baktım. Gözü hipnotize edilmiş gibi karısındaydı. Bugüne kadar anal sekse yanaşmayan, belki de her teklif ettiğinde kavga ettikleri biricik karıcığı, şu anda kocam tarafından götünden sikiliyordu. Hem de gözünün önünde, burnunun dibinde… Onun vücudunun her noktasını, acıyla, zevkle kasılan kaslarını, bacaklarından akan zevk sularını, karısının arka deliğine bütün haşmetiyle giren kocamın sikini… Her ayrıntıyı görebiliyordu. - Kocam biraz bekledikten sonra hareket etmeye, pompalamaya başladı. Nevin biraz daha eğilip poposunu havaya kaldırdı, belini çukurlaştırdı. Şimdi kocamın sikine alışmıştı, daha rahat girip çıkabiliyordu kocam… Az sonra zevk sesleri yükseldi, yükseldi ve odaya hakim oldu. Kocam sürekli pompalıyor, parmaklarıyla kavradığı belini sıkısıkı tutuyordu. Kocamın da sesi yükselmeye, inlemeye başladı. İlk defa sikilen göt daracık göt deliğinde müthiş bir zevk duyuyor olmalıydı, tahmin edebiliyordum. Anlaşılan boşalmak üzerelerdi. Kocam arkasında gidip gelirken Nevin’in üstüne kapandı. Elini ön tarafına atıp amcığını avuçladı, arkasında gidip gelirken amını kurcalamaya başladı. Bu hareket Nevin’i iyice delirtti.Nihayet ikisi de çılgınca sesler çıkararak boşaldılar. Onların boşalırken çıkarttıkları tahrik edici sesler bizi de harekete geçirdi. Erdal beni tutup üstünden kaldırdı, yatağa eşlerimizin yanına götürdü. Belimden tutup başımı yatağa bastırdı. Arkama girdi. Kalın sikini sokup çıkarırken başım yatağın benden tarafında uzanan kocamın bacaklarına çarpıyordu. Amımda Erdal’ın sikinin verdiği zevkle inleyip dururken gözüme kocamın bacaklarının arasında yarı kalkık duran siki ilişti. Elimi uzatıp tuttum, dudaklarımın arasına aldım. - İşte şimdi olmuştu. Tam da izlediğimiz porno filmlerdeki sahnelerde gibiydik. Arkadaşı arkamdan amıma sokup çıkarırken ben kocamın sikini yalıyordum. Nevin de kocamın yanında uzanmış, elini amına atmış parmaklarken, bir yandan da gözünü kırpmadan bizi izliyordu. Birden kalktı yerinden, kocamın üstünden aşıp yatağın kenarına, benim yanıma geldi. Sırtüstü yatıp altıma girdi, belimden tutup aşağı çekti biraz, “Biraz alçalsana Gül…” dedi. Ayaklarımı yere basıp kalçalarımı aşağı indirdim. Erdal arkamdan çıkar gibi oldu ama bırakmadı. Şimdi Erdal arkadan amıma girip çıkarken Nevin de altımda klitorisimi, amımı yalıyordu. İçime girip çıkan kocasının sikini de yaladığına emindim. Bacaklarım zevkten titremeye başlamıştı, inledim, “Ahh… Ne yapıyorsunuz bana karı koca? Delirteceksiniz beni… Ohhhh… Biri sikiyor, biri yalıyor… Ah kocacım… Harika bir şey bu… Dayanamıyorum… Oohhhh….” Bir yandan inliyor, bir yandan kocamın sikini koparırcasına tutmuş, yalıyordum. Kocam da alttan sallanıp duran memelerimi avuçluyordu. Her yerimden, her noktamdan zevk alıyordum. Dayanılır şey değildi bu… Ve dayanamadım da… Haykıra haykıra boşalmaya başladım. image Nevin altımdan zor kaçtı. Ben kendimi yatağa bırakır gibi oldum, Erdal bırakmadı. Belimden sımsıkı tutmuş kendine çekiyor, arkamdan kasılıp duran amıma sokup çıkarmaya devam ediyordu. Ben boşalırken o da haykırmaya başladı. Sikini köküne kadar amıma gömdü, spermlerini son damlasına kadar amıma fışkırttı… Başım yatakta onun kasılmalarının bitmesini bekledim. Halsiz, harap, yorgun, koca sikine asılmış bir kukla gibiydim. Boşalması bittiğinde bıraktı beni ancak… Kendimi yatağa, kocamın kollarının arasına yüzükoyun bırakıverdim, yığılıp kaldım daha doğrusu… Kocam saçlarımı okşayıp sakinleştirmeye çalışırken hala zevk kasılmaları devam ediyordu. Bilinçsizce bacaklarımı kasıp o zevkin devamını sağladım. Nevin yatağın ayak ucunda yatan kocasının amımdan çıkardığı dölle kaplı sikini yalayıp döllerinin tadına bakarken başını kaldırıp bize baktı, “Bak işte… Yine kendimizi kaybettik Metin, yine unuttuk. İçime boşaldın korunmadan…” Yorgun argın güldüm halsizce, “İçine boşalmadı kızım… Arkana boşaldı kocam…” dedim. - Tatil bitene kadar hep böyle seviştik. Defalarca… Eşlerimizi değişe değişe… Bazen yalnız… Genelde hep birlikte… Aklımıza geldiği gibi, her pozisyonda, her kompozisyonda… İkili… Üçlü… Dörtlü… Otel odasından bıktığımızda grup olayımızın başladığı o güzel koya gittik bir defasında… Tekrar doğanın koynunda hep birlikte seviştik. Tatilde başlayan bu güzel ve seks dolu birliktelik, eve dönünce de devam etti. Ama sadece dördümüz olduk. Başkalarını karıştırmadık aramıza… Bir nevi karı koca sadakati gibi birbirimize bağlı kaldık. Çünkü birbirimize yetiyoruz. Kocalarımızdan biri iş için falan şehir dışına çıktığında biz kadınlar asla yalnız ve erkeksiz kalmıyoruz artık… Geride kalan erkek ikimizi de yalnız bırakmıyor, mutlu ediyor, giden kocayı aratmıyor… Biz kızlardan birimizin regl olduğu, kocasıyla sevişemediği günlerde kocası seksten mahrum kalmıyor. Diğer kadın iki erkeği de cinsel yönden aç bırakmıyor, sonuna kadar doyuruyor. Öyle mutluyuz ki…
İsyerindeki Stajyer Karımı Sikip İnletti
Merhaba. Ben Mansur. Size gerçekten yaşanmış olan ve yaşanmasını hiç ama hiç istemediğim bi olayı anlatacağım. Şimdiden söylüyorum , kalbi olan okumasın. Eşimle ben 4 yıllık evliyiz. 1 yaşında bir oğlumuz var. Eşimin adı Duygu. 25 yaşında. Kendisi 5 yıldızlı bir otelin İnsan Kaynaklarında çalışıyor. Karım baş döndürecek derecede ateşli bir vücuda sahip. Fakat şu bi gerçekki , ruhunda en ufak or*sp*luk barındırmayan bir insandı eşim. “insandı” diyorum , çünkü artık gerçeği öğrendim. Hikayeyi anlatıyorum : 2013′ün Ocak ayı. Eşimle seks hayatımız çok rutine bağlamıştı , ve lanet olsunki bu tarz hikaye sitelerinde okuya okuya aklımda garip garip fanteziler belirmeye başlamıştı. Dürüst olmak gerekirse ben sekste çok iyi değilimdir. Yani 100 sekste sadece 1′inde otomatiğe bağlamış gibi sikişebilirim , onda da çok çok azdıysam falan. Onun haricinde aşırı yavaş hareketlerle sevişirim. Eşimde bana ayıp olmasın diye orgazm taklidi falan yapar , bi keresinde kavga esnasında itiraf etmişti bunuda. Bi gece yine monoton bi şekilde sevişirken eşime “Beni kızdıracak birşeyler söyle” diyiverdim. İlk başta anlamadı. Israr ettim. Yine anlamadı , “Nasıl kızdırıcam?” dedi mırıldanarak. “Kıskandır beni” dedim azmış bi şekilde. Eşim kucağımda hoplarken duraksadı ve yüzüme tokadı yapıştırıp kucağımdan indi. Döndü arkasını uyumaya başladı. Binbir özür diledim. Ama Duygu öfkeli bi şekilde “rahatsız etme beni !” dedi ve başkada bişey demedi. Aradan 1-2 gün geçti , yine bir sevişme esnasında hormonlarıma engel olamadım ve beni kızdıracak şeyler söylemesi için yalvarmaya başladım. Bi görseniz , neredeyse ağlayacak gibiydim. Duymamazlıktan geliyordu Duygu , kucağımda hoplayıp ,sevişmemize konsantre olur gibiydi. Tekrar tekrar söyledim bende. “Hadi, Lütfen , Bi kerecik , Kırma beni” gibi sözcüklerle onu ikna etmek için uğraştım. Sonunda fısıldayarak konuştu Duygu : “Örnek ver mesela , seni ne kızdırırdı Mansur?” dedi or*spu bi tavırla. Tabi bi yandanda yarrağımın üstünde inip kalkmaya devam ediyodu. “Şu anda benim yerimde kim olsun isterdin?” dedim heyecanlı bi şekilde. Ama nasıl heyecanlandım bunu sorarken size annnnlatamammmm ! Kalbim yerinden çıkacaktı sanki bu soruyu sorarken. Tabi cevabı beklerkende aynı şekilde. Sikimin bomba gibi patlayacağını bile hissettim o an. Meğer hakkatende nasıl zevkli bi fanteziymiş bu. Benki dünyanın eeeeeeennnnnnn kıskanç adamlarından biriyimdir , ama Duygu'yla böyle bi konuyu konuşmak beni anlamlandıramadığım bi şekilde zevkten kudurtmuştu. Duygu cevap vermedi bi süre. Seksten aldığı zevkle sessiz sessiz inleme sesleri çıkardı sadece , ama surat ifadesinden anladığım kadarıyla vereceği cevabı düşünüyodu. Üsteledim: “Hadi söyle ! Kimin yarrağının üstünde hoplamak isterdim ha? Kimin güçlü kollarında beni aldatmak isterdin !?” Bana inanın o kelime ağzımdan nasıl çıktı bilmiyorum. “aldatmak” kelimesinden bahsediyorum. Artık öyle kudurmuştumki , kendimi dahada beter kudurtmak istiyodum ve olayı iyice doruğa tırmandırıp beni aldatmak isteyip istemediğini öğrenmek istedim. Ve itiraf etmeliyim ki sorarken bile gözlerim zevkten yukarı kaymıştı artık. Ve büyün an geldi , Duygu cevap vermeye başladı : “Söyleyeceğim , ama kızmayacaksın , anlaştık mı?” Allahım sana geliyorum. Bi yandan seksimiz hala devam ediyodu zaten , bi yandan Duygu'nun fahişe bi edayla kurduğu bu cümle. Hayatımın ennnnnnn zevkli anlarıydı sanki o an. “Kızmicam söyleeeeee!” diye böğürdüm resmen. Duygu beni dahada beter kudurtmak için o or*spu tavrından bi an olsun taviz vermiyodu , sinir bozucu bi gülümseme takınmıştı yüzüne birde. Ve beni aldatmak istediği o kişiyi söyledi : “Gürkan.” Gürkan benim işyerimde , benim emrimde çalışan stajyer bi çocuk. 19 yaşında üniversite öğrencisi. O an bunu duyunca afallamak bi yana , Duygu'nun benden her anlamda (yaş,kariyer,para) daha alt bi insanla beni aldatması fikri artık beni had safhada kudurttu ve o ana kadar yavaş devam eden seksimizi , makinalı tüfek gibi saydırmaya başladım. Duygu'nun çığlıkları bütün apartmanı inletecek gürültüye kadar yükseldi. Bi yandan deliler gibi pompalıyo bi yandanda sormaya devam ediyordum : “Demek kendinden 6 yaş küçük bi çocuğa hemde kocanın emrinde çalışan bi stajyer olan çocuğa , kendini siktirmek istiyosun ha ??!! öyle miii ??!!” Duygu da zevkten çıldırmıştı ama zar zorda olsa , kesik kesik cevap verebiliyordu : “Ev-e-ee-ee–tt-t.. Onun o kass-lııı vüüü-üücuud-ddunuu akkk-lllımmdaan çııı-kaa-raa-mıı-yooo-rr-rruum.” “Ne yanii ?? Benden daha mı güzel vücudu var o küçük çocuğun haaa?” “Sen kendi vücuduna vücut mu diyosun?” dedi ve kahkaha attı. Evet. Ondan beni kızdırmasını istemiştim en başta , ama bu son lafı beni kızdırmaktan öte birazda üzmedi değil. Tuhaf olan şu ki bu beni çok ama çok daha zdırdı ve hayatım boyunca boşalmadığım kadar çok boşaldım. Oluk oluk. Neredeyse yarım kilo. O derece. Ardından ikimizde sırt üstü uzandık ve bi kaç dakika sessizce sigara içtik. Sonunda dayanamadım ve sordum : Mansur : Duygu ? Duygu : Efendim ? Mansur : Sen.. ciddi miydin ? Duygu : hangi konuda ? Mansur : Gerçekten Gürkan'ı arzuluyor musun ? Duygu üzerinden hala adrenalini atmamış olacaktiki , rahat rahat konuşmaya başladı. Normalde benim tanıdığım Duygu asla ama asla bu tarz bi muhabbete dahil olmazdı. Dedim ya , az önce yaşananların coşkusu hala üzerindeydi ve bu ona cesaret veriyodu. Duygu : Bebeğim açıkçası sen bana 1-2 gün önceki sevişmemizde yine böyle “kızdır beni” gibi bişeyler söyledikten sonra ben bazı şeyler düşündüm. Mansur : Ne gibi tatlım ? Duygu : Ama bak kızmayacağına söz ver. dedi yine or*spu bi edayla. Açıkçası artık boşalmıştım ve boşalmadan önceki kadar hoşgörülü olamayabilrdim bu konuşmalara. canımı yakabilirdi Duygu'nun söyleyecekleri. Ama ona bunu belli etmemeliydim , aksi takdirde içine atması ve benden habersiz içinde bişeyler yaşaması hiç ama hiç iyi olmazdı. Mansur : Kızmayacağım tabiki bitanem. Duygu : Sen bana o gün “kızdır , kıskandır beni” dediğinde ben bi öfkeyle yarıda bıraktım ya sevişmemizi , uyudum hani. Mansur : Evet ? Duygu : İşte onun sebebi , sen bana öyle diyince ben hayatımda ilk defa farklı bi heyecan hissettim içimde. Yani daha önce hissetmediğim türde bi heyecan. Ve bu yüzden korktum aslında , “nooluyo bana” diye. Ve yarıda bırakıp uyumaya çalıştım. Ama emin ol o gece sabaha kadar uyuyamadm bazı şeyler düşünmekten ve onların bünyemde yarattığı heyecandan Dediğim gibi , hiç hoşuma gitmemişti Duygu'nun bu itirafı. Aslında aşırı sinirlendim o an ama kendimi var gücümle kasıp belli etmemeye çalışıyodum. Çalışıyodumki anlatmasını yarıda kesmesin. Mansur : Ne düşündün ki tatlım ? Ben böyle sorunca Duygu bi anda yatar pozisyondan oturur pozisyona geçti , heyecanla bişey anlatacağı belliydi , bende dikeldim ve yatakta karşılıklı oturmaya başladık. Duygu'nun yüzünde anlatacağı şeyden olsa gerek güller açıyodu , ağzı kulaklarındaydı. Ve bu benim çok canımı yakıyodu , neydi onu bu denli , benim daha önce heyecanlandıramadığımgibi heyecanlandıran ? Duygu : Bak şimdi sana bişey anlatıcam , ama sakkk-kkın bi delilik etmeyeceksin. Mansur : ? Duygu : Söz ver bana. 2 eliyle ellerimi tuttu sıkıca ve gözümün içine bakıp ona söz vermemi bekledi. Mansur : Ta.. tam.. tamam.. .. söz. Ve anlatmaya başladı : Duygu : Geçen hafta senin işyerine geldim ben , hani sen toplantı için başka bi yerdeydin. Tabi benim bundan haberim yoktu. Seni aramıştım işyerine gelince , sen bi kaç saat geşemeyeceğini söylemiştin.Hatırlandın mı ? Mansur : Evet…. Hatırladım… Duygu : Hah. Ben senin olmadığını öğrenince hemen eve döncektim aslında ama çok yorulmuştum ve biraz soluklanmak için oturdum senin odanda. Sonra baktım yan odada ayak sesleri var. Kim varsa geçip bi selam vereyim dedim , ayıp olmasın. yan odaya girdiğimde Gürkan vardı , üzerinde tişört yoktu. O beni farketmedi ilk , sanırım yeni bi tişört almış , onu giyecekti torbasından çıkarıp. Ama sana dürsüt olmalıyım ki Mansur , o tişörtü giymesini hiç ama hiç istemedim o an. Mansur : Neden ?! Duygu : Şşşş kızmak yok dediiiiik Çünkü ben hayatımda öyle güzel bi vücut görmedim bitanem. Kızma bana ama yanında çalıştırdığın stajyeri dikizledim bi kaç saniye bide oro*pu or*spu gülmez mi bunları anlatırken , allahım deli olacam yaaa !! Duygu : Sonra öksürük sesi çıkardım ve Gürkan beni farkedince çok fena panik oldu. Ama enteresan olan neydi biliyo musun ? Mansur : Neydi ? Duygu : Paniği 1-2 saniye sürdü ve o 1-2 saniyelik süre içinde tişörtünü giymek için hamle yapmıştı ama benim olduğumu anlayınca tişörtünü giyinmedi. Mansur : ??? Duygu : Evet evet. Çok tuhaf di mi ? Geldi elimi sıktı “Hoşgeldiniz Duygu Hanım” diye ama üstü hala çıplaktı ve hiçte çekinmiyodu. Ben mala bağlamış bi şekilde ağzım açık dinliyodum Duygu'yu. Ama gitgide de panik oluyodum “Lan o işin sonu nereye doğru gidiyo lan?” diye. Fakat dediğim gibi , bunu Duygu'ya çaktırmak yok. Mansur : Alla allaaa bak sen yaa eee sonra ne oldu ? Bu sorumun ardından Duygu gözlerini benden kaçırdı , yere doğru baltı ve alt dudağının sağ kısmını ısırdı hafifçe dişiyle. Bi yandanda saçıyla oynamaya başladı. Bildiğiniz üzere bu hareketler tam bi “or*spuluk ettim veya edicem” hareketleridir. Mansur : Duyguuuu ? Bitanem sonra ne oldu ? Duygu : Ya.. .. Sonrası.. .. Öyle işte.. Neyse boşver.. Mansur : Duyguuuuuuu.. Bitanem sence ben burda kapattırır mıyım bu konuyu ? Anlat hadi bak , hiç kızdım mı sana şimdiye kadar ? Duygu : Ya.. Ama.. Bak söz verdin delirmeyeceğine. Evet. Anlaşıldı. Yüzde 100 delireceğim birşey olmuş belliki , yoksa bu kadar tekrar etmezdi bunu Duygu. Tam öfkeden kudurmak üzereydimki , enteresan birşey farkettim. Benim ufaklık yeniden taş kesilmeye başlamıştı , özellikle Duygu'nun bu son “Bak söz devrdin delirmeyeceğine” lafından sonra. Ama öyle böyle değil , demir çubuk gibi oldu 4-5 saniyelik süreç içerisinde. “Delirmeyeceğim bebeğim, anlat hadi” dedim ve Duygu'yu tekrar taş gibi olan yarrağımın üstüne oturttum. Duygu : Mansur dur , hayır bi dakka yaa , bişey anlatıyorum. Mansur : Bi yandan seks yapalım , sende bi yandan anlat , olmaz mı ? Duygu : hayır yaaa , üffffff , bi dur. Mansur : Anlatırken gözlerini kapatırsın , ve yarrağını içine aldığın kişiyi ben değilde Gürkanmış gibi hayal edersin hem. Hemde şu kaldığın yerden devam edersin. Daha güzel olmaz mı ? Yüzünde nasıl güller açtı var ya Duygu'nun , görmeniz lazım. Nasıl hoşuna gitti bu teklif. Ama tabi benim kalbime hançer gibi saplandı onun bu teklif karşısındaki mutluluğu. Çünkü 2 saniye önce beni , kocasını , ilk aşkını “üfff , bi dur yaa” diye tersleyen o kadın , ben “gözlerini kapatıp benim yerime Gürkan'ı hayal edersin” diyince mutluluktan gözleri parladı ve yarrağımın üstüne bi hamlede oturup gözlerini kapattı. Neyse. Yapacak bişey yok , ok yaydan fırladı. Mansur : Hadi bebeğim şimdi devam et anlatmaya. Duygu : Elimi sıkıp “Hoşgeldiniz Duygu Hanım” dedikten sonra birbirimize gülen gözlerle uzunca baktık , ve ellerimizi bırakmadık. O bırakacak gibi oldu , ben izin vermedim. Her yeni kurduğu cümlede sikimin üzerinde inip kalkma hızı biraz daha hızlanıyodu ve dediğim gibi gözleri kapalı , o 19 yaşındaki veletin kucağında olduğunu hayal ediyordu. Duygu : Elimi bırakmasına izin vermeyince önce bi şaşırdı ama şaşkınlığı geçince , benden aldığı bu cesaretle göğüs dekolteme bakmaya başladı göz ucuyla. Bende onun o yapılı vücuduna baktım uzunca.Ardından tekrar göz göze geldik.Ve bi kaç saniyelik daha bakışmamızın ardından ikimizde kudurmuş köpekler gibi birbirimize saldırdık. Mansur : Neeee ?? Nasıı ? Nasıl yanii ? Duygu : Kapa çenenide dinlee.. O kadar azmıştık ki ikimizde soyunmak için vakit kaybedemezdik , o benim gömleğimin düğmelerini bi hamlede kopararak açtı ve ardından kafasını göğüslerime daldırdı. Mansur sana yemin ediyorum kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Kocamın işyerinde , stajyer bi çocukla , uluorta sevişiyodum. Her an biri gelebilirdi ve bu bizi dahada çıldırtıyodu. Bi an önce onun yarrağını içimde hissetmek istiyodum , yakalanma riskimiz çok fazlaydı ve kendimi kontrol edemiyordum. Bi çırpıda pantolonunu indirdim , dizimin üstüne çöktüm ve onun boxerıyla yüzyüzeydim , büyük bi heyecanla boxer'ını sıyırdım ve gördüğüm tablo karşısında küçük dilimi yutacaktım neredeyse Mansuuuurr. Hayatımda gördüğüm ennn güzel şeydi o an o şey sanki. Gözlerim faltaşı gibi açıldı ve uzunca süre bakakaldım Gürkan'ın penisine. Tam ağzıma sokacaktım ki asansörün sesi , bizim katta durdu ve ben apar to! par kimseye görünmeden tuvalete kaçtım. Üstümü başımı toparlayıp , kimselere görünmeden eve geldim. Ben Duygu'nun bu anlattıkları esnasında zevkten ölmek üzereydim , boşalmamak için kendimi inanılmaz bi şekilde kasıyodum. Çünkü bu anın daha tadını çıkarmak istiyordum. Ama Duygu'nun orgazm olurken “Evet evet daha hızlı Gürkaaaaaan” diye inlemesi esnasında musluğu daha fazla sıkamadım ve oluk oluk boşalttım spermlerimi Duygu'nun içine. Ve uyuduk. Bi kaç gün , bu konu hakkında da hiç konuşmadık. Ama takdir edersiniz ki benim bu konuşmadığımız günlerde de dahil olmak üzere , aklımda hep bunlar vardı. Çok düşünmüştüm ve kendimle çok çatışmıştım ama bi karara varmıştım. Eşim benden gizli gizli bu oğlanla az kalsın işi pişirecekmiş , biraz daha yalnız kalabilselermiş yani. Bu da demek oluyo ki , yine benden gizli bi şekilde bu sefer yakalanmadan bana boynuzu takma ihtimalleri yüksek. E bu olay beni hayatımda hiç zevklenmediğim kadar zevklendirdi , hiç kudurmadığım kadar delicesine kudurttuysa, hemde sadece dinlememe rağmen , bence birde bu olayı dinlemek yerine izlersem , sanırım zevkten bayılır ve hayattayken cenneti yaşayabilirdim. Evet. Dünyanın en kıskanç adamlarından biriydim , ama belkide bu sebepten ötürü bana bu kadar zevk veriyodu karımı başkasının gümletmesi fikri. ve bir gece karıma bu isteğimi açıkladım. Nasıl sevindi kahpe anlatamam , ve tabi onun bu denli sevinmesi beni bir kez daha yaralamıştı kalbimden. Plan şuydu : Ben işim varmış gibi bürodan ayrılacaktım ve Gürkan'a da uzun süre gelmeyeceğimi, kendisininde işlerini bitirdikten sonra dükkanı kitleyip çıkabileceğini söyleyecektim. Ben çıktıktan sonra Duygu dükkana gelecek sanki bana bakmak için gelmiş gibi , Gürkan'da benim gelmeyeceğimi , dükkanıda kapatabileceğini söylediğimi söyleyecek ve bunun üzerine Duygu “O zaman kitle dükkanıda müşteri gelmesin” diyecek ve gerisi malum. Ha tabi bu arada bende hala dükkanda olacağım o sırada , Gürkan'a çaktırmadan içereki odamda saklanıyo olacağım ve onlar yan odada kütür kütür sikişirken kapıdan gizlice izleyeceğim. Neyse. O gün geldi ve planı uygulamaya koyduk. Ben bürodan çıkmış gibi yapıp içerdeki odama saklandım , bi kaç dakika sonra eşim geldi ve planladığımız gibi bi diyalog gerçekleşti. Ardından Gürkan'ın dış kapıyı kitleme sesini duyuldu. İşte o an kalbim taramalı tüfek gibi atmaya başladı , çünkü yan odada 19′luk çocuk öpmelere kıyamadığım , hayatımın aşkı karımı hunharca sikmek için hazırlıklara başlamıştı. Resmen içimde gitgeller yaşıyodum. Bi yandan “Hayır ulan yeteeer” diye bağırıp bu oyunu bozmak istiyodum , ama bir diğer yandan da birazdan izleyeceklerimin heyecanıyla yanıp kavruluyodum. Ve tabi ki cinsel hormonlarım galip çıkmıştı , karımın bir başkası tarafından sikilmesini izlemeyi o an herşeyden çok istiyodum. Artık zaman gelmişti , bende yavaş ve sessizce kafamı kapıya doğru uzattım. Ve o gördüğüm tablo karşısında “ŞOK” oldum. Sanki vücudumdaki kan , kaynar suya dönüşmüştü. Kulaklarımda çınlama sesi oluştu , ve dışarda caddededn gelen araba gürültüsü , insan gürültüsü bi anda yok oldu bi çınlama sebebiyle. Gözlerimde karardı tamamen olmasada. tamam. Duygu bana bunları anlatmıştı , ama gözünüzle görmek , gözünüzle biricik aşkınızın göğüslerinin başka bi adam tarafından koparılırcasına ısırlıdığına şahit olmak , dinlerkenki gibi olmuyo. Hemen kafamı geri çektim ve olduğum yere oturup duvara yaslandım. Sessizce ama derince nefes alıp vermeye başladım sakinleşebilmek için , gözlerim bi yandan cinayet aleti arıyodu , öldürecektim çünkü o bebeyi. Ama bi saniye sonra vezgeçiyodum. Bi saniye sonra tekrar öldürmeye karar veriyo , 1 saniye sonra sikimin sertleşmesini fark ediyo ve vazgeçiyodum. 1-2 dakika böyle böyle kendimi sakinleştirdim ve tekrar kafamı uzattım. Duygu dizlerinin üstüne çökmüş ve Gürkan'ın yarrağını ağzına almıştı. İçimden koccc-caaaman bir “haaaasss-sssiiktir” çektim. Hakkaten çocuğun siki benimkinden falan çok daha büyüktü. Ben sanırdım ki öyleleri sadece erotik filmlerde olur. Ama çocuğun siki Hakikaten Duygu'nun tarif ettiği gibiydi. Duygu kafasını sabit tutuyodu ve çocuk seri hareketlerle sokup çıkarıyodu yarrağı Duygu'nun ağzına. Duygu'dan çıkan “gark gurk gark” sesleri artınca nefes almasına izin veriyo ama akabininde hemen tekrar sokuyodu ağzına. Duygu çırpınıyodu ama kaçmasınada izin vermiyodu Gürkan piçi. Böyle bi kaç dakika devam ettiler ve ardından Gürkan sırt üstü yere uzandı. Kafası benim onları izlediğim kapının tarafında olduğu için beni göremiyodu ve Duygu onun kucağına otururken yüzü bana dönüktü ve o hiç unutamayacağım aşşaağlar gibi gülümsemesini attı bana. Ve gözlerimin içine bi süre bakıp , yine gözlerini benden ayırmadan , Gürkan'ın yarrağının üzerine oturmuşken eğildi ve çocuğu deliler gibi öpmeye başladı. Öyle böyle değil ama , sanırsınki çocuğu yutacak. Bu kadar mı açtın be başka yarraklara Duygu’m? Bu kadar mı hevesliydin beni aldatmalara? Ve ardından şok olduğum bişey yaşandı. Gürkan kucağımda karımı hoplatırken bana seslendi : Gürkan : Patroooooon.. Gel bak biricik karını nasıl sikiyorum ,gel ! Dedim heralde bana çok hırslanmış onu hep azarladığımdan , o sebeple kendini iyice gaza getirmek için bağırıyo öyle boş boş. Ama sonra bi daha bağırdı. Gürkan : Böyle bi kadını nasıl olurda sikemezsin patrooooooonnn. Ama bak sen sikemezsen , karında gelir kendini sikecek birini bulur di miiiiiii ? “Alla alla” dedim içimden , bu çocuk kendi kendine boş boş mu konuşuyo , yoksa benim orda olduğumu falan mı anladı. Diye düşünürken Duygu bu muammayı sonlandırdı. Duygu : Mansur , tamam çık ordan. Gürkan biliyo burda olduğunu. O an nasıl utandım , nasıl utandım anlatamam. Sinirlendimde tabi. Hemen yokmuş gibi davrandım , kaçtım odama. Duygu seslendi tekrar “kaçma geeeel” diye. Sert bi tavra bürünmem lazımdı , sonuçta içerde stajyerim var. Gerçi o stajyer karımı gümbür gümbür sikiyo şu an , sert olsam ne olacak. Ama yinede bi öfkeyle ve tabi birazda utangaçlıkla geçtim yanlarına : Mansur : Sen nerden çıkarıyosun ulan benim karımı sikemediğimi ?! Duygu : Ben anlattım Mansur ! Kapa çenenide otur şuraya. Mansur : Ağzını toplasın o zaman o da. Ben hala onun patronuyum. Duygu : Ama şu anda patron o , farkında değil misin Mansur ? Tam carcar söylenmeye devam edecektimki Gürkan Duygu'yu bi hamlede kucağından indirdi ve ayağa fırlayıp yanıma geldi. Boyu posu kilosu benden daha iri olan bu çocuk karşısında ilk defa pıstım o an istemsizce. Uzunca sert sert baktı bana ve : “Karın beni tercih etti patron ! Ve söylediği kadarıyla bu buluşmayı sen ayarlamışsın.Eğer canımı sıkacak bişey yaparsan bu fantezini ve karını gözlerinin önünde becerdiğimi bütün iş arkadaşlarına anlatırım” dedi. Sadece yutkundum ve hemen yanlarındaki koltuğa oturup devam etmelerini söyledim. Ama artık bünyemde yeni bi hormonda salgılanmaya başlamıştı : “PİŞMANLIK” Öfke vardı. Zevkten kudurma vardı. Birde pişmanlık eklenmişti bunların yanına. İnanınki 3′ü birarada karışınca çok farklı denizlere yelken açıyosunuz. Duygu tam dizlerimin önünde domaldı ve ay parçası gibi yusyuvarlak o götünü Gürkan'a doğru uzattı. Gürkan yavaş yavaş domalmış karımın amına yarrağını sokarken ,karımın gözlerinin yukarı kayması beni mahfetmişti. Tam tempolu bi şekilde pompalamaya başlayacaktıki Gürkan “DURUN” diyip ayağa fırladım. İçimde yaşadığım sinir harbi yüzünden gözlerimden boncuk boncuk yaşlar akmaya başladı ve “Lütfen devam etmeyin , burda bitsin” dedim yalvaran bi ses tonuyla. İkiside bi kaç saniye şaşkın şaşkın baktı bana ve ardından Duygu kahkahayı patlattı , ardından da o kılıç gibi sözlerini kalbime kalbime sapladı : Duygu : Sen aynı şu an yalvardığın gibi bi kaç gün önce yatakta bana yalvarıyodun Mansur “Kıskandır beni aşkım , kızdır beni bebeğim” diye , hatırladın mı ? Hatırla çünkü ben hiç unutmadım. Mansur : Duygu’m lütfen yapma. Noolur.. Sen benim bitanemsin , hadi bitirelim bu saçmalığı. Duygu : kapa çeneni Mansur. dedi ve eliyle Gürkan'ın poposunu kendine doğru çektirip devam etmesini emretti. Gürkan hiç durmadan devam etti pompalamaya. Duygu bi yandanda beni paçalarımdan çekip tekrar yerime oturttu. Duygu : Bak Mansur : görüyo musun ? Sen beni öpmelere kıyamazdın , dokunmaktan korkardın. Ama elin oğlu nasılda sikiyo bebeğini bak. Hemde senden kaç yaş küçük çocuk. Emirler yağdırdığın o çocuk şu an gözlerinin önünde çocuğunun annesini nasılda inletiyo baaaaaaakk ! Mansur : Duyguuu.. Duygu : Bi gün olsun adam akıllı sikemedin beni. Bi gün olsun zevkin doruklarında gezdiremedin beni. Senle sevişirken hep , ama hep başkalarını hayal ederek zevk almaya çalıştım ben Mansur. Özelliklede senin yakınındaki kişileri. İş arkadaşlarını , akrabalarını , çalışanlarını. Bugünden itibaren sadece düşünmekle kalmayacağım Mansur. Hepsiyle tek tek düzüşcem. Mansur : Ne diyosun Duyguuuuuuuuuuu !!?? Duygu : En öncede Kadir'e siktiricem kendimi. Hani şu senin en büyük rakibin var ya. Senin başarılı olmanın önündeki tek engel Kadir. Herkesin övdüğü , bu sebeplede senin farkına varamadıkları Kadir. Mansur'un karısınıda sikmenin tadınıda alsın. Ne de olsa hakkı. Senden çok daha başarılı. Senden çok daha karizmatik. Zaten iş hayatında ezip geçmiş seni , birde böyle ezsin. Karını kütürdete kütürdete siksin , hatta spermlerini oluk oluk boşaltsın içime. Çocuğunu doğurayım onun. Ama zavallım sen , kendi çocuğun san. hahahahaha Duygu'nun bu laflarından , beni böyle aşşağlamalarından cesaret alan Gürkan'da açtı ağzını : Gürkan : Benim içine boşalmama da izin var mı aşkım ? Mansur : Ne aşkım'ı ulan !!! Ne içine boşalmasııı !!!! Duygu : Kapa çeneni Mansur ! Bundan sonra karışamayacaksın bana. Bundan sonra sınırsız zevklerle dolu bi seks hayatı yaşayacağım ve sen bunu asla ama asla engelleyemeyeceksin. Bunu sen istedin çünkü. Eğer ki aklıma sokmasaydın bunu , ben asla bu zevklerden haberdar olamayacaktım. İyi ki soktun aklıma zavallı adam. Bu sözler karşısında üzülüyodum ve öfkeleniyodum elbet ama takdir edersinizki , bi yandan domalmış bi vaziyette sikilen karım , bi yandanda böyle sözler , sikimi kazık gibi yapmıştı. Ama utanıyodum onların önünde sikime el atmaya. Pantolonumdan beri belli oluyodu aslında nasıl zonk zoonk zonkladığı. Derken olan oldu ve Gürkan vitesi 6′ya takıp pompalama hızını maksimuma çıkarınca Duygu konuşmasını yarıda bıraktı ve bütün dükkanı inleten çığlıklar atmaya başladı. Gürkan o kadar süratlı bi şekilde sikmeye başlamıştıki sanırım Duygu aşırı zevkten bayılma noktasına gelmişti. Emekliyerek kurtulmaya çalışıyodu Gürkan'ın sikinden ancak Gürkan'da sikini Duygu'nun amından çıkarmadan onu adımlayarak takip ediyodu. Resmen odanın içinde timsah yürüyüşü yapar gibi sikiyodu karımı Gürkan. Hayatımda çok sayıda erotik film izlemiştim ama hiç Duygu'nun ki gibi bi orgazm çığlığı veya böyle yüz ifadesi görmemiştim. Belliki haddinden fazla zevk alıyodu , bir an olsun duraklamak için Gürkan'ın sikinden kurtulmaya çalışıyodu ama ne mümkün. Gözlerim faltaşı gibi açıldı ve odanın içersinde onların emekleyerek sikişmelerini , resmen tabiri cazise “gümbür gümbür” sikişmelerini izlemeye odaklandım. Aradan bi süre geçti , Baktımki Gürkan duracak gibi değil , karım artık yardıma muhtaçmış gibi çığlıklar atmakta ve hala odanın içinde emekleyerek kaçmaya çalışmakta , tereddütlede olsa kalktım ayapa ve yavaşça yanlarına gidip Gürkan'dan durmasını rica ettim , ama Gürkan'ın gözü dönmüştü. Durmaya hiç ama hiç niyeti yoktu. Baktımki durum ciddi karım hakkaten bayılcak , yada bişey olacak , çünkü bu çığlıklar normal değil. E bu kadında ne olursa olsun benim oğlumun annesi , gözlerimin önünde yardıma muhtaç gibi ve Gürkan'ı omzundan hafifçe tutup çekmeye çalıştım ki o anda Gürkan'ın çaktığı yumrukla kafamı duvara çarpmam bir oldu. Bi yandan küfürde etti heralde tam duyamadım kafamı duvara çarptığımdan , ama Duygu'nun “Karışma Mansuuuuuur!” dediğini duydum. Oha amk , tüm bunlar zevk çığlıkları mıydı ?? İşte o an daha fazla dayanamadım ve bunların tepesinde bunları izlerken pantolonumdan benim ufaklığı çıkarıp sıvazlamaya başladım. İkiside bunu farkedince önce bi duraksadılar ve ardından büyük bi gürültüyle kahkahalara boğuldular. Ben onlar böyle gülünce utandım ve hemen yerine geri koydum ufaklığı. Yüzüm kıpkırmızı oldu. Duygu : Yaaa inanmıyorum sana yaaa, inanmıyorum yaaa.. Burda , senin ofisinde , hayatının aşkı biricik karım dediğin kadını inlete inlete sikiyolar , emeklete emeklete pompalıyolar, , ve sen bundan zevk alıp ufaklığınla mı oynuyosun Mansur ? Gürkan : Hahahaha yaaa patron sen ne ezik bi adam mışsın yaaaa ahahahahah Duygu : Neyse Gürkancım , aşkım , tabi öyle bi sikiyosunki beni , zavallı patroncağızının nutku tutuldu , napacağını şaşırdı. Hadi bak o bizi böyle güldürdü , neşelendirdi , bizde onu neşelendirelim. Gürkan : Napalım aşkım ? Duygu : Aramıza katılmak isteyecek bi arkadaşın var mıdır ? Gürkan : Oooooooo 3′lü diyosuuuuuuuuun Duygu : Aynen aşşş-kııııım Kızdım mı ? Hayır. Aksine , bayıldım bu fikre. Gürkan samimi bi arkadaşını çağırdı. 15-20 dakikaya geldi çocuk. Adı Mert. O da 19 yaşında. Ve o da benden daha yapılı ve yarrağı Gürkan'ınkiyle aynı. Ben bunlar 3′lü diyince sanmıştımki , biri sikerken öteki karımın ağzına verecek falan. Evet öylede yaptılar ama , karımın esas planı bambaşkaymış. Mert denen piç yere sırt üstü uzandı , karım onun kucağına oturdu ve yarrağını amından içeri soktu. Ve Gürkan ‘da aynı anda karımın bolca kremlediği göt deliğine yavaaaaaaaşça girmeye başladı. Ben bunu farkettiğim anda fırladım olmaz diye , her ne kadar karımın iki tane küçük çocuğun arasında tost olması beni zevkten kudurtacak olsada , karım kaç yıllık ilişkimizde daha bana siktirmedi götünü , daha bu yeni tanıdığı ufacık çocuklara mı siktirecekti. Evet. Öyle yaptı. Benim itirazlerim neye yararki , 2 tane izbandut gibi çocuk , isteseler benim ağzımı burnumuda kırarlar , isteseler izlememi istemeyip beni dışarıda atarlar , ama ben izlemek istiyodum ve o sebeple susuyodum. Gürkan yavaş haraketlerle karımın götüne soktuğ yarrağını iyice yuvaya oturup , rahat git gel yapmaya başladığında karımın zevk çığlıkları artık komşularımızı bile rahatsız etmişti. Kaloriferlere kaç kere vurdular inanın saymadım. O an umrumda değildi komuşlar ne düşündüğü , benim ufaklığı çıkardım ve başladım bunları izleyerek masturbasyon yapmaya. Onların her geçen sanişye artan temposu karşısında hipnotize olmuş gibiydim ve önlerinde ayakta dikilmiş deli gibi otuzbir çekiyodum. Bi ara Mert denen çocukla göz göze geldim ve o da bana aşşağlar gibi bakış attı , ama hiç umrumda olmadı. Çok zevk alıyodum. Karım hala beni aşşağlamaya devam ediyodu. Bundan sonra kimlerle yatcağını anlatmaya , Gürkan ve Mert'in benden ne kadar üstün olduğunu anlatmaya devam ediyodu. Artık üçününde boşalması an meselesiydi , hızlarından bu anlaşılıyodu. Ve derken karım ikisinede “BEBEKLERİM İÇİME BOŞALIIIIIIIN!” diye inlediğinde ben bütün duyguları (öfke,kıskançlık,zevk,pişmanlık,şaşırma,vs) aynı anda yaşadım ve ofisin heeerrrr yerine oluk oluk boşalmaya başladım. boşalmam o kadar uzun sürdüki , boşalma esnasında karımın daha 15 dakika önce tanıştığı Mert denen bebenin amından içeri boşalmasına izin vermesini düşünüp , normalde boşalcağımdan 2-3 kat daha fazla sebebiyet veriyodum. Eh. Boşalma anı bittiğinde. İçimde sadece pişmanlık ve üzüntü duygusu kaldı pek tabi. Onlarda boşalmıştı ve yarrakları hala karımın içinde öyle tost vaziyetlerini bozmadan dinlenmek için uyukluyolardı. Bi kaç dakika öyle boş boş onlara bakakaldım. Ve derken karımın gözleri yavaşça açıldı bana doğru bakıp fısıldadı : Duygu : Mansur sen artık eve gitsen , biz dinlenip dinlenip bi kaç kez daha yaparız bugün. Mansur : Nee ? Ama.. Duygu : Mansur ! Defol canım. Defol güzelim ! Hadi boşaldın sende , bizi rahat bırak. Mansur : Peki. O günden sonra karım başka erkeklerle sikişmeye devam etti. Hatta öyle ki bazen gece yarısı tekevizyon izlerken kapı çalıyo , açıyorum , tanımadığım bi adam , Duygu hemen bizim çocuğu uyutuyo , ve o tanımadığım ve aslında Duygu'nunda tanımadığı o adamla bizim yatağımızda sabaha kadar iniltiler içinde seks yapıyolar. Mutlu muyum ? Bilmiyorum. Sadece karım yabancı biri tarafından sikilirken ,onun o kendinden geçmesini izlemek beni zevk denizinde boğuyor
Cam gibi olacaksın hayatta kırdılar mı keseceksin