Birini sessizce sevmek mi, hiç sevmemek mi?

❣ Chile in a Photography ❣
Not today Justin
i don't do bad sauce passes
h
I'd rather be in outer space 🛸
DEAR READER
noise dept.
dirt enthusiast

祝日 / Permanent Vacation

Kiana Khansmith
Stranger Things
we're not kids anymore.
Jules of Nature
taylor price
trying on a metaphor
Cosmic Funnies
Cosimo Galluzzi
Monterey Bay Aquarium

tannertan36
he wasn't even looking at me and he found me

seen from United States
seen from United States
seen from India
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@mavimsii
Birini sessizce sevmek mi, hiç sevmemek mi?
baska var mı
var tabii ki, bunları etiketleme sebebim genellikle bu sayfalara bakıyorum. takip ettiğim yer açık bakabilirsin
ff?
@mahsays @meylal @unutulantarihler @olmazdizaten @karaorman @sessizzhayalett @acelyadan @sensusprofundis @suscizgisi @harcananyillar
gitarın tellerine dokunmak ya da bir kitabın sayfalarında kaybolmak her zaman işe yaramıyor. bazen içinizdeki o gürültüyü susturmak için daha keskin şeylere ihtiyaç duyuyorsunuz. bugün de tam olarak o günlerden biri. göğsümün ortasında ne olduğunu tam çözemediğim ağır bir yük var. ne aklımdaki düşünceleri kelimelere dökebiliyorum ne de bir kitabın dünyasına sığınabiliyorum. ellerim gitara gitmiyor, gözlerim satırları seçmiyor. geriye sadece o bildik, tanıdık çaresizlik hissi kalıyor.böyle anlarda masanın üzerinde duran kadeh tek sığınağım haline geliyor. içimi yakan o ilk yudum, kafamın içindeki sesleri biraz olsun bastırıyor. alkolün o uyuşturucu sıcaklığı dalga dalga yayıldıkça, hissettiğim o keskin acı yerini künt bir boşluğa bırakıyor. iyi hissetmek değil bu, sadece hiçbir şey hissetmemeyi seçmek. geçici bir kaçış planı olduğunu biliyorum ama bu gece o gerçekle yüzleşecek gücüm yok. sadece saatin ilerlemesini ve bu günün bir an önce bitmesini bekliyorum.
kafam biraz güzel, saat çoktan gece yarısı olmuş. odada derin bir sessizlik var ama içimdeki gürültü hiç susmuyor. gidip aynaya bakıyorum, karşımdaki yabancıya alışmaya çalışıyorum. mosmor gözaltıları uykusuz geçen koca bir ömrün kanıtı gibi duruyor orada. ağlamaktan kızarmış gözler ise hala nemli, hala kırgın.kulaklıkta müslüm gürses çalıyor o sırada. babanın sesi tam yüreğimin ortasına dokunuyor, sanki beni benden daha iyi anlıyor. şarkı ilerledikçe göğsümdeki o şey daha da büyüyor. içimde acıdan beslenen, büyüyen, beni yiyip bitiren canavar gibi bir his var. nefes alamıyorum, kaçamıyorum da. bu karanlık gecede yine kendi enkazımın altında kalıyorum.
gitme, daha konuşacaklarımız var. aramızda yarım kalmış cümleler, bir türlü aşamadığımız kırgınlıklar var. bana verdiğin, tutulmayı bekleyen o sözler hala havada asılı duruyor. her şeyi böylece bırakıp gidemezsin. önce bir dinle, birbirimizin yüzüne bakıp her şeyi açıkça konuşalım. bu kırgınlığı dilsiz bir vedayla büyütmek yerine, kelimelerle çözelim. içimizde biriken ne varsa dökelim ki arkanda sadece sessizlik kalmasın.
Takvimler vaktine esirdir yelkovan misali,
Yollar sürekli yenilenir farklı güzergahlarda,
Zaman mutlak hakim gibi düzeltse de,
Tükenen ömürler yenisine karışır gider be...
zaman akıp giderken geride sadece bıraktığımız izler kalır. yelkovan döner, yollar değişir ama ruhun arayışı hep baki kalır. ömür biter, hikaye devam eder...
Saatler vurur, takvimler düşer,
Giden geri gelmez, yollar silinir.
Zaman her şeyi önüne katar,
Anılar kalır, ömür tükenir.
bir sokak gördüm rüyalarımda gecelerce,hiç sana çıkmadı..
Sıralı şiirler senden geliyor galiba,
Dizelere yetişmek mümkün değil adeta,
Kalemin kadar yüreğin de cesur çarparcasına,
Teşekkür ederim yazdığın her kelam her satıra...
teşekkürler 🌸🤍
dışarıdan bakıldığında her şeye gülen, her olayı şakaya vuran insanların kalbinde genellikle en büyük fırtınalar kopar.
şarkılar artık içimdeki o sessiz sızının ortakları gibi. kahvaltı yaparken boğazıma dizilen o lokmada, iş yaparken dalıp gittiğim boşlukta ya da kağıda anlamsız çizgiler karalarken hep yanımdalar. ve en çok da seni düşünürken... sanki senli her an, arkada çalan o yarım kalmış melodiyle canımı yakıyor.biliyorum, galiba şarkılara çok fazla anlam yüklüyorum. her hüzünlü tonda seni arıyor, sıradan sözlerden kendime ağır hikayeler çıkarıyorum. ama bundan hiç pişman değilim. varsın canım yansın, seni böyle efkarla düşünmek bile müzikle güzel.
Sevmek yada sevmemek insanı boğar gibi, değerinin bilindiği yer olmaktır aslında mesele, boş sevgi edebi bir destandan ötesine erişmez neticede.
haklısın. karşılıklı değer ve saygı olmadıktan sonra en büyük sevgi bile insanı yorar.
bu kadar mıydı yani? her şey bu kadar basit miydi? ne oldu da ben bu hale geldim, neden her hücremle bu kadar yorgun hissediyorum bilmiyorum. aslında bu yorgunluk uykusuzluktan değil, anlaşılmamaktan. ben içimi döktükçe, canımın neresi acıdığını açıkça anlattıkça onlar kör ve sağır taklidi yapıyorlar. bilerek anlamak istemiyorlar. insanın feryat ederken bencil bir sessizlikle karşılanması, yalnızlığın en ağır haliymiş. anlamak istemeyene ne söylesen boş; olan yine her defasında biraz daha eksilen bana oluyor
fazlalık gibi hissetmek
gözlerinde bir damla yaş gibi kalırım,
dokunmaya kıyamaz, öylece bakarsın.
adını rüzgâra fısıldar dururum,
sen sesimi duymaz, sessizce yakarsın
Evet yazarım yine ara sıra
teşekkürler 🌸