"Eğer seni çocukluğumun bayramında tanımış olsaydım, evinize şeker almaya iki kez gelirdim."
No title available
Not today Justin
Xuebing Du
taylor price

Janaina Medeiros
will byers stan first human second

★
Monterey Bay Aquarium
hello vonnie
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
macklin celebrini has autism

pixel skylines
Alisa U Zemlji Chuda
cherry valley forever
One Nice Bug Per Day

祝日 / Permanent Vacation
tumblr dot com
Cosmic Funnies
Sade Olutola

JBB: An Artblog!
seen from Morocco
seen from United States

seen from United States
seen from Russia
seen from Bosnia & Herzegovina
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Costa Rica

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
@mertkocer1996
"Eğer seni çocukluğumun bayramında tanımış olsaydım, evinize şeker almaya iki kez gelirdim."
Hayatımın en anlamsız çağındayım. Ağlasam bir nedeni, gülsem bir sebebi yok. Öyle boş, öyle doluyumki. Anlatsam anlatılmaz, içime atsam içime sığmaz. Kaçsan kaçılmaz kalsan kalınmaz. Aslında yol o kadar yakınki ama oraya asla varılmaz.. 🌒
Evinden çıkman gerekmez. Masandan kalkma ve dinle. Hatta dinleme, yalnızca bekle. Hatta bekleme bile, tamamen sessiz ve yalnız ol. Dünya, maskesini düşüresin diye, gelip kendini sunacaktır sana, başka türlü olamaz; kendinden geçmiş bir halde kıvranacaktır önünde.
Kafka
"Yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylan.."
Bir toplantıda Eflatun'a sorarlar;
"İnsanlarda gözlemlediğiniz ve sizi en çok şaşırtan davranışlar nelerdir?"
Eflatun cevap olarak şöyle söyler;
Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler, sonra çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler, ardından sağlıklarını geri almak için para öderler. Yarından endişe ederken, bugünü unuturlar. Dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar. Böylece hiç ölmeyecek gibi yaşarlar, ancak hiç yaşamamış gibi ölürler..
Uyursak geçecek,
Büyürsek unutacaktık..
Öyle deniliyordu..
Oysa yanılıyorlardı..
Geçerse uyurdun,
Unutursan büyürdün..
"Mânâ ağır bir yüktür. İnsanlara taşıyamayacakları mânâlar yüklemeyin. Sonra mânâ da devrilir, insan da.."
Şairin çok güzel bir sözü var, diyor ki;
“İçini açmaman gereken insanlara, çiçek açmışsın. Onlar da kırmışlar seni..”
"Gönlüm uçmak dilerken semavi ülkelere; ayağım takılıyor yerdeki gölgelere."
-Necip Fazıl Kısakürek
Yakmak istersin ya hani geçmişe dair elinde kalan bütün anıları. İzlersin ateşin içinde kül oluşlarını. Son anda bir pişmanlık hissi gelir, elini alevlere sokarak yarısı yanmışları çıkarırsın ne kurtarabilirsem edasıyla ateşlerin içinden. İşte tam da öyleyim..
Bazen
Hiç gelmez
Beklenen özür
Beklendiği anda
Nihayet geldiğindeyse
Ne istenir
Ne de lüzum kalmıştır
Karşı karşıya duran
İki uçurumuz biz
- Çok geç kaldın..
Affet, yardım et, şükret.
Sev, gülümse, mutlu ol..
Sevmek zahmetlidir, emek ister. Bu yüzden yüreğinizi kanatmayacak, zamanınızı öldürmeyecek, umut heves ve türevlerinizi söndürmeyecek en önemlisi de hayal ve kalp kırıklığı olmayacak birini sevin en azından deneyin sevgi çiçeklendirir.
İnsan kalbinde ne taşıyorsa dünyayı da öyle görüyor..
Vazgeçmek zorunda kaldığım şeyler için artık kendimi suçlamak istemiyorum. Olmaması gerektiğini bilseydim bu yola girmezdim. Hoş bazen bile bile kendimi çıkmaza soktuğum olmuştur.
Benimde hatalarım, pişmanlıklarım var elbette. Belki birilerine göre çok safım ya da fazla iyi niyetli.
Lakin kimseye ne boş yere umut verdim, ne de işim bitince unut dedim. Belki bugün kalbim paramparça, ama çok şükür vicdanım sapasağlam...
"Freud diyor ki; “İnsan, karşılaştığı kişilerin kalıntısıdır.” Hayatın akışı içinde bir yerlerde bir şekilde, hayatımıza girip çıkan herkesin bir izi kalır hayatımızda. Bu, bazen iyi bazen kötü bir izdir ama kalıcıdır. Kişilik, bu izlerin içinden kendimizi nasıl inşa ettiğimizdir."
5 yıl sonra
Sana sevmeyi ve güvenmeyi öğreten kişi aynı zamanda sana hiçbir şey hissetmemeyi ve kimsenin sözüne güvenmemeyi de öğretti.