*Oku kardeşim, senin okuman* ehl-i dalálete karşı manen mücahede anlamını taşıyor.
*Oku kardeşim, senin okuman* Üstadına neşr-i hakîkat cihetinde yardım mesabesindedir.
*Oku kardeşim, senin okuman* Müslümanlara iman cihetinde hizmet etmektir.
*Oku kardeşim, senin okuman* kıráaten ve kitabeten ilmi tahsil etmektir.
*Oku kardeşim, senin okuman* bir saati bir sene ibadet hükmünde olan tefekkürî ibadeti yapmaktır.
*Oku kardeşim, senin okuman* bu zamanın bir âlimi olan şahs-ı manevîye yardım hükmündedir.
*Oku kardeşim, senin okuman* hem kendi imanının, hem de muhtaçların imanının takviyesine çalışmaktır.
*Oku kardeşim, senin okuman* ilimdir, ibadettir, hikmettir, hizmettir.
*Oku kardeşim*, sen halife-i arzsın, eşref-i mahlûkatsın, sultán-ı zîhayatsın.
Aklını ikna, kalbini işba', hastalığına şifa, derdine deva için *oku* ...
Sıhhat-i fikir ve istikamet-i nazar ve selâmet-i kalb için *oku*...
Nefsini tezkiye, ahlâkını tehzib, hâlini tezyin, noksanını tekmîl, imanını tahkîm için *oku* ...
Kendin için *oku* , kendi kendine *oku* ... Fırsat bulmuşken, kitabı eline almışken, eskiden okuyamadıklarının kazası, keffareti yerine de *oku* ...
Aklın eriyor, gözün görüyor, zaman buluyorken *oku* ...
*Oku* çünkü; şahsının, ailenin, âlemin, âlimin, zeminin ve zamanın *Kur'an nurlarına* ihtiyacı var.
Okuyamayanların yerine de *oku* ...
Ya Rab! *Okuduklarımız hürmetine* mikroptan, tâun, tûfan, kaht ve zelzeleden; semavî ve arzî musibet ve belalardan, Sen bizleri, memleketimizi ve umum âlem-i İslamı *muhafaza* eyle Allah'ım...