Metropol Hayvanları Program 51 - Deliye Hergün Bayram
ojovivo
untitled

JVL
$LAYYYTER
Sweet Seals For You, Always

if i look back, i am lost
Keni

tannertan36

Discoholic 🪩
Monterey Bay Aquarium
noise dept.
art blog(derogatory)

Janaina Medeiros

★
KIROKAZE
Xuebing Du

No title available

@theartofmadeline
🪼
wallacepolsom
seen from United States

seen from United States
seen from Canada
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Canada

seen from United States

seen from T1

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from Italy

seen from United Kingdom

seen from Malaysia
@metropolhayvanlari
Metropol Hayvanları Program 51 - Deliye Hergün Bayram
Metropol Hayvanları Program 51 Giriş - Rokete Bindik Roket Atıyoruz
Metropol Hayvanları Program 50'cik - Teyze Bizi Yordu
Program Playlisti: 1. California Breed - Sweet Tea (Official / New Album 2014 / Glenn Hughes, Jason Bonham, Andrew Watt)
Metropol Hayvanları Program 49 - Bir Moda Sokak Muhabbeti
Metropol Hayvanları Program 48 - Sarhoşnut
Program Playlisti: 1. Jimi Hendrix - Little Wing 2. Nekropsi - Lim 3. Frank Sinatra - Fly Me To The Moon 4. Led Zeppelin - Songs Remains The Sa 5. Red Hot Chili Peppers - Dark Neccessities 6. LP - Lost On You
Metropol Hayvanları Program 47 - Devam Filmi
Program Playlisti: 1. Ferdi Tayfur - Çeşme 2. Charlotte - The Best Thing (Belgica Soundtrack) 3. Joss Stone - You Had Me 4. Gipsy Kings - Hotel California 5. Lenny Kravitz - Sex 6. Harry Nilson - Jump Into The Fire ~ Nilsson Schmilsson
Metropol Hayvanları - Yepisyeni
Geçenlerde canlı yayın yapalım dedik, onu bile kaydettik.
Metropol Hayvanları Program 46 - İnsan Mıyız Insane Miyiz Biz?
Herkese Merhabalar;
Metropol Hayvanları Radyo Programı olarak “Metropol Hayvanlığı”serisinin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Programda neler konuştuk buraya detaylandırmadık son program diye (zor geldi). Açıp dinlemenizi öneriyoruz(hem daha kolay).
Metropol Hayvanları programı olarak “Metropol Hayvanlığı” hususunu 46 programda işleyip sonuçlandırdığımız fikrine vardık. Şu an için Fikret şirket hayatına geçici olma umuduyla devam etmekte, hiç heves etmemekte ve bunu da bir dönem olarak görmektedir. Tutku ise kendi işiyle meşgul olmaya başladığından konu kapanmış gibi görünmekte lakin kendisi de şu an girdiği kulvarda yabancılığını atmaya, risk ve şüphelerini dindirmeye ve tutunmaya çalışıyor. Bu arada bu asla bir kapanış konuşması değildir, Metropol Hayvanları hatun mevzularından dağılan bir liseli metal grubu değildir çünkü.
46 program boyunca şehirde yaşamaya ve istemediğimiz işlerde çalışmaya mecbur olup karşılaştıklarımız ve de yaşamak zorunda kaldıklarımızı inceledik, bu yüzden Metropol Hayvanı dedik kendimize. Yalnızca iş hayatı değil şehir yaşamı da başlı başına bir Metropol Hayvanlığıydı bize göre. Delilerin deli olmadığı şu dünya düzeninde biz yine program yapma umudundayız. Bu düzen bize başlı başına malzeme çünkü. Değişen ve karmaşıklaşan hayatımıza rağmen sık sık görüşüyoruz zaten ısrarla, hep de öyle olacak. Eski düzenimiz bu dönem biraz değiştiğinden yeni şehir, yeni ev, yeni insanlar, yeni olaylar, gereksiz detaylar araya girip tepe taklak bir dönem olduğundan konuyu iyice toparlayıp bu seriyi sonlandırabildik nihayet. Yaklaşık 1 buçuk yıl süren ve her hafta itinayla işe gidercesine keyfi olarak kaydettiğimiz bu programa saygımız sonsuz. Malum aksatmadan işe gittiğimiz hiç görülmemiştir. Biz programları kendimize hediye ettik öncelikle, umarız dinleyenler de kendilerinden bir şeyler bulmuştur, hatamız olduysa da affola. Biz yeni şeyler ortaya koyma ve başarma fikrimizi hep koruyoruz. Önümüzdeki dönem içerisinde yeni bir seri çıkarma umudundayız. Format, konu, uzunluk vb. detaylar net olmasa da bunu derinden istiyor, bunu en çok da programları açıp açıp dinlerken hissediyoruz. Metropol Hayvanları adıyla Metropol Hayvanlığı programları silsilesini 46 bölümde kapatıp yeni bir konuyla giriş yaparız diye düşünmekteyiz, fikri olanların fikrini de bekliyoruz. Belki kısa kısa-konu konu programlar yapar devroluruz yenilerine kim bilir. İşin temelinde manifesto niteliğinde olan esas konu bitti ya gerisi bizim için çok kolay.
Takipte Kalın!
*Program kapanışında The Endless River’dan Louder Than Words dinledik. The Endless River demişken şu bahsettiğimiz Swan Song muhabbetine de yer vermek istedik. Alakalı diyen olur, alakasız diyen olur lakin merak edenler için şurada;
The swan song (in ancient Greek: κύκνειον ᾆσμα) is a metaphorical phrase for a final gesture, effort, or performance given just before death or retirement. The phrase refers to an ancient belief that swans (Cygnus spp.) sing a beautiful song in the moment just before death, having been silent (or alternatively, not so musical) during most of their lifetime. This belief, whose basis in actuality long-debated, had become proverbial in Ancient Greece by the 3rd century BC, and was reiterated many times in later Western poetry and art.
*Wikipedia
*Alın size bir de deep not;
― Tezer Özlü, Yaşamın Ucuna Yolculuk “Sordukları zaman, bana ne iş yaptığımı, evli olup olmadığımı, kocamın ne iş yaptığını, ana babamın ne olduklarını sordukları zaman, ne gibi koşullarda yaşadığımı, yanıtlarımı nasıl memnunlukla onayladıklarını yüzlerinde okuyorum. Ve hepsine haykırmak istiyorum. Onayladığınız yanıtlar yalnızca bir yüzey. Ne düzenli bir iş, ne iyi bir konut, ne sizin medeni durum dediğiniz durumsuzluk, ne de başarılı bir birey olmak ya da sayılmak benim gerçeğim değil. Bu kolay olgulara, siz bu düzeni böylesine saptadığınız için ben de eriştim. Hem de hiç bir çaba harcamadan. Belki de hiç istediğim gibi çalışmadan. istediğiniz düzeye erişmek o denli kolay ki… Ama insanın gerçek yeteneğini, tüm yaşamını, kanını, aklını, varoluşunu verdiği iç dünyasının olgularının sizler için hiç bir değeri yok ki. bırakıyorsun insan onları kendisiyle birlikte gömsün. Ama hayır, hiç değilse susarak hepsini yüzünüze haykırmak istiyorum. Sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla bağdaşan hiç yönüm yok. Aranızda dolaşmak için giyiniyorum, hem de iyi giyiniyorum. İyi giyinene iyi değer verdiğiniz için. İçgüdülerimi hiç bir işte uygulamama izin vermediğiniz için. Hiç bir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz. Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlenizle. Okullarınızla. İş yerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın, dediniz. Aç kalmayı dendim, serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. Hiç aile olmayacak insanla bir araya geldim, gene aile olduk. Ben bütün bunların dışındayım. Şimdi tek konuğu olduğum bu otelden ayrılırken, hangi otobüs ya da tren istasyonuna, hangi havaalanı ya da hangi limana doğru gideceğimi bilmediğim bu sabahta, iyi, başarılı, düzenli bir insandan başka her şey olduğumu duyuyorum.”
Fikret Ertan Manifestosu:
http://fikretertan.tumblr.com/post/38741635227/manifestom
Tutku Demir Manifestosu:
http://coniwalker.tumblr.com/post/32796133900/icsellestirdiklerimin-d-sa-vurumu-manifesto
Metropol Hayvanlığı Manifestosu:
http://coniwalker.tumblr.com/post/55768144714/metropol-hayvanl-g-manifestosu-diktatorluk
Program 46 - İnsan Mıyız İnsane Miyiz Biz? by Metropol Hayvanları on Mixcloud
Program Playlisti: 1. Whitesnake - Love Will Set You Free 2. Eric Clapton - Forever Man 3. Jonny Lang - Lie To Me 4. Rodriguez - Hate Street Dialogue (Round Table Knights Edit) 5. Pink Floyd - Louder Than Words 6. David Bowie - Where Are We Now?
Metropol Hayvanları Program 45 – Vali Değil İyi Wall-E Olduk Bu Sistemde
Bu haftaa; Bir yerden gitme isteğinden yolunu kaybetmeye, derken ulaşım özürlerine, Tatilde özüne varmak, farklılaşmak ötekileştirmek gibi depderinlere, Film gibi hayatların ta içine, populist mi kalabalık mı, kült mü az mı dertlerimize, Sessizlikten yola çıkıp “Black Mirror” dizi seri şaheserine, Lars von Trier’e fevri Nymphomaniac sansürüne, Hükümetler ve halklar arası müthiş birlik ve beraberliğe, Işçi kadınlar günü diye bütün kadınlar berabermiş gün yapmışlar yine yalnızız abilere, Lana Del Rey ve filmsel kliplerine, Bir kadın ve tren yolculukları, onlar annelerinin kötü çocukları, Iyi müzik kötü müziklere, birbirine benzeyen o tiplere, Eski Sincity ve yepyeni ikinci filmine, Uygurlar ve olmayasıca tv metinlerine, Savaş açmışlar sanki medeniyetlerine diyerek kaldırdık kadehlerimizi. Aşkı çok erken buldum çok çok mutluyum meselesinden, fark etmemişim yaldır yaldır 40 yıldır işe gidiyormuşum bu vesileyle öğretisine değindiğimiz bu program finalini soru-cevap şeklinde yaptık. Bu program size özel tüm minimum 8-5 çalışan siz/biz makinalara hediyemiz olan gres yağınızı anlaşmalı nalburumuzdan istemeyi unutmayınız. Hem robotlar da insan değiller midir ki?
Program 45 – Vali Değil İyi Wall-E Olduk Bu Sistemde by Metropol Hayvanları on Mixcloud
Program Playlisti: 1. Coldplay – Magic 2. Billy Idol - Rebel Yell 3. OneRepublic - Counting Stars 4. Rolling Stones - Gimme Shelter 5. Unkle- Burn My Shadow 6. Urge Overkill - Girl You'll Be a Woman Soon P.S. Ayrıca boşverin siz anonsu da Hurts değil Unkle çaldık tabii ki bu program, hem onu önceki program çalmıştık, hem de ne..
Metropol Hayvanları Program 44 – Pardon Da Biz Godot Muyuz?
Uzun bir aradan sonra sırasıyla aylar önce kaydedilmiş 2 programımızı da sunuyoruz. Yapacaklarımız girdi araya şu dönemde sorun sizde değil bizde. Lakin düze çıkmayı da bildik abiler, yeni gelişmeler için kalın takipte; Sıradaki program bekleme hususuna ithaf olsun. Ara verdik gibi olduk, sanki yara verdik biraz bünyelere, Bu hafta neler mi konuş-muş-tuk? Brüksel’de toplantılar, Ukrayna’da çatışmalar, sivil direniş ve otorite, Iron Maiden 2 Minutes to Midnight’dan Burning Man yanıyorum abi bu festivallere, Ticari micari, taksi ve taksimetre, Negatiflik, olmayana ergi, Woody Allen, saçma bir derleme, Hakan Günay, Kürk Mantolu Madonna, çılbır gibi hep aynı şeylere, Avustralya’lar, saat farkları, dünyaya ve yanlış bilinenlere, Ingilizce telaffuzsuzluklara, dini dava edenlere, Peyk, peşmerge, Orhan Veli’den yemek tariflerine, Semtsizliğimiz, zaman yoksunluğumuz, Fikret Duası ve Boat Show’daki teknelere, Türk’ün oturma odaları, Sokrat, Aristo ve şirinlere, Selam durun Michael ve Özcan abilere, Öldü haberlerine, yaşarken ölmüşlere,
Program 44 - Pardon Da Biz Godot Muyuz? by Metropol Hayvanları on Mixcloud
Program Playlisti: 1. Alpine – Villages 2. Imagine Dragons – Radioactive 3. Florence and the Machine - The Chain 4. Hurts – Mercy 5. Saving Abel – Addicted 6. Michael Sembello – Maniac
Metropol Hayvanları Program 43 – Serbest Çağrışım Kasti Gelmeyişin
Bu program ilk parçayı dahil etmeyip direkt 2’nci kısımdan başlıyoruz. Açılış konuşmalarını hiç sevmediğimizden falan değil tabii ki. Isınana kadar performans düşük olur ya hani, heh ondan kurtulmak içindi, artık en iyisi biziz. Aslında başta soğuk ama insan alışıyor biliyoruz, ama olsundu, alışamayanlar olabilirdi. -3'ncü kısmı da keyfimizden koymadık- Hem o gece çok karanlık ve sisliydi, göz gözü görmüyordu. Serbest çağrışımda çığır açma yolunda kariyer yaptığımızı asla düşünmeyiniz, Bunların hepsi modern psikanaliz; Neden mi? –En sevdiğimiz grup Freud çünkü. Serbest çağrışım, mantıklı düşünce üzerindeki sınırlama ve sansürlerin kaldırılması üzerine birtakım düşünce eğilimleri ve zincirleme bağlı fikirlerin kendiliğinden bilince ulaşmasına yol açar ve hasta aklından geçen herşeyi sözlü yoldan dile getirir. Serbest çağrışım dediğimiz şey günümüzde psikolojik tedavilerde kullanılan, aklına gördüğün resim ya da kelimeyle ilgili ilk şeyi söylediğin bir yöntemdir en nihayetinde. Yani kısacası kim deli kim akıllı belli değil günümüzde. Doktor olmaktansa hasta olmayı tercih ettik biz, tüm sevdiklerimize. Bu hafta; Müzik yapmak dinlemekten, Ferhat umarız Göçer’den, Metrobüs bedduası, Marmaray ve ulaşım hikayelerinden, Arthur Miller’a selam edip satıcının hayatından, Tek şarkılı radyo programı döneminden, jingle’lardan, Great Gig In The Sky’dan, vokal derken singer dikiş makinalarndan, Fotoğraflarlardan scannerlara doğru tüm ölü piksellerden, Hayvanlı terlikler, Mırçi marşları ve yine uydurma karakterlerden, Petek Dinçözün hepimize bıraktığı kalıcı ağır beyin hasarlarından, Yine yeni yeniden Mardin türküsü Jolene’den, Sabali’nin hayatı ve ağıtından, Ciguli ve Sting ikilisinden, Kendimize yaptığımız programları hastalıklı bir şekilde kaydedişimizden vardığımız doğuştan gelen beyin sorunlarımızdan, Magazinli medya yaltaklanmalarından, sosyeteyi ve insanları kandırmacalarından, Sting’in özel hayatından konuştuk. Kusura Bakma Sting, ama unutma ki tek sevdiğimiz police sensin. “The Police” gerçeği malum. Every breath you take Every move you make Every bond you break Every step you take I'll be watching you -BYE-
Program 43 - Serbest Çağrışım Kasti Gelmeyişin by Metropol Hayvanları on Mixcloud
Program Playlisti: 2. The Black Keys – Work Me 4. Weekend Sun – Keep Running 5. Amadou & Mariam – Sabali 6. Sting - I Love Her But She Loves Someone Else
Metropol Hayvanları Program 42 - Michael Jackson Özel
Metropol Hayvanları’nda bu hafta yalnız ve yalnız Michael Jackson hakkında konuşabiliriz zannedip özel bir program yapalım dedik, ki zaten önemli olan niyet etmekti; Her ne kadar MJ Özel programı yapmış olduğumuzu zannetsek de bir o kadar da yine herhangi şeyleri konuşmaktan geri durmadığımız bu programa biraz daha farklılık katıp 6 kayıt 6 şarkı giden program akışımızı bozduk, aralardan 2-3 ve de son kısım olan 6’ncı kısmı silip karambol yarattık. Soranlara da “özet geçmediniz hiç” dediniz diye yaptık diyoruz ya, siz şimdilik öyle bilin. E Malumunuz bu program diğerlerine oranla %50 daha kısa olduğundan içerik yerine açıklama yazmayı bir borç bildik, sırf siz hani olur da niye tutarsızlıklar oldu demeyin diye. Hepinize Afiyet Bal Michael Jackson!
Program 42 - Michael Jackson Özel by Metropol Hayvanları on Mixcloud
Program Playlisti: 1. Jackson 5 - I Want You Back 4. Michael Jackson - Human Nature 5. Michael Jackson - The Way You Make Me Feel
Metropol Hayvanları Program 41 - Maşallah
İster yazar boncuğu tak, ister göze gel ister g.te, Sen ne yaparsan o olur bu hayatta, Olur da yaparsan.. Bu hafta yaz yanıkları kış yanıklarından, uydurmadır tatillerinden, Sarışınlaşmalar, epilasyonlar, kıldan konular ve Avrupalı’lardan, Schumacher’den diyanetten ve mevlütlerlerden, belki helvalardan, Şişmanlık, obezite ve ter kokularından, banyo ve duşlarından, Tony Montana’dan Mevlana’dan, Kayahan’dan Kıraç ve Teoman’dan girip tüm piyasaya yayılan argolarımızdan, Yaşlı insanlara saygı mı yoksa kaygı mı duyulmalılardan, Jack London ve Kadıköy Anadolu’dan, Biten müzik ve başlayan prodüksiyon ticaretler ürünlerinden, Nejat İşler’den, evlenip çocuklandıklardan, hayaller kurduklardan, Allen Ginsberg ve Beat kuşağından, aslında nasıl da beat kuşağı olmayışımızdan, Bukowski’den Coffee And Cigarettes deyip Tom Waits ve Iggy Pop’lardan, Wristcutters ve Müslümcülük’den, Bir Zamanlar Anadolu’dan, Her ay havadan gelecek muhtemel paralardan, serbest serbest yaşamlardan, Altılıdan gelen maaşlardan, geç bilinen değerlerden, Bizim yeni çıkmayacak eserlerimizden, zaten yazılmayacak medyadalardan, Bienal kitapçıkları ve Led Zeppelin kitaplarından neler anladıklardan bahsettik. Siz yine de işinizi inşallaha maşallaha bırakmayın, Az biraz uğraşıp adam gibi yapın;
Program 41 - Maşallah by Metropol Hayvanları on Mixcloud
Program Playlisti: 1. Fat Freddy's Drop - The Camel 2. The Answer - New Horizon 3. 10 cc - Dreadlock Holiday 4. Temple of the Dog - Call Me A Dog 5. Tom Odell - Another Love 6. Biffy Clyro - Who's Got a Match?
Metropol Hayvanları Program 40 – Rakı’n Balık
Özgürlük kavramının bittiği yerlerdeki özürlülük kavramını, Insan ilişkilerinin yoğunluklarından Naber’cilere inat Nasılsın’cıları, Montaigne ve Etienne De La Boetie örneklemeli has mektuplaşmaları, Sizden daha aptalların size idrak edemeyeceklerini, Alkolleri, alkollüleri, sarhoşları, serhoşları, serfoşları, tüm sarhoşlukları, Kendimizi mekan gibi hissediyoruzları, Gerçeklerini gözler önüne sermekten hiç geri durmadıkları, çok mu ileri gidiyoruzları, Pink Floyd’un ezici üstünlüklerinden sonra var mı hala gitar çalanları, Uyku sorunlarını, gece hayatını ve derken bizim hepimizin barı, ata barı, at barı, Serçe Bar'ı, Serçe’nin anatomisine şaşkın ustaları, ters amortisörü, sokaktaki arabadan mekan yarattıkları, Santana ve Journey gitarcısının aynı oluşunu, parası neyse tutuluşunu, Orta dünya, Avatar, Elf derken Stradivarius’u, Christopher Nolan’a olan tekrarlı nefretten, Batman’i çekmeyeydileri, Çekirgeyi, 3’ün katlarını, Elif Şafakçılıkların karanlık şafaklarını, klişe ilişki laflarını, Ahmet Erhan’ın kitabını tam okuyamamıştık bu sefer onurunu kurtardık, özlüyoruzları, Şahan’ın karaktersizliklerinden çıkan skeç karakterini, Beyaz’ın kötü programını ama iyi skeçlerini, Paylaşılamayan vücut ısılarını, hava soğutmalıları, İgdaş’ın bizle olan cinsel fatura hayatını, IAMX, The XX, XXX 88, XXX Amsterdam, X Files, Symphony X gibi iks’leri konuşup kendimizi dahi serbest çağrışımlandırdık bu hafta. Fazlaca zırva, fazlaca kişisel muhabbet, yerli yersiz sohbet, azıcık da kötü söz içeren bu programı içki kafasında kişi başı sırasıyla ikişer satır yazılmış bizden bir şiir ile kapattık. Ümit ve Fikret şiiri kapanışı gururla sundu. Şimdi inceden dağılabilirsiniz, hem de hiç toplaşmamışken. Zaten hiç gelmemiştiniz ya; Arkanızdan su döküyoruz, Nasılsa yine olsa yine gelmezsiniz diye, Biz Godot’yu bekliyoruz, Hadi görüşürüz.
Program 40 – Rakı’n Balık by Metropol Hayvanları on Mixcloud
Program Playlisti: 1. James Brown - This Is A Man’s World 2. The Knife - Pass This On 3. Kid Rock - 3 Catt Boogie 4. Funkagenda & Mark Knight - Man With The Red Face 5. Starsailor – Alcoholic 6. Moonbootica ft. IAMX - Pretty Little Angel
Metropol Hayvanları Program 39 – Nerede ve Ne İle Yaşadım, Ne Yedim Ne İçtim
En sevdiğimiz alkolsüz içecekler, hepsi de alkole meyilliler, En sevmediğimiz yemekler, yenmeseler de olabilirler; Muhlamadan domates-beyaz peynirli tostlara, oradan hayatımızdaki kaşarlara, Mangaldan gerizekalı radyoculara, radyoculuklarına, En sevdiğimiz, duymaya bayıldığımız seslere, Vapurun ulaşım aracı olmayışından nerede yaşamak isterizlere, Eskiden dünyanın dili hangi neydi şimdi ne oldulara, -Yine- Woody Allen’a, geçkin yıllarımızda tekrar izleyip yeni dank edişlerimizlere, Fiko’nun ebeveynlerinden Fransa’ya oradan da Fransız kaldıklarımıza, azıcık da Küçük Prens’e, Programa aldığımız konuklardan başarılı ünlülerin başarısız şaklaban çocuklarına, Alter Ego’dan tekrar söz açmışken Dostoyevski Goldyadkini’nin arka kapağına, Şarkıları dinleyip kapatanlar varmış, konuşmaları dinleyip kapatın haykırışlarımıza, şaka lan şakalara, Okunacak surelerden, I am not sure’lere, Tolstoy’un başından geçen olaylara, komple hayatına, pek ünlü romanı Savaşma Seviş’e, Son part başladı, Napolyon Bonapart başlamadı biz de eleştirdiklerden, Veni Vidi Vici’ye, oradan da Napolyon kirazına, 13’üncü program espirisini ısıtıp kızartıp 39’da tekrar yaslıyoruzlara, Bu hayatta aradıklarımızı bulduk, aramadıklarımızı da bulmak istiyoruzlara, Guernica’nın telaffuzundan, elindeki imkanları kullanamayanlara, Kızgınlıklarımıza, az paraya çok şey yapılabiliyorlara, bizi lütfen bilgiyle besleyin açlıklarımıza değindik, Kendimize zaman ayırıp ayıramama travmalarımızdan, zamanı değerli kullanabilmekten kadına para yedirmelere kadar indik, iyi polis kötü polis olduk, yeri geldi açık olduk, açık seçik olduk, saçma sapan olduk, yeri geldi varoş olduk, elit bile olamadık verdik veriştirdik yine bu hafta. Bu haftanın sorusu: Bir ideal erkek nasıl olur? 1980 başlarında bir yaz akşamı, Füsun Akatlı, Nimet Tuna ve Tomris Uyar, o dönemin gözde uğrağı Şadırvan’da buluşmuş, denizin tadını çıkarıyorlar. Konu bir ara aşka, sonra aşksızlığa, en sonunda da “aşık olunabilecek bir erkeğin özellikleri”ne geliyor ve bir oyuna dönüşüyor. Nesnel davranmakta kararlı olduklarından masalarına gelen Edip Cansever ve Turgut Uyar’ın da görüşlerini alıyorlar. (Sonraları Ferit Edgü, Mürşit Balabanlılar, Aydın Emeç gibi “güvenilir” erkek dostlara da başvurulacak.) Böyle önemli bir konunun koşul sıralamasında ilk maddeyi fiziksel görünüşün ya da zekanın değil giyimin tutması oldukça tuhaf ama ne yapalım? 1- Adam, (o dönemin gözde terliği) Tokyo giymeyecek. Belki de böylelikle onun evde pijamayla dolaşmaması güvenceye alınıyor. Şort yasak değilmiş. Yatarken çorap giymesinmiş. 2- Ama kes giyip jogginge çıkması, pazar günlerini doğa budalalığıyla geçirmesi -sizi de yürüyüşe zorluyorsa- yasak. 3- Pamuklu, keten, yün gibi doğal elyaf giyecek. Naylon ve parlak kumaşlar kesinlikle yasaktır. (Ferit Edgü’nün önemli katkısı: fanila giymeyebilir. Turgut Uyar’ınki: ama don giysin.) 4- Herkes adamın haftada en az bir kere yıkanmasına razıyken Ferit, her gün yıkanmasında diretiyor. 5- Kesinlikle uykucu biri olmasın ama uykusuzluğundan da yakınmasın. Uykusuz gecelerini paylaşılan bin şölene dönüştürebilsin. 6- Alkolik olabilir de sarhoş olmasın. (Ferit’in katkısı: düşebilir ama çelme takmasın.) 7- Uyuşturucu kullanmasına izin var mı? Mürşit’e göre, “ikinci kişiliği gündeme gelmiyorsa kullanabilir.” Turgut’a göre, “hem içki hem uyuşturucu olmaz!” galiba, izin pek yok. 8- TV’de “makul miktarda maç seyredebilir” ama yorum yapmadan, sessizce. Boks ve güreş sevmesin. Turgut “buz patenini” de eklemiş. 9- Tatil günlerini eşya onarmakla geçirmesin. Elektrik sigortası attığında, musluğun contası yenileneceğinde hemen işe sıvanmasın. Bir usta ayarlayacak kadar bilgili olsun (Ferit). Cereyana kapılmayacak ya da evi havuza çevirmeyecek kadar zeki olsun yeter (Turgut). 10- Ya yüzmeyi ya dansetmeyi bilsin ya da herhangi bir sporu iyi yapsın. 11- Haftada en az bir kitap okusun. Mürşit: Red Kit ile Asteriks’ten haberli olsun. Turgut: Pardayyanlar ile Arsen Lüpen’den de. Ferit: şu altı yazardan birini iyice okumuş olsun -Kafka, Shakespeare, Balzac, Sait Faik, Sartre ve F. S. Fitzgerald ya da Hemingway ama İhtiyar Adam ve Deniz sayılmaz. Edip: şiir de okusun. 12- Bir saz çalıyorsa çalsın ama dostlar toplantısında konser vermesin. Aynı şekilde isterse mavi yolculuğa çıksın ama dönüşünde dia gösterileri düzenlemesin. 13- Esprisi “humor”a dayalı olsun. Fıkra anlatmayı, “lazın biri,” diye başlamayı nükte sanmasın. Turgut: askerlik anılarını anlatmasın. Geçmişinden söz ederken, “Sene 1963…” diye girmesin söze. “1963’te filan. Ankara’dayken…” gibi başlasın. 14- Takside arka koltukta otururken de hesabı ödeyebilsin. Lokantada bahşişi yüzde ondan fazla bırakmasın. Garsonlarla bu koşullarda dostluk kurabilsin. Hesabı öderken cebinden tomarla para çıkarmasın. Diline dolamadığı sürece mali durumu önemsiz, yalnız arabası varsa, arabanın park yerine göre program düzenlemesin. Taksiye binebilsin. Çok istiyorsa yabancı sigara ve içki içebilir, tabi büyüklenmediği sürece. (O dönemde yabancı sigaralar kaçaktı.) 15- Edip Cansever’e göre, armağan almayı da vermeyi de bilsin. Her hesabı kendi ödemeye kalkışmasın. 16- Yemek masasında viski vb. İçmesin. Masaya gelen çerezlere saldırmasın. 17- Hayatında en fazla 6 kere doktora gitmiş olsun (ameliyat sayılmıyor). Antibiyotiklere düşkün olmasın. 18- İlk gördüğü insanlar hakkında acele ve değişmez yargılar verecek kadar gözükara bir psikoloji uzmanı kesilmesin. 19- Politik görüşü sola yakın bir aydın olsun. Ama dahi yerine daahi demeyecek kadar düzgün olsun Türkçesi. Parti sloganlarıyla konuşmasın. 20- Omlet, makarna ve biftek dışında yemek pişirmeyi becersin. Kendine yetsin. Kısaca, kişiliğini öne sürmeyecek kadar kişilikli olsun ama belli etmediğini de belli etmesin. Giyiminden, zevklerinden, davranışlarına, günlük diline kadar her özelliğine karıştığımız (dikkat ederseniz, erkeklerin baskısı daha ağır!), bir yalnızlığa ittiğimiz bu adamcağızın fiziksel özellikleri pek önemli değil anlaşılan. Cinsellik konusunda ondan beklenen, “programlı olmaması, kendini bir şeylere zorunlu hissetmemesi, heteroseksüel olsa da homoseksüellerle dostluk kurabilmesi”. Kaç yaşında bu zavallı acaba? Nimet’e göre: 30, Füsun’a göre: 45, bana göre: 30. Ferit’e göre: ideal olarak 25, Edip’e göre: 40, Turgut’a göre: 30-35, Mürşit’e göre: 35. Son danışmanımız Aydın Emeç, “isteklerin oldukça ağır yine de mantıksız olmadığını” belirttikten sonra bir kahkaha atmıştı: “İyi ama bu adam zaten evlidir! Tutalım ki değil, kendini bunca eğitmek için bu toplumda nasıl hırpalandığını düşünürsek, sizin gibi vıdıvıdı kadınlar yerine güleç, uysal bir kadın seçmesi daha doğal değil mi?” Kaynak: Yüzleşmeler – Tomris Uyar (angorasanat.com aracılığıyla - 24 haziran 2012) Sanatla kalın, Sanatsız ince değil, Hoşça kalın.
Program 39 – Nerede ve Ne İle Yaşadım, Ne Yedim Ne İçtim by Metropol Hayvanları on Mixcloud
Program Playlisti: 1. The Cinematics – Break 2. Fastball – The Way 3. Goapele – Play 4. The Alan Parsons Project- Step By Step 5. Five Finger Death Punch - Wrong Side Of Heaven 6. U2 - Ordinary Love
Metropol Hayvanları Program 38 - O Kadına Ok Atın
Haftanın sorusu: Funk müzik sever misiniz? -Punk is dead but not funk sayın funky ve junkyler, Ne demişler; Funk You All! Haydin programa; Us and them yani senden benden, Seize the day yani carpe diem’den başka birşey demiemden, Araya ayar diye Dead Poets Society’den, Araya bayar diye korsan mı korsan Öz Metropol Hayvanları’ndan, Zaman ve bisiklet ilişkisi ve anların an bütünlüklerinden, Selami Şahin coverından Van Halen halen çalıyordan, değişen müzik literatüründen, Tuvalet sırası ve kadınlardan, sırası mı şimdi kadınlardan, Besleyen hoş, beslenen boş kadınların beslenme alışkanlıklarından, Ayrıldığın kızın evinden koltuk altında plazmayla çıkmalardan, Cemal Süreya derken Atilla ilhan’dan çıkmalardan, Pia’dan, Atilla ilhan kitabının daha okunmadan olurundan, katlanıp tek lokmada yutuluşundan, Ahmet Erhan, Oruç Aruoba gibi üstadlardan, Elsiz kolsuz davulculu gruplardan şarkı sözü şiirlerden, Fikret’e benzeyen Fikret’ten, seçim vaatlerimizden, O çocuklarından, Küçük iskender’den Ağır Roman’dan, Incelikli haytalardan, hep beklediğiniz erkek formlarından, Hayallerdeki kadın ve ya oysalardan, O’nun ohm’u eksik amperi eksik, bunca yılın gitarcısıyım böyle amfi görmedim, ses mes çıkmıyordan, Şizofrenlikten, Party Hard’lardan, tomalardan tekila shot komalarından, En büyük uyuşturucu hükümetlerin o çocuklarından, Düşmen gerek ki daha yükseğe çıkalımdan, Her şeye eyvallah etmeyin, arayın bulun uğraşın, bir çaban olsunlardan bahsettik bu hafta. Tüm bu konuları yan yana koysanız programın toplam saatini aşarken biz bunları yalnızca sizler için aralarına şarkılar da koyup paket program halinde sunuyoruz. Dinlemesi de denemesi de yalnızca bedava. Ha bu arada yazıyı komple okuduysanız programı dinlemenize gerek kalmamıştır. Sayfanın en üst kısmına gelip yalnızca fotoğraflara bakmanız yeterli olacaktır. Rekabet yaratmayan komple rekabet olan program ezik mağlup rakip Metropol Hayvanları’ndan bu haftalık da bu kadar değil ama canımız sıkıldı yeter dedik. Tükkanı kapatıyoruz kusura bakmayın çocuklar bizim de özel bir hayatımız var. “Manitalar gece güzeldir.” Ağır Roman "savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye, zaman ki sana hasta oldu incelikli haytasın nüksederken mahallenin maşallahı eyvallahı güzelleş be oğlum. şimdilik ölümüne kadar hayattasın şimdilik, ölümüne kadar hayattasın." Küçük İskender
Program 38 - O Kadına Ok Atın by Metropol Hayvanları on Mixcloud
Program Playlisti: 1. Van Halen - Can't Stop Loving You 2. Phantogram – Fall In Love 3. Nickelback - Figured You Out 4. Gary Wright – Love Is Alive 5. Def Leppard – Pour Some Sugar On Me 6. MØ - XXX 88 (feat. Diplo)
Metropol Hayvanları Program 37 – Çöpçü Balığı
Canlı “Yayın Balığı” kalmadı, Buyrun size iki adet Canlı Yayın Balığı; Bu hafta dünyanın en iyi oyuncusu Alişan’dan, Cin kültürü ve çakmak bilgisinden, Zekeriya Beyaz!ın kedi olarak dünyaya gelişinden, Sıçanlar ve ayakkabı kutuları, İşviçre bankaları ve internete erişim yasaklarından, Blues ve tabancası Gibson Goldtop’dan, Güne hazır değiliz çokokrem bizi yıllarca kandırdından, nutelladan, Artık Coca Cola kutularında karşımıza çıkan eski manituş isimlerinden, 21 Aralık en uzun dolunaylı gecesinin cumartesine etki eden uzun gece hayatından, Litte China hatta İstanbul’un Chinatown’u diye bahsedilen Zeytinburnu’muzun çekik gözlü çocukları ve Japon çocuğu Taşımasu’dan, Rocky’nin acı yoklarından, kendimize zincir takmaktan, vantuz vakumlardan, Jack White’ın kirli sound’undan, Beatles Amerika konserindeki başarısızlıklara rağmen başarılı çalımlardan, Evlensen erken mi boşanırsınızdan, Leonard Cohen’in Famous Blue Raincoat şarkısının mektup sözlerinden ve Teoman’dan, dahası birkaç müzik grubundan, İbo, Gülben derken uyduruk Türk müzisyenlerinden, mağaralarından, Manav God’dan, Son olarak da sürü psikolojisi, düzlük ve presentabl’lıktan varıp gerçek insanlıklardan bahsettik. Bu programı cahillikler, lagalugalar ve seviyesizliklerimizi atabilmek adına yapttık ki sonraki programda rahatça sanat konuşabilelim. Ha bu arada bizlerin takılmaya devam edebilmesi için nesli tükenmekte olan Metropol Hayvanları’na lütfen donate/bağış yapalım. Avlanmadan, soyu tükenmeden bu soğuk kış günlerinde lütfen bu sokak hayvanlarımıza dikkat edelim, sana bana bize falan dahi. Sıradaki program tüm “kendimi kontrol edemiyorum bütün cinler tepemde” diyenler için geliyor;
Program 37 – Çöpçü Balığı by Metropol Hayvanları on Mixcloud
Program Playlisti: 1. RATT - Lovin' You's A DIrty Job 2. Eddy “The Chief” Clearwater - They Call Me The Chief 3. The Rolling Stones - Anybody Seen My Baby 4. Jack White - I'm Shakin' 5. The Killers - Human 6. Soul Asylum - Runaway Train