Boşluğa düşüyormuş gibi hissediyorum.
will byers stan first human second
I'd rather be in outer space 🛸
he wasn't even looking at me and he found me
Jules of Nature
No title available
Misplaced Lens Cap
art blog(derogatory)
Sade Olutola
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
cherry valley forever
styofa doing anything

Origami Around
Alisa U Zemlji Chuda

No title available
TVSTRANGERTHINGS

PR's Tumblrdome
almost home
Not today Justin

titsay
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
seen from Malaysia

seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Germany

seen from Greece
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from Ireland

seen from Germany
seen from Indonesia
seen from Australia
seen from Romania
seen from Australia

seen from Belarus
seen from United States

seen from United States

seen from Germany

seen from United States
seen from Philippines
@milkshakeicenvampirella
Boşluğa düşüyormuş gibi hissediyorum.
Bitik bir haldeyim...
more black and white here
Şimdi yapmam gereken tek bir şey kaldı: Hiçbir şey. Kendime ait hiçbir şey istemiyorum. Hatıra istemiyorum. Arkadaş, aşk istemiyorum. Bunların hepsi birer tuzak.
Three Colors: Blue (Krzysztof Kieslowski, 1993)
Demek bir anonim diledin😂
ivitt
Küpen çok hoş :))
teşekkür ederim:))
” Onsekizinci yüzyılda bir günahkar vardı, şöyle bir laf ortaya attı: ‘Eğer Tanrı olmasaydı, O’nu icat etmek gerekirdi’ dedi. Garip olanı, insanda hayranlık uyandıran, Tanrının gerçekten varolması değildir. Asıl hayranlık uyandıran şey, insan gibi acımak bilmeyen vahşi bir hayvanın içinde ‘Tanrının var olması zorunlu bir şeydir!’ diye bir düşüncenin uyanmasıdır. Tanrı’nın varlığını düpedüz ve yapmacıksız kabul ediyorum. Yalnız şunu belirtmem gerekir: Eğer Tanrı gerçekten varsa ve dünyayı yaratmışsa, o halde hepimizin çok iyi bildiği gibi onu Öklid geometrisine göre insan aklını da ancak üç boyutu kavrayabilecek şekilde yaratmıştır…boynumu eğerek şunu açıklıyorum ki, böyle sorunları çözmek için gereken yeteneklerden hiçbirisine sahip değilim. Benim aklım, Öklid prensiplerine göre işleyen, yani yalnız bu dünyayı kavrayabilecek bir akıldır…Varlığını bildiğim halde böyle bir dünyanın nasıl var olabileceğine bir türlü inanamıyorum. Kabul edemediğim şey, Tanrı’nın kendisi değil, bunu anla! Ben, yalnız O’nun yarattığı dünyayı kabul edemiyorum.”
Karamazof Kardeşler Dostoyevski
“Dostoyevski yüksek sesle okuduğu bir şiir yüzünden Çar tarafından cezalandırılır ve hapise konur. Cezasını bitirip çıktıktan sonra ‘Ölüler evinden anılar’ adlı bir kitap yazar. O kitapta hapishanede ki hayatından önce insanları tanıdığını sandığını ama burada yanıldığını anladığını yazar. Yazar 'KARA HALK’ olarak tanımladığı bir kitleyle karşılaştıktan sonra insanları çözümlemeye ve kendi iç dünyasının derinliklerine inmeye başlar.
Dostoyevski hapishanedeki bir köpeğin yanından geçen her mahkum tarafından tekmelendiğini, köpeğin mahkumlardan kaçmak yerine yanına yaklaşan bir mahkum olduğunda hafiften yere eğilip tekmelenme pozisyonuna geldiğini gözlemler. Bir gün köpeğin yanına giden yazarımız köpeğin tekmelenme konumuna girmesine aldırmadan eğilir ve sevgi ile başını okşar. Köpek şaşkın şaşkın bakıp, korku dolu gözlerle ve acı acı havlayarak hızla yanından uzaklaşır. O günden sonra köpek yazarımızı her gördüğünde ondan kaçmaya başlar…
Ruhu köleleştirilmiş bu köpek tamamen bir 'SEVGİ AÇI'dır aynı şey insanlar içinde geçerlidir. Hayatlarının büyük bölümünde haksızlığa, kötü muameleye, horlanmaya, dışlanmaya yok sayılmaya uğramış sevgi açları kendilerine sevgi eli uzatıldığında nasıl davranacaklarını bilemezler. Onlar kötü davranılmaya alışık olduklarından kendilerine kötülük yapanları gözlerinde yüceltirler. İyilik yapmaya, herkese olduğu gibi onlara da eşit hak ve özgürlükler sunan birilerini gördüler mi de nefret ederler…”
Kapitalizm fazladan değer yaratır,kar üretir.Kar,değerin bir kısmıdır.Değer ise çalışmasıyla elde edilir.Makineler değer üretmez.Bütün bu teknolojik gelişmeler insan emeği yerine makineleri koyuyor.Başından beri her şey bu yönde gelişiyordu ve son yıllarda çok büyük bir hız kazandı. İçinden kaçamadığımız basit çelişki bu işte. Hiçbir kapitalist strateji bu durumu çözemez.Kapitalist fikrinden vazgeçmeliyiz,birinin diğeri üstündeki hakimiyeti kendi çıkarı için başkasını sömürme fikrinden.Bu girişim belki ayıplanacaktır ancak tamamen mantıklıdır Özellikle de içinde bulunduğu bakış açısı düşünülünce.Bu yaşananların sadece ilk seviyesi.Arkasında tamamen mantıksız bir sistem var.Bütün eylemlerin iş haline getirilmesini ve içeriği önemsenmeksizin her konuda insan emeğinin tamamen harcanmasına yarayan bir sistem.Bir boşlukta asılı kalıp çevresindeki her şeye duyarsız kalan bir makine gibi.
A Fábrica de Nada / The Nothing Factory (2017) Pedro Pinho
Rosa Luxemburg (Margarethe Von Trotta, 1986)
Les Cousins, Claude Chabrol, 1959.