Benim pazartesi sendromum artık hafta içi her gün sabah uyanmaya çalışmak olmuş
Peter Solarz
Show & Tell
Sweet Seals For You, Always
he wasn't even looking at me and he found me
d e v o n
One Nice Bug Per Day
taylor price

JBB: An Artblog!
RMH
almost home

oozey mess

★
dirt enthusiast
Xuebing Du

blake kathryn
Lint Roller? I Barely Know Her

JVL
noise dept.
Alisa U Zemlji Chuda
Cosimo Galluzzi

seen from Poland
seen from Indonesia
seen from Italy
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Chile

seen from Spain
seen from United Kingdom
seen from Türkiye
seen from Australia

seen from India

seen from Indonesia

seen from United States
seen from United States
seen from Oman
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States

seen from United States
@muzeyyeen
Benim pazartesi sendromum artık hafta içi her gün sabah uyanmaya çalışmak olmuş
ne güzel bi şey birine inanmak
ne güzel bi şey birine inanmak
biri kaldı, biri gitti. biri yalnızlığı seçti
seni alıp buralardan kaçarım, bir akşamüstü
hiçbir yere sığmıyorum, içim daralıyor
canıma değiyor bi şeyler, keskin bi şeyler, ben istemeden bana kıyan bi şeyler.
bir yerde okumuştum şey diyordu: " çöl çoğalır, vay haline, içinde çöller saklayanın."
ağaçlar filiz verdi, çiçekler açtı, bulutlar dağıldı, güneş göründü. benim zavallı ruhum karanlıkta kaldı.
çölde çiçeğine su bulmakmış tek yolu, solan şey çiçeği değil kendiyken üstelik.
Aylarca hayatıma girmiş en iyi kişiymiş gibi kendini gösterdi. Sonra yalanlarını yakaladım güvenim kırıldı. Uyarmama rağmen bir sürü hata yaptı ve hiç bi hatasını kabul etmedi üstüne bir de savunarak yordu. Ama her seferinde güzel konuşarak bana çok mutlu bi ilişki vaad etti. Her seferinde salak gibi inandım tekrar tekrar güvendim ama hep boşa çıktığını gördüm ve en sonunda bunla bana yük olmaya başladı. Bitirmek istedim ve noldu biliyor musunuz? Yaralarımdan vurdu, en hassas olduğum konularda küfürler edip beni küçük düşürmeye çalıştı. Normalde böyle gönül işlerinde dert yanmak bana çok çocukça gelirdi ama şimdi fark ediyorum ki konu gönül işleri değil. Konu; her seferinde hayal kırıklığına uğramak, içindeki neşenin heyecanın hevesin her şeyin yok olması, koca bi boşluk hissi... Birini kaybetmenin boşluğu. Karşıdakini değil, kendini kaybetmenin boşluğu..
Seni o kadar iyi anlıyorum ki. Sevgi de olabilir sorun değmeyeceğini bile bile sevmiş de olabilirsin. Mantığına yatmamasına rağmen insan bazen vazgeçemiyor tüm yaptıklarına rağmen. Hani hepsini görüyorsun gözünün önünde ama kalp mi ne artık bilmiyorum vazgeçmiyor. Rahat bırak kendini. Zamana bırak. Zaman gerçekten ilaç mı bilmiyorum ama eminim bunun olmasında da bir hayır var
ben hiç haketmedim ki böyle unutuluşu
Kulaklığımı unutup onca yolu düşünerek işe geldiğim sendromlu mu daha anlayamadığım bir pazartesi
koca bi' kışı bahar ettim. bağrımda bir çiçek yeşermedi. ruhumda, koca bir güzle dımdızlak kaldım.
“ben, yol boyunca uzanan gri, sıkıcı bariyer. sen, vadinin ardında ilk defa görülen deniz.”
Burda sürekli benle uğraşan bencil oduğumu bi şeyleri haketmediğimi söyleyen biri var benle derdin ne anlamış değilim ama kim olduğunu bilsem söyleyecek bi çift lafım var dostum