Zihnim Susmuyor
İnsan Kendi İçindeki Gürültünün İçinde Ne Zamandır Kayboluyor?
İnsan, dışarıdaki dünyanın gürültüsünden yorulduğunu zannediyor.
Oysa onu gerçekten tüketen şey dışarısı değil. İçeride hiç durmadan konuşan o görünmez kalabalık.
Gece herkes uyuduktan sonra bunu daha net hissedersin. Dünya yavaşlar. Sokak sessizleşir. Gün boyunca seni oyalayan insanlar, ekranlar, sesler geri çekilir. Ve tam o anda, yıllardır susturamadığın o hareket yeniden yükselmeye başlar.
Bir düşünce gelir.
Ardından bir diğeri.
Geçmiş yeniden açılır. Yarım kalmış konuşmalar zihninin içinde dolaşır. Henüz yaşanmamış gelecekler tekrar tekrar kurulur. İnsan yatağın içinde hareketsizdir… ancak içinde binlerce adım atan bir zihin vardır.
Ve çoğu insan o an aynı cümleyi fısıldar:
“Zihnim susmuyor.”
Bugün insanların en büyük yorgunluğu budur. İnsanlar artık yalnızca çalışmaktan yorulmuyor. Kendi zihinlerinin içinde yaşamaktan yoruluyor.
Çünkü modern dünya insana düşünmeyi öğretti… ancak sessiz kalmayı unutturdu.
Daha hızlı olmayı öğretti. Daha çok kazanmayı öğretti. Daha çok görünmeyi öğretti.
Fakat insanın kendi ruhunu duymayı bilmediği bir hayatın içinde ne kadar ilerlediğinin gerçekten bir anlamı var mı?
Dur.
Gerçekten dur.
Şimdi kendine bak.
En son ne zaman hiçbir yere yetişmeye çalışmadan oturdun? En son ne zaman gökyüzünü gerçekten izledin? Bir insanı dinlerken zihninde başka düşünceler dolaşmadan orada kalabildin mi?🌹🌹 En son ne zaman kendi nefesini, kendi bedenini, kendi varlığını gerçekten hissettin?
Birçok insan artık yaşamıyor. Zihninin içinde sürekli ertelenen bir hayatı taşıyor.
Ve bu yüzden bugün dünyanın her yerinde insanlar aynı arayışa yöneliyor. Meditasyonun yükselmesi, inzivaların çoğalması, doğaya dönüş arzusunun büyümesi tesadüf değil. İnsan kendi merkezinden uzaklaştığında, içten içe eve dönmenin yolunu aramaya başlar.
Kadim bilgeler binlerce yıl önce bunu biliyordu.🔥🔥
Onlar zihni susturmaya çalışmadı. Çünkü zihne savaş açan insan, sonunda kendi içinde bölünür. Onlar önce insanı yeniden merkeze getirdi. Sessizliğe getirdi. Doğaya getirdi. Kendi varlığının çıplaklığıyla yeniden karşılaştırdı.
Amazon ormanlarının derinliklerinde yaşayan kadim halklar için de mesele hiçbir zaman yalnızca bir “uygulama” olmadı. Kambo yalnızca bedenin taşıdığı yükleri temizlemek için kullanılmadı; insanın kendi yoğunluğunu görmesi için kullanıldı. Rapé yalnızca zihni sakinleştirmek için değil, insanın kendi içindeki dağınıklığı fark etmesi için kullanıldı. Capi yalnızca bir deneyim değil, insanın kendi bilinç katmanlarıyla yüzleştiği bir ayna oldu.
Çünkü insan kendinden uzaklaştığında, her şey ağırlaşır.
Beden ağırlaşır. Zihin ağırlaşır. İlişkiler ağırlaşır. Hayat ağırlaşır.
Ve insan çoğu zaman bunu “normal” sanır.
Oysa ruh, bu kadar gürültünün içinde yaşamak için yaratılmadı.
Ruhun doğasında sessizlik vardır. Derinlik vardır. Bekleyebilmek vardır. Bir ağacın altında hiçbir şey yapmadan oturabilmek vardır. Yaşamı acele etmeden hissedebilmek vardır.🌹
Bugün birçok insan yalnız kalmaktan korkuyor. Çünkü sessizlik geldiğinde ilk kez kendi içindeki karmaşa görünür hale geliyor.🌹🌹
Ve insanın en zor karşılaşması, başkalarıyla değil… kendisiyle olan karşılaşmasıdır.
Şimdi kendine daha derin bir soru sor:
Hayatın boyunca gerçekten kendi sesini mi yaşadın… yoksa korkularının, geçmişinin ve zihninin yankılarını mı?
Bu soru zihnin cevaplayacağı bir soru değil.
Bu soru, insanın içindeki kapıyı açmak için gelir.
Ve o kapı açıldığında, insan ilk kez şunu fark etmeye başlar:
Zihnimi susturmam gerekmiyormuş. Onun içinde kaybolmayı bırakmam gerekiyormuş.🌹🌹
İşte gerçek sessizlik burada doğar.
Sessizlik, düşüncelerin tamamen yok olması değildir. Sessizlik, insanın kendi içinde parçalanmadan kalabilmesidir.
İnsan kendi merkezine geri döndüğünde, zihnin sesi değişmeye başlar. Gürültü çözülür. Hayat yeniden hissedilmeye başlanır. Bir kuş sesi yeniden duyulu🌹r. Gökyüzü yeniden görülür. İnsan ilk kez yürüdüğü yolu gerçekten hissetmeye başlar.
Ve o zaman yaşam, yalnızca yaşanan bir şey olmaktan çıkar.🌹🌹
Bir fark edişe dönüşür.
Eğer bu satırların içinde kendinden bir parça gördüysen… uzun zamandır taşıdığın şeyin yalnızca “stres” olmadığını hissettiysen… ve içten içe artık başka bir şekilde yaşamak istediğini fark ettiysen…
bu bir tesadüf değildir.
Bazı insanlar yalnızca bilgi arar. Bazı insanlar ise gerçekten uyanmaya başlar.
Bu yüzden daha derin çalışmalar, inzivalar, hipnotik meditasyon süreçleri ve Amazon’dan gelen kadim şifa yöntemleriyle yapılan çalışmalar öncesinde herkesle bireysel ön görüşme yapılır. Çünkü mesele yalnızca bir deneyim yaşamak değildir. Mesele, insanın gerçekten kendisiyle karşılaşmaya hazır olup olmadığıdır.
Ve insan hazır olduğunda… yol zaten onun önünde görünmeye başlar
Nergis yağmur m. 🌹













