Eyüp sahildeki ankesörlü telefonun yanına koştum hemen. Hava merhametsiz, biz yine gececiydik. Faruk’la beraber, devletin bütün üst kurumlarına olduğu gibi, Telekom’a da adam sokmuştuk. Ankesörlü telefonların numaralarını almıştık. Ben ankesörlü telefon vasıtasıyla tabii ki, yandaki ankesörlü telefonu aradım. Faruk da koşturarak geldi hemen, açtı telefonu. Telefonlar büyük papatyaların içindeydi;
- Faruk!
- Abi! Doğuruyor!
- Kim lan?
- Cevdet.
Cevdet, Faruk’un hamamböceği. Hemen Faruk’a sarıldım, tekrar telefonlarımızın başına döndük;
- Hayırlı olsun kardeşim benim.
- Eyvallah abi. Abi sen paranoyakmışsın?
- Yok lan açım.
- Haa, ben yanlış anladım o zaman. Yaksana bir sigara.
Faruk bana sigara uzattı. Faruk… Bana.. Sigara?;
- Hayırdır lan? Nerden buldun bunları?
- 1 liraya 40 tane sarma tütün aldım abi.
- 1 lirayı nerden buldun?
- Yolda.
- Yolu nerden buldun sen şerefsiz, buldun madem bana niye söylemiyorsun?
- Abi biz çok büyütmüşüz mevzuyu. Her yer yol dolu. Mevzu gitmeyi bilmekmiş. Ben öğrendim İsmet Abi. Hakkını helal et!
Faruk arkasına hiç bakmadan, sağ ayağının yanına sol ayağını, sol ayağının yanına da sağ ayağını, sürekli bir tekrar içinde, bedenine de ciddi bir ivme kazandırarak gitti. Şaşkındım. Telefonu kapattım suratıma. Bir tecrübedir en nihayetinde. Karşıda biri kalmayınca, kendi suratına telefon kapatmak bir tecrübedir. Zaten zaman, tecrübelerin toplamını ikiye bölünce götümüze giren çubuktan ibaret. Artık sadece ben gececiydim. Faruk’un verdiği sigarayı yaktım, ateşim yoktu. Hemen telefonun başına geçtim, yandaki ankesörü aramaya başladım…
- Alo!
Sakallı, pis kokulu bir adam geldi yana;
- Sen kimsin?
- Ateş. Kibritim var.
- Eyvallah.
Ateş’ten kibriti alıp yaktım sigarayı;
- Benim isim de İsmet.
- Savaş çıkacak.
- Ne savaşı?
- Borsa günü eksiyle kapatıyor.
- Borsa?
- Çocuklar da ölür mü be İsmet?
- Benim çocuğum yok. Ben bilmem ki…
- Bir gün bana boş bir şarap şişesi ne dedi biliyor musun? ‘’ Aslında kimsenin hiçbir şeyi yok. Sadece herkesin sevilecek sahip çıkılacak, korunacak çocukları var.’’
- Sen boş şarap şişesi ile konuşuyorsun?
- Sen boş ankesörle konuşuyorsun ya!
Kibritimi cebime koydum, elimde bir hamam böceği, emeklemeye başladım. Ama inanıyorum yürümeyi öğrendiğim gün, yolu da bulurum. Kaçmaz benden…








