Senin de, aklındaki kişi yanında değil dimi?
sheepfilms
Misplaced Lens Cap

Kaledo Art
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Cosimo Galluzzi

⁂

#extradirty
No title available

Love Begins

izzy's playlists!

❣ Chile in a Photography ❣
official daine visual archive

No title available

roma★
Peter Solarz
Monterey Bay Aquarium
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

shark vs the universe
Claire Keane
Sweet Seals For You, Always

seen from Latvia
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Brazil

seen from Germany

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
@nigrutide
Senin de, aklındaki kişi yanında değil dimi?
Senin yuvan bendim ama sen misafirleri tercih ettin.
“sürekli aynı yarayı deşiyorsun. demek ki acıtsa bile senden gitmesini istemediğin şeyler var.”
Gün’eş’im
“İnsanın en çok kırıldığı şeylerden biri de karşısındaki yapacak bir şey yok derken elinde yapacak bir sürü şeyiyle kapıda kalması.”
sen kapıyı her çalışında içeri alınacağından o kadar emindin ki hayatının hiçbir yerinde böyle sağlam çıkmamışsındır o mervidenleri
Kalbimdeki yerin baki fakat bundan sonrasını sensiz devam etmek zorundayım.
aramızda dağ olsa aşarım zannederim. deniz olsa yüzer yol olsa yürürdüm. aramızda ne olduğunu bilmediğim bir şey var. ne olduğumu bilmiyorum.
önceden çok sevdiğin birine şimdi bomboş bakmak da yirminci kattan düşüp kalkıp yürümek gibi,
sevginin bitebilirliğine hala şaşkınım.
Aslında beni sevmediler hiç.
Bakışlarımı sevdiler, gözlerimi içi gülen. Baktığımda içlerini ısıttığı için.
Dudaklarımı sevdiler, ıslak. Öpücüklerimi sevdiler, iniltilerimi. Fısıltıyla başlayıp, çığlığa dönüşen kelimelerimi sevdiler dudaklarımdan dökülen.
Tenimi sevdiler. Yumuşak. Dokunduğu yeri alev aldıran.
Yanaklarımı sevdiler. Gülümsememi.
Vücudumu sevdiler.
Kıvrak. Naif. Baştan çıkaran. Özgür. Sıcak.
Saçlarımı sevdiler, okşadıkları. Yüzlerini gıdıklayan.
Zerafetimi sevdiler, çıtı pıtı narin duruşumu. Sonra içime girdiler, gücümü gördüler kırılganlığımın altındaki. Şaşırdılar. Kırmaya çalıştılar. Bazen daha da çok. Kırıldım. Ben kolay kırılırım. Gücüm kırılmamaktan değil; ne kadar kırılsam da, ne kadar kanasam da, paramparça da olsam tekrar ayağa kalkıp gülümseyebilmekten.
Başına buyruk çizgilerimi, onları aklamak için karaladığım siluetlerini sevdiler.
Umamayacaklarınca ağır gelen zekamı, bakış açımı sevdiler.
Şaşırtıcılığımı sevdiler. Beklenmedikliğimi.
Merhametimi, hiç ummazlarken çıkıveren. Öfkemi, safça.
Yaşattıklarımı sevdiler. Heyecanları. Kavgaları. Sarsmalarımı sevdiler onları.
Tokatlarımı çoğu zaman.
Hayatı hafife almamı sevdiler en olmayacak zamanlarda.
Ağırlığımı sevdiler, doğrularım uğruna fütursuzca büründüğüm.
Sürprizlerle dolu olmamı sonra.
Sıcaklığımı sevdiler, tutuşturan.
Eritişlerimi sevdiler onları. Sonra buza çevirip tekrar tekrar eritebilişlerimi.
Maskesizliğimi sevdiler.
Zincirleri paramparça edişlerimden korktular hep. Ona rağmen karşı koyamadılar bana hiç.
Karşı koyamayışlarını sevdiler. Teslim oluşlarını bana kayıtsızca.
Zamanı durduruşlarımı, karamsar edişlerimi, mutlu edişlerimi ve hepsini birer oyunmuşçasına teatral ve acısız yapışlarımı sevdiler.
Perde kapandığında, yüzlerinde en çok bir gülücük kalmış olmasını sevdiler.
Ama içimin, dışımdan daha çok ağladığı yalnız gecelerim,
Acı dolu nefeslerim tek başıma aldığım,
Yaşamanın ağırlık gibi geldiği ve ağırlığının onlar tarafından arttırıldığı anlarım şahit olsun,
Onlar beni sevmediler.
Beni bir tek babam sevdi.