Delirmek zor değilmiş. Delirmek çok kolaymış. Delirmek bir yandan çaba istiyor bir yandan çocuk oyuncağı. Ben bu gece delirdim. Ben bu gecenin sabahına çıkamam dediğim bir sabaha çıktım yine. Zor. Çok zor. Belki farklı bir inançta olduğu gibi tabutla birlikte gömseler bu kadar korkmazdım ölümden. Ve çıkmazdım bu gecenin sabahına. İnsan ruhen canı yanarken bir uzvu kopmuş gibi hissediyor. Hayat hiçbir şey ifade etmiyormuş gibi. Aklımı susturamiyorum diyor bi dizideki karakter. Gerçekten susmuyor bu lanet olası. Üstelik büyük harflerle konuşuyor çığlık atıyor. İnsan yaşıyor kardeşim burada bu ne gürültü! Aynı karakter yine diyor ki yazdıkça yazıyorum yetişemiyorum. Kalemim kanıyor parmaklarım parçalanıyor ruhuma iğne değil şiş batırıyorlar gibi hissediyorum. Ama yaşıyorum. Şu yaşamak ne saçma şey. Nefesi zorla alıyorsun yaşayıp napacaksn? Galiba Nietzsche gibi kaliteli deliriyorum. Benim farkım Tanrı öldü demiyorum. Benim ruhum öldü. Beynim öldü. Sevgim öldü. Bu kadar canımın yanması normal mi? Egodandır gülüm aldırma. Freud söyle bana, hep erk sahibi olsak ve biat etseler ruhumuzun önünde hiç yanmaz mı canımız hep mutlu mu uyuruz mutlu mu ölürüz. Beynimi sussun diye boşalsın diye durmadan yazıyorum şu an yorgunluktan sizabilmek için bayilabilmek icin. Canım antidepresanli biralar çekiyor. Ruhum dirilmiyor, beynim susmuyor. Tam bitti diyorum paranoyam geri geliyor. Anksiyete üstüne biraz paranoya serpiştirince mis gibi deliriyor insan ilacı kutusuyla yesen de fayda etmiyor. Hem bence uyuyalım da beynimiz uyuyup sussun diye o ilaçlar. Bi zerre tanesi insanı mutlu etse bunca ağlar mıydık allasen? Saat 05.49 oldu. Hava güzel değil. Kuşlar uçmuyor, ötüyor. Onlar da susmuyor. Neydi uyuyabilen gamsız olan mıydı. İnandığım tüm değerlere yalvarıyorum biraz da gamsız, kedersiz uyku bana lütfen
















