
gracie abrams

No title available
Stranger Things
sheepfilms
Sweet Seals For You, Always
h

Product Placement

pixel skylines
Cosimo Galluzzi
Today's Document
wallacepolsom
🪼
trying on a metaphor
will byers stan first human second

#extradirty
he wasn't even looking at me and he found me
No title available

Origami Around
Lint Roller? I Barely Know Her
tumblr dot com
seen from United States

seen from United States
seen from South Korea

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from Estonia
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Australia
seen from Thailand
seen from Austria
seen from United States
seen from Italy
seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from Saudi Arabia

seen from United States

seen from Türkiye
@ogemigelsinn
“ İnsanın sevdiği birine dokunamaması ne kadar kötü, biliyor musunuz? ”
Tut elimi, burdan gidelim..
‘’Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu.’’
-Cemal Süreya
‘Bir çift gam çiçeğidir sanki gözlerin; Öyle içli, öyle yumuşak, öyle derin.’
Leyla'ya;
Aaa şeyy.. Bir mektuba nasıl başlanır bilmem.
Daha önce hiç mektup yazmadım.
İlkokulda sadece beşinci sınıftayken. O da 'mahsus selam eder, ellerinizden öperim' diye biten mektuplardı.
Hiç kimseye mektup da göndermedim. Zarfa koyup üst kattaki teyzemlere getirirdim.
İşte bende o pulsuz zarflara konmuş mektuplar gibiyim şimdi. Nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilmiyorum.
Ee neyse dur, dur! Başka şeylerden söz edecektim. Hah… Gözlerinden mesela…
Iı sahi ne renkti gözlerin?
Seni ilk gördüğümde, istemeye geldiğimizde hani –valla bizimkilerin zoruyla gelmiştim-
ama işte orada seni görünce böyle tarif edilir gibi bir duygu değil bu... Aslında ben sadece özür dilemek istemiştim.
Bunları seninle konuşmakta istedim, hep aklımdaydın ama... işte ellerin başkasındaydı.
Hem zaten gözlerine bakınca konuşamam ki ben…
Her şey için senden özür diliyorum ve seni çok seviyorum.
Ne de kolaymış bunları böyle söylemek…
Keşke gözlerine baktığımda da konuşabilseydim…
Keşke bilebilseydim gözlerinin rengini.
Leyla'ya;
Aaa şeyy.. Bir mektuba nasıl başlanır bilmem.
Daha önce hiç mektup yazmadım.
İlkokulda sadece beşinci sınıftayken. O da 'mahsus selam eder, ellerinizden öperim' diye biten mektuplardı.
Hiç kimseye mektup da göndermedim. Zarfa koyup üst kattaki teyzemlere getirirdim.
İşte bende o pulsuz zarflara konmuş mektuplar gibiyim şimdi. Nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilmiyorum.
Ee neyse dur, dur! Başka şeylerden söz edecektim. Hah… Gözlerinden mesela…
Iı sahi ne renkti gözlerin?
Seni ilk gördüğümde, istemeye geldiğimizde hani –valla bizimkilerin zoruyla gelmiştim-
ama işte orada seni görünce böyle tarif edilir gibi bir duygu değil bu... Aslında ben sadece özür dilemek istemiştim.
Bunları seninle konuşmakta istedim, hep aklımdaydın ama... işte ellerin başkasındaydı.
Hem zaten gözlerine bakınca konuşamam ki ben…
Her şey için senden özür diliyorum ve seni çok seviyorum.
Ne de kolaymış bunları böyle söylemek…
Keşke gözlerine baktığımda da konuşabilseydim…
Keşke bilebilseydim gözlerinin rengini.
Öyle seviyorum…
Öyle seviyorum…
Sonra sen gittin Sen gidince ben dibe daldım
Canımın, kışlık montumun cebinden çıkan ‘5 lira’ kadar değeri yok şu an
Çünkü sen hep kafamın içindesin Senin fikrin kafamın içinde hayalet gibi Ve ben o hayaletle uyuyorum, her gece…
Doğvu mu Samet :D:D