
No title available
🪼
Three Goblin Art

Janaina Medeiros
I'd rather be in outer space 🛸
Mike Driver
Jules of Nature
KIROKAZE
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

Origami Around
Cosmic Funnies
Game of Thrones Daily
$LAYYYTER

Discoholic 🪩

⁂
occasionally subtle

Kiana Khansmith
Claire Keane
Alisa U Zemlji Chuda
wallacepolsom

seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from Portugal
seen from Netherlands

seen from Colombia
seen from United States
seen from Brazil

seen from Germany
seen from Italy

seen from Netherlands
seen from Germany
seen from United States
seen from Germany

seen from Poland

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
@okuyanadam
"ben seni kötüleyemem hiç.
çiçekli bir yol vardı, yürüdüm derim.
ayaklarıma dikenler battı ama her ormanda olur böyle şeyler derim..."
"yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar. ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.
ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik."
“uçurumlar var diyorum
insanla insan arasında,
kendiyle kendi arasında…”
"kaba adamların kalın sesi örtmüştü ülkeyi.
güzellik, insanların gelecek düşlerinden çoktan çıkmıştı. kimsenin ortak türküsü yoktu ve kimse türküsünü bir başına söyleyemiyordu.
bir yere gitmeden, gelecek birisini bekliyordu herkes.
koro halinde susuluyordu ve yalnızca yüksek sesle konuşanlara inanır olmuştu insanlar. incelik yalnızlığa dönüşe dönüşe bitmişti.
şiddetin coğrafyasında elbette gökyüzü bir lükstü ve ancak yağmur yağınca anımsanıyordu.
gittiği en büyük uzaklık evinden işi olanlara, ne aşk, ne özgürlük, ne barış anlatılabilirdi. seni korumak için karşı durdum tüm bunlara."
"serin bir rüyanın hatırınadır çektiğim dünya ağrısı."
yürümeye ikna edip yol ortasında bıraktığınız herkesin gölgesi, başka yollarda önünüze düşecektir. dünya biraz da bu yüzden yuvarlaktır..
Sığınak.
”bir kış sabretmişsin de tam çiçek açacakken dolu vurmuş gibi oluyor bazen hayat.”
“hiçkimseye çiçek bahçesi vaad edemem artık. isteyen olursa beraber ekeriz. eskidendi o her şeyi sırtladığım günler. artık çaba görmediğim her yerden koşarak uzaklaşıyorum.”
"kadınlar hep olmadık zamanlarda gitmeyi severler. babaannem öldüğünde daha ettehiyatü'yü tam ezberleyememiştim mesela"
"Benim hevesimi küçükken kırdılar. Sonra kırık çıkıkçıya götürdüler. Yine de düzelmedi. Hevesim yanlış kaynadı.
Hayatım boyunca hep yanlış şeylere heves edip durdum..."
"aslan ile damper ..
ne zaman müslüm gürses şarkısına denk gelsem direk bu ikili ampul gibi yanıyor kafamda..
aslan; zayıf, 1.80 boylarında, 30 yaşlarında, kepçe operetörü karizma bir herif, ayni zamanda mikserde sürerdi.en büyük silahı ağzının iyi laf yapmasıydı..
damper; eni boyuna denk, 1.60 ya var ya yok 40 45 yaşlarında, kamyon mikser kullanıyor, tulum peyniri tadında bir adam..en büyük silahı mavi donuydu..
istanbul maslak şantiyesinde bu ikili noktayla virgül gibiydi..ben o zamanlar mesleğe yeni başlamış beybi face bir çocuk..bunlar müteahhit kasarlanmış iki elemanı olduğundan, ne rusya'dan gelen sinan şef, ne o deli karı proje müdürü bile bu ikiliye ses çıkaramazdi.
allah var işlerinde de iyilerdi..
bir hafta boyunca döktüğümüz o geceli gündüzlü temel betonunda, beni gece nöbetine kitlemislerdi..o yeni dökülmüş sıcak betonun üzerinde uyurken yan taraftaki itü'nün küçük ışıkları yıldız gibi gelirdi gözüme.sonra bir anda damper ve aslanın kendi kurduğumuz santrelden getirdikleri betonun ışığı gözüme vurur elektrik yemiş gibi uyanır gelen betonun slampını alırdım..baktım sıkılıyorum ağlardım bunlarla miksere santrale gelgit yapardım..
o mikserin içinde her zaman müslüm gürsesçalardı..damper çok daraldiginda üzerinde mavi donu ve boynunda zinciriyle o mikserde şef derdi şef bu adam ölmemeliydi derdi..aslansa baba baba der kendinden geçerdi..gece yarısında ağızlarında sigara gözlerde boşluk altta müslüm baba ve nasıl bir ortama düştüm lan diyen ben..ama herşeye rağmen bu ikili yan yana geldiğinde aralarındaki muhabbet stendap şova dönerdi..
günler böyle geçerken bir pazar günü, sesslik..
koridorun çıkışından ofisinin o prefabriginin kapısına doğru sessizce yürüyen bir aslan..kapının önünde durdu asla bayağı şık giyinmiş jilet gibiydi..yeni aldığı sıfır ayakkabıları ayrı bir hava katmisti..her zamanki tespihinden farklı bir tespih vardı elinde..kafası öndeydi..
aslan dedim arkasından başta duymadı..tekrarladım hafif bir tebessümle suratıma bakti..ne oldu dedim..neden böyle durgunsun ? yapabileceğim birşey var mı ? yok şef sağol dedi..saygılı çocuktu aslan yerini mertebesini patrona en yakın adamlardan biri olmasına rağmen bilirdi..
o an bende duygulandım..abi dedim ne oldu hiç böyle durgun görmezdim seni dedim..
aslan kafasını hafif kaldırdı:
-damperr hadi geciktik dedi..
- nereye dedim.
sesinde hafif titreme kafa önde:
-babaya dedi, babaya..
-baba kim ya dedim..
- müslüm baba'ya zincirlikuyuya..biz damperle iki haftada bir gideriz babayı ziyaret ederiz dedi..
sonra damper geldi oda bayağı şık, sesszce kol kola girip o mizahsen o renganrenk iki adam..ölüm sessizliğinde, görülmemiş olgunluk ve şıklıkta zincirlikuyuya babalarını görmeye gittiler..
bense arkalarından vay amk dedim.ulan öz dedelerinin mezarına gitmeyen adamlara bak.. bu ne saygı bu ne sevgi lan diyip pek tarzım olmasada müslüm gürses/seni yazdım kalbime şarkısıni açıp hafif tebessümle onları izledim..
ve anladım ki müslüm baba gerçekten samimiyetle sevilen büyük bir sanatçı..
mekanın cennet olsun baba."
"içimde zaptedilmez bir kırma isteği
dizginlerini koparan bir at sanki bu"
YouTube'da "Batuhan Kordel - Anıları Sakla (Official Video)" videosunu izleyin
"Sevmeyi unutma sen güzel seversin
Olmadı diye tanrıya isyan edemezsin."
“kendini bulmanın yolu, hep bir başkasından mı geçer?"