Şöyle bir gün. Sırtımın ağrısından ağlamaklı olduğum bir gün aynı zamanda, onca iş , çamaşır ekmek bulaşık yemek, hamdolsun... bıkkınlık geliyor ki zihnimi toparlayıp bir şey okuyup yazamıyorum ağrılarımdan.. Bir de dikkat süresinin içinden geçmişim zaten püü. En başta da; ... Baskı ve stres altında olmadan pazarlıksız şartsız şurtsuz yaşamak ne büyük nimet imiş. Duyulan geçmiş zaman, özlemi duyulan mesela...
45 dakika olmamıştır şu kütüphanede oturduğum. Ve benim buna ihtiyacım varken neden ikna etmem gerekiyor bunu yapmak için bağzılarını? Kendime alan açacağım ve bu alan evden dışarıda olacak nokta. Tam bağımsız özgür canım kendim zorlanıyor bazı bazı. Bir de kaygılı ben var, sorulara tahammülü olmayan ben var.
Devamını yazacağım. Sonra.

















