Emekli olan insanlar yaştan değil; amaçsızlık ve uğraşsızlıktan çöküyorlar.

❣ Chile in a Photography ❣
$LAYYYTER
TVSTRANGERTHINGS
One Nice Bug Per Day

Discoholic 🪩
todays bird

★

Kiana Khansmith
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

Love Begins
EXPECTATIONS

PR's Tumblrdome
The Bowery Presents
Today's Document
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
we're not kids anymore.
No title available
Xuebing Du

pixel skylines

Origami Around
seen from Ecuador
seen from Venezuela

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Austria
seen from United States

seen from China
seen from United States

seen from United States

seen from France

seen from Germany
seen from Australia

seen from Albania
@oyle-16
Emekli olan insanlar yaştan değil; amaçsızlık ve uğraşsızlıktan çöküyorlar.
Ev, yuva olursa dağ kadar yük, tüy kadar hafif olur.
"Belime kas gevşetici kremimi sürer misin?" Diyemediğin eşinle aranızdaki münasebet, evlilik değildir.
Ağlayamıyorum!
Bedenim, ağlayınca yıkılacağını ve doğrulamayacağını zannediyor. Ruhum ise acı içinde çırpınıp göz yaşı ile rahatlayacağını sanıyor.
Bazı şeylerin bitmesi belki iyi bir şeydir. Sürekli kendini kasıyor olduğun bir durum hasıl oluyorsa güzel de olsa kalsın.
İçimizdeki ukdelerle şu dünyadan göçüp gideceğiz.
Allah büyüktür. Öyle büyüktür ki benim ve kalbimin isteklerini yerine getirebilmekten daha büyüktür.
Benim acilen 22 yaşına dönmeye ihtiyacım var. Her şeyin bambaşka boyuta evrildiği o yanlış kararlarımın senesine gitmem lazım.
Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Hayatın gerçekleri yüzüme çarptıkça Kaf Dağının arkasında oluşturduğum cennetim viran oluyor.
Seni anlıyorum ile verilen mukabeleler aslında saçmalıyorsun manasına gelir.
Hayır Allahın böyle bir vaadi yok. İstediğime veririm diyor. Çok çalıştım oldu diyemezsin, vermek zorunda değil. Çok çalışmak senin görevin; verip vermeyeceği ise Allahın takdiri. Ve dolayısıyla şans diye bir şey var. Daha doğru bir ifadeyle biz ona nasip/ nasipli olmak/ nasibi bol olmak diyoruz. Çok çalışıp zengin olamazsın, çok çalışınca en güzel yerler, en güzel makamlar, en iyi evler senin olmaz, çok istesen çok çabalasan da sağlıklı olamayabilirsin, çok çalışsan çok emek versen de o sene mahsül alamayabilirsin, çok istesen de güzel olamayabilirsin, çok dikkat etsen de iyi bir ailen olmayabilir...
Elbette Allah vermeden hiç bir şey olmaz. O, verir ise hiçbir şey engel olamaz. Benim vurgulamak istediğim nokta. Şeytanın bu cihetle vartaya düşürmesi. Allah vermeden hiç bir şey olmaz diyerek tembelliğe itilmemiz. Çalışmak zaten duadır. Çalışmak duası ile hareket eden her kul nasibini genişletmiştir. Allah ın Hakîm ismini iyi anlamak lazım. Mesele: Şeytanın, "Allah'ın rahmeti sonsuz nasıl olsa bağışlar" diyerek bizi günaha sevketmesine benzer.
Şans şeytanın tuzağıdır. Yanlış yerde kullanılan kısmet ve nasip kelimeleri dahi tembellik tuzağıdır. Çalışana yahudi de olsa rızkı bolca verir Allah. Çünkü o Hakîmdir.
Şu ömrü ziyan ettik. Bize bir ömür daha lazım. Onu da ziyan edeceğiz.
İnsan bir eksiğini örtmek için diğer hallerini inkişaf ettirmekle birlikte muhatabının da bir çok eksiğine kör ediyor kendini.
Bahar aylarını güze inkılap ettiren kalbim, şu dünyada dengini kim bulmuş ki takılıp kaldın şuracıkta 😥
Bir arkadaş var küçük kızı yıllardır sma hastası idi yeni cennete gitti eşinin psikolojisi iyi değil kendisinin bir böbreği yok ve diğer böbreğinde de ara ara sorunlar çıkıyor. Küçük bir terzi dükkanı var. Kirasını zor ödüyor. Bağkur borcu katlanarak birikiyor. Ama alemi o kadar rahat ki benden en az beş yaş büyük saçlarında aklar benimkinden az. Sürekli esprili. Hayata pozitif bakıyor hep. İş yerini açınca sabah ilk iş olarak 5 sayfa Kuran'ını okur sonrasında namazlarını vaktinde camide kılar. Değmeyin keyfine. Stres, üzüntü, düşüncelere dalıp gitme sıfır. Onu her gördüğümde ben neden böyle değilim diye iç geçirmeden duramıyorum. Yeter artık ben hassas olmak istemiyorum. Olacak olan oluyor zaten. Hüznüm ne mani oluyor ne de beni güzelleştiriyor. Ne yapmak gerek bilmiyorum ki!