
blake kathryn
taylor price
h
Monterey Bay Aquarium

Kiana Khansmith
occasionally subtle
tumblr dot com
sheepfilms

@theartofmadeline

#extradirty

Origami Around
Cosmic Funnies

Janaina Medeiros
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
No title available
Keni
Mike Driver
NASA
we're not kids anymore.
Show & Tell
seen from United Kingdom

seen from Australia

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Spain
seen from Sri Lanka

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from France

seen from United States
seen from Japan
seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Spain
@oylebirsarilki
"Sevmiyorum" deseydi vallahi bu kadar zoruma gitmezdi, sevmiyormuş der kalbime gömerdim. Seviyormuş gibi yapması bir miktar canımı acıttı.
“I love you.”
— Please call and say you miss me.
i miss your voice
Ellerin ellerimde fotoğrafımız olsun istiyorum..
Özür dilerim,herkese karşı bu kadar duvarlar örerken sırf seni uğraştırmamak için her duvarımı tek tek ellerimle yıktığım için.
ve sen, kuş olur gidersin...
-Tarık Tufan
İnsan sevdiği için sever. Aşkın hiçbir gerekçesi yoktur.
Simyacı - Paulo Coelho (via cemreist)
Belki de tek sorun insanları çok ciddiye alışımızdır.
İçim gidiyor ama oluru yok bu işin.
Bu uzun bekleyiş sarılmayla bitsin
anısı var onun anısı diyerek her şeyi saklıyorum.
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan “Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?” diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.
İki ucu keskin bıçaktır bu işin…
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman… Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, “Ama senin için şunu yaptım” derken o, “şunu yapmadın” diye cevap verecektir ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.
Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. “Peki o ne yaptı” deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak İçin uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zaman ki gibi yaşayacaksın sen. “Acılara tutunarak” yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki…. Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun Unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana…
Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası…
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asıl olan yürektir. “Yürek sesi ne?” bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu…
Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…
Nazım Hikmet Ran