Lips

Origami Around
tumblr dot com
sheepfilms
todays bird
Jules of Nature
Alisa U Zemlji Chuda
will byers stan first human second
NASA
Not today Justin
Three Goblin Art
almost home
No title available

JBB: An Artblog!
he wasn't even looking at me and he found me
taylor price

No title available
Claire Keane

祝日 / Permanent Vacation

No title available
One Nice Bug Per Day
seen from Germany
seen from Spain
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Netherlands

seen from Kazakhstan

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
@ahmetokan1
Lips
Benim Küçük Haremim
Her şey çalıştığım şirketin beni başka bir şehirde görevlendirmesi ile başladı. İzmir’e taşınmak farklı deneyimler yaşayacağım bir kent oldu şimdi benim için. Neyse çok uzatmayıp kendimden bahsetmek istiyorum takma isimlerle konuşacağım adım Mert 177 boyunda 80 kilo ve 35 yaşında dul bir erkeğim, iyi bir işim var.
İzmir’e ilk taşındığımda şirkete yakın diye üç katlı bir eve kiracı olarak yerleştim. Gel zaman git zaman komşularımı tanımaya başladım üst katımda otuzlu yaşlarında iki kadın oturuyordu sonradan öğrendiğime göre birisi dul diğeri hiç evlenmemiş Zehra ve Aylin.
Alt katımda ise Zeynep ve kocası İsa oturuyordu. İsa 5 yıl önce geçirdiği bir kaza sonucu felç olmuş, konuşabilse de bedensel aktivitelerini yerine getiremiyordu.
Açıkcası hiç aklımda kötü bir niyet en azından bu küçük binanın benim için bir harem işlevi göreceğini bilmiyordum. Binadaki sağlıklı tek erkek ben olunca binanın ıvır zıvır işleri de hali ile omuzlarıma binmişti,
eli yatkın bir insan da olunca kırık dökükleri tamir ediyor onarıyordum. Komşularım kendi halinde sakin insanlardı, ben ne bilirdim o fettanlığı, şeytanlığı
Günler geçiyor komşularımla merhabalaşmak nasılsınıza, sohbete dönüşüyordu. Zeynep’i sosyal medyadan eklemiştim. Edebiyat sever bir insanım hali ile sosyal medyada bol bol şiir paylaşımları yapıyordum birkaç ay Zeynep arada beğeni yapardı.
Bir akşam edebiyat üzerine özel mesaj attı konuşmaya başladık ikimiz de şiiri seviyorduk Zeynep 37 yaşında üniversitede kızı olan genç ve diri bedenli 1.65 boylarında esmer bir kadındı.
Sohbetimiz ilerledikçe hali ile özel konulara temas ediyorsak da bu konuda oldukça temkinli idik. Üst katımda oturan Zehra ve Aylin, Zeynebin çocukluk arkadaşı ve akrabaları imiş Zehra daha önce evlenip boşanmış Aylin ise hiç evlenmemiş.
Yıl başı akşamıydı. Zehra ve Aylin memleketlerine gitmiş ben de evime dönerken küçük bir rakı almış yalnızlığımı düşünecektim taki Zeynebin yılbaşını birlikte kutlama teklifi gelene kadar, eşi ben ve Zeynep kabul ettim ve zeynebin hazırladığı mükellef sofraya oturdum.
İçkiler içiliyor bazen İsa’nın hayat hikayesini dinliyor bazen ise televizyon izliyorduk. İçkiye dayanıksız olan İsa sızınca Zeynep ile başbaşa kalmıştık. Kitaplığımdan seçtiğim bir kitabı hediye olarak getirmiştim birlikte birbirimize şiirler okurken sohbetimiz koyulaştı tedirgindim özel konulara girmek konusunda sonuçta kocası karşımızda uyuyordu
Merak etme top atsan uyanmaz o ömür törpüsü
Zor olmalı
Hem de çok zor
İçkinin de etkisi ile sohbetimiz resmen özel hayata kaymış İsa’nın beş yıldır bu durumda olduğunu fakat Zeynebin evliliğini bitirmediğini onun yerine bunu çekmek zorunda kaldığını anlatıp duygusallaştı.
“Beş senedir bekarım” sözü bir çivi gibi çakıldı aklıma. Sofrayı toplamasına yardım ederken mutfakta birer kahve içmeyi teklif etti kabul ettim. Konuşmamız devam ediyordu
Yalnızlık işte böyle Mert O anki duygusal tablo karşısında ellerini tutup onu teselli etmek istiyordum ellerini tuttum dakikalarca hiçbir şey konuşmadan öylece oturduk ayağa kalktığımızda dudaklarımız birleşti deli gibi öpüşmeye başladık Zeynebin dudaklarını emiyor dilimi ağzının içinde dolaştırıyordum onun hırslı öpüşü beni delirtiyor ellerim kalçalarında dolaşıyordu ki
Bu doğru değil lütfen yeter
Demesi ile irkildim ve apar topar ayrıldım evden. Sosyal medyada uzun süre tek satır yazı yazmadık birbirimize, konuşmadık bile doğru dürüst. Ta ki bir akşam kapım çalınana kadar o soğukluk birkaç hafta merak,kuşku!
Kapıyı açtığımda Zeynep karşımdaydı ben bir şey demeden içeri girdi
İsa uyudu ilaçların etkisi canım sıkıldı tamam bir hata yaptık..
Özür dilerim…
Aramızda birkaç adım vardı. Gözlerinin içinde parlayan bir kıvılcım…yanıma sokuldu birkaç adım daha atarak
Özür dileme Mert devamını getir lütfen, 5 senedir yaraksız kaldım. Yeter artık bir bilsen sikmek için ne numaralar yapanlar var hatta eşimin akrabaları bile ama sen öyle değilsin dayanamıyorum artık biliyorum yaptığım iğrenç bir şey ama parmaklamak yetmiyor amımı…
Sımsıkı sarıldı bana eti yanıyordu kadının, sarhoştu şarap kokuyordu. Cesareti şarapta bulmuştu öylece kaldık sonra boynumu öptü, bende daha sıkı sarıldım avuçlarımız birleşti ellerimi kalçalarına indirdi,
diri sert götünü okşarken zeynebi ayakta yemeye başlamıştım memelerini bana bastırıyor giderek sertleşen sikimi hissetmek istiyordu gömleğim atletim yerlerde savruluyor dili kıllı bağrımda dolaşıyordu -erkek kokusunu özlemişim… -kaltak…
ohh devam et mert küfürler ederek devam et -amına koyacağım senin
koy sevgilim yar o amcığımı..
Elimi bacaklarına atıp kilodunun üzerinden amını okşamaya başladım. Birkaç dakika içinde çırılçıplaktık yuvarlacık götü küçük memeleri biçimli düzgün amı aklımı başımdan almıştı baksırımı çıkarmış, yarı sert organıma bakıp
Oha mert bu ne nerede büyüttün bu azmanı
Deyip ağzına almış beş yılın azgınlığı ile şapur şupur yalamaya başlamıştı kah kafasını ısırıyor dil atıyor kah taşaklarımı olabildiğince somuruyordu bazen yüzüne memelerine sürtüyor giderek kalınlaşan alet onu mest ediyordu.
Gözleri gözlerimde sikim ağzında böyle saksafon çeken kadın görmemiştim. Dayanamadım kaldırıp yatağa atıp bacaklarını araladım
Dilim amına değince kendinden geçmişti sertçe yalıyor memelerini okşuyor amını ağzımın içinde emiyor, ısırıyordum dilim bir yılan gibi amından içeri giriyor çıkıyor ve tekrar giriyordu.
Islaklığı o kadar artmıştı ki dilimde o güzel tat harika koku daracık bir am ben yaladıkça inliyor kaderine küfürler ediyordu
Boynuzluyorum seni isa götvereni yıllarca ne çektim elinden sakat herif bak şimdi karın alt katta komşusna veriyor offf yala erkeğim küfür et bana düz beni sik…
Sen ne orospuymuşsun begüzelim
Yaraksızlık başıma vurdu! Yeter beş senedir be zaten siki de küçüktü godoşun off şuna bak mert ne kalın büyük sok onu amıma yalvarırım köpeğin yap beni..
Yüzüne okkalı bir tokat attım…
Oohhh sert erkeğim….
Orospu çocuğu
Oohh evet koy amıma sik…yalvarırım sik…
Sus kaltak ona ben karar veririm
Okşa memelerimi erkeğim sik komşunun karısını hadi geç ırzına o godoşun , şerefsizi geyiğe çevir
Siktiğimin kaltağı orospu seni kocasını aldatan orospu..
Deyip gömdüm sikimi amına tek seferde derin bir aaaaah çıktı ağzından sonra sertçe sikmeye başladım o daracık deliği inanılmaz dardı
ben üzerinde hayvanca gidip gelirken Zeynep inliyor zevkle titriyordu bastırdıkça daha çok istiyor yarağa doymayan bir kadın olduğunu fısıldıyordu bedeni.
O minyon kadın yatakla aramda pestili çıkıp terliyordu, ellerimle götünü avuçlayıp kasnaklaya kasnaklaya sikmeye başladım. Yarağım amında kaybolup çıkıyor zernep delirdikçe sırtıma sarılıyordu
Ohhh erkeğim sik..
Kocan olacağım senin
Oldun bile sikiyorsun
Evet godoş İsa’nın karısını
-ohh evet devam et
İbne gelsinde görsün karısının halini
Ohhhh sikicim..
Dölleyip geri göndereceğim seni amında benim döllerim
Vur becer orospu yap ırzıma geç benim mert
Domaltıp arkasına geçtim, sikimi sertçe ittirip saçını elime dolayıp sigaramı yakıp sikmeye devam ettim o daracık amı götünü tokatlıyordum hayvan gibi bağırıyordu
Zeynep memelerini avuçluyor o sert şeyleri hunharca sıkıştırıyor bir taraftan da omuzlarından bastırıyordum
Amına koduğumun fahişesi, sürtük… Oh sikicim gel kaynana gel gör gelinini nasıl siktiriyor başkasına Orospu çocuğu… Ohh evet isa bir orospu çocuğu gelsin intikam alışımı izlesin o gavatlar, godoşlar sik beni mert içimdeki intikam ateşini söndür, hakaret et bana
Sen bir paçavrasın Zeynep..sikilip kenara atılacak bir orospusun
Der demez zangır zangır titremeye başladı altımda götünün yanakları kasılıyor domaldığı kolları titriyordu sarsıla sarsıla boşaldı…yüz üstü yere uzandı soluk soluğa..
saçlarını avucuma dolayıp devam ediyordum sikmeye o ise konuşmayaSik, küçük bir çocuktum verdiler beni o herife…
Şak şak şaaak
Ohhhh vur bana sevgilim yıllarca hem ailesinden hem ondan neler neler çektim…
Daracıksın fahişe
Sikemedi ki adam gibi sen sik aşkım…
Der demez ben de içine attırmaya başladım, amının duvarlarını döllerim ile yıkıyordum resmen o tazyik o ter…inlemeler Zeynebin ohlaması karışıp gitmişti odanın içinde..
Sonra dinlenip sigara içtik…Bazen sarılarak bazen ağlayarak bazen küfürler ederek anlattı hayat hikayesini ve intikam aldığı için mecnundu çünkü komşusuna kocasının ailesinin namusunu siktirmişti ve amında döllerim ile giyinip gitti…
Çıtır Zeynep Moruk Kocasından Kaçıp Geldi
Adım Sinan, yaşım 22, aslen Isparta'lıyım. Çocukluğum Ispartanın kücük bir köyünde geçti. Uzaktan akrabam olan Hacer teyze ve kocası Mehmet Emin amca, 5 çocuklu bir aileydi.
4 oğlan ve 1 kızları vardı. Oğullarının hepsi de İstanbul Anadolu yakasında sütçülük yapıyorlardı. Hacer teyzem, kocası ve kızı Zeyneple köyde hayvancılık yapıyorlardı.
Ben memur olup Antalya'ya atandıktan sonra, Zeynebi başka bir köyden hayvan alıp satan bir adamla evlendirmişler.
Adamın yaşı 50'nin üzerinde imiş, Zeynep ise daha 18 yaşında idi. Adamın ailesi Zeynebi istemiyorlarmş, ama adam bizim köye her hayvan almaya geldiğinde, teyzemlere yiyecek içecek getirip, geldikçe Zeyneple yakınlık kurup ilişkye girmişler, teyzemler de istemeyerek de olsa kızı vermek zorunda kalmışlar.
Adam baya varlıklı da olduğundan nikah yapıp, sade bir törenle evlenip gitmişler…
Aradan geçen zamanla adam iflas etmiş, adamın ailesi de Zeynebi zaten istemediği için bunlara yardımcı olmamışlar. Bunlar çaresiz kalıp, (teyzelerinin ortanca oğlu olan Kerem köye ev yaptırmıştı), oraya gelip oturmuşlar.
Adamın bizim köyden bile herkese borcu var, hatta babama bile borcu var, hemde yüklü miktarda. Hayvan aldığı herkese borcu var açıkcası. Zeynepten de yaşça oldukça büyük olan adamın başka geliri de yok, üstelik hiç çalışmıyormuş, artık boşanma derecesine kadar gelmişler.
Ama ortada 1 çocuk olduğu için Zeynep boşanmaya korkuyormuş. Zeynebin ailesi de zaten boşanma taraftarı değilmiş, "Bunu sen istedin!" diyorlarmış.
Zeynep de çaresiz kalıp evden kaçmış ve Antalya'nın Aksu ilçesinde seracılık yapan halasının kızının yanına gelmiş…
Bundan 1 hafta önce telefonuma, "Ben Zeynep, Sinan ben Antalya'dayım moralim çok bozuk, buluşup konuşabilirmiyiz?" diye bir msj geldi.
OK! deyip, pazar güne kararlaştırdk. Pazar günü arabama binip Aksu kavşağına geldiğimde, "Ben geldim!" diye msj attım. "OK! Bekle!" diye cevap yazdı. Yaklaşık yarım saat sonra geldi.
Ben arabadan inmeden, içeriden ön kapıyı açıp, "Buyur!" dedim. Zeynebi 4 yıldır görmüyordum. İkimiz de aynı yaştaydık, ilk okulu da beraber okumuştuk.
O zamanlar birbirimize aşıktık. Neyse, şimdi geldiğinde Zeynebi görünce çok şaşırmıştm, Zeynep çok güzelleşmişti. 90-60-90 ölçüler, 1.70 boyunda ve çok güzeldi.
Elimi sıkıp tokalaştıktan sonra, "Uzaklaşalım hemen, görebilirler!" dedi. Haklıydı, küçük yer olduğu için yabancı araba göze batardı. Gaza bastım ve çevre yolundan Konyaaltı plajlarına doğru sürdüm arabayı…
Yolda bir büfeye uğrayıp kola falan alacaktım ki, "Bira alalım!" dedi. Ben içmediğimi söyleyip, ona iki tane Efes Extra aldım. Kendime de Redbull ve Su alıp arabaya geri döndük.
Konyaaltına vardığımda sahile sıfır yanaştırdım arabayı. Arabesk müzik açmamı isedi, oldukça dertliydi anlaşılan.
Başladı anlatmaya. Açıkcası ben onu sikmekten başka birşey düşünmediğim için, ne dediğini bile anlamıyordum, boş boş dinliyordum sadece. "Dertlerimle seni sıktım…
Eee senden ne haber?" dedi.
Ben de, "Gördügün gibi…" falan dedim. Zeynebin kocasına olan sevgisi bitmiş gibiydi. Vakit baya geçmişti, açıkcası ben de onun dertlerini dinlemekten sıkılmıştım, "Gidelim!" dedim.
Zeynep iki birayla sarhoş olmşutu, alkolün verdiği cesaretle olsa gerek, birden dudaklarıma yapıştı, çok yakışıklı olduğumu söylüyordu…
Hava yağışlı da olduğu için sahil bomboştu. Artık bende film kopmuştu. Arabam minibüs tarzındadır, koltuğu yatırıp arka koltuğa geçtim, onu da kollarından tutup asıldım, arka koltuğa çektim.
Hiç konuşmuyordu. Zeynep kapalı bir kadındı, başındaki eşarbını çıkarttım, saçlarını okşayıp tekrar dudaklarına yumuldum. Adeta vakumluyordum. Zeynepte çok istekliydi, dudaklarımdan boynuma öpüyor, adeta yalıyordu.
Kulaklarını emdikçe inlemeye başladı. Geç kaldığını söyleyip, elleriyle yüzümü tutup, "Sik beni!" dedi.
Kafamı sallayarak, "Tamam!" dedim ve Zeynebi soymaya başladım.
O da beni soyuyordu. Bu arada da yiyişiyorduk. Resmen ikimiz de çırılçıplak kaldığımızda Zeynep tam bir afetti.
O hemen içine gireceğimi düşünürken ben bacaklarnı omzuma alıp, bembeyaz amına yumuldum. Amının kıllarını traş etmiş tertemiz yapmıştı.
Amının temizliğine övgüler yağdırınca, "Senin için yaptım Sinan'ım, yalamanı beklemiyordum ama, sen tam bir bitirimsin, ilk defa amım yalanıyor, yala erkeğim, kocam denan moruk hak etmiyordu, sen yala kocacığım, sen benim kocamsın artık, sadece sen sik, yala!" diye, bana ara gazı veriyordu…
Zeynebin amını yarım saatten fazla yaladım, içini dışını vakumladım, dere gibi boşalıyor, su akıyordu resmen. İlk defa böyle zevk almıştım.
Bilenleriniz bilir Antalya'da lise kızları sikişmekten başka birşey bilmez, ama ben onlardan bile böyle zevk almamıştım.
Belki de 10 dan fazla bakire amcık yalamışımdır, ama Zeynep gibisini görmedim. Zeyep saçlarımdan asılıp beni kendine çekerek sikimi tutup sıvazlamaya başladı. "Hiç yalamadım, ama bu siki yalamak yutmak istiyorum, kendimden yaşlı moruğa varıp gençliğimi heba ettim,
sevişmeyi sende gördüm ben bugün, bu zevki sen tattırdın ilk defa, yalanarak 3 defa boşaldım, sıra bende, şimdi ben seni rahatlatcağım!" diyerek sikimi yalamaya başladı. Hepsini alamıyordu, söylemesi ayıp olmasın benim yarak oldukça uzun ve kalındır.
Eliyle dibiden tutup resmen dondurma yalar gbi yalıyordu. Daha fazla dayanamadım ve ağzına boşaldım. Gülerek, "Çocukların!" diye, ağzından taşan döllerimi parmaklarıyla ağzına götürüp hepsini yuttu.
Sonra bana, "Sen uzan aşkım!" deyip üstüme çıktı ata biner gibi, sikimi tutup amına soktu.
Resmen çığlık atarak köküne kadar alıp, "Aşkım bu nebiçim yarak, karın olacak kıza acıyorum valla!" diyordu. Önce yavaş yavaş, sonra hızlanarak üstümde zıplamaya başladı. Yarım saat sikiştikten sonra, "Boşal, fışkırt artık!" diye yalvarmaya başladı.
Boşalmak bilmiyordum. Zeynep, "Yoruldum ben an artık!" diyerek üstüme yığıldı.
Ben de sikimi amından çıkartarak, onu altıma aldım. Amına sokmayı düşünürken birden aklıma götü geldi. Ters çevirip, belini ve omuzlarını yalamaya başladım.
Derken poposuna indim, iki elimle göt yanaklarını ayırıp göt deligine dilimi sokmaya başladım. "Aklından geçeni unut! Dayanamam!" dedi. "Kendini rahat bırak aşkım!" dedim.
"Tamam, ben de istiyorum, sana her yerimi siktirmrk istiyorum, seni kaybetmekten korkuyorum çünkü, ama hiç yapmadım, acır, sikin çok büyük, dayanamam aşkım!" dedi.
"O zaman bana bırak!" dedim…
Sikimi iyice tükürükleyip, amından akan suları parmağımla alıp göt deliğine yedirdim.
Sikimin kafasını göt deliğine sürttükce inleyerek yeniden boşaldı ve "Aşkım birtanem, sik, acısa da sik, istiyorum, o sikini götüme sok, kökle hadi aşkım, kocacığım, birtanem!" diye inliyordu.
Birden sokunca irkildi. Sokturmayacak vaz geçecek derken, "Ben ne acılara katlandım, bu zevk dolu acı mı korkutacak beni? Sok aşkım, kökle!" diye inliyordu.
Yavaş yavaş tamamını soktum götüne. Artık zevk alıyor, zevkten inliyor, "Birtanem yıllardır seni arzuluyordum, şimdi içimdesin, hiç çıkarma, doya doya sik, beni de doyur o yarağına aşkım!" diyordu.
Zeynebin götünü 20 dakika durmadan siktikten sonra, götünün içine resmen hortum gibi boşalttım…
İçinde biraz durduktan sonra yavaş yavaş çıkartıp ağzına verdim. Önce sütyeni ile sikimi sildikten sonra yalamaya başladı. Gülüşerek sohbet halinde sikimi yalıyordu ki, telefonu çaldı. Halasının kızı Gülsüm arıyordu.
Nerde kaldığını soruyor, çabuk gelmesini söylüyordu. Zeynep sikimi yalayarak ona cevap veriyordu. Halasının kızı da, "Kız senin ağzında ne var, ne yiyorsun?" dediğinde,
"Dondurma aldım, onu yalıyorum!" dedi gülerek.
"Kız hasta olursun, bu havada ne dondurması?" dedi.
Zeynep te, "Bu dondurma beni çok rahatlattı, icimdeki ateşi aldı! Tamam, birazdan geliyorum!" diye kapattı.
Sikime öpücükler kondurarak, "Bugünlük bu kadar, ama artık o moruğa bir daha bu amı siktirmem, sikicim sensin, hergün sikeceksin!" diyerek doğrulup, giyinmeye başladı.
Ben de giyindikten sonra, onu Aksu'ya geri bıraktım ve Antalya'ya döndüm…
Eve varınca hemen banyoya girdim duşumu aldım. Banyodan çıktığımda telefonuma baktım, Zeynepten mesaj gelmişti. Bir daha k,i buluşacağımız günü soruyor ve bir dahaki sefere bana bir sürpriz yapacağını yazıyordu.
Bu sürprizinin ne olduğunu sorduğumda, "Söylersem sürpriz olur mu?" diye bir mesaj attı.
Merak ediyorum, bakalım sürprizi neymiş…
Kamyoncu Kocam
Slm arkadaşlar ben Şenay. Ev hanımıyım. 1.60 boyunda, kumral, yeşil gözlü, ince belli, dik göğüslü, tombul götlü, kısacası eli yüzü düzgün, seksi ve sikişmeyi çok seven, isterik bir kadınım.
Kocamla 9 yıllık evliyiz ve bir çocuk sahibiyiz. Kocam kamyon şöförüdür, yani kocam çalısır ben yerim. Huzurum da yerindedir. Kocam seferden geldimi, sabaha kadar beni siker, o gece amımın hakkını verir. Sefere gitti mi bazen haftalarca gelmez, benimse canım her an yarak yemek ister. Beni gören erkeklerin tamamına yakını beni sikmek istercesine bakar, ama kocamı sevdiğim için kimseye pas vermezdim.
Evin işleri dışında yapacak bir işim olmadığı için, sürekli internete girer, sikiş hikayeleri okur, daha da azarım. Haftada bir sefer de komşularla gün yaparız.
Günleri bilirsiniz işte, pastalar börekler yapılır, çaylar içilir, tabi bunların yanında dedikodu yapılmadan olur mu? Olmaz! İşte kadınların kimisi kocasının nasıl siktiğini, kimisi kocasını boynuzladığını, kimisi götten sikilmenin zevkini, kimisi Pornofilmi izleyip öyle sikiştiklerini falan anlatıyordu.
Ben de hiç Porno film izlememiştim, meraklandım, “Bir film verin de, ben de izleyeyim, merak ettim nasılmış, anlattığınız kadar var mıymış?” dedim.
Komşumuz olan Rabia, “Bende var kız, eve giderken vereyim de izle!” dedi ve konu kapandı. Yedik içtik, herzamanki gibi dedikodumuzu yaptık, eve dönme vakti Rabia ile beraber çıktık. Yolda Rabia, kocası ile beraber izlediklerini ve bu sayede kocasının kendisini götten siktiğini ve götten sikilmenin amdan sikilmekten zevkli olduğunu ve artık kendisinin sürekli götten sikilmek istediğini anlattı.
Hatta benimle dalga bile geçti, “Sen halen götünü siktirmedin mi?” diye ve bana götten sikişmeli filmler vereceğini söyledi…
Böyle konuşa konuşa Rabianın evinin önüne geldik. Rabia, “Bekle getireyim!” dedi ve eve girdi. Elinde 8-10 tane CD filmle geri geldi. Filmleri aldım, ama içimde bir heyacan fırtınası koptu, koşar adım eve geldim, filmlerin bir tanesini CD-Playere taktım ve izlemeye başladım.
Ama izlerken her yanımı ateş bastı. Açıkcası canım yarak çekmeye başladı, ama kocam seferde idi. Ben de kocamın bana aldığı kara gün dostum Plastik Yarakla amımı doyurdum. Hem film izledim, hem de Plastik yarağı amıma soktum, amımın ateşini söndürmeye çalıştım. Ama izledikçe ateşim söneceği yerde, daha da azıyordum.
Rabianın verdiği filmlerin hepsini sabaha kadar izledim. Artık ben de götten siktirmek istiyordum, çünkü izlediğim filmlerde götten sikilen kadınların çok zevk aldıkları belli oluyordu. Fakat bir sorun vardı, kocamın evlendiğimizden bu yana, götümü sikmek gibi bir düşüncesi ve arzusu asla olmadı. Yani göt deliğime eli bile değmedi. Kocama da diyemezdim ki, “Beni götümden sik!” diye…
Neyse aradan bir kaç gün geçti. Kocam yine seferde idi. Rabia bana misafirliğe geldi. Çaydı pastaydı derken, konu döndü dolaştı yine sexe geldi.
Rabiaların evi iki katlıdır, katın birinde kendileri, birinde de kiracıları oturur, iki tane Üniversite öğrencisi. Rabia kocasının kendisini yeteri kadar sikemediğini ve bu yüzden de kocasından habersiz kendisini öğrencilere siktirdiğini, istersem beni de siktirebileceğini söyledi.
Ben de kesinlikle kocamı aldatmayacağımı söyledim. Ama Rabia öğrecilerle sikişmelerini öyle bir ballandıra ballandıra anlatıyordu ki, anlattıkça benim amım karıncalanmaya başlamıştı. Rabia ikisi ile grupseks yaptığını da anlattı ve “Sen grubu boşver, baştan Furkanla bir sikiş!” dedi. (Furkan öğrencilerden birinin adı).
Ben de laf çıkarsa kocamın beni boşayacağını falan anlattım. Ama Rabia, “Çocukların ağzı sıkı, benden de birşey çıkmaz, herşey aramızda kalır! Ben bu gece Furkanı sana gönderiyorum, haberin olsun!” dedi ve çıktı gitti…
Rabia gittikten sonra iki arada bir derede kaldım, hem istiyordum, hem de korkuyordum. Sonunda ne olacaksa olsun deyip, işi oluruna bıraktım. Çocuğumu erkenden uyuttum, hemen bir banyo yaptım, güzelce temizlendim, amımın kıllarını traş ederek kaymak gibi yaptım, yani artık sikilmeye hazırdım.
Saat gece 11’i az birşey geçe Rabia telefon açtı, “Furkan yola çıktı, size güzel sikişmeler! Furkanla yeni film de gönderdim!” dedi ve kapattık. Aradan 10 dakika geçti geçmedi, kapının zili çaldı.
Ama ben heyacandan ölüyordum. Kapıyı dizlerim titreye titreye açtım, Furkanı içeri aldım. Elinde bir poşet vardı, içeri girer girmez, daha koridordayken bana sarıldı, ama ben elinden kurtuldum.
Neyse salona geçtik, ama ben çok gergindim. Furkan Rabianın gönderdiği CD’yi bana uzattı, sonra poşette Bira da getirmiş, birer tane açtı ve “Al iç, rahatlarsın!” dedi.
Ben de aldım. Ama o güne kadar hiç alkol kullanmamıştım. Bira soğuktu, tadı da fena değildi, Birayı 3-4 dikmede bitirdim… Birer Bira daha içtikten sonra Ferhat, “Filmi izleyelim mi?” diye sordu.
CD-Player yatak odasında idi, “Tamam, izleyelim.” dedim ve kalktık Biraları da aldık yatak odasına geçtik. Ferhat filmi taktı, yatağa oturduk, bir yandan izliyor bir yandan da Bira içiyorduk. İlk defa bir erkekle Porno filmi izliyor ve Bira da içiyordum, üstelik o erkek beni sikmek için gelmişti.
Yaşadığım heyecanı tarif edemem. Üçüncü Biradan sonra iyice gevşedim ve rahatladım. Ferhatla birlikte yatağa uzandık ve filmi öyle izlemeye devam ettik. Film çok güzeldi, götten sikişmeli bir filmdi, orusbu Rabia bilerek göndermişti.
Amım sulanmış ve götüm de kaşınmaya başlamıştı. Ferhatın yarağı da kalkmıştı ve pantolonunun önünü kabartmıştı. Yarağına elimi atmamak için kendimi zor tutuyordum.
Nasıl oldu anlamadım, Ferhat birden beni kendine çekti ve dudaklarımız birleşti. Ateşli bir biçimde öpüşüyorduk, bir yandan da soyunuyorduk. Bira beni çakırkeyif yapmıştı, artık herşeyi isteyerek yapıyordum. İkimiz de çırılçıplak soyunduktan sonra Furkanın yarağını elime geçirdim ve deli gibi yalamaya başladım.
Kocam 20 gündür seferde idi, Adanadan karpuz taşıyordu, yarağa hasret kalmıştım…
Yine nasıl olduğunu anlamadan 69 pozisyonunda bulduk kendimizi, ben Furkanın yarağını yalarken, Furkan da benim amımı yalıyor, götümü okşuyor, parmaklıyordu.
Ben amımın yangınını biran önce söndürmek için Ferhatı sırtüstü yatırıp, bir çırpıda yarağının üzerine oturdum ve derin bir Ohhhh çektim. Yarağın üzerinde Atın üzerinde zıplar gibi zıplıyordum. Daha birkaç zıplamadan sonra ilk Orgazmımı olmuş ve boşalmıştım.
Saatlerce zıplayabilirdim bu şekilde, ama fazla sürmedi, Ferhat da dayanamadı ve içime boşaldı.
Çocuk utana sıkıla, “Kusura bakma, ilk seferde hep erken boşalıyorum, bundan sonrakiler uzun sürer…” dedi. Ferhata, “Ben de boşaldım!” diyerek öptüm ve kalktık banyoya gittik.
Güzelce yıkandık temizlendik, tekrar yatak odasına geldik. Film halen oynuyordu, uzandık izlemeye devam ettik. Filmde erkek kadını domaltmış götünden sikiyordu.
Furkan, “Ben de seni götünden sikmek istiyorum!” dedi.
Arkadaşlarım ilk seferde çok acıdığını söylüyorlardı, “Acımaz mı?” dedim. “Ben acıtmadan sikerim, sen merak etme!” dedi ve biz yine oynaşmaya basladık.
Kıtlıktan çıkmış gibi yalıyordum yarağını. Furkan beni domalttı ve göt deliğimi yalamaya başladı. Götümün deliğini yalamasından çok zevk alıyordum.
Götümü yalarken bir yandan da parmağını amıma sokuyordu. O yalarken ben de amımı okşuyordum. Az sonra parmağı ile göt deliğimi yoklamaya, sonra da parmağını götüme sokmaya başladı.
Sonra yarağını amıma soktuğunda amım yanıyor, zevk sularım damlıyordu. Amıma birkaç kez gidip geldikten sonra, götümün deliğine tükürüp, yarağını götüme dayadı ve yavaş yavaş yüklenmeye başladı.
Ben kendimi sıkıyordum ve yarak bir türlü götüme girmiyordu. Bana, “Kendini sıkma, sıkarsan acır!” falan diyordu…
Kendimi gevşek bırakınca yarağının ucu girmişti, ama canım da yanmıştı. Bir süre bu şekilde bekledikten sonra, yavaş yavaş götüme sokmaya devam etti.
Acısa da sonunda yarağının tamamı girdikten sonra nasıl rahatladığımı ve aldığım zevki anlatamam. Artık ben de götümü onun yarağına itiyordum. Birkaç kez sokup çıkardıktan sonra ise aldığım zevk gittikçe artıyordu.
Artık götten sikilmenin zevkini almıştım ve daha hızlı sokup çıkarmasını istiyordum. O hızlandıkça tarif edilmez bir şekilde aldığım zevk de artıyordu. O anda kocama nekadar kızdığımı tahmin edemezsiniz, götümü hiç sikmediği için.
Neyse, Furkan götümü yarım saate yakın sikti ve götümün içine boşaldı. Ben de, o götümü sikerken amımla oynarak boşalmıştım. İkimiz de müthiş rahatlamıştık. Dinlene dinlene, sabaha kadar, amdan götten sikiştik ve sonra Furkanı yolcu ettim.
Daha sonraki günlerde kocam nezaman uzun süreli sefere gitse ve amım götüm nezaman yarak istese Rabiaya söylüyordum, o da (kendisi Furkanla sikişmediği zaman) Furkanı bana gönderiyordu.
Şu sıralarda Rabia tutturdu, “Şenaycığım bir kere de Furkanı arkadaşıyla birlikte yollayım da üçlü grup yapın! Aynı anda hem amına hem götüne yarak girmesi kadar zevkli birşey yok!
Hatta onlarla birlikte ben de geleyim de dörtlü yaparız!” diye. Şu anda buna hazır değilim ama, hani düşünmüyor da değilim…
Kayınçomun cillop gibi karısı
Selam, ben Almanyadan Erol. 31 yaşında, 1,70 boyunda, yeşil gözlü, erotik bakışlı biriyim. Evliyim. Karımla birbirimizi severek evlendik. Mutlu bir evliliğimiz ve iyi bir seks hayatımız var. Karımın bir de erkek kardeşi var, yani kayınçom.
Kayınçom 24 yaşında ve biraz saf birisi. Kayınçom geçen sene evlendi. Evlendiği kızı da bir görseniz, cillop gibi! Kız daha 18 yaşında ve okadar da sexy ki, olamaz! Kayınçomun karısını, daha ilk gördüğümde içim gitmişti.
Armudun iyisini ayılar yer lafı nekadar da isabetli. Kayınçomun karısı benden yaşça çok küçük olmasına rağmen kendisine yenge diye hitap ederim, kendisi de bana enişte der. Aileden gelen bir alışkanlık işte. Burada da kendisinden bahsederken yenge diye bahsedecem.
Yengemi nezaman görsem, aklımdan hep munzur munzur şeyler geçiyordu: Acaba kayınçom yengemi iyi sikebiliyor mu, yengemi tatmin edebiliyor mu, hangi pozisyonda sikişiyorlar, haftada kaç kere sikişiyorlar, yengemin amını yalıyor mu, yengemin amı kıllı mı traşlı mi, yengem kayınçonun sikini yalıyor mu, sikişirken fantazileri neler, kayınço yengemi götten sikiyor mu?, şeklinde şeyler işte.
Sonra da kendi kendime: Yok yaa, kayınço safın teki, sikemiyordur. Sikse bile iyi sikemiyordur. Kayınçoda am yalayacak tip de yok. Kayınçoda fantazi falan da yoktur kesin, bildiğin düz sikişten başka bir şeye kafası çalışmaz, şeklinde cevaplar veriyordum.
Bazen de, aklımdan: Ulan benim elime bi geçecek ki öyle cillop gibi bir kız, nasıl sikerim valla, her yerini yalarım yutarım, yerim bitiririm, amını götünü bir ederim, yarrağa doyururum, gibi düşünceler geçirirdim. Hatta ve hatta bazen kendi karımla sikişirken, sanki yengemi sikiyormuşum gibi sikiyordum karımı.
Zamanla bu bende saplantı haline geldi, yengemi sikme düşüncesinden bir türlü kurtulamıyordum. Günler haftalar bu şekilde geçerken, karşıma hiç uygun bir fırsat çıkmadı. Yengemle bir an olsun yalnız kalamıyordum ki sikmek için girişimde bulunayım.
Ya onlar karı koca bize geliyorlardı, yada biz onlara karı koca gidiyorduk. Baktım olmuyor, fırsat çıkmasına kendim yardım etmeliyim diye düşündüm. Yengemi bizim evde sikmeye karar verdim. Kayınçom ayda dört gece Nachtdienst?e gidiyordu ve yengem evde yalnız kalıyordu.
Fakat ben karım yüzünden geceleri dışarı çıkamıyordum, hele hele sabaha kadar dışarda kalmam mümkün değildi. Evet yengemi siksem siksem anca bizim evde sikebilirdim. Kayınçomun yine Nachtdienst?i olduğu gün onları bize davet edecektim, ve kayınçom gece Nachtdienst?e gidince yengemin bizde yatmasını sağlayacaktım.
Bunu sağladıktan sonra da Plan B yi uygulayacaktım! En uygun çözüm buydu, yengemi sikebilmenin başka alternatifi yoktu.
Kayınçoya telefon açtım ve planladığım gibi, birdahaki Nachtdienst?inin olacağı akşama ikisini bize yemeğe davet ettim, yengemin de bizde kalabileceğini söyledim.
Kayınçom hemen kabul etti, Ben yokken eşimin sizde kalması çok iyi olur, evde yalnız kalması beni zaten huzursuz ediyordu. Sağol enişte. dedi ve çok sevindi.
Şimdi sıra Plan B ye geldi. Bize gelecekleri gün erkenden gittim uyku hapı ile azdırıcı damla aldım mutfağa sakladım. Kayınçomla yengem akşam yemek vakti geldiler. Hep birlikte akşam yemeği yedik.
Yemekten sonra, saat 10 gibi kayınçom Nachtdienst?e gitti. Karımla yengem işlerini bitirdiler, çay demlediler, oturduk biraz televizyon seyrettik.
TV de pek seyredilecek birşey yoktu, isterlerse bir DVD koyup seyredebileceğimizi önerdim. Kabul ettiler. Evde birkaç tane komedi ve romantik filim vardı, hepsini yengeme verdim,
Sen misafirsin, seç birini de koyayım. dedim.
Yengem romantik filimlerden birini seçti ve Bunu seyredelim mi dedi.
O filmi karımla birlikte iki kez izlemiştik, yine de Olur seyredelim. dedik.
Koydum filmi ve seyretmeye başladık. Karım yengeme Sen yabancı değilsin, ben pijamalarımı giyecem. İstersen sen de giy, rahat olur. dedi.
Yengem Ben yanımda sadece gecelik getirmiştim. dedi.
Karım da Giy giy, aramızda yabancı yok, eniştenden çekinmene gerek yok. dedi.
Karımla yengem üzerlerini değiştirmeye gittiler. Birkaç dakika sonra karım pijamasını giyinip geldi, yanıma oturdu. Ardından yengem üzerini değiştirip geldiğnde gözlerime inanamadım.
Olamaz yaaa Yengemin üzerinde şarap renkli ipek bir gecelik, boyu dizlerinin üstünde, ip gibi ince askılı, yakası oldukça açık, içinde sütyen yok, nerdeyse o süt gibi beyaz memeleri dışarı fırlayacak. Sol göğsünde, pençesini kaldırmış bir kaplan dövmesi Gözüm bir an kalçalarına kaydı, geceliğin altında tanga külot olduğu hemen belli oluyordu.
Karım huylanmasın diye bakışlarımı hemen oynayan filme çevirdim.
Az önce gördüklerim aklımdan çıkmıyordu. Kimin aklına gelirdi bizim saf kayınçonun öyle her tarafından seks fışkıran bir kızla evleneceği. Kızın heryerinden seks akıyor be. İlik gibi bir kız. Nebiçim sikilir valla.
O sırada yengem Olmadı ama enişte, sende rahat bir şeyler giymezssen ben rahat edemiyecem. dedi.
Karım Hadi sende değiştir üzerini, kız haklı. deyince
Peki. deyip gittim tişörtle şort giydim geldim.
Oturmadan Ben bira içecem, sizler ne içmek istersiniz diye sordum.
Karım sıcak süt, yengem de şekersiz nescafe istedi.
Mutfakta, karımın sütüne uyku hapı, yengemin nescafesine de azdırıcı damla koydum ve getirdim. İçeceklerimizi içtikten on onbeş dakika sonra karımın uykusu geldi, esnemeye başladı,
Ay uykum geldi resmen, ben yatmaya gidiyorum, siz seyredin. dedi ve gitti.
Kaldık yengemle başbaşa Azdırıcı ilaç etkisini nezaman gösterecek diye bekliyordum.
Çok geçmeden yengemi sanki ateş basmaya başladı. Koltukta oturuşu falan değişti, dizlerini karnına doğru çekince geceliği toplandı ve tanga külodu göründü. Bir kısmı amının yarığına girmişti. Bakışlarımın yengemin amına kaydığını yengem de farkediyor, fakat toparlanmıyordu.
Manzarayı görünce benim yarrak durur mu Yarrağım şortumun içinde kol gibi oldu Şortum kasmaya başladı, ister istemez şortumun üzerinden yarrağımı düzelttim ortaya yatırdım, değilse şortun paçasından dışarı çıkacaktı.
Yengem de bu hareketimi kaçırmadı tabi, filmi bıraktı yarrağıma bakmaya başladı.
Oturduğu koltukta rahat değilmiş gibi yapıyordu durmadan.
Sonunda Enişte yanına oturabilirmiyim Bu koltuk pek rahat değil. diye sordu.
Tabi ki! dedim.
Kalktı, biraz önce benim yarrağımı düzelttiğim gibi, o da tangasını düzeltti ve gülerek Olmadık yerlerime kaçıyor durmadan. dedi, yanıma geldi oturdu.
Aslında evde külot giymem hiç, hep külotsuz dolaşırım evde. dedi.
Ben hemen Aşkolsun yenge, burası senin evin sayılır, gönlünce davran. Ben bi lavaboya gidip gelcem. dedim ve kalktım.
Lavabo bahaneydi, yatak odasına karım uyuyor mu diye bakmaya gittim. Evet karım mışıl mışıl uyuyordu.
Yinede birkaç kez Karıcığım, karıcığım. diye seslenip dürttüm, tepki vermedi. Salona döndüğümde yengem külodunu çıkarmış, kasıtlı olarak az önce benim oturduğum yere koymuş, ve yine dizleri karnına çekik bir şekilde oturuyordu.
Yerime geçmek için yaklaşınca yengemin amı net bir biçimde görünüyordu. Yeni traş edilmiş, küçücük bir am. Amının yukarı kısmında süs mahiyetinde biraz kıl bırakmış, ve bir de Love Me yazan bir dövme vardı
O anda yengemin çok azgın bir kadın olduğu ve kayınçomun da ne yaparsa yapsın yengemi asla zapt edemiyeceği hükmüne vardım.
Aslında böyle bir kadını sikmek için azdırıcıya falan gerek yoktu bile diye düşündüm. Oturacağım yerde duran külodu elime aldım, oturdum. Oturduktan sonra külodu düzeltip dizimin üstüne koydum ve Çok zevklisin. dedim.
Teşekkür ederim enişte de senin gibi takdir edecek adam nerdee… dedi.
Aslan gibi kocan var ya işte, takdir etmiyor mu dedim.
Yok yaa enişte, kocamdan olsa olsa pısırık bir kedi olur anca. Evlendiğimizde dövmelerimi ilk gördüğünde
Bunlar ne be diye mal mal baktı. Fantazi çamaşır alıyorum, Bunlara mı para veriyorsun diye dudak büküyor.
Süs bırakıyorum, Amını iyi traş edememişsin, kıl kalmış. diye moralimi bozuyor. dedi.
Olay kendiliğinden istediğim yönde ilerliyordu, Şu dövmelerine bir bakayım hele. dedim.
Yengem hemen geceliğinin askılarını omzundan düşürdü ve o kartopu gibi beyaz memeleri ortaya çıktı. Dövmenin olduğu göğsünü alttan eline alarak hafif kaldırdı ve sanki ağzıma verecekmiş gibi bana doğru yaklaştırdı.
Biri bu, kaplan dövmesi. Nasıl Beğendin mi enişte dedi.
Ben dövmeye bakmıyordum bile, gözlerim fındık gibi sertleşmiş meme uçlarındaydı.
Dedim ya zevkli bir kadınsın. Çok güzel bir dövme, aynı canlı gibi, sanki dokunacak kişiye saldıracakmış gibi duruyor. dedim.
Yok yok, saldırmaz, dokun istersen. dedi.
İcraata geçme zamanı çoktan gelmişti. Önce parmaklarımla dövmesine dokundum, Çok şeker yaaa, biraz seveyim.? deyip dövmedeki kaplanı sever gibi yapıp göğsünü okşadım. Sonra memesinin ucuyla oynayarak, Öteki dövmeni de göstersene. deyince yengem bacaklarını ayırdı.
Ben Bu daha da şekermiş. deyip, memesini bıraktım, yengemin amındaki dövmeyle ve şerit şeklinde bıraktığı kıllarla ilgilendim.
Yengem, Kocamın hoşuna gideceğini bilsem, burama da piercing taktıracam. deyip amının dudaklarını araladı ve klitorisine dokundu.
İşte tam buraya. deyip klitorisini parmaklarının arasına aldı ve okşamaya başladı.
Bu arada heyecandan boğazım kurudu, yutkunamıyordum bile.
Benim yarrak da iyice kazık gibi oldu, nerdeyse şortumu parçalayacaktı. Kalktım ve yengemin bacak arasına diz çöktüm. Yengemin elini klitorisinden çektim ve klitorisine dilimi dayadım, yalamaya başladım.
Yengem Ohhhh enişteee… diyerek kollarını yana, kafasını da arkaya attı. Ben klitorisini yaladıkça yengem de amını hafifçe yukarı kaldırıyor, amını yalamamı istiyordu.
Amının dudaklarını sırayla ağzıma alıp içime çekiyordum. Küçük amının küçücük deliğinden sular akmaya başlamıştı bile. Amının dudaklarını bırakıp amından süzülen suları yalamaya başladım. Dilimi amının daracık deliğine sokup çıkardıkça, yengem amını dilime doğru daha da bastırıyordu.
Dilim amının girebildiği en derin yerine kadar giriyordu şimdi. Sonra iki eliyle saçlarımı tutarak kafamı hızlı hızlı, ileri geri hareket ettirmeye başladı. Yengem sanki amıyla dilimi sikiyordu. Sonra birden yavaşladı ve çırpınarak orgazm oldu.
Ağzımı dayadım ve amından çıkan suların hepsini içtim. Yengem birkaç saniye daha çırpındıktan sonra doğruldu, benim ayağa kalkmamı istedi. Yarağını yalamak istiyorum enişte dedi.
Şortumu indirdi, eliyle yarrağımı taşşaklarımla birlikte dibinden kavradıktan sonra yarrağımın kafasını yalamaya başladı. Taşşaklarımı sıkıyor, yarrağımı yarısına kadar ağzına sokuyor ve emiyordu.
Çok tatlı yarrağın var enişte, saatlerce yalayabilirim. diyordu.
Yengem öyle diyordu da, ben fazla dayanamıyacaktım, boşalmak üzereydim, yengemi hayal kırıklığına uğratacaktım. Zor durumdaydım, boşalsam rezil olacaktım.
Boşalmama ramak kala yarrağımı yengemin ağzından çektim,
Yenge bisaniye dur, lavaboya gitmem lazım. dedim.
Yengem niyetimi anlamıştı, Tuvalete gidip 31 çekeceksin değil mi Yok öyle yağma Ağzıma boşalmanı istiyorum, döllerini yutmak istiyorum deyip yarrağımı kavrayıp tekrar ağzına aldı ve emdi.
Bir iki saniye zor tuttum kendimi, yengemin ağzına boşaldım! Yengem döllerimi yalayıp yuttuktan sonra Enişte yatakta devam edelim hadi. deyince kendisi için hazırlanan odaya geçmeye karar verdik.
Yengem odasına girerken, ben de bi koşu karıma bakmaya gittim. Karım öyle derin uyuyordu ki götünde pireler uçuşuyordu. Yengemin odasına girdiğimde yengem geceliğini çıkarmış, ayakta beni bekliyordu.
Hemen soyundum ve ayakta öpüşmeye başladık. Yengemin boynunu, memelerini, meme uçlarını yalayıp emiyordum. Her yerini dişlemek istiyordum, yengem
Morartma aşkım, kocam şüphelenmesin. diye uyardı beni.
Tamam aşkım. dedim ve öpüşmeye devam ettik.
Ellerimi de arkasına attım, kalçalarını yoğuruyordum. Yengem de elini yarağıma atıp sıvazlayınca, benim yarrak yavaş yavaş dikelmeye başladı. Yengem Uzan aşkım. deyip beni sırtüstü yatağa yatırdı. Kendisi de amı ağzıma gelecek şekilde, 69 pozisyonunda, üzerime çıktı. Yengem benim yarrağımı yiyecek gibi somuruyor, ben de delicesine yengemin amını yalıyorum ve kalçalarını üfeliyorum. Yengemin götüne parmağımı sokunca,
yengem Merak etme aşkım, birazdan götümü de sikeceksin, sırada şimdi amım var dedi ve kalktı, Jokey pozisyonuna geçti, yavaşça yarrağıma oturdu. Bir türlü kabul etmek istemiyordum, fakat sanki yengem sikişmeyi benden iyi biliyordu. Profesyonel bir orospu gibi sikişiyordu, işi çok iyi biliyordu.
Beni boşaltmadan kendisi müthiş bir şekilde boşaldı, orgazm oldu. Şaşkınlığım gittikçe hayranlığa dönüşüyordu. Yengem bu şekil sikişmeyi bizim saf kayınçodan öğrenmiş olamazdı, hiç mümkünatı yok Bunlarla şimdi kafa yormanın sırası değildi, kendimi sikişe konsantre etmem ve zevk almaya bakmam gerekiyordu.
Yengem sikimin üzerinden kalktı, yüzüme oturur gibi amını ağzıma dayadı ve bana amını, amının sularını yalattı. Sonra yüzümden kalktı, yarrağımı yalayarak ıslattı ve Kalk aşkım, sıra götüme geldi dedi.
Yüzünü yatağın kenarına koyarak, halının üstünde domaldı. Eline tükürerek, parmaklarıyla tükürüğünü götünün deliğine sıvadı. İki elini arkaya atarak götünün yanaklarını yanlara ayırdı ve Hadi aşkım, sik götümü dedi.
Hemen yengemin arkasına geçtim, sikimi tutarak, kafasını göt deliğine soktum. Ben yengeme acı vermemek için çok dikkatli ve yavaş hareket etmeyi düşünüyordum. Fakat yengem, daha sikimin kafası götüne girer girmez, kendini geriye ittiriverdi.
Bir seferde ne var ne yok hepsini almıştı içine. Yarrağım içinde, götüyle daireler çiziyordu. Sonra ileri geri salınmaya başladı. Yengemi belinden tuttum ve bende yengemin tersine ileri geri yapmaya başladım.
Yengem götünü ileri çekince bende sikimi geri çekiyordum. Sonra yengem götünü arkaya getirince, bende sikimi ileri bastırıyordum. Yengemle okadar muntazam bir ritim yakalamıştık ki, daha önce hiç kimseyle böylesine ritmik bir şekilde sikişmemiştim.
Yirmi dakikaya yakın bu ritimde yengemin götünü siktim. Sonra ikimiz aynı anda hızlandık. Yengemin kalçaları kasıklarıma sert sert vurdukça, kasıklarım ve taşaklarım ağrımaya başladı.
Yengem Boşalacağın zaman haber ver aşkım. dedi.
Tamam hayatım. deyip yengemin götünü sikmeye devam ettim. Yengemin götünü sikerken aldığım zevk müthişti, fakat aynı zamanda da içimde bir burukluk vardı. Yengemin her halinden belliydi, yengemin götünü ilk siken erkek ben değildim. Yengemin götünü siken ilk erkek kayınçom da olamazdı.
Bu arada boşalmak üzereydim, yengeme Boşalacam hayatım. dedim.
Yengem Dur boşalma daha. deyip yarağımı götünden çıkardığı gibi ağzına aldı ve emmeye başladı. Yarrağımı emerken de kafasını yukarı aşağı sallayarak, boşalabileceğimi belirtiyordu.
Zaten yengem istese de istemese de boşalacaktım. Yengemin ağzına öyle bir tazyikle boşaldım ki, nerdeyse spermlerimin tamamına yakını yengemin ta midesine kadar fışkırmıştır. Yengem damarlarımı kurutacakmış gibi emiyordu yarrağımı.
Spermlerimin hepsini yalayıp yuttuktan sonra, Harikaydın erkeğim dedi ve kalktı, öpüşmeye başladık.
Ben de yengeme, Asıl harika olan sensin aşkım, harika sikişiyorsun dedim.
Yatakta birbirimize yarım saat kadar sarılıp uzandıktan sonra yengem, Aşkım, şimdi karının yanına git yat, anlamasın. Bundan sonra bol bol sikişiriz. dedi.
Tamam hayatım. deyip yengemi öptüm ve banyoya gittim, duş aldım. Sonra da karımın yanına yatmaya gittim. Karım hala uyuyordu, uyanması da imkansız gibiydi. Karıma arkasından sarılarak, sanki yengeme sarılmışım gibi yattım uyudum.
Ertesi sabah kayınçom da geldi, hep birlikte kahvaltı yaptık. Kayınçom, karısının bizde kalmasına müsade ettim diye, bana teşekkür etti,
Sağol enişte, çok makbule geçti, gözüm arkada kalmadı. dedi.
Ben de Ne önemi var kayınço, ev sizin. Ne zaman istersen getir yengemi bizde kalsın. dedim.
Karım da Tabi tabi, bundan sonra her Nachtdienstin olduğunda mutlaka getir, bizde kalsın, getirmezsen darılırım valla. diyerek beni destekledi.
Yengemin ise ağzı var dili yok, sadece yüzünde küçük bir tebessüm. Ohh beee, herkes memnundu Bundan sonra ayda enaz dört gece yengemi sikecektim.
Hemde kendi evimde. Hemde yengemi kayınçom kendi elleriyle getirecekti. Hemde karım yan odada uyurken.
Bundan sonra yengem yatılı geldiğinde tek yapmam gereken şey, sadece karımın içeceğine uyku hapı atmak olacak....
Müdürümün Sikemediği Karısını İki Gün Boyunca Siktim
Merhaba. Ben Altan. 30 yaşındayım. Bir kamu kurumunda çalışıyorum. Müdürüm Mahmut 46 yaşında. Eşi Sibel de 45 yaşında.
Bir oğlu var ve oğluda askerde. Ben bilgisayar programlarından anlayan biriyim. Müdürüm bir gün beni evdeki bilgisayarına programlar kurmam ve akşam yemeği için davet etti. Mahmutla aramızda yaş farkı olmasına rağmen arkadaştık ve çok samimiydik.
Ama ilk defa evine gidecektim. Eşi Sibel ile daha önce tanışmamıştım. Bir akşam iş çıkışı Mahmutun arabasıyla evine gittik. Eşi Sibel ev hanımıydı.
Esmer balık etli dolgun kalçalı iri göğüslü çekici bir bayandı. Bu arada benim de kendimden yaşça büyük olgun bayanlara karşı büyük bir zaafım var.
Eve girer girmez Sibelin vücudu dikkatimi çekti. Ama sonuçta müdürümün karısı olduğu için bakmamak için çaba sarfediyordum.
Sibel bana hoşgeldin dedi ve elimi sıktı. Salona geçtik. Bilgisayarda salondaydı. Sonra ben zaman kaybetmeden bilgisayara programları kurmaya başladım.
Sibel de bir taraftan akşam yemeği için sofrayı hazırlıyordu. Mahmut takım elbiseli olduğu için üzerini değiştirmek için yatak odasına gitti. Sibel yaz olduğu için üzerine pembe göğüs dekoltesi olan ince bir tişört giymiş, altında da bacaklarını ve kalçasını sımsıkı sarmış siyah bir tayt giymişti.
Ben bilgisayarla uğraşıyordum, ama gözümde akşam yemeği için sofrayı hazırlayan Sibele kayıyordu. Mahmutun da odada olmaması işimi kolaylaştırıyordu. Sibele bakmamın yanlış olduğunu biliyordum, ama kendimi de alamıyordum.
Uzun süredir seks yapmıyordum. Çadırı kurmuştum. Oturur vaziyette olduğumdan saklamam kolay oluyordu.
Sibel hem benle sohbet ediyor hemde sofrayı hazırlıyordu. Masanın etrafında dolaşırken gözüm sürekli kalçalarına kayıyordu. 5 dakika sonra Mahmut odaya geldi.
Ben de bilgisayardaki işime yoğunlaştım. Yarım saat sonra bilgisayardaki işim bitmişti. Sonra beraber yemeğe oturduk. Yemek yedik ve ben müsade isteyip kalktım. Eve giderken aklım sürekli Sibeldeydi.
Gözümün önünden gitmiyordu o dolgun kalçaları. Bu durum sonraki iki günde devam etti.
Günlerden Cumaydı. Mahmut annesi rahatsızlandığı için apar topar memleketine gitmek zorunda kaldı. Cuma gecesi saat 22:00 civarı telefonuma tanımadığım bir numaradan mesaj geldi.
"Gözlerinle siktiğin gibi gerçekten sikebilir misin. Bu kalçaların hakkını verebilir misin?" yazıyordu.
Ben şok olmuştum. İlk aklıma gelen Sibeldi. Ama o olduğundan emin olmam gerekiyordu.
Ben de hemen aradım numarayı. Telefonu açan Sibelin ta kendisiydi. Telefonumu ta o gün kocasının telefonunu karıştırıp almış. Yaşadığım heyecanı anlatamam.
"Bana o akşam nasıl sikecek gibi baktığını hissettim dedi. Senden hoşlandım dedi. Senin sikini yemek istiyorum!" dedi.
Ben de çok istiyordum, yinede vicdan azabı çekmekte vardı, "Ama sen benim arkadaşımın karısısın!" dedim.
O da, "Merak etme aramızda sır olarak kalacak. Biliyorsun Mahmut şehir dışında, 2 günden önce de dönmez. Bana gel!" dedi.
Ben de kısa bir duraksamanın ardından kabul ettim tabiki. O kalçaları hiçbir şeye değişemezdim.
1,5 saat sonra Sibeldeydim. Beni kapıda, vücut hatlarını ortaya çıkaran, çok güzel ince bir gecelikle karşılamıştı.
Salona geçtik, oturdum. Viski hazırlayıp getirdi. Kaç gündür hayalini kurduğum kalçalar şimdi çok yakınımdaydı. Onları okşamak için sabırsızlanıyordum.
Sikim çoktan taş gibi olmuştu. İçkilerimizi yudumlarken bana kocasından bahsetti. Mahmut şeker hastasıydı.
Bu da seks hayatlarını olumsuz etkilemiş, neredeyse iki yıldır kocasıyla doğru düzgün seks yapamıyormuş.
"Ben çok istekli bir kadınım, seks hastasıyım resmen, ama masturbasyon yapmaktan, vibratörle kendimi tatmin etmekten bıktım!" dedi. Bu söyledikleri beni dahada tahrik etmişti. O konuşmasını bitirir bitirmez dudaklarına yapıştım.
Dilimi diline sardım. Deli gibi yiyişiyorduk. Yaklaşık 5 dakika deliler gibi öpüştük. Sonra üzerindeki geceliği çıkardım. Altına iç çamaşırı giymemişti.
İri göğüsleri ve dolgun kalçası karşımdaydı. Hemen kucağıma aldım ve göğüslerini yalamaya başladım. Çok güzeldiler. Deli gibi yalarken sıkıp okşuyordum.
Çok hoşuna gidiyordu. Sonra benim üzerimdeki tişörtü çıkardı, kucağımdan kalktı ve pantolonumu, külodumu çıkardı. Kalın damarlı aletim karşısındaydı. Ben koltukta oturuyordum. Sikim dimdik olmuştu. Hemen saldırdı ve emmeye başladı.
Resmen uçmuştum. İki senenin verdiği açlıkla yalıyordu. O yaladıkça sikimin kafası dahada büyümüştü.
Sonra ben onu koltuğa attım ve bacaklarını ayırdım. Amcığı tertemiz kaymak gibiydi.
O yaştaki bir kadın için çok diri bir vücudu vardı. Ben de onun amını 10 dakika deli gibi yaladım. Dilimi amının etrafında gezdirdim. Klitorisini yaladım. Dilimi içine soktum. Sibelin inlemeleri beni daha da tahrik etmişti.
Sibel yalvarmaya başlamıştı, "Sok içime aslanım, sik beni panterim!" diye yalvarıyordu. Ben de artık Sibelin kaymak gibi amını parçalamak için hazırdım.
Dizlerimin üzerine doğruldum, kocaman olmuş yarağımı amının dudakları arasından kaydırıp, aniden içine kökledim. Sibel adeta çığlık attı. Ben deli gibi pompalamaya başladım. İkimiz de zevkten deliye dönmüştük.
Sibelin dolgun vücudu altımda dalgalanıyordu. Resmen Sibeli çatır çatır sikiyordum.
Yaklaşık 10 dakika bu pozisyonda şikiştikten sonra pozisyon değiştirdik. Sibeli domalttım ve arkasına geçip, amına pompalamaya devam ettim. Sibelin kalçaları çok iriydi.
Amının içine girip çıkarken kalçalarında oluşan dalgalanma beni dahada azdırıyordu. Elim de boş durmuyor, Sibelin birbirine çarpan göğüslerini okşuyordum.
Sibel bu şiddete dayanamadı ve orgazm oldu. Çok geçmeden ben de amından çıktım ve Sibeli döndürerek o iri göğüslerine bütün döllerimi boşalttım.
Skimin kafasında kalan dölleri de Sibel yalayarak yuttu. İkimiz de terden suya dönmüştük. Kanepeye uzandık, bir süre konuşmadan uzandık.
Sonra benim yarak tekrar canlanmaya başladı. Bunu gören Sibel hemen yalamaya başladı. Bir süre yaladıktan sonra kocaman olan yarağımın üzerine oturdu ve derin bir, "Ohhh!" çekti. Sonra yarağımın üzerinde deli gibi zıplamaya başladı.
Aldığı zevki görmek beni de tahrik ediyordu. Ben de zevkten ölmek üzereydim. Yaklaşık 10 dakika zevk çığlıkları atarak yarağımın üzerinde zıpladı.
Sibel zıplarken göğüslerin hoplamasını izlemek ayrı bir zevkti doğrusu. Sonunda ikimiz de dayanamadık ve aynı anda zevk çığlıkları içinde boşaldık…
Ama daha bitmemişti. Kısa bir dinlenmeden sonra Sibeli götünden sikmeye karar verdim. Sibel daha önce hiç anal seks yapmamıştı, göt deliği daracıktı.
Kalın yarağımla Sibelin çığlıkları eşliğinde o hiç sikilmemiş deliği genişlettim ve götünü siktim. Sibelle sabah saat 4'e kadar, dinlenip dinlenip sikiştik. Ben bukadar istekli bir kadın görmedim. İşime geldi doğrusu.
O kadar ateşli sikişmiştik ki, ikimiz de yorgun düşmüştük. Sibel teşekkür öpücüğümü de verdi ve "Beni resmen darmadağın ettin!" dedi. Sonra uyuduk. Sikişmelerimiz sonraki iki gün de devam etti.
Ben Pazar günü akşama doğru Sibelin evinden daha doğrusu arkadaşım Mahmutun evinden ayrıldım.
Mahmut Pazar gecesi İstanbula dönmüş ve Pazartesi işe geldi. Onu gördüğümde önce biraz vicdan azabı çektim, ama daha sonra Sibelle geçirdiğimiz iki günlük seks kampı aklıma gelince, bendeki bu vicdan azabı yerini zevkli bir gülümsemeye bıraktı.
Mahmudun sikemediği karısı Sibelle 6 aydır sık sık buluşup, zevkli anlar yaşamaya devam ediyoruz....
👉 WATCH ALL MY VIDEOS HERE
👉 FIND MY HOT STUFF HERE
Test me 😋
Karım değişti
Altı yıllık evliyim ve karımı çok seviyorum. İşim gereği belirli aralıklarla evimden ve Gül'den uzak kalıyor, Anadolu'nun çeşitli şehirlerinde hasret dolu günler geçiriyorum.
Eşimle deliler gibi sevişerek evlendik. Doğrusunu söylemek gerekirse karım Gül seks yaptığım ilk kadındır. Onunla fakülteye dayanan, uzunca süren bir arkadaşlığımız vardı. Fakültede okuduğumuz yıllarda başlayan dostluğumuz, zaman içinde tutkulu bir aşka dönüşünce, Gül o güzel cinselliğini, dar kutusunu çekinmeden bana vermişti.
Hemen ardından da evlendik, öğrencilikle aile sorumluluğunu bir arada götürmeye çalıştık. Ancak eşim bir süre sonra öğrenimini yarım bırakarak evle ilgilenmeye başladı.
Dediğim gibi ben sık sık iş seyahatlerine çıkmaya başlayınca eşim Gül buna tepki göstermiş, zaman içerisinde de olayı kabullenip ses çıkarmaz olmuştu. İlk tepkisinin aksine, hiç tepki göstermemesi beni şaşırttı açıkçası…
Gerçekten de üzülmek, surat asıp huzursuz olmak bir yana, adeta sevinir olmuş, iş gezisine çıkmamı sabırsızlıkla bekler bir hava takınmaya başlamıştı. Önceleri buna bir mana verememiştim, ama bir iş dönüşü eşimi salonda çırılçıplak oturur bulunca daha değişik şeyler düşünmeye başladım.
Salonda yoğun bir sigara kokusu vardı. Biraz hoş beşten sonra, bir sigara yakmak için sehpadaki pakete uzandığımda kül tablasında rujlu izmaritlerin yanı sıra rujsuz ve değişik marka izmaritleri görünce birden eşimin beni aldattığından şüphelenmeye başladım.
“Aldatılma” gibi bir düşünce, karımın benden başka bir erkekle, belki de erkeklerle seviştiği fikri, bir anlık da olsa beynimden, hayali gözlerimin önünden geçince inanamadığım bir şey oldu.
Penisim olanca çabukluğu ile dikilip sertleşti ve pantolonumu zorlayıp adeta fermuarı parçalarcasına eşimin deliğine girmek için çırpınmaya başladı. Nefesimin tutulduğunu, soluk almakta güçlük çektiğimi fark eden eşimin meraklı gözleri önüme takıldı.
Hatırı sayılır büyüklüğe erişen kabarıklığı görünce gülümsedi, çırılçıplak, yumuşak, bembeyaz bedeniyle kıvırarak yanıma geldi… Bacaklarının, kalçalarının dolgunluğu artmış, kıçı daha da yuvarlaklaşmış, memeleri daha bir dikleşmiş, daha bir sertleşmişti sanki…
Yüzündeki sevimli ama bir o kadar da seksi ifade karşısında bir an boşalacağımı sandım. Onun başka biriyle sikiştiği düşüncesi beni bir anda tahrik etmiş, onun ateşli kıvraklığı karşısında penisimi kontrol edemez olmuştum.
Karım cilvelenerek, kıçını oynatarak, memelerini sallayarak kucağıma oturdu… Bir süre kıçıyla penisime basınç yapıp, oturup kalkmaya başladı. Peşi sıra iri götünü daireler çizerek çevirmeye başladı.
Sanki kumaşın altındaki irileşen sikimi yaptığı büyülü bir seks dansı ile nemli, küçük deliğine çekecek, pantolonumu parçalayan aletim yuvasına giren bir piston gibi, gürültüler, çılgın sesler çıkararak deliğine kendi kendine yerleşiverecekti…
Beni deli etmeye çalışır bir edayla kıçını dönerek kucağıma yeniden yerleşti… Kıçındaki mor çürükleri, o güzel yuvarlakları sıkan, beyazlıkları morartan parmak izlerini görünce, aldatılmak düşüncesine kesinlikle inanmaya başladım.
Bu düşünce beni daha da tahrik etmişti. Dikkatlice bakınca belinde, memelerinin yanında, omuz başında ve sağ kalçasında da iri birer çürük daha görünce bu güzel, diri bedeni bu hale getiren şahsı ve elleri şiddetle kıskanmaya başladım…
Belli ki eşim yokluğumda birisiyle kıyasıya sevişmişti. Benim aniden eve dönmem karşısında giyinmeye bile vakit bulamamıştı zavallı karım… Morarmış, terli, çırılçıplak vücudu ile ve evdeki hiçbir izi yok edemeden kalakalmıştı.
Kime vermişti bilmiyorum ama, seviştiği kişi ile ateşli ve hoyratça bir birleşme yaşamışlar, erkeği onun bedenini acımasızca hırpalamıştı. Sanırım büyük olasılıkla, erkeğin bedeni de çürüklerle, tırnak çizikleriyle dolmuştu.
Eşimin ne kadar ateşli birleştiğini, orgazma doğru nasıl kendini kaybedip çırpınmaya, debelenmeye başladığını, şuursuzca çığlıklar atıp, bas bas bağırdığını kendimden biliyordum. Adamın nasıl zevk aldığını, eşimin bacaklarının arasına nasıl fışkırttığını, neden onu böylesine hırpaladığını tahmin etmem hiç de zor değildi…
Gül, orgazm öncesi heyecanı doruklara yükselirken ne dediğini bilmez bir halde sesler çıkartır, aldığı zevki, çıkardığı sesler ve çığlıklarla benimle paylaşırdı… Arkası bana dönük, ata biner gibi kucağımda oturur ve kıçını sağa sola kıvırırken attığı feryatları belleğimde canlanıverdi.
"Oh! Daha… Daha…“
"Derine sok… Dibine kadar…”
"Ah, çıkma… Hayır, çıkartma…“
"Tanrım, deliriyorum, Tanrım…”
"Kalbim duracak, dur yavaşla biraz… Yapma… Oh"
"Beni bırakma… Evet, evet…“
"Hayır, dur yapma… Hayır…”
"Kıçımdan, evet kıçımdan… İşte tam oradan…“
"Sok hadi, sok durma…”
Gül kıçını çevirmesini hızlandırınca elimi beş adet parmağın morarttığı el izine atıp, ayı yerden olanca gücümle sıkmaya başladım. Yumuşak kıçı, beyaz cildi avcumda ezilip, uzadı. Zevkle karışık derin bir “Oh” çekti… Onun çığlıkları yeniden hayalimde sıralanmaya başladı.
"Yapma. Canımı yakıyorsun"
"Canım yanıyor, biraz krem sür lütfen…“
"İçimden hiç çıkma, asla ayrılma…”
"Oh, içime fışkırt…“
"Tanrım, içime fışkırıyor, evet… Evet…”
"Seni emmek istiyorum…“
"Emzirt bana…”
"Hayır, sakın çekme… Senin sütünü istiyorum…“
Eşimin morarmış, dolgun, etli bedeninin sıcaklığı, kıçının aletime yaptığı basınç, beni aldattığı adamla çiftleşmesinin hayalleri, sikiş anılarımız bir araya geldi. Doruktaki heyecanım yerini manyak bir orgazma, dizginlenemez bir fışkırmaya bırakıverdi aniden…
Ne olduğunu anlamadan ve asla böylesine bir orgazm yaşadığımı hatırlamadan pantolonuma attırmaya başlamıştım.
Eşim kucağımdan inip aralık bacaklarımın önünde diz çöktü ve kıpkırmızı, şehvetten gerginleşmiş bir yüzle pantolonumdan dışarı sızan bellerimi yalamaya, emip yutmaya başladı.
Öyle bir arzu ile, öyle bir iştahla yutuyordu ki, yeniden direk gibi oldum, sikimin bütün damarları yeniden kabardı, aletim iri bir balon gibi şişiverdi…
Gül bu kabarıklığı dişliyor, kumaşla birlikte ağzına almaya çalışıyor, ucunu bulup, sızan beyaz sperm parçacıklarını diliyle titreterek yalıyordu… Yeniden boşalabilirdim ama bu sefer spermlerimi içine fışkırtmak, sütümü sıcak deliğinin içine sağmak istiyordum.
Eşim, hızla ıslak kumaşım fermuarını aralayıp, iki eliyle kavradığı yapış yapış sikimi dışarıya çıkardı ve sağ eliyle dibinden sıkıp şişirdiği ucunu dudaklarının arasına yerleştirdi. Bir an duralayıp gözlerini yüzüme dikti ve sikimin dibini daha yüksek bir basınçla sıkıp, son haddine kadar şişirdi. Sikim avurtlarına basınç yapmaya, ağız boşluğunda ezilip, içine sığmaz hale gelmeye başladı.
Beklemediğim bir hamle ile, müthiş bir vakumla penisimi ağzının içine doğru çekti. Koca yarak büyük bir hızla ağzına, boğazına doğru kayıverdi. Eşim mırıltılı sesler çıkarmaya başlayınca, boğazına dayandığımı anlamıştım, ama bir iki vakum daha yapınca boğazının darlığının sikimi lastik gibi sardığını hissettim.
Şu anda kasık tüylerime kadar onun ağzına girmiştim… Birkaç saniye öyle tuttu ve derhal ağzından dışarıya çıkarttı, gözleri irileşmiş, zorlanma nedeniyle yaşarmıştı. Birkaç derin soluktan sonra yeniden ağzına soktu ve dibine kadar yutuverdi. Sanki gerçekten de yutmaya, kopartmaya çalışıyordu…
Dört beş sokup çıkartmadan sonra boşalacağımı anladım ve bir terslik olmaması için daha içeriye almasına izin vermedim… Gül de olacakları anlamış, üç-dört santimlik ucunu emmeye, kemirmeye başlamıştı… İkinci defa boşalıyordum. Eğer birkaç kez daha dilini, dudağını ya da parmağını değdirirse güçlü bir volkan patlaması gibi fışkıracaktım.
Anlaşılan o da bunu arzu ediyor olmalı ki, dudaklarını büyük bir "O” yaparak aralayabildiği kadar araladı. İki elini yumruk yaparak kavradığı sikimi deliler gibi aşağı yukarı çekiştirip, sütümü sağmaya başladı. Sikim ellerinin arasında kocaman olup titremeye başlayınca, ağlamaklı bir yüz ifadesiyle, pembeleşen yüzünü buruşturarak,
"Tanrım, fışkıracak… Geliyor… Geliyor!“ diye bağırdı.
Gerçekten de ayak parmaklarımın uçları sızlayarak, iliklerim çekilerek, sikim tir tir titreyerek ağzına fışkırmaya başladım. İlk iri ve bembeyaz damla tam isabetle ağız boşluğunda kayboldu. İkincisi de yerini bulunca dudağını kapatıp yutkundu. Bu sırada diğer damlalar kapalı, pembe dudaklarına yapışıp çenesine doğru akmaya başladı.
Sersemlemiş bir halde, onun da orgazm olduğunu anladım. Tüm vücudu titriyor, her yeri kasılıyordu. Zangırdayan ellerini halsizce sikime uzatıp ucunu dudaklarının arasına yerleştirdi, sıkıca kapatıp ağzına hapsetti… Şimdi fışkıran damlalar, beller ağzına boşalıyor, oradan boğazına akıyordu.
Öylesine bir iştah ve çabuklukla emiyordu ki, beni kurutacağını sandım. Yaptığı her vakumda avurtları çöküyor, adeta iki yanağı birleşiyordu. Daha fazla dayanamadım, her yer kararmaya başladı. Koltuğa doğru yıkıldım…
O haftayı evden çıkmadan geçirdik. Pazartesi günü yeni bir iş seyahati bahanesiyle evden ayrıldım. Amacım ben uzaklaşınca neler olacağını görmekti. Gözden ırak, sote bir yere saklanıp evi gözlemeye başladım.
Az sonra karım dışarıya çıktı. Giyinmiş, süslenmişti. Arabasına bindi ve şehrin dış mahallelerine doğru yola koyuldu. Hemen uzaktan izlemeye başladım. Bir inşaatın önünde durup beklemeye başladı. Merak etmiştim ama uzun sürmedi.
İri kıyım bir amele inşaatın dış kapısında belirdi ve acele adımlarla arabaya yöneldi, ön kapıyı açıp eşimin yanına oturdu. Kendi arabamı onlardan biraz uzaktaki çalıların arkasına çekmiş, onları rahatça görebileceğim şekilde park etmiştim.
Karım adamın kucağına doğru eğildi, adam da geriye doğru yaslandı. Çevrede bu inşaattan başka bir yaşam belirtisi yoktu… Adam inlemeye, şehvetle yüzünü buruşturmaya başlayınca emildiğini anladım, Gül adamın sikini emiyordu.
Amele geriye doğru yay gibi kıvrıldı, vücudunun kasıldığı buradan belli oluyordu. Sonra ellerini sağa sola savurmaya başladı, belli ki eşim onunkini getirmiş, ağzına boşaltıyordu.
Amele rahatlayınca karım doğruldu, kağıt mendile dudaklarını sildi, aynaya bakarak saçlarını düzeltti. Bu sırada adam arabadan inip inşaata girmişti. Biraz sonra, amele peşi sıra, daha çirkince ama daha iri kıyım bir tiple birlikte dışarı çıktı ve aynı şekilde karımın yanına oturdu.
Titreyerek olanları izliyor, müthiş bir arzu duyuyordum. Yaşadığım sürece tahrik olamayacağım kadar tahrik olmuştum… Adam karımın kucağına doğru eğilirken karım, bacaklarını karnına doğru çekti, kıçını yükseltip, kadınlığını iyice açtı. Bacaklarını da aralamıştı.
Adam yüzünü karımın bacak arasına yerleştirip yalamaya başladı. Karımın çırpınmaları ve çığlıkları hemen boşalmaya başladığını gösteriyordu ama adam karımı fazla yalamadı. Zorlukla kucağına alıp, am, göt, bacak, kalça meydanda inşaata soktu.
Hemen açık pencerelerden birine yöneldim. Fırsatını bulup içeri girmeli, onları seyretmeliydim. Bereket bu fırsatı da buldum. Karımı henüz tamamlanmamış bir odaya sokmuşlar, üzerindekileri çıkartıyorlardı.
Eşim zevkten, heyecandan perişan görünüyor, ayakta zor duruyordu. Zangır zangır titreyen bacaklarına sarılıp düşmesini engellediler… Gül, sevgili karım, iki amelenin yüzünü okşuyor, "Sevgilim, sevgilim” diyerek inliyordu. İki amele tarafından sikilmeyi beklerken heyecanını yenemiyor, onun bu hali beni de heyecanlandırıyordu.
Hiç eşiniz sizi aldattı mı, hiç eşiniz gözlerinizin önünde başkaları tarafından sikildi mi, bilmiyorum. Ama böyle bir sahne, kıskançlık, öfke gibi duyguların yanında erkeği müthiş etkileyebiliyor, duyamayacağı heyecanları da yaşatıyor…
Gül'ün önüne ve arkasına çöken iki amele, onun göt deliğini ve amını yalarken attığı çığlıkları, boş duvarlarda yankı bulan haykırışları, sikimi taşa çevirdi, çimentodan bir kalıba döndürmeye yetti de arttı bile.
Özellikle göt deliğini yalayan adam, karımın kıçını resmen yiyor, deliğinin içine başını sokmaya çalışıyordu. İyice büzdüğü dudaklarıyla anüsünü içine çekiyor, emmenin basıncıyla küçük büzük lastik gibi uzuyor, tükürükten ve kendi oluşturduğu ter, salgı arası sıvıdan pırıl pırıl parlıyordu.
Amele dişleri ile küçük ısırıklar atmaya başlayınca geri kaçıracağını sandığım kıçını,
"Ah, evet… Parçala sevgilim, evet… Evet…“ diye geriye, adamın ağzına yaslayıverdi.
Onu kıçından sikmek için ne kadar uğraşmıştım, aylarca bana götünü teslim etmemişti, ama şimdi hiç tanımadığı bir adama sunuyor, bana vermediği tavırlarla ona veriyordu.
Önündeki amele yalamayı kesip, amının dudakları ile oynamaya, parmaklarını deliğe sokup çıkartmaya başladığı zaman karım kapıp koyuverdi. Yırtınıyor, tecavüze uğrayan yeni yetme bir kız çocuğu gibi bar bar bağırıyor, çırpınıp kıvranıyor, zevkten ağlıyordu.
Önündeki amelenin üzerine atılıp sikini yakaladı ve adamı sikinden çekip kaldırarak, iriliği anlatılmaz yarağı önüne sokmaya çalıştı. Yarak deliğe girmekte zorlanıyor, karım dibinden tuttuğu siki içine doğru çektikçe, ittirdikçe, adam da iki elini kullanarak onun amını lastik top gibi açmaya, girmeyi kolaylaştırmaya çalışıyordu.
Ucu girmişti ki, karım sarılmaya başladı, yeniden bağırmaya, yırtınmaya başlayınca orgazmın daha şiddetli olduğunu anladım ve elimi sikime attım… Adam da karımın deliğine tam sokamadan haykırarak boşalmaya, fışkırmaya başladı.
İkisi de boşalırken birleşmeye çalışıyor, karım onu kıçından tutup kendine çekerken, amele karımın mengene gibi sıktığı ince belini bırakmıyor, onun vücudunu kendi vücuduna yapıştırıyordu.
Eşimin güzel memeleri amelenin kıllı göğsünde ezilirken, adamınki de içeri giremiyor, yay gibi bükülüp, fışkırmaya devam ediyordu. Muhallebi gibi beyaz renkli yoğun spermler, damla damla karımın amından aşağı süzülüyor, adamın sikinden kasıklarına doğru akıyordu.
Bu müthiş bir şeydi, oraya koşup onlara katılmak, akan belleri elimle alıp tadına bakmak, karıma tattırmak, kalanını da onun yumuşak bedenine yaymak istiyor, bunu yapabilmek için çıldırıyordum. Adam boşaldığı halde, karım onu bırakmıyor, hala sikine yükleniyor, lastik cop gibi bükülen aleti almaya çalışıyordu…
Arkadaki amele akan bellerle kremlediği göt deliğine girmeye çalışırken daha fazla dayanamayıp, elime aldığım sikimi titreterek sağmaya başladım, bir-iki çekişten sonra duvarlara doğru attırırken karım götüne giren yarağın zevk ve acısıyla yere düşmemek için önündeki diğer ameleye sarılıyordu…
Biraz sonra ikisi de haykırarak boşaldılar. Karım adamlara teşekkür edip toparlanmaya başladığında ben de apar topar arabama geri dönmüştüm. Bir süre oturup olan biteni kafamın içinde tarttım.
Karımın iki amele tarafından sikilirken aldığı müthiş zevk gözümün önünden gitmiyordu. Ve benim onları seyrederken yaşadıklarım… Daha olayın ilk kokusunu aldığımda geçirdiğim büyük şok, bembeyaz tenindeki çürük izlerini görünce nasıl istemsizce, çılgın gibi tahrik olduğum…
Yerimden kalkıp arabamın kapılarını kilitledim, karımın arabasına gittim hızla… Yanında durup karımın çıkmasını bekledim. Fazla beklememe gerek kalmadı, yanında iki sikicisiyle beraber dışarıya çıktı karım… İkisinin de dudaklarına birer öpücük kondurup arabaya yöneldiğinde beni gördü. Donup kaldı. Gözleri şaşkınlıktan faltaşı gibi açılmıştı.
"Sen? Ne… Ne işin var burada senin?” diye kekeledi o şaşkınlıkla… Kollarımı açıp sevgili karıma sarıldım sımsıkı… Kabarmış önümü karımın kasıklarına bastırıp ne hissettiğimi ona anlatmaya çalıştım. Olabildiğince yumuşak, güleç bir yüzle,
“Senin ne işin varsa benim de nedenim aynı karıcığım…” dedim. “Hadi geç arka koltuğa da evimize gidelim.” Karım şaşkınlığı tavan yapmış, robot gibi arabasının kapısına yönelirken bizi merakla izleyen iki ameleye döndüm,
“Beyler, şaşırdınız biliyorum ama, hadi hep beraber bizim eve gidelim. Karımla inşaat işlerinizi bitirirken ben de size bakayım, öğreneyim.” dedim.
Hala birbirlerine ve bana bakıp duruyorlardı. Güvensizlik vardı yüzlerinde, soru işaretleriyle doluydu yüzleri… Cüzdanımı çıkarıp bir kaç tane yüzlük çıkardım,
“Yevmiyeleriniz peşin, merak etmeyin. Korkmanıza gerek yok, bana güvenin. Hadi siz de arka koltuğa, karımın iki yanına geçin bakayım.”
Onlar işi anlamış, karımın iki yanına geçip otururken ben de şoför koltuğuna oturup arabayı çalıştırdım. Daha hareket etmeden ikiz aynasından baktığımda karımı aralarına almışlar, biri memelerine, biri bacaklarına dalmışlardı…
Karımla dikiz aynasında gözgöze geldik. Göz kırptım ona… Gaza basarken amelenin biri pos bıyıklarıyla karımın körpe dudaklarına yumuldu. Anlaşılan eve kadar zor dayanacaktı bu azgın herifler…
ARKADAŞIMIN KOCASI GÖTÜMÜ SİKTİ
Merhaba ben Hamide 6 yıllık evli çocuğu olmayan 28 yaşında ev hanımıyım Hafta ortasında Yasemin telefon açtı. Ankara'da üç yıl kapı komşumuz olan Mehmet ve Yasemin, İzmir'e geleceklermiş. Otelde yer ayırtmışlar, arada bizi de görmek istiyorlarmış.
“Otele ne gerek var canım, bizde kalırsınız” dedim, ısrar ettim.
Kabul ettiler.
Akşam kocam işten geldiğinde ona da söyledim. O da sevindi. Çok iyi anlaştığımız, arada iki yıl geçmesine rağmen telefonlaşıp görüştüğümüz kafa dengi insanlardı.
Pazar akşamı kocam misafirlerimizi almaya terminale gitti. Ben de yatacakları odayı hazırladım, kendim hazırlandım. İki yıllık ayrılıktan sonra arkadaşlarımı, hele Yasemin'i göreceğim için sevinçliydim.
Aynaya baktım, üstüme başıma çeki düzen verdim.
Eteği diz hizasındaki dar elbisem yine popomu meydana çıkarmıştı. Altı yıldır evliydim. Kendime iyi bakıyor, ideal genç kızlık ölçülerimi koruyordum ama şu geriye çıkık, iri, şekilli kalçalarımın göze batıcılığına bir şey yapamıyordum.
Ne giyersem giyeyim, saklayamıyordum kalçalarımı…
Erkeklerin aç bakışlarla, sikecek gibi bakmaları hoşuma gidiyordu gerçi ama bazen rahatsız da olmuyor değildim.
Ben tam hazırlıklarımı bitirmiştim ki zil çaldı. Kocam gelmiş olmalıydı. Koşarak kapıya gittim. Açtığımda kocamın yanında sadece Mehmet vardı Hayal kırıklığıyla hemen,
“Hani, Yasemin nerede?” diye sordum.
“Sorma Hamide, iş yerin de aksilik çıkmış, iznini iptal ettiler. Ben de yalnız gelmek zorunda kaldım.” dedi yanaklarımı öperken…
Üzülmüştüm arkadaşımı göremediğim için… Oturduk, yemek çay sohbet derken vakit geçti. Mehmet yol yorgunu diyerek odalarımıza çekildik. Erkeklerin işleri vardı, erken kalkacakları için fazla oturmadık. Yatıp uyuduk.
Sabah saat 10 civarında kalktım. Uyku mahmuru, saç baş dağınık, her zamanki gibi üzerimdeki kısa saten gecelikle dağınık bir şekilde elimi yüzümü yıkamak için banyoya doğru yürüdüm. Dalgın dalgın akşam misafire ne yemek yapsam, dışarıya mı çıksak diye düşünüp duruyordum. Gözlerimi ovuşturarak kapıyı açıp banyoya girdim ve aniden gözlerim fal taşı gibi açıldı.
Mehmet… Küvetin içinde çırılçıplak uzanmıştı. O donup kaldığım saniyeler içinde gözüm önündeki şeye kaydı hemen… Kayması doğaldı. Çünkü bacaklarının arasında, elleriyle okşadığı devasa bir penisi vardı Mehmet'in…
Artık buna penis falan demek az gelirdi. Üstüne basarak, çift r harfini çatlatarak yarrak demek gerekirdi adamın aletine…
“Şeyy… Ben… Özür dilerim. Evde kimse yok zannediyordum…” diye kekeledim. Ama hala gözüm büyülenmiş gibi Mehmet'in sikindey’di, hipnotize olmuşcasına gözlerimi ayıramıyordum.
Sonunda yanaklarım kıpkırmızı, şok olmuş vaziyette arkamı döndüm, banyodan çıktım. Holdeki aynada kendimi gördüm. Üstüm başım, saçlarım darmadağınıktı Yanaklarım alev alev yanıyor, utançtan ölüyordum.
Kısa saten geceliğimin yarısı yukarıda, yarısı aşağıda, geniş kalçalarım meydanda, dekoltesi sıyrılmış, memelerimin yarısı açıkta… Uçları kabarmış, geceliğin parlak kumaşından iştah açıcı bir görüntü yaratmış.
Üstüme başıma çeki düzen verip mutfağa geçtim. Ketıla su koyup ısıtmaya başladım. Mutfak tezgahına dayanıp gözlerimi kapattım. Tüm utanma duygumun yanı sıra ıslandığımı fark ettim o anda…
Yanaklarım gibi, kasıklarım da yanıyordu. Elimi eteğimin altından külodumun içine soktum, amımı sıkıp bıraktım. Çıkardığımda parmaklarım ıslaktı.
Tamam, Mehmet'i beğenirdim hep… Sportmen, yakışıklı, ideal erkek tipiydi kerata… Fakat bugüne kadar hiç bu açıdan, seksüel olarak bakmamıştım ona… Arkadaşımın, kocasıydı. Olaydan çok etkilenmiştim. Gözümün önünden gitmiyordu banyodaki manzara…
Su ısınmıştı. Üst dolaptan kahve ve şekeri almak için yukarıya uzandığımda birden arkamdan sarılıp gözlerimi kapatıverdi.
“Ayyy…” diyerek bir çığlık attım. Habersiz, sessizce gelmiş, ben de boş bulunmuştum. Mehmet beni kollarıyla sardı, elleriyle gözlerimi kapattı
"Bil bakalım ben kimim?“ diyerek güya şaka yapıyordu. beline doladığı banyo havlusu ve üstü çıplak olduğu için geceliğimin üzerinden de olsa o bileğim gibi aletini kalçalarım da hissettim ama ilk anda aldırmadım. Gülerek,
"Aman Mehmet… Sensin işte, başka kim olabilir ki?” dedim.
Gözlerimi açtı ama arkamdan çekilmedi. Hala o banyoda gözüme gözüme soktuğu koca yarağı arkamda dayanmış vaziyetteydi. Ben de terslemek, bozuntuya vermek istemiyordum.
Ama Mehmet benden ses çıkmayınca biraz daha kalçasını bastırdı. Şimdi sertliğinin yanında sıcaklığını da duyuyordum. Etkilendim. İçimde kaynayan sıcaklığın derecesi biraz daha yükseldi. Fakat yine de,
“Mehmet ne yapıyorsun? Kendine gelir misin?” dedim.
“Hamidem, hastayım sana… Eskiden beri beni çok etkiliyorsun, lütfen…” diye yalvardı adeta…
İçimden “nasıl olsa biraz sürtünüp bırakır, arkadaşının karısını zorla sikecek değil ya…” diye düşünüp olayı büyütmek istemedim. Mehmet bu kez elleriyle memelerimi sıkıca kavramış, var gücüyle yaslanıp . o büyük aletiyle koca götüme sürtünüp duruyordu.
ve bir anda havlunun altından yarrağını çıkarıp sikini artık tamamen kalça yuvarlaklarımın arasında hissettim alev gibi yanıyordu yarağı. Parmakları memelerimde, uçlarını ovalayıp duruyordu bir yandan… Öyle çok tahrik olmuştum ki… Fakat yine de kendimi tuttum,
“Mehmet, yeter artık. Hadi artık, bırak beni, tamam..” dedim sakinleştirmeye çalışarak ve bir hamleyle elinden kurtulmaya çalıştım.
Ama kurtulamadım. Kalçalarını iterek beni iyice mutfak tezgahına sıkıştırmış, bastırıp duruyordu.
“Hamidem, ne olursun biraz daha… Lütfen…” dedi.
Ben kurtulmak isteyip debelendikçe benim kalçalar istemsiz sağa sola sallanıyor, böyle olunca da sikine daha çok sürtünüyordum. Elleri hala memelerimdeydi. İncecik gecelik kumaşı ne sikinin sıcaklığına engel oluyordu, ne meme uçlarımın parmaklarının baskısıyla ezilmesine…
Ben boşu boşuna kurtulmak için kıpırdanıp duruyordum. Mehmet elleriyle memelerimi hamur gibi yoğurup dururken, kalçalarımı sikiyle okşarken, ağzını kulaklarıma yanaştırmış, ılık nefesiyle beni kendimden geçiriyor,
“Muhteşemsin Hamide… Götün kocaman…Memelerin… Muhteşem, taş gibi.” diye kulağımın dibinde inleyip duruyordu.
Olayın kötüye gittiğini anlamıştım, fakat dayanacak gücüm de kalmamıştı, sırılsıklam olmuştum. Birden direnmeye başladım, elinden kurtulmaya çalışıyor ve “Bırak beni… Bırak…” diye bağırıyordum. Bir hamlede beni tezgahın üzerine domalttı,
“Hiç boşuna uğraşma canım… Seni sikmeden bırakmam. Mutlaka sikecem seni…” diyerek hırsla zaten sıyrılmış olan geceliğimi kaldırıp külotumu indirdi.
Bir hamlede arkama diz çöküp kalçamı ayırdı ve yalamaya başladı ben bu hareketini hiç beklemediğim için şok olmuş ve amımın göt deliğimin yalanması çok hoşuma gitti sonra kalkıp yarağını yaladığı amıma dayadı ve bastırmaya başladı.
Daha henüz başı bile içime girdiğinde kalçam tamamen ikiye ayrıldı. Aygır herifin koca sikinin milim milim içime içime girdiğini hissediyordum.
Kasıklarım gerilmişti aletin büyüklüğünden… İçimde gidip gelmeye başladı.
Salkım gibi taşakları klitorisime, kasıkları ve bacakları da benim popomun yanaklarına vurdukça şak şak sesler çıkıyordu. O banyoda gördüğüm balta gibi sikin hepsini içime sokup çıkarıyordu.
Belki yirmi dakika kadar beni böyle sikti ve birden kasılmalar başladı. Amım yırtılacak gibi oluyordu. Ben de onunla beraber kasılmaya, titreyerek boşalmaya başladım.
Arkamda belime pençelerini geçirip kendine çekti, son bir hamleyle penisini sapladı içime…ve yarağını çıkarıp geceliğimin üstüne belime oluk oluk boşalıyordu.
Öylece durup bütün spermini boşalttıktan sonra üzerime yığıldı. Birkaç dakika o vaziyette kaldık. Dizlerim titriyor, yere çökmemek için gayret sarfediyordum.
Elini götüme attı ve göt deliğimi okşayarak Hamidem
“Bu götü de sikmek istiyorum” dedi. Bense aldığım zevkim yanında büyük bir pişmanlık duyuyordum. Döndüm ve yüzüne bakarak,
“Domuz, bu sik göte girer mi?” diye bağırdım. “Zaten bu yaptığın yanlış… Ne olacak şimdi?” derken onun aklı götüm de.
“Yaptığım değil, yaptığımız… İkimiz beraber seks yaptık, zevk aldık. Hey, Oğuz seni götten sikmiyor mu?” dedi,
“Sana ne? Ayrıca onunki böyle kalın değil.” dedim elimle önünde sallanan, indiği halde bilek gibi duran sikini göstererek…
“İnanamıyorum yaa… Salak herif… Gerçekten bu güzel götü sikmiyorsa aptallık ediyor.” dedi. “Hem bu kadar kızma artık… Oldu bir kere, yapacak bir şey yok… Spontane gelişti her şey… Sen de zevk aldın, inkar etme…”
Yeniden ellerini arkama dolaştırıp popomu okşamaya başladı. Ben de ağlamaya… Elinden kurtulup koşarak yatak odamıza gittim. Kapıyı kilitleyip uzandım.
Yeniden biraz uyumuşum. Uyandığımda kalkıp hala evde mi diye odaları dolaştım. Yoktu, gitmişti. Evde olsaydı daha mı iyi olacaktı, sevinecek miydim, bilemedim.
Banyoya gidip soyundum. üzerimde döllerinin kokusu hala duruyordu geceliğimi çıkardım baktım kurumuş burnuma götürdüm kokladım harika bir kokusu vardı azdırmıştı beni külotumu geceliğin içine koyup sepede attım ve Küvete uzanıp olanları düşünmeye başladım.
Sanki sikinin kalınlığı hala bacaklarımın arasında gibi geliyordu bana… Hem çok etkileniyor hem unutmaya çalışıyordum.
Ne yapacaktım ben şimdi? Bu azgın ve koca aletli adamla aynı evde nasıl olacaktı?
Ya tekrar sevişmek isterse benimle… Onun vahşi isteklerine engel olabilecek miydim?
Ondan da ötesi, kendi arzularıma nasıl gem vuracaktım? İçimdeki azgın orospu dişiyi ortaya çıkaran adam her istediğini rahatça yaptırabilecek miydi bana?
Akşam önce eşim eve geldi. Hiç bir şey belli etmedim, sonra da Mehmet geldi. Ben yemek hazırlarken onlar da masaya geçmişler çay içiyorlardı. Kocam,
“Ya böyle çayla olmaz ki arkadaş… Hamide, aşkım ben bir kaç bira alıp geliyorum” dedi ve ceketiyle arabasının anahtarlarını alıp çıktı.
Mehmet öylece oturuyordu. Ben de ağzım yandığından akşam için hatlarımı belli etmeyen bol bir eşofman giymiştim. Artık masayı donatmaya başlamıştım ki Mehmet belimden tutuverdi aniden, beni kendine çekerek kucağına oturttu.
O koca siki yine taş gibiydi altımda…
“Bırak beni… Şimdi gelecek arkadaşın… Bu kadar şerefsizlik yetmedi mi?” diyerek göğsünü yumrukladım.
Ama doğrusu canım da pek kalkmak istemiyordu. Dudaklarıma yumuldu, öpmeye başladı. Yine içim eriyordu. Dudaklarım emiliyor, dili dilimi okşuyordu ağzımın içinde…
Göğsünü yumruklayan ellerim hareketsiz, yumruklarım açılmış vaziyette göğsünde duruyordu. O geniş göğsünü okşamamak için, hislerimi ona belli etmemek için kendimi zor tutuyordum.
Sikinin kalınlığını götümde hissettikçe fena oluyordum. Hani, o anda kapının zili çalmasa, işin sonu nereye varacak belliydi. Müthiş bir sikiş daha bekliyordu beni…
Zilin sesiyle ikimiz de irkildik. Dudaklarımı onun sert dudaklarından kurtarıp kalkmaya çalışırken,
“Gece yanıma gel. O güzel götüne sadece başını sokayım. hamidem canını yakmadan götünden sikeceğim Kayganlaştırıcı krem aldım sex shoptan, masaj yağı da var…” diyordu.
“Saçmalama pis sapık, olmaz öyle şey…” dedim ve kalkıp kendime çeki düzen verdim. Mehmet de kalkmış sikini indirmek, gizlemek için çabalıyordu o arada… Gidip kapıyı açtım. Kocam elinde biralarla gelmişti.
Yemekten sonra biraz sohbet ettik. Daha doğrusu iki erkek sohbet ettiler. Bense robot gibi, onlara fazla katılmadan yanlarında oturdum. Sersemlemiş, dağılmış vaziyetteydim. Kocama çaktırmamak için çaba harcamakla meşguldüm. Sonunda yattık.
Kocamın yanında uzanmış yatarken aklıma bugün yaşadıklarım geliyordu, yine çok etkilenmiştim. Mehmet'in yanına gitmemek için kendimi zor tutuyordum. Her ne yaşandıysa olmuş, bitmişti. Ona gitmemeliydim.
Onun koca siki aklıma geldikçe ateş bastı, içimde gidip gelişlerini hatırladım. Geceliğimin eteğini çekip elimi külodumun içine daldırdım. Kızışmış amımı avuçlayıp sıktım.
Klitorisimi okşadım. Parmağımın birini ıslanmış amıma daldırırken diğer elimle geceliğimin açık yakasından mememin birini çıkarıp okşamaya, ucunu sıkmaya başladım.
Sabah içime giren koca yarağın kalınlığını yaşamak istedim. İkinci parmağımı, sonra üçüncüsünü salladım içime… Yavaş yavaş parmağımı hareket ettiriyor, zevkten kıvranıyordum.
Her ne kadar gerçeğinin yerini tutmasa da kısa zamanda yükseldim. Yanımda uyuyup duran kocama hissettirmemeye, inlemelerimi içimde boğmaya çalışarak orgazm oldum.
Parmaklarımı amımdan çıkardım. Su içindeydiler. Külodum da öyle… Batmıştı. Sessiz ve yavaşça kalkıp çekmeceden temiz bir külot aldım, yatak odasından dışarıya süzüldüm.
Banyoya girdim. Ellerimi yıkayıp külodumu değiştirdim. Islanmış külodu kirlilere atmak için kirli sepetini açtığımda şaşırdım.
Sabah tecavüzden sonra çıkardığım külodum kirlilerin en üstünde, sergilenircesine açılmış duruyordu. Oysa her zamanki gibi katlayıp geceliğin içine sakladığımdan emindim. Elime alıp baktım. Ağında beyaz spermler vardı.
Tazeydi, yeni bırakılmışlardı. Elime alıp burnuma götürdüm, kokladım sperm kokusunu… aldım gecelikteki kurumuş kokunun bu sefer taze kokusu azdırdı beni zaaten amım su içindeydi birde taze döl kokusu offfff,
“Sapık… Pis sapık… Külodumu alıp mastürbasyon yapmış…” diye geçirdim içimden… Sonra da az önce yatakta, hem de kocam yanımda uyurken kendi yaptıklarım geldi aklıma, güldüm. O da benim gibi azmıştı anlaşılan…
Külodumu tekrar top yapıp alta tıktım. Banyodan çıktım. Yatak odasına yöneldim. Küçük odanın kapısının önünde Mehmet'le burun buruna geldim.
Kapı yarım açık, önünde duruyor, yolumu kesiyordu. Çırılçıplaktı. Holün solgun ışığında kalkmış sikinin, mızrak gibi bana yönlendiğini görebiliyordum. Fısıldayarak,
“Bırak geçeyim sapık herif…” dedim, sesimin sert çıkmasını umarak… Korkuyla yatak odasına doğru baktım. Kapı kapalı olmasına rağmen kocamın horultusu burdan duyuluyordu. Olan bitenden habersiz horul horul uyuyordu kocam…
Karşılıklı bakıştık. Yine üstümde gecelikle yakalanmıştım adama… Aniden elimden tutup sertçe kendine çekti, odaya soktu beni, kapıyı kapattı.
Başımın üstünde birleştirdiği ellerimi ve bedenimi duvara yaslayıp dudaklarıma yumulurken diğer eliyle göğüslerimi okşayıp aşağıya indi, geceliğimin altına sokup külodumu tutup asılarak yırttı, çıkarıp attı.
Ve memelerime indi yaladı emdi koltuk altımı yaladı kokladı ohhh Hamidem kokun harika orospu dedi
Tüm bu anlattıklarım belki bir iki saniye içinde gerçekleşmiş, ben neye uğradığımı şaşırmış vaziyette kalmıştım.
Çırılçıplak adam tüm vücuduyla üzerime abanıyor, taş gibi yarağı geceliğimin altında, bacak içlerimde dolaşıyor, beni delirtiyordu. Dudaklarımı kurtarıp,
“Bırak beni… Bırak diyorum… Yoksa bağırırım…” Ne orospuluğumu gördün şerefsiz piç gelmiş evimde küloduma boşalmış beni zorla sikmiş birde orospu diyor diye tısladım… Nefes nefeseydim. Göğsüm inip kalkıyordu.
Bıraktı. Gözleri gözlerimdeydi, hırsla, vahşice parlıyordu gözleri… Bedenini yine bana yaslarken,
“Bağır…” dedi. “Bağır, kocan gelsin. Gecenin bu saatinde külotsuz, yarı çıplak, benim odamda ne aradığını anlat ona…” dedi alaycı tavırla…
Çaresizce kıvrandım. Haklıydı. Ne diyebilirdim ki kocama… Nasıl anlatırdım bu vaziyeti… Dudaklarımı, yüzümü, boynumu öpücük yağmuruna tutarken istekle, arzuyla çatallanan sesi yalvarıyordu,
“Bırak kendini Hamidem… Sen de istiyorsun. Rahat bırak kendini… Zevki hisset sadece…” Biraz uzaklaşıp geceliğimin yakasını açtı iki yana…
“Offf… Harikasın…” dedi hayranlıkla… "Baksana nasıl uçları kabarmış, parmak gibi olmuş… Amcığından sular akıyor. Hadi inkar etme… Senin de beni istediğini biliyorum… Zevk alıyorsun… İstiyorsun… Oh, bebeğim benim…“
Çırpınmayı bırakmıştım artık… Göğsünden ittim, kendimden uzaklaştırdım.
"Hayır, istemiyorum işte…” dedim şımarık bir edayla… Onu ne kadar istediğim belli oluyordu oysa… Ona ve arzularına teslim olmuş bir tavırla,
“Tamam, olan oldu… Lanet olsun. Ne yapacaksan yap bana… Sonra da bırak, kocamın yanına gideyim.”
Gözlerini benden ayırmadan geri geri gitti, koltuğa oturdu. Eli sikinde, o muhteşem sikindeydi, sıvazlıyordu bana bakarak…
“Şu güzel amcığını göster bana Hamide…” dedi inlercesine… “Hep bir telaş içinde siktim seni…
Şimdi onu göster bana, görmek istiyorum…” o güzel kokunun kaynağını görmek istiyorum. Durup ona baktım.
“Pekala…” dedim. “Madem o kadar çok görmek istiyorsun, al gör bakalım. Ne farkı varmış karının amıyla benimkinin arasında…”
Sonra da elimle geceliğimin eteğini tutup kaldırdım. Islanmış, dudakları şişip yumruk gibi olmuş amımı gösterdim ona… Gözleri açılmış, her ayrıntısını görmek ister gibi bakıyordu.
“Ohhh… Harikasın Hamide…” diye fısıldadı. “Çok güzel amcığın var. Onu güzel yapan, farklı yapan senin amcığın olması güzelim…
Haydi, dudaklarını aç şimdi, ikiye ayır amcığını…” senin külotunu kokladım kokunu öekerek boşaldım güzel kokulu Hamidem benim dedi.
bende sapık piç sen ne biçim bir erkeksin hiçmi diskinmiyorsun dedim oda senin amının suyunu içerim güzel kokulu kadınım dedi
İtaat ettim, dediğini yaptım. Sapık, öyle şeyler yaptırıyordu ki bana… Yeni gelin gibi heyecandan titriyor, tahrik oluyordum.
“İstediğin oldu mu sapık herif? İyice gördün mü amcığımı? Rahatladın mı? Şimdi ne yapmamı istiyorsun?”
“Gel ve üstüne otur şunun…” diye emretti.
Ben de sessizce, bir köle gibi emrine uydum, bir kaç adım atıp yanına geldim. Ellerini çekmişti, koca siki dikine duran bir patlıcan gibi kasıklarının arasında yükseliyordu.
Öyle iştah açıcı, öyle tahrik edici görünüyordu ki… Eğilip diz çöktüm önünde…
Saygıyla, hazdan titreyerek aletine gereken hürmeti gösterdim. Dudaklarımla, dilimle tapındım bereket tanrısına…
Ucundaki deliğinden başlayıp alttaki taşaklarına kadar yaladım, dilimin ucuyla dolaştım. Yumruk başını ağzıma alıp emdim.
Yeteri kadar yalayıp emdikten sonra doğruldum. Bacaklarımı aralayıp sikinin hizasında durdum. Geceliğimin eteğini kaldırıp sikini ucundan tuttum.
Yalanmaktan pırıl pırıl parlayan sikini amımın dudaklarına, klitorisime sürttüm.
“Ohhh…” diye inledim elimde olmadan…
Öyle zevk alıyordum ki… Öyle tahrik edici bir durumdaydım ki… Kocam iki duvar ötemde uyuyor, bense burada bir yabancıyla, koca yaraklı komşumla sikişiyordum.
Dudaklarımı ısırarak kendimi santim santim aşağıya bıraktım. Sikinin içimde kayboluşunu izledim başımı öne eğerek…
O da aynı şekilde izliyordu. Islak amcığım koca sikini içine aldı yine… Milim milim, yarıla yarıla…
Sonunda klitorisim onun kasık kıllarına yapıştığında bir oh çektim. Bacak aram yine dolmuştu.
Bacaklarım titreyerek oturup kalkmaya başladım yavaş yavaş… Gözlerimi kapattım, başımı arkaya atıp içimdeki sikin temasını tüm hücrelerimde hissettim.
Mehmet'in elleri de boş durmuyor, geceliğimin altından üstünden her yerimi okşayıp duruyor, memelerimi avuçluyor emiyordu durmadan…
Sonunda sarsılarak orgazm oldum. Ellerimi onun geniş göğsüne dayamış vaziyette, kalçalarımı deli gibi indirip kaldırarak boşaldım. Koltukta yanına devrildim ceset gibi… Hala kasılıyordum.
O ise hala dimdikti. Yeteri kadar dinlendiğime karar verince sarıldı, öptü, okşadı, beni yeniden, tekrar canlandırdı.
Koltuğun üzerinde domaltmak istediğinde karşı koydum,
“Yeter artık, bırak, bittim ben…” dedim.
“Bırakmam. O güzel götünü sikmeden bırakmam… Sana söyledim. Hamidem”
Çırpınmalarıma aldırmadan domaltı kalçamı ayırdı ve başladı göt deliğimi yalamaya offf harika sıcak dili göt deliğime girip çıkıyordı bu arada amımı parmaklıyor göt deliğimi diliyle sikiyordu harika yapıyordı işini piç kurusu azdırmıştı beni ohh ohh diye inliyordum önünde.ve sikini ıslak, sikilmiş amıma gömdü.
Gidip gelmeye başladı arkamda… Sakin sakin, usta işi hareketlerle yapıyordu yapacağını…
Koca sikinin içimde, hiç ulaşılmamış yerlerimde dolaştığını, baskı yaptığını, amımı gerdiğini duyumsuyordum. Yükselmeye başlamıştım ki, sikini çıkardı içimden…
Hayal kırıklığıyla arkama baktığımda sikine bir şeyler sürdüğünü gördüm. Loş ışıkta parlıyordu siki… Sonra kaygan parmaklarını götümün deliğinde hissettim.
“Nedir o?” dedim. “Bırak artık oynamayı benimle… Ne yapacaksan yap, gideyim…”
“Kayganlaştırıcı sürüyorum bebeğim. Bırak kendini, kasma…"
Parmaklarını arkamda dolaştırdı, içine soktu. Yedire yedire arkamı parmakladı, bir güzel yağladı sıvıyla… Sonra da işini bitirip koca sikinin başını arkama dayadı.
Koltuğun kırlentini alıp köşesini ağzıma soktum, ısırdım. Kaygan penisin başı, benim kaygan minik deliğime giriverdi bir anda… Acıyla inledim,
"Yavaşş… Acıyor…” dedim.
“Kasma… Kendini bırak… Biraz sonra göreceksin, rahat rahat girecek götüne… Oh benim güzel götlü Hamidem…
Yavrum benim…” diye fısıldayıp dururken eğilmiş, alttan memelerimi ovalıyordu kaygan parmaklarıyla…
Elinin birini klitorisime götürüp okşadığında kendimden geçtim, salıverdim kendimi… O da bir anda göt deliğime gömdü sikini…
Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Kasıkları popoma dayanmıştı. Köküne kadar içimdeydi hayvani alet… Durdu, bekledi. Sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladı.
Götümün deliği isyan etmeyi bırakmıştı kısa sürede, zevk alıyordum. Büzüğümde sikinin şapkasını, damarlı gövdesinin ilerleyişini, sürtünmesini hissettikçe deliriyordum.
Ben de elimi alttan amıma götürüp klitorisimi parmaklarımın arasında ezmeye başladım. Elleri kalçalarımda, okşayarak dolaşıyor, sıkıp sıkıp bırakıyor, eğilip memelerimi okşuyor, bana zevk vermek için elinden ne gelirse yapıyordu.
Sikinin tamamını çıkarmaya, tekrar girmeye başlamıştı. Ara ara götümden çıkarıyor, amıma sokuyordu aletini…
Bense altında zevkten zevke sürükleniyor, hiç yaşamadığım, kocamın bana hiç yaşatmadığı deneyimlerle baş başa kalıyordum.
Ne yapacağımı şaşırmış, sadece aldığım zevke konsantre olmuştum.
Sonunda arka deliğimi sertçe pompalayıp dururken ben boşalmaya başladım. Daracık göt deliğimdeki kasılmalara o da daha fazla dayanamadı, beni kendine çekip hayvan gibi hırlayarak döllerini arka deliğime boşalttı ne varsa…
Kendini yan tarafa atmış, nefesleniyordu. Bense koltuğun üzerinde kıvrılmış, hala kasılıp duran bedenime söz geçirmeye, kendime gelmeye çalışıyordum.
Sonunda sakinleşip kalktım. Geceliğim hala üzerimdeydi, eteklerini çekiştirip düzelttim. Koltukta uzanmış oturan bir gecelik erkeğime baktım.
“İstediğin oldu mu şimdi? Muradına erdin mi?” dedim. Elini uzatıp elimi tuttu.
“Evet Hamidem… İstediğim oldu. Yıllardır güzel götünü sikmenin hayalini kurmuştum. Gerçek oldu. Teşekkür ederim” dedi elimi öperek… Ben de eğildim, dudaklarından öptüm. Kalkarken,
“Asıl ben teşekkür ederim. Sayende hiç yaşamadığım şeyler yaşadım.” dedim. “Ama bir daha olmayacak. Bugün olanlar yaşandı ve bitti, aramızda kalacak.
Bir daha tekrarlanmayacak. Söz ver bana…”
“Söz bebeğim… Nasıl istersen…”
Yavaşça odanın kapısını açıp çıktım, kendi yatak odama geçtim. Kocam hala uyuyordu. Götümün deliğinde yabancı bir erkeğin döllerinin ıslaklığını hissede hissede uyudum ben de…
Ertesi gün Mehmet'i uğurladık. Otobüsüne binmek üzereyken kocamla sarılıp tokalaştılar. Sonra benim elimden tuttu. Bir parmağıyla avucumu okşayarak, gözlerime baktı,
“Her şey için teşekkür ederim Hamide…” dedi. “Çok memnun kaldım.”
Kocam yanıbaşımızdaydı. Parmaklarının sıcak temasını elimde, avuç içimde tenimi okşadığını hissedince zevkle ürperdiğimi gizlemeye çalışarak,
“Ne demek Mehmet, görevimiz…” diyebildim. Kocam da atıldı,
“Tabi ya arkadaşım… Her zaman bekleriz, eşine selam söyle…” dedi.
Tam elimi bırakırken elime bir kağıt tutuşturdu.
Zavallı kocam misafirimize yemekten başka şeyler de ikram ettiğimi bilmiyordu. Arkadaşımın kocasının memnun kaldığı şeyin, orospu karısının muamelesi olduğundan, boynuzlandığından habersizdi.
Eve gelince bana verdiği kağıdı banyoya gittim gizlice okudum Hamidem güzel kokulu kadınım sana sormadan am kokulu külotunu aldım koklayarak seni düşünüp başalacağım sanada kirli sepedine bir hediye bıraktım öptüm göt deliğinden güzel kokulu Hamidem .
heycanla sepedi açtım ve o temiz küloıduma boşalmış olduğunu gördüm elime altım kokladım döl kokusu hala sıcaktı ohh sapık piç dedim ve külodu sütyenimin içine sokup kocamın yanına gittim..
Uykudan uyandım kocacığım rüya gördüm mehmet külodumu koklayıp başalmış sapık dedim kocam heycanlandı ve elini amıma attı ve okşamaya başladı ve heycanla azdırdın götünle adamı demekki dedi
bende onun siikini tutup okşadım tabiiki rüya gördüğüm felan yoktu kocama bu hikayeyi uydurdum baktım kocam dahada sertleşti zevke geldi ve beni sikti.
O yaşadığım bir günlük yasak aşkı da unutamadım hiç… Kocamın altına her yattığımda, her mastürbasyon yaptığımda, o günü ve gecesinde yaşadıklarımı, Mehmet'in, koca yaraklı kocaman sikini, verdiği zevki hatırladım.
ve bunuda kocama anlatıyordum rüya gördüm diye ikimizde zevk alarak boşalıyorduk…..
Karım ve Çapkın Amcam
Karımla evlendiğim zaman benim ikinci, karımınsa ilk evliliği idi. Yeni evlilerin rutin turlarından akraba turlarını bilirsiniz.
O ilk dönemde bütün akrabaları ziyaret etmek karımı da beni de oldukça bezdirmişti. Yeni evlendiğimizde ziyaret etmediğimiz tek akrabam kalmıştı, o da o zamanlar Almanya’da yaşayan amcam idi.
Amcamın kesin dönüş yaptığını öğrenince sevinçten uçuyordum, çünkü amcam ile arkadaş gibiydik. Karıma, Almanya’dan dönen amcamı ziyarete gideceğimizi söylediğimde, akraba ziyaretlerinden bıktığı için suratını buruşturdu.
Amcamın yengemle uzun zaman önce boşandıklarını ve yalnız yaşadığını, çok neşeli, matrak ve arkadaş gibi olduğunu, yaşına göre çok ileri görüşlü olduğunu, hatta Almanya’da ziyaretine gittiğimde zamparalık yaptığımızı, beraber çok kadın siktiğimizi anlattım.
Amcamla yaşadığımız bir iki matrak hovardalık hikayesi anlatıp çekinmemesini ve rahat olmasını söyleyince, karım gülmeye başladı, surat asmayı bıraktı. Amcamı ziyarete gitmemizi kabul etti…
Dediğim gibi bir iki maceramızı da üstü kapalı anlatınca çok merak etmişti amcamı…
Durmadan sorular soruyordu. Ben de her sorusuna cevap verdim, herifin ne kadar sikici olduğundan tutun da, bir gecede ipe dizdiği karılara kadar anlattım detaylarıyla…
Amcama telefon açıp geleceğimizi haber verdikten sonra, akşam üzeri yola çıktık. Hafta sonu olduğundan trafik yoğundu. Arabayla gitmek insanın sinirlerini bitirirdi. hem amcamla ne zaman bir araya gelsek içeceğimizi bildiğim için toplu taşıtla gitmeye karar verdik.
Otobüs vapur derken karşıya geçtik, Kadıköy’den tekrar otobüse bindik. Yazın sıcağı ve otobüsün tıklım tıklım olmasını göze almıştık.
Karımın üzerinde tek parça mini etekli bir elbise vardı. Daracık, vücudunu saran ve güzelliklerini meydana çıkaran elbise çok seksi duruyordu üzerinde…
Kahpeye de çok yakışıyordu bu tür seksi giysiler… Sıkışa sıkışa otobüsün arkasına ilerledik. O kalabalıkta karım belime sarıldığında sikim kazık gibi olmuştu. Karımın kulağına,
“Aşkım biraz gayret edersen boşalacağım!” dedim. Karım da,
“Ben de senden farksızım aşkım, şu an sen ve arkamdaki herifle aranızda tost oluyorum!” dedi…
Çaktırmadan baktım. Karımın arkasında genç bir delikanlı yüzünü sağa sola çevirerek benden saklamaya çalışıyor ve karımın kalçalarına istemeyerek dayanıyordu, yüzü kıpkırmızı olmuştu.
Delikanlının bu durumu beni daha da tahrik etti.
Bir ara delikanlı ile göz göze geldik, delikanlıya “sakin ol, sorun yok” anlamında hafif tebessüm edip gülümsedim. Delikanlı rahatlamış olacak ki, karıma biraz daha dayandı ve karım bana adeta itelendi. Karım kulağıma fısıldayarak,
“Aşkım inanmıyorum yaa… Biliyor musun, şu anda kalçalarımın arasında harika bir yarrak var!” dedi. Ben de,
“İyi ya işte, keyfini çıkar aşkım!” dedim.
Bunun üzerine karım delikanlı ile benim aramda kalçalarını oynatmaya başladı. Karım resmen dorukta idi.
Delikanlı bizden aldığı cesaretle ve havanın kararmış olmasından, otobüsün de tıklım tıklım olmasından faydalanarak bir elini aşağıya indirip karımın mini elbisesinin altına soktu.
O sırada karımın külodunu da çekiştirip hafif indirmiş. Karım sonradan anlattı. Delikanlı da ben de arada bir etrafa bakıyorduk, kimse farkında değildi… Bir an karım bana daha sıkı sarılıp kulağıma,
“Aşkım şimdi de sikini çıkardı ve götüme sokmaya çalışıyor!” dediğinde, çılgınca tahrik oldum ve
“Mımmm… Biraz bana doğru eğil istersen, rahat girsin. Zevkini çıkar aşkım!” dedim. Karım dediğimi yapıp tutunduğu kolumu pençelemiş, kalçalarını arkaya kıvırarak bastırıyor, dudaklarını ısırıyordu. Kulağına,
“Girdi mi?” diye sordum, ancak karım cevap bile veremedi. Delikanlı kollarımdaki karımın götünü resmen ayakta sikiyordu. Az sonra delikanlı gözlerime baka baka karımın götüne boşaldı. Tabi karım da kollarımda hafif hafif sarsılıyordu.
İneceğimiz durağa yaklaştığımızı karıma delikanlının da duyacağı şekilde haber verdim.
Delikanlı hemen toparlandı, fermuarını ve karımın külodunu yukarı çekti, bir şey olmamış gibi etrafına bakınmaya devam etti. Otobüs durakta durunca, zaten arka kapının oradaydık, hızlıca indik… Karım ayakta zor duruyor ve heyecandan nasıl titriyor, görmeniz gerek…
“Aşkım, oğlan içime boşaldı. Dölleri oluk oluk götümden küloduma akıyor!” dedi. Ben de terden sırılsıklam olmuştum,
“Aşkım amcama vardığımızda ilk iş olarak duş alalım. Hem otobüste nasıl canım çekti bilemezsin.
Senin o güzel götünü banyoda ben de sikeceğim!” dedim.
Amcamın evine geldiğimizde amcam bizi güler yüzle karşıladı. Ayaküstü karımla amcamı tanıştırdım, tokalaşıp öpüştüler. Sonra benimle tokalaşıp sarıldı ve
“Hayırdır? Bitkin görünüyorsunuz?” dedi. Karım da amcama,
“Kusura bakmayın, otobüs çok kalabalıktı da… Terledik, yorulduk. Hemen duş almalıyız.” dedi. Amcam da,
“Burası sizin eviniz gençler. Benden çekinmeyin sakın… Kendi evinizmiş gibi davranın, rahatınıza bakın!” dedi.
Karımla ben hemen banyoya gittik. Karım elbisesini çıkardığında gerçekten de götünden delikanlının dölleri süzülüyordu.
Ben de bir çırpıda soyundum ve karımla duşun altında öpüşmeye sevişmeye başladık. Karımı küvette domaltıp delikanlının genişlettiği götüne sabırsızca girdim ve yavaş yavaş sikmeye başladım.
Karım kendinden geçmiş, nerede olduğumuzu dahi unutmuş, yüksek sesle inliyordu.
Öyle ki kapının açılıp amcamın bize giyecek giysiler getirdiğini dahi fark etmedi. Amcam bana pardon işareti yaparak göz kırptı, hoşgörüyle gülümsedi.
Karım amcamı bir görse çığlığı basacak, sikiş olayımızı bitirecekti mutlaka… Aslında utanacağını zannetmiyordum ama en azından tedirgin olacaktı. Ben de olayın zevki yarıda kalmasın amacıyla sesimi çıkarmadım.
Almanların tabusuz utanmazlığına, çıplaklık ve sekse yatkınlığına alışkın olan amcamla aynı odada, aynı yatakta çok grup yapmıştım Alman kızlarıyla, alışkındım.
Hatta kendi birlikte yaşadığı Alman kadını bile bana ikram etmişliği vardı. Amcama şöyle bir gülümseyip istifimi bozmadan karımın götünü sikmeye devam ettim.
Amcam getirdiği giysileri bırakana kadar karımın çıplaklığını, benim girip çıkışlarımı yeteri kadar görmüş, ben götünü sikerken alttan elini uzatıp amını parmaklayan orospu karımın zevk inlemelerini, kısık feryatlarını dinlemişti.
Sessizce banyonun kapısını kapayıp çıktı…
Eskiden amcamla birlikte yaptığımız hovardalıklar, birlikte siktiğimiz sarışın Alman orospuları, karıcığım dediği Alman kadınıyla aynı yatakta yatmalarımız aklıma geldi, eski hatıralar depreşti amcamı görünce…
Aklıma o anlar geldikçe karımın götünü daha sert sikerek boşaldım. Sonra duşumuzu alıp kurulandık.
Amcamın az önce getirdiği giysilere baktım, bana şort ve tişört, karıma da incecik tül gecelik bırakmıştı. Ben şortu ve tişörtü giyip, karıma geceliği uzattım. Karım geceliği giyerek,
“Ne yani, ben böyle mi çıkıcam amcanın karşısına? Külotsuz sütyensiz, sadece gecelikle?” dedi.
“Aşkım amcamla arkadaş gibiyiz, rahat ol!” dedim. Karım,
“Bence sorun yok, fakat amcan beni bu halde görünce azarsa karışmam!” dedi. Ben de gülerek,
“Aşkım, adam elbiseleri getirdiğinde zaten yeterince azdırmışızdır!” dedim. Karım,
“Nasıl? Yoksa amcan sikişirken gördü mü bizi?” dedi. Gülerek,
“Gördü tabii… Tabi senin gözün benim yaraktan başka bir şey görmez haldeydin, sen görmedin geldiğini… Geceliği bırakıp çıkana kadar amcamın gözleri bayram etti!” dedim.
“Ne geniş adamsın kocacım… Adam amımı götümü gördü sen sikerken, öyle mi?” Elimi amcığına atıp,
“Sen de ne orospusun karıcım… Elin adamına otobüste götünü siktiriyorsun, amcam ben götünü sikerken gördü diye sıkılıyorsun. Bırak, adamcağız senin güzelliklerini görsün işte fena mı?” dedim. Gülüştük ve salona geçtik…
Dikkat ettim de amcamın önü resmen çadır kurmuştu. Oturup sohbet falan derken, amcamın hazırladığı masada bir şeyler atıştırdık. Karnımız doyunca amcam masayı toplamaya kalktı, fakat karım müsaade etmedi. Amcama,
“Burasının bizim evimiz olduğunu söylediniz, siz oturun ben toplarım!” dedi. Biz geçtik üçlü koltuğa oturduk. Karım tencere tabakla mutfağa gidince amcam bana,
“Bu kadar güzel ve seksi bir kızla evlendiğin için aferin sana! Bunu kutlayalım!” diyerek, Almanya'dan özel olarak getirdiği viskiyi ve çikolataları çıkardı, karımdan da mutfaktan bardak istedi.
Karım bardakları getirip ortamıza oturdu. Amcam bardakların hepsini doldurdu, kadehleri kaldırdık ve fondip yaptık. İkinci dublelerden sonra amcam karıma iltifatlar yağdırıyordu. Karım da bana,
“Aşkım amcan çok tatlı birisiymiş ya… Neden beni daha önce getirip tanıştırmadın. İyi ki gelmişiz!” diyerek ziyaretine geldiğimiz için memnuniyetini belirtti…
Muhabbet ilerledikçe ve viski şişesinin dibi görünmeye başladıkça karımla amcamın arasındaki samimiyet de artmış, konuşurken birbirlerine dokunmalar, birbirlerinin bacaklarına ellerini koymalar falan başlamıştı.
Amcam karımın bacağına elini koymuş, bana,
“Çok güzel karın var, çok şanslısın yeğen… Bak, karının güzelliğinin kıymetini bil, ona göre hakkını ver. Yoksa, beni bilirsin, elinden alıveririm!” dedi. Ben de,
“Bilmez miyim amca… Sen merak etme, karımın hakkını her şekilde veriyorum!” dedim.
Karım da amcamın yanağına bir öpücük kondurup cilveli cilveli kıkırdayarak,
“Ah, çok teşekkür ederim!” deyiverdi.
“Anlattı mı kocan sana, az beraber hovardalık yapmadık yeğenimle beraber!”
“Evet, anlata anlata bitiremedi. Sen yetiştirmişsin onu, öyle çılgın bir yeğenin var ki…”
Dönüp dudaklarıma bir öpücük kondurup eliyle sertleşmeye başlayan önümü şöyle bir avuçlayıverdi. Beklemiyordum bunu yapmasını, inleyerek elini tuttum.
“Ah, sen de az çılgın değilsin karıcım. Amca, harika bir kadınla evlenmişim ben…
Almanya'daki yaşantıyı aratmıyor bana, bir bilsen neler yapıyoruz beraber…”
Amcam muhabbetin gidişine daha bir neşelenmişti. Artan bir cesaretle karımın bacağını artık resmen okşuyordu.
Karım ürpererek dizini hafif kaldırınca incecik geceliği kasıklarına kadar sıyrılmış ve külotsuz amı hafiften görünmeye başlamıştı. Amcam bana,
“Hadi koçum, kadehlerimiz boşaldı. Viskileri doldur!” dedi. Ben de boş şişeyi gösterip,
“Bu bitti amca!” dedim.
“İçerden getir öyleyse, arkası var daha!” dedi.
“Tamam amca!” deyip gittim dolaptan viskiyi aldım geldim.
Geldiğimde amcam bir kolunu karımın boynuna dolamış, bir eli de bacaklarında, amına yakın yerlerde geziniyordu. Bu manzarayı görmek beni otobüsten daha fazla tahrik etmişti…
Hemen viskiyi açıp kadehleri doldurdum, biz amcamla fondip yaparken, karım artık yudum yudum gidiyordu. Bu karımın kafayı bulduğunun işaretiydi.
Sürekli erotik fıkralar anlatmaya ve gülmeye başlamıştı. Amcamın önüne bakıyordum, siki öyle bir kalkmıştı ki, şortundan fırlayacak gibi duruyordu. Amcam karıma,
“Nasıl gelinim, yeğenim seni yatakta mutlu ediyor mu?” dedi. Karım da,
“Tabi ediyor amcacığım!” dedi kıkırdayarak…
"Anlattı mı sana Almanya'ya geldiğinde kırdığımız cevizleri? Amcasına çekmiş piç, çok sikicidir senin kocan…“ Karım gözlerini süzüp bana baktı,
"Biliyorum, hepsini anlattı amcacım… İkiniz beraber Alman yengesini bile halletmişsiniz aynı yatakta…” Dönüp amcama baktı aynı şehvetli bakışlarla…
“Sizi de anlattı. Siz de az değilmişsiniz sikicilikte… Hatta bir kaç gömlek fazlanız varmış”
İçtiği viskiler etkisini göstermeye başlamış, üzerindeki içini olduğu gibi gösteren transparan gecelikle iyice rahatlayıp yayılmıştı karım… Utanma sıkılma yoktu, duvarlar yıkılmıştı.
Amcam karımın geceliğini biraz daha yukarı kaldırdı, elini karımın amının üzerine koyup okşayarak,
“Sen de çok seksisin, çok güzelsin gelin kızım. Peki, yeğenim burayı, bu güzelliği yaladı mı hiç?” dedi.
Karım amının okşanmasının verdiği zevkle inlemekten daha bir şey söyleyemeden ben cevap verdim ve
“Yalamaz mıyım hiç amca? Karımın harika tatlı, bal kaymak amı var, yalamaya doyamazsın!” dedim.
Artık muhabbet hep belden aşağı olmuştu ve üçümüz de amlı sikli konuşuyorduk…
Bir süre sonra amcam artık karımın amını resmen okşuyordu, karım da koltuğa yaslanmış, hafif hafif inliyordu. Amcam karıma,
“Banyoda harika domalmıştın, çok güzel alıyordun…” dedi. Karım da,
“Siz de harika okşuyorsunuz!” dedi. “Beni bitiriyorsunuz”
Karımın pembe dudaklı amının içinden akan zevk sularını görebiliyordum.
Amcam karımın ıslak amının dudaklarını iki parmağıyla ayırıp, ıslatarak kayganlaştırdığı parmaklarıyla kabarmış klitorisini okşamaya başladı.
Karım artık resmen sesli sesli inliyordu ve bir elini benim sikime, diğer elini de amcamın sikine atıp siklerimizi dışarı çıkarıp sıvazlamaya başladı.
Amcam birden şortunu çıkarıp,
“Bu harika götü bir de ben sikeyim!” diyerek karımı belinden kavradığı gibi kucağına ters, sırtı amcama gelecek şekilde oturtuverdi. Karım da amcama,
“Bu bugün götten yiyeceğim üçüncü yarrak olacak!” diyerek biraz kalktı ve bir eliyle amcamın yarrağını götüne denk getirip yavaş yavaş oturdu.
Köküne kadar aldıktan sonra inip kalkmaya başladı. Ben de karımın önüne geçip, iyice açılmış ve ıslanmış amını yalamaya başladım. Karımın götünde amcamın yarağı, amında benim dilim, bağıra bağıra inliyor, deli gibi zıplıyordu…
Karımın titreyerek boşalmasından sonra amcam karımı sikinden indirdi ve koltuğa sırtüstü uzattı. Bana,
“Sen ağzına ver, biraz da ben yalayım amını, bu gece yarrak delisi yapalım küçük orospu karını!” dedi.
Ben bana denileni yaptım ve şortumu çıkarıp sikimi karımın ağzına verdim.
Amcam karımın amına yumuldu ve deli gibi yalamaya başladı, resmen diliyle sikiyordu.
Karım da benim sikimi deli gibi yalarken, bir yandan da amcamın saçlarından tutmuş amına bastırıyordu. Çok geçmeden karım amcamın ağzına boşalmıştı bile. Karım sikimi ağzından çıkardı ve
“Aşkım amcan amımı daha güzel yalıyor, bitirdi beni!” dedi.
Amcam bu sözleri duyunca karımın amının sularını yalayarak, dilini hiç boşta bırakmadan göbeğini ve memelerini yalayarak emerek yukarı çıktı ve karımın dudaklarına geldi ve öpüşmeye başladılar.
Öpüşürken amcam karımın amına öyle bir koydu ki, karım çığlığı bastı ve bacaklarını amcamın beline dolayıp, tamamen kenetlendiler.
Bana izlemekten başka yapacak bir şey kalmamıştı, amcam karımı sikerken ben de viskimi doldurdum ve izlemeye başladım…
Amcam boşalmak bilmiyor ve tempolu bir şekilde karımın amını sikiyor, sikerken de dudaklarını emiyordu.
Amcam abartısız yarım saate yakın karımın amını siktikten sonra birden hırlayarak ve iniltilerle karıma öyle bir kenetlendi kaldı ki, karımın suyunu çıkaracak sandım.
Amcam inleye inleye karımın amına boşalıyordu. Karımın bacaklarının titremesinden onun da orgazm olduğu belli oluyordu. Amcamın boşalması bittiğinde bir süre karımın üzerinde yığılı kaldı.
Soluklanıp kendine gelince kalktı ve karımın dudaklarına bir öpücük kondurup,
“Hayatımda siktiğim en güzel kadın sen oldun!” dedi. Karım da,
“Olgun erkekler iyi siker derlerdi, bunun gerçek olduğunu sayende öğrendim!” dedi.
Amcam sikini sallaya sallya banyoya yıkamaya giderken, karım,
“Hadi gel kocacığım, sıra sende!” dedi. Ben de,
“Hayır aşkım, amcam banyodan çıkınca sen de bir duş al, sonra hep birlikte yatak odasına geçelim, amcam götünü sikerken ben de aynı anda amını sikmek istiyorum!” dedim.
Amcamdan sonra karım banyoya girdi, yıkanıp geldi ve
“Hadi o zaman!” dedi.
Karımı kucakladığım gibi yatak odasına geçtik. Amcamla birlikte karımın yalanmadık yerini bırakmadık.
Sonra karımı tost yaptık, amcam karımın götünü sikerken ben de amını siktim.
O gece sabaha kadar çılgınlar gibi sikiştik. Sonra da sızmış uyumuşuz…
Ne kadar uyuduk bilmiyorum, uyandığımda yatakta yalnız başımaydım ve salondan sesler, inlemeler geliyordu.
Gidip baktım, amcam karımı halıya sırtüstü yatırmış, çarmıha gerer şekilde ellerini ve kollarını koltukların ayaklarına bağlamış, karımı inleterek amını yalıyordu.
Karım çıldırmış gibi orgazm oluyor ve sanki işercesine boşalıyor, amının suları resmen etrafa fışkırıyordu. Amcama,
“Yeter! Yeter bu kadar! Hadi sik artık!” diye yalvarıyordu.
Amcam karımı dinlemiyor, yalamaya devam ediyordu. Ben de yanlarına gidip,
“Amca daha fazla yalvartma karımı, sik artık!” dedim. Amcam karımın vıcık vıcık amına bir koydu ki, karım derin bir
“Ooohhhhhh!” çekti. Amcam karımın amını sikerken ben de karımın ağzına verdim. Daha sonra amcam karımın amına, ben de ağzına yüzüne boşaldım…
Sonra da karımı çözüp üçümüz banyoya girip yıkandık ve kahvaltı yaptık. O hafta sonu amcamda kaldık ve sınırsızca sikiştik....