wallacepolsom
$LAYYYTER
almost home
Sade Olutola
ojovivo

tannertan36
Show & Tell

izzy's playlists!

祝日 / Permanent Vacation
we're not kids anymore.

oozey mess
KIROKAZE
art blog(derogatory)

#extradirty
tumblr dot com

Origami Around
No title available
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

ellievsbear

★
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from Côte d’Ivoire
seen from Australia
seen from United States

seen from United States
seen from United Arab Emirates

seen from Italy

seen from Malaysia

seen from Germany

seen from Germany
seen from Thailand
seen from India
seen from United States

seen from Germany

seen from United Kingdom
seen from Venezuela
seen from Türkiye
@ahmetokan1
Lips
Üç küçüğü milli
Bir gün sabahtan kocamı işe gönderdim. Benim de birkaç parça bir şeyler almak için erkenden çarşıya gitmem gerekiyordu. Ancak orada, o karmaşada arabayı park edecek yer bulamam diye otobüsle gitmeye karar verdim. Evden çıktım ve durağa gittim. Birinci otobüse kalabalık yüzünden binemedim. İkincisine de… Ama üçüncü geldiğinde bu saatte otobüsler demek ki böyle diyerek kalabalığa karışarak ben de itiş kakış bindim. Sanki özel arabamla gidecekmişim gibi giyindiğime pişman olmuştum bile… Üzerimde ince kumaştan mini dekolte bir elbise, yüksek topuklu iskarpinler, siyah ince külotlu çoraplar… Kapı zar zor kapandığında ben neredeyse otobüsün ortalarına kadar ilerleyebilmiştim. Ama o kadar kalabalıktı ki… İnsanlar ayakta balık istifi gibi neredeyse üç dört sıra olmuşlardı. Bir süre yol aldıktan sonra, arkamda bacaklarımın arasında bir sertlik hissettim. Sinirle arkama dönüp baktığımda sinirim geçti. Çünkü arkamda bana sırtı dönük bir lise öğrencisi vardı. Elindeki çantasının köşesi benim bacaklarıma değiyordu. Bundan çocuğun bile haberi yoktu. Az sonra çantanın köşesi otobüsünde sallanmasıyla arkamdan önüme kadar tüm bacak arama sürter olmuştu. Hoşuma gitmeye başlamıştı. Ne de olsa çantanın sahibi dahil kimse farkında değildi olayın… Bir ara çanta tam arka deliğimin hizasında durdu. Ben de kendimi bastırıyordum artık çantaya… Ancak o an bir şey fark ettim. Otobüs bir duraktan yolcu almak için durmuştu. Ancak çanta hala arkama bastırıyordu. Demek ki yumurcak bunu bilerek yapıyordu. En fazla lise bir öğrencisi bu çocuk sabah sabah beni çantasıyla sırılsıklam yapmıştı. Otobüs yeniden hareket ettiğinde bu kez sol kalçamda bir el hissettim. Dönüp baktığımda, kalçamı elleyenin çanta sahibi çocuğun yanındaki arkadaşı olduğunu gördüm. Elini ters çevirmiş, kalçamın sol tarafını avuçlamaya çalışıyordu. Çantanın sürtmesiyle ıslanan kadınlığım tepki vermeme engel oldu. Aksine hoşuma gitmişti ellenmek, kalçamı okşayan elin sıcaklığı… Çok geçmeden kalçamın sağ tarafına da bir el daha yanaştı. Üçüncü arkadaşları da olaya girmişti. Bunlar üç talebe resmen beni elliyor, taciz ediyorlardı. Popomun iki tarafında birer el ve durmadan arkama baskı yapan bir çanta… Hatta çantanın baskısıyla iç çamaşırımın küçük bir parçası kalçalarımın arasına sıkışmıştı. Gözlerim kaymaya başladı zevkten… Kendimi tutmak için dudaklarımı ısırıyordum. Dayanamayacağımı, yavaş yavaş orgazma yaklaştığımı anlayınca korktum. Orgazm olurken kendimi kaybeder, mutlaka ses çıkarır, en azından yüksek sesle inlerdim. Bunu göze alamazdım. Rezil olmamak için ilk durakta telaşla, insanlara çarpa çarpa kapıya yaklaşıp kendimi otobüsten aşağı attım. Derin bir nefes alıp kendime gelmeye, üstüme başıma çeki düzen vermeye çalıştım. Aslında ineceğim durağa epey vardı. Tam bir taksi çağıracaktım ki, bir de baktım bizim üç afacan da otobüsten inmişler, koşarak bana doğru geliyorlar. Temiz yüzlü, efendi tipli çocuklardı. Otobüste bana yaptıkları sarkıntılığı bunların yaptığına kimse inanmazdı. Direkt yanıma geldiler. Meraklanmaya başlamıştım. Ne yapmak istiyordu bunlar böyle? Etrafıma bakındım… Kalabalık… Herkes bir telaş sağa sola koşturup duruyor. Bu kalabalıkta bir zarar veremezler bana… Rahatladım. İçlerinden bir tanesi, “Merhaba…” dedi. Ben de, “Merhaba” dedim. “Ne oldu, ne var çocuklar? Az önce bana yaptıklarınız yetmedi mi?” İçlerinden bir tanesi utana sıkıla, “Şeyy… Özür dileriz.” Durdu, sonra cesaretini toplamış gibi bir nefeste, “Kaç para?” diye sordu. Mutsuz Orospu Bu soru karşısında resmen şok olmuştum. Kulaklarıma inanamıyordum. Benim tacizlerine ses çıkarmamamı yanlış yorumlamışlar, beni para karşılığı kendini satan bir fahişe zannetmişlerdi. Önce yüzüm kızardı, tersleyecektim. Ama sonra şeytan engel oldu bunu yapmama… Az önce ellenip taciz edilmem yeterince tahrik etmişti beni… Bacaklarımın arası sırılsıklamdı. Kendimi her şeye hazır hissediyordum. Kendimi çabuk toparlayıp muzurca gülümsedim ve “Asıl sizin kaç paranız var bakalım? ” dedim. Bunlar hemen aralarında konuşmaya başladı. Sanırım para hesabı yapıyorlardı. Kısa bir görüşme sonrası neticeyi söylediler, “Elli liramız var…” Gülümsedim. Acemiler, benim gibi bir kadın için yeterli olduğunu düşünüyorlardı herhalde bu paranın… Umurumda değildi zaten söyleyecekleri rakam… Ne söyleseler kabul edecektim… “İyi tamam o zaman… Nereye gideceğiz?” dedim. Bir tanesinin anne ve babası çalıştığı için evleri akşama kadar boş oluyormuş. Onlara gidebileceğimizi söylediklerinde, “Haydi o zaman, işimize bakalım, bir an önce gidelim.” dedim. Kendime, yaptığım şeye inanamıyordum. Tamam, kocamdan önce, sonra epey erkekle beraber olmuştum, kocamı boynuzlamıştım. Ama ilk defa bu işi parayla, pazarlıkla yapmak üzereydim. Hem de üç lise öğrencisiyle… Bir taksiye atlayıp evlerine gittik. Üçü de susup oturdular takside… Heyecanları yüzlerinden belli oluyordu. Hayatlarında bir ilk yaşıyorlardı onlar da… Gittiğimiz çocuğun evi bahçe içinde, güzel bir evdi. İçeriye girdik. Sanki profesyonel bir fahişeymişim gibi davranmaya çalışarak, “Yatak odası nerede?” diye sordum. Ev sahibi oğlanın gösterdiği odaya girerken, “Siz dışarı çıkın ben çağıracağım” dedim. Mutsuz Orospu Aynanın karşısında soyunmaya başladım. Üzerimde sadece külotum kalmıştı. Aynada kendime baktım. Fena değildi. Kendime bakmanın, sporun, rejimin yararlarını görüyordum şimdi… Güzel, biçimli bir kadın vardı aynada… Makyajımı tazeleyip saçımı fırçaladım, yatağa uzandım. Boş gözlerle tavana, etrafa, bu yabancı yatak odasına, eşyalara bakıyor, olanlara inanamıyordum. Resmen fahişelik yapıyordum. Hem de elli liraya… Beş dakika kadar bunları düşündükten sonra dışarıya, “Biriniz gelsin…” diye seslendim. Çocuklardan biri içeri geldi. Hala üzerinde lacivert ceket, gri pantolon, kravatlı okul kıyafeti vardı. Gülümsedim. “Neden soyunmadın sen bakalım daha?” dedim. Bunun üzerine çocuk telaşla soyunmaya başladı. Benden çok utanıyordu. Az sonra eliyle heyecandan yarı sertleşmiş sikini kapatmaya çalışarak ayakta duruyordu karşımda… Elimi uzatıp yanıma gelmesini işaret ettim. Geldi. Sikini kapatan elini tutup yanıma çektim. Çırılçıplak yanıma uzandı. Benimle beraber tavana bakıyordu. Bir kolumun üzerinde doğruldum ve çocuğun göğsünü okşamaya başladım. İşaret parmağımla daireler çiziyordum. Yavaşça elimi erkekliğine götürüp kavradım ve okşamaya başladım hafifçe… Bunu yaparken adını sordum. Sikini okşamamdan aldığı zevkle kıvranarak, “Ayhan…” dedi. Eğilip dudaklarından öptüm. Kırmızı rujum dudaklarına bulaşmıştı… Tekrar öptüm. Güzeldi dudaklarının tadı… “Kaç yaşındasın Ayhan?” “Onaltı…” Bunları konuşurken bir yandan da parmaklarımın arasındaki aleti iyice kalkıyordu. “Sizin adınız ne?” diye sordu merakla… “Gül…” dedim. “Peki kaç kızla yattın bugüne kadar?” “Hiç…” dedi. “Hepimizin ilk olacak…” Bu hoşuma gitmişti. Üç ufaklık da benimle milli olacaklardı. Onlara muhteşem bir ilk yaşatmaya karar verdim. Dudaklarını iyice somurduktan sonra öpe öpe aşağıya kayıp organına yaklaştım. Çok yavaş hareket ediyordum. Baş tarafını bir kere yalayıp tadına baktım önce. Fena değildi. Sonra dilimi bir kaç kere gövdesinde gezdirdim. Ardından sadece baş tarafının ön kısmını ağzıma soktum ve emmeye başladım yavaşça. İyice sertleşmişti. Bir yandan da elimle aşağı yukarı yapıyordum. Mutsuz Orospu Bu şekilde iki üç dakika emdikten sonra birden ve sert bir şekilde hepsini ağzıma aldım. Dudaklarım kasıklarına yapıştığında elinde olmayarak derin bir “Oohh…” çekti çocuk… ”Gül ablaa…” Sonra başımı aşağı yukarı hareket ettirmeye başladım. Tüm gücümle emerek yukarı çıkıyor, baş tarafına geldiğimde dilimi üç dört tur ucunda çeviriyor sonra yine emerek aşağıya kadar iniyordum. Sağ elimle başım yukarıdayken boşta kalan kısımlarını okşuyor, sol elimle de yumurtalıklarını çok hafifçe sıkıp bırakıyordum. Dilime ucundan bir damla sıvı geldiğinde çok yaklaştığını anladım. Kıvranıyordu. “Ohhh… Abla, ben geliyorum galiba…” dedi. Aletini ağzımdan çıkarmadan evet anlamında başımı salladım ve sadece erkekliğin baş tarafını emmeye başladım. Dilimi de baş tarafının altında ki o tatlı girintiye getirip usulca yalamaya başladım. Ama sağ elim motor gibi hızlı mastürbasyon yapıyor, sol elimle de yumurtalıklarını okşuyordum. Sanki sağıyordum onu. Artık dayanamadı ve ilk fışkırması boğazıma çarptı. Dilim başının altında olduğunda her fışkırmasında direk olarak yutuyordum. Beş altı fışkırmadan sonra kısa bir süre daha yaladım ve ağzımdan çıkardım. Tertemizdi… Tamamen emerek yutmuştum onu… “Hoşuna gitti mi?” diye sorduğumda nefes nefese evet anlamında başını salladı. “Haydi bakalım git ve sıradaki arkadaşını çağır” dedim. Beş dakika sonra ağzımda başka bir afacan vardı. Üçünü de sırayla aynı şekilde, aynı tarzda ağzıma boşalttım. Ben daha hiç boşalmamış resmen kuduruyordum. Boşalan dışarıya çıkıyordu. Üçüncüyü de boşalttıktan sonra sırtüstü yatıp biraz dinlendim. Elimi külodumun içine attım, parmaklarım su içinde kaldı. İyice azmıştım, kıvranıyordum. Baktım gelen giden yok, “Neredesiniz çocuklar?” diye seslendiğimde üçü birden odaya geldi. Hepsi çırılçıplaktı. Erkekliklerine baktım. Ayhan boşaldıktan sonra diğerlerine nazaran daha çabuk sertleşmişti. Bacaklarımı açıp ona “Haydi gel canım…“ dedim. Diğerleri odadan çıkmaya hazırlanırken, “Hayır, çıkmanıza gerek yok. Kalabilirsiniz… Bizi seyredin işte, nasıl yapacağınızı öğrenirsiniz bize bakarak…” dedim gülümseyerek… Bunu üzerine yatağın yanında durup Ayhan’la ikimizi seyretmeye başladılar. Ayhan beceriksizce içime sokmaya çalışıyor ama hizasına bile getiremiyordu. Canım benim… Elimle yardımcı oldum ona… Mutsuz Orospu “Haydi sok şimdi aşkım…” dedim. Birden yüklendi, körpe ama uzunca sikini bir hamlede benim otobüsten beri akan sularımdan kayganlaşmış amıma gömdü. Bu sefer içten gelen bir inleme benim dudaklarımdan döküldü, “Ohhhh…” diye inleyerek bacaklarımı iyice açıp bacaklarına doladım ve ellerimle de kalçalarını avuçlayıp kendime daha çok bastırmaya başladım. Özellikle kalçalarını içime ittiğinde minik poposunu avuçluyordum. Daha önce bir kere ağzıma boşaldığından iyi dayanıyordu. Zevkten yarı kapalı gözlerimi açıp baktığımda, diğer oğlanların kalkmış siklerini okşayarak bizi izlediklerini gördüm. Şehvetle parlayan gözlerini kırpmaya korkarak benim sikişmemi izliyorlardı. İlk orgazmımı o anda yaşadım. Bacaklarımı sarıp hırsla kalçalarını kendime çektim. Feryat kopararak boşalmaya başladım. ”Ahhhh… Geliyorum… Ohhh… Çok güzel… Hadi… Sik beni… Pompala… Böyle… İşte böyle…” diye diye kalçalarım inip kalkıyor, yatağı dövüyordu. Ayhan da bana ayak uydurmaya çalışıp zevkten dudaklarını ısırırken o da içime patladı. Kasıklarımı sıkıp gevşeterek içimde sikini sağıyor, aldığı zevki yükseltmeye çalışıyordum. Döllerini akıtması bitince kalktı ve yerine hemen Murat geçti. Onu da aynı şekilde boşalttıktan sonra Altan aldı sırayı ikinci ve en şiddetli orgazmımı Altan’la, yine bağıra çağıra yaşadım. Nefes nefeseydim. Bir sigara yaktım yatakta… Çocuklara da verdim. “Ee? İstediğiniz oldu mu? Bir ağzımdan, bir de kadınlığımdan becerdiniz beni…” dedim. Murat, “Pek değil…” dedi. “Nasıl yani? Daha ne istiyorsunuz?” “Arkadan da yapalım… Filmlerde hep görüyoruz. Onu da öğret bize…” “Peki, yapalım bakalım afacanlar…” dedim gülümseyerek… Sigaramı söndürüp yatağa yüzükoyun yattım. Kalçalarımı havaya kaldırıp iki yana salladım beklentiyle… “Haydi bakalım kim gelecekse gelsin önce…” dedim. Murat kalktı. “Ama bak, dediklerimi harfi harfine yapacaksın yoksa canım yanar” dedim. “Tamam…” dedi. Elini tutup önüme geçmesini sağladım. Sikini güzelce, ıslak ıslak yaladım, ıslattım. Sonra arkaya gönderdim onu… Arkama geçip üzerime eğildi. Sağ avucumu dilimle iyice tükürükleyerek uzatıp arkamı da ıslattım ve erkekliğini tutup arkama dayadım. Sonra elimi çektim. “Şimdi hafifçe bastır…” dedim. Biraz itince canım yandı. İkimiz de nefes nefeseydik ve öbür iki ufaklık heyecanla bizi seyrediyorlardı. “Dur! Canım yandı. Geri çek biraz…” “Tamam.” “Haydi bir daha dene. Ama yavaşça…” Bu arada kendimi iyice gevşettim ve kalçamı havaya kaldırdım. Yeniden ittiğinde çok canım yandı. “Ahhhhh dur dur dur. Bekle, sakın itme daha. Çıkarma da ama, o şekilde bekle.” “Tamam bekliyorum. Durdum.” Başı girmişti birden. Deliğimin alışmasını bekliyordum. Yaklaşık 30 saniye bu şekilde kaldık. Sonra; “Tamam yavaşça it şimdi.” Biraz daha ilerledi arkamda. “Dur canım yanıyor. Biraz geri çek ve yeniden it ama bundan fazla ileri sokma.” “Tamam Gül Abla, anladım.” Abla demesine gülesim geldi bir ara. Hem abla diyor hem arkadan beceriyor… Dediğimi yaptı. Sürekli yönlendiriyordum erkeğimi… Sikicimi… “Tamam şimdi biraz daha sok…” ”Evet yine çek… Islat biraz sikini, buraya kadar yeniden sok…” ”Evet bu şekilde biraz devam et. Ama daha fazla ilerleme.” ”Evet… Böyle işte… Daha fazla ilerlemeden sok çıkar.” Bu şekilde en az iki üç dakika geçti. İki kez boşaldığından uzun sürüyordu. “Haydi bakalım şimdi yavaşça hepsini sok.” “Hepsini birden mi?” “Evet ama yavaşça… Her an durmanı söyleyebilirim.” Milim milim dibimi buldu. Kasıkları popomun yanaklarına yapışmıştı artık… “Ahhh… Offff… Dur, bekle şimdi…. Canım çok yanıyor. Hiç hareket etme.” İşaret parmağımı büküp acıdan ısırdığımı hatırlıyorum. Çocuk her dediğimi yapıyordu. Bir süre bekledik o şekilde… Sızının azaldığını hissedince popomun yanaklarını sıkıp gevşetmeye başladım. “Haydi yavaşça sok çıkart şimdi. Ama içimden tamamen çıkarmadan…” “Tamam.” Yavaşça dediklerimi yapmaya başladı. Çektiğim acı yerini güzel bir dolgunluk hissine bırakmıştı. “Güzel mi Murat? İstediğin oldu mu? Memnun musun?” “Evet evet… Harika bu… Sımsıkı burası… Senin de hoşuna gidiyor mu Gül abla?” “Evet. Hoşuma gidiyor… Sikin zevk veriyor bana… Hadi, biraz daha hızlanabilirsin şimdi… ” Murat temposunu daha da yükseltti. Şimdi erkekliği bir piston gibi girip çıkıyordu arkama… İttirdikçe kasıkları kalçalarımı yoğuruyor, eziyordu. Bense popomu iyice havaya dikmiş, sıkıp gevşetiyordum. Sokup çıkarmalarının arasında bu hareketim ufaklığa ekstradan bir zevk veriyordu. Bense acıdan ısırdığım parmağımı artık zevkten emer yalar hale gelmiştim. Orta yaşlı bir kadın, küçük bir çocuğun altında arkadan beceriliyordu… Sonunda Murat, sertçe dipleyip kaldı öyle. İlk fışkırtmasını içimde bir yerlerimde hissettim, hiç içimden çıkmadan oluk oluk akıtıyordu. Boşalması bitince yavaş yavaş içimden çıktı. Arkamda bir an bir rahatlık hissettim. Ama bu his fazla uzun sürmedi çünkü öbür iki ufaklık da öğrettiğim şekilde, sırayla, beni arkadan yaptılar. Üçüncü parti de bittikten sonra birer sigara daha yaktık. Ben boşalmıştım ama istediğim gibi olmamıştı. Hep afacanları memnun etmek için, sevişmeyi onlara öğretmek için uğraşmıştım. Sigaram bitince onlara; “Bugün hep ben sizi memnun ettim. Bir orospu olarak paranızı hak etmek için ne derseniz yaptım. Şimdi de benim istediğim gibi yapacağız bir kere…” ”Hayır, sen orospu değilsin… Bizim Gül ablamızsın sen…” dediler bir ağızdan… Güldüm. Üçünü de yatağın kenarına oturttum. Yere çömelerek ortada oturanı ağzıma aldım. Diğerlerini de, sağ ve sol elimle kavrayıp sıvazlamaya başladım. Zaman zaman diğerlerini de ağzıma alıyor, beş altı kere ağzıma alıp emdikten sonra hemen diğerine geçiyordum. Mutsuz Orospu Erkeklikleri iyice sertleşince, Ayhan’ a yatağa yatmasını söyledim. Yatınca, sol elimle erkekliğinin dibinden tutup kadınlığıma hizaladım ve yavaşça oturmaya başladım. Kasıklarımız birleşene kadar diplediğimde bir süre bekledim. Sonra eğilip miniğimin dudaklarını emmeye başladım. Bir yandan da hafifçe oturup kalkıyordum üzerinde… Az sonra inip kalkmamı durdurup, belimi daha da çukurlaştırıp zaten çıkık olan kalçalarımı daha da açtım. Bizi seyretmekte olan diğerlerine dönüp, “Murat haydi arkama gel sen de…” dedikten sonra altımdaki Ayhan’ın üzerine bir kurbağa gibi bükülüp, Murat’ ın arkama sokmasını bir kurbanlık koyun edasıyla beklemeye başladım. Dizlerinin üzerinde arkama yaklaştı. Erkekliğini kaba etlerimde hissedince irkildim ama buna rağmen elimi yandan dolaştırıp penisini yakaladım ve arkama hizaladım. “Haydi yavaşça sok bakalım.” dedim. Zaten kısa bir süre önce üçü de arkamdan yaptığı için hala esnekti. Girmesi zor olmayacaktı. Soktuğunda buna rağmen canım yandı. Ama dibimi bulduğunda hemen zevk almaya başladım. Tabii bu arada Ayhan altımda ve içimdeydi. Arkamdaki organ tam içime yerleşip de ilk acısı geçtikten sonra kalçamı hafiften indirip kaldırmaya başladım. Artık hem önümde hem arkamda birer penis vardı. Önümdekini içime alıp çıkarmaya başladığımda, arkamdakine de “Haydi sen de başla…” dedim. O da sokup çıkarmaya başladı arkama… Müthiş zevk alıyordum. Minikler beni sandviç yapmışlardı. O anda diğerine dönüp önüme diz çöküp ağzıma vermesini söyledim. O da yerini aldığında başımı hafiften sola çevirip, ön ve arkamdan aldığım zevkle, yutarcasına ağzıma aldım. Her üç deliğimde de birer afacan vardı şimdi. Müthiş bir tempo yakalamıştık. Altımdakini sanki ben beceriyormuşçasına hırsla üzerinde inip kalkıyordum. Arkamdaki ise resmen beni çatır çatır beceriyordu. Ağzımdakini gerçek anlamda somuruyor, emiyor, yalıyor, öpüyordum. Bu durum ve tempo en az onbeş dakika sürdü. Beynim durmuş, sadece düzülmenin verdiği zevki hissediyordum. Zevk çığlıklarıma engel olamaz hale gelmiştim. Orgazm adım adım geliyordu. Bir anda gözlerim karardı, başım uğuldamaya başladı, “Geliyorum! Haydi çocuklar! Haydi erkeklerim… Daha hızlı… Geliyorum! Geliyorum!” diye bağırmaya başladığımı hatırlıyorum. Kendimi altımdakine daha çok bastırıp kalçamı çalkalamaya başladığımda, saç telimden ayak tırnaklarıma kadar zangır zangır titremeye başladım. Korkunç bir orgazm yaşıyordum. O anda altımdaki de boşalmaya başladı. Hemen ardından arkamdaki bir bomba gibi patladı arkama. Benim orgazmımın sonuna doğru ağzımdaki de haykırarak ağzıma patladı. Onu da resmen içip bitirdim son damlasına kadar. Orgazmın verdiği sarhoşluk üzerimden kalkınca, kalkıp duş aldım, giyindim. Küçük sevgililerimi birer birer dudaklarından öptüm. Ve evden dışarı attım kendimi… Çarşıyı falan boş verip yorgun argın eve döndüm. Ancak gece uyumaya hazırlanırken aklıma gelen bir şey, küçük bir tebessüm etmeme neden oldu. Nasıl bir fahişeysem… Hayatlarındaki ilk sevişmeyi yaşattığım çocuklardan parayı almayı unutmuştum…
#sometimes you need to air out the kitty
VALERIE P
Çılgın Çiftle
es degısme seklınde eslı bırlıktelık yasadıgım olgun cıftler karı koca olarak takılırlardı grup evlı seks yaptıgım kısılerdı. Maddı olarak cok yuksek gelırlı kısılerdı hayatında ulasamadıkları hıc bır sey yoktu artık degısık zevkler arayısında olan kısılerdı onlarla guzel bır toplu seks yaptık keyıflı ve zevk verıcıydı gercekten.
Evlerıne dekorasyon ıslerı yapmıstım bu sekılde tanıstım onlarla. Bır gun evlerıne gıttıgımde kendıne cok guzel makyaj yapmıstı 55 yasını gecmıs kadın daha 25 yasında gorunuyordu.
Bıraz konusup sohbet etmeye basladık bana es degıstırme nasıl yapıyorlar dıye soru sordu, aslında farklılık yapmak guzel bır sey dedı. Acık acık bende yapmak ıstıyorum dedı, bana zarf attı.
Bende super olurdu bende ısterdım dedım, ama bır sorunum vardı, ben evlı degıldım. Nurten hanım bır tane kadın ayarla gel dedı. Dıs ortamlara takılan bır bayan buldum onunla konustum olur dedı. Benım amacım Nurten hanıma dosemektı sadece cunku ondan cok etkılenmıstım aklımdaydı.
Kadını alıp Nurten hanıma gıttık. Kadın kadını tanır derler ya, bu kadın cok ateslı galıba kocamı bastan cıkarır dedı ve kahkahalar attık. Aksam ıcın konustuk.
Aksam ustu kapılarını caldık, kapıyı Murat bey actı, Murat bey Nurten hanımdan 10 yas buyuktu dıye bılıyordum ama karsımdakı adam yaslı ama cokmemıstı. Bu benım getırdıgım hatunu evıre cevıre becerırdı, ıcımden guldum. Murat bey hemen kadının elını egılıp optu.
cok guzel bır bayanmıs deyıp hemen yavsamaya basladı. neredeyse adam kapıda kadını becerecektı. İcerı oturduk Nurten hanım geldı, dudagımdan operek hos geldın dedı Murat olaya hemen basladı kadını ayaga kaldırdı ve dudaklarından opmeye basladı.
Nurten hanım yanıma yanastı ve kucagıma oturdu. Dudaklarımı emmeye basladı, bende ortama ayak uydurmak zorundaydım tabı. Seks partısı baslamıstı.
Yatak odalarına bayanları kucaklayarak gectık. Kadın opusmeye devam edıyor Murat bey aletını cıkarıp kadının elıne vermıs, kadın da olaya kendını kaptırmıstı artık.Ben Nurten hanımı yatırdım harıkaydı. Boydan elbısesını cıkarma dedım.
Yataga uzatıp alttan seftalısıne dogru ulasıyor ufak dıl hareketlerı ıle bacaklarından baslayıp on delıgıne dogru ılerlıyordum. Nurten hanım of cok guzelmıs ya dıyordu. Nurten hanımın dantellı beyaz kulotuna ulasmıstım olgun bıraz kırısık seftalısını yalamaya basladım.
Kafam Nurten’ın etegın ıcerısınde oldugu ıcın Kadın ıle Murat bey ne yapıyordu goremıyordum ama kadının ınıleme seslerı gelmeye baslamıstı.
Nurten uzerıne almak ıstedı benı, kafamı kaldırdıgımda Murat kadının seftalısını yapısmıs vatoz gıbı ıcıne cekıyor kadın kendınden gecıyordu. Keyıflerı yerındeydı. Ben Nurten’ın seftalısıne sokmaya basladım, on delıgıne gıdıp gelıyordum o sırada bosaldım. Nurten gogus uclarımı emmeye calısıyordu ıcımden cıkmamı ıstedı sonra domaldı kıcını ve seftalısını yalamamı ıstedı.
Kadın da Murat beyın aletını emıyordu bende bosalttıgım seftalıyı yalamak ıcın domalan Nurten hanımı seftalısını gotunden yalamaya basladım.
Ara sıra memnun olsun dıye arka delıgıne de dılımı sokuyordum. Domalarak becermemı ıstedı Murat bey de kadını yatırmıs seftalısıne sokmaya baslamıstı.
Bende Nurten hanımı domalma seklıne sokup aletımı sokup dosemeye basladım. Murat kadının ateslı seks durumuna dayanamamıs bosalmıstı gobegıne, dudaklarından opuyordu.
Murat bosalınca karısına hadı sende bırak artık adamı bosalsın canım dedı. Murat kadının memelerını tadını cıkararak emıyordu cunku Nurten hanımın memelerı burusmustu. Sonunda bosalmamı ıstedı Nurten hanım nerene bosalmamı ıstersın dıye sordum hemen donup burusuk memelerını uzattı bende memelerıne bosaldım sonra penısımı yalayarak temızledı.
Azgın Türbanlı
Slm arkadaşlar. Ben Balıkesirden Hakan. Bundan bir süre önce arkadaşımın verdiği bir kadının telefon numarasını aradım. Esra adında bir kadın açtı telefonu. Sesi çok güzeldi.
Kendimi tanıttım ve onunla tanışmak istediğimi söyledim. Ama Esra beni tersleyip, "Ben evli bir kadınım, beni birdaha arama!" deyip yüzüme telefonu kapattı.
Doğrusu bozulmuştum ve bana numarayı veren arkadaşımı aradım, durumu anlattım.
Arkadaşım da Esranın hep aynı şeyi yaptığını ve ısrarcı olmamı, karının çok azgın biri olduğunu söyledi. O gece cesaretimi toplayıp tekrar aradım Esrayı.
Esra bu kez benimle konuşarak, "Benden ne istiyorsun? Numaramı nerden buldun?" dedi.
Ben de, "Bir arkadaştan aldım, seninle tanışmak ve arkadaşlık kurmak istiyorum!" dedim.
"Nasıl bir arkadaşlık?" dedi.
"Sen nasıl istersen, öyle!" dedim…
Karı bir anda açıldı ve benden resim göndermemi istedi.
Ben de, "Önce sen gönder!" dedim.
"Tamam!" deyip telefonu kapattı.
5 dakika sonra telefonuma bir resim gönderdi ki inanamadım. Altında sadece tanga var ve bembeyaz vücudu ile taş gibi hatun. Resmi görünce yarağım bir anda kazık gibi oldu.
Sonra hemen beni aradı, "Beğendin mi?" dedi.
Dilim tutulmuştu, "Bu sen misin?" diyebildim sadece.
"Aynen, ama sen resmini göndermedin?" dedi.
Hemen ben de kalkık yarağımın resmini çekip gönderdim ve Esrayı arayarak, "Beğendin mi?" diye sordum.
"Yarrağın çok güzelmiş, amım sulandı, amımı parmaklıyorum şuanda!" dediğinde şok oldum.
Herşey yarım saat içinde gelişiyordu. O gece telefonda seks yaparak, yarın buluşmak için sözleştik.
Ertesi gün akşam saat 18 gibi, dediği yere, şehir girişindeki benzinliğe gittim. Telefon açıp, geldiğimi, kendisini nereden alacağımı sordum. 5 dakika sonra benzinliğin karşısına geleceğini söyledi.
Ben bir komplo olmasın diye benzinlikte beklemeye başladım. Az sonra beni aradı ve geldiğini, nerede olduğumu sordu. "Ben benzin alıyorum, sen neredesin?" dedim.
O da, "Benzinliğin tam karşısındayım!" söyledi.
Ben bir etrafı kestim, tam yolun karşısında telefonla konuşan türbanlı bir kadın gördüm.
Onun olup olmadığını sordum.
"Evet, benim!" deyince, içimden, (Oğlum Hakan bu karı sana vermez!) dedim kendi kendime.
Arabayı çalıştırıp yanına gittim. Arka kapıyı açıp bindi arabaya. "Merhaba!" dediğinde kendime geldim. "Merhaba! Nereye gidelim?" dedim.
O da, "Şehir çıkışındaki çamlığa gidelim, buralarda görünmeyelim!" dedi… Çamlığa giderken yolda biraz konuştuk, ama havadan sudan. Çamlığa geldiğimizde arabayı yukarıdaki sık ağaçların arasına çekmemi istediğinde, açıkçası tedirgin oldum.
Yani biraz tırstım. Dediği gibi arabayı yukarıya ağaçların arasına çekip, kontağı kapattım. Sağı solu kolaçan edip, "Ee, nasılsın, napıyorsun?" dedim.
Esra üzerindeki pardesüyü çıkartırken, "Bırak boş lafları da arkaya gel sikişelim, fazla zamanım yok!" dedi.
Ben şok oldum. "Hadi, ne bekliyorsun, gelsene!" dedi.
"Tamam!" deyip arkaya geçtiğimde, hemen dudaklarıma yapıştı. Öyle bir öpüyordu ki, sanki kıtlıktan çıkmış gibiydi. Hem öpüşüyor, hem soyunuyorduk.
Daha 1 dakika olmadan ikimiz de çırıl çıplak kaldık. Memelerini verdi ağzıma. Ben memelerini yalıyor ve uçlarını ısıryorken, bir yandanda amını okşuyordum.
Amı tertemiz ve ateş gibiydi, cayır cayır yanıyordu. Parmağımı amına soktuğumda, Esranın daha öpüşürken orgazm olduğunu anladım, amını sular seller götürüyordu.
"Yarağını yalamak istiyorum!" deyip, yarağımı koparırcasına çekip ağzına götürdü ve yalamaya başladı.
Ama ne yalamak, iliğimi emdi resmen. Sonra sırtüstü yatarak, "Hadi yanıyorum sok!" dedi. Ben dururmuyum, bacaklarını omzuma aldığım gibi tamamını gömdüm amına. Amı zaten sulanmış olduğundan hiç zorlanmadan hepsini aldı.
Amına yavaş yavaş girip çıkıyordum ki, "Hadi hızlan!" demesiyle deli gibi pompalamaya başladım. Ama 5 dakikada boşaldım. Esra bu sürede enaz bir iki kez orgazm oldu.
Sonra birer sigara yakıp içmeye başladık. Esra hem sigara içiyor, hem benim yarağı yalıyordu. Ve sigaralar bitmeden benim yarak aynen taş gibi oldu.
Sonra Esra domaldı ve arkadan amına girip sikmeye başladım. Bu sefer belki 30-40 dakika pompaladım amına ve orospu durmadan orgazm oluyor, amı sulanıyordu. O gün tam 5 posta siktim Esrayı.
Benden sonra da arkadaşım almış Esrayı, 3 postada o sikmiş. Buna rağmen Esra gecenin bir yarısı beni arayıp, "Telefon seksi yapalım!" dediğinde,
"Pes valla!" dedim.
Anlamadım nasıl amcıktır, nasıl yanmaktır bu?
Esra ile haftada 1-2 sikişiyoruz, orospu halen ateşli ve doymak nedir bilmiyor!
Babamın Asker Arkadaşı
Merhaba arkadaşlar, ben Esra, 1.65 boy ve 65 kiloda biriyim. Anlatacağım olay 2 sene öncesine dayanıyor. Yaşadığım, bana göre güzel olan anımı paylaşmak istiyorum.
Bir gün babam sevinçli bir şekilde, "Ahmet geliyor bugün!" dedi.
Ahmet amca babamın asker arkadaşıydı ve her bulunduğumuz şehre geldiğinde bizde kalırdı. Babam o geldiğinde içki masasını kurar, sabaha kadar içerler, askerlik hatıralarını anlatırlardı…
Yine babam hazırlık yapıyordu, içkileri mezeleri almış, Ahmet amcayı beklemeye başlamıştı. O sırada telefon çaldı. Babam telefonu açtığında, köydeki akrabalar halamın rahatsızlandığını ve babamın hemen gelmesini istemişler.
Babam telefonu kapattığında, telaşla anneme, "Hadi hazırlan, gidiyoruz, ablam rahatsızlanmış!" dedi.
Annem, "Eee Ahmet ne olacak?" dedi.
Babam da, "Esra kalsın, ilgilensin onla!" dedi. Halamı çok sevdiğim için ben de gitmek istiyordum, ama babam, "Sen kal kızım, Ahmet amcana ayıp olur! Ben ona telefon eder durumu anlatırım!" dedi ve hazırlanıp gittiler.
Ben de içeri girdim, hemen memlekete telefon açtım, halamın durumunu sordum. İyi olduğunu, ama halamın babamı görmek istediği için çağırdıklarını söylediler. İçim biraz rahatlamıştı. Yemek falan hazırlayıp yedim.
Hava kararmıştı, Ahmet amcanın ne zaman geleceğini bilmediğim için, evden de çıkamıyordum.
Evde tek başıma kaldığım zaman hep yaptığım şeyi yaptım, odama geçip, internette pørnø sitelerinde dolanmaya, seks hikayeleri okumaya başladım. Birkaç güzel sikiş hikayesi okuduktan sonra iyice azdım ve pørnø film seyretmeye başladım.
Filmde adam kadını domaltmış sikiyordu. Benim de elim amıma gitmiş, şortumun üzerinden amımı okşuyordum. Daha sonra elimi şortumun içine sokup amımı okşamaya devam ettim. Tam Orgazm olup boşalmak üzereyken, kapı zilinin çalmasıyla irkildim.
Hemen toparlanıp kapıyı açtım, gelen Ahmet amcaydı. Bu arada Ahmet amca 45 yaşında, ama oldukça sağlıklı ve sportif birisi, kaslı bir vücudu vardı.
Ahmet amca benim nefes nefese olduğumu görünce, "Ne oldu Esracığım?" dedi.
Kendimi toparlayıp, "Yok birşey Ahmet amca…" dedim ve içeri buyur ettim…
"Baban bana halanın durumunu anlattı, gitmek zorunda kalmışlar, umarım birşeyi yoktur!" dedi ve içeri geçtik.
Benim üzerimde kısa dar ve hemen kalçalarımda biten bir şort, üzerimde de bir badi, o da göğüslerimi anca kapatıyor, yani göğüsleriminin arası gözüküyordu.
Ahmet amcayla salona oturmuş hal hatır soruşurken, Ahmet amcanın beni süzdüğünü farkettim. Başta biraz bozuldum, ama sonradan amımın ıslaklığı aklıma geldi.
Neyse, yemek faslında Ahmet amca beni gözleriyle sikmeye devam etti. Sonra salona geçip televizyonu açtık ve bir film bulup seyretmeye başladık, ama Ahmet amca film seyretmiyor, beni seyrediyordu. Önüne göz ucuyla baktığımda, yarrağının kalktığı görünüyordu.
Eğer bakire olmasaydım, kendimi o anda ona siktirebilirdim. Öylesine yanıyordu amım yarak diye. Ama lanet olsun, bakireydim işte…
Daha sonra Ahmet amca, "Yoldan geldim, ben bir duş alayım Esracığım!" dedi.
"Tabi!" diyerek banyoyu hazırladım. Banyoya girdi. Çok iyi biliyordum ki, banyoya boşalmak için girmişti.
Hemen anahtar deliğinden baktığımda, yarrağı elinde 31 çekiyordu. Ama öylesine bir yarrak değildi, aynı pørnølardakiler gibi büyük ve oldukça kalın bir yarraktı.
Anahtar deliğinden de olsa, ilk defa bu kadar yakından gerçek bir yarrak görüyordum. Elimi şortumun içine soktum ve amımı okşamaya başladım.
Ahmet amca boşalmış, duşunu alıyor, ama sağa sola döndükçe kocaman yarrağı sallanıyor ve içimi bir hoş ediyordu. Yine ben tam Orgazm olup boşalmak üzereyken, Ahmet amca suyu kapatıp havluyu eline aldı. Hemen toparlanıp salona gittim…
Ahmet amcaya babamın eşofmanlarından hazırladığımı söyledim. Ahmet amca öbür odada giyinirken, kendimi zor tutuyordum, içeri gidip, (Ahmet amca beni sik!) dememek için.
Neyse, Ahmet amca eşofmanı giyip, yanıma gelip oturdu.
Bacağı bacağıma değince içim bir tuhaf oldu. O anda aklıma şeytanlık geldi, kendimi siktirmeden de biraz cinsel zevk ve heyecan yaşayabileceğimi düşünerek, "Ahmet amca içki içsem bana kızarmısın?" dedim.
O da, "Niye kızayım Esracığım, getir de beraber içelim!" dedi. Hemen babamın aldığı Rakıdan birer duble doldurdum, biraz da meze getirdim. Ben ilk dubleyi daha yeni bitirmiştim, ama Ahmet amca ikinci dubleyi içiyordu.
Ben, "Öfff yaa…" falan demeye başladım. Ahmet amca, "Ne oldu Esracığım?" dedi. "Başım döndü!" dedim. "İçki çarpmıştır, yat kucağıma!" dedi. "Alışık değilim içmeye, ondan oldu heralde." dedim ve dizlerine yattım.
Ama, ahlayıp oflayıp duruyordum. Ahmet amca saçlarımı okşuyor, "Geçer şimdi Esracığım…" falan diyordu.
Bu arada başım tam sikinin yakınında olduğu için, kabardığını görebiliyordum. Bir müddet sonra Ahmet amca sırtımı falan okşamaya başlayınca, ben uyumuş numarası yaptım.
Ahmet amca başta, "Esracığım uyudun mu?" falan dedi, baktı benden ses çıkmıyor ellerini yavaşça göğüslerimin üstüne koydu. Biraz öyle üzerinden okşadıktan sonra ellerini badimin içine sokup göğüslerimi okşamaya başladı.
Bu arada eşofmanının içinde yarrağı kütük gibi olmuş, burnuma değmeye başlamıştı. Bir müddet sonra ben elimi onun bacaklarının üstüne koyunca, Ahmet amca hemen elini çekti göğüslerimden.
Biraz bekledi sonra tekrar elini göğüslerime sokup okşamaya devam etti. Ben de zor duruyordum, amım sırılsıklam olmuştu. Dayanamadım, birden elimi Ahmet amcanın yarrağına atıp, eşofmanın üzerinden kavradım.
Ahmet amca şaşırmış ve irkilmişti. Kafamı kaldırıp gülümseyerek, "Sen de bunu istemiyormuydun?" dedim. Hiçbirşey diyememişti…
Uzandığım yerden kalkıp, kucağına oturdum ve dudaklarına yapıştım. Ahmet amca şaşkın bir şekilde öpüşmeye çalışıyordu.
Elimi bu sefer eşofmanın içine sokup, yarrağını kavradım. Aman Tanrım, elime sığmıyordu, kendimi siktirmek istesem bile, içime nasıl alacaktım bunu diye düşündüm, bir an gözüm korkmuştu.
Bu arada Ahmet amca da kendine gelmiş, dudaklarımı öyle bir öpüyordu ki anlatamam. Daha sonra üstümdeki badiyi sıyırıp çıkardı, sütyenimi çözdü ve göğüslerimi öpmeye, yalamaya ve emmeye başladı. Ben dahada zevklenmiştim ve Ahmet amcanın yarrağını sıkabildiğim kadar sıkıp okşuyordum.
Daha sonra kucağından inip, yere önünde diz çöktüm, eşofmanını sıyırıp çıkardım. İşte Ahmet amcanın kocaman yarrağı karşımdaydı…
Elime alıp biraz inceledikten sonra, ağzıma almaya başladım. Ahmet amca da saçlarımdan tutmuş, başımı yarrağına doğru bastırıyordu. Ama kafasını zor alıyordum ağzıma. Yarrağının kafasını ağzımdan çıkarıp, yarrağının gövdesini ve taşaklarını yalamaya başladım.
Ahmet amca da kafasını geriye atmış inliyordu. Daha sonra beni kaldırıp, altımdaki şortu da indirdiğinde, ben de çırılçıplaktım karşısında. Hemen ayağa kalktı ve dudaklarıma yapıştı.
O kocaman yarrağı ikimizin arasında sıkışmış, göbeğime baskı yapıyordu. Sonra beni koltuğun üzerine yatırdı, önümde diz çöküp bacaklarımı omzuna koydu ve "Ohhh kaymak gibi! Yerim amcığını!" diyerek, hiç sikilmemiş amımı yalamaya başladı.
Ben artık çıldırmış gibi inliyordum. Klitorisimi öyle bir yalıyordu ki, ben artık akşamdan beri boşalamadığımın acısını çıkarıyor, üst üste Orgazm olup boşalıyordum…
Daha sonra beni kucağına alıp babamların yatak odasına götürdü. Yatak odasına giderken kendimi gelin gibi hissetmiştim. Yatağın üstüne beni bırakıp, üzerime uzandı ve tekrar dudaklarıma yapıştı. Ordan göğüslerime, ordanda tekrar amımı yalamaya başladı.
Ben kuduruyordum, "Yeter artık sikeceksen sik beni Ahmet amca!" diye bağırdım. Ahmet amca tekrar yukarı vücudumu yalayarak geldi ve dudaklarımı öptükten sonra, "Hazırmısın?" dedi.
"Evet, ama biraz yavaş ol, ben bakireyim daha, yavaş yavaş sok!" dedim. "Tamam güzelim!" diyerek bacaklarımı omzuna aldı ve yarrağının kafasını amıma dayadı.
Ben heyecan ve zevkten ne yaptığımı bilmiyordum. Artık yarrağının kafasını soktuğunu ve yavaş yavaş amımda ilerlediğini hissediyordum…
Ama canım acımaya başlamıştı, "Ahmet amca acıyor!" dedim.
O da, "Biraz sonra birşey kalmaz!" dedi ve içime birden yüklendi, yarrağının yarısından fazlası içimdeydi artık.
Ama ben, "Çıkart lütfen, Ahmet amca çıkart!" diyordum. O ise umursamayıp amıma sokup çıkarmaya başlamıştı.
Ben de acıdan neredeyse ağlamaklı olmuştum. Gittikçe biraz daha sokuyordu, ama bende de acının yerini zevk almaya başlamıştı. En sonunda taşaklarının götüme değdiğini hissettim, köküne kadar almıştım Ahmet amcanın yarrağını.
Bir, "Oohhhh!" çektim. Ahmet amca durdu. Ne oldu diye yüzüne baktığımda gülümsüyordu sadece…
Daha sonra bacaklarımı omzundan kollarına düşürüp, dudaklarıma öpücük kondurdu, "Çıkartayım mı Esracığım?" dedi. "Hayır Ahmet amca, sik beni!" dedim.
O anda öyle bir sokup çıkarmaya başladı ki anlatamam, köküne kadar sokup çıkarıyordu. Ben de zevkten neredeyse çarşafı parçalayacaktım. Ahmet amcanın yüzüne baktığımda şekilden şekile giriyordu. Bir müddet sonra öyle bir böğürmeye başladı ki, amımın içini dölle dolduruyordu.
Böyle birşey olamazdı, sanki amıma hortum sokmuşlardı ve çeşmeyi açmışlardı. Üzerimde titredikçe titriyor, boşaldıkça boşalıyordu. En sonunda bacaklarımı bıraktı ve üzerime yığılıp kaldı. Yarrağı halen içimde duruyordu. Bir müdet üzerimde hareketsiz öylece yattı…
Merak edip, (Öldü mü yoksa?) diye düşünerek, "Ahmet amca hadi kalk üstümden!" dedim. Ahmet amca zorla kafasını kaldırıp, dudaklarıma öpücük kondurup, yanıma uzandı.
Bir müddet ben de öylece yattım. Kafamı çevirip ahmet amcanın yarrağına baktığımda, yarı kalkık, halen kalp gibi atıyordu. Taşaklarına kadar heryeri kan ve döl içindeydi. Hemen elimi amıma attım, amımdan döller yatağa akıyordu.
Birazını alıp baktım, kan ve döller birbirine karışmıştı. Hemen kalkıp banyoya koştum, duşun altına girdim. Amımı parmaklayıp içimdeki dölleri boşaltmaya çalıştım…
Temizlenip odaya döndüğümde, Ahmet amca halen öylece yatıyordu. Geri dönüp bir bezi ıslatıp geldim, yarrağını ve taşaklarını temizlemeye başladım.
Ama ben temizlemeye çalıştıkça, yarrağı dikilmiş eski haline almıştı. Ahmet amcaya baktığımda gülümsüyordu. Dayanamayıp yarrağını yalamaya başladım. Az sonra üzerine çıkıp, yarrağını amıma yerleştirip oturdum ve oturup kalkmaya başladım.
Ahmet amca da kendine gelmiş, alttan hızla sokup çıkarmaya başlamıştı. Bir müdet sonra beni üstünden indirip domalttı ve amımı öyle sikmeye başladı. Ben de yastığa sarılmış, zevkten ne yapacağını bilmeyerek sikiliyordum. Sonra üzerime öyle bir abandı ki, yüz üstü yatağa yapıştım.
Ama Ahmet amca halen içimdeydi ve beni sikiyordu. Ben artık kendimi tanıyamıyor, üst üste boşalıyordum. Ahmet amca beni o pozisyonda 10 dakika kadar sikti, sonra içime tekrar bütün döllerini boşaltıp, yine üstüme yığıldı kaldı. Yarrağı amımdan küçülüp çıktı, ama Ahmet amca halen üstümde yatıyordu…
İttirerek, "Hadi kalk üstümden!" dedim. Yanıma zorla yattı. Yarrağına baktığımda kan yoktu, ama döl içindeydi. "Hadi Ahmet amca kalk bir duş al!" dedim.
O da, "Hiç halim yok!" dedi. Ben de, "Ama beni sik desem, hemen sikersin!" dedim. "O başka!" dedi. "Tabi ya!" dedim gülümseyerek, kalkıp banyoya gittim, duşun altına girdim.
Amımdaki dölleri temizlemeye çalışırken, içeri Ahmet amca girdi. Yanıma gelerek, "Canım benim, çok tatlısın!" dedi ve dudaklarıma yapıştı. Dudaklarımı çekip, "Duşumuzu alalım, yeter bugünlük!" dedim. "Tamam canım!" dedi. Önce o beni yıkadı, vücudumda elleri gezdikçe içim bir tuhaf oluyordu.
Sonra da ben onu yıkamaya başladım. Ama ben ona dokundukça, yarrağı tekrar hareketlenmişti. Yüzüne baktığımda, bana, "Ben tamam desem de, o tamam demiyor!" dedi.
Ben de gülümseyerek önünde çömelip yarrağını ağzıma aldım…
Yarrağı tekrar kütük gibi oldu. Beni kaldırıp duvara ellerimi dayadı, kalçamı hafif geriye çıkarttı ve arkadan yarrağını amıma geçirdi. Öyle bir sokup çıkarıyordu ki, zevkten ayakta duramıyordum, önünden nasıl kaçtım bilmiyorum.
Ama beni hemen yakalayıp çamaşır makinasının üstüne oturttu, hemen bacaklarımın arasına girdi ve yarrağını amıma soktu, bacaklarımı da koltuk altlarından geçirdi, "Boynuma sarıl!" dedi ve ayakta beni sikmeye devam etti.
Köküne kadar sokup çıkarıyor, git gide de hızlanıyordu. Bben de zevkten artık bitmiştim, "Ahmet amca yeter!" dedim, ama beni duymuyor, boyuna sokup çıkarıyordu. Artık zevkten bayılacaktım ki, yüzüne bir tokat vurdum.
Ahmet amca kendine gelmiş, "Ne oldu?" diyordu. "Yeter Ahmet amca, bayıltacan şimdi beni!" dedim. Çamaşır makinesinin üstünden indirdi beni, "Bari elinle boşalt beni!" dedi. "Tamam!" diyerek önünde diz çöküp yarrağını sıvazlamaya, sıvazlarken de yalamaya başladım.
2 dakika kadar yaladıktan sonra öyle bir boşaldı ki, elim yüzüm hep döl oldu. Birazı da ağzıma girmiş, yutmuştum. Tadı hoşuma gitmişti.
Ayağa kalkıp, "Ahmet amca tamam mı?" dedim. "Evet canım, tamam!" dedi. Ben de o arada yüzümden akan döllerini parmağımla toplayıp ağzıma sokuyordum.
Duşumuzu aldıktan sonra çırılçıplak vaziyette annemlerin yatağında uyuyup kalmıştık.
Sabah uyandığımda Ahmet amca yanımda yoktu. Yatakta öyle yatıp, akşam kızlığımı 45 yaşında birine verdiğimi ve yaşadığım anlatılmaz zevki düşündüm ve amım tekrar sulanmıştı.
Tam bu sırada evin dış kapısı açıldı. Hemen yataktan fırlayıp yatakodasının kapısında baktığımda, Ahmet amca ekmek alıp gelmişti. Bana, "Günaydın, iyi uyudun mu canım?" diyerek mutfağa geçti. Mutfağa gittiğimde, çayı demlemiş, kahvaltı sofrasını hazırlamıştı. İçeri gidip üzerime uzun bir tişört giydim ve geri geldim.
Kahvaltımızı yaptıktan sonra, "Hadi bakalım dışarı çıkalım, biraz dolaşalım, hemde benim işimi halledelim!" dedi. "Ne işi?" dedim. Gülümseyerek, "Herhalde buraya seni sikmek için gelmedim, sen amortiden çıktın! Bankada az işim var, onu halletmeye geldim!" dedi.
Kalkıp giyindim ve çıktık, arabaya binip gittik.
Bankadaki işini halletti geri geldi, "Evet, nereye gidelim şimdi?" dedi. "Bilmem, eve gidip sikişsek olmaz mı?" dedim. O da, "İlla eve gitmemize gerek yok, dışarda da sikişebiliriz!" dedi ve arabayı sürdü.
Ormanlık bir alana girdik. Etrafta kimseler yoktu. Arabadan indik. "Niye geldik buraya? Burada ne yapacağız? dedim. "Sikişeceğiz!" dedi. Ben suratına şaşkınlıkla bakarken, yanıma gelip,
"Babanla burda az mı karı kız sikmedik! Hele senin gibi, 16-17 yaşındaki kızları!" dedi. "Ne yani, burda babamla kızları mı sikiyordunuz? Vay zampara babama bak!" dedim.
"Sana birşey söyleyim mi, babanın yarrağı benimkinden daha kalın ve daha uzundur, kızlar babanın yarrağını gördüğünde kaçmaya çalışırlar! Şimdi baban, seni burda sikeceğimi bilse kimbilir ne yapardı?" dedi.
"Boşver şimdi babamı, sen beni burda sik, başka birşey düşünme!" diyerek dudaklarına yapıştım. Öpüşürken elimi yarrağının üstüne koydum ve okşamaya başladım.
Ama yarrağı çoktan dikilmiş, gireceği deliği bekliyordu. Ahmet amcayı arabaya yaslayıp, pantolonunu dizlerine kadar indirdim, önünde diz çöküp yarrağını ağzıma aldım.
O da saçlarımdan tutmuş, başımı yarrağına doğru bastırıyordu. Zorlaya zorlaya yarrağını gırtlağıma dayadı. Boğulacaktım, zorla ağzımdan çıkarıp, "Ne yapıyorsun sen!" dedim.
Gülümsedi ve beni ayağa kaldırıp, sırtımı arabaya dayadı ve badimi sıyırıp göğüslerimi yalamaya, ısırmaya başladı. Isırdıkça canım yanıyor, ama aynı zamanda zevk de alıyordum.
Altımdaki kot pantolonu dizlerime kadar sıyırıp, amıma başını gömdüğünde, titreyerek ağzına boşalmıştım…
Daha sonra beni arabanın kaportasına yatırdı, bacaklarımı havaya kaldırıp amımı yalamaya öyle devam etti. Sonra doğruldu, yarrağını amıma yerleştirip, yavaş yavaş sokmaya başladı. Yarısına kadar geldikten sonra, tekrar kafasına kadar çıkardı ve beklemeye başladı.
Ne oldu diye gözlerimi açıp baktığımda, birden yarrağını köküne kadar soktu amıma.
O anda avazım çıktığı kadar bağırmışım. Yarrağını kafasına kadar çıkarıp, sertçe amıma köklüyordu ve giderek hızlanıyordu. Ben ise zevk ve acıdan arabanın kaportasını yumruklamaya başlamıştım.
Daha sonra beni indirdi, ellerimi arabanın üstüne dayadı, beni domaltıp, hızla amımı sikmeye devam etti. Artık son vuruşlarını yaptıktan sonra içimden çıktı ve beni diz çöktürüp ağzıma yarrağını soktu…
Belli ki ağzıma boşalmak istiyordu. Yarrağını yalamaya başladım. Birden başımı yarrağına doğru bastırıp, gırtlağıma kadar soktu ve boşalmaya başladı.
Dölleri gırtlağıma çarparak mideme akıyordu, ama ben nefessiz kalmıştım, zorla elinden kurtulup, ağzımdan yarrağını çıkardım. Ama yarrağından halen döller fışkırıyor, yüzüme çarpıyor, ordan süzülüp üzerime akıyordu.
Tekrar yarrağını elime aldım ve ağzıma soktum, ama sadece kafasını yalıyordum. Boşalması bittikten sonra ikimiz de nefes nefeseydik. Üzerimi temizleyip, toparlandık, eve gittik…
Acıkmıştık, birşeyler atıştırdıktan sonra telefon çaldı. Arayan babamdı, "Biz yarın sabah geliyoruz!" dedi. Tabi bende bir moral bozukluğu olmuştu.
Telefonu kapatınca, Ahmet amca sordu, "Ne oldu?" diye. "Babamlar yarın sabah geliyorlarmış!" deyince, Ahmet amca da bozulmuştu ve bana, "O zaman bu gece hiç uyumak yok, seni sabaha kadar sikecem, başka çaresi yok!" dedi. Bu beni neşelendirmeye yetmişti, "Hadi ozaman vakit kaybetmeden başlayalım!" diyerek elinden tutup yatak odasına götürdüm. Ve o gün beni sabaha kadar sikti.
Halen düşünüyorum da, Ahmet amca bu yaşta, bu enerjiyi nerden buluyordu?
Sabah Ahmet amcayı gönderdikten sonra ayakta duramıyordum. Daha sonra babamlar gelmiş, ama ben yerimden kalkamamıştım. Artık Ahmet amca birdaha nezaman gelecek ve beni sikecek diye bekler olmuştum.
Eee, naparsın, insan yarrak yemeye alışınca, kudurmuştan beter oluyor....
Gerçek Gerdek
Adım Kübra. 32 yaşında, beyaz tenli, 1.72 boyunda, 55 kg ağırlığında, saçları omuzlarında, kavun iriliğinde göğüsleri ve geriye çıkık kalçası olan kapalı bir ev kadınıyım… On yıllık evliyim ve biri 7 diğeri 8 yaşında olmak üzere iki erkek çocuğum var.
Görücü usulü evlendim. Pek mutlu olduğum söylenemez, ama idare ediyorum yine de… Kocamın bana karşı davranışları şikayet edeceğim kadar kötü değil, fakat yatak olayımız tam bir facia benim için…
Ön sevişme falan yaşamadan üzerime çıkıp işini bitiriverir. O rahatlayıp uyur, ama ben tatminsizlikten kendimle oynayıp orgazm olmaya çalışırım. Bazı arkadaşlarım kocalarıyla yaşadıklarını ballandıra ballandıra anlattıkça sinir olurum. Tabi ben de mecburen onlara yalanlar söylerim yatak konusunda.
Bu yetmezmiş gibi başımda bir de kaynana var. Çocukları okullarına o götürüp getirir.
Çoğu zaman okulun yakınındaki arkadaşına gidip çocukların okullarının bitmesini orada bekler. O zamanlar rahat ederim biraz.
Sizlerle paylaşmak istediğim olay geçen sene başımdan geçti. Çocukları kaynanama emanet edip, bir yakınımızın düğününe gittik kocamla. Düğün salonda yapılıyordu. Kalabalık bir davetli grubu vardı.
Pek bir tanıdığım yoktu benim. Kocamın yanında oturmuş, dans eden çiftlere imrenerek bakıyordum.
Kocamın danstan falan anladığı yoktu haliyle. O akşam düğün için şık mavi bir elbise giymiştim. Tabi etek boyu diz altımda bir elbise. Başımda ise yine mavi tonda bir türban takılıydı. Hafif bir makyaj yapmış, çok hoş olmuştum.
Kocamsa benimle konuşup ilgileneceğine yanındaki kendi tarzı adamlarla salakça bir sohbete başlamıştı. Her zamanki gibi benimle ilgilendiği yoktu.
Düğün bu şekilde ilerlerken, bir çift gözün beni izlediğini fark ettim. Ona doğru kaçamak bir bakış attım. Atar atmaz çarpıldım sanki… Aman tanrım, o ne yakışıklılıktı öyle.
Adının sonradan Metin olduğunu öğrendiğim, 24-25 yaşlarında, uzun boylu, esmer, renkli gözlü, sırım gibi bir delikanlıydı.
Niye bana baktığını ilk başlarda anlamamıştım, ama hoşuma gittiğini fark ettim. Kendi kendime (Öylesine bakmıştır, sen de hemen havalara girme Kübra!) dedim. Fakat sık sık bana bakmaya başladı. Göz göze gelmemeye çalışıyordum, ama kendimi frenliyemiyordum.
Genç kızlığımda hiç flört yaşamamıştım. Bir göz flörtünden zarar gelmez diyerek ben de arada ona doğru bakmaya başladım. Bakışları beni delip geçmeye başladı. Bana neler olduğunu anlayamıyordum.
Kendi kendime (Kübra tamam bu kadarı yeter, bakma artık elalemin adamına!) diyordum, ama bir süre sonra yine gözlerimiz kesişiyordu. O kadar tatlı gülümsüyordu ki, içim eriyordu.
Bu kadarla kalır, burada biter bu kesişme derken, delikanlı başıyla 'dışarıya gel' işaretini gördüm. Hemen başımı başka tarafa çevirip ilgilenmemeye çalıştım. Beynim hayır bakma diyordu, ama kalbim bakmamı söylüyordu.
Uzunca bir süre kendimle mücadele ettim. Sonra yine baktım. Gözlerimiz kesişti yine.
Aynı tatlı gülümsemesiyle 'dışarıya gel' işaretini tekrarladı. Başımı hafifçe sallayıp geleceğimi belli ettim. Delikanlı hemen kalkıp salondan çıktı.
Ben de bir iki dakika bekleyip, kocama lavaboya gideceğimi, oradan da bahçeye çıkıp bir sigara içeceğimi söyledim. Kocam, “İyi, tamam!“ deyip arkadaşlarıyla sohbete döndü yine.
Çantamı alıp önce lavaboya gittim. Aynada kendime bakıp, hızlıca makyajımı tazeledim. Sonra da bahçeye çıkıp, gözlerimle delikanlıyı aramaya başladım. Onu görünce kalbim heyecanla çarpmaya başladı.
Bahçenin uzak bir köşesinde, ağaçların altında bana bakıyordu. Titreyen ayaklarımla yanına gittim. Elini uzatıp,
“Ben Metin!” dedi. Elimi uzatmadan titrek bir sesle,
“Ben de Kübra…” diyebildim. O tatlı gülümsemesi yüzündeydi yine. Gözlerine bakmamaya çalışarak,
“Niye bana bakıyordunuz, beni birine mi benzettiniz?” diye sordum. Etkileyici, tok bir erkek sesiyle,
“Hayır, siz kimselere benzemeyecek kadar farklı ve güzelsiniz!” dedi.
İlk kez bir erkek bana 'güzelsiniz' diyordu. Kocamın bu tür iltifatlarla işi olmazdı. O an gözlerimi gözlerine dikip,
“Farklı, güzel ve evliyim!” diye vurguladım. “Yanımdaki de kocam!” Gülümseyerek,
“Öyle mi? Ben yanınızdaki adamı babanız sanmıştım!” dedi. Gerçekten de kocam yanımda oldukça yaşlı kalıyordu. Bu sefer ben gülümseyip,
“İltifatınız için teşekkür ederim!” dedim. Fazla kalamayacağımı, gitmek zorunda olduğumu söyleyince, cebinden bir kağıt çıkartıp bana uzattı.
“Bu nedir?” diye sorduğumda,
“Telefon numaram. İsterseniz arayın, konuşuruz biraz!” dedi.
Çekinerek uzattığı kağıdı aldım ve hızlı adımlarla salona döndüm.
Kocamın yanında otururken sürekli onu düşündüm. Yaptığımın doğru olup olmadığını sorguladım beynimde. Metin'in oturduğu yere baktığımda orada olmadığını gördüm. Beni kendimle başbaşa bırakmıştı anlaşılan…
Düğün sonuna kadar kendimle mücadele ettim, sonunda unutmaya karar verdim. Çünkü ben evli ve iki çocuğu olan bir kadındım. Bu tür bir ilişkiye giremezdim. Ama eve dönerken de halen düşünüyordum ve kendi kendime telkinler vermeye çalışıyordum.
Kocamla yatağa girdiğimizde arkasını dönüp uyumaya başladı hemen. Ben ise gözlerimi tavana dikmiş uyuyamıyordum. Elim geceliğimin altından apış arama gidiverdi.
Aman Tanrım, sırılsıklamdım. Bir iki parmak dokunuşuyla sarsılarak orgazm oluverdim. Çığlık atmamak için bir elimle ağzımı kapamak zorunda kalmıştım. İlk kez böylesine güçlü bir orgazm yaşıyordum.
Orgazm yorgunluğuyla gözlerim kapanıp uyumuşum. Rüyamda Metin'i renkli gözleriyle bana bakarken gördüm. Yanıma yaklaşıp bana dokundu. O anda uykumda yine bir orgazm yaşadım. Sabah uyandığımda, renkli ve tatminkar bir seks gecesinden çıkmış gibiydim.
Hafta sonu geçip Pazartesi geldiğinde, kocam işe, kaynanam da çocukları alıp okula gitmişlerdi. Kendimle başbaşa kaldığımda aklıma yine Metin gelmişti. Acaba o da beni düşünüyor muydu?
Ev işleri, yemek derken zaman akıp geçti. Kaynanam ve çocukların gelme saati yaklaşmıştı. Çantamdan Metin'in bana verdiği küçük kağıt parçasını bulup bakmaya başladım.
Telefon numarasını ezberleyip kağıdı attım. Arayıp aramayacağımı bilemiyordum halen.
Bunu düşünürken kaynanam ve çocuklar geldi. O gün ve takip eden birkaç gün unutmaya çalıştım. Çarşamba gecesi kocam her zamanki gibi üstüme çıktı, beni becerip sırtını döndü uyudu.
Ben yine tatminsiz, doyuma ulaşamadan, öylece kalmıştım. Bu sefer hırsla, için için ağlıyordum.
Ertesi sabah yalnız kaldığımda halen kendimi aşağılanmış ve mutsuz hissediyordum. İşlerimi çabucak bitirip, telefonumu aldım, üçlü koltuğa oturdum. Metin'in ezberimdeki numarasını titreyen parmaklarımla çevirip sesini duymayı bekledim. Çok geçmeden o harika ses,
"Efendim?" dedi. Ben heyecan içinde, titrek bir sesle,
"Kübra ben…" dedim. Metin kısa bir süre susup,
"Arayacağını biliyordum!" dedi.
"Nereden biliyordun?" diye sordum.
"Gözlerinden!" dedi.
Sonra da şiir gibi konuşmaya başladı. Büyülenmiş gibi bir saate yakın konuştum onunla. Kendimi çok rahat ve huzurlu hissetmeye başlamıştım. Kapatırken bana,
"Sen müsait olduğunda çağrı at, ben seni ararım!" dedi. Beni zor durumda bırakmak istemiyordu.
Metin'le bir hafta kadar havadan sudan konuştuk bu şekilde. Onunla konuşurken, o güzel erkek sesiyle bir şeyler anlatırken benim külodum sırılsıklam ıslanıyordu, ama konuşmalarımız hep seviyeliydi.
Daha doğrusu o seviyesini hep korumuştu. Bu da bende ona karşı büyük bir saygı duymamı sağlıyordu. Bir hafta daha geçtikten sonra lafın yeri geldi. Biraz da sıkılarak kocamla olan sıkıntılarımı, cinsel yönden tatminsizliğimi anlatıverdim.
“Hiç şaşırmadım Kübra, biliyor musun? Mutsuzluğun o kadar açıktı ki, kocanın yanında otururken öyle bir bakıyordun ki bana…”
Sorduğu sorularla biraz daha ayrıntıya girdim. O sordu, ben anlattım. Kocamın yetersizliğini, üç beş dakikalık sevişmesini, Metin'le konuşurken bile nasıl tahrik olduğumu, nasıl ıslandığımı… Her şeyi…
İlk telefon seksimizi yaptık o gün. Beni defalarca orgazma ulaştırdı telefonda… Kendisi de iki kez boşaldığını söyledi bana… İnanılmazdı, rüyada gibiydim.
Bu böyle bir süre gitti. Onunla buluşmak istiyordum artık. O da istiyordu eminim, ama bana bir şey söylemiyordu yine. İlk girişimin benden gelmesini bekliyordu.
Bir gün telefonda konuşurken tüm cesaretimi toplayıp buluşmak istediğimi söyledim.
"Emin misin canım?" diye sordu bana… “Kocanı aldatacaksın. Dünyada her şeyden çok istiyorum bunu ama, senin sonradan pişman olmanı da istemiyorum, inan bana…”
"Kesinlikle eminim!" dedim. Artık ok yaydan çıkmıştı. Ona, “Artık telefonda konuşmak yetmiyor. Seninle telefonda anlattıklarını yapmak istiyorum. Ben sana müsait olduğumda söylerim!" dedim ve kapattık.
Gidip yatağıma uzanıp gözlerimi tavana diktim. Buluşma konusunu düşündüm. Söylediğimden pişman olup olmadığımı kalbime sordum. Hayır pişman değildim. Onunla buluşmak ve birlikte olmak istiyordum artık. Buna her şeyimle hazırdım.
Birkaç gün sonra, hafta içi bir gün, yemeğimi akşamdan pişirip ertesi gün zamanımın kalmasını sağladım. Sabah erkenden çağrı attım Metin'e. Hemen aradı. Ona,
"Bugün müsaitim!" dedim. Sesindeki memnuniyeti hemen anladım. O da çok istiyordu. Saat 09:30'da bizim muhitimizden uzakta bir kafede buluşmak üzere randevulaştık.
Ben hemen hazırlandım. Kalçalarımı belli eden bir etek, üzerime de daracık beyaz bir gömlek giydim.
Başıma şık bir türban bağladım. Bunların üstüne bir pardesü giyip, topuklu ayakkabılarımı da ayağıma geçirince çok güzel olmuştum. Makyajım da ölçülüydü.
Tabi ki her yerim de tertemizdi, kaymak gibi yapmıştım her yerimi… Derin bir soluk alarak evden çıktım. Bir taksi çevirip doğruca Metin'le buluşacağımız kafeye gittim.
Metin beni bekliyordu. Takım elbise giymişti, içinde de beyaz bir gömlek. Çok yakışıklıydı. Beni görünce kalkıp masaya oturmamı bekledi. Karşıma oturup büyülenmiş gibi bakıyordu bana. Gülümsedim onun bu haline. Birer kahve içtik konuşurken. Sonra bana,
"Ne dersin? Kalkalım mı?" diye sordu. "Hı hı!" dedim. Kafeden çıkıp park ettiği arabasına bindik.
Ben aşırı heyecan içindeydim. Bunun farkına varmıştı ve beni rahatlatıcı bir sohbet başlatmıştı arabayı sürerken…
Çok geçmeden bir apartmanın önünde durdurdu arabayı. Park ettikten sonra arabadan inip benim kapımı açtı. Kendimi bir prenses gibi hissettiriyordu bana. Apartmana girip, son kata çıktık asansörle. Onun eviymiş. Dairesinin kapısını açıp beni içeriye alırken kalbimin sesini duymuştur eminim…
Salona geçip üçlü koltuğa oturdum, o da yanıma oturdu. Kendimi gerdeğe girecekmiş gibi hisseden toy bir kızdım o sırada. Gerçek gerdeğin ne olduğunu bana yaşatacağını o an bilemiyordum tabi. Bir şey içip içmeyeceğimi sordu. Başımı sallayarak,
"Hayır, teşekkür ederim!" dedim. Elimi ilk kez tuttu.
Müthiş bir duyguydu. El ele tutuşmanın bile çok özel bir şey olduğunu o an anlamıştım. Göz göze geldik. Uzanıp dudağımın kenarına bir öpücük kondurdu. İnanın başım dönmeye başladı.
Bana biraz daha sokuldu ve öpüşmeye başladık. Başımdaki türbanı çıkartmaya çalıştı ama başaramadı, gülümseyerek çıkartmasına yardımcı oldum.
Dudaklarım, yanaklarım, derken boynuma indi dudakları. O kadar sıcak ve yumuşaktı ki, inlememe engel olamadım. Parmakları gömleğimin düğmelerine giderken, ona,
"Burada mı yapacağız?" diye sordum.
Gülümseyerek ayağa kalktı, elimden tutarak beni kaldırdı ve yatak odasına götürdü. Loş bir ortam, kocaman bir yatak, bembeyaz çarşaflar her şey çok özenliydi.
Ayakta beni yeniden öpmeye başlarken aynadan ikimize baktım. İnanılmaz tahrik olmuştum. Kollarımı usulca boynuna doladım. Bu hareketim çok hoşuna gitti. Hiç konuşmadan birbirimizin olmak için hazırdık ikimiz de…
Hem öpüşüyor, hem de beni soyuyordu. Bembeyaz tenim oldukça tahrik etmişti Metin'i. Kendi üstündekileri de çıkartıyordu bir yandan. Sütyenimi çıkardığında bir süre memelerime baktı yutkunarak. Sonra da eğilip usulca öpüp, emmeye, yalamaya başladı.
Ben kopmaya başlamıştım. İnanılmaz bir ıslaklık vardı kadınlığımda… İçimden bir şeylerin aktığını, adeta eridiğimi hissediyordum.
Metin baksırıyla, ben de külotla kaldığımızda, beni yatağa sırtüstü yatırıp yanıma uzandı.
Her anın tadını çıkartmaya çalışıyordu. Elleri beyaz ve narin vücudumda dolaşırken memelerimi ağzına alıp emiyordu. Saçlarını çekiştiriyordum ben de.
Elimin birini tutup önüne götürdüğünde sert ve nabız gibi atan erkekliğiyle tanıştım. Yaşadığım her şey ilkti benim için ve müthiş bir zevk duyuyordum. Üzerime uzandı ve sevişmeye başladık. Sımsıkı sarılmıştım Metin'e, bırakmak istemiyordum.
Külodumu çekiştirip aldı, kendi baksırını da indirdi. Ben de karşılık vermeye başlamıştım artık. Dudaklarını emip kemiriyordum, sırtını omuzlarını sıkıp, tırnaklarımı gezdirirken…
Boynuna sardığım kollarımı tutup yana bıraktı ve dudakları önce memelerime, oradan dilini gezdirip öperek göbeğime indi. Kasıklarıma indiğinde elimde olmadan bacaklarımı kapatmaya çalıştım. Nazikçe tekrar açtı bacaklarımı ve dilini amcığımda hissettim.
Küçük ama tiz bir çığlık atarak o anda orgazm oldum. Nefesimi kontrol edemez haldeydim.
Saçlarını çekiştirirken Metin diliyle beni delirtiyordu. Tanrım, seks denilen şey bu muydu? Epey bir süre beni zevkten zevke uçurdu o yetenekli diliyle.
Dizlerinin üzerinde doğrulduğunda güzel kocaman erkekliği dimdikti, neredeyse göbeğine değiyordu. Elim penisine gidip sıvazladığımda inledi. Parmaklarımla sıktım gövdesini… Zonkladığını avucumun içinde hissediyordum. Bacaklarımın arasına girip üzerime uzandı ve kısık bir sesle,
"Aşkımmm!" diye inleyip kadınlığımın girişine bastırmaya başladı.
Kalçamı kaldırıp yardımcı oldum ona ve önce penisinin başını, sonra da tamamını soktu içime.
Tırnaklarım bu sefer sert kalçasına girmişti neredeyse. Bir süre içimde öylece bekleyip, uzanarak dudağımdan öptü ve gidip gelmeye başladı içimde…
Kendimi tutamıyordum artık ve çığlıklarımı salıverdim. Kocamın yaptığı sikmekse bu neydi peki?
Metin elleriyle göt yanaklarımı avuçlayıp amımı sikmeye devam ediyordu. Başımı sağa sola vurup orgazm üstüne orgazm oluyordum. Aldığım zevkten ağlıyordum artık resmen. Metin soran gözlerle bana baktığında,
"Sorun yok, devam et!" diyebildim hıçkırıkla karışık… Bacaklarımı omzuna alıp sikmeye devam ederken çıldırıyordum altında.
"Offf, Metinnn, sikkk beniii!" dememle birlikte azmıştı adeta.
Benim gerçek gerdeğim buydu işte! Beni ikiye katlamış, hızlı ve sert bir şekilde sikiyordu…
Dakikalarca daha tempolu bir şekilde siktikten sonra yarağını amımdan çıkartıp, döllerini göbeğimin üzerine fışkırtmaya başladı.
İnanılmaz bir şeydi bu benim için. Hayranlık ve doygunlukla seyrettim fışkırmasını. Yanıma devrildiğinde dönüp sarıldım ona. Beni uzun uzun öptü…
O gün beni günah yuvamızda, gerdek yatağımda iki kez daha sikti. Beni zevkten zevke uçurdu. Hayatımın en güzel gününü yaşadım diyebilirim.
İlişkimiz halen aynı güzellikte devam ediyor.
Ne olur beni kınamayın, ayıplamayın. İşin içinde aşk olunca, gönül ne ferman dinliyor, ne başka bir şey… Aşktan, sevgiden anlamayan bir koca sebep oldu buna…
Sapık Komşum Beni götümden sikti
Merhaba benim adım Arife. 55 yaşında, hafif kilolu, fazlada güzel olmayan, kendi halinde, evli bir kadınım. Ama çok da temizim kişisel temizliğime çok özen gösteririm o yüzden bana süslü Arife derlerdi.
Yıllardır kocamla sevişiriz, 4 çocuğum ve bir torunum vardı, şimdide 2. torunum oldu. Beni siken komşum Mert ise 29 yaşında. O da evli. Onunda karısı fazla güzel değil ve 2 çocuğu var.
Mert yıllardır beni arzular dururmuş, bense onu oğlum gibi severdim. Nereden bileyim, azgın köpeğin beni sikmek istediğini Evet, bunlara rağmen kocamı aldatıyorum. Bunları yaşarken onlardan utanıyorum, ama zevk bu, bırakamıyorum.
Mert'in karısı bir iki haftalığına köylerine gitmiş, bu da evde yalınız kalmış. Ben karısının köye gittiğini bilmiyordum, pazar günü öğleye doğru kapılarını çaldım.
Biraz bekledikten sonra kapıyı Mert açtı, üzerinde sadece kilotu vardı. Şaşırmıştım, onu ilk kez bu şekilde görüyordum. "Buyur Arife ablam…" dedi.
"Bizimkiler denize gittiler, benim de evde canım sıkıldı, karınla oturmaya geldim." dedim. "Tabi buyur geç içeri, karım banyoda, ben de üstümü giyeyim geliyorum, sen geç içeri…" dedi ve yatak odasına gitti.
Oturma odasına geçtim ki, ne göreyim? Salonda Video açık, müthiş bir Sikiş filmi oynuyordu.
Şok olmuştum. Öylece kala kaldım, ses de çıkaramamıştım. Koltuğa oturup filime dalmışım.
Başımı çevirdiğimde Mert'in geldiğini gördüm. Üstünü giyip gelecekken, kilodunuda çıkarmış sapık herif, çırıl çıplak karşımda duruyor! Bana bakarak kalkmış sikini sıvazlıyordu. "Ne yapıyorsun? Karın gelir şimdi!" dedim.
"Merak etme Arife ablam, karım köye gitti, ben sana yalan söyledim, evde sadece ikimiz varız!" dedi.
Ben yarağından gözümü alamıyordum, kol gibi kalın ve rahat bir karış vardı. Yarağını sıvazlayarak, "Arife ablam ben seni çok beğeniyorum, seni istiyorum, senin kölen olmak istiyorum, bana hayır deme ne olur, seviş benimle!" diye yalvarmaya başladı.
"Azdınmı oğlum sen Amsızlık başına vurdu herhalde Benim neremi beğeniyorsun Anan yaşındayım!" dedim.
O da, "Ben senin götüne hastayım Arife ablam, götünü saatlerce yalamak, sikmek istiyorum!" dedi.
Bu arada gözüm oynayan filime kaydı, baktım erkek kadını domaltmış götten sikiyoru, iyice yumuşamıştım, benimde canım yarak ister duruma gelmişti. 55 yaşında pek de güzel olmayan bir kadın olarak, genç biri tarafından arzulanmak hoşuma gitmişti.
Yarağına baktım, halen dimdik duruyordu, ama ben ne yapacağımı bilmiyordum, hayatım boyunca götten sikilmedim. Sadece alta yatardım, kocam üstüme çıkar, amımdan iki dakika siker, sonrada boşalırdı.
Ben sikişmeyi sadece böyle yaşamış biriyidim. Mert yavaşca yanıma geldi, ellerini memelerime attı ve sıkmaya başladı. (Ben yazın südyen takmam). Üzerimdekileri çıkartıp beni ayağa kaldırdı, yumuldu memelerime ve başladı yalamaya…
Sonra kilotumu çıkarıp beni kanepeye domalttı. Kalçalarımı iki yana açıp, göt deliğime dilini değdirdi ve "Ohhh, götünün deliği harika Arife ablam!" diyerek yalamaya başladı. ve tahmin ettmiştim temiz olduğunu o yüzden hep hayallerimdesin beyaz tenin ve pembe göt deliğin harika Arife ablam diyerek göt deliğimi yalıyordu.
Ben böyle şeyleri hiç yaşamamıştım, çok zevkliyidi, kendimden geçmiştim.
Sonra beni doğrultup, "Bak Arife ablam, ben sikişirken küfürlü konuşmayı severim, sakın üzerine alınma, sende bana istediğin şekilde küfür edebilirsin, insana çok zevk verir!" dedi ve beni yatak odalarına adeta sürükleyerek götürdü.
İçeri girerken, "Geç bakalım oruspu, senin o koca götünü sikeyim de kendine gel, aşağılık kaltak!" dedi.
Ben iyice utanmıştım ve ne diyeceğimi şaşırmıştım, hatta korkmaya bile başlamıştım, bu çocuk beni burada öldürürdü.
"Önümde diz çök orospu ve yala yarağımı!" dedi.
"Hiç yalamadım, bilmem ki…" dedim.
"Kes lan kaltak! Sen tam bir kancıksın, seni geneleve götürüp erkeklere satmalı, iyi fahişe olursun, amına koduğumun zillisi, hadi yala yarağımı orospu!" dedi.
Acemi acemi yalamaya başlamıştım, tuhaf bir tadı vardı, ama zevk de alıyordum.
Hele mert nasıl inliyordu, bu yaşımda genç bir erkeği böyle inletmek çok hoşuma gitmişti…
Beni koltuk altımdan tutarak kaldırdı ve dudaklarıma yapıştı. "Neden sessizsin Arife ablam, konuşsana! Bana küfür et, ben bundan hoşlanıyorum!" dedi ve beni yatağa sırtüstü itti.
Sonra üzerime çıkıp dudaklarımdan öpmeye başladı.
Kulak mememi, boynumu boğazımı öperken, kolumu kaldırdı ve koltuk altımı yalamaya başladı. İşte o anda bastım çığlığı, çok zevk alıyordum, müthiş bir şeydi, ölecektim zevkten.
"Yeter lan şerefsiz piç, öldürdün beni! Sikeceksen sik artık!" dedim.
"Hah işte böyle!" diyerek öbür koltuk altımı yalamaya başladı. O anda boşalmıştım, amımdan suların aktığını hissetmiştim, müthiş bir duyguyudu.
"Yeter artık oruspu çocuğu, dayanamıyorum artık sik beni!" dedim.
Göbek deliğimi yalayarak amıma inmişti. Vıcık vıcık olmuş amımı hiç çekinmeden yalamaya başladı, çok güzeldi. Sonra beni ters çevirdi, kalçalarımı iki yana ayırıp ortaya çıkan göt deliğime üfürmeye başladı. Götüme dilini sokup yalamaya başladığında ben ikinci boşalmayı yaşıyordum. Yatak ıslanmıştı benim am suyumla.
"Senin bu koca götünü sikeceğim şimdi orospu Arife!" dedi.
Ben de, "Hiç siktirmedim götümü, yapamam acır, hele senin yarağın çok büyük, alamam!" dedim.
"Sen merak etme kaltak, ben göt deliğini yumuşatır hiç acıtmam, ben bu işin ustasıyım ve göt hastasıyım.
Sana götten sahip olan ilk erkek ben olacağım!" dedi. Ve başladı götümün deliğini yalamaya.
Parmağını teker teker soktu çıkarttı, devamlı tükürüp duruyordu göt deliğime. "Sen böyle kal, kımıldama, ben hemen geliyorum!" dedi ve koşarak odadan çıktı.
Geri geldiğinde elindeki şeyi görünce, "Ne yapacaksın onunla?" dedim. "Oruspu Arifem sana dünyanın en güzel zevkini tattıracağım, merak etme sen!" dedi.
Bir kasenin içine dondurma koymuş gelmişti. "Ne yapacağız, dondurma mı yiyeceğiz?" dedim.
"Sus da domal önümde, bak sana neler yapıyorum amına koyduğumun oruspusu!" dedi.
Domaldım ve beklemeye başladım. Kalçalarımı ayırıp dudaklarını göt deliğimde hissetmemle bağırmam bir oldu.
Dudakları ve dili buz gibi olmuştu dondurmadan. Beni dondurma yiyerek yalamaya başladı. Ateş gibi amıma ve götüme buz gibi dilini soktukça iyice kuduruyordum.
"Sikeceksen sik artık azgın köpek, götümü amımı, neremi istiyorsan sik, şerefsiz piç, oruspu çocuğu!" diye bağırıyordum.
"Evet Arifem, bana aynen böyle küfür et!" diyerek yalamayı durdurdu ve dondurma kasesine daldırdığı sikini tam göt deliğimin üstüne koydu ve sokmaya başladı.
Kocaman yarağın hepsi birseferde girmişti götüme, taşşaklarını amcığımda hissetmiştim, amıma çarpıyordu. Ben bu sefer can havliyle küfürler ediyordum,
"Mahvettin götümü! Orospu çocuğu! Piç kurusu! Anası sikişmiş azgın köpek!" diyordum. O ise daha bir keyifle beni götümden sikiyordu. Götüme soktukça, "Ohhhh Arife ablam, çok tatlı götün var!" diyordu.
Götümü bu şekilde epey bir süre siktikten sonra ben de alışmıştım ve zevk almaya başlamıştım, "Sik Arife ablanın götünü aslanım, aygırım, azgın köpeğim…" diye iyice azdırıyordum Merti.
En sonunda, "Geliyorum orospu!" diyerek götümün içine boşaldı ve üzerime yığılıp kaldı. Öylece 10 dakika yattı üzerimde, siki içimde küçüldü çıktı.
Ben elimle göt deliğimi kapatıp hemen banyoya koştum…
Yıkandım, tam çıkacakken Mert banyoya girdi, "Beni de yıkarmısın Arife ablam?" dedi. "Tabi, gel buraya azgın ayım benim!" dedim.
Önüme oturdu, başladım bunu yıkamaya. İyice her tarafını yıkadım, taşşaklarını sikini yıkadım duruladım, ben de durulandım. "Arife abla gel buraya, arkanı dön, ellerini kaldır tut şu askılıktan!" dedi. Ayakta ellerimi kaldırıp askıdan tuttum.
Mert bacaklarımı ayırdı, "Kımıldamadan bekle böyle!" dedi. Bir koşu mutfağa gitti, boş bir bira şişesi alıp geldi. Şişeyi yıkayıp, şişenin ağzını sabunladı ve arkadan amıma sokmaya başladı. Şişeyi yarısına kadar sokup sokup çıkarıyordu.
Sonra aynanın önünde duran karısının deodorantını aldı amıma soktu soktu çıkardı. Bu çocuk tam bir sapık çıkmıştı. Daha sonra elini yumruk yapıp, bileğine kadar soktu amıma. Beni o halde birkez daha boşaltmıştı.
Beni bir defa daha götümden siktikten sonra, eliyle amımın dudaklarını ayırdı ve sikinin başını dayayarak amımın içine işemeye başladı. Sonra beni ohalde bırakıp salona gitti. Ben de kendime gelip duşumu aldıktan sonra yanına gittim.
Baktım Çekyata uzanmış yatıyordu, "Ne oldu azgın köpek yoruldun mu?" dedim.
Bana ters ters baktı ve "Evet yoruldum, beni perişan ettin orospu!" dedi. Ben de, "Asıl sen beni perişan ettin, göt hastası pezevenk!" dedim.
Ben artık eve gitmeliydim, bizmkiler neredeyse gelmek üzerelerdi. Üzerimi giyindim. Beni kapıya kadar geçirdi.
Kapının ağzında beni son bir kez öptü ve "Devamı daha güzel olacak! Birdaha benim yanıma gelirken sakın altına kilot giyme!" dedi.
"Tamam giymem!" dedim ve evime gittim. İşte benim yaşadığım ve beni mutlu eden hikayem bu.
Halen fırsat buldukça sikişiyoruz Mertle. Ama hiç amımdan sikmiyor, hep götümü sikiyor. "Bana ne amcıktan, ben göt hastasıym, sadece göt sikerim!" diyor, başka birşey demiyor sapık herif....
Kamyoncu Kocam
Slm arkadaşlar ben Şenay. Ev hanımıyım. 1.60 boyunda, kumral, yeşil gözlü, ince belli, dik göğüslü, tombul götlü, kısacası eli yüzü düzgün, seksi ve sikişmeyi çok seven, isterik bir kadınım.
Kocamla 9 yıllık evliyiz ve bir çocuk sahibiyiz. Kocam kamyon şöförüdür, yani kocam çalısır ben yerim. Huzurum da yerindedir. Kocam seferden geldimi, sabaha kadar beni siker, o gece amımın hakkını verir. Sefere gitti mi bazen haftalarca gelmez, benimse canım her an yarak yemek ister. Beni gören erkeklerin tamamına yakını beni sikmek istercesine bakar, ama kocamı sevdiğim için kimseye pas vermezdim.
Evin işleri dışında yapacak bir işim olmadığı için, sürekli internete girer, sikiş hikayeleri okur, daha da azarım. Haftada bir sefer de komşularla gün yaparız.
Günleri bilirsiniz işte, pastalar börekler yapılır, çaylar içilir, tabi bunların yanında dedikodu yapılmadan olur mu? Olmaz! İşte kadınların kimisi kocasının nasıl siktiğini, kimisi kocasını boynuzladığını, kimisi götten sikilmenin zevkini, kimisi Pornofilmi izleyip öyle sikiştiklerini falan anlatıyordu.
Ben de hiç Porno film izlememiştim, meraklandım, “Bir film verin de, ben de izleyeyim, merak ettim nasılmış, anlattığınız kadar var mıymış?” dedim.
Komşumuz olan Rabia, “Bende var kız, eve giderken vereyim de izle!” dedi ve konu kapandı. Yedik içtik, herzamanki gibi dedikodumuzu yaptık, eve dönme vakti Rabia ile beraber çıktık. Yolda Rabia, kocası ile beraber izlediklerini ve bu sayede kocasının kendisini götten siktiğini ve götten sikilmenin amdan sikilmekten zevkli olduğunu ve artık kendisinin sürekli götten sikilmek istediğini anlattı.
Hatta benimle dalga bile geçti, “Sen halen götünü siktirmedin mi?” diye ve bana götten sikişmeli filmler vereceğini söyledi…
Böyle konuşa konuşa Rabianın evinin önüne geldik. Rabia, “Bekle getireyim!” dedi ve eve girdi. Elinde 8-10 tane CD filmle geri geldi. Filmleri aldım, ama içimde bir heyacan fırtınası koptu, koşar adım eve geldim, filmlerin bir tanesini CD-Playere taktım ve izlemeye başladım.
Ama izlerken her yanımı ateş bastı. Açıkcası canım yarak çekmeye başladı, ama kocam seferde idi. Ben de kocamın bana aldığı kara gün dostum Plastik Yarakla amımı doyurdum. Hem film izledim, hem de Plastik yarağı amıma soktum, amımın ateşini söndürmeye çalıştım. Ama izledikçe ateşim söneceği yerde, daha da azıyordum.
Rabianın verdiği filmlerin hepsini sabaha kadar izledim. Artık ben de götten siktirmek istiyordum, çünkü izlediğim filmlerde götten sikilen kadınların çok zevk aldıkları belli oluyordu. Fakat bir sorun vardı, kocamın evlendiğimizden bu yana, götümü sikmek gibi bir düşüncesi ve arzusu asla olmadı. Yani göt deliğime eli bile değmedi. Kocama da diyemezdim ki, “Beni götümden sik!” diye…
Neyse aradan bir kaç gün geçti. Kocam yine seferde idi. Rabia bana misafirliğe geldi. Çaydı pastaydı derken, konu döndü dolaştı yine sexe geldi.
Rabiaların evi iki katlıdır, katın birinde kendileri, birinde de kiracıları oturur, iki tane Üniversite öğrencisi. Rabia kocasının kendisini yeteri kadar sikemediğini ve bu yüzden de kocasından habersiz kendisini öğrencilere siktirdiğini, istersem beni de siktirebileceğini söyledi.
Ben de kesinlikle kocamı aldatmayacağımı söyledim. Ama Rabia öğrecilerle sikişmelerini öyle bir ballandıra ballandıra anlatıyordu ki, anlattıkça benim amım karıncalanmaya başlamıştı. Rabia ikisi ile grupseks yaptığını da anlattı ve “Sen grubu boşver, baştan Furkanla bir sikiş!” dedi. (Furkan öğrencilerden birinin adı).
Ben de laf çıkarsa kocamın beni boşayacağını falan anlattım. Ama Rabia, “Çocukların ağzı sıkı, benden de birşey çıkmaz, herşey aramızda kalır! Ben bu gece Furkanı sana gönderiyorum, haberin olsun!” dedi ve çıktı gitti…
Rabia gittikten sonra iki arada bir derede kaldım, hem istiyordum, hem de korkuyordum. Sonunda ne olacaksa olsun deyip, işi oluruna bıraktım. Çocuğumu erkenden uyuttum, hemen bir banyo yaptım, güzelce temizlendim, amımın kıllarını traş ederek kaymak gibi yaptım, yani artık sikilmeye hazırdım.
Saat gece 11’i az birşey geçe Rabia telefon açtı, “Furkan yola çıktı, size güzel sikişmeler! Furkanla yeni film de gönderdim!” dedi ve kapattık. Aradan 10 dakika geçti geçmedi, kapının zili çaldı.
Ama ben heyacandan ölüyordum. Kapıyı dizlerim titreye titreye açtım, Furkanı içeri aldım. Elinde bir poşet vardı, içeri girer girmez, daha koridordayken bana sarıldı, ama ben elinden kurtuldum.
Neyse salona geçtik, ama ben çok gergindim. Furkan Rabianın gönderdiği CD’yi bana uzattı, sonra poşette Bira da getirmiş, birer tane açtı ve “Al iç, rahatlarsın!” dedi.
Ben de aldım. Ama o güne kadar hiç alkol kullanmamıştım. Bira soğuktu, tadı da fena değildi, Birayı 3-4 dikmede bitirdim… Birer Bira daha içtikten sonra Ferhat, “Filmi izleyelim mi?” diye sordu.
CD-Player yatak odasında idi, “Tamam, izleyelim.” dedim ve kalktık Biraları da aldık yatak odasına geçtik. Ferhat filmi taktı, yatağa oturduk, bir yandan izliyor bir yandan da Bira içiyorduk. İlk defa bir erkekle Porno filmi izliyor ve Bira da içiyordum, üstelik o erkek beni sikmek için gelmişti.
Yaşadığım heyecanı tarif edemem. Üçüncü Biradan sonra iyice gevşedim ve rahatladım. Ferhatla birlikte yatağa uzandık ve filmi öyle izlemeye devam ettik. Film çok güzeldi, götten sikişmeli bir filmdi, orusbu Rabia bilerek göndermişti.
Amım sulanmış ve götüm de kaşınmaya başlamıştı. Ferhatın yarağı da kalkmıştı ve pantolonunun önünü kabartmıştı. Yarağına elimi atmamak için kendimi zor tutuyordum.
Nasıl oldu anlamadım, Ferhat birden beni kendine çekti ve dudaklarımız birleşti. Ateşli bir biçimde öpüşüyorduk, bir yandan da soyunuyorduk. Bira beni çakırkeyif yapmıştı, artık herşeyi isteyerek yapıyordum. İkimiz de çırılçıplak soyunduktan sonra Furkanın yarağını elime geçirdim ve deli gibi yalamaya başladım.
Kocam 20 gündür seferde idi, Adanadan karpuz taşıyordu, yarağa hasret kalmıştım…
Yine nasıl olduğunu anlamadan 69 pozisyonunda bulduk kendimizi, ben Furkanın yarağını yalarken, Furkan da benim amımı yalıyor, götümü okşuyor, parmaklıyordu.
Ben amımın yangınını biran önce söndürmek için Ferhatı sırtüstü yatırıp, bir çırpıda yarağının üzerine oturdum ve derin bir Ohhhh çektim. Yarağın üzerinde Atın üzerinde zıplar gibi zıplıyordum. Daha birkaç zıplamadan sonra ilk Orgazmımı olmuş ve boşalmıştım.
Saatlerce zıplayabilirdim bu şekilde, ama fazla sürmedi, Ferhat da dayanamadı ve içime boşaldı.
Çocuk utana sıkıla, “Kusura bakma, ilk seferde hep erken boşalıyorum, bundan sonrakiler uzun sürer…” dedi. Ferhata, “Ben de boşaldım!” diyerek öptüm ve kalktık banyoya gittik.
Güzelce yıkandık temizlendik, tekrar yatak odasına geldik. Film halen oynuyordu, uzandık izlemeye devam ettik. Filmde erkek kadını domaltmış götünden sikiyordu.
Furkan, “Ben de seni götünden sikmek istiyorum!” dedi.
Arkadaşlarım ilk seferde çok acıdığını söylüyorlardı, “Acımaz mı?” dedim. “Ben acıtmadan sikerim, sen merak etme!” dedi ve biz yine oynaşmaya basladık.
Kıtlıktan çıkmış gibi yalıyordum yarağını. Furkan beni domalttı ve göt deliğimi yalamaya başladı. Götümün deliğini yalamasından çok zevk alıyordum.
Götümü yalarken bir yandan da parmağını amıma sokuyordu. O yalarken ben de amımı okşuyordum. Az sonra parmağı ile göt deliğimi yoklamaya, sonra da parmağını götüme sokmaya başladı.
Sonra yarağını amıma soktuğunda amım yanıyor, zevk sularım damlıyordu. Amıma birkaç kez gidip geldikten sonra, götümün deliğine tükürüp, yarağını götüme dayadı ve yavaş yavaş yüklenmeye başladı.
Ben kendimi sıkıyordum ve yarak bir türlü götüme girmiyordu. Bana, “Kendini sıkma, sıkarsan acır!” falan diyordu…
Kendimi gevşek bırakınca yarağının ucu girmişti, ama canım da yanmıştı. Bir süre bu şekilde bekledikten sonra, yavaş yavaş götüme sokmaya devam etti.
Acısa da sonunda yarağının tamamı girdikten sonra nasıl rahatladığımı ve aldığım zevki anlatamam. Artık ben de götümü onun yarağına itiyordum. Birkaç kez sokup çıkardıktan sonra ise aldığım zevk gittikçe artıyordu.
Artık götten sikilmenin zevkini almıştım ve daha hızlı sokup çıkarmasını istiyordum. O hızlandıkça tarif edilmez bir şekilde aldığım zevk de artıyordu. O anda kocama nekadar kızdığımı tahmin edemezsiniz, götümü hiç sikmediği için.
Neyse, Furkan götümü yarım saate yakın sikti ve götümün içine boşaldı. Ben de, o götümü sikerken amımla oynarak boşalmıştım. İkimiz de müthiş rahatlamıştık. Dinlene dinlene, sabaha kadar, amdan götten sikiştik ve sonra Furkanı yolcu ettim.
Daha sonraki günlerde kocam nezaman uzun süreli sefere gitse ve amım götüm nezaman yarak istese Rabiaya söylüyordum, o da (kendisi Furkanla sikişmediği zaman) Furkanı bana gönderiyordu.
Şu sıralarda Rabia tutturdu, “Şenaycığım bir kere de Furkanı arkadaşıyla birlikte yollayım da üçlü grup yapın! Aynı anda hem amına hem götüne yarak girmesi kadar zevkli birşey yok!
Hatta onlarla birlikte ben de geleyim de dörtlü yaparız!” diye. Şu anda buna hazır değilim ama, hani düşünmüyor da değilim…
Lips
Azgın Kız
Döner dönmez tam bir koşuşturmaca içinde buldum kendimi. İşlerin yoğunluğu, ablamın zor geçen hamileliğinde ona bakma, hafta sonları kafeyle ilgilenme ve Bora ile başlayan flörtüm.
İlk fırsat bulduğumda da bir kuyumcuya giderek verdiği hediyeleri bozdurdum. Hem çalışıyor olmam hem de kira gelirlerim ile bol para harcamam zaten dikkat çekmiyordu ama hiç tarzım olmayan pahalı takılar özellikle ablamın kesin dikkatini çekerdi.
Bora'nın ailesinin davetlerine uyarak güzel bir akşam yemeği yedik. Anne ve babası bana kendi kızları gibi davranan, evlatları ile de arkadaş gibi konuşan çok sevimli insanlardı. Almanya'da yaşıyorlar ama yaz tatili için Bora'nın yanında kalıyorlardı.
Sonraki günlerde Bora ile sık sık akşam yemekleri yemeğe ve iki liseli aşık gibi dolaşmaya başladık. Aramızdaki en ufak kıvılcımın yatakta biteceğini biliyordum.
Zaten çoğu akşam eniştenin ofisinde seyrettiğim onun kalın yarağını düşünerek iki parmağımı içime sokup mastürbasyon yapmak alışkanlığım haline gelmişti.
O daha sık görüşmek veya yalnız kalabilmek için baskı yapsa da, çekincen bir kız gibi kaçıyordum. Yatağa girdikten sonra evliliğe gideceğimizi biliyordum.
Belki bu sefer de hata yapmamak korkusu idi yaşadığım. O yüzden her şeyi ağırdan alıyor ancak erkeksizlikten de kavruluyordum. Ailesi ile bir aylığına Almanya'ya gitmesinden önceki son buluşmamızda beni bırakırken apartmanın girişinde benim kaçınmama rağmen iyi akşamlar öpücüğünü önce yanağıma kondurmuş ve sonra dudağımın kenarını öpmüştü.
Ben tepkisiz kalınca iri gövdesi ile beni duvara doğru çekip dakikalarca dudaklarımı emmiş, dillerimiz birbirini tanımıştı. Bedenim kendini çoktan teslim etmiş ve beni sikmesi için kıvranıyorken son bir güç bulan ruhum kollarının arasından kaçarak eve sığınmıştı.
Nefes nefese içeri girip yatak odama gittiğimde bacak aramdaki ıslaklığı fark etmiş ve yapışan donumu banyoya atarak çırılçıplak uyumuştum. Dönüşünde gerçek birer sevgili olacağımızı ve o kalın yarağı yiyeceğimi bilerek her gün konuşuyor veya mesajlaşıyor döneceği gün için sözde masum planlar yapıyorduk.
Ablamın yanından eve geldiğim bir gece yorgunluktan ve terden arınmak için ılık bir duş aldım. Aylardır sikilmemiş kadınlığıma dokununca irkilen bedenimi sakinleştirmek için bornozum ile bilgisayarın karşısına oturdum ve porno sitelerde gezmeye başladım.
Bir elim amımda kendimi okşarken sikilen kadınlar, kalın yaraklar, büyük memeliler gibi aramalar ile kendime benzeyen kadınların sikilme resimlerine ve filmlerine bakıyordum.
İlk başlarda hoşlandığım ama artık sıkıcı gelen yabancı sitelerden sonra biraz daha gerçekçi ve amatör resimlere girmek için facebook ve tumblr de de aramalar yapmaya başladım.
Kalın yarak gibi aramalar yapınca Facebookta jigolo ilanları açılmaya başladı, ilgilenmeyerek ve yazdıkları saçma sapan şeylere gülerek kapatırken, sabaha kadar sınırsız seks, 22 cm, 1.0000 TL yazan bir ilan gördüm.
Yok artık diyerek biraz eğlenmek biraz merak ve damlayan amımın düşünmemi engellemesi ile sahte facebook profilimden bir mesaj attım. “40 yaşında bir dulum nasıl görüşebiliriz?” Bu sırada bir yandan diğer açtığım sayfalardaki videoları seyrederek amımı okşamaya devam ediyordum.
İki üç dakikaya mesaj geldi.- Merhaba adım Metin. Ataşehir'de evim var ama isterseniz ilk görüşmemizi bir otelde de yapabiliriz.
Alkolün de etkisi ile biraz oynamaya karar verdim.
- Otel olsun. Ama diğer ilanlarının fiyatı daha ucuz siz niye 1.0000 demişsiniz.
- Benim bir iki iyi müşterim var ve sadece onlara hizmet veriyorum. Diğerleri gibi şip şakçı değilim
- Çok mu iyisin?
- Ben iyi sevişiyorum ve yakışıklıyım. İki gün önceden randevu alırsan da sabaha kadar mutlu ederim seni.
- İnanmam kaç yaşındasın sen
- 24Heyecanım artmıştı.
Olgun enişte yarağı ve güçsüz eski kocamdan bu yana en büyük hayalimdi beni üst üste sikecek genç güçlü bir erkek.
- Gerçekten 22 santim mi?
- Kamera aç göstereyim istersen. İş ciddileşmişti. Sol elimin parmakları am sularımdan ıslandığı için tek elle yavaş yavaş yazıyordum.
“ Bekle” yazarak yüzümü görmemesi için kamerayı aşağıya doğru indirdim ve kamera açma davetini kabul ettim. Hafif loş bir ortamda yakışıklı bir erkek silüeti belirdi.
- Sen yüzünü göstermeyecek misin? O zaman ben de kapatayım bir erkekle geyik yapacak zamanım yok.
- Erkek değilim?
- Kanıtla
Kamerayı yüzümü göstermeyecek şekilde hafif kaldırdım ve memelerimi sundum beğenisine ve tekrar aşağıya indirdim açısını kameranın.
- Oo çok güzelsin.
- Sıra sende. Kamera önünde ayağa kaktı. Uzun boylu idi. Üzerindeki penyeyi çıkarttı, vücut çalıştığı beli kılsız üstü ve karın kasları biçimli idi. Şortunu indirip eliyle sikini sıvazlayarak kameraya yaklaştı.
Önünde sallanan sik hortum gibi bir şeydi. Kamera önünde sikiyle oynamaya devam ederek dikildi. Yirmi iki santim mi bilemem ama gördüğüm en büyük ve en güzel sikti. Çıplak olarak oturdu. Kamerayı dikilmiş sikine doğru çevirerek beni ekrana kilitledi.
- Genelde daha yaşlı olur müşterilerim. Senin de kırkında olmadığın belli.
- Evet 30 bile değilim
- Bekarlığa veda yapmak istiyorsun sen.
- Sayılır
- Bugünlerde pek moda. Kaç kız geleceksiniz.
- Yalnızım
- İki erkek ile beraber oldun mu hiç?
- Hayır
- O zaman bekarlığa vedalara gittiğim bir arkadaş da var. Onunla 18000 TL olur. Bütün gün sike doyarsın.
- Düşüneyim diyerek korku ile kapattım.
Hemen ardından gelen mesajda telefon numarası yazıyordu. Gösterdiği kalın yarağın amımı gere gere siktiğini hayal ederek iki elimle amımı avuçlayarak boşaldım.
Aylardır yaraksız olduğumdan her gece porno sitelerde gezmek ve kremlediğim parmaklarıma boşalmak neredeyse bir alışkanlık olmuştu. Her gece bir kadeh şarap koyup kendime bilgisayar karşısına geçiyor ve bazen ekran başında bazen de yatağımda kıvrana kıvrana boşalıyordum.
Anılarımı okuyanlara uyarı buradan sonra yazdıklarım mastürbasyonlarım sırasında kullandığım fantezidir. Gerçek değildir. Ertesi akşam yine geç saatte eve geldim. Duştu ortalığı toplamaktı derken elimde şarabım ile kendimi tekrar bilgisayar karşısında buldum.
Bir gece önceden okurum diye işaretlediğim seks hikayeleri için sahte facebook sayfama girdim. Tam bir hikayeye kaptırmış külodumun üzerinden kendimi okşarken bir mesaj uyarısı fark ettim.
- Cevap vermedin. Cumartesiye iki gün var sonrasında dinlenmek için üç gün müsait olmam.
Uzun süre düşündüm. Sonra şeytanlık olsun diye cevap yazdım.- Arkadaşının özelliklerini bilmiyorum.
- Arıyorum şimdi seni ekleyecek. Gönderecek o da resmini
Heyecanım daha da artarak beklemeye başladım. Tarkan isimli biri ekledi ve benim kabul etmemden bir dakika sonra ise mesaj kutuma bir resim düştü.
Şüpheye yer bırakmayacak bir resim geldi bu sefer. Kalkıp bir kadeh daha koyup ekran başına geri döndüm.
Yeni bir mesaj.
- Ee ne diyorsun dayanabilir misin ikimize?
- Neden sordun?
- Sabaha kadar 9-10 posta gideriz de. İyi reklamcı diye düşündüm. Kendi sorularımı sıraladım, hangi oteller uygun, bir hastalıkları var mı, prezervatif, gizlilik, vb. Genelde sosyetik orta yaşı kadınlar ile beraber olan iki foto model olduklarını anlattı.
O yazarken ben sıktığım bacaklarımın arasındaki elim ile amımı parmaklıyor ve ekran karşısında iki yarağın resmine bakarak kıvranıyordum. En sonunda Cumartesi gecesi için anlaştık.
Gündüzleri vazgeçiyor geceleri ekran karşısına oturunca bir an önce cumartesi olmasını ve yaraksız geçen ayların acısını çıkarmak, kendime bir bekarlığa veda hediyesi vermek istiyordum.
Cumartesi öğle saatinde cesaret bulmak için içmeye başlayıp akşamı önerdikleri beş yıldızlı otele kadar bir taksi ile gittim. Hemen facebooktan ikisine birden oda numaramı yazdım. Soyunayım mı giyinik mi bekleyim kararsızlığı ile bir kadeh daha içki söyledim.
En sonunda elbiselerim temiz dursun diye karar vererek soyundum bugüne özel giydiğim jartiyerli iç çamaşırlarımla kaldım ve üzerime geçirdiğim otel bornozu ile sikicilerimi beklemeye başladım.
Bir iki dakika geçmişti ki kapı çaldı. Yüreğim ağzımda kapıyı açtım. İki tane şık giyimli, uzun boylu, gerçekten yakışıklı genç adam.
Elinde bir çiçek olan “Metin ben” diyerek çiçeği uzattı.
Ne yapacağımı bilmez halde içeri aldım. Onlar ise kendi aralarında beni övüyorlardı.
“ Ben daha güzel bir kadın ile tanıştığımızı hatırlamıyorum di mi Tarkan”
“ Hayır Ayşe Hanım gibisi ile hiç olmadı” İsmimi Ayşe olarak tanıtmıştım.
TV karşısındaki üçlü koltukta iki erkeğin arasında oturuyordum. Hoşsohbet, naziktiler ama her hareketlerinde bir erotizm saklıydı. Kadehlerimiz bitince,
- Daha önce bir tecrüben oldu mu bizim gibi erkekler ile diye sordu Metin.
- Hayır derken ben, Tarkan ayağa kalkmış ve odanın ışıklarını kapatmıştı. Sadece slow müzikler çalan TV kanalının ışığı odayı aydınlatıyordu. O sırada Metin istediği gibi bir zarfa koyduğum parayı ceketinin cebine koydu ve ceketini asarak ikisi birden lavaboya girdi.
İki erkeğin yoğun parfüm kokusu daha dağılmamışken bir anda üstleri çıplak boyunlarında papyon ve altlarında sadece deri çamaşırlar ile geri geldiler.
Bu sefer Tarkan “ hanımefendi dans eder mi” diyerek elindeki gülü uzattı. Yan yatırdıkları siklerinin haşmeti belli oluyordu. Nazikçe bana sarılarak dans etmeye başladı.
“Metin hanımefendiye yardımcı olur musun?” demesi ile Metin bornozumu üstümden çıkardı. Müziğin ritmi ile sallanıyor iki erkek vücutlarını bana sürterek striptizciler gibi dans ediyordu.
Arkadan sarılmış Metin'in elleri kalçalarımı okşamaya başlamış ve boynumu öpen Tarkan “ göğüslerin Metin'in anlattığından daha güzel” mırıltıları ile memelerime inmişti.
Üzerimde dolaşan dört el, önden ve arkadan değen iki koca sik beni aralarında sıkıştırmıştı. Memelerimden tekrar boynuma çıkan Tarkan aralanmış dudaklarıma beklemediğim bir anda yapışmış ve bir bacağımı yukarı çekerek kendine yapıştırmıştı.
Avuçladığı kalçamdan açılan göt deliğime değen dilden Metin'in arkamda diz çöktüğünü fark ettim. İnce külodumu kenara çekmiş götümü ve arkadan amımı yalıyor, ben ise bu kadar çabuk bu noktaya gelmiş olmanın şaşkınlığı ile sadece inliyordum.
Dudaklarımı sakin sakin emen Tarkan'ın daha görmediğim siki amıma girmek için yol arıyordu. Bu sikleri ayakta değil rahat rahat yiyebilmek için onun da kafasını aşağıya itekledim.
O da diz çökünce şimdi iki yakışıklı erkek arasında önden ve arkadan yalanıyordum. İkisi de işini çok iyi biliyor ve dilleri içimde dolaşırken elleri kıçımı okşuyordu.
Göt deliğime masaj yapan dile önden yermişçesine amıma saldıran bir dil eklenince kendimi Tarkan'ın suratına bastırarak boşalmaya başladım. Boşalmam devam ederken kucakladıkları gibi yatağın üstüne bıraktılar.
Daha nefesim kendime gelmemişken Tarkan amımın çevresini öpmeye Metin ise memelerimi sıkarak dudaklarımla ilgilenmeye başlamıştı.
- Tarkan iki haftadır sevişmemiş, ondan çekeceğin var bugün, demesiyle Tarkan'ın bacaklarımı araladığını fark ettim.
Geri doğru bir yastığa sırtımı vererek kendimi Metin'den kurtardım. Bu anı seyretmeliydim. Tam bir profesyonel olarak hiç ısrarcı değillerdi. Metin memelerimi yavaşça okşayarak yana çekildi. Kafası kocaman yirmi santimlik sikini okşayan Tarkan amıma bakarak yaklaştı.
Daha yeni boşalmış sırılsıklam amıma kökünden tuttuğu siki sürttü. Metin sol mememi yavaş yavaş emerken aylardır sik girmemiş amıma yirmi santimlik bir yarağı alabilmek için bacaklarımı açtım iyice.
Taktığı prezervatif ile kayganlaşan sikin başı bir anda içime battı. Battı diyorum aylar sonra gelen bu sik amımı sızlatmıştı.
Durumumu anlayıp biraz beklediler. Metin mememi emerken Tarkan git gele başlamıştı bile.
- Hiç bu kadar güzelini sikmemiştik Metin diyerek bacaklarımı omzuma almış, Metin ise memem ile dudaklarım arasında giderek beni dili ile azdırıyordu.
Tarkan hızlandığında o da hızlanıyor Tarkan yavaş tempo ile sikini amımda gezdirirken sakin sakin memelerimi emiyordu. İyice dikleşen meme uçlarım parlıyor birini dillerken diğerini sıkıştırıyordu.
- Amı kıpır kıpır olmaya başladı diyen Tarkan temposunu artırmış omzumdaki bacaklarını kendine yapıştırarak amımın kökünü bulmuştu.
Geleceğimi anlayan sikicilerim iyice hızlanmıştı. Bir eli yanağımı sıkan Metin dudaklarıma yapışmış emdiği dilim yüzünden nefes almam zorlaşmıştı.
Tarkan'ın omzundan kayan bacaklarım gerilerek ve nefessizlikten gözümde şimşekler çakarak boşaldım. Kısa sürede gelen ikinci orgazmın bitkinliği ile gözlerimi açtığımda on dakikadır içimde olan sikicim
“ iki haftalığı sana boşaltacağım” şimdi diye fısıldadı.
Buraya diyerek memelerimi sıktım. Parlayan prezervatifi sikinden attı. Kolum gibi kalın sikin başını memelerime sürterek kökünü sıvazlamaya başladı.
İlk fırlayan döl boynumu yakarak aşağıya süzülürken hiç azalmadan göğüslerimin arasına akmaya devam etti dölleri.
Kocaman memelerimi bile kaplayacak döl akıttıktan sonra kalan son damlaları göğüs uçlarıma sürdü.
Göbeğime doğru akan döller silmek için kıvıra kıvıra banyoya yürüdüm....
021
follow : privaterotica