Stranger Things
YOU ARE THE REASON

pixel skylines

No title available
Alisa U Zemlji Chuda
trying on a metaphor

@theartofmadeline

祝日 / Permanent Vacation
Monterey Bay Aquarium
KIROKAZE
Misplaced Lens Cap
AnasAbdin

titsay
NASA
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

oozey mess
Jules of Nature

roma★

Janaina Medeiros

blake kathryn

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Canada
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Morocco

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Singapore

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United Arab Emirates

seen from Kyrgyzstan
seen from United States
@ahmetokan1
Kocamla Zevksiz Sevişmeler
Kocamla sevişmekten hiç ama hiç zevk almıyordum. Koca göbeğiyle üstüme çıkıp tepinmesinden, öpmeye çalışırken pis rakı kokulu nefesinden, bakımsız ayı gibi kıllı bedeninden nefret ettim evliliğim boyunca…
Ama yan daireye taşınan genç evli çift, ‘At Gözlüğümü’ çıkarmama ve seksten, tabusuz, hiç sınırsız sevişmekten zevk almama neden oldu.
Ben 28 yaşında, 10 yıllık evli ve çocuksuz bir kadınım. Oldukça düzgün bir fiziğim var. Tanıdığım bütün erkekler, hatta kadınlar, özellikle kalçalarımın çok güzel olduğunu söylerler. Size, iki yıl önce başlayan ve bana gerçek seksin ne olduğunu öğreten olaydan başlayarak, hikayemi anlatmak istiyorum.
Bu anlatacağım olaydan önce sadece kocamla sevişmiştim ve seksin ne kadar güzel bir şey olduğunu hiç anlamamıştım. Hatta kocamla sevişmeyi hiç sevmezdim diyebilirim.
Çünkü kocam arada bir canı çektiğinde gelir, bir iki öpüşmeden sonra direk erkekliğini içime sokar, iki üç dakika git gel yapıp boşalır, sonra da arkasını döner yatardı.
Bu anlatacaklarımı yaşayana kadar seks sadece erkeklerin zevk aldığı bir şey olarak görünürdü bana. İnternette seks hikayeleri okudukça fikrim değişmeye, seksin kadınların da zevk alabildikleri bir şey olduğunu düşünmeye başlamıştım.
Hele değişik tecrübeler yaşamış kadınların yazmış olduğu hikayeleri okudukça iyice kudurur olmuştum. Artık ben de tabusuz seks yaşamak, değişik tarzlarda sikişmekten zevk almak, orgazmlar yaşamak istiyordum.
Hatta hiç yapmadığım, fakat çok merak ettiğim anal seks olsun, kadın kadına seks olsun veya grup seks olsun, hepsini yaşamak istiyordum. Şu da bir gerçekti ki, bütün bunlar kocamla olmayacaktı, bunun farkındaydım. Kocamdı elbette, altına yatıp zevk vermek kadınlık görevimdi ama seksi de gönlümce tatmak istiyordum.
Benim günlerim böyle, ne yapsam, nasıl bir çare bulsam diye geçerken, yan daireye evli bir çift taşınmıştı. Karı koca 25 yaşlarında idiler. Kısa zamanda samimi olmuştum kadınla. Adı Selda idi, oldukça hoş bir kadındı. Yatak odaları bizimki ile bitişik duvardaydı.
Bir sabah kocamı işe gönderdikten sonra, yatağa tekrar uzanmış yatıyordum, yan daireden sesler geldiğini fark ettim. Ne oluyor diye daha dikkatli dinlemeye başladım. Selda,
“Hadi aşkım, hadi sok, kökle!” diye bağırıyordu resmen... Sabah sabah bu sesler yarım saatten fazla devam ettikten sonra, Selda, kocasına,
“Artık yeter Cem, boşal artık!” diye bağırıyordu. Ve bir süre daha geçti, ikisinin de bağırışlarından boşaldıklarını anlamıştım. O günden sonra devamlı onları dinler olmuştum.
Bazen eve sabah geliyorlar ve en az bir saat sevişiyorlardı. Hatta bazı günler hızlarını alamayıp, öğlen sevişmeye devam ediyorlardı. Onları dinlerken, Cem’in beni siktiğini düşünerek her seferinde masturbasyon yaptım…

İster istemez Cem’e ilgi duymaya başlamıştım. Bize geldiklerinde gözlerimi neredeyse onun sikinden ayırmaz olmuştum. Ama kimse fark etmesin diye de çok dikkat ediyordum. Bir gün Selda bana gelmişti çay içmeye. Daha bir saat önce yine onları sikişirken dinlemiştim. Selda’ya,
“Hayırdır, Cem’le kavga mı ettiniz? Bağırtı sesleri geliyordu…” dedim. O da,
“Ciddi mi ya? Size seslerimiz geliyor mu?” dedi.
“Evet, arada bir duyuyorum, ama ne olduğunu anlayamıyorum…” dedim, saf ayağına yatıyordum.
“Yok, kavga etmedik, Cem’le sevişirken bazen dünyayı unutuyoruz!” dedi.
“Çok şanslısın o zaman!” dedim.
“Neden?” diyecek oldu, ben de kocamdan, yaşadığım bunalımdan bahsettim.
Selda’nın bana o andaki bakışları acayip bir acıma içeriyordu. O gün öylece kapattık konuşmayı, ama daha sonraki günlerde muhabbetlerimiz hep seks üzerine olmaya başlamıştı.
Ben Selda’ya fantazilerimden bahsedip, ama bunların kocamla mümkün olmayacağını anlatırken, Selda benim için üzülüyordu.
Bir gün Selda bana geldi ve
“Hadi gel bize geçelim, sana bir sürprizim var!” dedi.
Onlara geçtik, beni TV’nin karşısına oturttu, DVD Player’e bir CD taktı ve geldi yanıma oturdu. Porno film izleyeceğimizi tahmin etmiştim, ama CD başlayıp, filmin kendi evlerinde amatörce çekildiğini ve filmde Selda’yı çırılçıplak görünce şaşırdım.
Galiba kocasıyla sikişmelerinin filmini seyredecektik. Nihayet Cem’in o merak ettiğim yarağını ve Seldayı nasıl siktiğini görecektim.
Ama ekranda Cem yerine tanımadığım bir adamı çırılçıplak görünce şok oldum ve ağzım açık kaldı. Çok ilginçti, demek ki Selda kocasını aldatıyordu! Nefesimi tutmuş, merakla ve heyecanla filmi izlemeye koyulmuştum.
Selda önce adamın önünde diz çöktü ve adamın sikini yalamaya başladı. Adamın kocaman bir siki vardı. Hemen sonra 69 oldular…
Bir süre birbirlerini yaladıktan sonra, Selda adamı yere yatırdı ve üzerinde çıkıp, adamın sikini amına yerleştirdi ve sikin üzerine oturup kalkmaya başladı. Biraz bu şekilde sikiştikten sonra, Selda adamın üstünden indi ve adamın önünde dört ayak domalarak,
“Hadi kara kutumu da bir güzel sik!” dedi.
Adam da arkadan yanaştı ve sikini Selda’nın götüne sokmaya başladı. O anda birşey dikkatimi çekti, Selda o koca yarrağı aynı amına alır gibi, çok rahat bir şekilde götüne aldı, hem de köküne kadar. Hem de hiç bağırıp çağırmadan, aksine gayet zevk alarak siktiriyordu götünü…
Bu film böylece yaklaşık 40-45 dakika devam etti. Benim kocamla sikişmelerime göre epey uzun bir süre! Ben filmi izlerken kendimden geçmiştim ve amım vıcık vıcık sulanmıştı resmen…
Ben filme pür dikkat odaklanmışken, birden arkamdan öne uzanan bir el göğüslerimi okşamaya başlayınca nasıl irkildim anlatamam! Hemen dönüp kim bu diye baktığımda şok oldum. Göğüslerimi okşayan adam, izlediğimiz filmdeki Selda’yı siken adamdı.
Ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilmez bir halde Selda’ya baktığımda, Selda gülümseyerek beni dudaklarımdan öptü ve benim şaşkın bakışlarım eşliğinde üzerimdeki giysileri çıkarmaya başladı. Her şey o kadar heyecanlıydı ki, kısa sürede kendimi salıvermiştim.
Selda beni çırılçıplak soyduktan sonra kendisi de soyundu. Bu arada o adam da soyunmuş ve üçümüz de çırılçıplaktık artık. Ben koltukta otururken adam bacak arama yumuldu ve amımı yalamaya başladı.
Selda da adamın sikini ağzına almış emiyordu. O anda aldığım zevkten ve yaşadığım heyecandan başka hiçbir şey umurumda değildi…
Biraz sonra adam beni yere yatırdı ve sikini amıma sokmaya başladı. Hatırı sayılır derecede büyük bir siki vardı ve amımı bu aleti ile doldurmaya başlamıştı. Adam amıma köklediğinde aldığım zevki hiç unutmuyorum.
Adam amıma pompalarken, Selda üzerime geldi, yüzümün üstüne çökerek amını ağzıma dayadı ve yalamamı emretti.
Am yalamanın nasıl birşey olduğunu hep merak etmişimdir, hiç ikiletmeden Selda’nın amını yalamaya başladım. Amının tadı çok güzeldi ve hoşuma gitti, dilimi içine sokuyor, am dudaklarını emiyor, klitorisini yalıyordum.
Ben Selda’nın amını yalarken, adam da yaklaşık yirmi dakikadır içimde gidip geliyordu. Ben Selda’yı yalayarak boşaltmıştım, kendim ise bu sürede üç defa boşalmıştım ve hayatımın ilk üç orgazmını o adamın altında yaşamıştım.
Artık gerçek seksin ne demek olduğu hakkında bir fikrim olmuştu, ama adam, Hakan bu arada, halen amıma pompalamaya devam ediyordu… Biraz sonra Hakan sikini amımdan çıkarıp,
“Hadi bakalım, dön bir de kara kutuyu deneyelim!” dedi. Ben o güne kadar hiç arkadan yapmamıştım, tamam merak ediyordum hep, ama tereddüt ediyordum. Kaygılandığımı gören Selda müdahale etti,
“Korkma canım, birşey olmaz, en başta canın yanar biraz, ama kendini serbest bırakırsan sen de zevk alırsın!” dedi ve beni razı etti.
Seldanın yardımıyla ben dört ayak oldum. Selda da arkama geçip dört ayak oldu ve kendi aralarında ‘Kara Kutu’ diye adlandırdıkları göt deliğimi yalamaya başladı.
Götümün yalanması da, aynen az önce am yalamam gibi hayatımda ilk defa yaşadığım değişik ve güzel bir duyguydu. Sonra bir parmağını götüme sokmaya başladı. Biraz sonra da ikincisini soktu.
Bu arada Selda inlemeye başlayınca kafamı çevirip baktım ki, Hakan Selda’nın arkasına geçmiş ve Selda’yı sikmeye başlamıştı. Selda da üç parmağını benim götüme sokmuş, içimde hareket ettiriyordu. Biraz canım yanıyordu, ama zevk de almaya başlamıştım… Az sonra Selda,
“Hadi Hakan, Gülü’n Kara Kutusu hazır!” deyince, Hakan Selda’nın arkasından çekildi. Selda da yana kayıp, Hakan benim arkama yanaşmasını sağladı. Selda da götümün yanaklarını ayırarak yardımcı oluyordu. Hakana,
“Lütfen yavaş, ne olur!” dedim. O da,
“Tabi, sen nasıl istersen.” dedi ve kocaman sikini göt deliğimin ağzına dayayıp bastırmaya başladı. Bu arada da, “Kocan ne kadar aptal bir adammış, böyle muhteşem bir göt sikilmez mi hiç!” diye dalga geçiyordu.
Siki yavaş yavaş götüme girmeye başladı. Canım yanıyordu, ama dayanmalıyım diye kendimi telkin ediyordum. Hakan yavaş ve sakin hareketlerle hepsini sokmuştu artık. Canım çok yanıyordu, ama kendimi mümkün olduğunca serbest bırakıyordum.
Bir süre öylece bekledi hiç hareket etmeden. Acım azalmıştı ki Hakan hareket etmeye başladı. Yavaş yavaş gidip geliyordu. Bir süre sonra hızlı hızlı gidip gelmeye başladığında acım tamamen yok olmuş ve artık zevk almaya başlamıştım…
Götümü bir süre daha bu pozisyonda sikti, sonra yere sırt üstü uzandı ve beni sırtım ona dönük üzerine oturttu. Yine götüme sokmuştu sikini, ama bu sefer hiç zorlanmadan almıştım. Üzerinde zıplıyordum artık rahatça.
Beni kendine doğru çekti, alttan o benim götümü sikerken, Selda da amımı yalamaya başlamış ve iki parmağını amıma sokmuştu. Zevkten bayılmak üzereydim, üst üste orgazmlar yaşıyordum.
Bir saate yakın süre olmuş, ben defalarca orgazm olmuştum ve Hakan halen boşalmamıştı. Gözlerimi kapatmış, iki deliğimin dolu oluşunun zevkini çıkartıyordum.
Bir ara Selda amımı yalamayı ve parmaklamayı bıraktı ve amını yine ağzımın üstüne getirdi. Amını deli gibi yalıyor, dilimi içine sokuyordum. Selda amını iyice yüzüme bastırıyordu.
O anda başka bir sikin amıma girmeye başladığını hissettim, oldukça da iri bir aletti. Selda’nın amından yüzümü kurtarıp, kim bu diye baktığımda Cem olduğunu gördüm.
Ben tüm bu olanlara şaşırırken, benim dışımda herkes gayet doğal bir şekilde işine devam ediyordu. Artık Cem de amıma iyice köklemişti, resmen tost olmuştum aralarında…
Biraz sonra Hakan boşalacağını söyleyince hemen üzerinden kalktık. Selda Hakanın sikini ağzına aldı ve emmeye başladı. Bu arada Cem de tekrar amıma girmişti bile. Karısı başka birinin sikini yalarken, adam beni sikmekle meşguldü.
Amım sikilirken ben bir yandan da Hakanın nasıl boşalacağına bakıyordum. Hakan kısa sürede haykırışlarla Selda’nın ağzına boşalmaya başladı. Ama Selda halen ağzından çıkartmamıştı, yutkunuyordu, resmen Hakanın döllerini içiyordu.
İğrenç diye düşündüm. Hakan'ın sikini ağzından çıkardığında tertemiz yapmıştı…
Bu arada ben Cem’in altında artık zevkten uçuyordum. Cem beni bir kez boşalttıktan sonra sikini amımdan çıkardı ve bacaklarımı omzuna alıp göt deliğime sokmaya başladı. O da,
“Demek kocan hiç sikmedi ha bu deliği?” diye gülüyordu. Bir süre o pozisyonda götümü siktikten sonra, sikini götümden çıkarıp ağzıma verdi.
Yalan yok, başta biraz iğrenç geldi, ama gözlerimi kapayıp sikini emmeye başladım. Az sonra Cem kasılmaya başladı, boşalacaktı. Tam kendimi çekecektim ki, Cem kafamı sikine bastırdı ve ağzıma boşalmaya başladı.
İster istemez spermlerini yutuyordum. Ama biraz önce iğrenç diye düşündüğüm şeyin tadı hoşuma gitmişti ve hepsini yuttum…
Herkes bir kenara devrildi. Ayağa kalkmaya çalıştım, ama beceremedim, hiç gücüm yoktu, bitmiştim. Selda yanıma geldi ve beni kaldırıp koltuğa oturttu,
“Nasıl, sürprizimi beğendin mi?” dedi. Sadece,
“Evet!” diyebildim. “Nasıl beğenmem… Hayatımın en büyük zevklerini yaşattınız bana…”
“İstersen şöyle uzan, biraz uyu, kendine gel! Merak etme kocan eve gelmeden vakitlice uyandırırım seni!” dedi. Oracıkta sızmışım…
Akşam kocamın geliş saatinden bir saat önce Selda beni uyandırdı. Bir duş aldım, kendime geldim. Biraz arkam acıyordu, ama olsun aldığım zevk inanılmazdı. Son kez içeri girdim, elbiselerimi giymeye ve Cem’le Hakana hoşçakalın demeye. Ama ikisinin de sikleri dimdik duruyordu. Selda,
“Gel canım, bir veda sikişi yap da öyle git… Nasılsa kocanın gelmesine daha yarım saatten fazla var!” deyince, dayanamadım ve hemen yanlarına gittim. Cem hemen bacaklarını ayırıp,
“Arkanı dön kucağıma otur!” dedi. Sırtım ona gelecek şekilde otururken götüme sokacağını anlamıştım. Bu sefer siki canımı hiç yakmadan girdi götüme... Üzerinde oturup kalkıyordum. Hakan da önüme geçti ve amıma girdi.
Beş dakika falan böyle devam ettik. İçimde sürekli gidip gelen iki erkeklik organı müthiş zevk veriyordu. Ama epey uğraştıktan sonra boşalma olmayınca gitmek zorunda olduğumu söyledim ve sikişmeyi bıraktık.
Siklerine birer öpücük kondurdum ve Selda’yı da dudaklarından öperek, her şey için teşekkür ettim ve evime geçtim…
O gece bir de kocam sevişmek istedi, ama, “Hastayım!” diyerek atlattım. Daha sonraki günlerde, ben, Selda, Cem ve Hakan oldukça sık bir araya geldik. Her fırsatta onlara gidiyordum.

Hakan ve Cem’e bir güzel kendimi siktiriyor ve zevkin doruklarına çıkıyordum. Özellikle biri önümden biri arkamdan girip beni tost yaptıklarında aldığım zevki anlatamam.
Seks konusunda artık neredeyse bir uzman olmuştum, Selda’dan seksin tüm inceliklerini öğrenmiştim. Kocam bir şey fark etmesin diye onunla yine eskisi gibi sevişiyordum. Yani kocamın altına dümdüz yatıp, onun işini bitirmesini bekliyordum, sonra da uyuyordum.
Hatta işi abartmıştım, bazı geceler kocam işini bitirip uyuyunca, acele bir sikiş için Selda’lara gider olmuştum. Salak kocamın doğru dürüst sikemediği amımı ve hiç ellemediği götümü Cem ya da Hakana doldurtup geliyordum ve böyle gecelerde çok daha fazla zevk alıyordum.
Bu böyle bir iki ay kadar devam etti. Ama birgün Selda bana bir itirafta bulundu ve aslında işlerinin bu olduğunu söyledi.
Zengin insanlarla grup seks partileri yapıyorlarmış ve bunun karşılığında yüklü paralar alıyorlarmış. Hakan da onların iş arkadaşlarıymış, gelen isteğe göre o da katılıyormuş bu partilere. Bunu öğrenince şok oldum ve
“Yani benim para vermemi mi istiyorsunuz?” dedim. Bu sorum üzerine Selda güldü,
“Yok canım, seni çok sevdim, çok güzel ve seksi bir kadınsın, seninle sadece zevk için yaptım bunları ve seni gerçek seks ile tanıştırmak içindi. Hem senin parasal olarak buna gücün yetmez. Zaten yakında taşınacağız buradan, eğer istersen sen de bize katılabilirsin. Nasıl olsa sikişmeyi çok seviyorsun, her gün bıkana kadar sikişip, üstüne de yüklü paralar kazanabilirsin. Ama yok dersen, bir daha Cem'i de Hakan'ı da göremezsin!” dedi.
Ne diyeceğimi şaşırmıştım bu durumda. Daha iki üç aya önce seks hakkında hiçbir şey bilemeyen ben, bu sürede seks hastası olmuştum. Ama para kazanmak için de kendimi başkalarına siktiremem diye düşünerek Selda’ya veda ettim.
“Eğer bir gün kararın değişirse ara!” diyerek bana telefonunu verdi ve bir hafta sonra taşındılar binadan.
İki hafta sonra artık dayanamayacak derecede azmıştım, zira kocamdan bana hayır yoktu. Mahalleden kimseyle de olmazdı.
Belki bir şirkette iş bulup çalışırsam, kendimi işime veririm ve sürekli seks düşünmekten vazgeçerim diye düşündüm. Yabancı dilim çok iyidir, bununla ilgili bir iş bulabilirdim.
Kocama çalışmak istediğimi söyledim. Önceleri yok filan dedi, ama onu ikna ettim ve bir hafta sonra ithalat ihracat yapan büyük bir şirkette tercüman olarak işe başladım.
Devamlı olarak şirketin yabancı ortakları olan Amerikalı Jery ve Lara hanımla yazışıyor, onlara raporları gönderiyordum. Kendimi işe vermiş, seksi unutmaya çalışıyordum, ama olmuyordu, her dakika Selda’yı aramak geçiyordu içimden...

Bir gün Amerika'dan bir mail aldım. Jery ve Lara Türkiye’ye geleceklerini yazmışlardı. Hemen gerekli hazırlıkları yaptım ve genel müdüre haber verdim. O da bana bir telefon numarası verdi ve
“Onlar özel ağırlanmak ister, bu numarayı ara ve beni söyle, şirkete davet et!” dedi…
Odama geçtim, tam numarayı çevirmeye başladım, ama o anda farkettim ki bu Selda’nın numarasıydı. Şok olmuştum. Neyse aradım, Selda cevap verdi. Sesimi tanımıştı hemen…
Biraz havadan sudan konuştuktan sonra durumu anlattım ve onları şirkete davet ettim. Ertesi gün Cem ile Selda geldiler. Cem genel müdür beyin yanına gitti, Selda da benim yanıma geldi.
“Nasılsın?” dedi.
“Aslında iyi değilim, siz gittiğinizden beri salak kocamdan başka bir şey yok. Nasıl iyi olabilirim ki?”
“Sana bir iyilik daha yapabilirim!”
“Nasıl?”
“Bekle gör!” dedi. Biraz sonra Cem geldi ve
“Hadi gidiyoruz!” dedi. Ben,
“Güle güle!” diyordum ki,
“Hadi, sen de geliyorsun!” dedi. Genel müdürle konuşmuşlar, otel vesair işleri için şirketten birini istemişler, o da beni söylemiş. Hemen hazırlandım ve çıktık…
Otoparka indik onların VIP minibüsüne bindik. Direksiyona Selda geçti, Cem de benim yanıma arkaya geldi ve fermuarını açtı. Ben hemen onun hasret kaldığım kocaman sikini emmeye başladım. Biraz sonra iyice sertleşmişti ve beni yan yatırıp, tangamı kenara çekti, hemen amıma girdi. Off, ne muhteşem bir şeydi.
“Özlemişim valla!” dedim. Ve pompalamaya başladı. Hızla pompalıyordu. Ben kısa sürede boşalmıştım bile. Hemen sikimi amımdan çıkartıp,
“Ben de senin götünü özledim, seninki gibisi yok!” dedi ve götüme sokmaya başladı.
Ben zevkten uçuyordum ve o pompalamaya devam ediyordu ve beni uçuruyordu. Boşalacağını söylediğinde, hemen sikini götümden çıkarıp ağzıma aldım ve ağzıma boşalttım.
Özlediğim tadın hepsini yutmuştum ve derin bir, “Oohhhh!” çektim ve emmeye devam ettim, yeniden kaldırmak için. Ama o kendini çekti,
“Eğer istiyorsan, bu partide sen de bize katılacaksın! Jery tam bir göt hastasıdır, onunla sen ilgileneceksin!” dedi. Ben de,
“Nasıl olur, partiden sonra beni şirkette görünce ne olacak?” dedim.
“Merak etme, onlar herzaman maskeli yaparlar! Bu kaçıncı sefer, ben de Selda da onların yüzünü hiç görmedik. Onlar da bizim yüzümüzü hiç görmediler!” dedi.
Ben kabul edince Cem sikini tekrar ağzıma verdi ve emerek kaldırdım. Otele gidene kadar beni arabada sikti ve defalarca boşalttı. Kuş gibi hafiflemiştim resmen... Otel ve diğer işleri ayarladık ve beni şirkete bıraktılar.
İki gün sonra Amerikalı misafirlerimiz geldi, şirkette ben karşılamıştım onları. Kocama da, büyük patronların geldiğini, akşam toplantıda çeviri yapacağımı anlatmış ve akşam geç geleceğimi söylemiştim. Kocam mırın kırın etse de kabul etmişti.
Akşam oldu, onları otele ben götürdüm bıraktım. Bir saat sonra da dışarda Cem ve Hakan ile buluşup otele gittik.
VIP minibüste Cem'in bana getirdiği kıyafetleri giydim, siyah süper mini bir etek, kırmızı dantelli bir tanga ve kırmızı dantelli bir büstiyer. Üzerime de uzun bir pardesü. Yukarı çıktık. Odaya girmeden maskelerimizi taktık ve ben pardesüyü çıkardım, içeri öyle girdik.
Ben içki servis yaptım önce. Sonra Cem ve Hakan Lara’nın yanına oturdu, ben de Jery’nin yanına oturdum. Jery direk olarak,
“Kalçaların çok güzel!” dedi ve okşamaya başladı. Ben de ayağa kalkıp, arkam ona dönük olarak eğilip eteğimi çıkarttım. O anda Jerry ani bir hareketle yerinden kalktı ve kalçalarımda dilini hissettim. Tangamı indirdi ve
“Ohh my God, very nice Black Rose!” dedi. Selda’ların kendi aralarında ‘Kara Kutu’ diye adlandırdıkları göt deliğine, Jery de ‘Black Rose’ (Kara Gül) diyordu…
Bu arada Lara, Cem ve Hakan’ın siklerini ağzına alıyor, bir onu bir onu emiyordu. Jery de benim götümü biraz yaladıktan sonra, ben ona döndüm ve sikini çıkardım. İlk defa sünnetsiz bir sik görüyordum, büyük bir şey değildi. Ve ağzıma alıp emmeye başladım. Biraz büyüdü ve kafası meydana çıktı.
Biraz sonra Jerry beni dört ayak pozisyonuna getirdi ve kabuklu sikiyle götüme girmeye başladı. Devamlı iltifat ediyor, ‘My Black Rose’ diyordu.
Hiç zorlanmadan alıyordum Jerry’nin sikini götüme. Sikini götümden çıkarmadan beni kucaklayıp Lara’ya doğru götürdü. Lara halen Cem ve Hakan’ın siklerini emiyordu.
Jerry benim yüzüm Lara’nın amına gelecek şekilde domaltınca, ne yapmam gerektiğini anlamıştım. Ben de Lara’nın amını yalamaya başladım.
Bu arada Jery devamlı götüme pompalıyordu ve ben zevkten uçmaya başlamıştım artık. Götümü sikmeye biraz devam etti ve götümün içine boşaldı. Öylece duruyordu, biraz bekledi ve götümden çıktı.
Sonra beni Hakan’ın kucağına oturttu ve onun götüme girmesini sağladı. Jery beni seyrediyordu…
Cem de Lara’yı kucağına almış, amına derin sert dalışlar yapıyordu. Kısa sürede Lara haykırarak boşalmaya başladı ve Cem’in kucağından indi, kenara geçip oturdu ve Cem’in benim amıma girmesini söyledi. O da hemen geldi ve amıma soktu.
Yine en sevdiğim pozisyondaydım, Hakan arkamda Cem önümde idi, her iki deliğimi de pompalıyorlardı. Az sonra Jery geldi ve sikini ağzıma verdi. Aynı anda üç deliğim de dolmuştu, ben zevkten çıldırıyordum.
Jery’nin siki yeniden sertleşince, Cem ve Hakan beni bıraktılar, Jery beni kucağına aldı. Yine götüme sokmaya başladı, deli gibi sikiyordu götümü. Çocuklar da Larayı tost yapmışlardı.
Bu şekilde uzunca bir süre sikişmeye devam ettik. Otelden gece saat iki civarında ayrıldık. Cem ve Hakan beni eve bıraktılar, ama tabi arabada ikisi de birer kez daha siktiler güzelce beni.
Eve girdiğimde kocam yatmamıştı halen, salonda beni bekliyordu. Ona neden yatmadığını sorduğumda, beni merak ettiğini söyledi. Ben de,
“Çok yorgunum, hemen yatıp uyumak istiyorum!” dedim.
“Biraz sonra yat…” dedi.
Anladım sevişmek istiyordu. Bu gece yaşadığım bu kadar güzel seksten sonra kocamın sikmesinden hiçbir şey anlamayacaktım, ama yine de,
“Peki!” dedim. Önce duşa girdim iyice temizlendim ve yatağa girip kocamı çağırdım. Her zamanki gibi yine iki dakikada işini gördü ve uyudu hayvan! Ve o gece ben kafamda her şeyi bitirmiştim, kocamdan boşanacaktım…
Ertesi gün işe gittim. Jery ve Lara şirkete öğleye doğru geldiler ve öğlen yemeğine beraber çıktık. Bir ara yemekte Jery elime bir not tutuşturdu. Notta, “Black Rose, muhteşemdin!” yazıyordu. Beni sesimden tanımıştı.
“Siz de öyleydiniz!” dedim ve gülümsedim. Yemekten sonra şirkete döndük. Öğleden sonra Lara alışverişe gideceğini söyleyip şirketten ayrılınca, Jerry beni odasına çağırdı. Bana,
“Gerçekten muhteşem bir kadınsın, seninle yüzünü görerek sevişmek!” istiyorum dedi.
Ben de tabi dedim ve hemen onun önüne diz çöktüm. Önce sikini ağzıma aldım kaldırdım, sonra Jerry’yi masanın üzerine yatırdım, eteğimi yukarı toplayıp, tangamı kenara sıyırdım ve yüzüm ona dönük şekilde, sikini götüme aldım.
Üzerinde zıplıyordum. Aldığı zevk gözlerinden okunuyordu. Kasılmaya başladı, boşalacağını anlamıştım, hemen üzerinden inip sikini ağzıma aldım ve ağzıma boşalmasını sağladım. Sonra hemen toparlandık, ben çıktım odasından.
Akşam üzeri genel müdür beni odasına çağırdı ve beni tebrik etti, büyük bir terfi ve zam aldığımı söyledi, Jery emretmiş.
Jery ve Lara İstanbulda iki gün daha kaldılar. Lara devamlı dışarıda, mağazaları falan geziyor, Jery de fırsat bulduğu her yerde götümü sikiyordu. İki gün böyle geçti ve Jerry ile Lara Amerikaya döndüler.
Ama sonrasında genel müdürümün bana olan ilgisinin değiştiğini fark etmeye başladım. Bir gün beni odasına çağırdı ve
“Black Rose! Bir de ben koklayabilirmiyim?” dedi.
Galiba Jerry’den öğrenmişti. Ben de hiç sakınca görmedim ve onun odasında sevişmeye başladık. Önce striptiz yaptım ona, sonra onun önünde diz çöktüm ve pantolonunu indirmeye başladım.
Külodunu indirdiğimde hiç görmediğim kadar büyük bir sik karşımda duruyordu, hem de dimdik olarak. Hemen emmeye başladım…
Beni yukarı çekti ve amıma girmeye başladı. Sikinin amıma girerken her milimetresini hissediyordum ve muhteşem zevk alıyordum. Kısa sürede boşaldım, hiç bu kadar zevk aldığımı hatırlamıyordum. O koca sikini amımdan çıkarıp,
“Hadi birde senin o meşhur Black Rose’un tadına bakalım!” dedi.
Yere indim ve dört ayak oldum. O da geçti arkama ve götüme dayadı koca sikini. Nasıl alacağım diye düşünüyordum. Biraz yüklendi olmadı.
Tekrar amıma soktu ve sikinin kayganlaşmasını sağladı ve tekrar götüme dayadı. Başı girmeye başlamıştı, kendimi olabildiğince serbest bırakıyordun.
Başı girmişti artık ve kalın gövdesi de ilerliyordu. İlk kez Hakan’ın siktiği gibiydi sanki, canım acıyor, ama zevk alıyordum. Ve yavaş hareketlerle dibini bulmuştu artık.
Öylece durması söyledim. Acıya iyice alıştırdım kendimi ve hareket etmeye başladım. Acı neredeyse tamamen kaybolmuştu ve müthiş zevk alıyordum artık. O da hızlanmaya başladı ve hızla yüklenip içime lavlarını püskürttü. Çok güzeldi.
O günden sonra genel müdür asistanlığı yapmaya başladığım için her gün beraberdik. Her fırsatı değerlendiriyor, kaşla göz arasında sikişiyorduk. Haftada en az bir kere de otele gidip, sabahtan akşama kadar sikişiyorduk.
O bana amımdan şimdiye kadar hiç almadığım zevki veriyordu, ben de ona hiçbir kadının o güne kadar ona vermediği götü veriyordum. Bunu kendisi söyledi, karısı dahil hiç bir kadın ona götten vermemiş!. İkimiz de halimizden memnunduk.
Onun ayarladığı bir avukat sayesinde kısa sürede kocamı boşadım ve yine onun bana özel tutup, dayayıp döşediği bir eve çıktım.
Arada bir Selda’larla partilere gidiyorum. Tamam, genel müdürüm beni yaraksız bırakmıyor, ama ne olursa olsun, Hakan ve Cem benim ilk erkeklerim…
Eski kocamı ise erkek sınıfına bile koymuyorum!
HARİKA YAŞANMIŞ SEKS HİKAYESİ.
Hot xvideos 🔥 👈
BAYADIR TOPUKLA AM OKŞAYAN GÖRMEMİŞTİM.
👉 TRADE NUDE SNAPS
MAŞALLAH ŞEKER BADEMİ GİBİ.
Tüysüz Yarma Şeftali Amcığı
TAM HAYAL KURMALIK.
Siz buna ne diyorsunuz ben kudurtan am seksi fizik diyorum
LISBETH, 21 on a sailing tour near porec, croatia
young women from poland in croatia, part 2
Katline Roddes 🇨🇵
👉 Private Snaps & Exclusive Content Inside
Kocamı eski sevgilimle aldattım
Şu an 36 yaşındayım ve evliyim. 22 yaşındayken severek evlendim. Kocamla her yönden güzel anlaşıyorduk ve seks hayatımız da iyi gidiyordu.
Elbette herkes gibi seks sırasında yatak fantazilerimiz vardı, ama değişik heyecanları başka erkek ve kadınlarda aramıyorduk. Yani sıradan insanların sıradan hayatlarını yaşıyorduk.
Tabii ben de, kocam da dışarıda başka erkek ve kadınlara kaçamak bakışlar atıyorduk.
Ama bunlar masumane kaçamaklardı ve bu konuda birbirimizi sıkıştırmıyor, hatta espri konusu bile yapabiliyorduk.
Birbirimize olan güvenimiz, kıskançlık duygularımızı bastırıyor, hiç bir sorun yaşamıyorduk.
Evlenmeden önce bakireydim ve fazla bir cinsel yaşamım olmamıştı. Lisedeyken erkeklerle arkadaşlıklarım oldu, onlarla öpüştüm ve soyunmadan ayaküstü kaçamaklar yapıp seviştim.
Bunlardan sadece birisi, Esat bir tık ileri gidebilmişti. Bir okul çıkışı buluştuğumuz tenha parkın bir köşesinde, çimenlere uzanmış öpüşürken göğüslerimi yalamış ve elini eteğimin altına daldırıp amımı külot içinden okşamıştı.
Ben de onun fermuarını açarak sertleşmiş penisini külodunun üzerinden avuçlamıştım.
O zamanlar gençlik ve acemilik vardı. Esat’ın erkekliği o gün bana epey büyük gelmişti. Görmesem de külodun üzerinden sertliğini ve sıcaklığını hissettiğim ilk penisti onunki…
Ama ötesi yoktu, seks ve cinsellik konusunda gidebildiğim son nokta buydu.
Neredeyse platonik sayılabilecek öpüşüp koklaşmalı ilişkimiz sürerken bir gün bana ciddi ciddi,
“Gül, eğer olur da benden başka biriyle evlenirsen, bu okşadığım, ama sikemediğim amını ben de sikmek isterim!” dedi.
Ne diyeceğimi bilemedim önce, ama ciddi konuştuğunu görünce onu kırmamak için,
“Olur!” dedim. Sonra da şakayla karışık “Başka bir erkekle evlenirsem, düğünden sonra söz, kocamı seninle boynuzlayacağım.” diye ilave ettim. İçimden de ne kadar saçma ve uçarı diye düşündüm. Ben başkasıyla evliyken o gelip beni sikecekmiş.
”Unutma bu sözünü bak…” dedi eğilip dudaklarımı öperken… “Bir gün karşına çıkacağım ve sözünü yerine getir diyeceğim.
Parmağındaki alyansla sikeceğim seni…”
Sonra da her buluştuğumuzda, her öpüşüp koklaştığımızda verdiğim sözü hatırlattı bana…
Herkesin içinde sarılıyor, kulağıma ılık nefesi eşliğinde bana kocamın yanında neler yapacağını anlatıyordu en edepsiz sözcüklerle…
Ben de onun anlattıkları karşısında tahrik oluyor, ıslanıyordum. Kendimi eve atar atmaz çılgın gibi kendimi okşuyor, orgazm olana kadar masturbasyon yapıyordum.
Okul dönemleri bittiğinde, Esat’la ilişkimiz de bitti. İkimiz de üniversiteydi, sınavdı, iş ve askerlikti derken bir yerlere savrulduk. Ben de arkasından ağlayıp, gözyaşı dökmedim, çünkü ona aşık değildim ve onunla evlenmeyeceğimi biliyordum.
O da benim gibi daldan dala konan şıpsevdinin tekiydi.
İlişkimiz bittikten sonra Esat’ı ne gördüm, ne de ondan bir haber aldım. Ta ki geçenlerde bir kız arkadaşımla kafenin birinde akşam kahvesi içene kadar…
Kafede Esat’la göz göze geldik ve ikimiz de donduk kaldık. Neden sonra, önce o cesaretini toplayıp bana,
“Merhaba Gül!” diyene kadar… Nasıl davranacağımı bilmiyordum. Yıllar öncesinde kalmış eski ve güzel bir ilişkinin hayaleti gibi karşıma dikilivermişti. Yine de nezaketen,
“Merhaba Esat!” dedim. Ayaküstü bir konuşmadan sonra merakla bizi izleyen kız arkadaşımın yanında benden telefon numaramı istedi. Ben de art niyet düşünmeden verdim.
O gittikten sonra meraklı arkadaşımın sorularını öylesine geçiştirdim.
Bir yandan da Esat ile yaşadığımız ilişkinin anıları gözümün önünde dans etmeye başlamıştı. Ve birden o evlendikten sonra beni becermek istediğini söylediği gün aklıma geliverdi. Panikledim.
Acaba o da üstüne basa basa söylediği o sözlerini hatırlıyor muydu? Ya gerçekten beni sikmek isterse ne yapacaktım? Sonuçta onunla iyi kötü bir ilişki yaşamış, isteğini yerine getireceğime dair söz vermiştim.
Aklımdan türlü şeyler geçiyordu. Hay allah, nasıl da ister istemez hemen verivermiştim telefon numaramı?
Ben nasıl bir orospuydum böyle? Acaba numaramı değiştirsem mi? Ama kocama gerekçesini nasıl anlatacaktım? Bu karışık duygularla evin yolunu tuttum…
Daha eve varmadan beni aradı ve ertesi gün buluşmayı teklif etti. Uzun uzun konuştu telefonda…
Bu arada o da evlenmiş ve çoluk çocuğa karışmıştı. Bunları duymak beni biraz rahatlattı.
Telefonda öylesine nazik, centilmen, düşünceli konuşuyordu ki sonunda teklifini kabul ettim. Lisede yaşananlar geçmişte kalmış ve verdiğim söz artık unutulmuş olmalıydı. Bu karışık duygularla onunla buluşmaya karar verdim.
Ertesi gün tenha bir yerde, tenha bir restoranda buluştuk. İkimiz de biraz çekingen halde sohbet etmeye başladık, ama sohbet ilerledikçe yabancılık ve çekingenlik kayboldu.
Birbirimize aile ve iş yaşantımızı anlatırken, elbette eski günlerden bahsetmemek olmazdı.
O günleri andıkça, onunla birlikteyken birbirimizi nasıl arzuladığımızı, ama bekaret nedeniyle yaşamak istediklerimizi ertelemek zorunda kaldığımız düşünceleri aklımdan geçiyor, ama bunu ona anlatmıyordum.
Lafı dolaştırıp konuyu açan, yaşadıklarımızı anlatan o oldu. Gençlikte arzulara gem vurmanın ne kadar zor olduğunu ve düşüncelerimizin ne kadar sığ olduğundan bahsetti. Sonrasında can alıcı soru geldi. Ve bana verdiğim sözü hatırlayıp hatırlamadığımı sordu.
“Hatırlıyorum tabi… Ama saçmalama Esat… İsteğini ciddiye almadım o zaman… Hiç bir zaman gerçekleşmeyecek bir şey…” dedim.
“Bu saatten sonra aramızda duygusal bir şeyin zaten gelişemeyeceğini biliyorum Gülüm…
Zaten yaşlarımız da epey ilerledi. Bundan sonra eğer bir şey yaşanırsa o güzel gençlik günlerinden ilham almak olur. Şu sıradan ilerlemiş yaşantımızda kısa bir heyecan yaratmış oluruz.”
Aslında doğru söylüyordu. Bundan sonra hayatımızda böylesi heyecanları yaşamak ve sıradanlıktan sıyrılmak olanaksız gibiydi, ama ona bu düşündüklerimi söylemedim elbette… Kocamla yaşadığım monoton evlilik ve acınası cinsel yaşamım gözümün önündeydi.
Esat, evlendikten sonra seks konusunda birkaç kaçamağın ötesine gitmediğini anlatıyordu. Bense bir yandan monoton evliliğimi düşünüyor, aklımdan neden olmasın diye geçiriyordum.
Hemen ardından da kocamı aldatmanın kötü bir fikir olduğu, kendime kurduğum fırtınalardan uzak, sakin dünyayı bir seks macerası için tehlikeye atmanın ne kadar doğru olduğu duvarına çarpıyordum.
Öte taraftan bu tür ahlaki değerlerle kendimi boşuna sınırladığımı, hayattan zevk almam gerektiğini düşünüyordum.
Şunun şurasında kaç günlük ömrümüz kaldı ki… Boş ver bunları, yaşamaya bak Gül…
Esat bu konularda konuştukça, ben aklımdaki çelişkiyle mücadele ediyor, bir yandan da gittikçe heyecanlanıyor, ıslanıyordum.
Esat”ın daha önce okşadığım ama tadına bakamadığım erkekliğinin içime girişini hayal etmesi bile beni azdırıyordu.
Bunun gerçeğini yaşamam için sadece evet demem yeterliydi. Esat beni ikna etmek için durmaksızın konuşuyor,
“İstediğin bir gün buluşur, yarım kalan işimizi bitiririz ve konu orada kapanır!” diyor, aklımı çelmeye ve beni tava getirmeye çalışıyordu. Birden ağzımdan nasıl çıktı anlamadım,
“Tamam o zaman… Peki…” deyiverdim. Daha ağzımdan çıkarken pişman olmuştum bile…
Fakat geriye de dönemedim. Bana deniz kenarında bir yazlıklarının olduğunu ve bu mevsimde gözlerden uzak, rahatsız edilmeden gençliğimizde yaşayamadığımız güzellikleri yaşayabileceğimizi söyledi.
“Peki tamam… Madem bu kadar çok istiyorsun. Haftaya orada buluşalım. Ama tek şartım, olayı büyütmek, uzatmak yok. İşimizi görür, bir daha da bu konuyu açmayız. Yine kendi yaşamlarımıza döneriz.” dedim. Çok mutlu olmuştu ve ellerimi tutup öpücüklere boğarak
“Elbette Gül… Sen nasıl istersen… İstemezsen bir daha olmaz emin ol. Seni asla rahatsız etmem!” dedi.
Bir hafta sonra buluşup yola koyulduk. Üzerimdeki montun altına dizimin epey üstünde kısa, ekose bir kloş etek, siyah ince jartiyer çorap giymiştim. Uzun sarı saçlarımı da lise yıllarındaki gibi atkuyruğu yapmıştım. Bu halimi görünce gözleri parladı,
“Aynı lisedeki Gül’sün bebeğim.” dedi hayranlıkla… Koltukta neredeyse kasıklarıma sıyrılan eteğimin meydanda bıraktığı bacaklarımdan, eteğin altından bir parçası görünen çorabımın dantellerinden gözünü alamıyordu.
O gencecik acemi Gül gibi yanaklarım kızardı iltifatları karşısında… İçim ısındı. Elimi vites topuzundaki elinin üstüne koyup okşadım teşekkür anlamında… Elimi dudaklarına götürüp öptü öptü… Ürperdim.
Arkama yaslanıp gözlerimi kapadım. Dizlerimi sevgiyle hafif hafif okşamasına, parmaklarının gittikçe cesaretlenip çoraplı bacaklarımın her santimini okşamasına ses çıkarmadım.
“Hatırlıyor musun?” dedi boğuk bir sesle… “Sen de beni okşardın. Delirtirdin beni okşaya okşaya, küloduma boşalırdım senin yüzünden…” Gülümsedim,
“Hatırlamaz olur muyum? İkimiz de yaramaz çocuklardık.” derken elimi uzatıp kucağına koydum. “O günlerdeki gibi sertsin hala…” dedim. Pantolonun üzerinden kabarıp sertleşmiş erkekliğini okşayıp sıktım. İnledi.
Yazlığın bulunduğu siteye gelene kadar birbirimizi okşadık durduk. Siteye geldiğimizde in cin top oynuyordu. Bu da beni çok rahatlatmıştı, çünkü sonunda rezil olmak da vardı. Hava yağmurlu, deniz dalgalıydı. Kimseler yoktu etrafta…
Yazlığa girdiğimizde ben kendimi yumuşacık koltuklardan birine bıraktım. Esat hazır bekleyen şömineyi yaktı. Ateşin çıtırtıları duyulmaya, sıcaklığı hissedilmeye başladı. Sonra da hafif alkollü bir şeyler hazırlayıp geldi ve içmeye başladık.
Yanımda oturuyordu, nefesini boynumda hissediyordum. Hafifçe öpmeye başlamıştı. Sanki vücuduma elektrik veriliyordu. Bu öpücükleri eskiden tanımama rağmen, bunca yıllık evli olduğum kocamdan sonra tuhaf geliyordu.
Benim karışık duygularımı anlamış olacak ki, elleri hızlı bir sonuca ulaşmak için bacaklarıma ve oradan eteğimin altına, amıma doğru hareketlendi.
O okşadıkça ben de gevşiyordum, bacaklarım kendiliğinden aralanarak ellerinin amıma daha kolay ulaşmasını sağlıyordu.
Dudakları dudaklarıma değiyor ve öpücüklerine karşılık bekliyordu. Ben de artık onun dudaklarını emiyor ve istediği karşılığı veriyordum.
Birden elimdeki kadehi alıp yere bıraktı. Beni kucaklayarak yatak odasına doğru hareketlendi.
Yatağın üstüne bırakınca ellerim kasıklarıma doğru gitti ve ıslanan, dudakları şişen amımı okşamaya başladım. O da beni seyrediyor, bir yandan da soyunuyordu.
Yatakta yanıma uzanınca benim de üzerimi soymaya başladı ve jartiyer çoraplarım, sütyen külotla kaldım.
Taş kesilmiş erkekliği karnıma değiyor ve büyüklüğü konusunda yanılmadığımı, kocamın yıllarca içime aldığım erkekliğinden sonra daha iyi anlıyordum.
Sütyenimi adeta törenle çıkarttıktan sonra memelerimi yalamaya başladı. Bir yandan da amımı kendi ellerimden devraldı. Sonrasında bütün vücudumu diliyle keşfetmeye çıktı. Boynumu, göğüslerimi, göbeğimi yalıyordu. Külodumu yavaşça bacaklarımdan sıyırarak beni çırılçıplak bıraktı.
Dudakları ve diliyle tüm vücudumu yalayarak en sonunda kadınlığıma ulaştı. Daha yeni traş olmuş ve her tarafımı kaymak gibi yapmıştım. Amımı diliyle kudurtmaya başladı.
Erkekliğinin sıcaklığını ve sertliğini ince çoraplı bacaklarımda hissetmek ve amımın yalanması, benim ilk orgazmımı yaşamama yetmişti bile… Sular seller gibi boşalıyordum. O ise yalamaya devam ediyordu.
Sonra 69 olduk, penisini ağzıma almak bana acayip zevk veriyordu. Artık zamanı geldiğini düşünerek,
“Hadi sik beni! Amımı kudurttun, şimdi emziğini ver, içime sok!” diyerek hazır olduğum mesajını verdim. Gülümsedi,
“Mmmm… Eskisi gibi utangaç genç kız değilsin anlaşılan…”
“Değilim aşkım… Artık sevişmesini, sikişmesini öğrendim. Hadi sik beni… Ben de sana neler öğrendiğimi göstereyim.”
“Bak sen..! Benim acemi sevgilim gitmiş, azgın bir kadın gelmiş yerine… Ama bu kadar aceleci olma Gül…
Bu anın tadını çıkar. Bu güzel amını sikebilmek için çok bekledim ve doyurabilmek için bir haftadır kimseyle sevişmedim.
Meraklanma, en az üç posta sikeceğim seni!” dedi. Beni dört ayak pozisyonuna getirdi ve arkadan sikini amıma sürtmeye başladı. Siki amımın ağzına geldikçe kendimi arkaya atıyor ve sikini içime almaya çalışıyordum. O ise kafası giren sikini çıkartıyor ve amımın dudaklarına sürtmeye devam ediyordu.
Sonra birden kafasını soktu ve ben de yine kendimi geriye esnettim. Artık yarağının yarısı içimdeydi ve kalınlığı nedeniyle müthiş zevk veriyordu.
“Hadi kalanını da sok, dışarıda bir şey kalmasın, kanırtarak sik beni!” diye inliyordum.
“Harika bir amın var aşkım… İçi ateş gibi yanıyor ve bu yaşına rağmen hala daracık… Amını yarağıma doyuracağım, tadını unutamayacak!” diyordu.
Bu arada yavaş yavaş sikinin kalanını da sokuyor, bazen kısa aralıkla çekerek fazlasını tekrar amıma yerleştiriyordu. Taşaklarını götümde hissettiğimde amımın içinde sanki soba borusu varmış ve amım yırtılmış gibi hissediyordum.
Aynı zamanda kendime bu tadı daha önce niye yaşamadım diye kızıyordum. Evlendikten sonra ne çıkarsa bahtına oluyor, başka yarakların tadına bakılamıyordu. Ohhh işte buydu, zinciri kırmıştım ve tadını çıkarmalıydım.
Esat sikini kökledikten sonra bir müddet öyle kaldı. Siki sanki rahim ağzıma dayanmıştı.
“Biraz amcığın alışsın güzelim… Anlaşılan kocanın siki yeterince büyük değilmiş. Yoksa amına almakta bu kadar zorlanmazdın!” diyerek hafif hafif girip çıkmaya başladı. Ben de,
“Ohhh… Hadi erkeğim… Yarım kalan işini bitir… Artık bu am senin… Evire çevire sik! Amım sikilmek neymiş görsün!” diyordum. Arada da, “Ohhhh… Geçir amcığıma…Amımı del!” diye onu ateşliyordum.
Edepsiz ve pis konuşmalarım onu iyice tahrik etmiş, hareketlerini hızlandırmıştı. Bense,
“Evet, işte böyle kökle, sertçe, hoyratça sik amımı, geçir yarağını!” diyerek daha da hızlanmasını sağlıyordum.
Yarağı içime motor pistonu gibi girip çıkıyor, beni hızlı bir orgazma yaklaştırıyordu. Amımı sikerken memelerimi avuçluyor, her tarafımı mıncıklıyordu.
Ve inleyerek hiç olmadığım kadar şiddetli bir orgazmla boşaldım. Göğüslerim körük gibi inip kalkarken,
“Ben bittim!” dediğimde, bana,
“Bu daha başlangıç Gül… Bu amı bir kerelik sikmeyle bırakır mıyım hiç? Ama önce bir de götünün tadına bakalım!” diyerek amımdan çıkardı götümün deliğine sürtmeye başladı.
İtiraz eder gibi göründüm önce… Ama kocama bile bir iki seferden fazla vermediğim götümün de bu güzel yarak tarafından sikilmesini istiyordum. Esat götümün deliğine tükürüp, yavaş yavaş parmağı ile göt deliğime masaj yapmaya başladı.
Biraz sonra bir parmağını içime itmeye başladı. Bir parmağı götüme girmişti ve acayip zevk almıştım, ama siki daha kalındı ve şimdi onu da tükürükleyip götüme değdirmeye başlamıştı.
O hissi hiçbir zaman unutmayacağım, çok hoşuma gidiyordu. Ve bastırmaya başladı, bana devamlı kendimi serbest bırakmamı, yoksa canımın acıyacağını söylüyordu. Elimden geldiğince söylediklerine uyuyordum.
Götümün yanaklarını tutarak ikiye ayırdı ve iyice yüklenmeye başladı. Bir sızı ile içime girdiğini hissettim, bağırmamak için yastığı ısırdım. Çok nazik hareketlerle ilerlemeye başladı. Canım acıyordu, ama çok fazla değildi. İşini kesinlikle çok iyi biliyordu.
Biraz daha, biraz daha derken, en sonunda kasıklarını kalçalarımda hissetmiştim. Canım halen acıyordu. Bir süre öyle bekledi, alışmam içindi herhalde… Şimdi yavaş ve sakin hareketlerle ileri geri yapıyordu.
Canımın acısı gittikçe azaldı ve yerini zevke bıraktı. Artık daha rahat girip çıkıyordu ve hızlanmıştı. Ben iki kez orgazm olmuştum ama Esat o ana kadar daha boşalmamıştı. Arkamda hızını artırmaya başladı. Ben,
“İçime boşal… Götümü döllerinle doldur erkeğim!” diye inlerken, o daha da hızlanıyor ve benim daha çok hoşuma gidiyordu. Birden çok sert bir şekilde yüklendi ve boşalmaya başladı.
Sanki götümün içinde bir yanardağ patlamıştı. Dölleri içime sıcak sıcak akarken, Esat öylece duruyor, titriyordu. Biraz içimde bekledi ve çıktı götümden.
“Çok güzel bir götün var, kütür kütür yarıldı ve artık yarağa alıştı. Kocana daha sık verirsin bundan sonra!” diyerek gülümsedi.
“Sen de bu konuda çok ustaymışsın. Amımın da, götümün de hakkını verdin. Kocamı aldattığıma değdi!” diye yanıtladım. ve onun erkek bedenine sımsıkı sarılıp uzandık yatakta…
Başımı göğsüne koymuş, kalbinin atışlarının sakinleşmesini dinliyordum. Saçlarımı, sırtımı, memelerimi, her yerimi sakin sakin okşuyordu.
İçimden de kendime bundan sonra ne olacağını soruyordum. Bu sikişin tadını unutmak zordu, ama kocamı da bırakamazdım, onu seviyordum. Sanki iç sesimi duymuş gibi,
“İstersen bir daha olmaz, ama benim sikimin tadına bakan am döner dolaşır yeniden gelir. Madem kocan seni doyuramıyor, belki anlayış gösterir, iki erkek seni birlikte sikebiliriz!” dedi.
Aslında fena fikir değildi. Kocam o kadar tutucu, kıskanç bir insan değildi. Belki kocamı ikna eder, ona da başka kadınlar bulurdum. Ben de bu iyiliğimin karşılığında rahat rahat Esat’la, hatta hoşuma giden başka erkeklerle sevişebilirdim.
Bir kere tadını almıştım bu zevkin, bırakamaz, o monoton tekdüze cinsel yaşamıma dönemezdim.
“Olabilir canım… Ama bir şartım var.”
“Neymiş o şartın?”
“Kocamı ikna edebilmemiz için o da senin karını sikecek, ne dersin?” diye cevap verdim. Esat biraz durakladı ve
“Neden olmasın? Böylece ben de seni daha rahat sikebilirim!” dedi.
Yattığım yerden, kollarının arasından sıyrılıp doğruldum. Bacaklarımı ayırıp üstüne çıkarken neşeyle,
“Anlaştığımıza göre… O gün gelinceye kadar beni bir kere daha sik öyleyse…”
İşte asıl hikaye böyle başladı. Bir sürü planlar ve kumpaslarla eşlerimizi birbirine yakınlaştırıp Esat'ın güzel karısını da kocama ayarladık. Hatta ikisi baş başa kalıp sevişsinler diye yapmadığımız numara kalmadı. Sonunda başardık.
Tabi, ikisini tam bizim evde sevişirken iş üstünde bastığımızda diyecek bir şeyleri kalmadı. Biz aldatılmış eşler, bir süre öfkeli ve boynuzlu erkek ve kadın numarası çektikten sonra kahkahalarla gülerek aralarına daldık.
Şimdi hep beraber sevişiyor ve birbirimizi kıskanmıyoruz. Hatta bazen kocam Esat'ın karısını biz olmadan beceriyor, ben de Esat’la kocam olmadan sevişiyorum. Hayatın tadını çıkarıyoruz....
Arkadaşımın Öğretmen Annesini
Selam bugün basımdan gecen bir olayı anlatıcam. Adım Can Yıl 2018 kış bitmiş ilkbahara girmişiz. Okula gitmekteyim. Okuldan gelince pc başı cs falan atıyorum. Dogdugumdan beri Oturduğum apartman da yaşıyorum. Dedemler buraya 30 yıl önce gelmiş. Bundan 8,9 yıl önce ise karşı daireye yenı kişiler taşınmıştı.
Eylem adında bir ingilizce öğretmeni ve yanında benle yaşıt bir çocuk vardı adi Selim. Selim ile çok yakin arkadaştık birlikte oyun oynar zaman geçirirdik. Babası Ile Annesi selim 1 2 yaşındayken boşanmış Annesi ise bir daha evlenmemişti. Selim ile aynı ortaokula gittik aynı liseye de gidiyorduk. Annesi gittigimiz lise de çalışıyordu. Lise sona kadar aynı sınıfa düşmedik ssınıfta ingilizce dersimize Eylem hoca giriyordu.
Selim öğretmen öğrencisi olayını yasamamak için Eylem hocayi annesi olarak tanitmamişti. Ilk derste arka sıra oluum hocanin göte baak lan diye fısıldaşa fisildaşa konuşuyordu. Aradığim milf bu amk diyenler ahhh şunun memelere bak diyenler Selimin yüzü kızarmıştı arkada sesini çıkarmıyordu. Bende bir sey demiyordum ama Eylem Hoca taş gibi kadındı gerçekten büyük memeler, göt yüzü güzeldi
yapılan yorumların hepsi doğruydu.
12. sinif boyunca her ingilizce dersini tüm erkekler bekledi sırf Eylem Hocanin götunu görmek için. Selim ise arkada yüzü asik bir şekilde bekliyordu. Annesine anne tüm sınıf sana bakıp 31 çekiyor diyemezdi. Artik o benim annemde diyemezdi. Sessizce oturuyordu. Okula Eylem hoca daha erken gidiyordu selim ile ben aynı anda gidiyorduk dönüşte biz erken giderken eylem hoca geç geliyordu.
Bir gün Eylem hoca dar bir pantolon giymişti. GÖTÜ mükemmel gözüküyordu nerdeyse kafam kadar GÖTÜ vardı. Eve gelince pişman olarak onu düşünüp 31 çektim. Icimden ulan arkadaşının annesini hayal edip 31 çekiyorsun ne piç bir adamsın Can diyordum. Bizim sınıfta Eylem hocayi düşünüp 31 çekmeyen tek selim kalmıştı. Tüm sınıf hocaya azıyordu Kendimi Selim yerine koyunca üzülüyordum.
Selim ile bu konuyu hiç konusmuyorduk zaten konuşmamız mantıksız olurdu. Taaa ki o güne kadar Bir hafta sonu Selim ile dışarda geziyorduk. Dersler hakkında konuşuyor lafliyorduk parkta dondurma yerken
Selim bana.
-Annemi hayal edip 31 çektin mi ?
Ben şaşırmıştım
-Ne diyon amk ?
-Tüm sınıf onu hayel edip çekiyor sende çektin mi ?
-Elbette hayır olum manyadın mi ?
-Yalan söylüyorsun biliyorum neyse sana teklifim var
-Yalan falan söylemiyorum bro neyse teklifin nedir ?
-Kulagima annemi sikiceksin bende izliycem dedi (Konuşmaları tam hatırlamıyorum ama bunu söylediğinde icimden ne diyor bu amk demiştim)
-Selim ne diyon salak mısın sen ?
-Hayir ciddiyim okulda herkes onu sikmek istiyor eğer biri onu sikerse akıllanır öyle giyinmez
-Saka yapıyorsun herhalde
Şaka yapmıyordu Selim ciddiydi çocuk artık delirmişti sanırım Annesini sikmemi istiyordu.
Ben hala inanamiyordum. Onu sikmek isterdim ama o arkadaşımın annesi idi. Selim bana
- Hadi bizim eve gidek ben dışarı çıkar gibi yapacam sende o ara belinden kavra at onu yatağa ve sikmeye basla ben sonradan gelip koltuga oturup sizi izliycem. Annem güçsüz dür merak etme.
-Olum bak bu işin dönüşü yok salaklık yapma
-Sikecek olan sensin endişelenme zevke gel yeter istersen amina boşal hamile kalmaz 42 yaşında zaten.
-Peki
eve giderken bana her şeyi tekrar anlattı ben hala inanmiyordum Selim'e nolmus tuda annesini sikmemi istiyordu. Eve geldiğimizde Eylem Hoca gene dar pantolon giymişti Selim ile onun odasına geçtik
-Goruyormusun hala dar pantolon giyiyor onu sik ve artık adam akıllı giyisin
-Tamam sen çık bende plani devreye sokam dedim Selim anne ben bir seyler almaya gidiyom dedi evden çıktı ama anahtarida aldi. Ben hala yapmasam mi diye düşünürken tekrar Eylem Hocayi görünce sikerler dedim ve onun odasina girdim.
-Can bir sey mi oldu ?
-Özür Dilerim Hocam deyip. Hocanin üstüne atladim giysilerini yirttim memesini emmeye başladım hoca napıyorsun manyaak çık üstümden diye bağırıyordu. Pantolonunu çıkarıp AMINI emmeye başladım hoca beni itmeye çalışıyordu ama Selim'in dediği gibi güçsüzdü Bir süre sonra yarragimi çıkartıp amına soktum ve sikmeye başladım. Sikerken kapı açıldı ve Selim geldi. Odaya girdi sandalyeye oturdu ve 31 çekmeye başladı.
-Annemi iyi doyur Can bunu hakkediyor
-Oglum ne diyorsun sen kurtar beni
-Okulda herkes seni sikmek istiyor herkes bunu dile getiriyor. Artık bıktım biri seni sikerse aklın başına gelir. Eylem hoca ağlıyordu ben sikmeye devam ederken bir süre sonra üzerine boşaldım Hocanin memeleri sikmeue başladım o anda Selim'e
-Gel sende sik Selim düşündü sonra oda geldi ben memelerini sikerken o götunu sikiyordu. Bir süre sonra ben götüne o amına girdi. Selim hevesle annesini sikiyordu. Ben o kadar hevesli değildim en sonunda o amına bende götüne boşaldım. Selim bana telefonu verdi annesini sikerken kayıt almamı istedi. Selim annesini kucagina alıp ziplatirken bende video çekiyordum şap şap diye sesler geliyordu. Selim annesini kucagindan alip sakso çektirmeye başladı annesini acimadan sikiyordu bir ara YARRAĞI ile onu boğuyordu.
Benden kamerayi isteyip annesini Köpek pozisyonunda sikmeye başladı. Döllerini annesinin kıçına akıttıktan sonra videoyu kapattı.
Umarım akıllanmışsındır dedi ve odadan çıktı Ben ise kendi telefonumdan foto çektim
Sikimi Eylem Hocanin eline verdim zorla 31 cektirip yüzüne boşaldım.Iceri gittim
-Selim şimdi ne yapacaz amk ?
-Bir daha sikeriz gece video aldım okulda yayarsam meslek hayatı biter dedi
Gece oluncada siktik. Hatta ondan sonra ki günde O hafta sonundan 2 3 ay sonra Selimler başka şehre taşındı
Selim ara sıra bana Annesinin fotolarini atar...
Sikilmeyi Özlemiştim 5
Harika geçen seksli Ankara macerasından sonra tatili iptal edip kız kardeşim Büşra ile İstanbul'a döndük. Birkaç gün daha iznim vardı, bu günleri Büşra'nın iş görüşmeleri için kullanacaktım. Eve varır varmaz geldiğimizi Murat'a haber verdim, ayrıca kız kardeşimin de iş aradığını, bildiği birileri varsa yönlendirmesini söyledim. Murat iki üç yer söyledi, "Akşam yemeğe gidelim orada konuşuruz!" dedi. Yemek teklifini bilerek yaptığını, kız kardeşimi görmek istediğini biliyordum. Kız kardeşimi benim tempolu seks hayatıma bulaştırmak ya da normal hayatına devam ettirmek konusunda kararsızdım.
Akşam Murat'la restoranda buluştuğumuzda resmen Büşra'nın içine düştü. Yemekte sürekli iltifatlar etti, işe alacak kişilerin şanslı olduğunu söyledi. Yemekte birkaç arkadaşından ve işlerinden bahsetti. Daha çok yurtdışına çalışan lojistik firmasında müdürlük yapan arkadaşından bahsetti. Büşra da aslında işe uygundu, uluslararası lojistik okumuştu. Araya hafta sonu girdiği için Büşra'nın iş görüşmelerini pazartesinden sonra ayarlamaya karar verdik.
Yemekten sonra Murat bizi arabasıyla evime bırakırken, Büşra, "Murat abi kahveye gelmez misin?" diye sordu. Murat aslında çok istedi, ama eve gitmesi gerektiğini, evde halletmesi gereken işleri olduğunu söyledi. Kesin Ece ya da başka bir kadın gelecekti evine. Ben de kasıtlı olarak, "O zaman sana gidip sende içelim kahveyi!" dedim. Murat biraz kem küm ettiyse de kabul etti.
Arbayla Murat'ın evine giderken kahveden vazgeçip şarap içmeye karar verdik. Yol üzerinde bir markete uğrayıp şarap aldık. Bu gece Murat'ı azdıracaktım, ama seks yapmayacaktık. Eve girince Murat telefonda birisiyle konuşup, "İşimiz iptal... Kızma hemen, telafi ederiz..." falan dedi, anladığım kadarıyla karşıdaki kişi kadındı ve baya bozulmuştu.
Salona geçip oturduk. Kaç kez sevişip sikiştiğimiz koltuklardaydık, ama bu sefer yanımda kız kardeşim de olduğu için o koltuklarda domalmak yerine düzgünce oturuyordum. Sohbet ederken marketten aldığımız şarabı içip bitirdik. Murat'ın evde viski koleksiyonu vardı, bir şişe viski açtı, viskiyle devam ettik. Kafalar da güzel olunca konu cinselliğe geldi. Büşra olmasa ben zaten o an Murat'ın altında sikilip inliyor olacaktım.
Murat seks fıkraları anlatıp bizi güldürdükçe, Büşra ara sıra dudaklarını ısırıyordu. Bir ara Büşra'nın telefonu çaldı, sevgilisi arıyordu. Büşra açıp, "Alo aşkım, ablamla yemekteyiz şu an..." deyip sevgilisiyle rahat konuşmak için mutfağa geçince Murat elini bacaklarıma attı ve öpüşmeye başladık. Kendimizi kaybetmiştik, ben tişörtümü fora etmiş, sütyenleydim ve koltukta Murat'ın üstüne çıkmıştım.
Çok fazla azmıştım ve Murat da sütyenimi çıkarıp memelerimi emerek daha da azdırıyordu. Büşra'nın bizi görünce ne tepki vereceğini umursamadan eteğimi de çıkardım. Sadece tangamla kalmıştım. Murat'ın da pantolonunu boxeriyle birlikte indirdim, kazık gibi olmuş sikini avuçladım ve saksoya başladım. Tabii Murat bu, normal saksoyla yetinmeyip ağzımı sikiyordu...
Öyle bir dalmıştık ki, bir süre sonra Büşra'nın salon kapısından, "Umarım rahatınızı bozmuyorum?" demesiyle Murat toparlanmaya çalıştı, ama ben izin vermedim. Büşra'ya da, "Kızım ister mutfakta kal, istersen gel izle!" dedim. Büşra ilk başta kararsız kalsa da yanımıza gelip izlemeye başladı.
Murat Büşra'yı da sikebilme ihtimali olunca daha da azdı ve beni koltuğa domaltıp arkama geçti. Ben sikini sokmasını beklerken amımı dillemeye başladı. Bir yandan da parmağını göt deliğimde gezdiriyordu. Büşra da gördüklerinden etkilenip kendisi ile oynamaya başlamıştı. Biraz sonra Büşra da sadece tanga ile kalmıştı, bir eliyle göğüslerini sıkıyor, bir eliyle de amını okşuyordu.
Murat beni o pozisyonda bir süre sikip pozisyon değişitirmek için ayağa kalkınca, Büşra Murat'ın önüne diz çöküp elini sikine attı ve sıvazlamaya başladı. Ben de koltuktan inip Büşra'nın yanına diz çöktüm. Murat sikini bir benim suratıma bir Büşra'nın suratına sürüyordu. Büşra siki ağzına aldı ve saksoya başladı. Murat, "Off, cennette gibiyim!" dedi. Ben de, "İkimize de yetebilecek misin?" dedim. Murat, "İkinizi de birer posta sikeceğim, sonrasını düşünürüz!" deyip telefonuyla fotoğrafımızı çekip birilerine attı.
Sonra Büşra'yı ayağa kaldırdı, tangasını çıkarıp koltuğa domalttı ve amını biraz yaladıktan sonra amına girip pompalamaya başladı. Büşra'nın gözleri kaymıştı, zevkten inliyordu. Murat Büşra'yı sikerken ben de telefonla video çekiyordum. Murat iyice sert sikmeye başlayınca, Büşra, "Yavaş! Ahhh!" diye çığlık attı. Ama Murat yavaşlamadı. Büşra dayanamayıp kendini öne attı, gözlerinden yaş gelmişti.
Sik boşa çıkınca ben domaldım, Murat beni sikmeye başladı. Büşra yandaki koltuğa oturup, "Ben hayatımda böyle sikilmedim, nasıl bir sikmiş bu?" diyerek şaşkınlığını gizleyemedi. Murat ise beni sikerken boşalmak bilmiyordu, iki kere orgazm olmuştum. Parmağını göt deliğimde gezdirip götümü hazırladı ve sikini amımdan çıkarıp götüme soktu. İlk başta biraz acısa da götüm zaten alışıktı. Bir süre de götümü sikip götüme boşaldı...
Murat'la birlikte banyoya gidip duş alıp temizlenip geldik. Murat oturup dinlenmek istedi. Büşra ise halen istiyordu, elini Murat'ın sikine atıp kaldırmak için sıvazlamaya başladı. Sonra da biraz sakso çekti. Murat'ın siki kalktıktan sonra Büşra üstüne çıkıp siki amına aldı ve Murat da alttan pompalamaya başladı. Ama bu sefer Büşra'nın istediği gibi yavaş sikiyordu. Büşra sike alıştı, bir süre bu şekilde sikiştiler ve Murat tekrar Büşra'yı domaltıp normal tempoda sikmeye devam etti.
Onları sikişirken izlemek güzeldi, ama benim tekrar sikilmem lazımdı, Murat tarafından sikilmeyi özlemiştim. Murat Büşra'yı sikerken bana döndü ve "Birazdan Büşra iş mülakatına girecek!" dedi. İlk başta anlamasam da sonradan dank etti, anlaşılan fotoğraf çekip attığı kişi Büşra'nın iş görüşmesi yapacağı kişiydi...
Murat Büşra'yı orgazm ettikten sonra kendi de boşalmak için hızlandı. Bunu anlayan Büşra, "İçime boşal, korunuyorum!" deyince Murat hırlaya hırlaya Büşra'nın içine boşaldı. Murat Büşra'nın amından çekilince Büşra temizlenmeye banyoya gitti. Murat da bana ucundan halen döl damlayan sikini yalatıp temizletti.
Büşra banyodan geldi, bir sigara yaktı. Üçümüz de çıplaktık, ellerimizde viski kadehleri ile koltuğa yığılıp kalmıştık. Murat'ın telefonu çaldı, açıp sesi hoparlöre verdi. Arayan o fotoğrafımızı attığı lojistik firmasının müdürüydü. "Viski aldık, geliyoruz!" dedi. Tek olmadığını anladım ve hoşuma gitti. Sabaha kadar sikiş dönecekti ve bu da amımızın, götümüzün, sike, döle doyacağı anlamına geliyordu.
Nasıl olsa sikiş için geleceklerini bildiğimizden sütyen ve külotsuz halde etek ve tişörtlerimizi geçirdik üzerimize. Az sonra geldiler. Müdür bey pek bir yakışıklı ve çekiciydi. Adı Doğan, 1.85 boylarında, esmer, erkek güzeli resmen. Yanındaki kişi de firma çalışanlarından Vural, ortalama bir tipti.
Adamlar viskiden içip gevşemeye başlayınca Büşra ile kalktık, ben Vural'ın yanına oturdum, Büşra da Doğan'ın yanına geçti. Ellerimizi pantolonlarının önüne atıp sikleriyle oynamaya başladık. Doğan Büşra'ya, "Mülakatımız başladı!" dedi ve elini tişörtünün altına daldırıp göğüslerine attı. Sonra da koltuğa yayılıp pantolonunu ve boxerını çıkardı. Büşra hemen Doğan'a sakso çekmeye başladı.
Ben de Vural'la öpüşüyor, aynı zamanda sikini okşuyordum. Vural beni kaldırıp yemek masasına domalttı. Arkama geçti, sikini amıma soktu ve sikmeye başladı. Bu arada Murat da önüme gelmiş, sikini ağzıma verip sakso çektiriyordu. Vural'ın siki kısa ama kalındı, am dudaklarımda kendini hissettirdi. Gördüğüm kadarıyla Doğan'ın siki de uzun ve kalındı ve Büşra o siki amına alırken zorlanacaktı.
Az sonra Doğan da Büşra'yı koltuğa domalttı ve o da Büşra'nın amına girdi. Büşra hafif bir çığlık attı, ama sonra alıştı. Ben ise Murat'la Vural arasında kalmıştım, Vural amımı, Murat da ağzımı sikmeye devam ediyordu. Bir süre sonra Büşra'lar pozisyon değişitrmiş, Büşra koltuğa uzanıp bacaklarını açmış, Doğan'la misyoner pozisyonunda sikişiyordu...
Uzun bir sikişten sonra Vural amıma boşaldı, Murat ise ağzımı sikmeye devam ediyordu. Vural boşalıp arkamdan çekilince Doğan Büşra'yı bırakıp yanımıza geldi ve benim amıma girdi. Vural da gidip sikini Büşra'nın ağzına verdi. Büşra bir posta da Vural'ın sikini kaldırıp amına aldı ve kendini siktirdi. Doğan ise beni biraz daha siktikten sonra amımdan çıktı, Murat'la yer değiştirdiler. Murat götüme girdi ve hemen boşaldı. Doğan ise ağzıma boşaldı...
İki kız kardeş üç tane azgın erkek tarafından orospu yapılmıştık ve daha fazlası olsa hayır demeyecek duruma gelmiştik. Sırayla duş alıp biraz dinlendikten sonra sikiş devam etti. Adamlar boş delik bırakmamaya yemin etmişler gibi, ağzımızı, amımızı, götümüzü sabaha kadar evire çevire siktiler...
Doğan Büşra'ya pazartesi için iş görüşmesine nasıl gelmesi gerektiğini anlattı. Büşra zaten işe alınmıştı, ama Doğan'ın aklında başka fikirler vardı belli ki. Sabaha karşı hepimiz uyuyakalmışız...
Öğlen uyandığımda Vural ile Murat'ın arasında yatıyordum. Doğan'la Büşra içerideki yataktaydılar. Vural'ı uyandırıp banyoya götürdüm. Birlikte duş alıdıktan sonra sakso çektim ve duşta bir posta götümü siktirdim. Gece güzel bitmiş, yeni gün güzel başlamıştı. Duştan çıktığımızda Doğan da Büşra'yı sikiyordu. Onlar da işlerini bitirince biz toparlanıp Murat'ın evinden ayrıldık. Adamlar bize iki tane zarf vermişti, içlerinde 1.000'er dolar vardı. Hem muhteşem zevk almıştık, hem güzel para!
Yolda Büşra bana seks konusunda en güzel gecesini geçirdiğini söylüyordu ki, birden aklına sevgilisi geldi, onu arayacağına dair söz vermiş. Telefonunu çıkarıp baktığında sevgilisi birçok kez aramış, onlarca mesaj atmış. Hemen sevgilisini arayıp, "Aşkım ablamla daha yol yorgunluğunu üzerimizden atamadık, akşam yemekten sonra erkenden uyuyakalmışız. Telefonum da sessizdeydi..." dedi. Büşra sevgilisiyle konuşurken ben de sırıtarak ellerimle boynuz işareti yapıyordum :)