Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

Kiana Khansmith

#extradirty
No title available
Cosmic Funnies
d e v o n
I'd rather be in outer space 🛸
h
macklin celebrini has autism
AnasAbdin
Not today Justin
Alisa U Zemlji Chuda
art blog(derogatory)
KIROKAZE
Xuebing Du
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
One Nice Bug Per Day
dirt enthusiast
todays bird
taylor price

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from Slovenia
seen from Germany
seen from Egypt

seen from Türkiye
seen from Jamaica

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@ahmetokan1
Ben Ayfer
43 yaşında, evli, bir çok açıdan sıradan bir kadınım.
İstanbul’un eski semtlerinden birinde, eski bir mahallede yaşıyorum. Kocam Eminönü’nde esnaf. Kendim, tecrübeli bir ev hanımıyım. Bir ara tuhafiye açtık bana bu semtte, ama bilirsiniz, kendi semtinde işler yürümez.
Komşuların gönlü hatrına yazdığım veresiyelerle bir sene içinde açtığımız gibi kapadık dükkanı.
Ben de evime, uzun ve bomboş geçen hayatıma, dolapta giyilmeyi bekleyen iç gıcıklayıcı kıyafetlerimi her gün yeniden ütüleyip, giymeden asmalara geri döndüm.
40’lı yaşların tadını yeni yeni almaya başladığım, boğucu yazlardan biriydi bahsedeceğim o yaz. Kocamın geçim kaygısı, boçlar, vergiler ile boğuşmaktan beni unuttuğu, benimse koca yaz pencere önünde çiçek gibi sararıp solduğum vakitlerdi.
Her sabah, artık eskisi kadar sıkı olmayan ancak üzerine gelen yeni bir olgunlukla gözüme eskisinden bile lezzetli görünmeye başlayan kalçalarımdan aşağı, göğsü açık tek parça mavi elbisemi çekiştirerek indirir, saçlarımı aynada şöyle bir savurduktan sonra yerinden fırlayacakmış gibi duran göğüslerimi iki elimle kavrayıp yerine oturtup, evimden tüm mahalleye yayılan mis gibi türk kahvesi ve dekolteme sıktığım yasemin kokularıyla camın önüne oturur, bir sigara yakıp sokağı seyre dalardım.
Yine böyle bir sabah, kahvemden lk yudumu almamla beraber evimin önünde duran bir kamyon, ve peşi sıra gelen bir taksi dikkatimi çekti.
Kamyondan adamlar alelacele inip eşyaları indirmeye başladılar, tam yarılamışlardı ki taksiden uzun boylu, esmer, oldukça hoş bir delikanlı indi.
Dikkat kesilerek izlemeye başladım. Tam karşı apartmanın, tam da bizim olduğumuz katındaki karşı karşıya baktığımız cephesindeki daire nicedir kiralıktı.
Penceresiz camlarda, eşyaların oraya taşınmaya başlandığını gördüm. Bir saat kadar, bu genç ve hoş delikanlıyı izledim penceremden.
Hamallarla beraber eşyaları yapılı vücuduyla kolayca kaldırıp indiriyor, sürekli inip çıkarak gayretle koşturuyordu. Yakıcı sıcakta 3. Kata inip çıkmaktan ter içinde kalmıştı, bir komidini yukarı taşıdıktan sonra camın önünde tişortunu çıkartıp eline alarak yüzünü ve boynunu kuruladı.
Düzgün karnından kasıklarına doğru inen çizgi biçimindeki kılları, göğsündekilerle birleşiyor, ve o esmer, parlak tene daha erkeksi bir çekicilik katıyordu. 26-27 yaşlarındaydı en fazla, gür simsiyah saçları ensesinde düzgünce kesilmişti.
Güçlü bir çenesi, sert ama toy bir
ifadesi vardı. İster istemez dudaklarımı yalayarak , sigaramı söndürdüm, boş kahve fincanımı alarak yemek yapmak üzere istemeye istemeye mutfağa yollandım.
Mutfakta tuzlu suya yatırmak üzere patlıcanları doğrarken, elimde olmadan en müstehcen düşüncelerin pençesinde kıvranıyor, bacaklarımın arasında boşa giden ıslaklığım arttıkça dizginlenemez bir arzuyla yanıyordum.
Yemeği hazırlayıp ocağa verir vermez tekrar cama koştum. Delikanlı ortada gözükmüyordu. Yatak odama girdim, boy aynasının önüne geçerek üzerimdeki elbiseyi sıyırıp attım. Çamaşırlarımı bir bir çıkartıp, vücudumu incelemeye başladım. Senelerdir güneş görmeyen tenim mermer gibi bembeyazdı.
Tombul göğüslerim biraz sarkmıştı, ama olsundu, hala yuvarlaklıklarını koruyorlardı. Seneler içinde aldığım kilolar, gençliğimde incecik, narin bir kız olan beni, şimdilerde dolgun ve iştahlı bir kadın gibi gösteriyordu.
Hala güzeldim, 43 yaşında gibi durmadığımı çevremden hep duyuyordum zaten. Evin içinde ve dış dünyadan uzak yaşanan bir hayatın bana bağışladığı tek şey, genç görünümüm olmuştu.
Çırılçıplak halde, geçen sene bir akrabanın düğününde giymek için aldığım yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim. Kalçalarımı sallayarak salona, pencerenin önündeki koltuğa geçip oturdum.
Bacaklarımı kaldırıp ayırarak, topuklu ayakkabılı ayaklarımı pencerenin pervazına yasladım. Sırılsıklam olmuş pembe beyaz amımı, kapalı perdenin arkasındakileri düşünerek okşamaya başladım.
Bir elimle dimdik olmuş göğüs uçlarımı sıkıyor, bir elimle de parmaklarımı amıma sokup çıkarıyor, kendi kendime hafif hafif inliyordum.
Vücudumu saran zevk dalgası arttıkça cüretkarlaşıyor, aklıma olmayacak fikirler düşüyordu. Ayakkabımın ucuyla perdeyi hafifça araladım.
Bu riski göze alacak kadar azmıştım, perdeyi açtığım anda delikanlı eğer oradaysa, beni tamamen görebilecekti. Tüm çıplaklığımla hem de. Gözlerimi kapattım, beni görüyor mu bilmiyordum.
Şiddetli bir orgazmın yaklaşmakta olduğunu farkettiğim anda son bir cesaret gözlerimi açtım, ve yeni takılmış perdelerinin ardından elinde o muhteşem sikiyle bana eşlik eden delikanlıyla göz göze geldim.
Ani bir heyecanla tüm vücudum sıtmaya tutulmuş gibi titreyerek boşaldım. Delikanlının da tam o anda başını geriye atmasıyla, onun da şiddetli bir şekilde boşaldığını anladım.
Delikanlı boşaldıktan sonra tek kolunu cama yaslayıp, kafasını da kolunun üzerine koyarak ve hafifçe sırıtarak gözlerime bakmayı sürdürdü.
Bu bakışı biliyordum, gençken aşina olduğum bakışlardı bunlar. Yetinememe bakışıydı, bu bir son değil başlangıçtı. İçindeki tatmin olmayan bir arzuyu uyandırmıştım, ve o arzuyu benden başka bir kadın artık yatıştıramayacaktı.
Boşaldıktan sonra ani bir panik ve suçluluk duygusu üzerime çökünce ayağımı alelacele perdeden çekip, küçücük aralığı kapattım. Yüzüm kıpkırmızı bir halde kalkıp özensiz bir eşofman altı ve bluz geçirdim üstüme, yemeğin altını kapatıp sofrayı kurmaya başladım.
Bütün akşam yemeği boyunca, eşim sofrada bir yandan ağzını şapırdata şapırdata musakkayı yiyip bir yandan bu ay karın yüzde kaçının cebimize kalacağını anlatırken, aklımda hep esmer delikanlı ve onun iri aleti vardı.
Gece yatarken kocama yanaştım, ancak çoktan horlamaya başlamıştı bile.
Ancak ben uyuyamıyordum.
Islak ve sıcak amım, çılgınlar gibi, saatlerce sikilmek istiyordu çünkü.
Ertesi sabah, hissettiğim suçluluk duygusuyla pencerenin önüne yanaşamasam da içimdeki istek dinmek bilmiyordu. Kapalı perdenin arkasında her zamanki gibi kahvenle beraber sigaramı tüttürürken, aklıma bakkal Remzi geldi.
Remzi, mahallenin en dindar esnafındandı. Dindardı dindar olmasına, ancak mahallaye geldim geleli benim için yanıp tutuşurdu. Birkaç sene önce, yine çok azdığım bir dönem kendisine teslim olmuştum.
O da karısından kaçabildikçe arka mahallede kiralık boş evlerinde buluşur, saatlerce doymadan siktirirdim kendimi. Sonralarında eve kiracı bulunup da dolunca, görüşemez olmuştuk. Hem de karısı Ziynet sürekli dükkanda yardıma gider olmuştu.
Remzi çirkin bir adamdı. 51 yaşlarındaydı. Göbekli, kıllı vücudunun üzerinde lastik top gibi duran yusyuvarlak bir kafası, ve kafasına yapışmış gibi duran her daim yağlı saçları vardı.
Fakat fantazilerinin sınırı yoktu, hakkını yememek lazım, kaç kere çığlıklar ata ata boşalmıştım Remzi’nin koca göbeğinin altında.
Aklına Remzi’nin düşmesiyle, telefonu eline aldım. Bakkalın numarasını tuşladmı, Remzi açınca umutlandım.
-Alo?
Dedim en şen şakrak, işveli sesimle.
-Sipariş verecektim müsaitseniz…
Bu üstü kapalı daveti hemen anlayan Remzi, gerçekten bir siparişim olup olmadığını bile sormadan “hemen geliyorum” diye tıslayarak telefonu kapattı.
Odama koştum, azgınlıktan delirecek gibiydim. Kafası her türlü fantaziye basmasına rağmen bir hesap bile yapmaktan aciz olan Remzi, yeğeninin bilgisayarında izlediği porno filmlerden jartiyerleri tangaları öğrenmiş, her Aksaray’a gittiğinde bana oradan torba torba en iç gıcıklayıcı çamaşırları taşır olmuştu o dönem.
Remzinin getirdiklerini sakladığım dolabın çekmecesini açtım, üstüne örttüğüm çarşaf ve havluları kaldırdım. Giymek üzere ip gibi bir kilot, ve göğüs uçlarını dışarıda bırakan bir sütyen seçtim. Saçlarımı açıp savurdum, dudaklarımı biraz pembeleştirdim.
Remzi kapıda eli kemerinde duruyordu. Davet beklemeden paldır küldür içeri girdi, beni tutup duvara yapıştırırken ayağıyla kapıyı tekmeleyerek kapattı.
Sigaradan sararmış bıyıkları boynumda gezinirken elleri götümü sıkmaya başlamıştı bile. “Delirdim kız, kudurdum, yanıyorum nicedir! Seni düşüne düşüne çavuşu tokatlamaktan sikim yara oldu.”
Ses çıkarmadan kendimi remzinin azgın kollarına bıraktım bir süre, elleri kilodumun arasından amıma inmeye başladığında çekeren onu pencerenin önündeki koltuğa getirdim, göğsünden iterek oturttum. Perdeyi çok minik araladım.
Delikanlı, camın önüne aldığı yemek masasında bir şeyler yazıyordu. Penceremdeki hareketi farkedince göz göze geldik. Hiç tereddüt etmeden arkamı dönüp, Remzi’nin kucağına o azmış sikini içime alarak oturdum.
-Kız sen şaşırdın mı? El gün görecek, kız kime diyorum azgın köpek seni. Ouuu…
Kucağında, arkadan izlendiğimi bilmenin zevkiyle göğüslerimi ağzına vere vere oturup kalkıyordum .
-İster misin biri daha gelsin? Şu karşıdaki delikanlıyla beraber,ha ? Hem ne zamandır götümden sikmek istiyordun, o da gelirse siktireceğim sana götümü…
Remzi bir an duraksadı, bir karşıdaki delikanlıya baktı, bir götümü kavradı. Üzerinde inleyerek kıvrandım bir süre daha.
-Tamam lan allahsız karı gelsin. Doyumsuz kevaşe seni,ohh. Yavaş kız kızışmış kancık, oaahh…
Remzi’nin üzerinden kalkıp, ona arkamı dönüp pencereye yüzümü dönerek tekrar oturdum sikinin üstüne. Remzi zevk içinde kasıklarında zıplayan kalçalarımı sıkıp tokatlarken, ben inip kalkarak delikanlının gözlerine bakıyordum.
Delikanlı ayağa kalktı, geriye doğru birkaç adım atıp dönüp tekrar bana baktı. Bakışlarıyla onay istiyordu adeta. Daha şehvetle zıplamaya, göğüslerimi sıkmaya başladım cevap olarak.
Bir dakika sonra, delikanlı kapımdaydı.
Yakından daha bir yakışıklı, daha bir hoştu bu gencecik afet. Kapıdan girdiği anda, hiç duraksamadan sert bir hamleyle kucağına aldı beni, salona götürüp , koltukta sikiyle oynayan Remzi’nin ayaklarının altına yatırdı.
-Selamın aleyküm dayı.
Remzi’yi selamlayarak üstündekileri bir çırpıda çıkardı, bacaklarımı iki eliyle kaldırıp ne zamandır bu anı bekliyormuşçasına amıma yumuldu. Dilini amıma sokuyor, am dudaklarımı emiyor, klitorisimi ufak ısırıklarla uyarıyordu.
Kıvrım kıvrım kıvranıyordum altında. Koltukta bizi izleyerek aletini sıvazlayan Remzi bile zevkten çatallaşmış sesiyle “Ulan ağzının tadını biliyon sen azgın sürtük” diyerek inim inim inliyordu. Yarım saate yakın yaladı yuttu azgınlıktan şişip kabarmış amımı, bir kere boşalmış, tekrar eskisinden beter azmıştım.
Kafasını kaldırdı, bacaklarımı tekrar açıp kaldırıp Remzi’ye gelip girmesin i işaret etti. Remzi bir an bile duraksamadan, kalçamdan kavrayıp kazık gibi olmuş sikini içime soktu.
Adının Hakan olduğunu orgazm anımda öğrendiğim delikanlı da kalkıp, yüzüme doğru hafifçe oturarak o muhteşem iri aletini dudaklarımın arasına soktu. Zevk içinde kıvranıyordum, amım bir yandan, ağzım bir yandan sertçe sikiliyordu.
Hakan saçlarımdan tutmuş çeke çeke boğazıma kadar ittiriyordu iri sikini, Remzi köküne kadar soktukça tüm bedenim sarsılıyordu. Hakan ağzımdan kalktı, beni yüz üstü çevirerek domalttı.
Arkama geçip amımla sonunda o harika yarrağını buluşturdu. Sırılsıklam amıma sokup çıkarırken, bir yandan da ağzında ıslattığı parmağıyla göt deliğimi açmaya başladı.
Remzi, gelip kalçamın üstüne ata biner gibi oturarak göt deliğimi zorlamaya başladı. Hakan bir eliyle beni daha da azdırıp kolay götten almam için klitorisimi okşuyor, hem de hızla gidip geliyordu ıpıslak amımda.
Remzi bir anda çok da ufak olmayan sikini götüme soktu. Bir an acıyla çığlık attım, ama ok yaydan çıkmıştı artık. İkisi de deli gibi sikiyorlardı beni. Acıya alışınca hem götten hem amdan sikilmenin tadına varmıştım.
Hepimiz deli gibi inliyorduk, ben çığlıklar atıyordum. İkisi de Ayfer diye sayıklıyorlar, bana kadın olduğumu tekrar hatırlatıyorlardı sanki. Fazla dayanamadım, komşular duyar diye bile düşünmeden bağıra çağıra boşaldım.
Hakan ve Remzi hala boşalmamışlardı. İkisi de kalktılar, beni tekrar domalttılar. Remzi aletini ağzıma verdi, Hakan da arkama geçip götümden girerek sikmeye devam etti. Hakan inleyerek götümde gidip geldikçe Remzi’ninkini daha sıkı emiyor, yalıyordum.
Boğazıma kadar sokup emerken, arada ağzımdan çıkarıp taşaklarını yalıyor, elimle devam ediyor, sonra tekrar ağzıma sokup hızlı hızlı emmeye devam ediyordum. İkisi de kendilerinden geçmişlerdi, iki erkeği de fazlasıyla doyuruyordum. Remzi daha fazla dayanamayıp saçlarıma yapışarak ağzıma, yüzüme boşaldı. Yorgunlukla ve rahatlamayla kendini yere atınca,
Hakan arkadan dağılan saçlarımı tutup çekerek yüzümü kendisine çevirdi. Döle bulanmış suratımı izlerek götümü sertçe sikmeye devam etti. Boşalmak üzere olduğunu anladım ve kendimi serbest bıraktım. Üçüncü kez aynı şiddetle boşalmaya başladığımda, Hakan’ın ılık döllerinin götümden akmaya başladığını hissettim.
Üçümüz bir süre yerde hareketsiz yattık. İnlemeler, sayıklamalar kesilmişti. Harika hissediyordum kendimi, büyük bir açlığın üzerine çok lezzetli bir yemek yemiş gibiydim. Egom okşanmış, iki adamın gözünde de adeta bir seks tanrıçası olmuştum.
Yavaşça yerimden kalktım, kocamın geleceğini söyleyip hazırlanmalarını rica ederek odama geçtim. Bir şarkı mırıldanarak günlük kıyafetlerimi giydim. Önce Remzi çıktı, beş dakika sonra da Hakan’ın çıkmasını kararlaştırmıştık.
Remzi çıktıktan sonra Hakan , kapının önünde bir posta daha sikti beni üstümdekileri çıkarmadan eşofmanımı yarıya indirerek. Bu sefer sert ve kısaydı, bir anda amımdan çıkarıp ağzıma verdi. “Orospum benim” diye mırıldanarak ağzıma boşaldı, eğilip yanağımdan öperek fermuarını topladı ve çıkıp gitti.
O günden sonra Remzi’yi fazla katmadan Hakan ile hemen hemen her gün buluşup sikişmeye başladık. Neşe ve canlılık yüzüme yansımıştı, kocam bile bir haller var sende der olmuştu. Hakan zorunlu olarak şehirden taşınana kadar, birkaç sene devam etti ilişkimiz. Hakan toy ve saf bir şekilde bağlanmıştı bana, giderken ikimiz de çok zorlandık.
Şimdi yine o camların önündeki yalnız sabahlarıma geri döndüm. Hakan’ın oturduğu daire yine boş. Kim bilir, belki yeni bir gençlik iksiri taksiyle beliriverir evin önünde diye yine her sabah kahvemle camda bekliyorum…
Beautiful bald beaver 🤩🤩🤩🤩🤩
Arkadaşımın Yardımı
On dört yıldan beri evliyiz ve bunca yıl çocuk sahibi olma hayaliyle yaşamış karı kocayız. ZAMANIMIZ AZALMIŞ ACİL ÇÖZÜM ARIYORDUK. Ancak bu dileklerim gerçekleşmedi; bunun nedeni benim sperm sayımın az olmasıydı. Doktorlar bu kalitedeki spermlerle belki hamile kalınabileceğini çok düşük bir ihtimal olduğunu söylemişti. Dört yol denemenin ardından, üzülerek ve mecburen doktorlarının haklı olduğu bir kez daha anlaşılmıştı.
İkimizde çocuk sahibi olabilmek için bir sürü alternatif yöntem konuşmuşlardı. bu seçenekler bazıları sosyal ilişkilerinde pahalıya mal olacağından anında vazgeçilmişti.
Hep bu konuda konuşuyorduk, karım eğer birinden bu konuda yardım alsak, herhangi bir kişiden ha ne dersin
bende her hangi bir kişi ne demek diye sordum.
karım bilmem belki kaliteli spermi olan bir akraba yada bizi test deneği gibi kullanacak bir klinik olabilir diye yanıtladı.
canım yapmadığımız kalmadı. Ben her şeyi denediğimizi inanıyorum ve ben de bu konuda fikir tükendi, çıkış yolu kalmadı dedim.
Bir süre sessizce oturduk, ikimizde de derin düşüncelere dalmıştık. ben karıma baktım. Onu böyle üzgün görmeye dayanamıyordum. On beş yıl önce ilk gördüğünden beri çok derin bir aşkla seviyordum karımı. eşim, bir kadında istediğim her şeye sahipti. Koca siyah gözleri ve uzun siyah saçlarıyla masum bir kız çocuğu gibi görünüyordu.
Ancak vücudu hiç de masum değildi; ufacık bir dokunuşa bile anında tepki veren meme uçlarına sahip koca göğüsleri vardı. geniş kalçalarıyla uzun bacakları üzerinde adeta bir seks abidesi gibiydi. karım daha on dört yaşındayken tamamen gelişmiş bir vücuda sahipti. Erkeklerin dikkatini çeker ve onların hep laf atmalarına maruz kalırdı.
Bunu önlemek için bol, dikkati çekmeyecek, güzelliği göstermeyecek giysiler giyerdi. Gençliğinde yaşadıkları bu olaydan dolayı karım vücudundan ve seks ile ilgili şeylerden çok utanırdı.
ben karıma biliyorsun, sen bize yardım edecek birini bulalım dediğinde ben düşündüm ki, senin bir adam bulup, yani şey işte anladın ya diye kekeledim.
karım düşünceli bir tavırla o kadar kötü ve umutsuz durumdayım ki; bazen bunu bile düşünüyorum diye yanıt verdi.
karım bu lafları söylediğinde başımdan aşağı bir ateş sarmıştı, heyecanımı gizlemeye çalışıyordum. benim fantazilerimde Sık sık, hayallerimde karımı yatakta tam bir orospu gibi davranarak, başka bir adamla sikişerek onu memnun etmesini hayal ediyordum ve bu hayal sertleşmemi sağlıyordu. Tatmin edici bir cinsel hayatımız vardı ama karım bu konuda çok tutucuydu; ben nadiren onun yatakta pasif bir tavır davrandığına şahit olmuşumdur.
Bir defasında sevişirken müstehcen konuşmayı denemiştim fakat gece bir felaketle bitmişti. karım buna çok sinirlenmiş, kızmış ve günlerce kızgınlığı geçmemişti. Kafamdaki tüm bu düşüncelerle ve heyecanla
sen ciddi misin diye sordum karıma.
off ya bilmiyorum, dedi.
Sonrasında ise benim şaşkınlığımı bir üstüne çıkaran o soruyu sordu istesem bile, kime teklif edeceğiz, sen neler hissedeceksin, evliliğimiz saygımız sevgimiz bilemiyorum diye sürdürdü.
benim 14 cm sikim sertleşmeye başlayınca sikimi gizlemek için sandalyede doğrulup hayal kurmaya başladım; karım yatakta uzanmış, bacaklarını iyice ayırmış, başka bir adam da onu sikiyordu. Elbette gerçek düşüncesini karımla tartışamazdım bile
Bunu anlamasıda mümkün değildi.
senin mutlu olman için bu durumda her şeye katlanırım diye yanıt verdim. Sonra birden o soruyu sordum dikkatlice
Mesela Bizim Fuat'tan isteyebiliriz bunu dedim.
Fuat, benim en iyi arkadaşımdı ve ilkokuldan beri tanıyorum hala en samimi ve herşeyimizi paylaştığım insandı. yapılı müzmin bekârdı Fuat. Tam bir am budalasıydı. Fuat seks maceralarını anlatırken, büyülenmiş gibi oturur nefes almadan dinlerdim.
Fuatın seks ile ilgili limitlerini karıma açıklarken çok dikkatli olmalıydım. karım ondan pek hoşlanmazdı, bekar olduğundan biraz kaba ve itici bulurdu.
Sadece benim hatırıma katlanırdı bize geldiğinde. muhabetimiz süperdi karım o geldiğinde bizim olduğumuz yere dahi gelmezdi
Kesinlikle olmaz diye bağırdı karım, biliyorsun ondan hiç hoşlanmam. Tam bir kadın budalasıdır dedi.
Tamam o zaman, senin aklında biri var mı diye sordum.
Odaya bir sessizlik hâkim oldu önce. Sonra baktı ve kısık bir sesle nasıl karşılayacağı hakkında ne düşünüyorsun diye sordu.
Bizim çocuk sahibi olmayı ne kadar çok istediğimizi biliyor Eminin bu konuda yardım etmeye ikna olur, dedi . Yabancı biri olmasından daha iyi diye düşünüyorum ve sır saklayacağına da eminim sonra sana duyduğu saygı benim ona güvenim tamdır. karım tam ikna olmamıştı , karımının bu konu hakkında düşüneceğine de emindim.
Sonraki birkaç gün bu konunun bir daha hiç sözü geçmedi bir akşam yemeğinin ardından,
canım karım bana tamam, sor bakalım ona dedi. Ama eğer kabul ederde biz de bunu yaparsak bazı kurallarım olacak diye sürdürdü.
Sonra endişeli bir ses tonuyla peki sen bu durumu kaldırabileceğinden emin misin diye sordu.
bende eğer sen kaldırabilirsen ben de kaldırabilirim diye cevap verdim ve diyelim ki fuat tamam dedi peki kuralların ne olacak diye sordum.
fuat eğer kabul ederse, ben bu işi mümkün olduğu kadar duygusuzca tek düze ve çabuk olacak şekilde soyunma yok sadece altımızı çıkaracağız o zaman yaparım dedi ve ayrıca öpüşme, sarılma, kucaklaşma veya buna benzer bir hareket olmayacak. Sadece içime girecek boşalacak ve çıkacak diye sürdürdü.
Konuşma bittiğinde kıpkırmızı olmuştu. ben fuatı aradım ya birader acil görüşelim diye ertesi gün buluşunca ilk önce kem kümlerle anlatmaya çalıştım
fuat sordu ya ne var dilinin altında anlat hele bir diyince uygun bir dil ile Fuata konuyu anlattım ilk önce çok şaşırdı ama tüm konuya hakim olduğundan.
Fuatın bir düşünelim sen benim için kardeşten ötesin sonuçları ne olur sonra kararımı bildiririm dedi iki gün sonra tamam kardeşimsin yardımcı olacağım size diye kabul etmesi bana sürpriz olmamıştı.
Ancak Fuat heyecanla gözlerinin içine bakınca biraz da olsa huzursuz olmuştum.
ben fuata bu durumun benim için ne kadar zor alacağı biliyorsun diye söyledim.
Biliyorum dostum, merak etme üstüme düşen görevimi layıkıyla yapacağım diye yanıtladı Fuat.
fuata bak beni dinle sesimi iyice alçaltarak fısıltıyla lütfen ona karşı nazik ol tamam mı O senin kaşar tipli kadınlarından biri değil Hatta, yatakta biraz utangaçlığını da dedi.
Fuat gülümseyerek, anladığını gösterir bir şekilde başıyla onayladı. Ama ben hala biraz huzursuzdum. Aslında hala bu olacakları gerçekten isteyip istemediğime tam eminde değildik.
iki hafta sonra karım adet görüp yumurtlama devresine girdiğini söylediğinde, ben fuatı aradım Fuat'ı eve çağırdık. karım işi garantiye almak için iki gece denemeye karar vermişti. Ayrıca karımın bana bir şartı vardı, Fuatla beraberken benim evden ayrılmamamı yanlarında kalmasını istiyordu.
yoksa yapamam böyle bir şeyi diyede tedirğin bir şekilde bana bakarak
Eğer onunla yalnız kalırsam kendimi hiç rahat hissetmeyeceğim diyordu.
Fuat akşam üstü gelince, ben karıma ve fuata içki ikram ettim. Bu garip durumu biraz sakinleştirmek ve kolaylaştırmak istiyordum. İçkiyi alırken karımın biraz alkolü alırsan daha rahat olursun gerginliğimiz azalır bu yola girdik artık dönüşümüz yok karımın ellerinin titrediğini fark etmiştim.
karım koltuğa oturarak kendini sakinleştirmeye çalışıyordu. Bu çok garip bir olay sonumuz hayırlara gelir inşallah dedi, bir kaç dakika sonra bu adam beni becerecek ve ben buna izin vereceğim diye düşüncelerini sürdürdü.
Bir yandan da göz ucuyla Fuatın pantolonunun önüne bakıyor, nasıl bir şeyle karşılaşacağını merak ediyordu.
iki kadeh viskiden sonra ayağa kalkıp neyse, ben yatak odasına geçiyorum, Fuat sen de beş dakika sonra içeri gel dedi ve yatak odasına yöneldi.
bu lafın ardından ben midesine yumruk yemiş gibi hissetmiştim. Gerçekten olacaktı Sikim zaten sabahtan beri hep kalkık durumdaydı ama şimdi adeta patlayacak duruma gelmişti.
Fuat'a dönerek sana söylediklerimi unutma tamam mı dedim. ben kapının ordayım ters bir şey olmasın benim ve karımın isteklerine lütfen saygı göster fuat
Fuat meraklanma çok nazik ve kibar olacağım dedi ve yatak odasının bulunduğu koridora doğru yöneldi. Kapıyı tıklatıp girebilir miyim diye sordu.
İçerden gelebilirsin sesini duyunca odanın kapısını açıp içeri girdi. Oda da gece lambası yanıyordu yarı karanlıktı. ama net her şey görünüyordu karım yatağa uzanmış, yorganı çenesine kadar çekmişti.
fuat Hazır mısın diye sordu.
karım başıyla evet deyince Fuat soyunmaya başladı. Fuat soyunurken karım kendini görebileceğini bildiği, nispeten daha aydınlık bölüme doğru hareket etti. fuat Sadece külotuyla kalınca, onu çıkarmadan önce üstünden yavaşça sikini okşadı.
karım olacakların ve fuatın gerginliği ile dalmış izliyordu. Fuat nihayetinde külotunu da çıkarıp yarı sert siki serbest kalıp göz önüne serilince karım duyulacak şekilde yutkundu ooo bu ne.
Siki çok iriydi. Yarı karanlıkta görünüşü daha da heybetliydi. Bu manzara karşısında karım titremeye başlamıştı. Fuat yavaş yavaş yatağa doğru yürüdü; sikinin karıma doğru durmasına özen gösteriyordu. bu durum karşısında utanarak başını ters tarafa çevirdi.
Fuat karımın bu hareketini görünce Aman Seni ısıracak değilim ya. Rahat ol, belkide senin de hoşuna gidecektir dedi.
anlaşmamızı unutma Fuat Sadece hamile kalmam için ne gerekiyorsa onu yapacaksın. Fazlası yok. Unutma söz verdin dedi telaş ve endişeyle ama çok sert bir şekilde.
Fuat Tamam, tamam Sadece şansımı denemek istemiştim dedi sonra da sikimi beğendin mi diye sordu.
kocanınkiyle de mukayese et bakalım deyince karım kes böyle pis konuşmayı diye azarladı.
Fuat yapma kocanla heyecanlanmak için yatakta bu şekilde konuşmaz mısınız hiç diye sırıttı.
Bunun üzerine karım bu seni ilgilendirmez, diye tersledi ve sonra ben bu yaptığımızın pek iyi bir fikir olmadığını düşünmeye başladım, yani gitsen iyi olur dedi.
Fuat hemen kibarlaşıp Özür dilerim, lütfen dedi.
Ben sadece gerginliğini azaltmak istiyordum. Üzerinde durma. Söz veriyorum başka bir şey yapmayacağım. diye açıkladı.
Bunun üzerine bir cevap vermeden, yorganın altında kayarak onada yer açtı. Fuat yanına yerleştiğinde her ikisi de gözlerini tavana dikmiş birbirlerine bakmıyorlardı.
karım lazım olur diye kayganlaştırıcı krem sehpanın üstünde istersen kullan dedi hazırsan diye söze başladı şey sertleştin mi diye sordu.
Fuat , bu konuda biraz desteğe ihtiyacım var dedi.
ben hiç giyinik yapmadım buda beni zorluyor rica etsem soyunurmusun dedi karım şartlarımı zorluyorsun Sonra beni takip et ve göreceksin işe yarayacak söz veriyorum dedi ve karımın yavaşca soyunduğunu gördüm
Bunları söylerken Fuat karımın elini tutup kasıklarına götürdü ve karım'ın titreyen parmaklarını sikinin gövdesi doladı.
Hadi devam et Nazik ve yavaş yavaş, dedi.
karım sikini okşamaya başladı. Sadece bir kaç saniye sonra , Fuat'ın sikinin tamamen sertleştiğinin hissetmişti. verdiği histen ne kadar farklı ve harika olduğunu düşündüğünü anladım.
Fuatın siki, benimkinden daha kalın ve uzun daha büyük olmasıydı.
Oh bu çok harika bir duygu, dedi Fuat. Sonra da karım'ın üzerindeki yorganı çekmeye başladı. karım ne yapıyorsun diye bağırdı. Şimdiye kadar kocamdan başka hiç kimseye tamamen çıplak görünmedim yavaş ol bakalım deyince.
Fuat tahrik olmak için sadece biraz yardım alıyorum , güven bana, sakin ol diye yanıt verdi.
Bunun üzerine karım yorganı üzerinden çekmesine izin verdi. Ama boş bir umutla bacaklarını birbirine yapıştırıp sıkıca kapamıştı. Fuat gördüğü manzara karşısında muhteşemsin dedi .
Hep memelerinin nasıl olduğunu merak ederdim diye itirafta da bulunarak memelerini okşamaya başladı. karımda da kıpırdanmaya başlamıştı.
lütfen Fuat, çok uzatma, unutma söz vermiştin şartlarıma diye fısıldadı.
Fuat onun bu cılız ricasına aldırmadan onu okşamaya ve sertleşmiş koca meme uçlarını hafif hafif çekmeyi sürdürmüştü. Fuat, karımın nefes alışlarının hızlandığını ve sikini kavrayan elinin daha da sert sıkmaya başladığını hissediyordu. Bunun üzerine elini yavaş yavaş karnına ve amının yumuşak kıllarına doğru kaydırdı.
karım hop dur, Fuat oraya dokunma Sana krem getirdiğimi söyledim Islanmama gerek yok Onu kullanabiliriz dedi.
Ancak Fuat aldırmadan parmağını yarığının üzerine doğru kaydırdı. Fuat ama ben kremin spermler karışacağını düşünüyorum. Bu da amacımıza engel olabilir. Rahatla, sakin ol ve bu konuda bana yardım et dedi.
Fuat parmağını amının yarığına doğru kaydırdığında, karımın' ne kadar çok ıslandığını fark edip şaşırmıştı. Nazikçe parmağını klitorise doğru kaydırıp, sertleşmiş yumrusunun etrafında minik daireler çizmeye başladı.
karımdan bir anda sesler yükselmeye başladı oh ahhh Oh diye inliyordu. Eli adamının sikinin üzerinde gittikçe hızlanıyordu. Fuat uzanıp kulağına bacaklarını ayır lütfen dedi.
Nefesinin sıcaklığını kulağına vererek devam etti; benim için boşalmanı istiyorum
karım yok hayır Bunu yapamam diye bağırdı. bu kocama ihanet olur diye açıkladı.
Ama Fuat amını okşamayı sürdürdü ve sana bacaklarını aç diyorum Hemen diye otoriter bir ses tonuyla emretti.
karımın, şaşkınlıktan ve yaşadığı şoktan gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Buna rağmen, itaat edip yavaşça bacaklarını ayırmaya başladı. Fuat bu boyun eğişe gülerek klitorisi okşamayı sürdürdü. karım hızlı hızlı soluk almaya başlamış, adamın her okşayışında kalçaları tatlı tatlı aynı ritimle titriyordu. aniden, beklenmedik şekilde adamın elini yakalayıp sessiz bir çığlık attı;
aman G-e-l-i-y-o-r-u-m
Fuat ise kadının yüzünün zevkten aldığı şekli izlerken bir yandan da okşamasını sürdürüyordu. Bu olanlar, adamı da heyecanlandırmış, bacaklarının arasına girip sikini amına bastırıp zevkini alabilirdi ama önce başka bir şey daha yapmak istiyordu.
İyi misin diye fısıldadı.
karım evet Evet İyiyim. bu olanlara inanamıyorum dedi.
Sonra lütfen bunu kocama söyleme, öyle utanıyorum ki Bana ne oldu anlayamadım diye açıklamaya çalıştı.
Fuat sen, sana ne olduğunu biliyorsun dedi.
Ardından sen avucunun içindeki sikin, sıcak ve nemli amına vereceği zevk ve duyguyu düşündün dedi.
karım paniğe kapılmış, sus dercesine kapıyı işaret etti ben hemen kapının arkasında arasıra bakıyorum onlara görünmüyorum herşeyi duyuyorum görüyorum halbuki karımın heyecanlandığından beni duymuyor zanetmeside çok heyecanlı
Fuat diye bağırdı.
Hiç kimse şimdiye kadar onunla bu şekilde konuşmamıştı.
Fuat saçmala artık ip koptu rahat ol Amına dokunduğumda iliklerine kadar sırılsıklamdın. İtiraf et, benim koca sikim tarafından sikilmek istiyorsun dedi.
karım tamam yeter Fuat, böyle konuşma diye ağlamaklı olarak sızlanmaya başlamıştı.
Neden burada olduğumuzu biliyorsun Bütün amacım bir bebek sahibi olabilmek
Bunun üzerine Fuat çabucak karımın bacakları arasına yerleşip, elleriyle kalçalarının altından kavrayıp, tek ve sert bir hareketle sikini amına soktu.
karım piç herif diye bağırdı.
Bana söz verdin Bana sözünde duracağını söyle
Ama Fuat sikini amından ucuna kadar çekip yeniden hızla bastırarak cevap verdi bu isteğe.
karım Ohhhhh ahhh diye inleyip piç herif Kalleş diye bağırdı.
Fuat hadi Sen de bunu istiyorsun dedi ve uzun ve sert vuruşlarla sikmeye başladı.
hadi bana ne isteğini söyle, neden hoşlanıyorsun söyle Yatağa akan amının suyunu hissediyorum Amın bir pınar gibi akıyor ve ıpıslak Ve tamamen sikle dolu
alt dudağını ısırarak, ağzından çıkacakları engelliyordu. İnanılmazdı, ona kızmasına rağmen, bacaklarının arasında aşina olduğu duygular yükseliyordu. Fuat'ın siki harika duygular veriyordu.
Fuat kafasını öne eğip meme uçlarını emdi.
Fuat orospusun sen diye fısıldadı.
Bu hoşuna gitti değil mi Benim küçük oruspum olman hoşuna gitti
Fuat birden sikini amından çıkarıp, karımı kalçalarından kavrayıp yüz üstü döndürdü ve dört ayak pozisyonu al ve bacakları ayır dedi.
karım hipnotize olmuş gibi denilen pozisyonu aldı.
Fuat bu daha çok hoşuna gidecek dedi ve şimdi, sikimi istediğin yere sok diye sürdürdü.
karım elini arkaya uzatıp siki kavradı ve başını amının ağzına dayadı. Fuat hiç vakit geçirmeden sikini bu ıslak ve kadife gibi yumuşak tünele daldırdı. fuatın her darbesinde kendini geri doğru iterek adamın sikinin üzerine doğru bastırmaya başladı. karımın sırtına doğru uzanıp iki eliyle iki memesini kavrayarak
hoşuna gidiyor mu orospum diye kulağına fısıldadı; istediğin bu değil miydi şimdi bütün sağ duyusunun ötesindeydi.
Fuat ona bir fahişe gibi davranıyordu ve o da bunu kabullenmişti. Yo aslında o da bunu istiyordu
birden karım hadi konuş diye fısıldadı.
İstiyorum, ne istediğimi söyle bana Hadi ayıplı şeyler söyle bana dedi.
Fuat sikmeye sürdürürken, yarrak istiyorsun, sikilmek istiyorsun diye bağırdı. Sikimin üzerine boşalmak istiyorsun, değil mi diye sürdürdü.
karım evet Evet diye çığlıklar atarak sik beni Fuat sikini içimde amımın içinde istiyorum,
işte aynen böyle evet, evet işte böyle sok
Sok bana Sik beni yarağını yerim taşşaklarını yerim sikicim benim diye bağırdı.
Fuat'ın sikini her sokuşunda başını ileri geri çılgınca sallayarak inliyordu. zevki gittikçe artıyor ve bir kez daha boşalacağını hissediyordu.
amını adamın sikinin üzerine iyice bastırarak evet evet evet
soookk diye çığlıklar atarak üst üste boşalmıştı.
Fuat da kendini daha fazla tutamayarak patlamış, pompalamaya devam ederek amının dibini spermleriyle doldurmuştu.
İkisi de bitkin vaziyette yatağa yığılıp kalmışlardı. Bir kaç dakika sonra karım sırtını Fuat'a dönüp yorganı üzerine çekti ve olanları anlamaya çalıştı. Hala titriyordu.
Hayatında hiç böyle şeyler konuşmamış ve hiç böyle sikişme yapmamıştı. Salonda, ben telaş içindeydim. Fuat yatak odasına gider gitmez, hemen sikimi çıkarıp okşamaya başlamış ve rekor çabuklukta boşalmıştım. Az bir dinlenmeden sonra yeniden sertleşmiş ve kendi yatak odasından gelen sesleri dinleyerek kendimi okşarken birazcık gerilmişti.
Kafasında Fuat'ın, karısı ile sikişini canlandırıyordu ki tam o anda karısının çığlığını duyunca salonun halısının üzerine boşalmaktan kendimi alamamıştım.
Bu orgazmın ardında kendimi kanepeye atıp dinlenirken, karımda ikinci orgazmının sonrası kendini toplamaya çalışıyordu.
Fuat nazikçe elini 'ın omzuna koyup kendisini onun arkasına yerleştirdiğinde, yumuşamış siki kadının kalçalarına değiyordu. Fuat sırıtarak sana hoşuna gideceğini söylemiştim dedi.
lütfen kocama bir şey deme Kalbi kırılsın, üzülsün istemiyorum diye yanıt verdi.
Fuat endişelenme, sırrımızı saklayacağım diye sakinleştirip karım fuata çok iyi bir sikicisin sen Bu kadar muhteşem boşaldığımı hiç hatırlamıyorum diye tamamladı. fısıltıyla yeniden
bu konuda kocamla konuşma lütfen dedi.
Fuat yine başlamayalım lütfen, sanırım birbirimizi anladık değil mi dedi.
kalçalarının arasında Fuat'ın sikini yeniden sertleşmeye başladığını hissetti. Arkaya uzanıp eliyle sert siki yakaladı. Sonra geriye dönüp kafasını sikin üzerine bastırdı. Ağzını kocaman açıp onun sikini ağzının içene aldı. Ne karım ne de Fuat, benim çırılçıplak ve sertleşmiş sikimle kapının önüne gelip onları izlediğimi fark etmemişti.
karım kendini tamamen yaptığı işe vermiş Fuat'ın sikini şapırdatarak sesli sesli yalayıp emiyordu.
Fuat ise doğrularak ağzını bacakları arasına gömmüş 69 pozisyonunda ıslak amını yalıyordu.
inanamayan gözlerle seyrediyordum. Kendisinin tatlı, minik, masum karıs'ı, arkadaşı Fuat'ın sikini bir puro gibi emiyordu. amını Fuat'ın ağzına bastırması izlerken, ben yeniden kendimi okşayarak otuzbir çekmeye başladım. sesli sesli Fuat'ın sikini yalarken, dolgun memeleri de ileri geri sallanıyordu. hızlı hızlı solumaya başlamıştı. Siki ağzından çıkararak elinden hiç bırakmadan üzerine oturdu.
Tam istediği bir pozisyondaydı. Fuat'ın taşakları götüne tamamen yapışık vaziyete gelene kadar yavaş yavaş koca sikin üzerine oturdu. Sik köküne kadar amına girince eveeeeet diye mırıldandı.
her şeyiyle Fuat'a ata biner gibi bindi ve üzerinde inip kalkmaya başladı. Tam bu sırada Fuat başını yana çevirince onları kapı aralığından seyreden beni gördü.
Fuat ortagım, karının çok iyi olduğunu biliyordum ama bu kadar azgın olacağını tahmin bile edemedim dedi.
Bu seslenme üzerine karımda dönüp baktı. Şaşkınlıktan gözleri yuvasından fırlayacaktı ama yine de hareketini durdurmayıp devam etti. Oh tatlım, üzgünüm Bunu yapmamalıydım diyebildi ancak.
Zira her vuruşunda ağzından çıkan kelimeler kesik kesik anlaşılıyordu, girdiği mod bütün benliğini yaptığı eyleme vermesini gerektiriyordu. Çünkü boşalmak üzereydi.
Duramıyorum Ben Ben Bo Boşalmak üzereyim Oh Oh Oh diye inleyerek amını son bir kez daha adamın sikine bastırıp, başını geriye attı; g-e-l-i-y-o-r-u-u-u-um-mmm diye çığlık atarak bir kez daha boşalmıştı
hayatımda bunun kadar erotik bir şeye şahit olmamıştım. Bu anı, zihnime adeta kazımıştım. Asla unutmayacaktım; karımın gözleri kapalı, başı geriye doru eğilmiş, meme uçları heyecandan dikilmiş ve taş gibi sertleşmiş, amının dudakları da Fuatın sikinin gövdesini sıkıca kavramıştı.
Evet, bu benim için asla unutulmayacak bir andı.Fuat yavaşça karımı tutup sırtüstü yatağa uzattı ve kendisi yataktan kalktı. Yatak odasından çıkarken omuzuma hafifçe vurdu tamamdır dostum banyoya girdi.
ben yavaşça yatağa doğru yaklaştım. karımın gözleri yarı açık, bacakları iyice ayrıktı. karısının bacaklarının arasından sızan sperm, am suyu ve terle karışık sıvıyı görebiliyordum.
Amı hala kapanmamış genişlemiş olduğu belli, amının dudakları titriyordu.
sürünerek yatağın üstüne, karımın bacaklarının arasına girip sikimi bu açık ama soktum.
bollaşmış ve sikilmiş amın tadını alabiliyordum karım hemen bacaklarını belime sıkıca dolayıp, ondan hep duymak istediği cümleyi söyledi; sik beni kocacığım siiiikk artık bundan sonra ben ben değilim sende sen değilsin dudaklarımız birleşti…….
Dükkanda Ateşli Zamanlar
benim hep kız arkadaşımı başkasının sikmesi gibi fantezim vardır ve kız arkadaşıma bu mevzuyu açtığımda zorda olsa kabul etmişti. bende herkese güvenemeyeceğim için bir arkadaşıma mevzuyu açtım ama kabul etmedi o gün sena ile alışverişe çıkmıştık ve kot pantolonla bir adet tanga aldık dükkana gidince onları giydi ailem o akşam tatile gidecekti
ve o sıra bahsettiğim arkadaş geldi adı metin ben onunla konuşurken sena geldi durumdan haberi vardı ve sebep kabul etmiyorsun falan dedi ben o sırada içeri gittim. dışarı çıktığımda sus pustular. bende hiç mevzuyu açmadım. akşam oldu bizimkiler gitti ve o sırada metin geldi benim hatunda ona belini düşürmüş içindeki tangayı metine teşhir ediyordu ve arkadaşta göya çaktırmadan bakıyordu.
sonra arkadaş yanıma gelip tamam abi yapalım şunu dedi. bende sena ya işaret ettim ve sena içeri geçerek metini çağırdı
(işyerimiz fotoğraf stüdyosu ve yazı haneyi stüdyodan ayıran bir perde var)
metin içeri geçince kenarda öpüşmeye başladılar bende onları izliyordum. sonrada perdeyi kapadım ve arkadaş koltuğa oturdu sena da kucağına oturdu arkadaş biraz çekingen olduğu için eli senanın sırtındaydı ve senada elini tutup kalçalarının hizasına getirdi arkadaşta düşük belinden içeri daldırdı senanın ve kalçalarını okşamaya başladı
senada kucağında sikini amına hizalayarak ileri art yapmaya başladı ve metin dayanamayarak senanın pantolonunun düğmesini ve fermuarını açtı ve elini daha rahat kalçasına sokmaya başladı senada metinin kafasını okşuyor boynunu falan öpüyor öptürüyordu
sonra metin senanın üstündeki t-shirt ü sıyırdı ve sütyeninin üstünden okşamaya başladı ve sütyenide çıkardı derhal göğüslerine yumuldu senanın; bir eliyle senanın göğsünü bir eliylede kalçasını okşuyordu
sonra ağzıyla yalarken bir eliyle pantolonu tutup bir eliylede amını tangasının üstünden okşamaya başladı sonra sena ona kolaylık olsun diye ayağa kalkıp pantolonunu çıkardı sonra sena yine kucağına çıktı
ama bu sefer üstünde sadece tangası vardı sena bu seferde arkadaşın aletini çıkardı ve amına hizalayıp git gellere başladı sonra sena kucaktan kalktı ve arkadaşın aletini ağzına almaya başladı
bir yandanda kalçasını azdırıcı biçimde oynatıyordu arkadaş zevkten dört köşe olmuş bir biçimde senanın kafasını ve göğüslerini okşuyordu sonra sena arkadaşın sikini yalamayı bıraktı ve sıra sende dedi tangasıyla oturdu arkadaş senanın dudaklarından başlayarak boynu göğüsleri göbeği ve tangasının üstünden amını öpüp yaladı
sonra okşaya okşaya tangayı çıkardı ve dil darbeleri atmaya başladı amına sonra hadi artık dedi ve sena yere döşek yaptı ve metin e oraya uzanmasını söyledi metin de sırt üstü uzandı
ve sena yavaş yavaş aleti içine alarak kucağına oturdu bir yandan zıplıyor bir yandanda inlememek için dudaklarını ısırıyordu.
tam o sırada bir müşteri geldi ve ben hiç birşey yokmuş gibi dışarı çıkıp müşteri ile ilgilenmeye başladım senanın hafif hafif inlemeleri geliyordu içeriden ben ne yapıcağımı şaşırmıştım benim alette pantolonumdan fırlayacak gibi olmuştu gelen müşteri ise bayandı ve çıkarken aç gözlerle bana baktı
sanki buyrun desem kız derhal kabul edecek gibiydi…
kız gitti ve ben içeri geçtiğimde sena koltuğa oturmuş metinde köklüyordu senanın amından o pozisyonda senayı bayağı bir sikti sonra sena domaldı ve senayı yine amından delmeye başladı
senada inlememek için kendini zor tutuyordu bir yandanda bana bakıyordu gözlerinden beğeni aldığı belliydi.
sonra sena sikilmekten yoruldu ve metini koltuğa oturttu ve eğilerek metinin aletini ağzına almaya başladı (bu arada metin çok geç boşalır) sena aleti somururken müşteri geldi ve ben yine çıkmak zorunda kaldım müşteriyi zar zor işini hallettikten sonra içeri geçtiğimde sena yine metinin kucağına oturmuş amını siktiriyordu bir yandanda öpüşüp metin senanın göğüslerini yalıyordu.
sena kendini bir müddet daha öyle siktirdikten sonra yine inip aleti yalamaya başladı ve bu sefer arkadaş gerine gerine boşaldı ve sena bütün spermleri yuttu sıra bana gelmişti arkadaş temizlendi ve sena benim aleti somurmaya başladı ve çok emdirmeden bar sandalyesi gibi bir iskemle var ona oturttum ve sikmeye başladım
senayı sena inliyordu ve bende çok geçmeden sikimi çıkarıp vücuduna boşaldım sonra art kalanıda senaya emdirdim. sonra senada temizlendikten sonra arkadaşla bir öpüşme faslı daha yaptılar sonrada arkadaşı gönderdik ve dükyanı kapatıp senayı evine bıraktım…
Eşimle Tatil Hatıramız
Selamlar, ben Almanya'dan Ecemsu, 30 yaşındayım. Kocam 36 yaşında, 6 senelik evliyiz. Ben ana okulu öğretmeniyim, kocam ise kuaför. Kocamla izinlerimiz denk gelirse hemen hemen her sene tatil için Türkiye'ye (bazen Muğla tarafına, bazen Antalya tarafına) gideriz. Bu sene kocamın isteği üzerine İtalya'da bir sahil kasabasına gitmeye karar verdik…
Kaldığımız otelde genelde yerli halk, kısmen de bizim gibi Almanya'dan gelme turistler vardı. Yabancı bir ülkede olmak bizi psikolojik olarak rahatlatmış, bana ve kocama daha bir güven gelmişti.
Türkiye'de hayatta yapamayacacağım bir şeyi yapıp, burada Topless (göğüslerim açık) güneşlenebiliyordum. Kocamla daha ilk günde, gerek otelin havuzunda, gerekse sahil kenarına inip, göğüslerim açık denizde cilveleşiyor, oyunlar oynuyorduk.
Kimsenin aldırmayışı bizim daha da serbest davranmamıza imkan tanıyordu. Tabii tek tük de olsa, bazen abazan gözler üzerimde olabiliyordu.
Ama kocam yanımda olduğundan fazla da umursamıyor, rahat davranıyor, kocamla cilveleşmeye devam ediyordum….
Tatilimizin ikinci gününde, öğlen üzeri deniz kıyısında tenha bir yerde gezerken, yine göğüslerim açıktı ve altımda Tanga benzeri ipli bir bikini vardı.
Kocamın üzerinde ise sadece şortu vardı. Denize girdik, suyun içinde şakalaşıp birbirimize su atarken, suyun içinde kocamın sikini tuttum. Tutmamla beraber hemen siki şahlandı.
Elimi şortunun içine sokup sikini okşamaya başladım. Kocam biraz çevreye bakındıktan sonra o da suyun altından elini bikinimin içine sokup, amımı okşamaya, bir yandan da açıkta olan mememin birini yalamaya başladı.
Kocamın dudakları kah sağ mememde, kah sol mememde geziniyor, meme uçlarımı öpüyor, bazen de ısırıyordu. Hatta bir ısırışında canım çok yandı, ama müthiş zevke gelmiştim. Kocamın amımı okşaması, parmaklarının amımın içinde gidip gelmesi hızlanmıştı.
Zevkten dudaklarımı ısırıyordum, Orgazm olmak, boşalmak üzereydim. Kocam da aynı durumdaydı. İkimiz de suyun içine ellerimizi daha hızlandırarak aynı anda boşaldık. Rahatlamıştık.
Çevreye bakarken, plajın arka kısımlarındadaki otların arasından bizi gözetleyen 25 yaşlarında bir genç gördüm.
Kocam genci görmemişti, ben de nedense kocama söylemedim röntgenlendiğimizi. Genç halen arada sırada bize bakıyordu. Kocamla denizden çıkıp, plajda tenha bir yerde kurulandık ve kendimizi güneşlenmeye bıraktık.
Ben güneş yağını çıkardım, "Sana da süreyim kocacığım, ya değilse yanacaksın!" dedim.
Kocam her zaman ki inatçılığı ile, "Bana bir şey olmaz!" diyerek istemedi. Ben göğüslerime güneş yağı sürerken, bir yandan da kocama çaktırmadan arada sırada gence bakıyordum, evet halen gözü bizdeydi…
Bana ne olduysa artık, birden azmıştım yine. Elimi kocamın şortundan içeri sokup sikini okşamaya başladım. Kocam kafasını kaldırıp çevreyi kontrol etti, baktı kimse ilgilenmiyor, şortunu çıkarıp yeniden yattı. Oysaki genç halen bizi gözetliyordu.
Ben de o gence nispet yaparcasına kocamın sikini ağzıma aldım yalamaya başladım. Yan gözle de o gence bakıyorum, bizi dikizliyor mu diye.
Genç şortundan sikini çıkarmış, sanki pørnø seyreder gibi bizi izleyerek sikini okşuyordu. Otlardan dolayı sikinin boyutları tam olarak seçilmiyordu, fakat görebildiğim kadarıyla kocamın sikinden biraz daha uzun ve kalındı…
Kocamın siki ağzımda iyice büyüyünce, hemen bir hamlede bikinimin altını yana çekip, kocamın üstüne çıktım, sikini amıma aldım. Kocamın siki üstünde zıplarken çıldırmış gibiydim.
Zevkten uçmuş bir halde zıplarken biryandan da gence bakıyordum. Gencin de el hareketleri hızlanmıştı, sanırım boşalmaya yaklaşmıştı. Birinin bana bakarak 31 çekmesi beni acaip azdırmıştı.
Kocamın siki üstünde zıplarken biryandan da göğüslerimi avuçluyordum…
Sonunda ben Orgazm olduğumda, kocam da daha fazla dayanamadı ve içime boşaldı. Sıcacık dölleri amımı doldurmuş, bir kısmı da dışarı taşmıştı.
O anda gözüm gence takıldı, o da bizim gibi boşalmış, yüzü gülüyordu. Amımdan akan döllerden elimle biraz alarak dudağıma götürdüm ve kocama çaktırmadan gence elimdeki dölü göstererek bir öpücük yolladım.
Genç de gülerek sikinde kalmış son damla dölü parmağıyla alıp bana gösterdi ve bir öpücük yolladı…
Kocamla yeniden denize girip temizlendik. Denizden çıktığımızda genç ortadan kaybolmuştu. Akşama kadar güneşlenip otele döndük. Ama aklım o gençte kalmıştı. Akşam yemeğinden sonra odamıza çıktık, erkenden yattık, uyuduk… Ertesi gün kalktığımızda kocam kendini iyi hissetmiyordu. Otelin doktorunu çağırdım, muayene etti. Kocamı güneş çarpmış.
Birkaç tane ilaç verdi, 3-4 gün güneşe çıkmaması gerektiğini söyleyip gitti. Kocama her ne kadar, "Ben sana bakarım, iyileşene kadar yanından ayrılmam!" desem de, "Benim yüzümden sen de denizden, güneşten mahrum kalma Havuza gir, plaja git, denize gir, güneşlen, tatilin tadını çıkar diye ısrar etti.
Ben yine de kocamın yanında kaldım. Öğlen olduğunda yemeği odaya istedim. Yemekten sonra kocam, "Hayatım üzülüyorum sana, benim yüzümden odaya kapanıp kalma diye ısrar edince,
"Peki, biraz denize girer, güneşlenir gelirim deyip, hazırlandım ve çıktım.
Plaja indim. Yürürken ayaklarım beni yine dün kocamla sikiştiğimiz o tenha yere götürdü. Aynı yere havluyu serip, bikinimin üstünü çıkardım. Gözlerim dünkü genci arıyordu, ama görünürlerde yoktu. Kocamın durumunu unutmuş, gencin olmayışına üzülmüş gibiydim.
Denize girip biraz yüzdüm. Suyun içinde biraz serinleyip tekrar çıktım. Kurulanıp, göğüslerime, kollarıma ve bacaklarıma güneş yağı sürdüm.
Elimin yettiği yere kadar sırtıma da sürerken, o genci farkettim ve müthiş heyecanlandım. Yine otların arasında sikini şortundan çıkarmış, bana bakarak sıvazlıyordu…
İlkin ne yapacağımı bilemesem de, sonra şeytan dürttü, genci biraz azdırmak istedim. Elimdeki güneş yağı şişesini gence gösterip, el işareti ile sırtıma sürmesini istediğimi anlatmaya çalıştım.
Genç sıvazladığı sikini şortuna sokup, etrafa bakına bakına yanıma geldi. Önümde dikildiğinde kalkık siki şortunu delecekmiş gibi duruyordu.
Bana İtalyanca birşeyler söyledi. Ama ben malesef (Günaydın, Teşekkür ederim, Afiyet olsun, Evet, Hayır gibi çok bilinen sözcükler dışında) İtalyanca bilmiyordum.
Ona Almanca bilip bimediğini sordum, ama o da Almanca bilmiyormuş. İster istemez gülüştük. Tarzanca, el kol hareketleriyle ismini sordum. İsmi Alberto imiş.
Alberto'ya güneş yağını verdim ve havluya yüzüstü uzandım. Omuzbaşlarımdan ve ensemden başladı yağlamaya. Sırtımı ve belimi de yağladıktan sonra İtalyanca birşey söyleyip, "Si Sinyora" diye sordu.
Herhalde 'Bu kadar yeterli mi' diye soruyordu.
"Si, Grazie!" diyerek teşekkür etmemle birlikte bikini altımın yanlardaki bağcıklarını çözüp açtı ve popomu yağlamaya başladı.
Önce itiraz etmeyi düşündüm, ama Alberto'nun eli götümün yanakları arasında gezinmeye başlayınca içim bir tuhaf oldu ve sesimi çıkarmadım…
Parmakları bazen amımın dudakları ve göt deliğimin etrafında dolanıyordu. O anda okadar azmıştım ki, parmaklarını deliklerime sokmasını bekler olmuştum.
Daha rahat olması için bikinimin altını komple çekip çıkardım ve bacaklarımı biraz aralayıp popomu yükselttim.
Alberto, "Bellissimo! Bellissimo!" diyerek birden götümün yanaklarını ayırıp yüzünü gömdü.
Amımın dudaklarını ve götümün deliğini yalamaya başladığında bende filim koptu. Aldığım zevkle yüksek sesle inliyordum. Çok geçmeden ben ilk Orgazmımı oldum.
Hemen doğrulup Alberto'nun şortunu indirdim, sikine yumuldum. Deli gibi yalıyordum sünnetsiz sikini. Tahmin ettiğim gibi kocamınkinden uzun ve kalın bir siki vardı.
Biraz daha yalayıp, sırtüstü yattım, bacaklarımı ayırdım, artık o siki yemenin zamanı gelmişti. Alberto bacaklarımın arasına yanaştı. Sikini amımın ağzına yerleştirip hepsini birden soktuğunda,
"Ohhhh!" diye inledim. Uzun ve kalın siki amımı boşluk bırakmadan doldurmuştu. Hiç beklemeden pompalamaya başladı. İtalyanca birşeyler söyleyerek bacaklarımı omzuna almış, habire hızlı hızlı pompalıyordu.
Kocamla sikişirken de çabuk Orgazm olurdum, ama hiç bukadar kısa sürede Orgazm olduğumu hatırlamıyorum. Kısa bir aralıkla ikinci kez Orgazm olmuştum…
Alberto yine İtalyanca birşeyler söyleyip, el işaretleriyle arkamı dönmemi istedi. Domalmamı istiyordu galiba. Hemen arkamı dönüp domaldım. Arkadan amıma geçirip
sikmeye devam etti. Bir süre sonra hareketleri iyice hızlandı, sanırım boşalmak üzereydi. İşin tuhaf tarafı ise ben de yeniden Orgazm olmaya yaklaşmıştım.
Çok geçmeden Alberto birşeyler söyledi ve "Si, Sinyora" diye sordu.
Ne dediğini anlamadım, ama o anda ne dediği önemli değildi. Ben üçüncü kez Orgazm olurken, "Si Alberto, Si" diye inleyince,
Alberto böğürerek arkama kenetlendi ve içime boşaldı. Sıcacık dölleri kesik kesik amıma fışkırırken, benimse heyecandan, zevkten ve yaşadığım Orgazmın etkisinden dizlerim titriyordu…
Kendimize gelince denize girdik, temizlendik. Tekrar plaja çıkıp kurulandık. Alberto saatini gösterip birşeyler söyledi, ben tabii yine anlamadım. Dudaklarımı öpüp, "Ciao!" diyerek gittiğinde ise üzülmüştüm.
Ben biraz daha güneşlenip otele döndüm. Odaya girdiğimde kocam uyuyordu, halen yüksek ateşi vardı. Kocamı uyandırmadım, duş alıp yanına uzandım.
Gözlerimi kapamış, Alberto'nun beni sikişini düşünürken uykuya dalmışım…
Akşama doğru uyandığımda, kocam uyanıktı ve kendini biraz daha iyi hissediyordu. Neler yaptığımı sorduğunda, plaja gittiğimi, denize girdiğimi ve güneşlendiğimi anlattım ve "Kocacığım, iyi ki tatil için burayı seçmişiz Ben burayı çok sevdim Plajda üstsüz geziyorsun, üstsüz denize giriyorsun, üstsüz güneşleniyorsun, valla dönüp bakan erkek sinek bile yok" dedim.
Tabii ki Alberto'yla sikiştiğimden ve beni üç kez Orgazm ettiğinden bahsetmedim ....
Görme engelli kiracımızla
Adım Güler, 30 yaşındayım ve 10 yıldır evliyim. Kocam yurtdışına mal götüren bir TIR şoförü, ayda bir, iki ayda bir üç-beş gün kalıyor, işlerini ve bu arada beni halledip tekrar Avrupaya, Rusyaya gidiyor. Bir çocuğumuz oldu, oğlum sekiz yaşında okula gidiyor. Ekonomik durumumuz iyi sayılır, ama ben mutsuzum.
Evliliğim koca yolları gözlemekle geçiyor hep… Bir yıl önce altımızdaki daire satılınca, kocam daireyi satın aldı. Bir süre boş durdu daire, sonra yaşlı bir karı koca gelip kiraladı. Yanlarında gözleri görmeyen genç bir delikanlı vardı. Beyaz bastonuyla yürüyor, her işini kendi yapabiliyordu. Hüseyin oğullarıymış.
Kocam da ben de aileyi pek sevdik.Hüseyin, Üniversitenin görme engelliler için açtığı özel bir bölümde okuyor, ve sabahları şehir içi otobüsle Üniversiteye gidiyordu. Ben de oğlumu bir sokak ilerdeki okuluna götürüp getiriyordum. Her sabah aynı saatlerde çıktığımızdan sürekli karşılaşıyor, birlikte konuşa konuşa gidiyorduk. Yolda ben ona yoldaki kaldırımları, engelleri aşması için yardımcı olurken, o da dirseğimi tutuyor, birlikte en az on dakika bu şekilde yürüyorduk.
Ben oğlumu okula bırakıp okulun önündeki otobüs durağında Hüseyin ile beraber sohbet ediyor, bineceği otobüs geldiğinde onu uyarıp binmesini sağlıyordum. Her gün bu şekilde gide gele iyice samimi olmuştuk. Hüseyin çok konuşkandı, çok ta şakacıydı. Hiç körlüğüne üzülmezdi.
Ama her şeyden öte, Hüseyin çok yakışıklı bir gençti. Hüseyin'den çok etkileniyordum, dirseğimden tutup yürüdüğümüzde içim bir hoş oluyor, kendimi onun karısı gibi görüyordum. O durmadan bana bir şeyler anlatırken benim aklımdaysa kolumdaki elin sıcaklığından başka bir şey olmuyordu.
Heyecanlanıyor, genç kız gibi içim bir hoş oluyordu. Artık öyle olmuştu ki, evden çıkarken Hüseyini görmesem kapılarını çalıyor, anne babasıyla selamlaşıp onun çıkmasını bekliyordum. Yaklaşık 3-4 ay böyle sürüp gitti, Hüseyinle çok samimi olmuştum. Kocam da aileyi sevmişti. Bir kaç kez onlarda ve bizde birlikte yemek yemiş, sohbet etmiştik.
Cana yakın insanlardı. Anne babasının memlekette de arazileri vardı. Yılın yarısını ekim, dikim, hasat vesaire işler için memlekette geçiriyorlardı. Hüseyin de evde yalnız kalıyor, kendi başına evi çekip çeviriyor, okuluna gidiyordu.
Kocamın eve geldiği sınırlı günlerde konuştuğumuzda o da hep Hüseyinin nasıl becerikli biri olduğunu beğeniyle anlatırdı.Bir bahar günüydü. Kocam yine Rusyaya gitmişti. İki haftadır yapayalnızdım. Hüseyinin anne babası da memleketteydi.
Markete gidip akşam yemeği için bir şeyler almak için aşağı inerken Hüseyin de evden çıkıyordu.
Merhabalaştık,
-Nereye gidiyorsun Hüseyin diye sordum.
-Bizimkiler memlekete gittiler, ben de çarşıdaki restoranlardan birinde pide falan yiyeceğim abla.
-Evde çok güzel yemek var. Pide yiyeceğine gel içeri gir. Ben marketten bir şeyler alıp geleyim, bizde yemek yeriz. Hem çocuk evde yalnız kalmamış olur, daha iyi…
- Tamam abla dedi.
Hüseyin'i kolundan tutup içeriye aldım. Yolu biliyordu ama, ben yine salona kadar götürdüm onu. Oğlum onun geldiğini görünce sevindi. Ben çıktım, aceleyle markete gidip alacaklarımı aldım, eve geldim. İçecek bir şeyler, kola, bira, meyve suyu falan da aldım bol bol…
Geldiğimde Hüseyin oturmuş oğlumla oynuyorlar, oğlum heyecanla ona bir şeyler anlatıyordu. Onlar konuşurken ben de yemek hazırladım. Yemekti, hoş beşti derken vakit ilerlemiş, saat 9 gibi olmuştu. Ertesi gün okul olduğundan oğlumu yatırdım.
Geldiğimde Hüseyin de kalkmaya davrandı,
- "Oo.. Vaktin nasıl geçtiğini anlamamışım. Ben de kalkayım abla." dedi. Kolundan tutup engel oldum,
- Otur Hüseyin, nasıl olsa sen de yalnızsın, ben de… Evde tek başıma canım sıkılıyor. Ben sana soğuk bira getireyim, sohbete devam ederiz. Sen de eve gidip ne yapacaksın Beraber oturalım işte…" dedim.
Artık yalnız kalmıştık… Sohbete devam ediyorduk. Soğuk birer bira çerez getirdim, ikimiz de bira içiyor, konuşuyorduk. Sohbet uzadı, ikinci, üçüncü biralar da içildi. Kendimi bir garip hissediyordum, içim kıpır kıpırdı. Kocam gideli iki hafta olmuştu. Yatağımda tek başıma kendimi okşamalarla, içime salatalık falan sokup tatmin olmaya çalışmayla geçen iki uzun hafta ve uzun, yalnız geceler…
Oysa bu gece genç, yakışıklı bir erkekle başbaşa oturuyor, onunla sohbet ediyordum.Bir yandan sohbet ederken bir yandan da onun yakışıklı yüzünü, kaslı kollarını, geniş göğüslerini, pantolonunun önündeki kabarıklığı seyrediyordum.
Hem de hiç çekinmeden, utanmadan… Çünkü biliyordum ki o beni, benim nereye baktığımı, nasıl baktığımı göremiyordu. Aldığım alkolün de etkisiyle öyle rahattım ki hareketlerimde…
Onun okuldan, arkadaşlarından, ev yaşamından bahsederken anlattıklarını dinler gibi yaparken aslında ne anlattığının farkında bile değildim, onu seyretmekle meşguldüm. Arada bir "yaa, öyle mi?" falan diyerek sohbete katılır gibi yapıyor, onun konuşurken kıpırdayan etli dudaklarına, gömleğinin açık yakasından görünen hafif kıllı göğsüne bakıyordum. Bir yandan da kendimi okşuyordum.
Evet, kendimi kaybetmiş gibiydim. Oturduğum koltukta yayılmıştım. Elimin birini eteğimin altına, külodumun içine sokmuş sıkıp sıkıp bırakıyor, diğer elimle uçları kabarmış göğüslerimi okşuyordum. Çıldırmış gibiydim. Seks yapmadan geçen yalnız geceler beni bu hale getirmişti işte…
Gözleri görmeyen genç bir yabancıyla başbaşa, yalnız ikimiz otururken onun karşısında mastürbasyon yapıyordum. Üstelik hafif sarhoş bile olmuştum. Garibin haberi bile yoktu yaptığımdan…Üzerimdeki askılı tişörtün askılarını indirip sütyenimi çıkarmıştım. Elimdeki soğuk bira şişesini memelerimin arasında, ürperen, kabarmış meme uçlarında dolaştırıyordum.
Tüylerim diken diken kabarmıştı. Soğuk şişenin etkisi mi, giderek içimde yükselen şehvetin etkisi mi bilemiyorum. Bereket ses çıkarmamak için, inlememek için dudaklarımı ısırmayı akıl edebiliyordum.Bir ara Hüseyinin oturduğu yerde kıvranmaya, bacaklarını kasmaya başladığını fark ettim. Sıkışmış gibi davranıyordu.
Toparlandım,-Ne oldu Hüseyin Rahatsız mısın" diye sordum.
-Yok abla… Şeyy… Benim eve gitmem gerek…" dedi sıkılarak…
-Tuvalete gitmen gerek galiba… Sıkılma, hareketlerinden belli oluyor." diye rahatlatmaya çalıştım onu…
-Şey, evet abla… Bu biralar… Pek alışkın değilim aslında bu kadar içmeye… Çok sıkıştım da… Sanırım eve bile yetişemeyeceğim."
-Gel canım, ben seni lavavoya götüreyim. Sıkılmana gerek yok ki… Bunca zamandır beraberiz, yabancı değiliz artık…" Ayağa kalktı, elinden tutup yönlendirdim Hüseyin'i. Askılarını indirdiğim tişörtüm aşağıya inmiş, memelerim meydandaydı ama düzeltmeye gerek görmemiştim, nasıl olsa o beni görmüyordu.
Daracık holde yanyana yürürken kolunu tutup kendime yaklaştırdım. Göğsümün biri onun koluna temas ediyor, ucu gömleğine sürtünüyordu. Offf…Tabi, kısa bir andı bu… Banyonun kapısından içeri girmesini sağladım, klozetin önüne götürüp bıraktım. Yanında durup bekliyordum.
Duraksadı, gülümseyerek,- Abla, ben gerisini hallederim, sen lavabonun yerini göster, yeter bana…"
- Ah, pardon canım…" dedim. "Öyle ya, koca adamsın sen…" diyerek elini tuttum, yandaki lavabonun üzerine koyup havluların yerini söyledim. Çıkmam gerekiyordu, ama birden onunkini görmeyi şiddetle istediğimi fark ettim. Kapıya yöneldim, çıkar gibi yapıp içeriden gürültüyle kapattım.
Kapının yanında nefes bile almadan durup onu izliyordum şimdi. Telaşla klozetin kapağını kaldırdı, etrafını elleriyle yoklayıp yerini ezberledikten sonra doğrulup fermuarını indirdi. Elini içeriye sokup aletini çıkardı Hüseyin… Gözlerim faltaşı gibi açıldı. Parmaklarının arasında kocaman, uzun bir canavar duruyordu.
Sertleşmiş, damarları meydana çıkmış, mantar gibi iri mor başından dibine kadar nefis harika bir erkeklik organıydı. 20 santim belki daha fazlaydı uzunluğu, kalınlığı da göz dolduruyordu…
Tamam, kocamınki de doyuruyordu beni, inim inim inletiyordu yatakta ama bu bambaşka bir şeydi sanki… İnlememek için kendimi zor tuttum, elimi ağzıma kapattım. Kalbimin atışlarını duyacak diye korkuyordum… Siki o kadar sertleşmişti, göbeğine doğru dikilmişti ki işeyebilmek için üstünden bastırıp klozete nişanladı, şırıl şırıl işemeye başladı.
Gözlerimi alamıyordum ondan… Sanki dakikalar sürdü işemesi… Nihayet bittiğinde o kocaman sertleşmiş sikini içine sokmadan yandaki lavaboya döndü. Musluğu açıp ellerini yıkadı.
Sıvı sabunla yıkadığı ellerini hala meydanda, fermuarın arasından dışarıya, havaya fırlamış, dimdik duran sikine götürdü sonra… Kaygan, ıslak parmaklarıyla şöyle bir sıvazladı. Sonra avuçlarının içinde sıkıp başından köküne kadar kaydırmaya başladı. Yüzü kızarmış, dudaklarını ısırıyordu.
O öpülesi ıslak etli dudaklarından "Oohhh…" diye bir inilti koptu… "Oohhh… Güler…" diye inledi fısıltıyla… Vay piç vay… Gözlerime inanamıyordum. O güzelim sikini sabunlu parmaklarıyla sıvazlıyor, kendini tatmin ediyordu Hüseyin…
Öyle garip, manyakça bir durumdu ki bu… Kendi evimde, banyomda, oğlum odasında uyurken, yabancı bir erkeğin kendini tatmin etmesini izliyordum gizlice… Hem de benim ismimi sayıklayarak… Beni düşünerek…
Bir an üstüne atlayıp o kocaman sikini tutmak, yalayıp yutmak, içime, alevler yanan, suları akan amıma sokmak istedim. Sonra durup kendime hakim oldum. Böyle yaparak ürkütebilirdim kuşumu… Ters tepebilirdi… Benim ismimi fısıldayarak sikini okşuyordu ama…
Ya ben üstüne gidince tepkisi değişik olursa
Bana "abla" diye hitap etmesi geldi aklıma… İş gerçeğe binince beni tersleyip refüze eder miydi acaba? Dayanamazdım buna… Tuttum kendimi… O da fazla uzatmadı zaten, sikini soğuk suyla yıkayıp kuruladı, yuvasına zorla sokup fermuarını çekti.
Ellerini yıkayıp ıslak elleriyle yüzünü sıvazladı. Sanırım kalkmış erkekliğinin inmesini bekliyordu.Duvarı yoklayarak kapıya yöneldiğinde telaşla ters tarafa çekildim. Kapıyı açıp çıktı, holü yoklaya yoklaya salona ilerledi.
Ben de arkasından çıkıp sessizce ilerledim, sanki odadaymışım gibi
- Aa, geldin mi Hüseyin" diye karşıladım onu… "Problem yok di mi? Sanki sesini duydum gibi, bana mı seslendin" diye sordum hınzırca…
- Yok abla…" derken sanki yüzü kızardı gibi geldi bana… Sohbetimize kaldığı yerden devam etmeye başladı. Eline soğuk bira tutuşturup koltukta yanına oturdum bu kez… Yakından bakıyordum şimdi ona… Her tarafını inceliyor, pantolonun önündeki kabarıklığı izliyordum. İçinde ne canavar yattığını biliyordum o kabarıklığın…
Üstüne atlamamak için kendimi zor tutuyordum. Arkadaşlarından, kızlardan, okulda yaşadıklarından bahsediyordu.
Sözünü kestim,-Kız arkadaşın var mı Hüseyin diye sordum. "Flört gibi yani…"
O da,-Hayır, yok abla. dedi.
-Kız arkadaşın hiç olmadı mı dedim.
-Hayır, maalesef olmadı abla. dedi. "Onlar sağlıklı erkeklerle ilgilenir, benimle sadece arkadaş olurlar… Beni kimse istemez ki bu halimle…" O anda içim cız etti, Hüseyin için üzüldüm, elini tuttum,
-Sakın kendini üzme Hüseyin. Sen yakışıklı, sırım gibi delikanlısın. Seni istemeyen kız neler kaçırdığının farkında değil." diye teselli etmeye çalıştım. "Belki sana birisini buluruz. dedim.
Hüseyin bu sözüme çok sevindi. Ben bu sefer merak ettim, acaba Hüseyin hiç cinsel ilişkiye girmiş miydi. Bunu nasıl soracağımı da bilmiyordum. Sorayım mı, sormayım diye düşünürken, ağzımdan birden çıktı, biraların verdiği çakır keyiflik, tuvalette gördüğüm manzaranın etkisiyle daha serbest konuşabiliyordum,
-Hüseyin sen hiç cinsel ilişkiye girdin mi deyiverdim.
Hüseyin yine,-Hayır hiç girmedim abla. Daha milli olamadım Bu vaziyetteyken de pek olacak gibi değilim galiba… dedi, başını da önüne eğdi, utanmıştı.
-Anladım… dedim. "Peki, kızı bulsak, onun nasıl biri olduğunu nasıl anlayacaksın Hüseyin Senin istediğin ölçülerde biri mi Ya vücudu senin istediğin gibi değilse
-Ailem belki yardımcı olur abla. Hem bunlar benim gözlerim…" diyerek ellerini gösterdi. "Ellerimle yoklayarak görebiliyorum. Sesinden karakterini anlamaya çalışıyorum."
Yutkundum. Elleriyle yoklamak mı Bir an o ellerin benim üstümde dolaştığını hayal ettim. Ürperdim. Ateşim yükseliyordu gitgide… Çatallanmış, boğuk bir sesle,
-Peki, ben nasıl biriyim Hüseyin Ne düşünüyorsun benim için"
-Şeyy.. Sen genç, güzel birisin Güler abla…"
-Genç tamam da, güzel olduğumu nerden biliyorsun Yoklamadın ki"Elini tutup yüzüme götürdüm. Parmakları alnımda, burnumda, dudaklarımda, yanaklarımda, çenemde dolaşıyordu hafifçe, okşayarak… Dudaklarıma değdirdiği parmağını öptüm hafifçe… Ateşe değmiş gibi çekti parmaklarını, saçlarımı okşadı. İçim eriyordu, kasıklarım alev alev yanıyordu o okşarken…
-Peki, kızın vücudunun nasıl olduğunu nerden bileceksin Hüseyin" dedim fısıltıyla… "Böyle parmaklarınla mı" Hüseyinin de yüzü kızarmıştı. Saçlarımdaki elini tutup hafifçe aşağı indirdim davet edercesine… Boynumdan aşağıya indi parmaklar… Tüy gibi omuzlarımda dolaştı. Tekrar ellerini tutup göğüslerime doğru götürdüm. Askılı tişörtüm belimdeydi. Memelerim meydanda, dimdik olmuşlar, uçları arzuyla, şehvetle kabarmışlardı.
Elleri çıplak memelerime ilk temasında çekmek istedi, tuttum, bırakmadım.
-Abla" dedi yutkunarak… Fısıltıyla,
-Devam et Hüseyin… Görmeye devam et…" dedim. "Anlat bana… Nasıl, güzel miyim Memelerim güzel mi Hadi anlat…" Göğsüm inip kalkıyordu heyecandan nefes nefeseydim…
-Ooohhh… Çok güzelsin abla… Tenin pürüzsüz… Saçların ipek gibi… Dudakların etli etli… Boynun uzun, kuğu gibi… Göğüslerin… Çok… Çok güzel… Sert… Uçları kabarmış… Etrafında yuvarlak pütürler var…" Konuşurken dudakları, göğsümde, uçlarında dolaşan parmakları titriyordu.
Dudaklarım kurumuştu heyecandan, yalayarak ıslattım.
-Sonra Hadi devam et… Aşağıya in… Oraları da anlat…"
-Karnın dümdüz, kaslı… Göbek yok, fazla kilon yok, balık etisin…" Elini tuttum, dizime koydum. Anladı. Bacaklarımı okşamaya, yukarılara çıkmaya, eteğimin altına girmeye başladı.
-Bacakların da güzel, sert, kaslı… Tüysüz… Kendine bakıyorsun, bakımlı birisin…"
-Ohhh…Evet canım… Yeni ağdaladım bacaklarımı… Bir kaç gün sonra kocam gelecek, ona hazırlamıştım. Hadisene… Devam et…" Elleri, parmakları kasıklarıma gelmiş, külodumun üstünden okşamaya başlamıştı.
-Abla… Bu…"
-Oohhh… Am canım… Kadın amı… Benim amım… Hiç ellemedin di mi İlk defa mı" Titriyordu parmakları… "Dur, külodumu çıkarayım, öyle dokun…" Belimi kaldırıp külodumu indiriverdim eteğimi çıkarmadan… Şimdi parmaklarının önünde hiç bir engel kalmamıştı. Okşuyor, sıkıyor, parmaklarının ucuyla her tarafında dolaşıyordu. Bacaklarımı aralamış, kendimi iyice arkaya vermiştim.
Amcığımı okşayan parmakların verdiği hazzın esiri olmuştum. "Oohhh… Devam et Hüseyin… Çok güzel… Devam et…"
-Islanmış bu abla… Ateş gibi… Islak…"
-Evet canım… Zevk alıyor çünkü… İçinden sular geliyor sen okşadıkça… Zevk suları onlar… Zevk veriyorsun bana canım… Erkeğim… Oohhhh…."
-Abla… Ben… Benim şeyim çok sertleşti… Rahatsız ediyor… Çıkarabilir miyim"Doğruldum. Çok fena olmuştum. O koca siki yemeden bırakamazdım. Ama burada olmazdı, kendimi tutamazdım o koca siki içime alırken bağırır, gürültü yapardım. Çocuk uyurken rahat edemezdim.
Hüseyinin elini tutup çektim,
-Abla" dedi kırgın kırgın… Gülümseyerek dudağından öptüm erkeğimi…
-Burda olmaz Hüseyin… Çocuk var… Ben dayanamam, sevişirken ses çıkarır, gürültü yaparım, uyanır. Senin eve gidelim canım… Daha rahat ederiz. Seni milli yapmak istiyorum bu gece…
Hadi, gel…"Kaldırıp elinden tuttum, üstümü başımı düzeltirken oğlumun odasına baktım, mışıl mışıl uyuyordu. Elinden tuttum, acele adımlarla çıkıp alt kata, Hüseyinin evine indik. Heyecandan titreyen elinden anahtarları alıp kapıyı açtım. İçeriye girip kapıyı kapatır kapatmaz duvara yasladım erkeğimi…
Dudaklarına yumuldum. Etli dudaklarını yalarken o da karşılık veriyor, emiyordu. Dilimi ağzının içine sokup dilini okşadım. Uzun uzun öpüştük.
Kendimi geri çektim zorla… İkimiz de nefes nefeseydik. Üstümdekileri yırtarcasına çıkardım, çırılçıplak kalmıştım. Tekrar Hüseyine yaklaşıp çıplak vücudumu yasladım bedenine… Öpüşürken ellerini tutup kalçalarıma götürdüm.
Ne istediğimi anlamış, elleri kalçalarımda dolaşıyor, sırtımı okşuyordu. Taş gibi olan siki pantolonun üstünden göbeğime baskı yapıyordu. Dudaklarını bırakmadan elimi araya soktum, telaşla kemerini çözüp pantolonunu küloduyla birlikte aşağıya indiriverdim.
Ayakkabı, çorapları ayağında duruyordu hala, pantolonu da ayaklarındaydı. Uzun siki füze gibi meydana çıkmış, havaya dikilmişti. Eğilip tapınır gibi diz çöktüm önünde… Parmaklarımın arasına alıp hayranlıkla seyrettim heybetini…
Okşadım… Ucundaki delikte bir damla zevk suyu parlıyordu. Dilimi uzatıp aldım o damlayı… Dudaklarımla minik bir öpücük kondurdum başına…
-Ohhh… Güler abla…" diye inledi erkeğim… Dudaklarımın temasıyla kasılıvermişti.
-Canım… Bırak bana kendini… Ablana bırak sen… Ben her şeyi hallederim…"Sikinin koca başını ağzıma sokmaya çalıştım. Aldım da… Emiyor, lolipop gibi ağzımın içinde dolaştırıyor, dilimle okşuyordum. Çıkarıp ıslanmış canavarıma bakıyor, sonra tekrar ağzıma sokuyor, boğazıma girdiği kadar, dibine kadar almaya çalışıyordum.
Ellerim de boş durmuyor, torbalarını okşayıp sıkıyor, bacaklarının içlerini, kasıklarındaki tüyleri okşuyor, parmağımı kabalarında, arka deliğinde dolaştırıyordum. Dizleri titremeye başlamıştı erkeğimin…
-Abla… Abla… Ben…"Sikini ağzımdan çıkarıp başımı kaldırdım, yüzü kıpkırmızı olmuş, ağzı nefessiz kalmış kuş gibi açılmıştı.
Elleri saçlarımın arasında kasılmıştı. Boşalmak üzereydi,
-Bırak kendini canım… Boşalt içindekini… Ben seni emerim şimdi… Yutarım seni…"Ağzıma aldım yine… Vakumlamaya, emmeye başladım. İlk damlaların geldiğini hissediyordum. Ağzıma o bildik tad dolmaya başlamıştı. Elleri istemsizce saçlarımı kökünden kavramış kendine çekiyor, sikini boğazıma kadar gömmeye çalışıyordu.
Nefes alamaz hale gelmiştim, ama dayandım. Spermleri direk boğazımdan kaymaya başladı. Kasılıyor, bacakları titriyor, inliyordu. O boşaldı, ben yuttum. Bitene kadar ağzımdan çıkarmadım sikini…Neden sonra sakinleşti.
Püskürmesi bitti. Ağzımı bileğimin tersiyle silip kalktım. Dudaklarına yumuldum yine… Gömleğini, atletini çıkardım bir yandan… Ayaklarındaki pantolonu, ayakkabılarını kendisi çıkardı. İkimiz de çırılçıplaktık.
Dudaklarımı onun vantuzundan kurtarıp gülerek boşaldıktan sonra yarı sert duran sikini tuttum,
-Hadi canım, beni yatağımıza götür…" dedim.
"Gerdek yatağımızda senin erkekliğini bozayım. Evdeki en geniş yatak nerde"
-?Karşıda, holün en sonundaki oda abla… Bizimkilerin yatak odası…"Sikini kavrayıp tuttum, çeke çeke aceleyle yatak odasına gidip geniş yatağa attım kendimi… Hüseyin de ezbere bildiği yatağın kenarına oturdu. Elini tutup alev gibi yanan, zevk suları akıp duran amcığıma götürdüm. Üstünde süs olsun diye bıraktığım minik tüy şeridini okşadı.
Parmaklarını dudakların arasından sokup içini okşadı. Kıvrandım…-?Ooohhhh… Çok güzel… Hadi aşkım… Ben senin sikini yaladım, emdim. Şimdi de sen beni yala… Gel… Yaklaş bana… Bacaklarımın arasına gel…" Eğilip başını kasıklarıma yaklaştırdı.
Saçından tutup yönlendirdim onu. Bacaklarımın arasına uzanıp yalamaya başladı. Islak dilin amcığıma temasıyla ürperdim, kasıldım.
-Ooohhh.. Yala canım… Yala aşkım… Dondurma yalar gibi yala beni… Dilini dolaştır… Ohhh… Evet… Orasını yala… O sert şeyi, klitorisi yala… İçine sok dilini… Aaahhhh… Özlemişim bunu… Öyle özlemişim ki… Devam et… Dilinle sik beni… Oohhhh… Mımmmm…" Saçlarını tutup amcığıma gömüyordum başını…
O da hakkını veriyordu doğrusu…Sanki her zaman yaptığı bir şeymiş gibi harika yalıyordu beni… Kendimi kaybediyor, zevk denizinde yüzüyordum sanki… Başını tutup çektim, yuvarlayıp sırtüstü yatırdım Hüseyini… Dizlerimi başının iki yanına koyup amımı ağzına verirken ben de sikine uzandım. 69 pozisyonunda, o yatarken ben üstte birbirimizi yalayıp emmeye başladık.
Yine kocaman olmuştu siki… Hüseyin amımı yalarken ben de onun verdiği zevkle daha hızlı yalıyor, köküne kadar ağzıma sokup çıkarıyordum. Dakikalarca yaladım, yaladım, yaladım… Doyamıyordum yalamaya…
Baktım, yine kasılmaya başlayınca kestim yalamayı… Doğrulup döndüm. Sikini yalamaktan ıslanmış ağzımla onun dudaklarına, benim zevk sularımla ıslanmış dudaklarına yumuldum. Öptüm, öptüm, öptüm…
Kollarıyla sımsıkı sarılıyor, pazularının arasında göğsüm sıkışıyor, nefessiz kalıyordum… Sonra dudaklarımı dudaklarından çekip sordum,
-Hazır mısın aşkım Beni sikmeye hazır mısın Seni milli yapalım mı artık Bu koca sikini sokar mısın bana"
-Oohhh.. Evet… Evet Güler abla… Hazırım…"
-"Hadi o zaman… Başlayalım…"Kalçalarımı kaldırıp deminden beri aramızda ezilen, karnıma kasıklarıma batan erkeğimin kalın sikini apış arama aldım. Zevk sularıyla ıslanmış am dudaklarıma sürttüm. Sonra biraz daha dizlerimin üstünde kalkıp başını sabırsızlıkla bekleyen amcığımın giriş kapısına dayadım.
Kale kapısına dayanan koç başı gibiydi. Sularımdan ıslanan ve kayganlaşan başın biraz daha içime girmesi için alçaldım. Zorlanarak girdi yumruk gibi başı…
Durdum, birbirlerine alışmasını bekledim. İçimden sular aktığını hissedebiliyordum. Öyle zevk alıyordum ki anlatamam. Sonra, oturmaya başladım. Alçaldım, alçaldım. Uzun siki santim santim içime gömülüyordu.
Kalınlığı içimi dolduruyor, yara yara giriyordu amcığıma…
-Mımmmm… Çok güzel… Çok güzel sikin var aşkımm… Harikaaa… Ooohhhh… Öyle özlemişim ki… Tadını unuttum nerdeyse… Dur, bekle… Bekle biraz… Çok kalın sikin var canım… Yumruk gibi içimde… Oooohhhh… Bitirdin beni… Erkeğimmm…
Nasıl Güzel mi Hoşuna gitti mi sevişmek"
-Ohh.. Evet… Çok güzelmiş abla… Çok zevkliymiş… İçin ateş gibi… Elimle yapmaktan daha güzelmiş…"
-Evet… Evet canım… Nasıl, eldiven gibi sardım seninkini di mi? Benim evde, banyoda nasıl yaptığını seyrettim. Ona benzemez bu… Gerçek am sikiyorsun şimdi…"
-Hissetmiştim abla… Senin orda olduğunu biliyordum ben… Mahsus yaptım… Senin görmeni istedim… Seni azdırmak istedim… Seni nasıl istediğimi öğren istedim… Oohhh… İyi ki yapmışım… Bak, şimdi içindeyim senin…"
-Seni namussuz seni…" dedim gülerek… "Demek beni tuzağa düşürdün ha? Beni kötü emellerine alet ettin sen… Dur bakalım, seni zevkten öldüreyim de gör sen…" Oturup kalkmaya başladım bunu söylerken… Koca yarak yara yara içime gömülüyor, kalktığımda başına kadar çıkarıp tekrar köklüyordum.
-Zaten zevkten ölüyorum abla… Çok güzelmiş sevişmek… Keşke daha önce yapsaydık… Çok güzel… Harikasın… Bitiyorum, ölüyorum zevkten…"
-Ben… Ben de ölüyorum… Oooohhhh… Sikin öldürüyor beni aşkım… Aaahhhh… İçimi yarıyor sikin… Damarlarını bile hissediyorum… Kafası ta dibimde… Aaahhh…"Kendimi tutamıyor, inliyor, küçük çığlıklar atıyordum. Üstünde gidip gelirken kaç kez kasılıp boşaldığımı sayamadım.
Sonra içimden çıkardım, yana devrildim. Bacaklarım tutmuyordu. İkiye ayırdım bacaklarımı, erkeğimi de tutup üstüme çektim. Bacaklarımın arasına aldım.
-Diz çök şimdi erkeğim… Ver şu koca sikini bana, içime alayım onu… Ablan yoruldu artık… Şimdi sen sokacaksın bana… Pompalayacaksın beni… İçime sokup çıkaracaksın sikini… İşte böyle…"Sikini tutup amcığıma soktum yine…
Yine yavaş yavaş girdi içime… Yarısına kadar girdikten sonra kendini bırakıverdi üstüme, sikini dibine kadar gömdü içime…
-Aahhhh… Yavaş canım… Yavaş sok… Ooohhhh…. Öyle büyük sikin var ki, canım yanıyor sert girince… Kocamdan büyük seninki… "Bacaklarımın arasında inip kalkmaya başladı. İkiye ayrılmış bacaklarımın arasında kalçalarını avuçlayıp yönlendiriyordum erkeğimi… Kalçalarını avuçluyor, okşuyor, belinden tutup kendime çekiyor, sırtını tırnaklıyordum.
Hüseyin, önce yavaştan yavaştan sokup çıkarıyordu. Sonra hızlanmaya başladı. Çekiliyor, başına kadar çıkarıp aniden içime gömüyor, erkekliğinin başı rahmime vuruyordu sanki. Her çekişinde içimden çıkardığı sikinin boşluğu bir saniye sonra tekrar milimine kadar doluyor, içimdeki suları dışarıya fışkırtıyordu.
Sularımın arka deliğimden aşağıya yatağa süzüldüğünü, altımın sırılsıklam olduğunu hissedebiliyordum.Başımı kaldırıp dudaklarını öpüyor, yalıyor, saçından çekip çılgın gibi dudaklarını emiyordum. Narin vücudum, onun erkek gövdesinin ağırlığı altında eziliyor, nefessiz kalıyordum.
Üstümden kalktığında hava alabilmek için çırpınıyordum. Sonunda boşalmaya başladı. Kasılıyor, titriyor, içime sokup çıkarmaları gitgide hızlanıyor, çılgın bir tempoyla sikiyordu beni… İlk fışkırmalarını, sıcak menilerini içimde hissettiğimde ben de son kez koyvermeye başladım. Aynı anda boşalıyorduk ikimiz de…
Bağıra bağıra, inleye inleye, kıvrana kıvrana orgazm oluyorduk.Sonunda durulduk… Kavgadan çıkmış gibiydik… Kendini koyuvermiş, üstüme uzanmıştı Hüseyin… Nefes alamıyor, altında boğuluyor gibiydim. Üstümden yuvarladım onu…
Kolunu yastık yapıp sarıldım. Başım geniş göğsünde, bacaklarım yandan onun kaslı bacaklarına dolanmış vaziyette kaldık… Harikaydı… Hiç böyle bir sevişme yaşamamıştım kocamla…
Böyle tatmin olduğumu, böyle zevk aldığımı hatırlamıyordum…
-"Nasıl aşkım Güzel miydi Zevk aldın mı" diye sordum göğsündeki tüyleri okşarken… Alacağım cevabı bile bile…
-Evet… Çok güzeldi abla… Harikaymış…" dedi erkeğim.
-Bundan sonra abla yok kocacım… Ben senin karınım artık…" dedim. Uzanıp dudaklarından öptüm. O da karşılık verdi bana…
-Peki aşkım… Peki karıcım… Sen nasıl istersen… Bu zevki yaşattın ya bana… Senin kölenim artık…"
-E, hadi o zaman kölem… Biraz dinlen, kendine gel… Sonra tekrar yapalım… Tekrar sik beni… O koca sikini yine içime sok… Tekrar tekrar… Açlığımı doyur benim…"
-"Unuttun mu sahip Ben de açım. Bu yaşıma kadar seni beklemişim ben… Kolay kolay bırakmam seni karıcım…" dedi üstüme çıkarken… Az önce boşalmasına rağmen siki yine sert, dik, kalın ve kocamandı. Dediğini de yaptı… Tekrar tekrar sikti beni…
Dinlene dinlene… Uyuduk, uyandık, seviştik… Sabaha kadar… Sabah gün ağarırken bacaklarım titreye titreye yukarıya, evime gittim. Kendimi yatağa attım. Biraz dinlenip kendime geldim, oğlumu okula götürmem gerekiyordu.
Gidip gelene kadar bacaklarım titredi. Eve geldiğimde direkt Hüseyinin kapısını çaldım. Evdeydi hala… Benim sesimi duyunca heyecanla kalkıp kapıyı açtı. Yatağımıza, aşk yuvamıza gittik hemen…
Öyle yorgunduk ki, öğleden sonraya kadar birbirimizin çıplak bedenlerine sarılıp uyuduk…Üç gün sonra kocam gelince ayrılmak zorunda kaldık.
Kocamın altına yatıp sevişirken Hüseyinin yüzü geliyordu gözümün önüne… Zevk alıyordum elbette, ama Hüseyinin verdiği zevki, onun görmeyen gözlerini, beni görmeye çalışırken bütün vücudumda dolaşan parmaklarını aklımdan çıkaramıyordum.
Kocam gittikten sonra bir bahane uydurup oğlumu yazlıkta oturan dedesine bıraktım. Kuzenleriyle birlikte olacağı için o da çok mutluydu. Ben de mutlu olmak için, son sürat evime giderken sevgilimin kollarına kavuşacağım anı bekliyordum sabırsızlıkla…
Bir hafta boyunca yataktan çıkmadık. Her an, her saniye, bıkmadan, usanmadan seviştik, koklaştık. Benim evimde, onun evinde… Korkmadan, çekinmeden…
Evin her köşesi bizim seks yapmamız içindi. Günah yuvamızdı, mutluluk yuvamızdı…
internette başladı
Bilgisayarım bozulduğundan çok zamandır nete girmiyordum. Bilgisayarım yapıldıktan sonra nete girmeye başladım ve İstanbuldan bir bayanla konuşmaya başladık.
Ama nicki fm di. Nedenini sorduğumda kocasıyla birlikte chat yaptıklarını söyledi ve inanılması zor şeyler anlattı.
İnanmadım demem daha doğru olur sanırım. Sonra istersem benide çağrı edebileceklerini söyledi. Nede olsa sıra ondaymış ve bazen isterse çağrı edebilirmiş!
Bende kabul edeceğimi söylediğimde saat gecenin 2 siydi. Gece bunları düşünerek uyudum. Arayacaktı ama ben pek ihtimal vermiyordum ve konuşmaların geyik olduğunu sanıyordum ki cebim çaldı.
Arayan zehra hanımdı. Bende okullun bittigini söyledim ve beni almaya geldi. Arabasına atladık ve yola koyulduk.
Kendisi çalışmıyordu. Arada bir elini önüme atması beni hem heyecanlandırıyor hemde cesaretimi artırıyordu. Nede olsa tanımadığım bir insandı.
Evine vardığımızda kocası sinan evdeydi. Kocasını öptü ve bizi tanıştırdı. Beni kendi misafiri olarak tanıttı.
Adam espriler yaparak ortalığı kahkahaya boğuyordu. Yemeklerimizi yedik ve konuşmaya başladık. Evlerine gelen 4. Erkektim. Sinan bey söledi. Sinan bey hanımını övüyor onunla evli olduğu için kendini şanslı olarak görüyordu.
Bencede öleydi. 40 Yaşlarındaki hatun yaşını göstermiyor ve gören herkesin sikmek isteyeceği bir sexiliğe sahipti.
Zehra hanım yavaş yavaş vcdye filmi koydu ve yanıma oturdu. Ortalığın hareketlenmesini istediği belliydi. Sinan bey mutfağa gitti.
Artık film başlamıştı. İki kadın ve bir erkek sevişiyorlardı. Erkeğin penisi bayağı büyüktü. Zehra hanım seninkisi nasıl dedi ve fermuarımı açarak benim ufaklığı ağzına almaya başladı. Bu arada sinan bey gelerek karşımıza oturdu.
Önce rahatsız oldum ama sonradan bende koyuverdim. Zehra ağzına almış emiyor, yalıyor koparırcasına somuruyordu. Bende yavaş yavaş onu soymaya başladım ve bir çırpıda ikimizde çıplaktık. Zehranın bacaklarının arasına uzandım ve güzel bal kutusunu yalamaya başladım. Zehra zevkten kuduruyordu. Sinan beyde eline almış belli ki otuz bir çekiyordu.
Sonradan 69 pozisyonunu aldık ve ben zehranın amını o benim sikimi emiyordu. Zehranın gelmesinin ardından bende ağzına boşaldım. Zehra yine sikimi eline aldı ve bu gece benimsin diyerek yine sikimi ağzına alıp diriltti.
Kucağıma atlayarak döşek odasına gitmemizi söyledi. Döşek odasına vardığımızda zehranın yalanmadık yerini bırakmadım ve zehra artık kuduruyor, içine girmem için yalvarıyordu.
Bekletmeden amının derinliklerine doğru dalmaya başladım. Arasıra gögüslerini yalayıp ısırıyor ve olanca gücümle amına yükleniyordum. Ben artık dayanamıyordum ve sarsılmaya başlamıştım ki zehra birlikte uçalım bekle dedi. Yarım dakika sonra ikimiz birlikte boşaldık.
Bu arada sinan bey geldi ve ufaklığı ağzına almaya başladı. Ben şaşırmıştım ama o aldırış etmeden sikimi yalıyordu. Zehrada ağzımın üzerine oturmuş amını yalatmak istiyordu ve bende karşı gelmedim.
Sikim kıvama gelince ben yataktan aşağı indim ve yatağın ucunda sinan bey dört ayak pozisyonunu aldı. götü dardı ve üç dört denemede ancak başını sokabildim.
Sonra var gücümle abanarak soktuğumda sinan bey karısının amını yalarken bir çığlık attı. Bense işime devam ediyordum. Sinan beyi üç dört dakika kadar siktikten sonra zehra domaldı önümde ve bu kere onun götüne sokmaya başladım.
Sonunda her ikisinin yüzüne boşaldım ve birbirlerinin suratlarını yalayarak temizlediler.
Ben yorulmuştum ama sinan bey karısını üstüne almış zehra üzerinde var gücüyle zıplıyordu.
Çok geçmeden bende zehraya arkadan soktum ve zehra aramızda tost oluyordu. Ohhh koçum ye beni diye inlemelerini unutamıyorum.
Geleceğimi anladığımda sikimi zehranın tatlı ağzına verdim ve bütün menilerimi ağzına boşalttım. Bilgisayarımı yaptırdığıma seviniyorum....
Asansör
Selam. Ben Açelya, 18 yaşında, esmer, 1.65 boyunda, uzun saçlı, dolgun dudaklı, iri göğüslü bir kızım. Lise sona giderken dersaneye Tolga ile birlikte başlamıştık.
Tolga'yı oldum olası çok beğenirdim. Benden biraz daha uzun boylu, esmer, dalgalı uzun saçlı, hafif kaslı ve çok yakışıklı bir çocuktu. Ne zaman tokalaşmak için elini tutsam, alev alev yanıyor bu çocuk diye düşünürdüm.
Pantolonunun önüne ne zaman gözüm kaysa, yarağının pantolonunda yarattığı hafif çıkıntı dikkatimi çekerdi.
Yanaktan öpüşmek için ona sarıldığımda, amımı çaktırmadan yarağına bastırır, onu içime almayı deli gibi düşlerdim. Zaten kızlığımı da yine onu düşlediğim bir gün amıma salatalık sokarak kendim bozmuştum…
Dersaneye başlayıp da Tolga'yı görünce arzularım yeniden depreşmişti. Hiç erkek siki girmemiş olan amım, yeniden, üstelik daha çok istiyordu onu. İlk önceleri ayrı olan sınıflarımızı hocalara yalvararak birleştirmeyi başarmıştım.
Her ders saati çaktırmadan Tolga'yı gözleyip, sıranın köşesine amımı sürterek orgazm oluyordum. Bazen sınıfta yalnız kaldığımda, ya da tuvalette, amımı parmaklayarak onu hayal ediyordum.
Bir iki kere onu da bana bakarken yakalamıştım. Aslında sexy olmayı hiç beceremezdim, ama hikayelerde okuduğum kızlar gibi giyiniyor, göğüslerimi çaktırmadan açıyor, hem onun, hem de dersimize giren erkek hocaların şehvetle bana bakmasına sebep olmayı beceriyordum…
Dersanenin bitmesine bir hafta kala, meslek seçimiyle ilgili bir seminer için küçücük bir sınıfta 40 kişi toplanmıştık. Sonradan geldiğim için boş bir yer bulmak için etrafıma bakındım.
Tolga'nın sol yanı boştu. Vücudumdaki ateşin hafif yükseldiğini hissettim. Dudaklarımı hafifçe ısırdım, onlar da ateş gibi olmuşlardı. Acele etmiyormuş gibi görünmeye çalışarak, onun yanına oturdum. Tolga ile kollarımız birbirine değiyordu,
teni herzamanki gibi sıcacıktı. İlkbaharın son ayları olduğu için üzerinde tişört ve kot pantolon vardı, bu yüzden tenini her zamankinden daha iyi hissedebiliyordum.
Tolga, gözlerinde umursamaz bakışıyla sıranın üstünde duran plastik bardaktaki kahvesine bakıyordu. Seminer başlamıştı, ama benim gözüm Tolga'dan başka hiçbir şeyi görmez olmuştu.
Projeksiyon kullanılacağı için sınıf karartılmıştı. Kulaklarıma kadar her yerimin deli gibi yandığını hissediyordum.
Bir süre sonra, daha hiçbir şey yapmadan, sadece hayal ettiğim halde amımdan ılık suların küloduma aktığını hissettim. Tolga'nın pantolonunun önündeki çıkıntıya gözlerimi diktim ve dudaklarımı yalayarak, yarağının ağzımda olduğunu hayal ediyordum.
Bacağımı da, kolum gibi Tolga'nın bacağına yapıştırdım. Tolga'nın sıcaklığı beni iyice kudurtmuştu. Sırada hafif hafif kıpırdanmaya başladım.
Tolga karşıdaki ekrana bakıyormuş gibi görünüyordu. Artık onun ne yaptığımı anlayıp anlamaması umrumda değildi. İkinci kez boşalana kadar sessizce, sadece yanımda oturan birinin duyabileceği kadar hızlı nefesler alarak, sıraya ve kolum ve bacağımla Tolga'nın tenine sürtünmeye devam ettim.
Bu arada Tolga'nın dikkati de dağılmış, ben boşalana kadar üzerimden bir an olsun ayırmadığı boş gözleriyle beni seyretmişti. Ben boşalıp dinginleşince, Tolga hiçbir şey olmamış gibi yeniden kahve bardağına odaklandı.
Şehvetim biraz olsun dinmişti. Biraz utanarak, biraz da Tolga'nın sonunda arzularımı anlamasından dolayı rahatlayarak sıradan kalktım. Hocaya midemin bulandığını söyleyerek, sınıftan çıktım. Tuvalete gidip kendimi parmaklamak niyetindeydim.
Tuvalete giderken, Tolga ile birlikte hergün ders yaptığımız sınıfın boş olduğunu görünce, hemen içeriye girip kapıyı kapattım. Eteğimi kaldırıp, elimi külotumun içine daldırdım.
Amım iyice kayganlaşmıştı. Elimi amımdan çıkarıp, parmaklarıma bulaşan am suyumu yaladım. Sonra ıslak parmaklarımı yeniden amıma soktum. İki parmağımla amımın içinde git gel yaparken, başparmağımla da klitorisimi okşuyordum.
Herkesin seminerde olduğunu bildiğimden hafif hafif inlemeye başladım, kimse duymayacaktı nasıl olsa. Dudaklarımı deli gibi ısırıyor, bir elimle de göğsümü yoğuruyordum. Tam üçüncü orgazmıma doğru ilerlerken, aniden kapı açılmış ve kendimi toparlamaya fırsat bulamamıştım.
İşte şimdi kovuldum dersaneden diye aklımdan geçirirken, içeri girenin Tolga olduğunu gördüm. Seminer bitmişti anlaşılan. Tolga ne yaptığımı görmemiş gibi davranarak, sırasının altındaki kitaplarını toplamaya çalışıyordu. Onun beni görmezden gelmesi beni iyice delirtmişti. Üstelik onu daha da arzulamaya başlamıştım.
Fırsat bu fırsattı, hemen kıyafetlerimi düzeltip, sınıfın kapısını kapattım ve kapının arkasına yaslandım. Tolga elinde kitaplarıyla yanıma gelip (Çekil!) der gibi ters ters baktı.
Elindeki kitapları alıp, ona sarıldım. Tolga ise, "Kızım git başımdan!" deyip beni geriye doğru ittiğinde, öfkem ve arzum bir kat daha arttı. Ona, "Seni istiyorum Tolga!" deyip, birkez daha sarılıp, dudaklarına yapıştım.
Dudaklarını emiyor, ısırıyordum. Bir süre sonra o da benim dudaklarıma yapışmıştı. O benden çok daha kuvvetli emiyordu. Dilini ağzıma soktu. Onun dilini emmeye başladım. Dillerimiz, adeta bizim günlerdir oynadığımız gibi kovalamaca oynuyorlardı.
Tolga dudaklarımı bırakıp yavaşça boynuma doğru indi ve deli gibi boynumu yalamaya başladı. Bu beni müthiş tahrik etmişti. Boynumda hissettiğim her dil darbesinde amımın daha da ateşlendiğini hissediyordum.
Boynumu yalayıp beni iyice delirttikten sonra göğüslerime doğru indi. Tişörtümü yukarı kaldırdı, sütyenimi yukarı çekti ve sağ göğsümden daha büyük olan sol göğsümü yalamaya, ısırmaya başladı. Bir eliyle de göbeğimi avuçluyordu.
Dimdik olmuş göğüsuçlarımı emdi ve beni az önce kitaplarını aldığı sıraya doğru çekip, yanına oturttu.
Fermuarını açarak, yarağı dışarıya çıkacak kadar pantolonunu indirdi. Dimdik olmuş yarağını ve üzerinde çoktan oluşmuş olan zevk suyunu ilk kez o zaman gördüm.
Düşündüğümden daha muhteşemdi. Ürkekçe yarağına dokundum. Tolga ise, "Fazla vaktimiz yok!" diyerek saçlarımdan tuttu ve dudaklarımı yarağına bastırdı.
Daha önce kimsenin yarağını yalamamıştım. Ağzımı açtığımda yarağı gırtlağıma kadar girdi. Kusacak gibi olmuştum. Acemice yalamaya, emmeye başladım. Tolga, "Çok güzel yalıyorsun, mmhhh, devam et!" diyerek bana yönergeler veriyordu. Yarağını kökten uca kadar yalıyor, sonra ucundaki zevk sularını emiyordum.
Sonra taşaklarını emiyor ve tekrar yukarıya doğru yalamaya devam ediyordum. "Evet, işte böyle!" diyordu her hareketimde. Bu arada o da bir elini külotumun içine sokmuş, amımı parmaklıyordu. Deli gibi sokuyordu parmaklarını amıma. Bazen tırnakları batıyordu ve bu bana hem acı, hem zevk veriyordu…
Ben onun parmaklarına boşalmıştım, ama onun yarağını halen yalıyordum. Yarağının başının çevresinde dilimi gezdirdim ve bir Lolipop şekeri emer gibi başını emmeye başladım.
Tolga bir anda zevke geldi ve saçlarımdan tutup ağzımda git gel yapmaya başladı. Resmen ağzımı sikiyordu, "Güzel mi yarağım?" diyordu bir taraftan da. Ben de inleyerek onay veriyordum. Yine birden saçlarımdan tuttu ve yarağını ağzımdan çıkardı. "Ne oldu?" dedim bozulmuş bir sesle.
Ama Tolga hiçbir şey söylemeden kalktı, toparlandı ve bana da emreder gibi toparlanmamı söyledi. Oysa ben ağzıma boşalacağını sanmıştım. O sırada dışarıdan bir kalabalığın sesini duydum. Yandaki sınıfın dersi bitmişti ve benim de sikişme hayalim suya düşmüştü.
Mutsuzca eşyalarımı toplarken, Tolga'nın çoktan sınıftan çıkmış olduğunu fark ettim. Bu umursamazlığından dolayı ona iyice kızmıştım.
Elimde eşyalarımla sinirli sinirli sınıftan çıkıp, asansöre doğru hızlı hızlı ilerledim. Tolga tam asansörün yanında bekliyordu. Beni görünce yüzünde daha önce hiç görmediğim tutkulu ve hınzır bir gülümseme belirdi.
Asansör gelir gelmez kolumdan tutup beni içeriye çekti. Birkaç kat inmiştik ki, birden stop düğmesine bastı. Şak diye duran küçücük asansörün içinde yalnızdık şimdi. Yakalanmaktan korkuyordum, aşağı inmek istediğimi söyledim.
O ise beni hiç dinlemiyordu. Beni asansörün aynasına yaslayarak, kısacık ve şehvetle öptü. Bu kısacık öpüşmede dudaklarımı morartacak kadar ısırmıştı.
Sonra hemen eteğmi kaldırıp, külodumu indirdi. "Dur yapma, yakalanacağız!" diye yalvarıyordum. "Birşey olmaz!" dedi ve amımı da dudaklarımı öptüğü gibi kısacık öptü. Amım ıslanmıştı ve onun dudaklarına da amımın suyu bulaşmıştı.
Dudaklarını yalayıp, "Bal gibi amın var güzelim!" dedi. İyi ki de kıllarını ağdayla almış ve amımı kaymak gibi yapmıştım. Hemen arkamı döndürdü ve sırtıma bastırarak beni hafifçe domalttı. Götümü sikecekti galiba, "Götüme sokma nolur!" dedim.
Tolga ise, "Kaymak gibi amcığını patlatmak varken götüne niye sokayım yavrum?" dedi.
Beni bakire sanıyordu sanırım. Bozuntuya vermedim ve asansörün aynasının altındaki demirden tutunup, önünde iyice domaldım.
Popoma kocaman şaplak attı ve tutkulu bir sesle, "Merak etme güzelim, birgün bu yumurta gibi götünü de sikecem!" dedi. "Sik canım, sik aşkım, bütün deliklerimi sik!" diye inledim.
Bu sözlerimi duyunca yarağının başını sulanmış amcığıma dayadı ve birden köküne kadar soktu. Mutluluk, zevk ve acıdan bir çığlık atmıştım. Tolga ise, "Ohhh, sıcacık amcığın var bebeğim!" dedi ve hiç vakit kaybetmeden içimde git gel yapmaya başladı.
Bense deli gibi inliyordum. Bütün vucudum şimdi daha beter yanıyordu. Kulaklarım uğulduyor, başım dönüyordu. Yarağının her damarını daracık amımda hissedip, zevkten çıldırıyordum.
O içimdeyken bir kere boşalmıştım, artık yarağının amımda daha rahat kaydığını hissediyordum. Amımı resmen çatır çatır sikiyor, "Artık benim kadınım oldun bebeğim! Güzel sikiyormuyum amcığını?" diyerek pompalıyordu.
Ben de, artan yakalanma korkusu ve zevkin verdiği baş dönmesiyle, "Çok güzel sikiyorsun aşkım!" diyerek inliyordum. Birden başparmağını da göt deliğime soktu.
Yarağıyla amıma pompalarken, götümü de başparmağıyla sikiyordu. Ben artık uçuyordum zevkten. Tolga bir süre sonra, "Geliyorum bebeğim!" dedi. Arkama kenetlenip, yarağını köküne kadar amıma bastırdı ve içime boşaldı.
Yarağından fışkıran sıcacık döllerini amcığımın ta en derininde hissettim. Bu artık zevkin doruk noktasıydı benim için, ben de çığlık atarak boşaldım.
Fakat bunun zevkini fazla yaşayamadım, Tolga yarağını hemen amımdan çıkardı ve külotumu tekrar yukarı çekti. Kendisi de fermuarını çekip, asansörü çalıştırdı.
Asansör aşağıya inip, kapılar açıldığında, aşağıdakiler yaklaşık 5 dakikadır asansörü beklediklerini söyleyince, Tolga da asansörde kalmış olduğumuz ve benim panik atak olduğum yalanını uydurdu…
Bir hafta sonra dersane bitti. Tolga ODTÜ'de iyi bir bölüm kazandı. Birdaha da beni hiç arayıp sormadı. Ben de o günden sonra kimseyle sikişmedim....
Ah mazi ah neler kattın bana
Adım hatice 41 yaşında evli iki çocuk annesiyim. Çalışmamaktayım. Evliliğimin ilk yıllarında büyük bir bunalım içindeydim. kafamı bir şeylerle meşgul etmek için. Kendimi evde tamamen bilgisayara verdim . sonra otelde iş buldum ve çalışmaya başladım. çalışma arkadaşımın birisiyle iyice samimi oldum, onunla bir sohbetimde internette harika sitelerin olduğunu benimde girmemi tavsiye etti.
bir gece çocuklar uyuduktan sonra nelermiş bunlar bi bakim diye girdim. sitelerin önü sonu yok. vakit gece yarısını geçti. son olarak bir site açıldı. işte eniştemle şöyle yaptık, babamla böyle yaptık, kardeşimle şunları yaşadık falan oku oku bitmez. sabaha yakın yattım.
gün boyu aklımdan çıkmadı, onları düşündüm. ilgimi çekmişti, sonuçta bende genç ve dul bir kadındım. ertesi gece tekrar girdim o sitelere okudukça ıslanmaya başladım. Bir hikayeyi okurken çocukluğumda yaşadığım bir olayı hatırlattı bana. Neden olmasın dedim bende yazmaya karar verdim.
Bizim buralar kaplıcalar şehri olduğu için Babam bir kaplıca işletmesinde görev yapıyor, annemde bir otelde ileri geri hizmetlerde çalışıyordu. ben daha ilkokuldaydım. Başka kardeşimde yoktu, artık ben evde tek başına durabiliyor derslerimi yapıyor, iyi kötü evin temizliğini yapıyor, bulaşıkları yıkıyordum ama boş zamanımda vakit geçirecek bir arkadaşım yoktu.
Bazen annemin işleri yoğun olduğu günlerde çok yoruluyor, akşam eve ölü gibi geliyordu. Annem bana masaj yapmayı da öğretti. yorgun geldiği günler anneme, bazen babama da masaj yaparak onları dinlendiriyordum.
O yaz tatil oldu ilkokul son sınıfa geçtim. Anneme, anne evde boş oturmaktan canım sıkılıyor, bende gideyim seninle belki sana yardımım dokunur, daha az yorulursun, belki üç beş kuruş parada kazanırım verirlerse dedim.
Annem akşam babama söylemiş, babamda neden olmasın senin yanında olduktan sonra bir şeyler öğrenir, patron işini beğenirse ona da iş verir. gitsin demiş.
Ertesi gün sabah erkenden kalkıp gittik annemle. Annem işyerine varınca orada kıyafetini değiştirdi, miniye yakın bir etek, dekolte bir gömlek giydi. güya o otelin üniformasıymış. böyle hiç görmemiştim. Anne naptın sen dedim. işyerinin üniforması böyle bunları giymek zorundayım. sen yeni görüyorsun ama ben burda hep böyle çalışıyorum dedi.
Benim üzerimde de boydan bir elbise vardı. çorap giymemiştim sıcak diye. Annemin oteldeki görevlerini de görmeye öğrenmeye başladım. boş odaları havalandırıyor, kirliler varsa toplayıp çamaşırhaneye götürüyor. Yeni müşteri gelmişse onlara havlu, şampuan, krem, sabun servisi yapıyor.
Her odada kaplıca banyoları var, banyoları temizliyor, bazı müşteriler masaj salonuna gitmek istemezse, banyodan sonra telefon ediyorlar, falanca odaya masör lazım diye çağırıyorlar falan. Annemin görevlerini bir haftada öğrendim.
Gerçekten zor işlerdi. Zamanla bende yapmaya ve alışmaya başladım. Patronunda gözüne girmeyi başarmıştım.
Patronda orta yaşlarda sakallı bir beyefendiydi ama o etliye sütlüye pek karışmaz. Cin gibi bir oğlu vardı, genel de tüm işleri o yürütürdü. bana da haftalık vermeye başladılar. çok mutluydum.
Çalışmaya başladığımdan otel sahibinin oğlunun haberi yoktu. Artık oda servislerini ben yapabiliyordum. Birgün koridorda patronun oğluyla karşılaştık. Sen kimsin dedi. Leylanın kızıyım, Burda anneme yardım ediyorum dedim. dedim beni baştan aşağı süzdü giderken de onları bıraktıktan sonra odama gel dedi. havluları bırakıp odasına gittim. Çok geniş ve lüks bir odası vardı.
girdim içeriye, masasının yanına vardım buyurun dedim. adın ne, nerde okuyorsun, kaça geçtin, beğendin mi burayı, işini seviyor musun falan sorular soruyordu, konuşmaya başladık.
Bende rahatlamıştım. çok güzel, yumuşak ve tatlı bir konuşma tarzı vardı , yüzü koridorda gördüğüm gibi değil güleç, sevecen birisiydi. kanım ısındı ona. rahatlamıştım artık.
Hergün sabah kahvesini görürür, sohbet eder, kucağına oturtur yanaklarımdan öper, çıkarken de harçlık verirdi bahşiş anlamında.
Bunları annene gösterme okula başladığında harçlık yaparsın diye tembih ederdi. Bir gün karı koca müşteri geldi daha gençtiler. 10 gün kadar otelde kaplıca için kaldılar.
Onların tüm hizmetlerini ben üstlendim. Her gün nevresimlerini yeniliyor, temiz havlularını şampuanlarını, sabunlarını getiriyorum, marketten siparişleri olursa onları getiriyorum. otelde patronun ve müşterilerin gözdesi olmuştum.
her gün bir hayli bahşiş topluyordum. Su genç çiftin hizmetine ben baktığım için, her gidişimde adam beni kucağına alır, sever, çikolata verir, giderken de bahşişimi cebime kıstırırdı. Bizim çocuğumuz yok, bizim kızımız olur musun diye takılırlardı. bende, bende sizin kızınız gibiyim bak burada sizin çocuğunuz oldum işte diyordum.
gittiğim zaman Eğer karısı banyoda ise Hep bişey dikkatimi çekerdi.
Kucağıma oturttuğu zaman kalçamın arasında hep sert bişey olur, beni güzel sözlerle sever, okşar kucağında oynattıkça altımdaki sertlik amıma ve götüme baskı yapar sonrada yüzü kızarır, titrer. nefesi sıklaşır ve ondan sonra beni kucağından indirirdi. üzerindeki şort hafif ıslanırdı.
Birgün bu genç çiftten danışmaya bir tel geldi odasına masör istiyolar mış, annemde o sırada masajdaydı. Hadi kızım sen git masaja, zaten birçok inceliklerini öğrendin dediler,
hemde kendini dahada geliştirirsin dedi. odalarına varıp zili çaldım. bayan kapıyı açtı, gel kızım dedi içeri girdim. masaj için çağırmışsınız annem müsait değildi ben geldim dedim.
Aaa sen masaj yapmayı da mı biliyorsun dedi. evet öğrendim dedim. Bayan masaj masasına yattı, üzerindeki havluyu çıkarttı, çırıl çıplaktı. ben masaj kremini elime sürüp başladım masaja
kadın arada bir ooohhhhhhh eline sağlık kızım diyor ve rahatlıyordu, boynundan sırtından kalçalarından ayaklarına kadar bir güzel masaj yaptım, sonra çevirip yine boynundan, memelerinden karnından kasıklarından ayaklarına kadar uzunca bir süre masaj yaptım
ama bu kadarını yapabileceğimi bende bilmiyordum. kadın her seferinde oooohhhhhhhh ellerine sağlık, gerçekten ellerin çok hafifmiş, masörlere taş çıkartırsın sen dedi. bu arada eşi de bizi izliyordu oturduğu yerden, gözüme takıldı ,şortun dışından eliyle önünü ovalıyordu.
şortunun önü çadır kurmuş. bunu görünce eşine kalkmıştır diye hafif gülümsedim. bayanın masajı bitince Aşkım kızın eli çok maharetli istersen birde sana masaj yapsın dedi. Bilmem ki, olurmu acaba diye tereddütte kaldı, bir bana bakıyor, bir eşine bakıyor.
bir denemeni isterim gerçekten eli çok yumuşak, harika masaj yapıyor dedi. kalktı masadan ve banyoya gitti. adam, yapar mısın bana da dedi. yaparım abi deyince hemen masaya yüzü koyun şortla uzandı ben ellerime kremi sürüp boynundan başladım masaja
omuzları, sırtı derken kalçalarına geldim. şort dedim.
pardon diyerek şortu sıyırdı çıkardı. kalçalarına göt yanaklarına bacaklarına ayaklarına kadar masaja devam ettim.
bunları yaparken sürekli beni öven sözler söylüyor. işte eşimin anlattığı kadar varmıssın, yaşına göre tam bir profesyonelsin, ellerin dert görmesin,
ohlamalar ıhlamalar falan. sırtı bitmişti. sırtüstü dönmesini söyledim. bir döndü ki gözlerim fal taşı gibi açıldı. o zamana kadar hiç gerçek bir sik görmemiştim döner dönmez yay gibi dikildi havaya ve sallanmaya başladı. adam hiç oralı değil.
bana bakıyor acaba ne tepki vericem diye. ama ben hiç oralı olmamış gibi görünüyorum ama heyecandan terlemeye başladım. hiç istifimi bozmadan boynundan omuzlarına oradan kollarına göğsüne karnına geldim
yaklaşık bir 15 dakika sürdü sıra kasıklarına geldi bakıyorum ben bu sike nasıl masaj yapıcam diye. masajımı çok beğeniyorlar, açık vermemem lazım.
yeniden elime bolca krem aldım havada duran sikine sürmeye okşamaya başladım diğer elimle de taşaklarını ovalıyorum. adam derinden bir ooooohhhh çekti. eşi duymuş olacak ki kazım, nasıl masajını beğeniyor musun kızın diye seslendi banyodan.
harikaaaa dedi adam. Bu da benim için ayrı bir heyecandı. çünkü yaptıklarım beğeniliyordu. kendime cesaretim artmıştı. ben yine sikini ve taşaklarını ovalamaya devam ederken,
harikasın, ooohhhhhh, çok güzel böyle devam et gibi sözler söyleyerek beni mest ediyordu. en çok bu bölgeden zevk aldığım içinde buraya ağırlık veriyordum.
biraz sonra adamın nefesi sıklaşmaya, kasıklarını oynatmaya başladı. masadan aşağıya sarkan eliyle bacaklarımı okşamaya başladı . eli kalçalarıma gelince bende heyecanlanmaya başladım popomu okşuyor, devam et devam et diyordu. ordan bacaklarına geçmemi istemiyordu sanki.
kilotumun kenarından elini kalçalarımın arasına soktu ve oda beni okşamaya başladı, benimde hoşuma gidiyordu gülümsemeye ve kalçamı oynatmaya başladım.
parmakları her yerimi yokluyordu. elliri biraz daha sokarak alttan parmakları amımda gezinmeye, dudaklarının arasını okşamaya başladı. ben tepki vermeyince kısık sesle, harikasın, çok güzel masaj yapıyorsun, her gün seni masaja çağırıcam,
bol parada veririm sana dedi. ohlamaları arasında sürekli kalçalarını oynatıyordu. bir anda siki nabız gibi atmaya başladı ve havaya öyle bir fışkırdı ki bir metre yükselip yine karnına indi sıvılar.
ben şaşkın şaşkın bakarken kısık sesle bu ne biliyor musun dedi. hayır anlamında başımı salladım ama süt gibi beyaz bir sıvıydı.
bu erkeğin menisi bundan çocuk olur dedi. kafam karışıktı. bir şey anlamadım ama yine de anlamış gibi devam ettim. bacaklarına da masaj yaptıktan sonra işimi bitirdim. karısı da banyodan çıktı,
ben gitmek içinm üsaade isteyince adam pantolonunun cebinden yüklüce bir para çıkardı bana bahşiş olarak verdi. abi bu para çok fazla dedim. eşi de gördü bunu
kazım napıyosun sen bir günlük oda parası bu dedi. olsun aşkım olsun. kızın hakkını yemeyelim. hem daha okuyormuş, okula başlayınca okul masraflarını karşılar, ben vermessem, sen vermessen bu kız nasıl para kazanacak dedi ve bana dönerek her çağırdığımda sen geleceksin ve her seferinde bu parayı alacaksın dedi.
Tabi gün içerisinde kazandığım paranın büyük bir kısmını saklıyor annem sorduğunda az bir kısmını gösteriyordum anneme. Bu iş hoşuma gitmeye başlamıştı. Böyle devam ederse annemin ve babamın maaşlarının toplamından fazla kazanacaktım. Masaj konusunda artık kendime güvenmeye başladım.
Artık genç çift beni her gün masaj için çağırmaya başladı. gittiğimde kazım abi beni kucağına oturtuyor yine ellemeler okşamalar sikinin üzerinde kaydırmalar falan sonrada şortunun içine boşalıp rahatladıktan sonra masaja başlıyordum ama o gün boşaldığında benim kilotumda ıslanmıştı baktığımda siki şortun paçasından çıkmış kilotumun üzerinden amıma sürtüyormuş, kilotuma fışkırtmış.
Giderken yine elime bolcapara sıkırtırdı. Acaba bu abi benden hoşlanıyormu, benimle zevkemi geliyor diye düşündüm. acaba altımda kilot olmasa daha neler yapmayı istiyor diye düşündüm. ertesi gün çağırdığında hemen altımdan kilotumu çıkardım, öyle gittim. Pasta börek ile çay içiyorlardı. hemen yine beni aldı kucağına oturttu.
üzerinde yine şortu vardı oturur oturmaz siki çıplak olarak amımın dudaklarına ve götüme değdi. nasıl yaptı da kaşla göz arasında dışına çıkarttı anlamadım. amımın dudakları arasında kucağında var gel yapmaya başladı. bundan çok etkilenmiş, içim titremeye başlamıştı benimde. şimdiye kadar tatmadığım, yaşamadığım bir zevk girdabına kapılmıştım.
içimde fırtınalar kopuyordu. bir yandan da benimle konuşur havası verdi, saçlarımı okşuyor yanağımı okşuyor öpüyor, bacaklarımı okşuyor falan ama karısının hiç umurunda değil, gayet olağan şeylermiş gibi davranıyordu.
kızı bırak ta artık masajımı yapsın dedi. bayanın masajını yapıp onu rahatlattıktan sonra yine her zamanki gibi banyoya kaplıca suyuna girdi. kazım abi şortunu sıyırıp masaya yattı.
masaja başladım yine sikinin başı tavana bakıyordu. vücudunu hemen masaj yapıp sıra önüne kasıklarına gelince elime kremi bolca sürüp asıl yapmak istediğim yere geldim.
siki çok kalın değildi avucuma sığıyordu ama hissettirmeden baktım benim karışımla bir karış geliyordu. siki bir aşağı iniyor, tekrar zınk diye kalkıyordu. bunu seyretmek bile bana müthiş zevk vermeye başladı.
Bir elimle taşaklarını, diğer elimle de sikini ovalamaya başladım hem kendisi çok zevk alıyordu hem de bende de içim içime sığmıyor içimden ılık ılık bir şeyler amıma gelir dışına damlıyor, amım vıcık vıcık oluyordu.
beş dakika falan sikiyle ilgilendim sonunda yine sıklaşan nefesler kalçalarındaki hareketler, anlamsız sözler leyine fışkırmaya başladı ve bir süre fışkırma devam ettikten sonra et yığını gibi kaldı masada ben kalan yerlerini masajımı yapıp işimi bitirdim.
imalı bir şekilde senin işinde benim işimde bitti gidebilir miyim diye sordum. hemen kalkarak yine hatırı sayılır bir bahşiş vererek gönderdi. koridorda Patronun oğlu ile karşılaştık. nasılsın küçük hanım, çok yorma bakalım kendini dedi,
ayrılırken de işin yoksa odama iki çay getir karşılıklı içelim dedi. Çay almaya gittiğimde annem karşıladı, ondan çayları alıp patronun odasına girdim.
Kapıyı kilitle de rahatsız eden olmasın dedi. kilitledim ama içime bir kuşku düştü. acaba niye kilitletti diye. çayları masasına koydum. masanın önündeki koltuğa oturmak üzereyken belimden kavrayıp kucağına oturttu.
Hem konuşuyor, hem de çaylarımızı yudumluyoruz bu arada da bacaklarımı kollarımı vücudumu okşuyor, boynumdan boğazımdan öpüyordu.
O kadife gibi tatlı sözleri beni mest ediyor du. artık iyice samimi olmuştuk patronun oğluyla. az sonra kalçamın altındaki siki sertleşmeye beni kucağında bir oyana bir bu yana kımıldatırken siki kazık gibi olduğunu hissettim, ateş gibi sıcaklığını da hissediyordum.
tam kalçamın arasında yerini bulmuştu. çaylar bittikten sonra çekmeceyi açtı ve bana 100 lira para verdi. çok büyük bir paraydı. almak istemedim ama zorla cebime soktu. hissettirmemeye çalışıyordum ama mutluluktan uçuyordum.
Elini tekrar bacaklarıma ve yavaş yavaş eteğimin altına kaydırarak amıma geldi. kilot olmadığını görünce yüzüme gülümseyerek, kilot damı fazla gelmeye başladı, giymemişsin dedi. sidik oldu bende çıkardım dedim. iyi o zaman diyerek beni üzerinden kaldırdı, gelmişken beni bir rahatlat öyle git dedi.
ben masaj yapacağımı sanıyordum ama bitişik odasına götürdü beni. orada güzel bir yatak vardı, yorgun olduğu zamanlarda burada dinlenirmiş. şortunu çıkarıp uzandı siki havalardaydı. ben masaja başladım, yok yok sadece küçük beye masaj yap dedi. orada her şey vardı. elime krem sürüp başladım sikine masaj yapmaya.
bildiğim her şeyi yaptım, maksat patronu memnun etmek gözüne girmek. taşaklarını, sikini ovalayarak doruk noktasına çıkardım. canım benim, sen çok tatlısın, aahhhhh, oooooohhhhhhh, elinde baya marifetliymiş gibi sözlerle çıldırıyordu.
Bu kadar olmuşken birde ağzınla masaj yapta tam olsun dedi. mecburen ağzıma da aldım bu arada benden yandaki eliyle bacaklarımı ve amımı okşamaya başladı. zaten vıcık vıcık olan amımın dudakları arasına parmağını oynatarak beni de çıldırtmaya başladı.
biraz sonra beni üzerine, yüzüm ona dönük oturtu amımın dudakları arasına sikini yatırarak üzerinde vargel yapmaya başladı, çok geçmeden ben bir daha boşaldım. artık her yerim ıslanmıştı. çok geçmeden o da bağıra bağıra karnının üzerine fışkırtmaya başladı.
O gece evde yorgunluktan ve defalarca boşalmaktan bitkin vaziyette erken uyumuşum.
Sabah annemin kahvaltıya kaldırmasıyla uyandım. hemen hazırlanıp çıktık. otele vardığımızda patronla karşılaştık. beni öperek günaydın küçük hanım dedi. zaten annemin işleri rutin, belli o hemen işe koyuldu. Patron öğleden sonra çay içmeye .beklerim dedi ve uzaklaştı. 1 saat kadar anneme yardım ettim.
o sırada odalardan telefon geldi beni çağırıyorlarmış. kimin çağırdığını hemen anladım, kilotumu çıkarıp çantama koydum. Artık bu işten bende zevk alıyordum. temiz havluları alıp hemen gittim. içerde adam vardı ama karısını göremedim. abla nerde dedim, o hastaneye kadar gitti dişi ağrıyor dedi. beni tutup kucağına oturttu.
Hazır o yokken biraz konuşuruz diye çağırdım, yalnızlıktan sıkıldım dedi. Ne olacağını anlamıştım. bir yandan konuşurken elleri yine bacaklarıma indi. sonra yukarı amıma geldi ve parmaklamaya başladı. Sohbet bahaneydi hemen şortunu çıkarıp masaya uzandı. Küçük beyi bir gönülle dedi. Şampuanı elime sürüp sıvazlamaya başladım. zaten ben gelecem diye kendini hazırlamış, siki dimdik olmuştu.
istersen gel sende üzerime otur dedi. eteğimi kaldırıp sikinin üzerine yüzüm ona dönük oturdum. benimkinin dudakları arasına küçük bey girdi. üzerin de ileri geri girip çıkmaya başladı.
Elleri boş durmuyor kalçalarımı okşuyordu yanında duran kremden parmağına bolca alıp kalçamın arasına sürmeye başladı, yavaş yavaş arka deliğime geldi ve etrafını parmağıyla ovalamaya başladı,
derken deliğime geldi dairesel olarak sürmeye başladı. göt kaslarım gevşemişti parmağını içine yavaş yavaş sokmaya git gel yapmaya başladı. bunun da etkisiyle ben zevke gelmiş am suyum sikinin üzerine akmaya başlamış, ondan daha fazla ben zevkten çıldırıyordum.
çırpına çırpına boşaldım. o daha boşalamadı. Yinede üzerinde sürekli gidip geliyordum. Ben gelmeden önce planlar yapmış ve yastığın altına para koymuş.
Sana bir şey söylicem eğer kabul edersen hem ikimizde çok zevk alırız, hem de seni paraya boğarım, ama kabul etmessen unut gitsin dedi. Meraklandım. neymiş o dedim küçük kuşumuzu kafesine alır mısın dedi. o ne, ne kafesi, benim kafesim yok ki dedim.
parmağı hala götümün içindeydi, hatta iki parmağı girmiş farkında deyilim. Parmaklarımın bulunduğu kafes dedi. olurmu öyle bu oraya girermi,çok acır dedim.
ooo senin daha bilmediğin çok şeyler var. genç kızlar bekareti bozulmasın diye evleninceye kadar bur dan yaparlar, buranın zevkini bir alsan bir daha asla bırakmazsın dedi.
Bende iyice merak etmeye başladım. Gerçekten oradan zevk alınır mı dedim. kesinlikle evet ama denemeden bunun zevkini anlayamazsın dedi. çok acır yapamam dedi. bak iki parmağım içinde acıyor mu dedi.
bir yokladım kendimi acı yok. hayır dedim. zaten benim küçük bey bundan birazcık daha farklı, çok az bir acı duyarsın belki. ama çok acırsa bırakırız yapmayız dedi.
Anlattıklarını dinledikçe benimde ağzımın suyu akmıştı zaten, merakta olunca kabul ettim. nasıl olacak dedim. sen yatağa kollarının ve dizlerinin üzerine domal, ben gerisini hallederim dedi. dediğini aynen yaptım.
eline bolca şampuan sürdü tekrar arka deliğime masaja devam etti parmaklarıyla içine girip çıkıyordu. biraz sonra sanırım üç parmak yaptı, biraz acımaya başladı çıkardı elini ve sikine de şampuanlayıp, başının deliğimin üzerine sürtmeye başladı.
Ben hep çok acıyacak, diye düşünürken sikini bastırmasıyla başı fırt diye girdi içime.
acı varmı dedi, biraz var dedim ama arkamı hamur gibi yumuşatmıştı zaten. biraz daha yüklendi içime santim santim girdiğini hissediyordum. her ilerleyişin de soruyordu acı varmı diye, biraz olsa da yok diyordum.
Şimdiye kadar çok kızı götünden siktim, çoğu acıdı diye sokturmadı bile. ama sen başkasın bak yaşına göre çok iyisin dedi. yavaş yavaş ileri geri giderken, parmağıyla da amımın bızırını dudaklarını ve deliğini okşuyordu.
Ben titreye titreye küçük çığlıklarla bir kere daha boşaldım. bu adam bu işi gerçekten iyi biliyordu. köküne kadar soktuğunu hissettim. çünkü taşakları amıma değmeye başladı,
içime her giriş çıkışta hiç hissetmediğim bir zevk dalgasına kapıldım. içime girişindeki her santim hareketi saniye saniye hissediyor mutluluktan uçuyordum.
bu böyle beş dakika falan sürdü içimden çıktı, şimdi sıra sende dedi. beni kaldırdı kendisi uzandı yere ve şimdi sen üzerine oturacaksın dedi. çok hoşuma gitmişti, vakit kaybetmeden hemen üzerine çıktım.
biraz şampuan alıp sikine iyice sürdüm. sikini tutup arka deliğime getirdim ve başını sürtmeye başladım. sürttükçe içim gıcıklanıyordu artık dayanamıyordum üzerine yavaş yavaş oturmaya başladım. iyice oturduğumda kalçalarım taşaklarına baskı yapıyor,
öncekinden daha derinlere girdiğini hissediyordum. Nasıl güzel mi, sevdin mi dedi. Harika diyebildim. çünkü zevkten konuşacak halim yoktu. uçuyordum,
ben ben değildim. kalçalarımdan tutup beni yine ileri geri kımıldatmaya başlayınca küçük bayin kafasının içinde hareket ettiğini hissediyor, hiç olmadığı kadar tarif edilemez zevkler alıyordum.
aahhhhh,çok güzeeeellllllll, ölüyoruuuuuummmm, bu zevki bana tattırdığın için teşekkür ederim diye sayıklıyordum. oda bana aynı şeyleri söylüyordu. aşkııımmmmm, prensesiiiiimmmmm, karımdan da güzel alıyorsun içine diyordu,
bu kadar tatlı bir sikiş yaşamamıştım derken içimden anlatılmaz bir zevk dalgası kopmaya,ılık ılık bir şeylerin boşalarak kasıklarıma aktığını hissetmeye başladığımda, nefesim bile kesilmeye başladı. gözlerim kapandı ellerimi arkadan bacaklarına attım ve ileri geri hızla üzerinde gitmeye başladım.
çünkü kendimi tutacak gücüm bile kalmamıştı, adam da kalçalarımı daha hızlı oynatmaya, oohhhhhhhh,çıtırıııımmmmm, bebeğimmmmmm bugünü asla unutamam diyerek beni tuttu, kendisi de alttan daha girecekmiş gibi yukarı hareketler yaparak siki içimde kalp gibi atmaya başladı.
bunu hissediyordum. içime öyle bir boşaldı ki sanırım karnımın içi onun suyuyla doldu. bir süre daha atmaya ve içime fışkırmaya devam etti ondan sonra ikimizde hareketsiz kaldık.
siki bir türlü inmek bilmiyordu ama ikimizde de derman kalmamıştı. gözleri hala kapalı kalçalarımı bırakmış yana atmış, baygın gibi duruyordu. üzerinden kalkarken içimdeki dolu olan suyunda götüme doğdu aktığını hissettim, siki çıkar çıkmaz elime hazırladığım peçeteyi götüme tıkadım ve masadan indim.
hemen tuvalete gittim. peçeteyi çekince içinde ne var ne yok bir anda faaşşşşşşş diye fışkırdı içimden. banyoya gidip temizlendim ama, artık benim ayakta duracak halim kalmamıştı.
içeri girdiğim de adamda kendine gelmiş beni öpmeye başladı ve hiç yaşamadığım bu zevki bana yaşattığın için teşekkür ederim diyerek yastığın altına elini uzatıp hatırı sayılır bir para verdi bana.
Biz yarın gidiyoruz. eğer bana bu mutlulukları her gün yaşatmaya söz verirsen, Bir süre sonra tek olarak senin için gelmek istiyorum dedi.
bende kabul ettim ve ayrıldık. tenha da verdiği parayı saydım. bizim bir aylık ev kirası kadar dı Kim bilir belki tekrar gelir....
Bakire Hayatım
Selam, ben Sema, şu anda 50 yaşındayım. Kamudan emekli olmuştum. Evde çok sıkılıyordum, ki eve bir bilgisayar aldım, internet bağlattım. Evet, ozaman 45 yaşına gelmiştim, ama halen bakireydim.
Elime hiç bir erkek eli değmemişti o güne kadar. İsteyenlerim olmuştu, ama kısmet olmadı işte.
Günler geciyordu, ama çok mutsuzdum. Yalnızdım. Ama hep merak içindeydim. Nasıl bir şey bu seks diye düşünürken, seks videolarını seyrettim, bu tip seks hikayeleri okudum.
Ne olursa olsun mutlaka bir erkekle yatmak istedim. Bu dünyadan giderken hiç bir şey görmeden gitmek istemedim. Sonra internetten biriyle tanıştım, adı Kazım, o da yalnız bir beymiş. Belirli bir süre Chat yaptıktan sonra Ankara'da buluşmaya karar verdik.
Ankara'da bir otelde buluştuk bununla. Çok kibar bir beydi. Otele yerleştik, indik aşağı, akşam yemeğimizi yedik. Kendisiyle uzun zamandır MSN'de konuşuyorduk, zaten evlenecektik.
Evlenmesem bile onunla olmak istiyordum. Başıma ne gelirse gelsin, umurumda değildi…
Yemekten sonra odamıza çekildik. Kazım valizinden bir şişe şarap çıkardı ve "İki kadeh içelim mi?" dedi. "Olur!" dedim, ama içki ile fazla aram yoktu benim. Karşılıklı oturup içkilerimizi yudumladık.
Kazım, benim daha hiç bir erkekle beraber olmadığımı, bakire olduğumu biliyordu. Yine sordu, "Gerçekten bakiremisin?" diye. "Evet!" dedim. "O zaman bu gece bizim gerdek gecemiz olsun aşkım!" dedi.
Güldüm. Başka birşey demeden kendine çekti beni, öptü. Elimdeki kadehi sehpanın üstüne koydu ve elini bacaklarımın arasına soktu. "Benim için mi bekledin bu zamana kadar?" dedi,
sonra elini külodumun üstünde gezdirdi. Tepkimi bekliyordu. Bacaklarımı araladım o an, ben de istiyordum onu çünkü. Beni ayağa kaldırdı. Askılı elbisemi çıkarttı ve beni yatağa yatırdı. Ayakkabılarımı çıkarttı. Südyen külot yatıyordum yatakta.
O da küloduna kadar soyundu ve yanıma yattı. Sıkıca sarıldı bana. Kulağıma, "Birazdan benim karım olacaksın, hazırmısın?" dedi. "Evet!" dedim kısık bir sesle.
Yavaşca ellerini vücudumda gezdiriyordu. Boynumu öpüyor, kokumu içine çekiyor, "Mis gibisin!" diyordu. Göğüslerimi südyenimden çıkartmıştı, öpüyor, emiyor, okşuyor, kokluyordu. Sonra yavaş yavaş aşağıya doğru indi.
Külodumu aralayıp amıma baktı, "Çok güzel amın var, bembeyaz!" dedi. Bir anda külodumu çıkarttı. Amımı okşamaya başladı, öptü, yaladı biraz. Bacaklarımı aralayıp, amımı öyle bir yalıyordu ki, resmen eriyordum.
Sonra parmaklarıyla amımın dukaklarını ayırdı, dilini amımın deliğnden içeri soktu. Amımı, kasıklarımı yalıyor, baş parmağını da götümün deliğine sokuyordu.
Ne olduğunu anlamıyordum, ama çok hoşuma gidiyordu. Sarsıla sarsıla orgazm olup boşalıyordum. Bacaklarımı karnıma kadar çektim, titriyordum. "Korkma!" dedi, sonra kalktı, bir kadeh şarap daha doldurdu bana, onu da içirdi eliyle. "Daha da rahatla!" dedi.
Sonra kendi külodunu çıkarttı, yarağını direk ağzıma soktu, "Em, yala!" dedi. Dediğini yaptım. Hoşuna gidiyordu, ama az sonra çok acemi olduğumu söyleyip, Laptopunu çıkardı ve seks filmi açtı, "Buna bak öğren!" dedi.
Ben de onlar gibi yapmaya başladım. "Ohhh, süpersin! Çabuk öğreniyorsun!" diyordu. Ne oldu anlamadım, birden bire boşaldı ağzıma. Mahçup olmamak için yuttum hepsini. "Güzelll, boşa gitmedi!" dedi.
Yarağını biraz daha yalattıktan sonra, gitti bir kadeh şarap daha doldurdu getirdi ve "Hadi bir kadeh daha iç!" dedi. "İçmeyim, yeterli bu kadar!" dedimse de, "Hatırım için lütfen!" dedi.
O getirdiği kadehi de içtim. Ama o son kadehin içine ne attıysa, içtikten bir müddet sonra içimde alevler yükselmeye başladı, gözlerim kısıldı. Yanıyordu içim. Felç olmuş gibiydim, kımıldayamıyordum.
Bunu farketti ve telefonunu aldı, birini aradı, "Hadi gel!" dedi, kapadı. Birkaç dakika sonra, 17-18 yaşlarında bir genç geldi odaya.
Ben çıplak yatıyorum, ama kımıldamaya halim yoktu. Genci bana göstererek, "Bu benim üvey oğlum Şakir, bunun annesi 2 sene önce vefat etti!" dedi.
Ona da, "Oğlum bak, bu da yeni annen!" dedi. Şakir'de bir gariplik vardı, davranışları normal değildi, sanki zekası gelişmemişti. "Hadi oğlum, sev yeni anneni!" dedi.
Şakir deli gibi üstüme geldi, zekadan yoksundu zavallı, beni sevmeye başladı. Göğüslerimi emiyor, öpüyordu, her yerimi yalıyordu. Kazım da oturduğu yerden Şakir'e ne yapmasını gerektiğini söylüyordu.
Sonunda Şakir'e, "Hadi artık gir amına, bak ne güzel amcık!" dedi. Şakir'in sikini tutup kendi eliyle amıma soktu… Şakir üstümde gidip geliyordu, ama sikini hiç hissetmiyordum. Birkaç gidip gelmeden sonra amıma boşaldı Şakir, yığıldı kaldı üstüme.
Kazım, "Çekil!" dedi Şakir'e. Baktı amcığıma, kan falan yoktu. "Kaltak karı, hani bakireydin?" diyerek bana bir tokat attı.
Cevap veremiyordum, kurbanlık mal gibi yatıyordum. Sonra kendi yarağını soktu amcığıma. Çok sinirliydi, vahşice sikmeye başladı beni. Canım yanıyordu, acıdan kıvranıyordum altında.
Amımı deli gibi sikerken göğüs uçlarımı koparacakmış gibi emiyor, ısırıyordu. 15-20 dakika vahşice siktikten sonra o da boşaldı içime. Üzerimden çekildiğinde yarağı dölle karışık kana bulanmıştı.
Gördü ki amımdan kan gelmişti, Şakir'e bağırmaya başladı, "Tühh sana geri zekalı, bir kadını bozamadın!" diye.
Sonra beni kaldırdı, kucağına alıp banyoya götürdü, küvete yatırıp yıkadı, temizledi beni. Kurulayıp geri getirdi yatağa yatırdı. Bir yanıma Kazım, bir yanıma da Şakir yattı.
Biri bir göğsümü emiyor, diğeri de diğer göğsümü emiyordu. Anlaşılan gece daha bitmemişti. Sersem gibiydim. Kazım, "Aşkım, karıcığım, artık bizimsin sen, seni bırakmayız!" diyordu.
Şakir ise sürekli, "Am, am, am, am!" diyordu. Kazım da, "İyi tamam anladık gerizekalı, am, am! Hadi yala o zaman!" dedi.
Şakir hemen bacaklarımın arasında yerini aldı, amımı öpüyor, yalıyor, "Güzel am, çok güzel am!" diyordu.
Kazım ise çoktan yarağını ağzıma vermişti bile, "Em karıcığım, yala hadi, doyuralım seni, 45 senenin acısını çıkartalım!" diyordu. Ben yaladıkça da, "Çılgın sevgilim, karım benim, kahpem!" diyordu…
Sonra Şakir'e seslendi, "Gel lan buraya!" diye. Şakir geldi, yer değiştirdiler. Şakir sikini ağzıma verdi, Kazım geçti bacak arama ve amımı sikmeye başladı.
Şakir garip garip sesler çıkartıyordu, siki kalkık haldeyken bile küçüktü, ağzımda kayboluyordu. Bu arada Kazım beni sikmeye devam ediyordu. Şakir, "Ben de, ben de!" demeye başladığında, Kazım, "Bekle biraz, az kaldı!" diyerek, amımda birkaç kez daha gidip geldi ve içime döllerini fışkırttı.
Sonra çekildi, Şakir geçti, amımı sikmeye başladı. Ben sanki felç olmuştum, hiç tepki veremiyordum.
Şakir yine hemen boşaldı ve kalktı, tuvalete gitti. İkisi de boşalmıştı, ama ben halen alev alev yanıyordum. Amım fırın gibi yanıyordu…
Kazım biraz yanımda yattıktan sonra, amıma elleyip, "Karıcığım amın halen yanıyor değil mi? Hiç merak etme, yangınını şimdi söndürürüm senin!" dedi ve kalktı, minibardan, bir kalıp buz getirdi.
"Şimdi alevi gidecek!" diyerek buzları amıma sokmaya başladı. Buzlar iyi gelmişti bana. Yattığı yerden buzları teker teker amımın içine sokuyor, sonra da emiyordu habire.
Bu arada Şakir çoktan uyumuştu bile. Saatin kaç olduğunu bilmiyordum, ama benim de içim geçmişti artık. Ben de uyumuşum.
Ertesi gün bir uyandım, ben ortalarında, üçümüz de çırılçıplak yatıyoruz. Demek ki dün yaşananlar rüya değildi. Ne düşüneceğimi bilemeden kalktım, banyoya gittim, elimi yüzümü yıkadım.
Kazım da uyanmış, arkamdan geldi banyoya, "Karıcığım günaydın, hemen yıkanıp çıkalım, sana hediyeler alacağım!" dedi, sonra Şakir'e bağırdı, "Hadi kalk lan artık, öğlen oldu!" diye. Yıkandık çıktık, sonra güzel bir kahvaltı yaptık.
Daha sonra alışverişe gittik, bana harika şeyler alıyordu. Demek ki Kazım zengindi. Şakir'e de bakıyordu, onun isteklerini yerine getiriyordu. Alışveriş turumuz bitince, "Bana kızdın mı karıcığım dün gece için?" dedi sonunda.
İşin doğrusu kızmamıştım. Benim 45 yıllık hayatımda bir kez bile erkek eli değmemişken, o gece, biri zeka yoksunu Şakir, biri de Kazım olmak üzere, iki kişi sikmişti beni.
Hayır evlenmedik Kazım'la, ama halen beraberiz. Şakir'e de alıştım artık. Kazım yurtdışına çıktığında Şakir'i bırakıyor yanıma, onunla zevk dolu dakikalar yaşıyoruz.
Bazen de Webcamdan Kazım bizi izliyor ve 31 çekerek boşalıyor. Ama geldiğinde acısını fazla fazla çıkartıyor. Evet, şimdi 50 yaşındayım ve doyasıya seksi yaşıyorum.
Şakir de iyice öğrendi sikişmeyi, ikisi de çatır çatır sikiyorlar beni, çok mutluyum....
Hasta Annemin Bakıcısıyla
Adım Mehmet, 37 yaşındayım. Gebze taraflarında dededen kalma bir müstakil bir evde yaşlı annemle beraber oturuyorum. Bekarım. Bu yaşta neden bekarsınız derseniz, felçli annemle yaşadığımdan evlenmeye bir türlü vaktim olmadı.
6 yıl önce bir trafik kazasına babam vefat etti, annemin ise malesef boynundan aşağısı felçli. Ablam var, ama o da evli, 3 çocuklu ve Samsunda yaşıyor.
O zamandan beri anneme ben bakıyorum. Bakıyorum derken, tabi gündüzleri bakması için bir bakıcı tuttuk, sabah gelip, akşam ben gelince gidiyordu. Ve bu zamana kadar birkaç tane bakıcı değiştirdik. En son geçen yıl Arife hanımı buldum.
Arife hanım da oğlunun yanında kalan, 47 yaşında kapalı bir kadın. Kocası 2 erkek çocuktan sonra terketmiş gitmiş, 10 yıldır da ortada yok. Neyse Arife hanım 7 aydır anneme bakmaya sabah gelip akşam gidiyor…
Bir sabah geldiğinde bir baktım elinde bir valiz vardı, ama işe geç kaldığımdan bir şey sormadan işe gittim. Gerçi o da bir şey söylememişti.
Neyse, akşam geldiğimde Arife hanım evde oturuyordu. Selamlaştıktan sonra, "Mehmet bey, birşey diyeceğim, kabul ederseniz çok sevinirim, kabul etmezseniz de başımın çaresine bakmam lazım…" dedi.
"Söyle Arife hanım?" dedim. "Eğer kabul ederseniz ben bu akşamdan itibaren artık burada kalayım, gelinimle çok kötü atıştık, oğlum olacak hayırsız da gelinin ağzına baktı, resmen evden attılar beni, başka da gidecek yerim yok!" dedi.
Aslında benimde işime gelirdi, sabahları Arife hanımın gelmesini beklemeyecektim, akşamları ise evde durmama da gerek yoktu, arkadaşlarla takılabilecektim, zira akşamları mesaiye kalmıyordum.
Hemen, "Tabii olur, ne demek, ev müsait nasıl olsa, bir sürü kullanılmayan boş oda var, istediğin odanın birinde kalabilirsin!" dedim.
Çok sevindi. Valizini, beğendiği odaya bıraktık. Mutfağı ve banyoyu da dilediği gibi, kendi eviymiş gibi kullanabileceğini söyledim…
O akşam yemekten sonra ben üzerimi değiştirmiş, eşofmanımı giymiştim. Birlikte TV seyrediyorduk. Arife hanım, "Müsadenle ben bir banyo yapayım, çay demleniyor, banyodan çıkınca içeriz." dedi ve banyoya girdi. 20-25 dakika sonra banyodan bornozla çıkıp odasına giderken, ilk defa başı açık gördüm.
Birkaç dakika sonra üzerinde gecelikle geldi, ama busefer yine başı örtülüydü. Geceliği uzun etek gibi olmadığından beyaz bacakları ve kalçalarının hatları olduğu gibi ortadaydı. İlk defa dikkat etmiştim, vücudu hafif balık etinde, hafif basenli kalçaları, 1.70 civarında olan boyu ile oldukça güzel bir hat oluşturuyordu.
Çayı getirip bardakları doldurduktan sonra, TV karşısında 3'lü koltuğa biraz daha rahat oturduğunda geceliğinin eteği biraz sıyrılmış, yan tarafından baldırları açılmıştı.
Aklımda bir kötülük yoktu, ama bakışlarım takılmıştı. Elimde olmadan gözlerim kayıyordu, tahrik olmuştum ve sikim sertleşmişti. Sigara paketimi getirmek için kalktığımda önümdeki oluşan çadır da Arifenin gözünden kaçmamıştı.
Sigaramı alıp geldiğimde Arife hanım oturuşunu değiştirmiş, bacakları biraz daha ortaya çıkmış, geceliği kalçasına kadar açılmıştı…
Arife hanım çayını içtikten mutfağa gitti. Mutfakta birşeyler yapıyor olmalıydı ki, tencere tava sesi geliyordu.
Bir ara bana seslendi, "Mehmet bey gelebilir misin Yardımına ihtiyacım var!" dedi.
Mutfağa gittim, ama Arife hanım öyle bir duruyordu ki, mutfak dolabın üstündeki tepsiyi almak için ayak uçlarının üzerinde yükselip yukarıya uzanmış, tepsiyi almak için çekmiş ve o sırada tepsinin içinde tabakların olduğunu görünce, onları düşürmemek için kımıldamadan o pozisyonda kalmış.
Tabii geceliği yukarı sıyrılmış, nerdeyse küloduna kadar görünüyordu. Mecbur arkasına geçtim ve tepsiye uzanmaya çalıştığımda resmen kalçasına yapışmıştım ve sikim Arifenin kalça yarığına gömülmüştü.
O an sikim daha da sertleşmeye başladı. Arife ise tabaklar düşmesin diye tepsiyi tuttuğu için pozisyonunu bozamıyordu. Ben de tepsinin içindeki tabakları tek tek alıp tezgaha koyuyordum, ama her uzandığımda, Arifenin götüne biraz daha abanıyordum.
Son tabağı aldığımda Arifeyi iyice tezgaha yapıştırmıştım… En son tepsiyi indirdim koydum tezgaha, fakat Arifenin arkasından çekilmedim, sikim Arifenin sıcacık kalça yarığına gömülmüş halde kaldım. İşin ilginç yanı, Arife de arkasından çekilmem doğrultusunda hiç bir girişimde bulunmuyordu.
Aksine arkasını önüme bastırıyordu, hemde belirgin bir şekilde. Siker gibi biraz yukarı aşağı kerkindiğimde, Arifenin hafifçe, "Ohhh!" dediğini duydum.
Biraz daha kerkindim, bu sefer inceden inlemeye başladı. Yandan kulağının altına bir öpücük kondurdum ve fısıldayarak, "Yatakodama gidelim mi" diye sordum.
Titrek bir sesle, "Evet, çok ihtiyacım var" dedi.
Kucağıma aldığım gibi yatak odama götürdüm ve yatağa sırtüstü bıraktım. Eşofmanımın altını çıkarıp üzerine uzandım. Dudaklarımız buluştuğunda şehvet içinde öpüşmeye başlamıştık.
Bir elim bacaklarından geceliğini sıyırırken, diğer elim göğüslerini okşamakla ve sıkmakla meşguldü.
Arife de benim külotumu bir an önce çıkarmak için aşağı sıyırıyordu. Ben de Arifenin külodunu çıkarıp kalçalarını okşayarak göbeğinden yukarı göğüslerine doğru çıktım.
Arife kazık gibi olmuş sikimi eline almış sıvazlıyordu…
Arifenin üzerinde ters döndüm ve 69 pozisyonunda tertemiz amına yumuldum. Arife amını yüzüme doğru kaldırırken, benim sikim de Arifenin yüzüne dudaklarına çarpıyordu.
Dilim Arifenin amının derinliklerine daldığında, Arife inlemelere ve Ohhlamalara başlamış, amı vıcık vıcık sulanmıştı. Arife dudaklarına sürten sikimi eliyle yakalamış, sikimin başını öpüp yalıyordu. Ben Arifenin amının dudaklarını emip, G-noktasını dillerken, Arife eliyle başımı amına bastırıyordu.
Bir an dizleri ile başımı sıkıştırıp titremeye başladı. Ağlar gibi inleyerek ve kasılarak orgazm oldu, amı sular içinde kalmıştı. Ondan sonra sikimi öyle bir emmeye başladı ki, ben de dayanamadım ve "Geliyorum!" dedim.
Sikimi ağzından çıkardığında ben de fışkırmaya başlamıştım. Menilerim suratına, gerdanına ve göğüslerine bulaştı. Arife sikimi iki göğsünün arasına yerleştirdi ve iki eliyle göğüslerini sıkıştırdı, sikimi tost yaptı…
Göğüslerinin arasında biraz gidip geldikten sonra, dönerek yanına uzandım, başındaki eşarbını çözüp çıkardım ve yüzündeki döllerimi sildim.
Arife de inmiş sikimi avucunun içine alarak yeniden ovmaya başlamıştı bile. Sikimi sıvazlarken, "Mmmhhh, bunu çok özledim!" diyordu. Bu arada ben de bir elimle pürüzsüz bacaklarını okşarken, bir elimle de çok iri olmayan ama dikleşmiş göğüslerini okşuyordum.
Dudaklarımız tekrar buluşup şehvetle öpüşürken, parmaklarım amının deliğini bulmuş ve parmaklamaya başlamıştım. Bir süre, orta 3 parmağımı amının deliğine sokup, baş parmağımla klitorisi ile oynarken Arife inlemeye ve beni üzerine çekmeye başladı.
"Hadi gel, artık içimde istiyorum!" diye titrek sesle yalvarır gibiydi. Benim alet bu arada yeniden kazık gibi olmuştu. Doğrulduğumda Arife bacaklarını ayırmış, arasına yerleşmiştim.
Ayak bileklerinden tutup bacaklarını kaldırdığımda, sikim şişmiş ve kızarmış olan am dudaklarının arasında aşağı yukarı kayıyordu. Arife elini atıp sikimin başını amının deliğine yerleştirdiğinde, kayganlaşmış amı sanki sikimi içine çekecekmiş gibiydi…
Ben ağır ağır amına sokarken, Arife de kalçasını oynatarak yardımcı oluyordu. Yarısı girdiğinde artık dayanamadım ve bir anda yüklendim, hepsini birden kökledim.
Arifeden kısık bir Ahhh'lama geldi. Doğrusu amının bu kadar da dar olacağını hiç tahmin etmemiştim. Arifenin ağzı açık kalmış, gözleri büyümüştü. Hareket etmeden biraz o vaziyette durdum. Sonra yavaş yavaş geri çekip tekrar yüklendim.
Bunu birkaç kez tekrarladığımda, Arifenin iki eli belime yapışmış, "Hızlı yap, daha hızlı! Kökleeeee!" diye inleyerek, beni her seferinde sertçe kendine doğru çekiyordu.
Ben hızlı hızlı bastıkça, Arife, "Sokkkkk! Doldur içimi Oooohhh, sokkkkk, ne güzellll!" diye inliyordu. 5-10 dakika hızlı hızlı git gel yaptım, sonra daha da hızlandığımda, ikimizin de inlemeleri hırlamaya dönüşmüş ve birbirine karışmıştı…
Birden Arife titremeye, bacaklarını ve amını kasarak beni içine kilitledi ve orgazm olmaya başladı. O anda ben de hırlayarak fışkırmaya başladım. İkimiz de aynı anda boşalmıştık.
Arifeyle o gece sabaha kadar çeşitli pozisyonlarda 3 kere daha sikiştik. Şimdi akşamları beraber yatıyoruz, karı koca gibi olduk resmen. Ve iyi ki de hayırsız oğlu gelinine uyup ta Arifeyi evden kovmuş diye seviniyorum...
Lips
Kaylee Killion
More from this photoshoot (link -> to archive & -> to tagged photos)
SABINE, 20, Austria
Perfect lips