Beni çok farklı şekillerde tanımladılar. Bazıları, benim için “Taliban’ın vurduğu kız” dedi. Bazıları, “hakları için mücadele eden kız”. Bazıları da şimdi bana “Nobelli” diyor.
Şu anda burada tek bir kız olarak duruyorum. Tek bir kız; 1.57 boyunda, tabii yüksek ökçelerimi de sayarsanız. (Aslında boyum 1.52). Ama tek bir ses değilim, tek bir kişinin sesi değilim, birçoklarının sesiyim.
Ben Malala’yım. Aynı zamanda Şaziye’yim.
Ben Kainat’ım.
Kainat Somoro’yum.
Mezon’um.
Ben Amina’yım.
Ben, eğitimden mahrum bırakılan 66 milyon kızım. Ve bugün sadece ben sesimi yükseltmiyorum; bu, 66 milyon kızın sesi!
Çatışmalarda masum insanların öldürüldüğüne ve çocukların yetim kaldığına tanık oluyoruz. Suriye, Irak ve Gazze’den birçok insanın mülteci olduğunu görüyoruz. Afganistan’daki intihar saldırılarında ve bombardımanlarda ailelerin yok olduğuna tanık oluyoruz.
Fakirlik yüzünden Afrika’daki çocukların eğitim olanağı yok. Nijerya’da hâlâ kızların okula gitme özgürlüğü yok. Benimle aynı yaşta, cesur ve özgüvenli bir kız, doktor olmayı hayal ediyordu. Hayal olarak kaldı. 12 yaşındayken zorla evlendirildi. Kısa bir süre sonra da oğlu oldu. Onun çok iyi bir doktor olacağını biliyordum. Ama olamadı… Çünkü o bir kızdı.
Sevgili kardeşlerim, dünyanın sözde büyükleri anlayabilir ama biz çocuklar anlayamayız. O zaman, neden kudretli dediğimiz ülkeler savaş yaratmada bu kadar güçlüyken barış getirmede böylesine zayıflar? Neden silah vermek bu kadar kolayken kitap vermek bu kadar zor? Neden, neden tank üretmek bu kadar kolayken okul yapmak bu kadar zor?
Bu yalnızca politikacıların ve dünya liderlerinin görevi değil. Benim, senin, bizim görevimiz.
Bir kızın zorla evlendirilmesi son bulsun.
Bir çocuğun savaşta ölmesi son bulsun.
Bir çocuğu okul dışında görmemiz son bulsun.
Bu bizimle sona ersin.
Bu sonu başlatalım… Birlikte… Bugün… Burada, şimdi. Bu sonu şimdi başlatalım.
Malala Yusufzay, 10 Aralık 2014’te Oslo’da yaptığı Nobel Konuşması’ndan.
Çeviri: Melike İnci










