olmadı be ibrahim abi.
untitled
hello vonnie
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

Love Begins
𓃗
I'd rather be in outer space 🛸

blake kathryn
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
he wasn't even looking at me and he found me
Game of Thrones Daily

titsay
Keni
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

oozey mess

No title available
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
No title available
No title available
Monterey Bay Aquarium

Discoholic 🪩
seen from T1

seen from Kenya

seen from United States

seen from Pakistan

seen from Türkiye

seen from T1
seen from T1

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Japan
seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Mexico
@pamukcucenses
olmadı be ibrahim abi.
Recep: Daha 8 yaşında falandım. Babam gözümün önünde anama bir yumruk vurunca kendimi dışarı attım. Etrafıma baktım. Tavuklar, köpekler, koçlar, sığırlar… Hiç bir hayvanın erkeği dişisine kuvvetini denemiyor. O zaman dedim ki dişisine vuran erkeğe hayvan bile demek yanlış. Hayvana haksızlık.
Haydar: Üzerinde çalıştığım proje bitmek üzere biliyon mu?
Armağan: Ne güzel. Bazen senin yanında kendimi işe yaramaz hissediyorum. Biz dersleri zar zor yetiştiriyoruz bir de sana bak.
Haydar: Sana bir hikaye anlatayım mı?
Armağan: Hıhı.
Haydar: Bir sucu boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronunun evine giden uzun yolu dolu olarak tamamlerken çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş.
Armağan: Ben çatlak bir kovayım. Sevdim. Devam et…
Haydar: Bu durum iki yıl boyunca böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece bir buçuk kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken zavallı çatlak kova, görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan utanç duyuyormuş. Bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş. “Kendimden utanıyom ve senden özür dilemek istiyom.” “Neden?” diye sormuş sucu. Kova cevap vermiş…
Armağan: Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum ve benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun… Ben çatlak bir kovayım! Ben çatlak bir kovayıııııım!
Haydar: Devamını dinleyecek misin? Sucu demiş ki. Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyom. Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu, diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi? Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün ırmaktan dönerken sen onları suladın. Ben de bu güzel çiçekleri toplayıp patronumun evini süsleyebildim. Geçtiğin her yerde çiçek açtırıyon Hiçbir şey yapmasan da olur.
Kadın kısmı düşünmez; hayal kurar.
Yedi Numara (Asiye)
Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı. Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi.
Sait Faik Abasıyanık / Son Kuşlar (via birdemetkarpuz)
Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka neydi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kağıt aldım. Oturdum. Ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.
Sait Faik ABASIYANIK (via biradethuzurlutfen)
Ateş yakacak bir şey bulamayacak sende: işte İbrahim olmak bu.
| Sezai Karakoç
“Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde Bir kış güneşliğinde Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir Tabiatı aşan bir bildiriştir”
/Sezai Karakoç
Herkes üzerindeki alınganlık zırhını çıkarsın. Kuş gibi hafiflediğimizi göreceğiz.
ibrahim tenekeci (via mavidiyebiri)
Mümin, güzelliğin yurdudur, vatanıdır. Güzellik nedir? Güzelliği simada arayanlardan değiliz. Güzellik; adalet, merhamet, nezaket, samimiyet, meziyet ve şahsiyettir. ‘İyilik ve güzellik’ diyoruz. Güzellik, iyiliktir. İyilik, berekettir.
Sürekli yargılayan ve dışlayan değil, ferahlık getiren insanlardan olmalıyız.
Yukarda saydığımız güzelliklerden, inceliklerden ve derin düşünceden mahrum kalırsak ne hale geliriz?
Müslüman ama güven vermiyor.
Nezaketi korkaklık, fedakârlığı ahmaklık, iyi niyeti enayilik olarak anlıyor. Kaba. Parası var ama kendisi yok. Ancak emlak, araba ve nakit ilgisini çekiyor. ‘Koleksiyon’ dediğinizde ise biriktirmeye karşı olduğunu falan söylüyor. İnsanları ve imkânları kullanma konusunda çok mahir. Arkadaşlık kuramıyor, ilişki kurabiliyor. Tabiat deyince aklına öncelikle yazlık satın almak geliyor.
Tebessüm etmeyi zayıflık belirtisi olarak göremeyiz. Görüyorlar.
İbrahim Tenekeci/Hâl ve Gidişat
Önümden insanlar geçiyor Tanıyorum hepsini Ama kim bunlar Niçin koşuyorlar şehre Bu yüzlerdeki rahatlık neden.. Ben mesutken bile rahat değilim.
Sait Faik Abasıyanık - Alnı Hülyalım (via mutlulukuzunsurmez)
’… Okumuş yazmış adam öğüt vermez (…) Adamı anlar…’
Sait Faik Abasıyanık
Biz ölüyoruz ama onlar da kazanmıyorlar.
Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç
"Ölmeye hazır olan insanlar, ölmeye hazır olmayanlara karşı galip gelirler."
- Aliya İzzetbegoviç
İyilik eden, mükafat beklediği an tefecidir..
(via watashiwaningen)