“Sevdiğimiz insanlar hakkında bilmek istemeyeceğimiz o kadar çok şey var ki...“
Fight Club - Chuck Palahniuk
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

No title available

Kiana Khansmith
𓃗
Sweet Seals For You, Always
Keni
Fai_Ryy

roma★

No title available
The Bright Sessions
Mike Driver
taylor price
art blog(derogatory)

blake kathryn
tumblr dot com
The Stonewall Inn
Cosimo Galluzzi
The Bowery Presents
h
noise dept.
seen from Spain

seen from Malaysia

seen from Bangladesh

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Spain

seen from United States
seen from Bolivia
seen from United Kingdom
seen from India
seen from Jordan

seen from United States
seen from Canada

seen from Germany
@papatyasizbahar
“Sevdiğimiz insanlar hakkında bilmek istemeyeceğimiz o kadar çok şey var ki...“
Fight Club - Chuck Palahniuk
Gençken dünyadaki en önemli şey aşkmış gibi görünür.
-Young Royals
"İnsanın başına gelen en kötü şey yapayalnız kalması değil, yapayalnız hissetmesine neden olacak insanlarla birlikte yaşamasıdır."
Gitmesi canımı yakmıştı. Birlikte geçirdiğimiz üç yılın her biri, sanki birer bıçak olup yeni kalbime saplanmıştı. Yine de ondan nefret etmiyordum. Ondan nefret etmiyordum çünkü onu sevmiyordum. Ona olan sevgim, sahip olduğum her şeyle bir kadını sevmek istediğim şekilde değildi.
"Birini hiçbir zaman affedemeyeceğini anladığında ondan vazgeçersin. Birini ondan hiçbir zaman vazgeçemeyeceğini anladığında affedersin."
Bu kadar basitti. İstiyorsun madem, yapacağım. Mutlu olacaksan, seninle geleceğim. Bir yüreğin çatladığı bir an var mıdır? Ama çatlak yürek yeterli değildi ve ben bunu bilecek kadar akıllanmıştım. Onu öptüm ve orada bıraktım.
@the-reverii
tranquility
"Söylesene," dedi, "sence sefil haldeki biri mi, yoksa mutlu biri mi daha iyi adaklar adar?"
"Mutlu biri elbette."
"Yanlış," dedi. "Mutlu biri kendi hayatıyla meşguldür. Kimseye minnet borcu olmadığını düşünür. Ama onu soğuktan titret, karısını öldür, çocuğunu sakat bırak, o zaman dualarını duyarsın. Sana kar beyazı bir süt danası alabilmek için ailesini bir ay aç bırakır. Parası yeterse yüz tane alır."
"Bir insanın ne denli sevildiği en çok ayrılık anında belli olur."
Yüz Yüze - Cengiz Aytmatov
"Bir şeyin kalbini kırması için illa yanlış olması gerekmez ki."
H.G. Weels- Doktor Moreau'nun Adası
Zamanı durduramıyoruz bazen durduğunu sansakta o ilerlemeye devam ediyor. Biz onun peşinden koşarken o bizi görmüyor , duymuyor bile. Şu an zaman hakkında konuşmayacağım.
Gerçekten büyüdüğümü hissetmeye başladım ve sanırım bunu istemiyorum. Sorumlulukların artması gerçeği gözümde büyüyor.Devam etmek istemiyorum , büyümek, büzüşmüş , yeniliklere zor alışan biri olmak istemiyorum. Torunlarımın çılgın büyükannesi olmak kulağa eğlenceli gelse bile nasıl öyle olacağımı bilemiyorum. İçimdekileri aktaramıyorum, nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum. Kafam düşüncelerim bulanık bir havuzun içindeler sanki. Onların net olduğunu biliyorum ama onlara ulaşamıyorum , her yer bulanık. Geleceğim için şu an çalışmam mı lazım yoksa bu güzel yaşlarımda eğlenmeli miyim karar veremiyorum. Çalışırsam ve eğlenemezsem ilerde pişman olma korkusu içimi yiyip bitiriyor.Ama istediğim hayat için çalışmam gerektiğini biliyorum ve çalışmaya başladığımda çok geç olmasını daha fazla çaba sarf etmeyi istemiyorum. Konfor alanımdan çıkmak istemiyorum. Birileri için para kazanmak değil birilerinin benim için para kazanmasını istiyorum. Bencil olmak istemiyorum ama yavaş yavaş bencil birine dönüşüyorum.
İlerde bu zamanlarıma bakıp istediğim gibi yaşayamamış olmaktan, güzel anılar biriktirememekten korkuyorum. Gelecekteki kendim umarım bu korkularım yersizdir ve bugünlerini gülümseyerek hatırlarsın. Yaptığım şeyler için “İyi ki yapmışım, tekrar olsa tekrar yaparım.” dersin. Kendimi üzmeye ve pişman etmeyi umursamasamda seni üzmek beni çok korkutuyor.
Hiç pişmanlık duyma olur mu?
3 yıl 6 ay 11 gün
Tam 3 yıl 6 ay 11 gün geçmiş bu satırları yazmamın üzerinden. Keşke bu bunaltıcı düşüncelerimden kurtulabildiğimi söyleyebilseydim. Ama tam aksine zamanın hızla ellerimden kayıp gitmesi, yaşadıklarımdan pişman olma korkusu beni daha fazla ele geçirdi.
Sanırım bu süre içerisinde kendimi iyi yönde etkilediğim tek konu konfor alanımdan çıkmak oldu. Çıktım ve kendi gücümü gördüm. Korktuğum sorumlulukların bir kısmını aldım ve üstesinden geldim. Ama bunun daha başlangıç olduğunun farkındayım. O zaman ne olacak?
Bu satırları ilk yazdığım zaman daha 16 yaşıma yeni girmiştim. Şimdi ise 19 yaşımı yarıladım. 20 yaşına bu kadar yakın olmak beni korkutuyor. Sorumlulukların son hızla artması, okul hayatımın başlangıç yerine sona daha yakın olması çok ürkütücü.
Gitgide yetişkin hayatına yaklaşıyorum. Acaba şu an yaptıklarım hayatımın geri kalanını ne kadar etkileyecek. Şu an yaptıklarım bir ömür boyu pişmanlık mı olacak yoksa iyi ki mi? Belki de hatırlamayacağım ufak detaylar.
Hala korkuyorum. Hala güzel anılar biriktirememekten korkuyorum. Hala keşkelerimin iyikilerimden fazla olmasından korkuyorum. Hala zamanımı boşa harcamaktan korkuyorum. Hala zamanın bu kadar hızlı akmasından korkuyorum. Hala zamanımı yanlış şeylerle harcamaktan korkuyorum. Hala pişman olmaktan korkuyorum.
16 yaşındaki kendim seni gülümseyerek hatırladığıma emin olabilirsin. Ve tekrar gelecekteki kendime zor olduğunu bilsem bile aynı şekilde sesleniyorum.
Hiç pişman olma olur mu?
Keşke kırıldığımı, yorulduğumu ve darıldığımı anlatmak için gitmem gerekmeseydi.
Kalabalık bir odada yalnız olmak kesinlikle mümkün.
Başkalarının varlığı aslında ne kadar yalnız olduğunu hatırlatmaya yarıyor.
Yalnızlığın sadece etrafındaki yüzlerin birleşiminden oluşuyor.