sevgilim, sevdiğim, canım ve bütün güzel sıfatların layığı.
bugün oturup güçsüzlüğüne yazıyorum. beş kuruşluk adamın veremediği on kuruşluk değere yazıyorum. yıpranmışlığın, tükenmişliğin verdiği çaresizliğine yazıyorum. kimseye yetemeyişine yazıyorum. değişen adama yazıyorum. sana. yeni sene yazıyorum.
dünya kendi etrafımızda dönmüyor denildiğinde benim bir dünyam bile yok, kalmadı deyişine yazıyorum. olmayan dünyana yazıyorum. çaresiz ses tonuna yazıyorum. sana ihtiyacı olan bu kadın karşısında, hayata küfür edişlerine yazıyorum. aynı kalmayan, kalamayan hiçbir şeye yazıyorum, hiçliğe, var olamayışımıza yazıyorum. bensizliğine yazıyorum. sensizliğe yazıyorum. mecburiyetlere yazıyorum. iyi gelenlere, gelemeyenlere yazıyorum güzelliğim. şarkılarına yazıyorum. yorgunluğuna yazıyorum, yılmışlığına yazıyorum. hayatta kalamayışına yazıyorum. yaşayamamana yazıyorum. eksilen gülüşlere yazıyorum. zorluklara, çabalara yazıyorum. adaletsizliğe güçsüzlüğe hem yazıyorum hem sövüyorum ne yapayım? hakimlere yazıyorum itirazlara yazıyorum. hastalıklara yazıyorum, baş edememelere yazıyorum. dermansızlıklara yazıyorum.
telefon konuşmalarına yazıyorum. delirmelere yazıyorum, sinirlere yazıyorum. yakılan sigaralara içilen kadehlere yazıyorum sevgilim. gürültülere yazıyorum. gürültüler içinde sessiz kalışlara yazıyorum. ‘ne olursa olsun’lara yazıyorum. boşvermişliklere yazıyorum. çırpınışlara yazıyorum, bekleyişlere yazıyorum. çıkış kapılarına yazıyorum. insanlığa yazıyorum.
sana, dalıp giden gözlerine yazıyorum.
belki de bu denli çaba gösterişlerim, ayakta kalmaya çabalarım sana gelemediğim içindir. bunca sinirim öfkem senin olamadığım içindir. susmalarını, çaresizliğini yediremediğim içindir. yeni sen’e alışamamın sebebi alışmak istemediğim içindir. beni asıl üzen şeyin ne olduğunu biliyorum; susuşlarının arkasındaki pes edilmişlik. bu hissi biliyorum, defalarca tattım ve korkuyorum. seven bir kadın sevdiği adamın bu haline alışamaz. o kadar kolay ki hayatın getirdiği zorunluluklar karşısında boyun eğmek, bunu sana yediremiyorum. sana yakıştıramıyorum. benden o kadar büyük bir şey istiyorsun ki. bu sana alışmak… bu sana alışmak demek benim pes etmem demek sevdiğim, bu sana alışmak benim de yılmam demek, ölmem demek..
iki pes etmiş insan, bu hayattan nasıl sağ çıkar bunu düşündün mü hiç? bunca yıl pes etmedim. bugün oldu onca adaletsizliğe rağmen yine pes etmedim. ve yarın, senin için, senin varoluşun için yine pes edemem. senin için yaşarım. bu yüzden seni yaşatmaya çalışıyorum. bunu yapmak istiyorum. bana güçlüsün dediğin gün, bunu fark etmiş, anlamış olman gerekirdi. seni sevdiğim sürece, bu kalp seni sevdiği sürece seni yaşatmak için çabası bitmeyecek ve senin için yılmayacak. beni tanıyorsan, bunu da biliyorsun demektir.
seni sevdiğim sürece, senin için yaşayacağım ve yaşatacağım demektir.