Ve kadın , yıllarca canını yakmış adama ölmeden önce bir not bırakır, "Yağmur yağdığında , burnuna dolan toprak kokusu ben olacağım."
hello vonnie

Love Begins

ellievsbear
Sweet Seals For You, Always

❣ Chile in a Photography ❣
The Stonewall Inn
Doug Jones
Game of Thrones Daily

blake kathryn
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
No title available
taylor price
YOU ARE THE REASON
Not today Justin
EXPECTATIONS
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

#extradirty

shark vs the universe
NASA

roma★

seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from Italy
seen from Kenya
seen from France

seen from Türkiye

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Colombia
seen from Vietnam
seen from United States
seen from Congo - Brazzaville

seen from Brazil

seen from Malta

seen from France
seen from Netherlands
@plutonda1gunes
Ve kadın , yıllarca canını yakmış adama ölmeden önce bir not bırakır, "Yağmur yağdığında , burnuna dolan toprak kokusu ben olacağım."
Uzun bir aradan sonra, Yeniden Merhaba ✨
Zihnimdeki acı dilime vuruyor,çok sert ve anlamsız konuşmaya başladım. Sürekli ağlamaklı küçük bir kız çocuğuyla baş başayım. O kadar yorgun, o kadar kırgın, o kadar mutsuz duruyor ki bir canhıraş, bir hüzün, bir yas çöküyor yüreğime. Nerede o gülücükler? Uçsuz bucaksız hayaller, korkusuzca tutkuyla kurulan düşler nerede? Elinden oyuncağı alınmış küçük çocuklardan farklı bu sefer. İstediği tatlı alınmamış bir çocuk gibi değil ya da parka gitmek için ağlayan biri gibi hiç değil. Bu sefer içindeki acı omuzlarındaki sorumluluk aklındaki tüm sorularla, önüne konulmuş yüzlerce belirsizliklerle mücadele ederken boğazı düğümlenmiş bir kadın gibi. Gözlerinden okunuyor, göz pınarlarını doldurup çenesini buruş buruş yapan çaresizliği.
Sana söz küçüğüm bir gün elinden alınan o ihtişamlı çocukluğu ve düşlediğin her bir anı yaşayacaksın hakettiğin gibi . O gün tüm evren duyacak berceste gülüşlerini .
kaynak:plutondabirgunes
Hayat çok acımasız değil mi? Yanlışlar, yanılgılar, palavralar, anılar, acılar... Hepsi birer birer çarpıyor yüzüme. İçimde yılların burukluğu, göz pınarlarımda kaybettiklerimin ağırlığı var. Onlarca ceset, yüzlerce cam kırığı var. Arkada susturduğum çığlıkların sessiz senfonisi çalıyor. Yardım eden yok mu ? Biri müziğin sesini kısabilir mi ? Az önce hala değer verdiğim birkaç kişi vardı yanımda. Herkes nereye gitti? Işıklara ne oldu? Asıl soru, ben nasıl bu hale geldim? Neden yerdekilere baktıkça canım yanıyor? Yerdekiler demişken, hayallerim gerçekten büyükmüş. Buradan bakınca biraz garip hissettirdi. Yabancıymış gibi, sanki yıllardır onları kuran ben değilmişim gibi hissettim. Ama büyük resme odaklanınca ortaya bir mesaj çıktığını fark ettim. Yerdekilerin bana bir mesajı vardı "Unutma sen yapboz seversin, daha yeni başlıyoruz " gülümsedim . Doğru ben yapboz severdim.
kaynak: plütondabirgüneş
Seni seviyorum izabel. Hoşça kal bebeğim 🖤
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
6 yıl oldu, 'akşam geleceğim' diyişine. Bekle dememiştin ama bekliyor, inanıyorum geleceğine. Ben çok değiştim ama 6 yıldır bu hiç değişmedi . Senden sonra boyum uzadı, kilo aldım, 2 defa düştüm, bir çok kez ağladım, doktor olmaktan vazgeçtim, saçlarımı kestim, ama sen seversin diye tekrar uzatıyorum, yemek yapmayı öğrendim, onlarca insan tanıdım, yüzlercesiyle görüşmeyi kestim bir de artık eti sevmez oldum.
Bak gördün mü çok değişmişim değil mi? Korkularım, unutkanlığım, dalgınlığım ve duygularım oldukça nüksetti. Bir gün gelirsen eğer, tanıyamazsın beni çünkü çocukluğum beni terketti...
Bugün, akşam üstü yapılan bir araba yolculuğunda elimi pencereden uzatıp çarpan havayı hissetiğimde mutlu olduğumu farkettim. Aynı zamanda eski can dostumu düşündüğümde hüzünlendiğimi ama içimi buruk bir huzurun kapladığını da farkettim. Bir süre düşündüğümde mutluluğumun sebebinin, anılarımda yaşayan insanlarla tekrar o anıları yaşama isteğim olduğunu, hüznümün ve o buruk huzurun sebebi ise can dostumu özlediğim ve onunla geçirdiğim güzel günlerin burukluğu olduğunu anladım. Sanıyorum ki her duygunun bir sebebi var ve umuyorum ki bu duyguları, anıları, yaşanmışlıkları, can dostumu ve henüz yaşamadığım hiçbir anıyı unutmam. Çünkü ne demişler 'Hayat hatıradır, unutursan ölürsün.'
kaynak: plütondabirgüneş
Güzel sayfa ✨✨✨ Yazmaktan vaz geçme, paylaşmaktan korkma.
Çok teşekkür ederim, uzun süredir takip ediyorum seni düşüncelerin, düşündürdüklerin gerçekten hoş biraz geç oldu ama böyle cesaretlendirmen çok naif ✨
Giderek kalemin güzelleşiyir bazen soluklanmak kalemi daha da sağlamlaştırır biz her zaman burdayız ve bekliyoruz kendine dikkat et :)
Teşekkür ederim, çok incesiniz :)
For it's been so long
Since I have seen you
I can hardly remember your face anymore
Bu aralar yazamıyorum, çok fazla düşünüyorum ve tam olarak ne düşündüğümü bile bilmiyorum. Artık ne hissettiğimi bile anlayamıyorum.
Size düşüncelerimi ,hislerimi yazıyla aktarmaya çalışıyorum ama hal böyleyken size kendimi arada böyle güzelliklerle anlatmayı düşünüyorum. Keyifli dinlemeler...
Hoşgeldiiin
Hoşbulduuum ✧
Bu aralar tek istediğim , küçükken koltukta uyuya kalınca babamın beni kucağına alıp yatağıma götürürkenki verdiği huzuru hissetmek.
Yanağını sıktırışın, sakalını sevdirişinle kalacaksın aklımda T.
16.04.17 28.08.20
Hasret; ihtiyaç duyulan birine olan hasret olduğunda, insan kilit noktasına varmış oluyor. Hasaslaşıyor. Kalp gün boyu pompalayıp durduğu 5 litre kandan nefret etmeye başlıyor. Beyin komut vermeyi bırakıyor ve hiçbir şey yapmak istemiyor. Önüne gelen tüm defterleri açıyor. Gözler dolup dolup taşarken titreyen dudaklar burun sızlatıyor. Ayaklar gitmek istiyor ihtiyaç duyulan insana fakat tükenmiş hissediyor. Ve hasret içerisinde olan insan acılarını unutmak yerine beyninin açtığı defterlerde dolanıyorsa kalp sıkışmaya başlıyor, dolup taşmak uzereyken göz; kanı çekiliyor hafiften o burna gelen sızı ardindan bir çene buruşması sonra tutulan o koca nefes ve çaresizlik hissi. İnsanı çölün ortasında kendi tükürüğuyle boğulmuş gibi tüketiyor.
kaynak: plutondabirgunes