bazen insanın sakinleşmeye ihtiyacı var gerçeği aşırı gün yüzüne çıkıyor, en içimde ve derinimde hissediyorum.

blake kathryn
Jules of Nature
Monterey Bay Aquarium

PR's Tumblrdome

izzy's playlists!
tumblr dot com
Show & Tell
art blog(derogatory)
YOU ARE THE REASON
No title available
Not today Justin

oozey mess
One Nice Bug Per Day

Product Placement

shark vs the universe
Claire Keane
hello vonnie
almost home

pixel skylines
todays bird
seen from Chile

seen from Hungary
seen from United States

seen from Australia
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Romania

seen from Türkiye

seen from United States

seen from Singapore

seen from Australia

seen from United States
seen from Switzerland
seen from Iceland
@raitohoshi
bazen insanın sakinleşmeye ihtiyacı var gerçeği aşırı gün yüzüne çıkıyor, en içimde ve derinimde hissediyorum.
Senden sonra 23 şehir gezdim.
3 kilo aldım.
Saçlarımı 6 kez boyadım.
Dünya bilmem kaç dönümünü tamamladı.
Darbe oldu, ihtilal oldu.
Barış gelmedi, savaş bitmedi.
Seni özledim.
Gittiğim her yerde senden bir nefes bıraktım.
Belki yürürsün aynı sokakta.
Ayak izime denk düşer ayak izin.
Belki saçına değer nefesim.
Belki sen de bir gün beni özlersin diye,
Seni uzakta bıraktım.
Seni uğurladım, sana kavuştum, seni terk ettim.
Bilmem kaç kilometre yol gittim.
Evren kaydı.
Sen göğüs kafesimden milim kaymadın.
seni sensiz yaşamak.
özlem var. derinlerimde var olan.
kadehleri bugün de tekrar var olmalara kaldıralım.
her zaman iyi olmak zorunda değiliz. çoğu zaman kırılırız, keskinleşiriz ama bir şekilde hep törpüleniriz. güzelleşiriz. ama bunu yapmak zorunda değiliz. ya da yaptırmak zorunda değiliz. kendimiz olmalıyız ve onu sevmeliyiz. bunlar aslında yaşıyorsan, bu kurallara uyacaksın cümlesinin, yani hayatın bizlere bir kuralı. derinlerimizdeki ya da zirvelerimizdeki çocuklarımız, abilerimiz, ablalarımıza saygınlığımız. bizler insanız ve insancıl duygularımızı yaşamak zorundayız. zorunda bırakılsak dahi. bizler, biziz ve bu yeterli. acılarımıza sığınsakta insanız. onlardan nefret etsekte. geceleri sessiz ağlamalarımız, gündüzleri var olan zoraki gülümsemelerimiz ya da kahkahalarımız ile biz varız. en azından ben varım ve devam ediyorum. edeceğim.
çoğu zaman karışan aklımın içerisinde açan en güzel çiçeğimin rengi bu gece beyazdan kırmızı oldu, iyi geceler.
müzeyyen hiç flört etmiyordu. gözlerini kaçırmıyor, heyecanlanmıyor, dili sürçmüyor, dudaklarını ısırmıyor, kendinden bahsetmek için küçük bir heves göstermiyordu. ya beni etkilemek gibi bir derdi yoktu, ya da beğenilmeye çok alışkındı.
sensizliğe, senden daha çok aşık oldum sevgilim.
genelde ağlar mısın, çünkü ben seni bir gece vakti bana sunduğun kırık duygularla tanıdım.
o da özlüyormuş, benim bir tanem.
çok üşüyormuş, ben olmayınca.
öyle yazıyor, son mektubunda.
“seni özlüyorum” dedi. “karanlıktaki birbirimizi buluşumuzu özlüyorum, uçan umutlarımızı izlemeyi özlüyorum, seninle sabahlara kadar çeşitli hislerle dolmayı özlüyorum. güzelliğini seyretmeyi özlüyorum. seni düşünürken birden yanaklarımın alevlenmesini özlüyorum. güzelliğine kuramadığım cümleleri özlüyorum. en çokta seni özlüyorum sevgilim, beraber geçen zamanları unutmaya inat. gülümse sebebim olan seni, seninle dolan tüm düşüncelerimi özlüyorum. kaydıraklardan kayıp, küçük çocuklar gibi lunaparka sığınışımızı özlüyorum. seninle yapılan en ciddi sohbeti, en dibine kadar saçmaladığımız muhabbetleri özlüyorum. ellerimizi kenetleyince tüm dünyaya karşı direndiğimizi hissettiğimiz zamanları özlüyorum.”
öpsene beni, tam da bu gece. inancım kalmamışken hiçbir şeye.
şimdi ölmek istemem. daha hiç gülmeden.
geç ya da erken, seni seviyorum.
İyileşmek mi?
Ama ben hasta değilim ki, kırık döküğüm.
Aynı şey değil, anlıyor musun?
-Frida Kahlo
tanımadan sarılmak istiyorum sana.