ff??
benim tek ff vereceğim kişi o'dur, ondan başkasını bilmem etmem, beğenmem. @arrestedlewis
Fai_Ryy
noise dept.
🩵 avery cochrane 🩵
The Bright Sessions

tannertan36
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Color Me Curious
Cosmic Funnies

bliss lane

Discoholic 🪩

Jimmy Eat World
🪼

pixel skylines

@theartofmadeline

#extradirty
tumblr dot com
Sweet Seals For You, Always
Today's Document

if i look back, i am lost
Mike Driver

seen from United Kingdom
seen from Germany

seen from Pakistan
seen from United States
seen from Pakistan
seen from United States
seen from India

seen from Singapore
seen from United Kingdom
seen from Iraq
seen from Sweden
seen from Saudi Arabia
seen from Israel
seen from Venezuela

seen from Malaysia
seen from South Korea

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
@ruhumbiharp
ff??
benim tek ff vereceğim kişi o'dur, ondan başkasını bilmem etmem, beğenmem. @arrestedlewis
oha dur sen şey değil misin ya bir kız seni etiketliyordu bir ara yazılarına sonra sildi unuttum hesabını kızın
evet o kişiyim
adın ne
enes
günün her vaktinde yüzünü düşlüyorum ve düşümde düşlediğim yüzünü sayısız defa öpüyorum. seni en çok uzun yaz günlerinde anıyorum ve duvarda devleşen gölgemde bile artık seni görüyorum. canım, ben incecik bir mumun alevinde bu sevgiyi durmaksızın pişiriyorum. beni yakma. lütfen.
çıkmak, her hangi bir yere gitmek istiyorum. gerçekten kendi yerimi bulacağım, içine yerleşeceğim bir yere. ama benim yerim diye bir şey yok; ben fazlalığım.
babam bana hiç kızmadı bana hiç seslenmedi hiç dayak yediğimde arkamda olmadı o hep koca bi boşluktu hiçlikten farksızdı ben hiç arkamda babam var diye güvenip bir şeyler yapamadım hiç nasip etmedi tanrı rahat bir hayatın içinde basit bir insan olmamı.
saçını özledim, burnunu. kıyafetlerinin kokusunu özledim. beni niagara şelalesine getirdiğin zamanı hatırla.ve tüm gece boyunca fotoğraf çektiğimizi. seçtiğin kişi olduğuma inanmıyordum. yanında olmayı gerçekten özledim. biliyorsun hiçbir zaman şarkımızı sahneleyemedik. ve gözlerime baktığında donardım. sanırım beni bir sürpriz olarak yakalardı. suçluluk duygusu bir gün beni canlı canlı yiyecek. kendimi sana açmıştım, beni kapalı bıraktın. ve beni düşüşlerimden birinde gördün. ve bende bıraktığın boşluk için özür dilemene gerek yok.
her şey ayrı acı. soğuğun yüzümü ısırması ayrı, çıyanların etini ısırması ayrı. benim sana yenilmem ayrı, senin kör kurşuna yenilmen ayrı.
döndüm, dolaştım. aklımın tımarhanesinde tıkılı kaldım. çıkış yolu düşüncelerle tıkanmış, açılmaz hale gelmişti. onları ezerek geçmeye çalışırken duygularım hırpalandı. bir enkazı toparlamak kolay mı sanıyorsun, ben altından kalkamadım. şimdi dönsen o kaldığım büyük yıkıntının altından beni çıkartabilecek kadar bir değerin kaldı mı ki? acının en ızdıraplı halini bana yaşatan sen iken, sana merhamet beslediğime bile şaşırıyorum ben.
içki içsem ağzımda cam kırıkları denize girsem sıra sıra boğulmuşlar binmeyi kurduğum gemiler batıyor önünden geçtiklerim beni görmüyorlar yanlışım mı var yoksa geciktim mi?
-ben neyim bilinmez.
biliyor musunuz. insan, evi bellediği yerden kovulunca, karnının ağrısı koca bir dünya ağrısına dönüşüyor.
"ben her gece / gözlerim tavanda bir noktaya dikilmiş / seni düşünüyorum / ve sen o saatlerde / benim görmediğim rüyaları görüyorsun / bir böcek giriyor kafatasıma / her gece sen / bir cinnet gibi / kanıma yürüyorsun"
eğer biri beni gerçekten sevseydi, duvarlarımdan pencereler açardım. belki bir kapı bile yapardım. eğer biri beni gerçekten sevseydi, yenilirdim. en çok kendime.
ama bu şeydi hayatın bana sağlam geçirmeden geçirişiydi. ciddiyim. vurulmadan vurulmuş saymaktı.
yolların dönüşü değil de gidişi daha güzel hale gelmeye başladığında. evet, tekrar ve tekrar bundan bahsedeceğim. içimi lime lime eden şeyleri çıkartmaya çalıştıkça her yer kesilmiş. kan, kırmızısını göstermiş. sen gülmüşsün. ben uyumuşum. ne de güzelmiş. bir kitap yerini nereden baksan bir jilete bırakabilir. bir fotoğraf kaç jiletle paramparçaydı? iki mi üç mü? bu da mı yalan? ne konuşacaksak konuşalım. önce uyuyalım, sonra sayarız n’olup bittiğini. kalk, yanıma otur. kalk bir şeyler yap. yalvarıyorum sana bir şeyler yap. buraları sen kanattıysan sen öpeceksin. kural koymayalım ama kendine güvenmiyorsan öyle şeyler söylemeyecektin,,, evet, seni halen çok seviyorum. hadi, gülümseyelim!
saat gece üç suları, kafamda intihar senaryoları.
beni bi' rahat bırak. bırak bi' düşeyim. yetmiş katlı bir binadan yere çakılayım ama öyle bir düşeyim ki yer yarılsın ben içine gireyim. su almak için gittiğim kuyuya düşeyim. dünya kaç bucakmış, çatısız ev nasıl olurmuş, bir evde kaç duvar varmış bırak ben kendim göreyim. ama asıl, beni bi' bırak da öleyim.